| ÖZET: Başvuran, engelli evde bakım aylığı talep etmiş, ancak idare tarafından yapılan incelemede başvuranın “tam bağımlı” engelli olmadığı tespit edilmiştir. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca, evde bakım aylığı için ağır engelli olma şartı aranmaktadır. Başvuranın sağlık raporları, kısmi bağımlı olduğunu göstermekte ve bu nedenle evde bakım aylığına hak kazanamamaktadır. Ayrıca, hane içindeki gelir durumu da muhtaçlık kriterlerini karşılamamaktadır. İdare, başvuranın durumunu değerlendirerek evde bakım ücretinin kesilmesine karar vermiştir. Bu durum, hukuka uygun bulunmuş ve başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/1235-S.23.2082
BAŞVURU NO : 2022/15522
KARAR TARİHİ : 27/01/2023
RET KARARI
İSTANBUL AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın engelli evde bakım aylığı talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 24/10/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde tarafından yapılan başvuruda başvuran özetle, 4 yıldır engelli evde bakım aylığı aldığını, 2022 yılı Mayıs ayında maaşının kesildiğini, engelli raporunun güncellenmesinin istendiğini, 2008 yılında %71 oranlı ve ağır engelli raporunun 2022 yılında % 87 oranlı ancak ağır engelli ibareli olmadığından aylığının kesildiğini, evli olup 3 çocuğu bulunduğunu ve kirada oturduğunu ifade ederek engelli evde bakım aylığı almayı Kurumumuzdan talep etmektedir.
1.1. Şikâyet dosyasına konulan ek evraklardan ise; Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesinden alınan 16/05/2022 tarihli, %84 engel oranlı ve kısmi bağımlı bağımlılık değerlendirmesine sahip Erişkinler İçin
Engellilik Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu, başvuranın itirazı üzerine Taksim Eğitim ve Araştırma
Hastanesinden alınan %87 engel oranlı ve 23/06/2022 tarihli kısmi bağımlı bağımlılık değerlendirmesine sahip Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu bulunduğu tespit edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge talebine yönelik İstanbul Valiliği Aile ve Sosyal Hizmetler İl
Müdürlüğünden alınan 07/12/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde; 2.1. 2828 sayılı Sosyal Hizmet Kanunu Ek Madde 7’ye göre evde bakım ücreti ödendiği, 30/07/2006 tarih ve 26244 sayılı Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin
Yönetmelik’in 4. Madde’sinin c bendine istinaden engellinin ağır engelli olduğunun belgelendirmesinin istendiği, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in, 8. Madde’sinin, f bendine göre “tam bağımlı engelli birey” ifadesinin, ilgili mevzuatın uygulanması açısından ağır engellilik durumunu ifade ettiği, Başvurucuya bağlanan evde bakım ücretinin bu mevzuat hükümleri uyarınca kesildiği,
2.2. Başvuranın Taksim Eğitim Araştırma Hastanesinden aldığı 05/08/2008 tarih ve sayılı Engelli
Sağlık Kurulu Raporu ağır engelli “evet” ibaresi sebebiyle başvurana evde bakım ücreti bağlandığı, 2.3. Başvuranın Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı 05/02/2010 tarih ve sayılı
Engelli Sağlık Kurulu Raporu ağır engelli “hayır” ibaresi bulunduğu, 2.4. Rapor alındığı tarihte (05/02/2010) sistemsel olarak Müdürlüklerinin rapordan haberdar olma durumu olmadığı için rapor üzerinden ücret ödenmeye devam edildiği, 2.5. Bakıcı engelli rapor tanısı ağır engelli olmayan raporu Müdürlüklerine bildirmeyerek evde bakım ücreti almaya uygun olmayan rapor ile ücret almaya devam ettiği, 2.6. Sağlık Bakanlığı raporlarının işlendiği sistemin Bakanlıkları ile entegre olması üzerine Müdürlüklerine teslim edilmeyen raporun heyetlerince yapılan sorguda tespiti üzerine engelli bakım hizmeti verdiği için bakıcı ödenen evde bakım ücreti durdurularak yeni rapor istendiği, 2.7. Başvuranın Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesinden aldığı 16/05/2022 tarih ve sayılı rapor “kısmi bağımlı” olduğundan diğer bir ifade ile engelliye ait rapor ağır engelli (tam bağımlı) olmadığı için işlem yapılamadığı, 2.8. Başvuranın Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı 23/06/2022 tarih ve sayılı rapor “kısmi bağımlı” olduğundan diğer bir ifade ile engelliye ait rapor ağır engelli (tam bağımlı) olmadığı için işlem yapılamadığı, 2.9. Başvuranın Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı 17/08/2022 tarih ve sayılı rapor “kısmi bağımlı” olduğundan diğer bir ifade ile engelliye ait rapor ağır engelli (tam bağımlı) olmadığı için işlem yapılamadığı, 2.10. İlerleyen süreçte Yasa ve Yönetmeliğe uygun olarak engelli ağır engelli durumunun
Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile belgelendirmesi durumunda evde bakım ücreti için müracaat edilebileceği, 2.11. Beyoğlu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’nın …/11/2022 tarihli ve sayılı yazısında, “Kurumunuza intikal eden şikâyete ilişkin; hakkında yapılan inceleme sonucu hane üç kişi oldukları kızı aylık brüt 7905,00 TL kendisi brüt 8.194,41 TL maaş aldıklarından; Vakıf Mütevelli Heyeti’nin 19/08/2022 tarih 38 sayılı kararıyla 3294
Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun muhtaçlık kriterlerini taşımadığından yardım başvurusu uygun görülmemiştir. 2022 Sayılı Kanun kapsamında almış olduğu engelli aylığı ise; 11/05/2017 tarihinde (4 Zorunlu Sigortalar türündeki sağlık güvence kaydı nedeniyle zamanlanmış görev tarafından 11/05/2017 tarihinde durdurulmuştur) aktif SSK 11 olduğundan kullanmakta olduğumuz
Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi tarafından iptal edilmiştir.”
Açıklamalarına yer verilmiştir
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi
korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir…
yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 3.4. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 3.5. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 3.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.7. 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 4. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 4.2. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a)
Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 4.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; /
c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; … taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme ‘de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder.
3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir….”, 4.4. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar; 4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 4.5. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dâhil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır…” 4.6. “Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında “Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak…”, 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 5.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli: fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın (j) bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 6.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.
b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.
c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.…” d) Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.
e) Engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesi esastır.
f) Engellilere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.
g) Engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır.
h) Engeli olan kadın ve kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmaları önlenerek hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanması esastır.
i) Engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esastır.
j) Engellilere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınır.”, 6.4. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 7. 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”,
7.2. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”, 7.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin (c) bendinde “Engelli, doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle normal yaşamın gereklerine uymama durumunda olup; korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyacı olan kişiyi, 7.4. (d) bendinde; “Bakıma İhtiyacı Olan Engelli; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi… ifade eder”, 7.5. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 7.6. Ek 7 nci maddesinde; “Ek: 1/7/2005-5378/30 md.; Değişik: 6/2/2014-6518/21 md.) Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır. (Ek cümle:21/2/20197166/1 md.) Bu fıkranın uygulanmasında, 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi uyarınca Ramazan ve
Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyeleri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasına dâhil edilmez. Bakıma ihtiyacı olan engellilere özel bakım merkezlerinde sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak belirlenecek kişi başına aylık bakım ücreti tutarı, (20.000)
gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutardan fazla olamaz. Bakıma ihtiyacı olan engellinin evde bakımına destek için ise (10.000) gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar aylık sosyal yardım yapılır. Bakıma ihtiyacı olan engellilere sunulacak bakım hizmet modeline ve kapsamına, bakım hizmetinden yararlanabileceklerin başvuru şekline, bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişiler tarafından açılacak kuruluşlara açılış izni verilmesine, çalışmasına, denetimine, ücretlendirilmesine, idari para cezalarının ve kapatılma işlemlerinin uygulanmasına, özel bakım merkezlerine bakım hizmeti karşılığı yapılacak ödemelere ve bakım hizmeti veren resmî kurumlara yapılacak yardımlara ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak
Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımına destek için yapılacak sosyal yardımlara ilişkin iş ve işlemler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca gerçekleştirilir. Bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımına destek için yapılacak sosyal yardımın başvuru şekline, değerlendirilmesine, ödenmesine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Sağlık
Bakanlığının görüşü alınarak Maliye Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Birinci fıkra kapsamındaki bakıma ihtiyacı olan engellilere sunulacak bakım hizmetinin karşılığı olarak özel bakım merkezlerine ödenecek bakım ücreti, evde bakımına destek için yapılacak sosyal yardım ile bakım hizmeti veren resmî kurumlara yapılacak yardımlar Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Bakıma ihtiyacı olan engellilere, ücretleri Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığı bütçesinden karşılanmak suretiyle sağlanacak bakım hizmetleri, 4/1/2002 tarihli ve
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın temin edilir. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Birinci fıkra ile belirlenen hane halkı gelir ölçütünü aşan gelir değişikliğinin tespiti hâlinde bu madde kapsamında yapılan ödemeler durdurulur ve değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte genel hükümlere göre takip ve tahsil edilir.
8. 30.07.2006 tarihli ve 26244 sayılı Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti
Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”, 8.2. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma muhtaç engellileri, bu engellilere verilecek bakım hizmetlerini, hizmetlerin ücretlendirilmesini ve ücretlerin ödenmesini kapsar.”, 8.3. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 7 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.”
8.4. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Bakıma Muhtaç Engelli:
Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, engellilik sınıflandırmasına göre ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenleri,”, 8.5. “İnceleme ve tespit” başlıklı 7nci maddesinde; “(1) Bakıma muhtaç engellilerin incelenmesi il/ilçe müdürlüklerinin sorumluluğundadır.
(2) İl/ilçe müdürlüğüne bildirimi yapılan ve bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen belgeleri tamamlanan engelli ve ailesi hakkında, bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, engelliyi ve ailesini ikametgâhında, ikametgâh adresinde yaşamıyorlar ise fiilen yaşadıkları yerde ziyaret ederek, bakım raporunu hazırlar. Ayrıca, terk edilmiş ve kimsesiz engellilerin bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen belgeleri tamamlayamaması durumunda, İl Müdürlüğünce belgelerin tamamlanması için yardım sağlanır.
(4) Bakım raporunda engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz olarak değerlendirilmesi halinde; a) İl müdürlüğünce, engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz değerlendirildiği, engelliye veya yasal temsilcisine 30 gün içinde yazılı olarak bildirilir.
b) Engelli veya yasal temsilcisi tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bakım raporuna itiraz edebilir.
c) İtiraz talebi il müdürlüğünce değerlendirilir, gerek görülmesi hâlinde yeniden bakım raporu hazırlanması için farklı personelden oluşan bakım hizmetleri değerlendirme heyeti görevlendirilerek işlem yapılır. Yapılacak itirazlarda ikinci Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyetinin verdiği karar nihai karardır. İtiraz konusu sağlık kurulu raporu kaynaklı ise il müdürlüğü durumu il sağlık müdürlüğüne bildirerek 16/7/2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması
ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesine göre işlem yapılmasını ister. İl müdürlüğü yeni sağlık kurulu raporu doğrultusunda gerekli işlemi yapar.
(5) Bakıma muhtaç engelli veya yasal temsilcisi, bakmakla yükümlü birey sayısındaki ve engellinin ve bireylerin gelirlerindeki değişikliği bir ay içinde il müdürlüğüne bildirmek zorundadır.
(6) Geliri hakkında yalan veya yanlış beyanda bulunan veya sahte belge veren veya gelirini saklayan kişi ile geliri hakkındaki değişikliği süresinde bildirmeyenler hakkında gerekli yasal işlem yapılır.”, 8.6. “Bakım hizmetlerinin kapsamı” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Bakım hizmetleri, bakıma muhtaç engellinin bakımına yönelik olarak kişisel bakım hizmetlerini ve psiko-sosyal destek hizmetlerini kapsar.”, 8.7. “Değerlendirme heyetinin oluşturulması, çalışma usul ve esasları” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(7) Bakım raporunun hazırlanmasında engellinin ve ailesinin görüş ve talepleri de dikkate alınır.
(8) Akrabaları tarafından bakımı sağlanan engellinin bireysel bakım planı bakım hizmetleri değerlendirme heyeti tarafından hazırlanır.
(11) Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, bakıma muhtaç engellilere verilen bakım hizmetlerini takip eder, bakım merkezlerine ve kişilere rehberlik eder, il müdürlüğünün görevlendirmesi hâlinde kontrol hizmetlerini yürütür.
(12) Bakım hizmetinin bakıma muhtaç engellinin akrabaları tarafından verilmesi hâlinde, bakım hizmetleri değerlendirme heyetinde görevli bir veya bu heyette görevlendirilebilecek başka personel, yılda en az bir kez veya ihtiyaç duyulduğu zaman bakım hizmetini verecek kişiye, bakım hizmetinin verilmesinde uygulanacak usul ve esaslar dâhilinde rehberlik eder ve bakım hizmetinin bireysel bakım planı doğrultusunda verilip verilmediğini inceler, bakmakla yükümlü olduğu birey sayısında değişiklik olup olmadığını gözlemler ve gelirlerinde değişiklik olup olmadığı hakkında bilgi alır. Tespitlerine, gözlemlerine ve aldığı bilgilere ilişkin rapor hazırlayarak il müdürlüğüne bildirir. İl müdürlüğü rapora göre işlem yapar.
(13) Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, merkezlerde verilen hizmetin uygunluğu konusunda yılda en az bir kez veya ihtiyaç duyulduğu zaman inceleme yapar, inceleme raporu hazırlar ve karar için il müdürlüğüne sunar.
(14) İl müdürlüğü inceleme raporunun içeriğini dikkate alarak gerekli işlemi yapar.” 8.8. “Bakım hizmetlerinin verilmesi” başlıklı 11 inci maddesinde; “(1) Bakım hizmetleri aşağıdaki esaslara göre verilir. a) Bakım hizmetleri, bakım raporu doğrultusunda; Genel Müdürlüğe bağlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde, Genel Müdürlüğün izni ile açılan diğer resmî kurum veya kuruluşlara ait merkezlerde, gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine ait özel bakım merkezlerinde veya bakıma muhtaç engellinin ikametgâhında verilir.
(3) Bakım ücreti il müdürlüğünce ödenen ve ikametgâhında bakılan bakıma muhtaç engellinin ikametgâh adresinin değişmesi hâlinde, yeni ikametgâh adresinin bakımını üstlenen bakım merkezi veya akrabası tarafından en geç onbeş gün içinde il müdürlüğüne bildirilmesi zorunludur. Aksi takdirde sorumlular hakkında hukuki veya idari işlem yapılır.
(5) Bakıma muhtaç engelliye akrabanın bakım hizmeti vermesi hâlinde, bakıma muhtaç engelli ile akrabanın aynı adreste ikamet etmesi esastır. Ancak, bakıma muhtaç engelliye bakacak başka kişinin bulunamaması ve bakıma muhtaç engellinin veya yasal temsilcisinin özel veya resmi merkezlerde bakım hizmeti almayı istememesi hâlinde; bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin de bakım hizmetinin verilmesinde sorun veya yetersizlik olmayacağına kanaat getirmesi şartıyla, bakım hizmeti her gün rahatlıkla gelinip gidilebilecek yakınlıktaki farklı adresteki akraba tarafından da verilebilir. Bu durumda,
bakıma muhtaç engellinin yirmidört saat içindeki tüm bakım ihtiyacının giderilmesi ve fiilen en az sekiz saat bakıma muhtaç engelli ile birlikte olunması ve bakım raporunda sekiz saatten az olmamak üzere kaç saat birlikte olunacağının belirtilmesi gereklidir.”, 9. 1/7/1976 tarih ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanunun 9.1. 1 inci maddesinde; “(Değişik: 14/4/2016-6704/1 md.) (1) Sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar, nafaka bağlanmış veya nafaka bağlanması mümkün olanlar veya 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu hükümlerine göre harçlık ödenenler hariç olmak kaydıyla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilen 65 yaşını doldurmuş Türk vatandaşlarına, muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.387) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda aylık bağlanır.(2) Birinci fıkra kapsamına girenlerden, her ne nam altında olursa olsun kendisine ve eşine ait her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgari ücretin aylık net tutarının 1/3’ünden fazla olanlar ile aynı tutardan fazla gelir sağlaması mümkün olan kimseler muhtaç kabul edilemez ve kendilerine aylık bağlanamaz. 65 yaşın tespitinde, doğum tarihlerinde yapılmış düzeltmeler nazara alınmaz.” 9.2. 2nci maddesinde; “(Değişik: 12/7/2013-6495/73 md.) 65 yaşını doldurmamış olmasının yanı sıra; a) Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek şekilde engelli olduklarını ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşı engellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, b) İlgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile engelli olduklarını kanıtlayan, 18 yaşını dolduran ve talebine rağmen Türkiye İş Kurumu tarafından işe yerleştirilememiş olan Türk vatandaşlarından; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (3.240) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda, aylık bağlanır.” 10. 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun Amaç başlıklı 1inci maddesinde; “(Değişik: 16/6/1989-3582/1 md.) Bu Kanunun amacı; fakru zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan vatandaşlar ile gerektiğinde her ne suretle olursa olsun Türkiye’ye kabul edilmiş veya gelmiş olan kişilere yardım etmek, sosyal adaleti pekiştirici tedbirler alarak gelir dağılımının adilane bir şekilde tevzi edilmesini sağlamak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etmektir.” 10.1. Kapsam başlıklı 2nci maddesinde; “Fakrü zaruret içinde ve muhtaç durumda bulunan kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan vatandaşlar ile geçici olarak küçük bir yardım veya eğitim ve öğretim imkanı sağlanması halinde topluma
faydalı hale getirilecek, üretken duruma geçirilebilecek kişiler bu Kanun kapsamı içindedir. (Ek fıkra:
30/5/1997-KHK-572/17 md.; Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/77 md.) Ancak, 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılan genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 5510 sayılı Kanun gereği ödedikleri katılım payları bu Kanun kapsamındadır. Ancak yıl içinde ödenen tutarlar, takip eden yılda Hazine tarafından
Fona geri ödenir. (Ek fıkra: 4/7/2012-6353/17 md.) Ayrıca, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulu sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmakla veya bu kuruluşlarca aylık veya gelir bağlanmış olmakla birlikte, Fon Kurulunca belirlenecek ölçütlere göre; hane içindeki kişi başına düşen geliri, onaltı yaşından büyükler için belirlenen aylık net asgari ücretin 1/3’ünden az olan kişilerden fakir ve muhtaç durumda bulunanlar da bu Kanun kapsamındadır. (Ek fıkra: 4/7/2012-6353/17 md.) Her türlü acil durum ve afetten zarar görenler ve şehit yakınları ile gaziler ise, Fon Kurulu ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca belirlenecek kriter ve süreler çerçevesinde bu Kanun ile sağlanacak haklardan yararlandırılır.” 11. 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik
Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in 11.1. Amaç başlıklı 1inci maddesinde; (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu
Raporu ile Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve bu raporu verebilecek yetkili sağlık kurum ve kuruluşlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek; engellilerle ilgili derecelendirmelere, sınıflandırmalara ve tanımlamalara gereksinim duyulan alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamaktır.” 11.2. Tanımlar başlıklı 4üncü maddesinde; “b) Engelli birey: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, c) Engellilik durumu: Bireyin doku, organ ve/veya fonksiyon ve psikiyatri tanısı ve buna bağlı muhakeme yeteneği kaybından kaynaklı engelliliğini uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları, ç) Engellilik durum değerlendirmesi: Engelliliğin tespiti amacı ile hastalık şiddeti, organ veya fonksiyon kaybını içeren değerlendirmeyi, d) Engellilik Sağlık Kurulu: İkinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarında, erişkinlerin engellilik tespiti ile terör, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirimine yönelik başvuruları değerlendirerek karar vermeye yetkilendirilmiş ve Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen kurulu, ğ) Kısmi bağımlı engelli birey: Doku, organ ve/veya fonksiyon kaybı ve/veya psikiyatri tanısına bağlı olarak muhakeme yeteneği değerlendirilmesi gereken fonksiyonel bağımsızlık ölçeklerine göre günlük yaşam aktivitelerini yardım alarak gerçekleştirebileceğine karar verilen bireyi, m)
Tam bağımlı engelli birey: Engel durumuna göre engel oranı %50 ve üzeri olduğu tespit edilenlerden doku, organ ve/veya fonksiyon kaybı ve/veya psikiyatri tanısı bağlantılı olarak muhakeme yeteneği değerlendirilmesine göre günlük yaşam aktivitelerini yardım almasına rağmen kendi başına gerçekleştiremediğine karar verilen bireyi, ifade eder.” 11.3. Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunun düzenleme usulü başlıklı 8inci maddesinde; “(1) Engelli sağlık kurulu raporu düzenlenmesi için; a) Birey veya vasisi, başvuru dilekçesi ile rapor vermeye yetkili olan sağlık kuruluşuna başvurur. Değerlendirme için bireyin ve/veya vasisinin sağlık beyanına uygun olarak ilgili poliklinikler belirlenerek süreç başlatılır. b) Muayene formuna, poliklinik muayene tarihi ve kayıt numarası yazılır. c) Engele ilişkin klinik bulgular, ICD kodları, radyolojik tetkikler, laboratuvar bilgileri, tanı, doku, organ ve/veya fonksiyon kaybı ile engel oranı, Ek-2’de yer alan muayene formuna uygun yazılır, imzalanır ve kaşelenir. ç) Raporun başvuru yapılan sağlık kuruluşunca düzenlenmesi esastır. Sağlık kuruluşunda rapor düzenleyecek ilgili branş hekiminin bulunmaması veya gerekli tetkiklerin yapılamaması hâllerinde ilgili hekim tarafından konsültasyon formu ile birlikte en yakın sağlık kuruluşundan konsültasyon ve tetkik hizmetleri alınarak muayene formu tamamlanır. Tamamlanan muayene formları kurula sevk edilir. d) Kurul, birey bizzat görerek bireyin engellilik durumunu bu
Yönetmelikte belirtilen esaslara göre belirler. e) Raporun ilgili kısmına bireyin engel grubu belirtilir.
Birden fazla engel grubu işaretlenebilir, bu kısım boş bırakılmaz. f) Raporda yer alan bağımlılık değerlendirmesi alanına “evet” ya da “hayır” ifadesi yazılarak bireyin durumu belirtilir ve bu alan hiç
bir suretle boş bırakılamaz. Bu Yönetmelikte geçen “tam bağımlı engelli birey” ifadesi, ilgili mevzuatın uygulanması açısından ağır engellilik durumunu ifade eder.”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran özetle, engelli evde bakım aylığı almayı talep etmektedir.
14. Bilindiği üzere 2022 sayılı Kanun kapsamındaki engelli aylıklarına ilişkin iş ve işlemler 01.07.1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat gereği Sosyal Yardımlaşma Dayanışma (SYD) Vakıfları tarafından yerine getirilirken, evde bakım aylığına ilişkin iş ve işlemler 2828 sayılı Kanun kapsamında yürütülmektedir.
15. İdare tarafından gönderilen cevabi yazıdan özetle, Sosyal Hizmet Kanunu Ek Madde 7, Bakıma Muhtaç
Özürlülerin Tesbiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik’in 4. Maddesinin c bendi ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in, 8. Maddesinin, f bendi uyarınca başvuranın evde bakım ücretinin kesildiği anlaşılmaktadır.
16. İdare tarafından gönderilen ek evrakların tetkiki neticesinde; başvuranın 12/08/2008 tarihli Engelli
Sağlık Kurulu Raporuna istinaden 2009 yılından 2022 yılına dek (05/02/2010 tarih ve 1121 sayılı Engelli
Sağlık Kurulu Raporuna göre ağır engelli olmamasına rağmen) 13 yıl boyunca engelli evde bakım aylığı hizmetinden faydalandırıldığı, diğer bir ifade ile mevzuattaki şartları taşımamasına karşın 12 yıl fazladan evde bakım aylığı aldığı tespit edilmiştir.
16.1. 404 rapor numaralı Bakım Raporu Formuna göre; 16/04/2009 tarihinde “bakım ücretinin bağlanmasının uygun olacağı kanaatine varıldığı” ve başvurana 17/04/2009 tarihinde Ziraat Bankasından hesap açılarak evde bakım aylığının yatırıldığı, 07/02/2017 tarihli Engelli Evde Bakım Hizmetleri Denetim ve Rehberlik Raporu Formunda “Bakım hizmeti usulüne uygun olarak verilmektedir” ibaresinin bulunduğu, 02/06/2017 tarihli Engelli Evde Bakım Hizmetleri Denetim ve Rehberlik Raporu Formunda
“Bakım hizmeti usulüne uygun olarak verilmektedir” ibaresinin bulunduğu, 26/10/2018 tarihli Engelli Evde
Bakım Hizmetleri Denetim ve Rehberlik Raporu Formunda “Bakım hizmeti usulüne uygun olarak verilmektedir” ibaresinin bulunduğu, 28/02/2022 tarihli Engelli Evde Bakım Hizmetleri Denetim ve
Rehberlik Raporu Formunda “Müdürlüğümüze evde bakım hizmetinden yararlanmakta iken Yönetim
Bilişim Sistemi üzerinden rapor uyuşmazlığı uyarısıyla tespit edilen ve Ulusal Engelli Veri
Bankasından yapılan sorgulamada engelli aldığı son tarihli engelli sağlık kurulu raporunun AĞIR ENGEL HAYIR olması nedeniyle sağlanan engelli evde bakım maaşının
01.03.2022 tarihi itibariyle durdurularak yeni bir rapor istenmesinin uygun olacağı kanaatine
varılmıştır.” ibaresinin bulunduğu tespit edilmiştir.
17. Diğer yandan, Beyoğlu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı’ndan alınan yazıda; yapılan inceleme sonucu hanede üç kişi bulunduğu, kızı aylık brüt 7905,00 TL kendisinin brüt 8.194,41 TL maaş aldığı; Vakıf Mütevelli Heyeti’nin 19/08/2022 tarih sayılı kararıyla 3294 Sayılı
/
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun muhtaçlık kriterlerini taşımadığından yardım başvurusunun uygun görülmediği, 17.1. 2022 Sayılı Kanun kapsamında almış olduğu engelli aylığının ise; 11/05/2017 tarihinde 4 Zorunlu
Sigortalar türündeki sağlık güvence kaydı nedeniyle zamanlanmış görev tarafından 11/05/2017 tarihinde durdurularak aktif SSK 11 olduğundan kullanmakta oldukları Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi
Sistemi tarafından iptal edildiği tespit edilmiştir.
18. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de
“belirlilik”tir. Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
19. Öte yandan; çeşitli toplum kesimleri gibi, “engellilere” yönelik uluslararası metinler de her geçen gün artmakta olup, bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler olup, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normlarıdır. 10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletlerce kabul edilen İnsan Hakları
Evrensel Bildirgesi ile başlayan süreç, toplumun diğer kesimlerine olduğu gibi engellilere yönelik uluslararası metinlerin de ateşleyicisi olmuş, bu doğrultuda Birleşmiş Milletlerce 1975 yılında kabul edilen
“Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ile yine Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında kabul edilen
“Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metni o dönemde hukuki bağlayıcılığı olmamakla birlikte en kapsamlı ve önemli yazılı belgeler olmuşlardır.
20. Buna karşılık, 13 Aralık 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve imzaya açıldığı 30 Mart 2007 günü, aralarında ülkemizin de bulunduğu 81 ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ilk sözleşme olması nedeniyle büyük öneme sahiptir. 50 maddeden ve 1 İhtiyari Ek Protokolden oluşan
Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, “Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ve “Sakatlar İçin
Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metninin uyumlu bir sentezi niteliğinde olup, yeni haklar getirmemekle birlikte, bu güne kadar çeşitli metinlerde ifadesini bulmuş olan haklar, bu Sözleşme içerisinde derlenip kapsamlı ve bütünlüklü bir duruma getirilmiştir. Sözleşme içerisinde engellilerin ekonomik, kültürel, politik vb. konulardaki hakları ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Engellilerin aile yaşamından, kent yaşamından, istihdamından sosyal güvenliğine, çocuk, kadın ve yaşlı engellilerin durumundan ayrımcılığa, hemen her konudaki temel engelli hakları güvence altına alınarak bu konuda devletlere görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Bu kapsamda T.C. Anayasasının 5, 10 ve 61. maddeleri ile
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, 2022 sayılı Kanun, 6328
sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” güvence altına alınacak şekilde düzenlemeler yapılmıştır.
21. Başvuru ile ilgili olarak; öncelikle engelli bir bireyin hangi mevzuat hükümleri doğrultusunda engelli aylığından faydalanabileceği ile somut olayın özelliklerine göre başvurucunun ilgili 2022 ve 2828 sayılı
Kanun hükümleri doğrultusunda bu engelli aylığından yararlanıp yararlanamayacağı hususlarının dayanaklarıyla ortaya konulması büyük önem arz etmektedir.
22. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu Bakımından yapılan değerlendirmede; Kanun’un 2 nci maddesinde sosyal hizmetlerin kimleri kapsayacağı ile aynı Kanunun 26 ncı maddesinde “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne ve anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının
Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 7 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu Yönetmelik ile bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı bir şekilde hüküm altına alınmıştır.
22.1. İdareden alınan bilgi ve belgelerden özetle; başvuranın “tam bağımlı” engelli olmaması sebebiyle evde bakım aylığının kesildiği ve 2828 sayılı Kanun’un Ek 7nci maddesinde belirtildiği şekilde Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olmadığından evde bakımına destek verilmesi başvurusunun uygun görülmeyerek adı geçene konu hakkında bilgilendirme yapıldığı belirtilmektedir.
23. 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkındaki Kanun Bakımından yapılan değerlendirmede; Kanun’un 2nci maddesinde;
65 yaşını doldurmamış olmasının yanı sıra; a) Başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek
şekilde engelli olduklarını ilgili mevzuatı çerçevesinde alınacak sağlık kurulu raporu ile kanıtlayan, 18 yaşını dolduran Türk vatandaşı engellilerden; sosyal güvenlik kuruluşlarının herhangi birisinden her ne nam altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlananlar ile uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışanlar veya nafaka bağlanmış ya da nafaka bağlanması mümkün olanlar hariç olmak üzere, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından muhtaç olduğuna karar verilenlere muhtaçlık hâli devam ettiği müddetçe (4.860) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından bulunacak tutarda …aylık bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
23.1. İdareden alınan bilgi ve belgelerden ise; 30/11/1974 doğumlu (49 yaşında) olan başvuranın 2022
Sayılı Kanun kapsamında almış olduğu engelli aylığının ise; 11/05/2017 tarihinde 4 Zorunlu Sigortalar türündeki sağlık güvence kaydı nedeniyle zamanlanmış görev tarafından 11/05/2017 tarihinde durdurularak aktif SSK 11 olduğundan kullanmakta oldukları Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi tarafından iptal edildiği belirtilmektedir.
24. İlgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan hane ziyaretleri ve sonrasında düzenlenen raporlar birlikte değerlendirildiğinde; başvurucunun engelli evde bakım aylığı talebinin Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu
Şehir Hastanesinden aldığı 16/05/2022 tarihli, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı 23/06/2022 tarihli ve Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı 17/08/2022 tarihli üç raporun da “kısmi bağımlı” olduğu diğer bir ifade ile engelliye ait raporların ağır engelli (tam bağımlı)
olmadığı ile başvuranın 3294 Sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun muhtaçlık kriterlerini taşımadığı (bkz.10.1 numaralı paragraf) dikkate alındığında, ilgili idarenin başvurucunun evde bakım aylığı talebinin reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiş ve başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca daha önce benzer taleplerle ilgili olarak da
Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar (09.07.2020 tarihli ve 2020/3687 başvuru nolu Ret Kararı, 24.11.2020 tarihli ve 2020/67206 sayılı Ret Kararı, 04.01.2021 tarihli ve 2020/91021 başvuru nolu Ret Kararı, vb.) bulunmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir,
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
26. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve İSTANBUL VALİLİĞİ AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi