onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanığın mahkûmiyetine dair kararı incelemiştir. Olayda, sanığın aracında ruhsata işli olmayan gizli depolarda toplam 700 litre kaçak akaryakıt bulunduğu tespit edilmiştir. Sanık, akaryakıtı kullanmak amacıyla aldığını savunmuş, mahkemece sanığın eylemi hukuka uygun bir şekilde değerlendirilmiş ve mahkûmiyet kararı verilmiştir. Ancak, mahkemece sanığın etkin pişmanlık hakkı konusunda ihtar yapılmadığı ve ele geçen kaçak akaryakıtın müsaderesi hususunun göz ardı edildiği tespit edilmiştir.

Yargıtay, sanığın etkin pişmanlık durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğine ve kaçak akaryakıtın müsaderesi için gerekli hukuki düzenlemelerin uygulanması gerektiğine karar vermiştir. Bu nedenle, mahkemece verilen cezanın eksik tayin edildiği ve hukuka aykırılık bulunduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, katılan idarenin temyiz talebi yerinde görülerek, mahkeme kararı bozulmuştur.

7. Ceza Dairesi         2022/18144 E.  ,  2024/10151 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2020/357 E., 2021/212 K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

    Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebebi, sanığa alt sınırdan ceza verildiğine ve kamu zararı giderilmemesine rağmen verilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    Olay tutanağına göre, 08.05.2014 tarihinde kolluk kuvvetlerince sanığın sevk ve idaresindeki 30 SA 630 plakalı aracın durdurulduğu ve gözle yapılan kontrolde araç üzerinde ruhsata işli olmayan ek depo bulunduğu ve bu depo haricinde şoför mahallinde arka kısmında gizli bir depo ve aracın kasa kısmının zemininde gizli bir depo olduğu, bahse konu depolarda kaçak akaryakıt olduğu değerlendirilmesi üzerine,
    ruhsata ekli olmayan ek depoda 400 litre, gizli depolarda 300 litre olmak üzere toplam 700 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanık savunmasında, kendisine ait araçta ele geçen kaçak akaryakıtı kullanmak için aldığını beyan etmiştir.

    Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre “pek hafif değer” aralığında olduğu anlaşılmıştır.

    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    Ancak;
    1.Hüküm fıkrasında sanığın soy isminin “Taşçi” yerine “Taşçı” olarak yazılması,

    2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/11. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/11. maddesi delâletiyle aynı maddenin 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun’un tespiti yerine, mahkemece 5607 sayılı Kanun’un 3/11. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak eksik ceza tayini,

    3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde ”… Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” düzenlemesi getirildiğinden cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, gümrüklenmiş
    değerin iki katının Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilen cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, mahkemece indirim oranı belirtilmeden ve sanık tarafından ödeme yapılmadığından bahisle 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamasına karar verilmesi,

    4.Ele geçen kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.