|
ÖZET: Başvuran, Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca aldığı evde bakım ücretinin kesildiğini ve itirazlarının reddedildiğini iddia ederek, aylığın yeniden bağlanmasını talep etmiştir. İlgili idare, yapılan denetimlerde beyan edilen gelir ile gözlemlenen gelir arasında fark olduğunu tespit etmiş ve bu nedenle evde bakım hizmetinin sonlandırılmasının uygun olduğunu belirtmiştir. Anayasa’nın belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin açık ve net olması gerektiği vurgulanmıştır.
Başvurunun reddedilmesine gerekçe olarak, farklı heyetlerce yapılan denetimlerde, başvurucunun engelli ile aynı hanede yaşayan kişilerin gelirlerinin gerçeği yansıtmadığı ve bu durumun evde bakım hizmetinin devamını engellediği ifade edilmiştir. Ayrıca, başvurucunun imzaladığı Engelli Evde Bakım Taahhüt Sözleşmesi’nde belirtilen yükümlülükleri ihlal ettiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvurucunun engelli evde bakım ücretinin yeniden bağlanması talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/7633-S.21.12209
BAŞVURU NO : 2020/102169
KARAR TARİHİ : 18/05/2021
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : DÜZCE AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ
Engelli evde bakım ücretinin yeniden bağlanması talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 07/12/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve
Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddeleri gereğince bakıcısı olduğu engelli için aldığı evde bakım ücretinin kesildiğini, yaptığı itirazların “beyan edilen gelir ile gözlemlenen gelir arasında fark olduğu” gerekçesiyle reddedildiğini, ancak ilgili kurum tarafından verilen kararların usulsüz olduğunu iddia edilmiş olup, bahse konu aylığın yeniden bağlanması için gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Somut başvuru hakkında Düzce Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ile iletişime geçilerek konu ile ilgili tüm bilgi ve belgeler temin edilmiş olup, Düzce Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün
22.01.2021 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde;
2.1. Bakıcı ’in, evde bakım hizmetinden yararlanmak üzere 02.03.2010 tarihinde
Müdürlüğe dilekçe ile başvurduğu, komisyon tarafından yerinde yapılan inceleme sonrasında evde bakım hizmetinden yararlanmasının uygun bulunduğu, 15.03.2010 tarihli ve sayılı onay ile 01.05.2010 tarihinden itibaren adı geçene evde bakım aylığının bağlandığı, 2.2. 20.10.2011 tarihinde yapılan denetimde, bakıcının adres değişikliğini kuruma bildirmemesi nedeniyle evde bakım hizmetinin 01.11.2011 tarihinde sonlandırıldığı, adres değişikliği beyanıyla verilen 14.11.2011 tarihli dilekçe üzerine 21.11.2011 tarihli ve sayılı karar ile evde bakım hizmetinin yeniden onaylandığı, 2012, 2014 ve 2017 yıllarında yapılan denetimlerde ise verilen hizmetin uygun bulunduğu ve bakım aylığının bakıcıya ödenmesine devam edildiği, /
2.3. 22.10.2019 tarihinde düzenlenen Engelli Evde Bakım Denetim ve Rehberlik Raporunda özetle;
14.10.2019 tarihinde engelli ’un yaşadığı adrese evde bakım denetimi için gidildiği, yapılan
incelemede engelli ile birlikte yaşayan ve 2014/7 sayılı Genelge kapsamında aynı hanede fiilen ikamet eden kişilerden belgelerle beyan ve tespit edilen aylık toplam gelirlerinin gerçeği yansıtmadığı, gelirin beyan edilen gelirden daha fazla olduğu kanaatine varıldığı, Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğünün 07.12.2018 sayılı ve sayılı yazısında yer alan “sahip olunan araçlar ile gayrimenkuller ile ilgili olarak beyanın esas alınabileceği, beyana ilişkin tereddüt hâsıl olması halinde heyet tarafından her türlü araştırma ve inceleme yapılabileceği, engellinin durumunun tespiti için temin edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda gelir hesaplamasının yapılması ve bu konuda bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin karar vermesinin uygun olacağı ile 2007/17 sayılı Genelgenin (e) maddesinde yer alan “…beyan edilen bilgi ve belgeler ile bakım hizmetleri değerlendirme heyetince yapılan gözlemler ve edinilen bilgiler arasında farklılık görülmesi, farklı bilgi ve belgeye ulaşılması halinde engellinin evde bakım yardımından bu gerekçeyle yararlanmasının uygun olmadığına heyet tarafından karar verilebilecektir.” düzenlemeler gereğince evde bakım hizmetinin denetim tarihi itibariyle sonlandırılmasının uygun olacağına karar verildiği, 2.4. Düzce SHM Müdürlüğünün 05.11.2019 tarihli ve sayılı yazısı ile bakıcı evde bakım hizmetinin sonlandırıldığının tebliğ edildiği, adı geçenin Müdürlüğe verdiği dilekçe üzerine
30.01.2020 tarihinde engelli yaşadığı adrese denetim için gidildiği, komisyon tarafından
anılan Genelge maddeleri gereğince başvurucunun evde bakım hizmeti kapsamında değerlendirilmesinin uygun olmadığına karar verildiği, 2.5. ’in 30.09.2020 tarihli ikinci dilekçesi üzerine 20.10.2020 tarihinde farklı bir komisyon tarafından engellinin yaşadığı adrese denetim için gidildiği, 30.10.2020 tarihinde düzenlenen Engelli Evde
Bakım Denetim ve Rehberlik Raporunda ise özetle; aynı gerekçelerle ve ilgili Yönetmeliğin 7/4-c maddesinde yer alan “İtiraz talebi il müdürlüğünce değerlendirilir, gerek görülmesi hâlinde yeniden bakım raporu hazırlanması için farklı personelden oluşan bakım hizmetleri değerlendirme heyeti görevlendirilerek işlem yapılır. Yapılacak itirazlarda ikinci Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyetinin verdiği karar nihai karardır.” düzenleme gereğince ikinci komisyon tarafından da dosyanın reddedilmesine karar verildiği, 2.6. SOYBİS kişi yardım tablosunda ailenin engelli adına “ model Renault 1.5 DCİ
EDC” marka araç satın aldığı, Bakanlığın yayınlamış olduğu 2020 yılı Ekim ayı kasko değerleri listesinde söz konusu aracın 262.096.000 TL. değerinde olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak; adı geçen müracaatçının başvurusunun evde bakım hizmeti kapsamına uygun olmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini,
sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 3.3. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 4.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 4.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 5.2. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”, 5.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin (d) bendinde; “Bakıma İhtiyacı Olan Engelli; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi… ifade eder”, 5.4. Ek 7 nci maddesinde; “Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasında, 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi uyarınca Ramazan ve
Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyeleri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasına dâhil edilmez.…”, /
5.5. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 6. Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin
Yönetmeliğin; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”, 6.2. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma muhtaç engellileri, bu engellilere verilecek bakım hizmetlerini, hizmetlerin ücretlendirilmesini ve ücretlerin ödenmesini kapsar.”, 6.3. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 7 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.”
6.4. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Bakıma Muhtaç Engelli:
Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, engellilik sınıflandırmasına göre ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenleri,”, 6.5. “İnceleme ve tespit” başlıklı 7nci maddesinde; “…(4) Bakım raporunda engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz olarak değerlendirilmesi halinde; a) İl müdürlüğünce, engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz değerlendirildiği, engelliye veya yasal temsilcisine 30 gün içinde yazılı olarak bildirilir.
b) Engelli veya yasal temsilcisi tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bakım raporuna itiraz edebilir.
c) İtiraz talebi il müdürlüğünce değerlendirilir, gerek görülmesi hâlinde yeniden bakım raporu hazırlanması için farklı personelden oluşan bakım hizmetleri değerlendirme heyeti görevlendirilerek işlem yapılır. Yapılacak itirazlarda ikinci Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyetinin verdiği karar nihai karardır. İtiraz konusu sağlık kurulu raporu kaynaklı ise il müdürlüğü durumu il sağlık müdürlüğüne bildirerek 16/7/2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesine göre işlem yapılmasını ister. İl müdürlüğü yeni sağlık kurulu raporu doğrultusunda gerekli işlemi yapar.
(5) Bakıma muhtaç engelli veya yasal temsilcisi, bakmakla yükümlü birey sayısındaki ve engellinin ve bireylerin gelirlerindeki değişikliği bir ay içinde il müdürlüğüne bildirmek zorundadır.
(6) Geliri hakkında yalan veya yanlış beyanda bulunan veya sahte belge veren veya gelirini saklayan kişi ile geliri hakkındaki değişikliği süresinde bildirmeyenler hakkında gerekli yasal işlem yapılır.”, /
6.6. “Değerlendirme heyetinin oluşturulması, çalışma usul ve esasları” başlıklı 10 uncu maddesinde; “…(12) Bakım hizmetinin bakıma muhtaç engellinin akrabaları tarafından verilmesi hâlinde, bakım hizmetleri değerlendirme heyetinde görevli bir veya bu heyette görevlendirilebilecek başka personel, yılda en az bir kez veya ihtiyaç duyulduğu zaman bakım hizmetini verecek kişiye, bakım hizmetinin verilmesinde uygulanacak usul ve esaslar dâhilinde rehberlik eder ve bakım hizmetinin bireysel bakım planı doğrultusunda verilip verilmediğini inceler, bakmakla yükümlü olduğu birey sayısında değişiklik olup olmadığını gözlemler ve gelirlerinde değişiklik olup olmadığı hakkında bilgi alır. Tespitlerine, gözlemlerine ve aldığı bilgilere ilişkin rapor hazırlayarak il müdürlüğüne bildirir. İl müdürlüğü rapora göre işlem yapar.
(13) Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, merkezlerde verilen hizmetin uygunluğu konusunda yılda en az bir kez veya ihtiyaç duyulduğu zaman inceleme yapar, inceleme raporu hazırlar ve karar için il müdürlüğüne sunar.
(14) İl müdürlüğü inceleme raporunun içeriğini dikkate alarak gerekli işlemi yapar.”, 7. 2014/07 sayılı Engellilerin Evde Bakımına Destek İçin Verilen Sosyal Yardımlar Hakkında
Genelgede; “….Bu kapsamda, bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımının desteklenmesi amacıyla yapılacak olan sosyal yardımlar ile ilgili olarak, başvuru alınması, muhtaçlığa ilişkin gelirin hesaplanması, bakım ihtiyacının belirlenmesine yönelik değerlendirmelerin yapılması, sosyal yardım bağlanması ve ödemelerin yapılması ile diğer konulara yönelik tüm iş ve işlemlerin; 01/07/2014 tarihine kadar, 30/07/2006 tarih ve 26244 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve
Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik” hükümleri doğrultusunda,…..Ayrıca, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının tespiti ve hesaplanmasında, tüm hane bireylerinin
Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (SOYBİS) sorgulamalarının kullanılması ve ödemelerini sistem dışında manuel olarak gerçekleştiren İl Müdürlüklerinin, Yönetim Bilgi Sistemi (YBS) kayıtlarını iki ay içerisinde tamamlayarak tüm iş ve işlemlerin YBS üzerinden yapılmaya başlanılması,… Sosyal Yardımlar Genel
Müdürlüğü tarafından yapılması hususlarında,…”, Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım
Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddeleri gereğince bakıcısı olduğu engelli için aldığı evde bakım ücretinin kesildiğini, yaptığı itirazların “beyan edilen gelir ile gözlemlenen gelir arasında fark olduğu” gerekçesiyle reddedildiğini, ancak ilgili kurum tarafından verilen kararların usulsüz olduğunu iddia edilmiş olup, bahse konu aylığın yeniden bağlanması için gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
10. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de
“belirlilik”tir. Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve 2005/5 Esas, 2008/93 Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel
olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir. Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
11. Öte yandan; çeşitli toplum kesimleri gibi, “engellilere” yönelik uluslararası metinler de her geçen gün artmakta olup, bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler olup, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normlarıdır. 10 Aralık 1948’de Birleşmiş Milletlerce kabul edilen İnsan Hakları
Evrensel Bildirgesi ile başlayan süreç, toplumun diğer kesimlerine olduğu gibi engellilere yönelik uluslararası metinlerin de ateşleyicisi olmuş, bu doğrultuda Birleşmiş Milletlerce 1975 yılında kabul edilen
“Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ile yine Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında kabul edilen
“Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metni o dönemde hukuki bağlayıcılığı olmamakla birlikte en kapsamlı ve önemli yazılı belgeler olmuşlardır.
12. Buna karşılık, 13 Aralık 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve imzaya açıldığı 30 Mart 2007 günü, aralarında ülkemizin de bulunduğu 81 ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ilk sözleşme olması nedeniyle büyük öneme sahiptir. 50 maddeden ve 1 İhtiyari Ek Protokolden oluşan
Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, “Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ve “Sakatlar İçin
Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metninin uyumlu bir sentezi niteliğinde olup, yeni haklar getirmemekle birlikte, bu güne kadar çeşitli metinlerde ifadesini bulmuş olan haklar, bu Sözleşme içerisinde derlenip kapsamlı ve bütünlüklü bir duruma getirilmiştir. Sözleşme içerisinde engellilerin ekonomik, kültürel, politik vb. konulardaki hakları ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir. Engellilerin aile yaşamından, kent yaşamından, istihdamından sosyal güvenliğine, çocuk, kadın ve yaşlı engellilerin durumundan ayrımcılığa, hemen her konudaki temel engelli hakları güvence altına alınarak bu konuda devletlere görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Bu kapsamda T.C. Anayasasının 5, 10 ve 61. maddeleri ile 2828 sayılı
Sosyal Hizmetler Kanunu, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, 2022 sayılı Kanun, 6328 sayılı Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” güvence altına alınacak şekilde düzenlemeler yapılmıştır.
13. Başvuru ile ilgili olarak; öncelikle engelli bir bireyin hangi mevzuat hükümleri doğrultusunda evde bakım ücretinden faydalanabileceği ile somut olayın özelliklerine göre başvurucunun ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda bu yardımdan yararlanıp yararlanamayacağı hususlarının dayanaklarıyla ortaya konulması büyük önem arz etmektedir.
14. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunun 2 nci maddesinde sosyal hizmetlerin kimleri kapsayacağı ile aynı Kanunun 26 ncı maddesinde “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne ve anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Bakıma Muhtaç Engellilerin
Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde; “Bu
Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek
7 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu Yönetmelik
ile bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı bir şekilde hüküm altına alınmıştır.
15. Somut başvuru hakkında Düzce Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ile iletişime geçilerek konu ile ilgili tüm bilgi ve belgeler temin edilmiş olup, Düzce Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün cevabi yazı ve eklerinde özetle; 15.1. Bakıcı evde bakım hizmetinden yararlanmak üzere 02.03.2010 tarihinde
Müdürlüğe dilekçe ile başvurduğu, komisyon tarafından yerinde yapılan inceleme sonrasında evde bakım hizmetinden yararlanması uygun bulunan bakıcıya 01.05.2010 tarihinden itibaren evde bakım aylığının bağlandığı, 20.10.2011 tarihinde yapılan denetimde, bakıcının adres değişikliğini kuruma bildirmemesi nedeniyle evde bakım hizmetinin 01.11.2011 tarihinde sonlandırıldığı, adres değişikliği beyanıyla verilen
14.11.2011 tarihli dilekçe üzerine 21.11.2011 tarihinde evde bakım hizmetinin yeniden onaylandığı, 2012,
2014 ve 2017 yıllarında yapılan denetimlerde ise verilen hizmetin uygun bulunması üzerine bakım aylığının
bakıcıya ödenmesine devam edildiği, 15.2. 14.10.2019 tarihinde engelli yaşadığı adrese sosyal inceleme amacıyla yapılan denetimde engelli ile birlikte yaşayan ve 2014/7 sayılı Genelge kapsamında aynı hanede fiilen ikamet eden kişilerden belgelerle beyan ve tespit edilen aylık toplam gelirlerinin gerçeği yansıtmadığı, gerçek gelirin beyan edilenden daha fazla olduğu kanaatine varıldığı, bu sebeple Sosyal Yardımlar Genel
Müdürlüğünün 07.12.2018 sayılı ve sayılı yazısında yer alan “sahip olunan araçlar ve gayrimenkuller ile ilgili olarak beyanın esas alınabileceği, beyana ilişkin tereddüt hâsıl olması halinde heyet tarafından her türlü araştırma ve inceleme yapılabileceği, engellinin durumunun tespiti için temin edilen bilgi ve belgeler doğrultusunda gelir hesaplamasının yapılması ve bu konuda bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin karar vermesinin uygun olacağı” ile 2007/17 sayılı Genelgenin (e) maddesinde yer alan “…beyan edilen bilgi ve belgeler ile bakım hizmetleri değerlendirme heyetince yapılan gözlemler ve edinilen bilgiler arasında farklılık görülmesi, farklı bilgi ve belgeye ulaşılması halinde engellinin evde bakım yardımından bu gerekçeyle yararlanmasının uygun olmadığına heyet tarafından karar verilebilecektir” şeklindeki düzenlemeler gereğince evde bakım hizmetinin denetim tarihi itibariyle sonlandırılmasının uygun olacağına karar verildiği ve Düzce SHM Müdürlüğünün 05.11.2019 tarihli yazısı ile adı geçen bakıcıya evde bakım hizmetinin sonlandırıldığına dair bilgi verildiği, 15.3. itiraz dilekçesi üzerine 30.01.2020 tarihinde engelli yaşadığı adrese denetim için gidildiği, komisyon tarafından ilgili mevzuat hükümleri gereğince başvurunun evde bakım hizmeti kapsamında değerlendirilmesinin uygun olmadığına karar verildiği, adı geçenin ikinci itirazı üzerine 20.10.2020 tarihinde farklı bir komisyon tarafından engellinin yaşadığı adrese denetim için tekrar gidildiği, aynı gerekçelerle ve ilgili Yönetmeliğin 7/4-c maddesinde yer alan “İtiraz talebi il müdürlüğünce değerlendirilir, gerek görülmesi hâlinde yeniden bakım raporu hazırlanması için farklı personelden oluşan bakım hizmetleri değerlendirme heyeti görevlendirilerek işlem yapılır. Yapılacak itirazlarda ikinci Bakım
Hizmetleri Değerlendirme Heyetinin verdiği karar nihai karardır” şeklindeki düzenleme gereğince ikinci komisyon tarafından da dosyanın reddedilmesine karar verildiği, 15.4. Ayrıca, SOYBİS kişi yardım tablosunda yapılan incelemede; ailenin engelli adına “ model Renault 1.5 DCİ EDC” marka araç satın aldığı, Bakanlığın yayınlamış olduğu 2020 yılı Ekim ayı kasko değerleri listesinde söz konusu aracın 262.096.000 TL. değerinde olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak; adı geçen müracaatçının başvurusunun evde bakım hizmeti kapsamında uygun olmadığı, Belirtilmiştir.
/
16. Bu tibarla, her ne kadar başvurucu engelli adına aldığı evde bakım ücretinin usulsüz bir şekilde kesildiğini iddia etmiş ise de, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müteaddit defalar farklı heyetlerce yapılan hane ziyaretleri ve sonrasında düzenlenen tüm Engelli Evde
Bakım Denetim ve Rehberlik Raporları birlikte değerlendirildiğinde; başvurucunun engelli evde bakım hizmetinin, engelli ile aynı hanede fiilen ikamet eden kişilerin belgelerle beyan ve tespit edilen aylık toplam gelirlerinin gerçeği yansıtmadığı, gerçek gelirin beyan edilen gelirden daha fazla olduğu kanaatine varıldığından hizmetin sonlandırıldığı, ayrıca evde bakım hizmetinden yararlanan bakıcıların imzaladığı Engelli Evde Bakım Taahhüt Sözleşmesinin son kısmında “… Yukarıda belirtilen hizmet şartlarından birini ya da birkaçını yerine getirmemem ya da yerine getirmediğimin yapılacak denetlemede tespit edilmesi, yalan ya da yanlış beyanda bulunmam halinde; a) Mevzuatınızın icap ettirdiği hukuki ve cezai yaptırımların icrasına rıza göstereceğimi, … beyan ve kabul ederim. Yukarıda belirtilen sözleşme maddelerini okudum/dinledim, anladım ve sözleşmenin bir nüshasını elden aldım.” düzenlemesine yer verilmiş olmasına rağmen SOYBİS kişi yardım tablosunda yapılan incelemede bakıcı ailenin engelli adına aldığı “ model Renault marka aracın 2020 yılı kasko değerinin 262.096.000 TL.
olduğunun tespit edildiği ve bu haliyle adı geçenin anılan Sözleşmeyle taahhüt ettiği yükümlülüğü açıkça ihlal ettiği, ayrıca ilgili Kanun ve dayanak Yönetmelikte yer alan hesaplama yöntemine göre 2020 yılına ait hanede kişi başına düşen muhtaçlık sınırının 01/01/2020-31/12/2020 tarihleri arasında asgari 701,32 TL.
olarak belirlendiği nazara alındığında, ilgili idarenin başvurucunun engelli evde bakım ücretinin yeniden bağlanması talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, daha önce benzer taleplerle ilgili olarak da Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar (09.07.2020 tarihli ve 2020/3687 başvuru nolu Ret Kararı, 24.11.2020 tarihli ve 2020/67206 sayılı
Ret Kararı, 04.01.2021 tarihli ve 2020/91021 başvuru nolu Ret Kararı, vb.) bulunmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve Bolu İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU, AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞI İLE DÜZCE AİLE VE
SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
/
Kamu Başdenetçisi
/