ÖZET: Süleyman Demirel Üniversitesi’nde (SDÜ) öğretim üyeleri hakkında yapılan etik ihlal iddialarına ilişkin başvuru, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelenmiştir. Başvuran, SDÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu’nun 11/12/2018 tarihli kararlarının iptalini talep etmiştir. Kurul, başvuruda belirtilen etik ihlallerin bulunmadığına karar vermiştir. İncelemeler sonucunda, Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi çerçevesinde, etik ihlal iddialarının incelenmesi için gerekli usul ve esasların takip edildiği tespit edilmiştir.

Kurul, başvuranın iddialarını değerlendirirken, ilgili mevzuatın gerekliliklerini yerine getirmiş ve bilirkişi raporları doğrultusunda karar almıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine ve etik ihlali yapılmadığına dair kararın hukuka uygun olduğu belirlenmiştir. Bu süreçte, etik kurullarının kararlarının gerekçeli olması ve başvuru yollarının gösterilmesi gibi iyi yönetim ilkelerine uyulması gerektiği de vurgulanmıştır.

GİZLİTÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/272-S.20.373

BAŞVURU NO : 2019/13883

KARAR TARİHİ : 06/01/2020

RET KARARI , TCKN:

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : , TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ

REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu

Başkanlığının etik kural ihlali yapılmadığı yönündeki 11/12/2018 tarihli ve sayılı kararlarının iptal edilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 08/07/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza tarihinde Av. tarafından

adına yapılan başvuruda; Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Hukuk Fakültesi öğretim üyeleri , ve hakkında Yükseköğretim

Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin çeşitli hükümlerini ihlal ettikleri iddiasına ilişkin ihbarları üzerine SDÜ Rektörlüğü Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu

Başkanlığının 11/12/2018 tarihli ve sayılı kararları ile ilgililer hakkında etik ihlali yapmadıkları yönünde karar verildiği ifade edilmekte ve söz konusu 11/12/2018 tarihli ve 65/2, 65/3 ve 65/4 sayılı kararların iptali ile Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. M

’nun görevinin gereklerine açıkça aykırı hareket etmesi, Anayasa ve Avukatlık

Kanununu ihlal etmiş olması sebebiyle hukuka aykırı ve hatalı davranıldığının kabulü yönünde tavsiye kararı verilmesi talep edilmektedir.

II. BAŞVURUNUN ÖN İNCELEMESİ VE AYIRMA KARARI

2) tarih ve sayısıyla dosyası açılan başvurunun ön incelemesinde,

28/03/2017 tarihli ve sayılı Kamu Denetçilerinin İş Bölümüne İlişkin Yönerge’ye göre başvuruya konu taleplerin iki farklı Denetçiliğin görev alanına giren iki farklı konuyu içerdiği anlaşıldığından başvuruyla ilgili 01/08/2019 tarihli AYIRMA KARARI verilmiş ve sayılı dosya kapsamında SDÜ Rektörlüğü Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu

Başkanlığının 11/12/2018 tarihli ve sayılı kararlarının iptali talebiyle ilgili olarak inceleme-araştırmaya başlanmıştır.

III. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3) Kurumumuzun 04/09/2019 tarihli ve sayılı yazısıyla bilgi-belge talebinde

bulunulmuş olup Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı

Disiplin Şube Müdürlüğünün 13/11/2019 tarihli ve sayılı yazısı ekinde konuyla ilgili istenilen bilgi ve belgeler klasörler halinde gönderilmiş olup;

3.1) Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesinin 15/10/2019 tarihli

açıklamasında;

“l- İddialara konu Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisinin 2015 yılı, Cilt 5, Sayı 2 künyeli yayınının ne zaman basıldığı ve ile Dr. Öğr. Üyesi ve Dr. Öğr.

Üyesi ’in makalelerini dergiye ne zaman gönderdiklerine ilişkin bilgi ve belgeler; söz konusu dergide yayınlanan makaleler Dergi Editörlüğüne; …

konulu makale Dr. Meltem

İneli Ciğer tarafından 31 Mart 2016 tarihinde,…

” konulu makale Dr. tarafından 31 Mart

2016 tarihinde ulaştırılmıştır.

Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisinin 2015 yılı, Cilt 5, Sayı 2 künyeli yayını 22 Nisan 2016 tarih ve sayılı yazımız ile 150 adet basılmak üzere

Süleyman Demirel Üniversitesi Yayın Komisyonu Başkanlığı’na resmi yazı ile gönderilmiştir.

Takribi basım süresi 10 ila 20 gün arasındadır.

2- Dr. ve Dr. Yardımcı Doçentlik başvurularına yaptıkları başvuru dosyalarının incelenmesinde Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Dergisinin 2015 yılı, Cilt 5, Sayı 2 künyeli yayınında yayımlanan makaleleri kullanmış oldukları görülmüştür.

3- Dr. Öğrelim Üyesi 27/04/2012 tarihinde Fakültemize vermiş olduğu dilekçesi ile “11-13 Mayıs tarihleri arasında Arnavutluk Tiran’da Beder Üniversitesi tarafından

düzenlenecek olan :

adlı sempozyuma “ ” adlı tebliği sunmak üzere görevlendirme talebinde bulunmuş, Fakülte Yönetim Kurulu’nun 30/04/2012 tarih ve sayılı toplantısında görevlendirme talebi uygun görülmüştür. 30 Nisan

2012 tarih ve sayılı yazımız ile görevlendirme talebi dilekçe ve ekleri ile birlikte Fakülte

Yönetim Kurulu Kararı Personel Daire Başkanlığına gönderilmiştir. Personel Daire

Başkanlığı’nın 07/05/2012 tarih ve sayılı yazısı ile Dr. Öğr. Üyesi

‘ın görevlendirme talebinin Rektörlük Makamınca uygun görüldüğü bildirilmiştir.

4- Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 04/02/2010 tarih ve sayılı Süleyman Demirel

Üniversitesi Rektörlüğüne yazdıkları yazı ile 1416 ve 4307 sayılı Kanunlar uyarınca Milli

Eğitim Bakanlığı hesabına Üniversitemiz adına lisansüstü eğitim yapmak amacıyla 2009-2010 öğretim yılında verilen bursla yurtdışına gönderilmesi uygun bulunan öğrencilerin bilgileri

Fakültemize bildirilmiştir. Üniversitemiz adına Ticaret Hukuku dalında İngiltere’de Yüksek

Lisans Öğrenimi gören Selim Ciğer’in 04/10/2010 tarihinde öğrenimine başladığı, öğrenimi süresince almayı planladığı dersleri gösterir öğrenim plan taslağı, çalışma programının düzenli olarak Fakültemiz görüş ve önerilerine sunulduğu, Fakültemizce ve yurtiçi danışman öğretim üyesince verilen olumlu görüşlerin Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirilmek üzere Personel Daire

Başkanlığına gönderildiği kayıtların incelenmesinden anlaşılmıştır. Öğrenimine başladığı tarihten atanmasına kadar olan süreçteki evrak dizini yazımız ekindedir.

Üniversitemiz adına Uluslararası Hukuk dalında İngiltere’de Yüksek Lisans Öğrenimi gören 03/10/2010 tarihinde öğrenimine başladığı, öğrenimi süresince almayı planladığı dersleri gösterir öğrenim plan taslağı, çalışma programının düzenli olarak

Fakültemiz görüş ve önerilerine sunulduğu, Fakültemizce ve yurtiçi danışmanı öğretim üyesince verilen olumlu görüşlerin Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirilmek üzere Personel Daire

Başkanlığına gönderildiği kayıtların incelenmesinden anlaşılmıştır. Öğrenimine başladığı tarihten atanmasına kadar olan süreçteki evrak dizini yazımız ekindedir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu’na vekili Av. Göksel

Şahin’in yaptığı başvurunun 20. maddesinde; Prof. Dr. derginin yayınlandığı tarihte “Profesör” unvanını almadığını iddia etmektedir. Kayıtlarımızın incelenmesinde Prof.

Dr. Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğünce 15/09/2015 tarihinde

Profesör olarak atandığı ve 28/09/2015 tarihinde görevine başladığı tespit edilmiştir. Prof. Dr.

03/03/2016 tarihinde Prof. Dr. görev süresinin sona ermesinden sonra Hukuk Fakültesi Dekanı olarak göreve getirilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu’na vekili Av.

’in yaptığı başvurunun 22. maddesinde; Prof. Dr. Hukuk Fakültesi

Dekanı olmasına rağmen dergi editörünün önceki Dekan Prof. Dr. olmasının mümkün olmayacağını belirtmiş ise de 26/06/2004 tarih ve 25504 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5187 sayılı Basın Kanunu’nda dergi editörünün “Dekan” olması gerekliliğinin bulunduğuna dair herhangi bir ibare yoktur. Bahse konu derginin Editörlüğüne Prof. Dr.

’ın devam etmiş olması kanun ve yönetmeliklere aykırı değildir.

Yukarıda izah edildiği üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu’na vekili Av. yaptığı başvurudaki konular gerçeği yansıtmamaktadır. Aksine sunulduğu üzere maddi gerçekliğe de aykırıdır. Her biri asılsız iddialardan ibarettir.”

3.2) Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu

Başkanlığının 30/10/2019 tarihli yazısı ekinde yer alan açıklamada;

“Dr. Dr. Öğr. Üyesi hakkındaki etik ihlal eyleminde bulunduğu iddialarıyla ilgili olarak, Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulunun almış aldığı karar doğrultusunda Dr. Öğr. Üyesi iddialarla ilgili savunması ve konuyla ilgili bilgi, belgeler istenmiş, Dr. tarafından hazırlanan bilgi ve belgeler değerlendirilmek üzere Kurul tarafından görevlendirilen iki bilirkişiye dosya şeklinde gönderilmiştir. Bilirkişiler tarafından hazırlanan “bilirkişi raporları” doğrultusunda Kurulun yapmış olduğu toplantı sonucunda 11/12/2018 tarihli ve sayılı Sosyal ve Beşeri Bilimler

Etik Kurulu tarafından Dr. Öğr. Üyesi “etik ihlal eyleminde bulunmadığı” kanaatine ulaşılmış olup, nihai karar Rektörlük Makamına arz edilmiş ve taraflara bildirilmiştir. Nihai kararın bildirilmesinden sonra Dr. avukatı Av.

tarafından Kurula gönderilen yazı ile inceleme dosyasının bir sureti istenmiş ayrıca yine aynı tarihte gönderilen bir diğer yazı ile de yine Dr. Öğr. Üyesi etik ihlalde bulunduğu iddia edilmiştir. Kurul almış olduğu 22/01/2019 tarihli ve 67/2 sayılı kararla inceleme dosyasının bir suretinin inceleme yapan bilirkişilerin isimleri gizli tutularak Av.

gönderilmesine, başvuruda yer alan iddialarla ilgili olarak da adı geçenin savunmasının alınması kararına varmıştır. Dr. Öğr. Üyesi hakkındaki iddialarla ilgili savunma metnini, bilgi, belgeleri 01/02/2019 tarihinde Kurula sunulmuştur. Ayrıca

Hukuk Fakültesi Dekanlığı’ndan adı geçenin “Dr. Öğr. Üyesi” kadrosuna yapmış olduğu başvurusundaki puanlama tablosu ve 2017 Bahar dönemi ders görevlendirmelerini gösterir belge temin edilmiştir. Tüm bu bilgi ve belgeler ve Dr. Öğr. Üyesi savunma metni 04/03/2019 tarihinde yapılan toplantıda değerlendirilmiş olup, Sosyal ve Beşeri Bilimler

Etik Kurlu tarafından adı geçenin iddia edilen etik ihlal eylemini gerçekleştirmediği kanaatine 69/5 sayılı kararla varılmıştır. Nihai karar yine Rektörlük Makamına arz edilmiş, taraflara bildirilmiştir. 17/05/2019 tarihinde Dr. avukatı Av.

tarafından Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılan başvurusu ilgisi nedeniyle 22/07/2019 tarihinde Personel Daire Başkanlığına gönderilmiştir.

Dr. Dr. Öğr. Üyesi hakkındaki etik ihlal eyleminde bulunduğu iddialarıyla ilgili olarak da, Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulunun almış olduğu karar doğrultusunda Dr. Öğr. Üyesi iddialarla ilgili savunması ve konuyla ilgili bilgi, belgeler istenmiş, Dr. Öğr. Üyesi tarafından hazırlanan bilgi ve belgeler değerlendirilmek üzere kurul görevlendirilen iki bilirkişiye dosya şeklinde gönderilmiştir. Bilirkişiler tarafından hazırlanan bilirkişi raporları doğrultusunda

Kurulun yapmış olduğu toplantı sonucunda 11/12/2018 tarihli ve sayılı kararda Dr. Öğr.

Üyesi “etik ihlal eyleminde bulunmadığı” kanaatine ulaşılmış olup … Dr. adı geçenle ilgili iddialarıyla ilgili olarak alınan nihai kararlar

Rektörlük Makamına arz edilmiş ve taraflara bildirilmiş, Dr. Öğr. Üyesi ‘in iddiası incelenmek üzere adı geçenin çalıştığı kuruma gönderilmiştir. Nihai kararın bildirilmesinden sonra Dr. Avukatı Av. tarafından Kurula gönderilen yazı ile inceleme dosyasının bir sureti istenmiş, Kurulun buna istinaden almış olduğu 22/01/2019 tarihli ve sayılı kararıyla dosyada adı geçen bilirkişi isimleri gizli tutularak bir suretinin dizi pusulası ile birlikle Av. gönderilmesi kararına varılmış, 23/01/2019 tarihinde dosyanın bir sureti Av. gönderilmiştir… Dr.

avukatı Av. tarafından Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılan başvurusu ilgisi nedeniyle 22/07/2019 tarihinde Personel Daire Başkanlığına gönderilmiştir.

Dr. , Dr. Öğr. Üyesi hakkındaki etik ihlal eyleminde bulunduğu iddialarıyla ilgili olarak ise, Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulunun almış olduğu karar doğrultusunda Dr. Öğr. Üyesi iddialarla ilgili savunması ve konuyla ilgili bilgi, belgeler istenmiş, Dr. Öğr. Üyesi savunması ve sunmuş olduğu bilgi ve belgeler Kurulun 11/12/2019 tarihli ve sayılı toplantısında değerlendirilmiş ve adı geçenin “etik ihlal suçu eylemini gerçekleştirmediği” kanaatine varılmıştır. Dr. adı geçenle ilgili iddialarıyla ilgili olarak alınan nihai kararlar Rektörlük Makamına arz edilmiş ve taraflara bildirilmiştir. Nihai kararın bildirilmesinden sonra Dr. Avukatı Av. tarafından Kurula gönderilen yazı ile inceleme dosyasının bir sureti istenmiş, Kurulun buna istinaden almış olduğu 22/01/2019 tarihli ve sayılı kararıyla dosyada adı geçen bilirkişi isimleri gizli tutularak bir suretinin dizi pusulası ile birlikte Av. gönderilmesi kararına varılmış, 23/01/2019 tarihinde dosyanın bir sureti Av. gönderilmiştir…”

IV. İLGİLİ MEVZUAT

4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5) 29/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun

görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) 16/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında

Kanun’un 17 nci maddesinde; “Tahsilini ikmal ile avdet eden talebe iki ay zarfında taahhütname ile merbut olduğu makama müracaata mecburdur. Müracaatından itibaren mensup olduğu makamca bu talebeye bir vazifeye tayin edilmedikçe üç ay müddetle ecnebi memleketlerde tahsilde bulunan talebe için itası mukarrer asgari aylığının yarısı aylık tahsisat olarak verilir.” ve 21 inci maddesinde; “(Değişik: 1/3/2014-6528/3 md.) Bu Kanun uyarınca mecburi hizmet karşılığı yurt dışına gönderilenler öğrenimlerini başarıyla tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere, adlarına gönderildikleri kurumların ilgili kadrolarına atanır.”

7) 06/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun;

7.1) “Bilimsel denetim” başlıklı 42 nci maddesinin (a) fıkrasında; “Kurumlariçi Bilimsel

Denetim: Öğretim elemanlarının bilimsel yönden denetlenmeleri, onların eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayım, seminer, klinik ve uygulama faaliyetleri üzerinde olur.”

7.2) “Yönetmelikler” başlıklı 65 inci maddesinin (a) fıkrasının 14 üncü bendinde; “a.

Aşağıdaki hususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir: … (14) (Ek: 2/12/2016-6764/35 md.) Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar.”

8) 10/11/2016 tarihli ve 23 nolu YÖK Genel Kurulunda kabul edilen Yükseköğretim

Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi’nin;

8.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesine göre; “(1) Bu Yönerge, bilimsel araştırma, çalışma,

yayın ve etkinliklerde uyulması gereken etik kurallarını ve yükseköğretim kurumlarının kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemek amacıyla hazırlanmıştır.”

8.2) “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinin (a) ve (c) bentlerinde; “(1) Bu Yönerge, a)

Yükseköğretim kurumları mensuplarınca veya yükseköğretim kurumlarıyla ilişkisine bakılmaksızın kişilerce yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca akademik unvanların elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmalar ile gerçekleştirilen bilimsel etkinlikler, desteklenen ve/veya yürütülen bilimsel araştırmageliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını, … c) Yükseköğretim kurumları mensuplarınca yurtiçinde ve yurtdışında her çeşit basın, görsel ve işitsel yayın organlarında yayımlanan ya da yayımlanmak üzere gönderilmiş olan her tür yayınla ilgili yayın etiği sorunlarını, kapsar.”

8.3) “Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiğine Aykırı Eylemler” başlıklı 4 üncü maddesinin

birinci fıkrasının (e) bendinde; “Haksız yazarlık: Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek,”; ikinci fıkrasının (l) bendinde; “Akademik atama ve yükseltmelerde bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak,” bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemler arasında sayılmıştır.

8.4) “Yükseköğretim Kurumlarında Yer Alan Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği

Kurullarının Oluşumu, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları” “Kurulların oluşumu” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Yükseköğretim kurumları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları sosyal ve beşeri bilimler, sağlık bilimleri ve fen ve mühendislik bilimleri alanlarında oluşturulur. Bu kurullar yükseköğretim kurumlarının ilgili bilim alanlarında görev yapan profesör unvanına sahip öğretim üyeleri arasından iki yıllık süreyle rektör tarafından seçilen yedişer üyeden oluşur. Yükseköğretim kurumları bünyesinde yukarıdaki koşulları sağlayacak yeterli sayıda profesör unvanına sahip öğretim üyesinin bulunmaması durumunda yedi üyeden oluşan bir adet bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulu oluşturabilir.”

8.5) “Kurulların görevleri” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)

bentlerinde; “(1) Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görevleri şunlardır: a) Etik ihlal iddialarını incelemek; inceleme kapsamında Rektörlük aracılığıyla gerektiğinde bilirkişi veya uzman görüşü almak, ilgili kişi ve kurumlarla yazışmalar yapmak, bilgi istemek ve inceleme kapsamında gerekli diğer işlemleri yapmak, b) İnceleme sonucunda alınan kararları rektöre sunmak,”

8.6) “Etik kurullarının toplantı usul ve esasları” başlıklı 8 inci maddesinde; “(1) Bilimsel

araştırma ve yayın etiği kurulları üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve karar alır.

Başkanın katılmadığı toplantılarda başkan yardımcısı, bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları toplantılarına başkanlık eder. (2) Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları çalışmalarını bizzat yürütür. Ancak gerektiğinde alanında uzman bilirkişilerden görüş de alabilir… (4) İlgilinin çalıştığı bilim alanında öğretim üyesi bulunmaması halinde, en yakın bilim alanında çalışan öğretim üyeleri arasından bilirkişi görevlendirilebilir. Ayrıca etik ihlal iddiasının hukuki anlam ve kapsamına ilişkin olarak bir hukukçu bilirkişi de görevlendirilebilir. Birden fazla bilirkişi atanması halinde her bilirkişi ayrı rapor tanzim eder. (5) Bilirkişiler dosya kendilerine ulaştığı andan itibaren en geç bir ay içerisinde konuya ilişkin raporunu kendisine gönderilen örneğe uygun olarak hazırlayıp gönderirler. Bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en çok bir ay uzatılabilir. (6) Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları üyeleri kendileriyle, kendilerinin daha önce birlikte çalışma yaptıkları kişilerle ve etik ihlalde bulunduğunu iddia ettikleri kişilerle ilgili etik ihlali iddialarının görüşüldüğü toplantılara katılamazlar. ”

8.7) “Etik kurullarına başvuru ve kurulların çalışma esasları” başlıklı 9 uncu maddesinin

ilgili fıkralarında; “(1) Yükseköğretim kurumuna ulaşan etik ihlal iddiaları, yükseköğretim kurumu bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarında incelenir. (2) Söz konusu iddialar ile ilgili tüm bilgi ve belgeler bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarına iletilir. (3) Yükseköğretim kurumu, gönderilen her başvuru dosyası için ayrı dosya açar… (5) Etik ihlali iddiası sebebiyle hakkında inceleme başlatılan kişilerden iddialara ilişkin olarak gerekli bilgi ve belgelerle birlikte yazılı savunmaları istenir. İlgili kişiler, savunma talep yazısının kendilerine ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde savunmalarını vermedikleri takdirde, bu durumun savunma istem yazısında belirtilmesi koşuluyla kurul, diğer bilgi ve kanıtlara dayalı olarak karar verebilir. Hakkında inceleme başlatılanlar, yazılı savunmalarını sunmak üzere iddiaları içeren evrakların bir örneğinin kendilerine verilmesini talep etmeleri halinde, incelemeyi yürüten ilgili kurulca savunma istenmesi yönünde bir karar alınmaksızın da doğrudan yazılı savunmalarını sunabilirler. Ancak bu halde bu kişilerden yeniden yazılı savunma istenmeden de incelemeye devam edilebilmesi için, iddiaları içeren evrakların teslimine ilişkin tutanakta, teslim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde savunmasını vermedikleri takdirde diğer bilgi ve kanıtlara dayalı olarak karar verileceğinin açıkça belirtilmesi şarttır. Gerekli görülen hallerde savunma sözlü olarak da alınabilir. (6) Alınacak kararlar, ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulunda tartışmaya açıldıktan sonra oylanır ve kurul üyelerince imzalanır. Karara muhalif kalan üye karşı oy gerekçesini yazmak zorundadır. (7) Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarınca alınan nihai kararlar inceleme raporu niteliğinde olup, bu kararlar onaylanmak ya da başka bir karar alınmak üzere rektöre sunulur.”

8.8) “İnceleme sonucunda yapılacak işlemler” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve

ikinci fıkralarında; “Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemlerde bulunduğu tespit edilen kişiler hakkında ilgili mevzuat uyarınca gerekli disiplin işlemleri ile diğer idari, hukuki ve cezai işlemler yükseköğretim kurumu tarafından yapılır. (2) Etiğe aykırı eyleme konu olan eserle daha önce akademik unvan elde edilmiş ise kişi hakkında yapılan işlemler sonucunda alınan etik ihlal kararı sebebiyle bu unvanın geri alınıp alınmayacağı hususu da ilgili yükseköğretim kurumu tarafından değerlendirilir.”

8.9) “Gizlilik” başlıklı 11 inci maddesinde; “Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının

kararları, genel düzenlemeler dışında gizlidir, etik kurulların tespitleri hakkında bu Yönergede belirtilen kişi ve kuruluşlar ile başvuru sahibinden başkasına bilgi verilmez.” şeklinde düzenlemeler olduğu görülmüştür.

V. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın iptalini talep ettiği Sosyal ve Beşeri Bilimler

Etik Kurulu Başkanlığının 11/12/2018 tarihli ve ve sayılı kararlarının Rektörlük

Makamının 17/12/2019 tarihli kararlarıyla onaylanması işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Kurumumuza tarihinde yapılan ve 01/08/2019 tarihli Ayırma Kararı ile

Birimimize gönderilen başvuruda; Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim

Elemanları hakkında haksız yazarlık, ve hakkında yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunma ile ilgili tarafından şikâyet ve ihbarda bulunulması ve Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 4(2)(l) maddesi gereğince ve hakkında ve aynı Yönergenin 4(1)(e)

maddesi gereğince de hakkında inceleme yapılmasının talep edilmesi üzerine bu etik ihlal iddialarına ilişkin yapılan inceleme sonucunda verilen Etik Kurul Başkanlığının 11/12/2018 tarihli ve ve sayılı kararlarının iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır.

11) Başvurudaki iddialara detaylı olarak bakıldığında;

11.1) ve hakkında;

– Hakemli olarak yayınlanmakta olan Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Dergisinin ( 2015 Yılı, Cilt 5, Sayı 2 künyeli yayınında, “

’nın ” adlı yayının, ise “

” adlı yayının tek yazarları olduğu;

– ilk olarak Milli Eğitim Bakanlığı Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğünde aday memur olarak 10/05/2016 tarihinde göreve başladığı ve naklen atama ile 25/07/2016 tarihinde

SDÜ Hukuk Fakültesinde Arş. Gör. olarak ilk kez çalışmaya başladığı, ancak SDÜ Hukuk

Fakültesi Dergisinin 2015 Yılı, Cilt 5, Sayı 2 nolu yayında yazara ilişkin açıklama kısmına

“Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ticaret Hukuku Anabilim Dalı” şeklinde ibare yazılarak, sanki SDÜ Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalında çalışıyormuş izlenimi verildiği, SDÜ Hukuk Fakültesinde ilk kez 25/07/2016 tarihinde göreve başlayan birisinin 2015 yılına ait bir dergi sayısında, kendisini SDÜ Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku

ABD’de çalışıyor olarak lanse etmesinin yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmak olduğu ve bunun da hukuk ve etik kurallarına aykırı olduğu;

– ’in ilk olarak 22/02/2016 tarihinde SDÜ Hukuk Fakültesinde Arş. Gör. olarak göreve başladığı, SDÜ Hukuk Fakültesi Dergisinin 2015 Yılı, Cilt 5, Sayı 2 nolu yayında yazara ilişkin açıklama kısmına “Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Kamu

Hukuku Anabilim Dalı” şeklinde ibare yazarak sanki SDÜ Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk

Anabilim Dalında çalışıyormuş izlenimi verildiği, SDÜ Hukuk Fakültesinde ilk kez 22/02/2016 tarihinde göreve başlayan birisinin 2015 yılına ait bir dergi sayısında kendisini SDÜ Hukuk

Fakültesi Ticaret Hukuku ABD’de çalışıyor olarak lanse etmesinin yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmak olduğu ve bunun da hukuk ve etik kurallarına aykırı olduğu;

– Her ne kadar her ikisi de 1416 sayılı Kanun gereğince Süleyman Demirel Üniversitesinde icra edilmek üzere mecburi hizmet yükümlüsü olmuş olsa da 1416, 657, 2547 ve 2914 sayılı

Kanunlar gereğince kendilerinin Süleyman Demirel Üniversitesine atanmadan, Üniversite ile aralarında hizmet ilişkisi kurulmadan bu Üniversitenin adını akademik çalışmalarında kullanamayacakları, atama işlemi yapılarak Üniversite ile hizmet ilişkisi ilk kez 27/07/2016 ve 22/02/2016 tarihlerinde kurulmuş iken 2015 yılında yayınlanmış bir dergide SDÜ personeli olduklarına dair yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunulmasının hiçbir yasal dayanağının olmadığı;

– Ayrıca 29/12/2016 tarihli (daha sonra müvekkilce iptal ettirilmiş olan) Yardımcı

Doçent kadro ilanına başvuru aşamasında, ise 2016 yılındaki kadro ilanına başvuru aşamasında bahse konu yayınlarını kullandıkları ve böylece Yükseköğretim Kurumları

Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 4(2)(l) maddesine ve ilgili diğer hükümlerine aykırı davrandıkları;

– Öte yandan, Hukuk Fakültesi Dergisinde yayınlanan makalelerdeki yazar bilgilerinin SDÜ

Hukuk Fakültesince amirlerince bilinmemesine imkân olmadığı, bu nedenle yanlış ve gerçeğe aykırı beyanda bulunarak SDÜ Hukuk Fakültesinde çalışıyor imajı veren şahıslara müsamaha gösteren dergi editörlerinin de ayrıca sorumluluğunun doğduğu;

11.2) AYDIN hakkında;

– SDÜ Hukuk Fakültesi öğretim elemanlarından 11-13 Mayıs 2012 tarihlerinde

Arnavutluk’taki Beder Üniversitesinde düzenlenen “

” adlı konferansta SDÜ Hukuk Fakültesi Dekanı ile beraber “

” adlı bildirinin ikinci yazarı olarak katıldığı;

– Öncelikle, ulusal basında da yer aldığı üzere Beder Üniversitesinin FETÖ’nün yurtdışı okullarından biri olduğu, konferansa ilişkin web sitesinde görüldüğü üzere konferans katılımcıları arasında FETÖ/PYD imamı olarak bilinen yer aldığı, diğer katılımcılardan pek çoğunun ise FETÖ davalarında şu an yargılanmakta olan kişiler olduğu,

– Uzmanlık alanı İdare Hukuku olan ve makale yazıp bildiri sunacak düzeyde İngilizce bilgisi bulunmayan karşılaştırmalı İslam Hukuku üzerine yazılmış bir konu hakkında, İngilizce yayın yapabilmesinin ve konferans bildirisi sunabilmesinin mümkün gözükmediği hususlarının,

İddia edildiği görülmüştür.

11.3) Yukarıda ortaya konan iddialar çerçevesinde başvuruda, temel olarak Etik Kurul

Başkanlığının söz konusu kararlarının iptali talep edilmekle birlikte kararların gerekçeli olmadığı ve karara karşı başvuru yollarının gösterilmediği, Hukuk Fakültesinde görevli 3 öğretim üyesinin incelendiği bir soruşturmada Hukuk Fakültesi Dekanı ile diğer bir

Hukuk Fakültesi öğretim üyesi nin Etik Kurul üyeleri olarak görevlendirildiği, bu görevlendirmelerin ne zaman yapıldığının muamma olduğu gibi hususların da iddialara konu edildiği görülmüştür.

12) Somut olay akışına bakıldığında;

12.1) ile ilgili olarak; başvuran adına Av. önce 29/06/2018 tarihli

ihbar ve şikâyet dilekçesi verdiği ve bu dilekçe üzerine 08/08/2018 tarihli ve sayılı Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu kararı alındığı; 27/08/2018 tarihli yazıyla savunmasının istendiği ve 03/09/2018 tarihinde savunmasını Kurul’a sunduğu, 12/09/2018 tarihinde Av. ikinci bir dilekçeyi Kurul’a sunduğu, Kurul’un 16/10/2018 tarihli ve sayılı kararıyla başka yükseköğretim kurumlarının hukuk fakültelerinde görevli iki profesörün bilirkişi olarak görevlendirilmesine karar verildiği ve 26/10/2018 tarihli görevlendirme yazıların çıkarıldığı, bir bilirkişinin ek süre talebinin kabul edildiği ve sonuç olarak 26/11/2018 ve 04/12/2018 tarihinde bilirkişi raporlarının gönderildiği, Kurul’un 11/12/2018 tarihli ve sayılı kararı ile etik kural ihlali olmadığına ilişkin karar alındığı ve söz konusu kararın 17/12/2018 tarihinde Rektörlük Makamına sunulduğu ve yine 17/12/2019 tarihli yazıyla ve 20/12/2018 tarihli yazıyla da Av. söz konusu kararın bildirildiği; Av. 27/12/2018 tarihli ikinci bir etik ihlal iddiası içeren dilekçesi üzerine başka bir etik ihlal soruşturmasının başlatıldığı,

12.2) ile ilgili olarak; başvuran adına Av. önce 29/06/2018

tarihli ihbar ve şikâyet dilekçesi verdiği ve bu dilekçe üzerine 08/08/2018 tarihli ve sayılı

Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu kararı alındığı; 27/08/2018 tarihli yazıyla

CİĞER’den savunmasının istendiği ve 03/09/2018 tarihinde savunmasını

Kurul’a sunduğu, Kurul’un 16/10/2018 tarihli ve sayılı kararıyla iki kişinin bilirkişi olarak görevlendirilmesine karar verildiği ve 26/10/2018 tarihli görevlendirme yazıların çıkarıldığı, bir bilirkişinin ek süre talebinin kabul edildiği ve sonuç olarak 26/11/2018 ve 04/12/2018 tarihinde bilirkişi raporlarının gönderildiği, Kurul’un 11/12/2018 tarihli ve sayılı kararı ile etik kural ihlali olmadığına ilişkin karar alındığı ve söz konusu kararın 17/12/2018 tarihinde

Rektörlük Makamına arz edildiği ve yine 17/12/2019 tarihli yazıyla ve 20/12/2018 tarihli yazıyla da Av. söz konusu kararın bildirildiği;

12.3) ile ilgili olarak; başvuran adına Av. önce 29/06/2018 tarihli,

ardından 12/09/2018 tarihli ihbar ve şikâyet dilekçesi verdiği ve bu dilekçe üzerine 27/09/2018 tarihli ve sayılı Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu kararı alındığı; 10/10/2018 tarihli yazıyla savunmasının istendiği ve 25/10/2019 tarihinde savunmasını

Kurul’a sunduğu, Kurul’un 11/12/2018 tarihli ve sayılı kararı ile etik kural ihlali olmadığına ilişkin karar alındığı ve söz konusu kararın 17/12/2018 tarihinde Rektörlük

Makamına arz edildiği ve yine 17/12/2019 tarihli yazıyla ve 20/12/2018 tarihli yazıyla da Av. söz konusu kararın bildirildiği; anlaşılmıştır.

13) Etik ihlal iddialarının incelenmesi açısından mevzuata bakıldığında; Süleyman

Demirel Üniversitesinin, YÖK Genel Kurulu tarafından kabul edilen Yükseköğretim Kurumları

Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi çerçevesinde işlem yaptığı anlaşılmış olup söz konusu Yönerge’de; usul açısından akademik unvanların elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmalar ile ilgili araştırma etiği konuları ile yurtiçinde ve yurtdışında her çeşit basın, görsel ve işitsel yayın organlarında yayımlanan ya da yayımlanmak üzere gönderilmiş olan her tür yayınla ilgili yayın etiği sorunlarına ilişkin yükseköğretim kurumlarına ulaşan etik ihlal iddialarının, sosyal ve beşeri bilimler, sağlık bilimleri ve fen ve mühendislik bilimleri alanlarında oluşturulan bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarında inceleneceği, bu kurulların ilgili bilim alanlarında görev yapan profesör unvanına sahip öğretim üyeleri arasından iki yıllık süreyle rektör tarafından seçilen yedişer üyeden oluşacağı, gönderilen her başvuru dosyası için ayrı dosya açılacağı, etik ihlali iddiası sebebiyle hakkında inceleme başlatılan kişilerden iddialara ilişkin olarak gerekli bilgi ve belgelerle birlikte yazılı savunmalarının isteneceği, kurulların inceleme kapsamında Rektörlük aracılığıyla gerektiğinde bilirkişi veya uzman görüşü alabileceği ve inceleme sonucunda alınan kararları rektöre sunmakla görevli olduğu, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanıp karar alacağı, gerektiğinde alanında uzman bilirkişilerden görüş alınması halinde her bilirkişinin ayrı rapor tanzim edeceği, kurul üyelerinin kendileriyle, kendilerinin daha önce birlikte çalışma yaptıkları kişilerle ve etik ihlalde bulunduğunu iddia ettikleri kişilerle ilgili etik ihlali iddialarının görüşüldüğü toplantılara katılamayacakları, kurullarca alınan nihai kararların inceleme raporu niteliğinde olduğu ve bu kararların onaylanmak ya da başka bir karar alınmak üzere rektöre sunulacağı aşamalarının belirlendiği görülmüştür.

14) Kurumumuzca yapılan incelemede;

14.1) Öncelikle yukarıda 10.3 nolu paragrafta yer verilen usule ilişkin iddialara

bakıldığında; başvuranın Hukuk Fakültesinde görevli 3 öğretim üyesinin incelendiği bir soruşturmada Hukuk Fakültesi Dekanı ile diğer bir Hukuk Fakültesi öğretim üyesi

.’nin Etik Kurul üyeleri olarak görevlendirildiği, bu görevlendirmelerin ne zaman yapıldığının muamma olduğu iddiası karşısında iddialara konu ile .’nin 27/11/2017 tarihinde iki yıl süreyle Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurul üyeliklerine seçildikleri tespit edilmiş olup husumet iddiasına konu nin toplantılara katılmadığı şerhinin düşüldüğü ve

Etik Kurul’un söz konusu kararlarında imzasının olmadığı, hakkında ise ye ilişkin sunulduğu gibi bu iddiaları somutlaştıran delillerin sunulmadığı, her ne kadar soruşturmaya konu ve ile nin aynı fakültenin öğretim üyeleri olduğu anlaşılsa da mevzuatın aradığı unsur olan “birlikte çalışma yaptıklarına” ilişkin bir belgenin olmadığı görülmüş olup bu halde, Yönergenin 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan

“Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları üyeleri kendileriyle, kendilerinin daha önce birlikte çalışma yaptıkları kişilerle ve etik ihlalde bulunduğunu iddia ettikleri kişilerle ilgili etik ihlali iddialarının görüşüldüğü toplantılara katılamazlar” hükmüne aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir.

14.2) ile SDÜ Hukuk Fakültesi Dergisinin 2015 Yılı, Cilt 5, Sayı 2

nolu yayında yer alan makalelerde, söz konusu kişilerin derginin söz konusu sayısının yayınlandığı tarihte SDÜ’de çalışmadıkları halde yazara ilişkin açıklama kısmında için

“Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ticaret Hukuku Anabilim Dalı”, için “Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Kamu Hukuku

Anabilim Dalı” açıklamalarının yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunmak olduğu ve bunun da hukuk ve etik kurallarına aykırı olduğu ve ayrıca 2016 yılındaki kadro ilanına başvuru aşamasında bahse konu yayınları kullandıkları iddialarına ilişkin olarak; öncelikle Yönerge’ye bakıldığında, “akademik atama ve yükseltmelerde bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak” fiilinin etik kural ihlali olarak sayıldığı, söz konusu yayınların kadro başvurusunda kullanıldığı sabit olmakla birlikte öncelikle söz konusu dergi sayısının yayın sürecine bakıldığında; yılda iki kez yayınlandığı anlaşılan derginin başvuruya konu sayısının Cilt 5, Sayı 2, Yıl 2015 olarak yayınlandığı, bu çerçevede başvuranın iddialarında ilk bakışta haklılık payı olabileceğinin düşünüldüğü, ancak yapılan incelemede, Kurumumuza iletilen e-posta yazışmalarından söz konusu makalelerin 31 Mart 2016 tarihinde dergi editörüne gönderildiği ve söz konusu dergi sayısının da 22 Nisan 2016 tarihli resmi yazı ile basılmak üzere SDÜ Yayın Komisyonu Başkanlığı’na gönderildiği tespit edilmiştir.

14.3) Diğer yandan, ve SDÜ ile ilişkisine bakıldığında;

ile 1416 sayılı Kanun uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı hesabına Süleyman

Demirel Üniversitesi adına lisansüstü eğitim yapmak amacıyla 2009-2010 öğretim yılında verilmeye başlanan bursla yurtdışına gönderildikleri, “Ticaret Hukuku” dalında

İngiltere’de 04/10/2010 tarihinde öğrenimine başladığı, de “Uluslararası

Hukuk” dalında İngiltere’de 03/10/2010 tarihinde öğrenimine başladığı, kendilerine SDÜ’den danışman atandığı ve öğretim planlarını sundukları, 16/11/2015 ve 26/01/2016 tarihinde doktoralarını bitirmelerini takiben 25/11/2015 tarihli ve de 11/02/2016 tarihli görevlendirme talepli dilekçelerini verdikleri ve SDÜ Hukuk

Fakültesine atama işlemlerinin sırasıyla 22/02/2016 ve 27/07/2016 tarihlerinde yapıldığı tespit edilmiştir.

14.4) Sürece bir bütün olarak bakıldığında SDÜ adına lisansüstü eğitim aldıklarından

kendilerine danışman atanması ve ayrıca kendilerinin öğretim planı sunmasıyla bu ilişkinin öğrenime başlamalarından atamalarına kadar olan tüm süreçte devam ettiği ve bunun hukuken kabul edildiği, ayrıca başvuruya asıl konu olan yurtdışı eğitiminin tamamlanıp bir kadroya atanmaya kadar geçen ara süreçteki irtibat ve mensubiyetin de 1416 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi ile hukuken tanındığı değerlendirilmiştir.

14.5) Sonuç olarak; derginin yayın tarihi olarak görülen 2015 yılı için her iki kişinin de

başvuranın iddia ettiği şekliyle üniversite ile kadro ilişkisi henüz kurulmadığı açık olsa da hem makalesini dergiye gönderdiği, hem de derginin fiilen basıma gönderildiği tarihte zaten atamasının yapıldığı, ancak her hâlükârda söz konusu kişilerin kadro karşılığı bir unvanı (Yardımcı Doçentlik veya Doktor Öğretim Üyeliği gibi) makalelerdeki açıklamalarda kullanmadıkları, sadece akademik unvanları olan “Dr.” unvanı ile adına yurtdışında eğitim gördükleri üniversite ile anabilim dalının ismini kullandıkları, yukarıda da ifade edildiği üzere

1416 sayılı Kanun uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı hesabına SDÜ adına lisansüstü eğitim

yapmak amacıyla yurt dışına gönderilen ve eğitim görerek SDÜ’de mecburi hizmetlerini yerine getirmek üzere göreve başlayan ve imzaladıkları taahhütname ile

SDÜ ile irtibatlarının ve mensubiyet ilişkisinin bütün süreç için tanındığı, varsa bir sorun, bunun, söz konusu dergi sayısının geç yayınlanmasından kaynaklandığı ve bundan ötürü bir sorumluluğun bu kişilere yüklenemeyeceği kanaatine varılmıştır.

15) Bir görüş olarak, Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu tarafından ve

hakkındaki iddialara ilişkin görevlendirilen bilirkişilerin raporlarına bakıldığında;

15.1) CİĞER hakkındaki bilirkişi raporlarında;

15.1.1) “Dr. savunmasında, doktorasını tamamlayarak 10 Şubat 2016 tarihinde Milli

Eğitim Bakanlığı’na başvurduğunu, ilgili mevzuat gereğince üç ay içinde yani 10 Mayıs 2016 tarihine kadar atanması gerektiğini, söz konusu yazıyı da bu süreçte Mart 2016’da dergiye gönderdiğini; esasen yurt dışındaki doktorasını bu üniversite adına yaptığından, bir mensubiyet ilişkisinin söz konusu olduğunu; fakültenin internet adresinde de yurt dışında 1416 sayılı Kanun kapsamında öğrenim gören bursiyerlerin de tanıtıldığını; eylemin yönergenin ilgili maddesi kapsamında olmadığını; atamanın gecikmesinin o dönemdeki protokolün iptal edilmesinden kaynaklandığını; kendisinin de yayında sadece dr. unvanını kullandığını; esasen verilen bilgi yanıltıcı olsa bile atama açısından bir önemi olmadığını belirtmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, yayında verilen çalışılan kurum ile ilgili bilginin, bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak kapsamında olmadığına ilişkin savunmaya katılınmamıştır. Yönerge bu kapsamda bir ayrım yapmadığına göre, bir kimsenin çalıştığı yer ile ilgili olarak da yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmaması gerekir.

Aksi durum, yönergenin bu madde ve bendi çerçevesinde etik ihlal olarak değerlendirilmelidir.

Bununla beraber, Dr. eyleminde bir etik ihlal bulunmadığı kanaatindeyim. Öncelikle, Dr. savunmasında belirttiği gecikmelerden kaynaklanan ve kasta dayanmayan bir hata sonucu bu olayın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Ayrıca yazarın esasen bu kuruma yönelik mecburi hizmetinin bulunması da bu beyanının yalan beyan kastıyla gerçekleştirilmediğini göstermektedir. Dr. yayında sadece Dr. unvanını kullanmış olmasının da etik ihlal kastıyla hareket etmediğini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca Dr. savunmasında belirtmiş olduğu, yayındaki bilgi yanıltıcı olsa bile bunun atama açısından bir önemi olmadığı savunması haklı ise bu durumda ceza hukukunda boşa sahteciliğe benzer bir durumun olduğu ve bu nedenle bir etik ihlalin söz konusu olamayacağı; ayrıca etik ihlal ile atama arasında bir nedensellik ilişkisinin olması gerektiği; bu beyanın yanıltıcı olsa bile atama açısından bir katkısı olmaması durumunda da etik ihlal bulunulmadığı sonucuna ulaşılması gerekir.

Sonuç olarak, yukarıda açıklanan nedenlerle, Dr. isnat edilen eylemde bir etik ihlal olmadığı kanaatindeyim.”

15.1.2) “… Dr. 2011 yılında Bristol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde “Ticaret

Hukuku” alanında yüksek lisans programını, 2016 yılında ise Bristol Üniversitesi Hukuk

Fakültesi’nde “Deniz Ticareti Hukuku” alanında doktora programını tamamladığı anlaşılmaktadır. İlgilinin Milli Eğitim Bakanlığı burslusu olarak SDÜ Hukuk Fakültesi adına yurt dışında lisansüstü öğrenim için gittiği görülmektedir. Bu durum ilgilinin orada öğrenimini yaptığı sürece bir mensubiyet ilişkisinin varlığını ortaya çıkarmaktadır. Diğer taraftan SDÜ

Hukuk Fakültesi web sayfası incelendiği zaman akademik personel linki içeriğinde “Yurt

Dışında Eğitim Gören Araştırma Görevlisi Akademik Personelimiz” kısmının bulunduğunu da görmek mümkündür. Bu da fakülte yönetiminin fakülte adına yurtdışına giden bursiyerleri mensubu olarak gördüğünü göstermektedir. Dr. makalede sadece mensup olduğu fakülteyi ve Anabilim Dalı’nı belirttiği, herhangi bir kadroyu içeren ifade kullanmadığı da görülmektedir. Gerçekten de Dr. makalede “Arş. Gör. veya Yrd. Doç. Dr.” gibi bir ifade kullanmamıştır. Bu sebeple Dr. 1416 sayılı Kanun kapsamında SDÜ

Hukuk Fakültesi mensubu olarak ifade etmesi hukuka aykırı bir hal teşkil etmemektedir.

Dr. söz konusu makaleyi fakülte dergisinin 2015 yılı 2. sayısında yayımlamıştır.

Dosyadaki bilgilerden henüz 2015 yılında yurt dışında olduğu, doktora programı öğrenciliğinin devam ettiği, henüz ülkeye dönmediği ve fakültedeki kadroya atamasının yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ancak dosyada yer alan, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr.

tarafından “İlgili makama” başlıklı olarak verilmiş olan yazı incelendiğinde, fakülte dergisinin

2015 yılı Cilt 5, Sayı 2’nin 2016 yılı Mayıs ayında basılmış olduğu görülmektedir. Bu beyana

göre söz konusu derginin gecikmeli olarak 2016 Mayıs ayında yayımlandığı açıktır. Dr.

makalenin yayımlandığı tarihte zaten doktorasını tamamladığı için Dr. unvanını kullanmasında herhangi bir yanlış bilgi verme fiili bulunmamaktadır.

Şikâyet eden tarafından Dr. söz konusu makaleyi 27/07/2016 tarihinde atanmış olduğu Yrd. Doç. Dr. atama dosyasındaki yayınlar içerisinde kullandığı da iddia edilmektedir.

Bir öğretim üyesinin atanmasında veya yükseltilmesinde nicelik ve nitelik değerlendirmesi yapılmaktadır. Adayın makale sayısı, puanlar ve yayınların içeriği önem arz eder. Kişinin kendisinin ait olmadığı halde herhangi bir kurum veya Anabilim Dalı içerisinde göstermesi ne puan olarak ne nitelik açısından artı bir katkı sağlamaktadır. Bu sebeple her ne kadar kişinin

1416 sayılı Kanun kapsamında SDÜ adına lisansüstü öğrenim görmesi makaleye “SDÜ Hukuk

Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı” yazması açısından bir etik ihlali olmasa da, zaten atama sürecinde bu ifade herhangi bir şekilde yanıltma kastı oluşturmamaktadır.

Buna göre şikâyet edilen Dr. 2009 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bursiyeri olarak SDÜ Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim dalı adına gönderilmiş olması bir mensubiyet ilişkisi doğurduğu, ilgilinin makaleye “Araştırma görevlisi – Yrd. Doç. Dr. öğretim üyesi” gibi atanma ile elde edilen unvanları yazmamış olması, derginin yayınlanmış olduğu

2016 Mayıs itibari ile zaten Dr. unvanını almış ve atama sürecinin başlamış olması göz önüne

alınarak, Dr. ait olan, SDÜ Hukuk Fakültesi 2015 yılı, 5. cilt, 2. sayısında yayımlanan, “ ” isimli makalede “Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Anabilim Dalı” ifadesini yazmış olması, Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi 4. maddesi (2)

fıkrasının (l) hükmünde yer alan, “Akademik atama ve yükseltmelerde bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak” fiilini oluşturmaması sebebiyle etik ihlalin söz konusu olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.”

15.2) hakkındaki bilirkişi raporlarında;

15.2.1) “Şikâyet edilen Dr. 1416 sayılı Kanun kapsamında 2009 yılında

SDÜ. Hukuk Fakültesi adına “Uluslararası Hukuk” alanında burslu olarak lisansüstü öğrenim görmek üzere gönderildiği görülmektedir. Gerçekten de, Dr. , 2015 yılında ise Bristol Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde “Uluslararası Hukuk” alanında doktora programını tamamladığı anlaşılmaktadır. İlgilinin Milli Eğitim Bakanlığı burslusu olarak SDÜ

Hukuk Fakültesi adına yurt dışında lisansüstü öğrenim için gittiği görülmektedir. Bu durum ilgilinin orada öğrenimini yaptığı sürece bir mensubiyet ilişkisinin varlığını ortaya çıkarmaktadır. Diğer taraftan SDÜ Hukuk Fakültesi web sayfası incelendiği zaman akademik personel linki içeriğinde, “Yurt Dışında Eğitim Gören Araştırma Görevlisi Akademik

Personelimiz” kısmının bulunduğunu da görmek mümkündür. Bu da Fakülte yönetiminin

Fakülte adına yurtdışına giden bursiyerleri mensubu olarak gördüğünü göstermektedir. Dr.

, makalede sadece mensup olduğu fakülteyi ve Anabilim Dalı’nı belirttiği, herhangi bir kadroyu içeren ifade kullanmadığı da görülmektedir. Gerçekten de Dr.

makalede “Arş. Gör. veya Yrd. Doç. Dr.” gibi bir ifade kullanmamıştır. Bu sebeple

Dr. 1416 sayılı Kanun kapsamında SDÜ Hukuk Fakültesi mensubu olarak ifade etmesi hukuka aykırı bir hal teşkil etmemektedir.

Dr. , söz konusu makaleyi Fakülte Dergisinin 2015 yılı 2. sayısında yayımlamıştır. Dosyadaki bilgilerden henüz 2015 yılında yurt dışında olduğu, doktora programı öğrenciliği devam ettiği, henüz ülkeye dönmediği ve fakültedeki kadroya atamasının yapılmadığı anlaşılmaktadır. 2015 Kasım ayında doktorasını tamamlamış ve 2016 Şubat ayında

SDÜ. Hukuk Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak göreve başlamıştır. Ancak dosyada yer alan, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. tarafından “İlgili makama” başlıklı olarak verilmiş olan yazı incelendiğinde, fakülte dergisinin 2015 yılı Cilt 5, Sayı 2’nin 2016 yılı Mayıs ayında basılmış olduğu görülmektedir. Bu beyana göre söz konusu derginin gecikmeli olarak 2016

Mayıs ayında yayınlandığı açıktır. Dr. , makalenin yayınlandığı tarihte zaten doktorasını tamamladığı için Dr. unvanını kullanmasında herhangi bir yanlış ve yanıltıcı bilgi verme fiili bulunmamaktadır.

Dr. , söz konusu makaleyi atanmış olduğu Yrd. Doç. Dr. atama dosyasındaki yayınlar içerisinde kullandığı da iddia edilmektedir. Bir öğretim üyesinin atanmasında veya yükseltilmesinde nicelik ve nitelik değerlendirmesi yapılmaktadır. Adayın makale sayısı, puanlar ve yayınların içeriği önem arz eder. Kişinin kendisinin ait olmadığı halde herhangi bir kurum veya Anabilim Dalı içerisinde göstermesi ne puan olarak ne nitelik açısından artı bir katkı sağlamaktadır. Bu sebeple her ne kadar kişinin 1416 sayılı Kanun kapsamında SDÜ. adına lisansüstü öğrenim görmesi makaleye “SDÜ. Hukuk Fakültesi Uluslararası Kamu Hukuku

Anabilim Dalı” yazması açısından bir etik ihlali olmasa da, zaten atama sürecinde bu ifade herhangi bir şekilde yanıltma kastı oluşturmamaktadır.

Buna göre şikâyet edilen Dr. 2009 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bursiyeri olarak SDÜ. Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Anabilim dalı adına gönderilmiş olması bir mensubiyet ilişkisi doğurduğu, ilgilinin makaleye “araştırma görevlisi – Yrd. Doç.

Dr. – öğretim üyesi” gibi atanma ile elde edilen unvanları yazmamış olması, derginin yayınlanmış olduğu 2016 Mayıs itibari ile zaten Dr. unvanını almış ve atama sürecinin başlamış olması göz önüne alınarak, Dr. ait olan, SDÜ. Hukuk Fakültesi 2015 yılı, 5. cilt, 2. sayısında yayımlanan, ” isimli makalede “Süleyman Demirel Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Uluslararası Kamu Hukuku Anabilim Dalı” ifadesini yazmış olması, Yükseköğretim Kurumları

Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi 4. maddesi (2) fıkrasının (l) hükmünde yer alan, “Akademik atama ve yükseltmelerde bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak” fiilini oluşturmaması sebebiyle etik ihlalin söz konusu olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.”

15.2.2) “… Dr. savunmasında, dergi her ne kadar 2015 tarihli olsa da yayınlanmasının

2016 Mayıs ayında gerçekleştiğini; esasen yurt dışındaki doktorasını bu üniversite adına

yaptığından, fakültede henüz çalışmasa bile akademik çalışmada bu üniversiteyi belirtmesinin gerçeğe aykırı bir beyan olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Dr. savunmasında belirttiği SDÜ Hukuk Fakültesi Dekanlığı’nın 31/08/2018 tarihli yazısı Dr.

savunmasını doğruluyorsa, bu durumda derginin geç çıkmasından kaynaklanan bir sorun olduğu; derginin yayınlandığı tarihte Dr. üniversitede göreve başlamış olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Dr. isnat edilen eylemde bir etik ihlal olmadığı kanaatindeyim.”

Şeklinde kanaatlerin bildirildiği görülmüştür.

15.3) Her ne kadar başvuranın, bilirkişilerin S. avukatlığını yaptığı iddiası olsa da

bu iddianın bilirkişilerin, “SDÜ Hukuk Fakültesi … Anabilim Dalı” açıklamasıyla unvan yazılmamış olduğuna vurgu yapmalarına dayandırıldığı, bu hususun yukarıda açıklanan hukuki dayanakları olması karşısında yerinde olmadığı, bilirkişilerin taraflı olduklarına dair başkaca hususların belirtilmediği, diğer yandan mevzuata uygun olarak farklı yükseköğretim kurumlarından belirlenen bilirkişilerin raporlarını yine mevzuata uygun olarak ayrı ayrı sundukları ve ayrıca raporların birbiriyle çelişmediği görülmüş olup bu çerçevede esası etkiyecek bir unsur olmadığı değerlendirilmiştir.

16) Sonuç olarak; 1416 sayılı Kanun kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı hesabına SDÜ adına

yurtdışı eğitimine gönderilen ile öğrenimlerinin başlangıcından atanmalarına kadar, özellikle doktora eğitimlerinin bitiminden atanmalarına kadar ara süreç de dâhil olmak üzere, SDÜ ile irtibat ve mensubiyetlerinin 1416 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi ile hükmen tanınması karşısında yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunduklarının söylenemeyeceği ve söz konusu Etik Kurul’unun 11/12/2018 tarihli ve ve sayılı kararlarının Rektörlük Makamının 17/12/2019 tarihli kararlarıyla onaylanması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.

17) Başvuranın, hakkında FETÖ’nün yurtdışındaki okullarından biri olduğunu

iddia ettiği Beder Üniversitesindeki bir konferansta, “İngilizcesinin yeterli olmadığı” ve katılımcıların çoğunun FETÖ davalarından yargılanmakta olan kişiler olduğu iddiasıyla söz konusu İngilizce bildirinin yayınlandığı kitaptaki eserin haksız yazarlık kapsamında etik ihlali olduğu iddiası incelendiğinde; öncelikle söz konusu FETÖ iddialarının 14/11/2016 tarihinde Isparta İl Emniyet Müdürlüğüne de ihbar edildiği ve yapılan soruşturma neticesinde

Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 23/04/2018 tarihli ve Soruşturma ve

Karar sayılı kararıyla Kamu Adına Kovuşturma Yapmaya Yer Olmadığına karar verildiği, diğer yandan söz konusu konferansa resmi yolları takip ederek gittiği; başvuranın, hem yetersiz İngilizce ile hem de çalıştığı alan dışındaki bir konuya ilişkin yaptığı bir bildiri nedeniyle haksız yazarlık iddiasına ilişkin olarak ise öncelikle Yönerge’deki tanıma bakıldığında, haksız yazarlığın “aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek” şeklinde tanımlandığı, bu çerçevede asıl meselenin söz konusu bildiride aktif katkısı olup olmadığına ilişkin olduğu, söz konusu bildiride nin de adının ilk sırada geçtiği, bu hususta

Etik Kurulu’nun talep ettiği savunmasında, “ hocamızın Doçent olduğu dönemde bildiri hazırlığı birlikte yapılmıştır. Bildiride ilk yazar olarak hocamızın ismi geçmektedir. Bir mukayeseli hukuk çalışması olan bildirimizin önemli bir kısmı ilk yazarı olan hocamız tarafından oluşturulmuştur. Şahsımın bildirideki katkısı bu bağlamda ikincil bir yer tutmaktadır. Bir bilimsel çalışmada az ya da çok katkı sunmuş olan katılımcıların isimlerinin katkı düzeylerine göre belirtilmesi kuraldır. Aksi bir durum açık bir etik ihlali anlamına gelmektedir… bildirinin ağırlıklı kısmının hazırlanması ve İngilizce’ye çevirisi hususunda son iyileştirme ve redaksiyon hocamız tarafından yapılmıştır. Metnin son hali ise birlikte değerlendirilmiş ve sunumu da Arnavutluk’ta tarafından gerçekleştirilmiştir. Tartışma ve soru kısmında ise birlikte cevaplar oluşturulmuştur.” şeklindeki ifadeleri karşısında söz konusu bildiride herhangi bir katkısının olmadığı sonucunun çıkartılamayacağı, diğer yandan bu hususta bildiride adı geçen ’nin aksi yönde bir ifadesinin olmadığı, hatta bu halde katkısı olan bir kişinin isminin yer almamasının da etik kural ihlali olabileceği, ayrıca başvuranın “Uzmanlık alanı İdare Hukuku olan ve makale yazıp bildiri sunacak düzeyde

İngilizce bilgisi bulunmayan karşılaştırmalı İslam Hukuku üzerine yazılmış bir konu hakkında, İngilizce yayın yapabilmesinin ve konferans bildirisi sunabilmesinin mümkün gözükmediği” şeklinde olasılık belirten iddiasının, Kurul’a sunduğu ve resmi olarak yeterli kabul edilen dil belgesi karşısında somut delile dayanmadığı, Kurul’un da bu çerçevede “haksız yazarlık oluşturduğu iddiasının somut delillere dayalı olarak ispatlanamadığı” şeklindeki değerlendirmesiyle etik ihlal suçu eylemini gerçekleştirmediğine karar verdiği, sonuç olarak 11/12/2018 tarihli ve sayılı kararın Rektörlük Makamınca 17/12/2019 tarihli kararlarıyla onaylanması işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.

18) Başvurudaki tüm iddialar dikkate alınarak idarenin açıklamaları ve ilgili mevzuat

birlikte değerlendirildiğinde; SDÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyeleri , ve hakkında Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin çeşitli hükümlerini ihlal ettikleri iddialarına ilişkin SDÜ

Rektörlüğü Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulu Başkanlığının 11/12/2018 tarihli ve ve sayılı kararları ile etik ihlali yapılmadığı şeklindeki kararların ayrı ayrı Rektörlük

Makamının 17/12/2018 tarihli onaylanması işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İYİ YÖNETİM İLKELERİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin ilgili idare tarafından gerekçeli olarak, ancak verilen süreye riayet edilmeksizin Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranılırken “makul sürede karar verme” ilkesine uyulmadığı, daha önemlisi ise başvurana verilen cevaplar açısından, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ve ayrıca Etik Kurulunun 11/12/2018 tarihli ve ve nolu kararlarında gerekçeye yer verilmediği, bu nedenle “kararların gerekçeli olması” ilkesine de uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VII. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının

başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Isparta İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VIII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın başvuran vekili ile SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ

REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi