|
ÖZET: Bu karar, özel gereksinimli bir çocuğun evde bakım aylığı talebinin reddedilmesine ilişkin bir durumu ele almaktadır. Başvurucu, çocuğunun fenilketonüri hastalığı nedeniyle özel beslenme gereksinimleri olduğunu ve bakımını kendisinin üstlendiğini belirtmiştir. Ancak, evde bakım aylığı bağlanabilmesi için mevzuat gereği belirli şartların sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. Bu şartlar arasında, engelli bireyin ağır engelli olarak tanımlanması, hane gelirinin asgari ücretin üçte ikisinden az olması ve sosyal hizmet yetkililerinin evde yapacağı inceleme sonucunda bakım ihtiyacının tespit edilmesi yer almaktadır.
Yapılan incelemeler sonucunda, çocuğun ağır engelli olduğu ancak bakıma muhtaç olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, evde bakım hizmeti sunulması uygun görülmemiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmelerde, başvurucunun talebinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddi kararı, mevzuatın gereklilikleri doğrultusunda hukuka uygun bir şekilde verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/14318-S.22.21907
BAŞVURU NO : 2022/6631
KARAR TARİHİ : 02/11/2022
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Özel gereksinimli çocuk için evde bakım aylığı bağlanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 06/05/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza özel gereksinimli çocuk adına annesi tarafından yapılan başvuruda başvurucu, çocuğunun doğuştan fenilketonüri hastası olduğunu ve hastalığı nedeniyle ömür boyu kullanması gereken özel maması bulunduğunu, yediği her şeyi tartarak yediğini, çocuğu için özel gereksinim raporu bulunduğunu, bütün bakımını kendisinin gerçekleştirdiğini, evde bakım yardımı için başvuru yaptığını ve 1 yıl süreyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yardımı verdiğini, daha sonra
Trabzon Sosyal Hizmet Merkezi tarafından evde bakım ücretinin kesildiğini, 6 ayda bir Trabzon ilinden İstanbul ili Çapa Hastanesi’ne kontrole gittiğini, her ay kan gönderdiğini, ürünlerinin çok pahalı olduğunu, babasının asgari ücretle çalışması nedeniyle ürünlerini bazen alamadığını, bu durumun da çocuğunun gelişimini etkilediğini belirtmekte ve evde bakım ücretinin ödenerek mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Söz konusu başvuru hakkında Kurumumuzun 25/07/2022 tarihli ve -S. sayılı yazısı ile Aile ve
Sosyal Hizmetler Bakanlığından (Bakanlık) bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.Bakanlığın konuya ilişkin E- sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Anne 17.12.2019 tarihinde Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğüne başvurarak ve Özel Koşul Gereksinimi Vardır (ÖKGV) ibareli ÇÖZGER Klasik Fenilketonüri teşhisli çocuğu için “Evde Bakım Yardımı” talebinde bulunduğu,
2.2. Başvuru sonrası 2 Nolu Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyeti’nin (BHDH) yaptığı ilk inceleme sonrasında 26 Aralık tarihli değerlendirme formu ve 30.12.2019 tarihli tutanakla “ engellinin öz bakım ihtiyaçları ve gelişim çağına uygun günlük yaşamın tekrar eden rutinlerinde başkasının bağımlık oranının yüksek olmadığını tespit ederek hizmetten yararlandırılmasını uygun görülmediği, 2.3. Annenin, 14/10/2020 tarihinde başvurusunu yinelediği ve durumun yeniden değerlendirmeye alınmasını talep etmesi üzerine, 1. BHDH’ye dosyanın tevdi edilerek yeniden ele alındığı; ancak bu aşamada ülkemizde de görülmeye başlayan Koronavirüs hastalığı dikkate alınarak hem müracaatçıların hem de personelin hastalık kapma riskini en aza indirmek, aynı zamanda hizmetin devamlılığını sürdürmek için hane ziyaretlerinin yapılmaması, müracaatların SOYBİS ve ilgili kurumlarca dijital ortamda sunulan veriler üzerinden değerlendirilerek sonuçlandırılması konusunda Bakanlık talimatı doğrultusunda
Müracaatçının talebinin sadece dosya üzerinden incelenerek 1. Heyet tarafından uygun görüldüğü 23/10/2020 tarih ve E- – – sayılı İl Müdürlük oluru ile hizmet sunumuna başlandığı, 2.4. Bu dönemde BHDH’nin bilgi derlemede gözlem yerine müracaatçının beyanın esas alınması ve işlemde esas kabul edilmesinin Kuruluş heyetlerinde görev alan meslek elemanları ile idarenin, hizmet alandan yana pozitif davranış sergilemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, 2.5. Hizmet devam ederken mutabakat gereği engellinin babası 09/11/2021 tarihli dilekçesi ile resmi ikametgah değişikliğini Kuruluşa bildirdiği; rutin denetim ve ikametgah değişikliği talebi birlikte değerlendirilmek üzere 27/12/2021 tarihinde 1. BHDH tarafından ev ziyareti yapıldığı, 27/12/2021 tarihli Bakım Raporu Formunda gerekçeleri belirlendiği (ilk başvurudaki koşulların devam ettiği ve 2020 yılı içerisinde yapılan onay işleminin ise uygunsuz olduğu tespit edilmiş ve 27/12/2021 tarihinde hizmetin sonlandırıldığı, 2.6. Hizmetin sona ermesi ile birlikte annenin 03/02/2022 tarihli dilekçesi ile yeni bir durum değişikliği beyan etmeden dosyasının yeniden güncellenmesini talep ettiği; müracaatçının bu talebi de karşılanarak farklı bir heyete havale edilerek dosyanın güncellendiği; bu işlem sonrasında da 23/02/2022 tarihli tutanakla 1. Heyetin kararına uyumlu bir karar imza atıldığı, 2.7. Ayrıca Kurumumuzun önerileri doğrultusunda İl Müdürlüğü nezdinde ilgili Kuruluş dışında konuya hakim bir başka Heyetin Hakem Heyet olarak görevlendirildiği ve dosyanın yeniden değerlendirilmeye alınmasının sağlandığı; 13/06/2022 tarihinde Akçaabat Sosyal Hizmet Merkezine bağlı BHDH hakem heyet sıfatı ile dosyanın incelendiği; ancak bu Heyette verilen mesleki kararlara aykırı olmayan karar verildiği, 2.8. Fenilketonüri hastalığı ile mücadele eden çocuklarla ilgili özel bir hüküm ve tanım olmamakla birlikte meri mevzuattın genel tanım ve hükümlerine göre karar ve işlem ihdas edildiği; bu durumda Fenilketonüri teşhisi ve tanısı olan gerek aktif olarak hizmetten yararlanan ve gerekse benzer işlem ihdası nedeni ile hizmetten yaralanması uygun görülmeyen vakaların mevcut olduğu, hastalığın teşhis ve tıbbı tanımı değil süreğen semptomlarının yaşam kalitesini ne oranda ve ne sürede etkilediği hususunun etken olduğu, 2.9. Mevzuat gereği evde bakım yardımının, aileye değil günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu tespit edilen engellinin ihtiyaçlarının karşılanması üzerine verilen yardım olduğu,
2.10. Engellinin çocuk yaşta olması kronolojik gelişim çağından kaynaklı bağımlılıkları “engellilikten kaynaklı bakım muhtaçlığı” ile aynı düzlemde değerlendirilemeyeceği, vaka ile ilgili “yeterlilik” ve
“bağımsızlık” ibarelerinden kastın; 10 yaş grubu için bekledik asgari yaşam becerileri olarak değerlendirilmesi gerektiği, 2.11. Evde bakım yardımı için başvuru dosya incelenmesinin tek bir kritere bağlı olarak sonuçlandırılmadığı; her bir başvuru dosyasının kendi içinde ayrı içeriklere ( gelir, bakım raporunda belirtildiği üzere kendi başına ihtiyaçlarını yerine getirip getirememesi, bakım yükümlüsünün nitelikleri…vb.) sahip olarak değerlendirilip sonuçlandırıldığı, ancak Sağlık Raporu (ÇÖZGER)
boyutunda; Sağlık Kurulları için rehber niteliği taşıyan Çocuklar İçin Özel Gereksinimin Değerlendirilmesi
Hakkında Yönetmelik Ek 2 Cetvelinde Metabolizma başlığında Fenilketonüri teşhislerinde “tanıdan itibaren özel koşul gereksinimi vardır (ÖKGV)/rapor süresi en az 2 yıldır” ibaresi katalog tanım olarak yer aldığı, bu ibarenin kullanılmasında fiziksel kısıtlılıklar ve semptom ağırlığından çok tıbbı nedenlerin ve teşhisin esas alındığı, 2.12. Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin ÇÖZGER ve Çocuklar İçin
Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun düzenleme esasları başlıklı 10’uncu maddesinde “(1) Çocukların elde edeceği sosyal haklar, hizmetler veya kazanımlar raporlar dikkate alınarak ilgili kurumlarca ayrıca belirlenir. Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur.” yer ifadeler doğrultusunda Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyetlerinin heyet halinde engellinin yaşam şartlarını, fiziksel durumunu, bakım ortamında etüt etmesi, bu etüt ve ziyaret sonrasında “Bakım Raporu Formu” hazırlanmasının amaçlandığı, 2.13. Engelli çocuk adına 1 yıl süre ile hizmetin sunulmuş olmasının nedeninin pandemi koşullarının usul kısıtlılıkları sonucu ortaya çıktığı, sözü edilen dönem içerisinde dosya üzerinde güncelleme yapılma dönemi aynı zamanda pandemi koşullarının ağırlaştığı ve Bakanlığın “hizmetin icrasını ve gecikmesinin en aza indirecek özel önlemler alınması” ve “çok zorunlu olmadıkça ev ziyaretlerinin yapılmadan işlemlerin yürütülmesi, bilgi ve belge eksiklerinin daha sonra ikame edilmesine cevaz veren yazısının yürürlükte olduğu bir dönemde, müracaatçının beyan, bilgi ve tasvirleri esas alınarak yapılan raporlamalar ile 1. Heyetçe uygun görülerek 23/10/2020 tarih ve E- – – sayılı İl Müdürlük oluru ile hizmet sunumuna başlandığı,
2.14. Meslek elemanlarının mesleki görüş ve kanaatlerinin başta hizmetin bir heyet tarafından (Birden Fazla
Meslek Elemanı) oybirliği ile alınması tereddüde düşülmesi durumunda, 1. aşamada farklı bir heyetçe değerlendirilmesi, 2. Sosyal Hizmet Komisyonuna havale edilmesi, itiraz halinde Hakem heyete havalesi gibi yöntemlerle denetlendiği, onaya yetkili mercilerin onay aşamalarının da usul ve şekil açısından denetim mahiyetinde olduğu; sonuç olarak iş işlem ve kararlarda noksanlık olasılığının prosedürler aracılığı ile en asgari düzeye indirildiği; ancak heyeti oluşturan meslek elemanlarının mesleki nosyonlarının farklılığı, bazı bakış açıları, öncelikler ve değerlendirme ölçütlerinde nüanslar oluşturmasının doğal olduğu, meslek elemanlarının her zaman için yeni bilgi edinme standartların geliştirilmesi ve güncel literatüre hakimiyet açısından süreli olarak eğitim ihtiyacının yadsınamayacağı, diğer taraftan evde bakım dosyalarının her zaman için Bakanlık düzeyinde taşraya yönelik sistemli teftiş faaliyetleri ile ildeki amir üst yönetim denetim faaliyetlerinde öncelikli ilgi alanında olduğu,
2.15. Sonuç olarak, Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyetinin görevinin; engellinin yaş, cinsiyet, aile içindeki statü ve fonksiyonuna bakmaksızın, günlük yaşamın tekrar eden rutinlerinde ne düzeyde refakat ve yardıma muhtaç olduğunun tespit etmesi olduğu, tespit edilen ihtiyacın niteliğine göre hizmet modeli belirlenmesi, belirlenen hizmet modeli üzerinde hizmet alacaklar ile mutabakat sağlanması, engellinin alışkın ve bağlı olduğu ortamda yaşam konforunun sağlanıp sağlanmayacağı dikkate alarak hizmet modellerinden biri veya bir kaçının önerilmesi olduğu, 2.16. Evde bakım yardımı modelinin, ana hedefinin ve önceliğinin engellinin kedisine ve ailesine ekonomik destek sağlamak olmadığı, hem “Çocuk Refahı Alanı” hem de “Engelli Refahı Alanı” için temelde bir koruyucu önleyici sosyal hizmet niteliği taşımadığı; yani çocuğun temel ihtiyaçları ve/veya temel hakları üzerinde bir risk alanı tespit edilmesi durumunda; çocuk koruma sistemi kapsamındaki hizmetlere “Evde
Bakım Yardımı”nın ikame edilemeyeceği, 2.17. Buna karşın özelde söz konusu vaka ile ilgili olarak, başvurucunun kabul etmesi durumunda “Çocuk
Koruma Sistemi”ne dahil koruyucu ve önleyici tedbirlere ve bunların tali mahiyetindeki uygulamalarına (Örneğin Düzenli Sosyal Yardım [SED], Gündüzlü Eğitim ve Rehabilitasyon, Engelli Kartı ve Sağladığı
Destekler, SYDV Engelli Aylığı v.b.) alternatifleri önünde bir engel görülmediği, Belirtilmiştir.
3. Ayrıca, bilgi-belge talebimize istinaden başvuru hakkında Trabzon Aile ve Sosyal Hizmetler İl
Müdürlüğü tarafından temin edilen tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, 3.1. 27/12/2021 tarihli özel gereksinimli çocuk hakkında düzenlenen Bakım
Raporu Formunda, ikametgahında 23/12/2021 tarihinde yapılan mesleki görüşme ve inceleme neticesinde, engellinin 10 yaşında olduğu, kendini ifade edebildiği, yaşıtları ile benzer gelişim düzeyine sahip olduğu hususlarının gözlemlendiği; okuluna servi ile gidip gelebildiği, çocuğun ebeveynlerinin refakatine ihtiyaç duymadığını beyan ettiği, okulda rahatsızlığı nedeniyle herhangi acil bir müdahele durumunun söz konusu olmadığının beyan edildiği, çocuğun özbakım ihtiyaçlarını önemli ölçüde yerine getirebildiği, bakım hizmetleri değerlendirme heyeti tarafından bakıma muhtaç engelli kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığından evde bakım hizmetinin uygun görülmediği, 3.2. Sosyal Hizet Merkezi Müdürlüğü tarafından düzenlenen 26/01/2022 tarihli ve “evde bakım hizmeti” konulu Bilgi Notuna göre; anne 04/01/2022 tarih ve sayılı CİMER Müracaatında, oğlu engelli evde bakım hizmetinin sonlandınldığı belirtilerek hastanın özel beslenmesi gerektiği, beslenme masraflannın fazla olduğu eşinin asgari ücretli çalıştığı; hastanın rahatsızlığı nedeniyle durumları konusunda hassasiyet oluştuğu ve durumlarının değerlendirilmesi talebi üzerine, 23/12/2021 tarihli görüşme tutanaklarının incelendiği; buna göre, engelli çocuğun ailesi ile birlikte ikamet ettiği, baba düzenli gelir getiren bir işi olduğu, çalışmasını engelleyecek herhangi bir sağlık sorunu olmadığı; hanede yapılan görüşmede çocuğun servis ile okula gidip geldiği, okulda rahatsızlığı nedeniyle herhangi bir acil durum müdahalesi yaşamadığı hususlarının aile bireylerinden öğrenildiği, çocuğun örgün öğretime gittiği, özel destek eğitimi vb herhangi destekleyici eğitim almadığı ve görüşme sırasında çocuğun öz bakım ihtiyaçlarını önemli bir şekilde yerine getirdiği hususunun gözlemlendiği; sonuç olarak, çocuğun hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyeeek derecede düşkün olmadığı kanaatine varılması nedeniyleevde bakım hizmetinin sonlandırıldığı; bununla birlikte anne ile yapılan telefon görüşmesinde heyet kararının nihai sonuç olmadığı
karara itiraz etmeleri durumunda durumlarının başka bir heyet tarafindan yeniden degerlendirilebilecegi bilgisinin verildiği, 3.3. Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün 23/02/2022 tarih ve – sayılı yazısında; Engelli için 04/02/2022 tarihli ve -2192590 sayılı dilekçe ile Sosyal Hizmet
Merkezi Müdürlüğüne evde bakım yardımı başvurusunda bulunulduğu; söz konusu başvuruya istinaden, beyan edilen iletişim numaraları aranarak ve ikamet adresine gidilerek gerekli sosyal inceleme ve mesleki görüşmelerin gerçekleştirildiği; Genel Müdürlük tarafından yemek, banyo, tuvalet gibi özbakım ihtiyaçlarını başkasının yardımı olmadan karşılayamayan bakıma muhtaç engelliler için evde bakım yardımının ödendiği, yapılan mesleki çalışmalar neticesinde, çocuğun öz bakım ihtiyaçlarını önemli ölçüde yerine getirebildiği tespit edildiğinden, bakıma muhtaç engelli kapsamında değerlendirilmediği kanaatine varıldığından evde bakım hizmetinin uygun görülmediği, Anlaşılmaktadır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 4.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 4.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. […] yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 4.4. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “[…] Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. […] Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 4.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90’ıncı maddesinin beşinci fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında
Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 5. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin;
5.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 5.2. “Genel İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a)
Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 5.3. “Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma” başlıklı 28’inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;“Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak […]”, 6. 27/9/2006 tarihli ve 5547 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve 01/08/2007 tarihinde yürürlüğe giren Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı’nın “Sosyal refah hizmetlerinden yararlanma hakkı” başlıklı 14’üncü maddesinde; “Akit Taraflar Sosyal Refah Hizmetlerinden
Yararlanma Hakkının etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak amacıyla: (1) Sosyal hizmet yöntemlerinden yararlanarak, toplumda bireylerin ve grupların refah ve gelişmelerine ve sosyal çevreye uyum sağlamalarına katkıda bulunacak hizmetleri teşvik etmeyi ya da sağlamayı; […], taahhüt ederler.” 7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 7.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın (j) bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”,
7.3. “Destek ve bakım” başlıklı 6’ıncı maddesinde; “Engellilerin öncelikle bulundukları ortamda bağımsız yaşayabilmeleri için durumlarına uygun olarak gerekli psikososyal destek ve bakım hizmetleri sunulur. Destek ve bakım hizmetlerinin sunumunda kişinin biyolojik, fiziksel, psikolojik, sosyal, kültürel ve manevi ihtiyaçları ailesi de gözetilerek dikkate alınır. Destek ve bakım hizmetlerinin standardizasyonu, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için gerekli olan çalışmalar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca yürütülür.” 8. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 8.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 8.2. “Kapsam” başlıklı 2’inci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”, 8.3. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin (d) bendinde; “Bakıma İhtiyacı Olan Engelli; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi … ifade eder”, 8.4. Ek 7’nci maddesinde; “Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasında, 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi uyarınca Ramazan ve Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyeleri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasına dâhil edilmez. […]”, 8.5. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26’ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 9. 30.07.2006 tarihli ve 26244 sayılı Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti
Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin; 9.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”, 9.2. “Kapsam” başlıklı 2’inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma muhtaç engellileri, bu engellilere verilecek bakım hizmetlerini, hizmetlerin ücretlendirilmesini ve ücretlerin ödenmesini kapsar.”,
9.3. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Bakıma Muhtaç Engelli:
Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, engellilik sınıflandırmasına göre ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenleri,”, 9.4. “İnceleme ve tespit” başlıklı 7’nci maddesinde; “(1) Bakıma muhtaç engellilerin incelenmesi il/ilçe müdürlüklerinin sorumluluğundadır. (2) İl/ilçe müdürlüğüne bildirimi yapılan ve bu Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde belirtilen belgeleri tamamlanan engelli ve ailesi hakkında, bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, engelliyi ve ailesini ikametgâhında, ikametgâh adresinde yaşamıyorlar ise fiilen yaşadıkları yerde ziyaret ederek, bakım raporunu hazırlar. […]. (4) Bakım raporunda engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz olarak değerlendirilmesi halinde; a) İl müdürlüğünce, engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz değerlendirildiği, engelliye veya yasal temsilcisine 30 gün içinde yazılı olarak bildirilir.
b) Engelli veya yasal temsilcisi tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bakım raporuna itiraz edebilir.
c) İtiraz talebi il müdürlüğünce değerlendirilir, gerek görülmesi hâlinde yeniden bakım raporu hazırlanması için farklı personelden oluşan bakım hizmetleri değerlendirme heyeti görevlendirilerek işlem yapılır. Yapılacak itirazlarda ikinci Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyetinin verdiği karar nihai karardır. […]. (5) Bakıma muhtaç engelli veya yasal temsilcisi, bakmakla yükümlü birey sayısındaki ve engellinin ve bireylerin gelirlerindeki değişikliği bir ay içinde il müdürlüğüne bildirmek zorundadır.
9.5. “Bakım hizmetlerinin kapsamı” başlıklı 9’uncu maddesinde; “Bakım hizmetleri, bakıma muhtaç engellinin bakımına yönelik olarak kişisel bakım hizmetlerini ve psiko-sosyal destek hizmetlerini kapsar.”, 9.6. “Değerlendirme heyetinin oluşturulması, çalışma usul ve esasları” başlıklı 10 uncu maddesinde; “ […] (12) Bakım hizmetinin bakıma muhtaç engellinin akrabaları tarafından verilmesi hâlinde, bakım hizmetleri değerlendirme heyetinde görevli bir veya bu heyette görevlendirilebilecek başka personel, yılda en az bir kez veya ihtiyaç duyulduğu zaman bakım hizmetini verecek kişiye, bakım hizmetinin verilmesinde uygulanacak usul ve esaslar dâhilinde rehberlik eder ve bakım hizmetinin bireysel bakım planı doğrultusunda verilip verilmediğini inceler, bakmakla yükümlü olduğu birey sayısında değişiklik olup olmadığını gözlemler ve gelirlerinde değişiklik olup olmadığı hakkında bilgi alır.
Tespitlerine, gözlemlerine ve aldığı bilgilere ilişkin rapor hazırlayarak il müdürlüğüne bildirir. İl müdürlüğü rapora göre işlem yapar.
(13) Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, merkezlerde verilen hizmetin uygunluğu konusunda yılda en az bir kez veya ihtiyaç duyulduğu zaman inceleme yapar, inceleme raporu hazırlar ve karar için il müdürlüğüne sunar.
(14) İl müdürlüğü inceleme raporunun içeriğini dikkate alarak gerekli işlemi yapar.” 10. 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete ’de yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim
Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin; 10.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; Çocuklar İçin Özel Gereksinim
Raporu ile Çocuklar İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve bu raporları verebilecek yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek ve çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine ilişkin ortak bir uygulama alanı geliştirmektir.”
10.2. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; […] Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER):
Sağlık kurulunca hazırlanan çocuğun özel gereksinimlerini belirten belgeyi, […] Özel gereksinim: Çocuğun
toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını, […] ifade eder.
10.3. “ÇÖZGER ve Çocuklar İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu
Raporunun düzenleme esasları” başlıklı 10’uncu maddesinde; “(1) Çocukların elde edeceği sosyal haklar, hizmetler veya kazanımlar raporlar dikkate alınarak ilgili kurumlarca ayrıca belirlenir. Raporlar, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmez. İlgili mevzuata göre diğer şartların da ayrıca sağlanması zorunludur.” 10.4. “Kazanılmış haklar” başlıklı 15’inci maddesinde; “Bu Yönetmelikte geçen “Çok ileri düzeyde
ÖGV”, “Belirgin ÖGV” ve “Özel koşul gereksinimi var (ÖKGV)” ifadeleri, ilgili mevzuatın uygulanması açısından ağır engellilik durumunu ifade eder.”
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
11. Başvurucunun iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Bahse konu başvuruda özetle; başvurucu, çocuğunun doğuştan fenilketonüri hastası olduğunu ve hastalığı nedeniyle ömür boyu kullanması gereken özel maması bulunduğunu, yediği her şeyi tartarak yediğini, çocuğu için özel gereksinim raporu bulunduğunu, bütün bakımını kendisinin gerçekleştirdiğini, evde bakım yardımı için başvuru yaptığını ve 1 yıl süreyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının (Bakanlık) yardımı verdiğini, daha sonra Trabzon Sosyal Hizmet Merkezi tarafından evde bakım ücretinin kesildiğini, 6 ayda bir Trabzon ilinden İstanbul ili Çapa Hastanesi’ne kontrole gittiğini, her ay kan gönderdiğini, ürünlerinin çok pahalı olduğunu, çocuğunun babasının asgari ücretle çalışması nedeniyle ürünlerini bazen alamadığını, bu durumun da çocuğunun gelişimini etkilediğini belirtmekte ve evde bakım ücretinin ödenerek mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunmaktadır.
13. Başvurucunun talebi özel gereksinimli birey olan çocuğu için evde bakım ücreti bağlanması hakkında olup; öncelikle sosyal refah hizmetleri bağlamında evde bakım aylığının amacının anlaşılması akabinde, evde bakım aylığı bağlanabilmesi için mevzuat çerçevesinde sağlanması gereken kriterlerin tespit edilmesi gerekmektedir.
14. Ekonomik ve sosyal haklar alanında düzenlemeler içeren Avrupa Sosyal Şartı’nda yer verilen devletin, sosyal hizmet yöntemlerinden yararlanarak, toplumda bireylerin ve grupların refah ve gelişmelerine ve sosyal çevreye uyum sağlamalarına katkıda bulunacak hizmetleri sağlayacağı taahhütü bağlamında, sosyal devlet olmanın gerekliliği olarak sosyal refah hizmetlerinin somutlaştırıldığı bir yöntem olan engelli bireyler için evde bakım hizmeti uygulaması ülkemizde 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7’nci maddesine dayanılarak çıkartılan “Bakıma Muhtaç Özürlülerin
Tespiti ve Bakım Hizmetleri Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik” (Yönetmelik) ile “evde bakım yardımı” adı altında 2006 yılında uygulanmaya başlamıştır. İlgi mevzuat incelendiğinde amacının engelli bireylerin yaşam koşullarının düzeltilmesine, bakım hizmetinin kontrol edilebilmesine ve toplumda daha rahat bir şekilde yer alabilmelerine; yani engelli bireylerin durumlarının iyileştirilmesine olanak sağlamak olduğu anlaşılmaktadır.
15. Dolayısıyla, yukarıda açıklanan mevzuat hükmüne göre, ailesinde bakıma muhtaç engelli birey olan ve mevzuatta belirtilen şartları karşılayan kişilere engelli bireyin bakımını üstlenmeleri durumunda Bakanlık tarafından evde bakım ücreti ödenmesi gerektiğinde şüphe bulunmamaktadır. Ancak, evde bakım aylığının bağlanması için; engelli bireyin engellilik raporunda; ağır engelli; çocuklar için; çok ileri düzeyde özel gereksinim var, belirgin düzeyde özel gereksinim var ya da özel koşul gereksinimi var ifadelerinden birinin olması; haneye giren aylık kişi başı gelirin; asgari ücretin üçte ikisinden az olması, başvuru sonrası, sosyal hizmet yetkililerinin evde yapacağı inceleme sonucunda engelli kişi ile ilgili “bakıma ihtiyacının olduğu” hakkında karar verilmesi şartlarının tamamının sağlanması gerektiği anlaşılmaktadır.
16. Somut olay özelinde başvurucu hakkında evde bakım ücretinin ödenmesine ilişkin tüm şartların mevzuat çerçevesinde sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi amacıyla yapılan inceleme sonucunda; 17. Öncellikle özel gereksinimli birey olduğu anlaşılan çocuk engel durumunun tespit edilmesi gerekmektedir. Bunun için Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında
Yönetmelik incelendiğinde, “sağlık kurulu raporları”nın yerine “çocuklar için özel gereksinim raporu”nun düzenleneceği, özel gereksinimli çocuklar için engel oranlarının kaldırıldığı ve ÇÖZGER sisteminin yüzde engel oranı içeren diğer mevzuatlara uyumu arandığında Yönetmeliğin Ek-3’de yer alan tablosununun kullanılması gerektiği ve tabloda “Özel koşul gereksinimi var (ÖKGV)” ifadesinini, ilgili mevzuatın uygulanması açısından “ağır engellilik” durumunu ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, çocuk hakkında düzenlenen Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu icelendiğinde, çocuk hakkında
Özel Koşul Gereksinimi Vardır (ÖKGV) ibareli Klasik Fenilketonüri teşhisi konulduğu, diğer bir ifadeyle çocuğun ağır engelli bir birey olduğu tespit edilmiştir.
18. Ancak, mevzuatta belirtilen tüm şartları karşılayan kişilere engelli bireyin bakımını üstlenmeleri durumunda Bakanlık tarafından evde bakım ücreti ödeneceği anlaşıldığından, haneye giren kişi başı aylık gelirin ve engelli kişinin bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının da mevzuat gereği ayrıca incelenmesi gerekmektedir. Nitekim, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükmünde çocukların elde edeceği sosyal hakların, hizmetlerin veya kazanımların raporlar dikkate alınarak ilgili kurumlarca ayrıca belirleneceği; raporların, tek başına hakların verilmesi için dayanak teşkil etmeyeceği vurgusunun yapıldığı görülmektedir.
19. Bununla birlikte, idare tarafından gönderilen bilgi-belgede, haneye gerçekleştirilen ziyaret tarihlerinde, sosyal hizmet yetkilileri tarafından düzenlenen bakım raporu formu, bilgi notu’nda yer verilen açıklamalardan haneye giren kişi başı aylık gelir şartının oluşmadığına dair herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı; ancak, özel gereksinimli birey olan çocuğun bakıma ihtiyacının olmadığı tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
20. Bakıma ihtiyacı olan engelli kavramının ise 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununda tanımlandığını görüyoruz. Buna göre, resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişi mevzuata göre bakıma ihtiyacı olan kişi olarak değerlendirilecektir.
21. Söz konusu değerlendirme ve tespiti yapma görev ve sorumluluğunun bakıma muhtaç engellilerin tespit edilmesine ilişkin hazırlanan Yönetmelik gereği il/ilçe sosyal hizmet müdürlüklerinde oluşturulan bakım
hizmetleri değerlendirme heyetlerine verildiği anlaşılmaktadır. Bakım hizmetleri değerlendirme heyetlerinin görevi, günlük yaşamın tekrar eden rutinlerinde engelli bireyin ne düzeyde refakat ve yardıma ihtiyacı olduğunun tespit edilerek, yaşadığı ortamda konforunun sağlanıp sağlanmayacağı dikkate alınarak ihtiyaç duyduğu hizmet modelinin belirlenmesidir.
22. Dolayısıyla başvuru konusu olayda da, ilçe müdürlüğüne bildirimi yapılan engelli ve ailesinin ikametgahlarında 2 Nolu Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyeti tarafından (BHDH) ziyaret edildikleri ve 26/12/2019 tarihli değerlendirme formu ve 30/12/2019 tarihli tutanakla “engellinin öz bakım ihtiyaçları ve gelişim çağına uygun günlük yaşamın tekrar eden rutinlerinde başkasının bağımlık oranının yüksek olmadığını tespit ederek evde bakım hizmetinden yararlandırılmasının uygun görülmediği, 22.1. Akabinde, 14/10/2020 tarihinde annenin itiraz başvurusunda bulunması üzerine, gerek görülmesi hâlinde yeniden bakım raporu hazırlanması için farklı personelden oluşan bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin görevlendirilerek işlem yapılacağı düzenlemesi gereği, dosyanın 1 Nolu BHDH’ye tevdi edilerek yeniden incelemeye alındığı; ancak dosya üzerinde yapılacak incelemenin COVİD-19 pandemi koşullarının ağırlaştığı ve Bakanlığın çok zorunlu olmadıkça ev ziyaretlerinin yapılmadan işlemlerin yürütülmesi, bilgi ve belge eksiklerinin daha sonra ikame edilmesine cevaz veren yazısının yürürlükte olduğu bir dönemde müracaatçının beyan, bilgi ve tasviri esas alınarak raporlama yapılması nedeniyle 23/10/2020 tarihi itibarıyla evde bakım hizmeti sunumuna başlanıldığı, 22.2. Özel gereksinimli çocuk adına evde bakım hizmet sunumu devam ederken ilgi Yönetmelik’de yer verilen düzenleme gereği babanın 19/11/2021 tarihli dilekçesi ile resmi ikametgah değişiklik durumunu kuruluşa bildirmesi üzerine 27/12/2021 tarihinde 1 Nolu BHDH tarafından özel gereksinimli çocuğun bakıma ihtiyacı olup olmadığının gözlemlenerek tespit edilmesi amacıyla ev ziyareti yapıldığı, gözlem ve tespitler sonucunda hazırlanan Bakım Raporu Formunda ilk başvurudaki koşulların devam ettiği; yani engellinin 10 yaşında olduğu, kendini ifade edebildiği, yaşıtları ile benzer gelişim düzeyine sahip olduğu hususlarının gözlemlendiği; “okuluna servis ile gidip gelebildiği, çocuğun ebeveynlerinin refakatine ihtiyaç duymadığını beyan ettiği, okulda rahatsızlığı nedeniyle herhangi acil bir müdahele durumunun söz konusu olmadığının beyan edildiği, çocuğun özbakım ihtiyaçlarını önemli ölçüde yerine getirebildiği, bakım hizmetleri değerlendirme heyeti tarafından bakıma muhtaç engelli kapsamında değerlendirilemeyeceği” kanaatine varıldığından ve 2020 yılı içerisinde yapılan onay işleminin ise uygunsuz olduğu tespit edildiğinden; 27/12/2021 tarihinde hizmetin sonlandırıldığı, zaten çocuk adına 1 yıl süre ile sunulan evde bakım hizmetinin pandemi koşullarında ev ziyaretleri gerçekleştirilememesi nedeniyle, müracaatçının beyan, bilgi ve tasviri esas alınarak raporlama yapılması sonucu sunulduğu, 22.3. Evde bakım hizmetinin sona ermesi ile birlikte annenin 03/02/2022 tarihli dilekçesi ile yeni bir durum değişikliği beyan etmeden dosyasının yeniden güncellenmesini talep ettiği; müracaatçının bu talebi de karşılanarak farklı bir heyete havale edilerek dosyanın güncellendiği; bu işlem sonrasında da 23/02/2022 tarihli tutanakla 1 Nolu Heyetin kararına uyumlu bir karara imza atıldığı; hatta, Kurumumuzun önerileri doğrultusunda 13/06/2022 tarihinde Akçaabat Sosyal Hizmet Merkezine bağlı BHDH’nin hakem heyet sıfatı ile dosyayı incelediği; dolayısıyla, Trabzon İl Müdürlüğü nezdinde ilgili Kuruluş dışında konuya hakim bir başka Heyetin Hakem Heyet olarak görevlendirilmiş olduğu; ancak bu Heyette verilen kararın 27/12/2021 tarihinde 1 Nolu BHDK tarafından verilen Karar’dan farklı olmadığı, dolayısıyla çocuğun ağır engelli olduğu; ancak bakıma ihtiyacı olan engelli birey olmadığı
tespit edildiğinden evde bakım hizmet modelinden mevcut aşamada yararlanamadığı anlaşılmaktadır.
23. Sonuç olarak, yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamalar çerçevesinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; özel gereksinimli çocuk adına yeniden evde bakım ücreti bağlanması amacıyla farklı tarihlerde yapılan talep ve itirazların önce aynı kuruluşun farklı bakım hizmetleri değerlendirme heyetleri tarafından; akabinde Trabzon İl Müdürlüğü nezdinde ilgili Kuruluş dışında konuya hakim bir başka Heyetin hakem heyet olarak görevlendirilmesi sonucu, mahallinde yapılan incelemelerle çocuğun ağır engelli olduğu; ancak bakıma ihtiyacı olan engelli birey olmadığı tespit edildiğinden evde bakım hizmet modelinden mevcut durum ve koşullar altında yararlanamayacağı; dolayısıyla başvuruya konu talebin reddedilmesi işlemlerinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurucuya tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU ile AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi