ÖZET: Başvurucu, 12 yıldır bakıcısı olduğu engelli kardeşleri için aldığı evde bakım ücretinin, kendisine hiçbir uyarı yapılmadan kesildiğini iddia ederek Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurmuştur. Başvurucu, yeni ev adresini kuruma bildirmesine rağmen, sosyal hizmet yetkililerinin evde inceleme yapmadığını ve bu nedenle bakım ücretinin kesildiğini belirtmiştir. İtirazları sonucunda yapılan hane ziyaretlerinde, engelli kardeşlerinin evde bulunmadığı ve bakım koşullarının yetersiz olduğu tespit edilmiştir.

İlgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan incelemeler sonucunda, evde bakım hizmetinin usulüne uygun verilmediği ve başvurucunun taahhüt ettiği yükümlülükleri ihlal ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, başvurucunun evde bakım ücretinin yeniden bağlanması talebi reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, engelli bireylerin yüksek yararını gözeterek, durumlarının “Kurum Bakımı” açısından değerlendirilmesinin uygun olacağına karar vermiştir. Bu süreçte, başvurucunun taleplerinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/88130-S.20.96207

BAŞVURU NO : 2020/67206

KARAR TARİHİ : 24/11/2020

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER

BAKANLIĞI

Engelli evde bakım ücretinin yeniden bağlanması

BAŞVURUNUN KONUSU :

talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 09/06/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, 12 yıldır bakıcısı olduğu ve isimli engelli kardeşleri için aldığı “evde bakım ücreti”nin kendisine hiçbir uyarı yapılmadan ve bilgi verilmeden habersizce kesildiğini, 2019 yılının Eylül ayında evini taşıdığı için yeni evinin adresini kuruma bildirdiğini, evini taşırken engelli kardeşlerini annesine bıraktığını, o gün sosyal hizmet yetkililerinin yeni evine hane ziyareti için geldiğini, ancak kardeşleri evde olmadığından inceleme için daha sonra geleceklerini söyleyerek gittiklerini, aradan geçen yaklaşık iki aylık zaman zarfında evden çıkmamalarına rağmen hiçbir yetkilinin ev tahkikatı için yeniden gelmediğini ve sorgusuz sualsiz “evde bakım maaşı”nın kesildiğini, ağır engelli kardeşlerinin yatalak olmadığını, hastalıklarının psikolojik olduğunu, her zaman evde kalmak istemedikleri için bazen onlarla birlikte dışarı çıktığını, bu sebeple yaptığı itiraz üzerine bir sosyal hizmet uzmanının evlerine geldiğini, kendi yatak odasını da görmek istemesi üzerine kendisiyle tartışma yaşadığını, ardından yaptığı itiraz üzerine bu defa iki uzmanın evlerine geldiğini, akabinde Şubat ayı sonunda kuruma çağrıldığını, kurumdaki yetkililerce dosyasının heyet tarafından onaylanması durumunda aylıkların yeniden bağlanacağının, heyet tarafından onaylanmaz ise evine bildiri geleceğinin söylendiğini, iki hafta sonra engelli kardeşiyle birlikte dışarıda iken heyetin tekrar evlerine tahkikat için geldiğini ve bundan sonra her iki haftada bir denetlemeye geleceklerini söyleyerek ayrıldıklarını, konuyla ilgili olarak

Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğunu, başvurusu hakkında verilen “Gönderme Kararı”na istinaden de kendisine hiçbir dönüş yapılmadığını iddia etmiş olup, uygunsuz bir şekilde kesilen

“evde bakım ücreti”nin yeniden bağlanmasını ve bu süreçte ödenmeyen tüm maaşların ödenmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvurucu tarafından bahse konu talep hakkında, ilk olarak 21.01.2020 tarihinde Kamu

Denetçiliği Kurumuna başvurulduğu, başvuru hakkında İstanbul Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler İl Müdürlüğüne “Gönderme Kararı” verildiği, 3. “Gönderme Kararı”na istinaden bahse konu şikâyet hakkında İstanbul Aile, Çalışma ve

Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden gerekli tüm bilgi ve belgelerin temin edildiği, 3.1. 27.08.2019 tarihinde düzenlenen Alo 183 Hattı Başvuru Bilgi Formunda;

26.08.2019 tarihinde, saat 15:34:30’da isminin açıklanmasını istemeyen bir kişi tarafından

Alo 183 hattının arandığı ve 30 yaşlarında zihinsel engelli erkek vatandaşın, kardeşleri ile birlikte aynı evde yaşadıklarını, engellinin ismini bilmediğini, kardeşlerinden birinin isminin l olduğunu, zihinsel engelli erkek vatandaşın kardeşleri tarafından ihmal edildiğini, tüm günü sokakta geçirdiğini ve bazı geceler eve alınmadığını belirterek durumunun değerlendirilmesi adına destek talep ettiği, 3.2. İstanbul Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünün 27.08.2019 tarihli ve sayılı yazısında; Bakanlığın Alo-183 çağrı merkezinden 26.08.2019 tarihinde intikal eden numaralı talep ihbar kaydı doğrultusunda belirtilen adreste sosval incelemenin ivedilikle yapılması, müracaat eden vatandaşa gerekli rehberlik hizmetinin verilmesi ve sonuçtan Engelli Hizmetleri Biriminin bilgilendirilmesinin talep edildiği, 3.3. 05.09.2019 tarihinde düzenlenen Tutanakta; Alo-183 telefon ihbar tutanağına istinaden

04.09.2019 tarihinde söz konusu ihbarda geçen adrese gidildiğinin, fakat adreste kimse

bulunamadığı için gerekli inceleme ve görüşmenin yapılamadığının imza altına alındığı, 3.4. 13.09.2019 tarihinde düzenlenen Tutanakta; Alo-183 telefon ihbar tutanağına istinaden

13.09.2019 tarihinde söz konusu ihbarda geçen adrese yeniden gidildiğinin, fakat adreste yine

kimse bulunamadığı için gerekli inceleme ve görüşmenin yapılamadığının imza altına alındığı, 3.5. 17.10.2019 tarihinde düzenlenen Denetim ve Rehberlik Raporunun “Değerlendirme ve Öneri” başlıklı kısmındaki açıklamalara göre; engelli ve adına evde bakım ücretinden faydalandığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl

Müdürlüğünün 27.08.2019 tarihli yazı ekinde yer alan Alo-183 ihbar tutanağına istinaden

04.09.2019 ve 13.09.2019 tarihlerinde söz konusu ihbarda geçen adrese gidildiği, fakat adreste

kimse bulunamadığı için gerekli inceleme ve görüşmenin yapılamadığı, bunun üzerine

24.09.2019 tarihinde adrese tekrar gidildiği, bakıcı ve engellilerin hanede bulunamadığı,

ile yapılan görüşmede taşınacaklarını ve engellilerin yeni adresteki evlerinde olduğunu beyan etmesine gore bu defa 16.10.2019 tarihinde bakıcı ve engellilerin taşındıkları iddia edilen

Küçükçekmede’deki yenı adrese gidildiği, yapılan incelemede bakıcı hanede olduğu, fakat engelli kardeşleri hanede olmadığı, sorulduğunda engellilerin, annelerinin yanında olduğunun öğrenildiği, yapılan incelemelerde söz konusu evde tarafından bakım hizmetinin yerine getirilmediği görüldüğünden evde bakım ücretinin sonlandırılması gerektiği kannatine varıldığı, 3.6. İstanbul Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen

30.12.2019 tarihli Bilgi Notuna göre; 15.11.2019 tarihli ve

sayılı CİMER başvurusuna istinaden yapılan incelemede; hanedeki engellilerden bir tanesinin tespitinin yapıldığı, diğer engellinin inceleme esnasında hanede bulunmadığı için tespitinin yapılamadığı, inceleme esnasındaki mevcut şartların evde bakım şartlarına uygun görülmediği, bakıcı hanedeki hijyen şartlarının düzeltilmesi yönünde telkinde bulunulduğu, engellilerin durumunun tekrar değerlendirilebilmesi için engellilere ait dosyanın

Kurum Bakımı Birimine aktarıldığı, 3.7. Küçükçekmece Sosyal Hizmet Merkezi tarafından 28.01.2020 tarihinde düzenlenen

Durum Tespit Raporunda özetle; Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda engelli ve ihtiyaç duydukları bakım hizmetinin usulüne uygun olarak yerine getirilmemesi sebebiyle Evde Bakım Ücretinin sonlandırıldığı, bunun üzerine kuruluşa gelerek görevli personel ile tartıştığı ve fevri davranışlar sergilediği, ilgili birimlere (CIMER, Alo-183 vs.) defalarca gerçeği yansıtmayan şikâyetlerde bulunduğunun belirtildiği, 3.8. Küçükçekmece Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün 12.03.2020 tarihli ve sayılı

Durum Tespit Raporunda ise; CİMER aracılığıyla müracaatta bulunarak

“hanede iki engelinin bulunması” nedeniyle evde bakım maaşı talebinde bulunması üzerine

25.02.2020 ve 10.03.2020 tarihlerinde sosyal inceleme amacıyla ailenin ikamet adresine hane

ziyaretlerinin gerçekleştirildiği, 26.02.2020 tarihinde ise ile

Müdürlükte yüz yüze görüşme yapıldığının vurgulandığı, 3.8.1. Yapılan dosya taramasında, engelli kardeşleri adına 01.01.2015-30.09.2019 arasında Müdürlüklerinden evde bakım desteği aldığı,

27.08.2019 tarihinde gelen telefon ihbari üzerine 04.09.2019, 13.09.2019 ve 24.09.2019

tarihlerinde ailenin ikamet adresine sosyal inceleme amacıyla gidildiği, her defasında aile üyelerinin evde bulunamadığı, ayrıca ailenin taşındığı bilgisinin alındığı, 16.10.2019 tarihinde ailenin yeni ikamet adresine gidildiği, ancak incelemeye konu olan engellilerin yeni evde de bulunmadığı ve böylece adı geçen engellilere bakım hizmeti verilmediği tespit edildiğinden evde bakim desteğinin sonlandırıldığı, 3.8.2. 15.11.2019 tarihinde CİMER aracılığıyla müracaatta bulunarak evde bakım desteğinin kesildiğini ve yeniden bağlanmasını talep etmesi üzerine sosyal inceleme amacıyla 30.12.2019 tarihinde tekrar hane ziyaretinin gerçekleştirildiği, yapılan incelemede evde bulunmadığının tespit edildiği, müracaatçı tarafından evin salonunun uzmanlar tarafından görülmesine izin verilmediği, müracaatçıya ilgili Yönetmelik gereği odaların görülmesi gerektiği bilgisinin verildiği, bu defa saldırgan bir tutum sergilediği, ayrıca evin hijyen koşullarının oldukça yetersiz olduğu, evde çok sayıda kedinin bulunduğu, evde bakım hizmeti verilmesine uygun bir ortamın olmadığının gözlemlendiği, engellilerin durumunun yeniden değerlendirilmesi için ilgili dosyanın Kurum Bakımı birimine aktarıldığı, 3.8.3. , 27.01.2020 tarihinde CİMER aracılığıyla yaptığı müracaata istinaden ilk olarak 25.02.2020 tarihinde yeniden hane ziyaretinin gerçekleştirildiği, yapılan incelemede engelli evde olduğu ancak evde bulunmadığı, evin hijyen koşullarının oldukça yetersiz düzeyde olduğunun görüldüğü, 26.02.2020 tarihinde müracaatçı ve engelli ile Müdürlükte yüz yüze görüşme yapıldığı, müracaatçıya Evde Bakım

Hizmet Modeli ve Engelli Kurum Bakımı hakkında bilgilendirmenin yapıldığı, müracaatçının kardeşleri için kurum bakımını düşünmediğini belirttiği, söz konusu engellilerin bakımının hanede yapılması gerektiği konusunda rehberlik yapıldığı, 10.03.2020 tarihinde söz konusu ikamet adresine yeniden hane ziyareti yapıldığı ve kardeşi evde olduğu, evde bulunmadığı, nerede olduklarının bilinmediği bilgisinin alındığı, söz konusu evde sosyal inceleme yapılması gerektiğinin belirtilmesi üzerine kişinin görevli meslek elemanlarını içeri almak istemediği ve saldırgan tavırlar sergilediği, 3.8.4. Sonuç olarak; hanede yaşayanlar konusunda çelişkili söylemlerde bulunduğu, engelli söz konusu evde hiç yaşamadığı ve engellilere yönelik bakım hizmetinin uygun koşullarda verilmediğinin tespit edildiği, bu sebeplerle yaptığı başvurunun reddedilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Belirtilmiştir.

4. Akabinde şikâyetçi tarafından konu hakkında 09.06.2020 tarihinde tekrar

Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurulması üzerine bahse konu şikayetle ilgili olarak İstanbul

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile tekrar iletişime geçilmiş olup, başvurucu ve engelli kardeşlerinin son durumu hakkında gerekli bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir.

5. Kurumumuzun talebine istinaden başvuruya konu iddialar hakkında İstanbul Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından e-posta yoluyla gönderilen Küçükçekmece

Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün 24.07.2020 tarihli ve 900 sayılı Durum

Değerlendirme Raporunda ise; 5.1. Bakıcı , engelli kardeşi adına 01.10.2009 tarihinden

17.10.2019 tarihine kadar; diğer engelli kardeşi adına ise 01.03.2018 tarihinden

17.10.2019 tarihine kadar evde bakım hizmeti maaşı aldığının tespit edildiği,

5.2. Bakıcı , her iki engelli kardeşi adına evde bakım hizmetinden yararlanmaya devam etmekte iken Müdürlüğe gelen 27.08.2019 tarihli ve sayılı Alo 183 ihbarında isminin açıklanmasını istemeyen bir kişinin “30 yaşlarında zihinsel engelli bir erkeğin kardeşiyle aynı evde yaşadığı, engellinin ismini bilmediği, kardeşlerden birinin isminin Reyhan

Yücel olduğu, zihinsel engelli erkeğin kardeşleri tarafından ihmal edildiği, tüm günü sokakta geçirdiği ve bazı geceler eve alınmadığı ”iddialarını içeren ihbarı üzerine 04.09.2019 tarihinde ailenin ikamet ettiği adrese sosyal inceleme amacıyla gidildiği, ancak aile üyelerinin evde bulunamadığı, 13.09.2019 tarihinde belirtilen adrese yeniden gidildiği ancak aile üyelerinin yine ikametgâhlarında bulunamadığı, 24.09.2019 tarihinde üçüncü kez ailenin ikamet adresine sosyal inceleme amacıyla gidildiği ve yapılan incelemede aile üyelerinin evde bulunamadığı, soruşturulduğunda ailenin farklı bir adrese taşındığı bilgisinin alındığı, 5.3. 16.10.2019 tarihinde Müdürlükte görevli meslek elemanları tarafından ailenin yeni ikamet adresine gidildiği, bakıcı Evde Bakım Hizmetleri Taahhüt Sözleşmesinin 14.

maddesindeki; “Engelli ile birlikte yeni bir adrese taşınmamız halinde durumu en geç “15 gün” içerisinde telefon, faks, posta ve e-mail yoluyla ya da şahsen Müdürlüğünüze gelerek bildireceğimi kabul ve ifa etmeyi şimdiden taahhüt ederim.” şeklindeki hükmü ihlal etmesinin yanı sıra incelemeye konu olan her iki engellinin de ağır zihinsel tanılarının olması, bakıcının her zaman gözetîmi ve koruması altında bulunmalarını zorunlu kılmasına rağmen engellilerin evde olmadıklarını ifade eden bakıcının bu yükümlülüğünü de göz ardı ettiği, bakıcı engellilerin nerede olduğu sorulduğunda, her iki kardeşinin evde bulunmak istemediğini ve genel olarak ev dışında vakit geçirdiklerini ifade ettiği, yaşanılan konutun düzenli ve hijyen koşullarına uygun olmadığı, evde çok sayıda kedinin bulunduğu, insan ve hayvan dışkısından kaynaklanan kesif bir koku olduğu, tüm bu koşulların engellilerin sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürebilmesi için son derece yetersiz düzeyde olduğu ve bakım hizmetinin usulüne uygun verilmediğinin tespit edildiği, evde bakım hizmetinden yararlandırılan engelli bireylerin bakıcılığını yapan kişilerin yerine getirmesi gereken hususların bir kez daha anlatıldığı, evde bakım hizmetinin süreç, amaç ve koşulları hakkında rehberlik hizmeti verildiği, engellilerin ihtiyaç duyduğu evde bakım hizmetinin usulüne uygun olarak yapılmaması nedeniyle 17.10.2019 tarihi itibariyle bakıcı ödenen evde bakım ücretinin sonlandırıldığı, 5.4. tarafından 13.11.2019 tarihinde Müdürlüğe verilen itiraz dilekçesi ile

15.11.2019 tarihinde CİMER aracılığıyla ve 30.12.2019 tarihinde Alo 183 İhbar hattından

yaptığı üç ayrı itiraza istinaden sosyal inceleme amacıyla 30.12.2019 tarihinde yeniden hane ziyaretinin gerçekleştirildiği, yapılan sosyal inceleme esnasında engellilerden evde bulunmadığının tespit edildiği, sosyal inceleme esnasında müracaatçı tedirgin bir tavır sergilediği, evin salonunun görülmesine izin vermediği, bakıcıya odaların ve engellilerin yaşam alanlarının görülmesi gerektiği bilgisinin verildiği, bu defa adı geçenin saldırgan bir tutum sergilediği, bunun yan sıra yaşanılan konutun hijyen koşullarının oldukça yetersiz olduğu, evde çok sayıda kedinin bulunduğu, bakım hizmetinin verilmesine uygun bir ortamın bulunmadığının gözlemlendiği, yapılan çevre araştırmasında; apartman sakinlerinin hanede tek bir engellinin yaşadığını, ikinci engelli bireyle hiç karşılaşmadıklarını, söz konusu hanede yaşayan bireylerden rahatsız olduklarını, hanede çok fazla gürültünün olduğunu, bu duruma ilişkin rahatsızlıklarını ifade ettiklerinde adı geçenin saldırgan bir tutum içine girdiğini ve hakaret içeren sözler sarf ettiğini ifade ettikleri, adı geçen engellilerin yüksek yararı göz önünde bulundurularak durumlarının Kurum Bakımı açısından değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı, engelli kurum bakımı hizmeti hakkında rehberlik yapıldığı, ancak adı geçen tarafından ısrarla kardeşlerinin kurum bakımı altına alınmasını istemediğini ifade etmesi sebebiyle kurum bakımı hizmetine ilişkin herhangi bir işlem yapılamadığı, 5.5. , 27.01.2020 tarihinde CİMER aracılığıyla, 28.01.2020 tarihinde ise Alo

183 İhbar Hattına yeniden yaptığı başvuruya istinaden Müdürlük personeli başka bir meslek

elemanı tarafından 25.02.2020 tarihinde yeniden hane ziyaretinin gerçekleştirildiği, yapılan incelemede; engelli evde olduğu, ancak engelli evde bulunmadığı, kardeşi evde misafir olarak bulunduğu, engelli zamanının büyük bir çoğunluğunu dışarda geçirdiği bilgisinin alındığı, yapılan tüm bilgilendirmelere rağmen evin hijyen koşullarında herhangi bir iyileşmenin görülmediği, evde çok sayıda kedinin bulunduğu ve daha önceki incelemelerde de görülen insan sağlığını tehdit edecek düzeyde insan ve hayvan dışkısı kokusunun tespit edildiği, 26.02.2020 tarihinde müracaatçı ve engelli ile Müdürlükte yüz yüze görüşme yapıldığı, müracaatçıyla

Evde Bakım Hizmet Modeli ve Engelli Kurum Bakımı hakkında ayrı ayrı bilgilendirmenin yapıldığı, müracaatçı tarafından kardeşleri için kurum bakımını düşünmediğinin belirtildiği, 5.6. 10.03.2020 tarihinde söz konusu ikamet adresine yeniden hane ziyaretinin gerçeklestirildiği ve n kardeşi evde oldugu, ve engell evde bulunmadığı ve nerede olduklarını bilmediği bilgisinin alındığı, evde sosyal inceleme yapılması gerektiğinin söylendiği, ancak kişinin tedirgin davranışlarda bulunarak görevli meslek elemanlarını içeri almak istemediği, saldırgan bir tutum sergilediği, 5.7. Bahsi geçen tarihlerde yapılan tüm hane ziyaretleri ve sosyal incelemeler sonucunda; engellilerden hiç bir ziyarette evde bulunmaması ve kendisine ait herhangi bir kişisel eşyanın da olmaması sebebiyle incelemeye konu olan evde yaşamadığı kanaatinin oluştuğu, ayrıca kardeşi söz konusu adreste bulunduğunun görüldüğü, misafir olmadığı, düzenli olarak yaşamakta olduğu izleniminin edinildiği, böylece hanede yaşayanlar, gelir ve çalışma durumları hakkında çelişkili ifadelerde bulunduğunun anlaşıldığı, defaatle, kişisel hassasiyetlerini de göz önünde bulundurarak Evde Bakım Hizmeti’nin nasıl olması gerektiği konusunda rehberlik ve bilgilendirme yapılmasına rağmen (evde bakim ücretinin bakıcıya ödenmesi karşılığında engellilerin bakım ve ihtiyaçlarının eksiksiz bir biçimde karşılanması, engellinin sağlıklı olarak yaşamını idame ettirebilmesi için hane içinde gerekli hijyenik şartların sağlanması ve engellinin tehlikelere karşı korunması ve gözetilmesi gerektiği vs.)

yaşanılan konutun mevcut koşullarında hiçbir iyileşmenin olmadığı, her iki engellinin ağır zihinsel tanıları nedeniyle genel durumlarının risk grubunda kabul edildiği ve öz bakımlarının sağlanması, yaşamlarının idame ettirilmesi konularında; bakılmaya, gözetilmeye ve korunmaya ihtiyaçlarının olduğu, bunlar sağlanmadığı takdirde her türlü tehlikeye açık bir yaşantılarının olduğunun görüldüğü ve bu sebeple engelliler ile bakıcının devamlı surette bir arada olmaları gerektiği vurgulanmasına rağmen her defasında engellilerin ya biri ya da ikisinin birden evde bulunmadıkları, tek başına dışarıda korunmasız bir biçimde vakit geçirdikleri tespit edildiğinden ve böylece engellilerin ihtiyaç duydukları bakımın usulüne uygun bir şekilde yapılmadığı anlaşıldığından, yaptığı başvurunun reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, 5.8. Ayrıca, Evde Bakım Hizmetinden yararlandırılan bireylerin bakıcısının yerine getirmesi gereken hususlar hakkında bir kez daha bilgilendirme yapıldığı ve mevcut bakım koşullarını iyileştirmesi halinde evde bakım talebinin yeniden değerlendirilebileceği bilgisinin de verildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

6. Küçükçekmece Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünce CİMER üzerinden başvurucuya verilen 07.08.2020 tarihli cevabi yazıda; başvurucunun engelli evde bakım hizmetinden yararlanmak üzere yapmış olduğu başvurunun Engelli Bakım ve Değerlendirme Heyetince mevcut dosya ve hane ziyaretleri yapılmak suretiyle değerlendirildiği, söz konusu talebin

Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin

Yönetmeliğin 4. maddesinin (c) fıkrası gereğince uygun görülmediği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

7. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 7.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 7.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 7.3. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir… yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 7.4. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 7.5. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde; “…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. … Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.”, 7.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 7.7. 90 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”, 8. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Sözleşme’nin amacı, engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik ve temin etmek ve insanlık onurlarına saygıyı güçlendirmektir. Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”, 8.2. “Genel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “İşbu Sözleşme’nin dayandığı ilkeler şunlardır: (a) Kendi seçimlerini yapma özgürlükleri ve bağımsızlıklarını da kapsayacak şekilde, kişilerin insanlık onuru ve bireysel özerkliklerine saygı gösterilmesi; (b) Ayrımcılık yapılmaması; (c) Engellilerin topluma tam ve etkin katılımlarının sağlanması; (d) Farklılıklara saygı gösterilmesi ve engellilerin insan çeşitliliğinin ve insanlığın bir parçası olarak kabul edilmesi; (e) Fırsat eşitliği; (f) Erişilebilirlik; (g) Kadın-erkek eşitliği; (h) Engelli çocukların gelişim kapasitesine ve kendi kimliklerini koruyabilme haklarına saygı duyulması.”, 8.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür. Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; … taahhüt eder.” 2. Taraf Devletler ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla ilgili olarak kaynakları ölçüsünde azami tedbirleri almayı ve gerektiğinde uluslararası işbirliği çerçevesinde engellilerin bu haklardan tam olarak yararlanmasını aşamalı olarak sağlamak için işbu Sözleşme ‘de yer alan ve uluslararası hukuka göre derhal uygulanması gereken yükümlülükleri yerine getirmeyi taahhüt eder.

3. Taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir….”, 8.4. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar; 4.

Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.” 8.5. “Erişebilirlik” başlıklı 9 uncu maddesinde; “1. Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dâhil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır…” 8.6. “Yeterli yaşam standardı ve sosyal korunma” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;“Taraf Devletler, engellilerin yiyecek, giysi ve barınma dâhil kendileri ve aileleri için yeterli yaşam standardı hakkını ve yaşam koşullarının sürekli olarak iyileştirilmesi hakkını tanır. Taraf Devletler bu hakkın engelli olmaları nedeniyle ayrımcılığa uğramaksızın tanınmasını temin etmek için gerekli adımları atar.”; “Taraf Devletler engellilerin sosyal korunma ve engelliliğe dayalı ayrımcılığa uğramadan bu haktan yararlanma hakkını tanır ve aşağıda belirtilen tedbirler dâhil olmak üzere bahse konu hakkın tanınmasını temin etmek ve geliştirmek için gerekli adımları atar: …(c)Yoksulluk koşullarında yaşayan engellilerin ve ailelerinin uygun eğitim, danışmanlık, mali yardım ve süreli bakım dâhil engelliliğe ilişkin harcamalarında devlet yardımına erişimini sağlamak…”, 9. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun; 9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; kamu hizmetlerinin işleyişinde bağımsız ve etkin bir şikâyet mekanizması oluşturmak suretiyle, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve önerilerde bulunmak üzere Kamu

Denetçiliği Kurumunu oluşturmaktır.”, 9.2. “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 10. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 10.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”,

10.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engelli:

fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi” aynı fıkranın (j) bendinde; “Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri”, 10.3. “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun kapsamında bulunan hizmetlerin yerine getirilmesinde; a) Engellilerin insan onur ve haysiyetinin dokunulmazlığı temelinde, kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü ve bağımsızlığını kapsayacak şekilde bireysel özerkliğine saygı gösterilmesi esastır.

b) Engelliliğe dayalı ayrımcılık yapılamaz, ayrımcılıkla mücadele engellilere yönelik politikaların temel esasıdır.

c) Engellilerin tüm hak ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.…” d) Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.

e) Engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesi esastır.

f) Engellilere yönelik hizmetlerin sunumunda aile bütünlüğünün korunması esastır.

g) Engeli olan çocuklara yönelik hizmetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi esastır.

h) Engeli olan kadın ve kız çocuklarının çok yönlü ayrımcılığa maruz kalmaları önlenerek hak ve özgürlüklerden yararlanmalarının sağlanması esastır.

i) Engellilere yönelik politika oluşturma, karar alma ve hizmet sunumu süreçlerinde engellilerin, ailelerinin ve engellileri temsil eden sivil toplum kuruluşlarının katılımının sağlanması esastır.

j) Engellilere yönelik mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşü alınır.”, 10.4. “Ayrımcılık” başlıklı 4/A maddesinde; “Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır. Eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tedbirler alınır. Engellilerin hak ve özgürlüklerden tam ve eşit olarak yararlanmasını sağlamaya yönelik alınacak özel tedbirler ayrımcılık olarak değerlendirilemez.”, 11. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun; 11.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”, 11.2. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Kanun, sosyal hizmetlerle ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri ve özel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum ve kuruluşlarında çalışan personeli sosyal hizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanları kapsar.”, 11.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin (d) bendinde; “Bakıma İhtiyacı Olan Engelli; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi… ifade eder”, 11.4. Ek 7 nci maddesinde; “Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasında, 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi uyarınca Ramazan ve Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyeleri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasına dâhil edilmez.…”, 11.5. “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan engelli, yaşlı ve diğer kişilere ilişkin hususlar” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.”, 12. 30.07.2006 tarihli ve 26244 sayılı Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım

Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin; 12.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”, 12.2. “Kapsam” başlıklı 2 inci maddesinde; “Bu Yönetmelik, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma muhtaç engellileri, bu engellilere verilecek bakım hizmetlerini, hizmetlerin ücretlendirilmesini ve ücretlerin ödenmesini kapsar.”, 12.3. “Dayanak” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 7 nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.” 12.4. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Bakıma

Muhtaç Engelli: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, engellilik sınıflandırmasına göre ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenleri,”, 12.5. “İnceleme ve tespit” başlıklı 7nci maddesinde; “(1) Bakıma muhtaç engellilerin incelenmesi il/ilçe müdürlüklerinin sorumluluğundadır.

(2) İl/ilçe müdürlüğüne bildirimi yapılan ve bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen belgeleri tamamlanan engelli ve ailesi hakkında, bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, engelliyi ve ailesini ikametgâhında, ikametgâh adresinde yaşamıyorlar ise fiilen yaşadıkları yerde ziyaret ederek, bakım raporunu hazırlar. Ayrıca, terk edilmiş ve kimsesiz engellilerin bu

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen belgeleri tamamlayamaması durumunda, İl

Müdürlüğünce belgelerin tamamlanması için yardım sağlanır.

(4) Bakım raporunda engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz olarak değerlendirilmesi halinde; a) İl müdürlüğünce, engellinin veya yasal temsilcisinin talebinin olumsuz değerlendirildiği, engelliye veya yasal temsilcisine 30 gün içinde yazılı olarak bildirilir.

b) Engelli veya yasal temsilcisi tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bakım raporuna itiraz edebilir.

c) İtiraz talebi il müdürlüğünce değerlendirilir, gerek görülmesi hâlinde yeniden bakım raporu hazırlanması için farklı personelden oluşan bakım hizmetleri değerlendirme heyeti görevlendirilerek işlem yapılır. Yapılacak itirazlarda ikinci Bakım Hizmetleri Değerlendirme

Heyetinin verdiği karar nihai karardır. İtiraz konusu sağlık kurulu raporu kaynaklı ise il müdürlüğü durumu il sağlık müdürlüğüne bildirerek 16/7/2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmî

Gazete’de yayımlanan Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık

Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesine göre işlem yapılmasını ister. İl müdürlüğü yeni sağlık kurulu raporu doğrultusunda gerekli işlemi yapar.

(5) Bakıma muhtaç engelli veya yasal temsilcisi, bakmakla yükümlü birey sayısındaki ve engellinin ve bireylerin gelirlerindeki değişikliği bir ay içinde il müdürlüğüne bildirmek zorundadır.

(6) Geliri hakkında yalan veya yanlış beyanda bulunan veya sahte belge veren veya gelirini saklayan kişi ile geliri hakkındaki değişikliği süresinde bildirmeyenler hakkında gerekli yasal işlem yapılır.”, 12.6. “Bakım hizmetlerinin kapsamı” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Bakım hizmetleri, bakıma muhtaç engellinin bakımına yönelik olarak kişisel bakım hizmetlerini ve psiko-sosyal destek hizmetlerini kapsar.”, 12.7. “Değerlendirme heyetinin oluşturulması, çalışma usul ve esasları” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(7) Bakım raporunun hazırlanmasında engellinin ve ailesinin görüş ve talepleri de dikkate alınır.

(8) Akrabaları tarafından bakımı sağlanan engellinin bireysel bakım planı bakım hizmetleri değerlendirme heyeti tarafından hazırlanır.

(11) Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, bakıma muhtaç engellilere verilen bakım hizmetlerini takip eder, bakım merkezlerine ve kişilere rehberlik eder, il müdürlüğünün görevlendirmesi hâlinde kontrol hizmetlerini yürütür.

(12) Bakım hizmetinin bakıma muhtaç engellinin akrabaları tarafından verilmesi hâlinde, bakım hizmetleri değerlendirme heyetinde görevli bir veya bu heyette görevlendirilebilecek başka personel, yılda en az bir kez veya ihtiyaç duyulduğu zaman bakım hizmetini verecek kişiye, bakım hizmetinin verilmesinde uygulanacak usul ve esaslar dâhilinde rehberlik eder ve bakım hizmetinin bireysel bakım planı doğrultusunda verilip verilmediğini inceler, bakmakla yükümlü olduğu birey sayısında değişiklik olup olmadığını gözlemler ve gelirlerinde değişiklik olup olmadığı hakkında bilgi alır. Tespitlerine, gözlemlerine ve aldığı bilgilere ilişkin rapor hazırlayarak il müdürlüğüne bildirir. İl müdürlüğü rapora göre işlem yapar.

(13) Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, merkezlerde verilen hizmetin uygunluğu konusunda yılda en az bir kez veya ihtiyaç duyulduğu zaman inceleme yapar, inceleme raporu hazırlar ve karar için il müdürlüğüne sunar.

(14) İl müdürlüğü inceleme raporunun içeriğini dikkate alarak gerekli işlemi yapar.” 12.8. “Bakım hizmetlerinin verilmesi” başlıklı 11 inci maddesinde; “(1) Bakım hizmetleri aşağıdaki esaslara göre verilir. a) Bakım hizmetleri, bakım raporu doğrultusunda; Genel

Müdürlüğe bağlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde, Genel Müdürlüğün izni ile açılan diğer resmî kurum veya kuruluşlara ait merkezlerde, gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine ait özel bakım merkezlerinde veya bakıma muhtaç engellinin ikametgâhında verilir.

(3) Bakım ücreti il müdürlüğünce ödenen ve ikametgâhında bakılan bakıma muhtaç engellinin ikametgâh adresinin değişmesi hâlinde, yeni ikametgâh adresinin bakımını üstlenen bakım merkezi veya akrabası tarafından en geç onbeş gün içinde il müdürlüğüne bildirilmesi zorunludur. Aksi takdirde sorumlular hakkında hukuki veya idari işlem yapılır.

(5) Bakıma muhtaç engelliye akrabanın bakım hizmeti vermesi hâlinde, bakıma muhtaç engelli ile akrabanın aynı adreste ikamet etmesi esastır. Ancak, bakıma muhtaç engelliye bakacak başka kişinin bulunamaması ve bakıma muhtaç engellinin veya yasal temsilcisinin özel veya resmi merkezlerde bakım hizmeti almayı istememesi hâlinde; bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin de bakım hizmetinin verilmesinde sorun veya yetersizlik olmayacağına kanaat getirmesi şartıyla, bakım hizmeti her gün rahatlıkla gelinip gidilebilecek yakınlıktaki farklı adresteki akraba tarafından da verilebilir. Bu durumda, bakıma muhtaç engellinin yirmidört saat içindeki tüm bakım ihtiyacının giderilmesi ve fiilen en az sekiz saat bakıma muhtaç engelli ile birlikte olunması ve bakım raporunda sekiz saatten az olmamak üzere kaç saat birlikte olunacağının belirtilmesi gereklidir.”, Hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

13. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan “Ret Karar Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, 12 yıldır bakıcısı olduğu isimli engelli kardeşleri için aldığı evde bakım ücretinin kendisine hiçbir uyarı yapılmadan kesildiğini, 2019 yılının Eylül ayında evini taşıdığı için yeni evinin adresini kuruma bildirdiğini, evini taşırken engelli kardeşlerini annesine bıraktığını, o gün sosyal hizmet yetkililerinin yeni evine hane ziyareti için geldiğini, ancak kardeşleri evde olmadığından inceleme için daha sonra geleceklerini söyleyerek gittiklerini, aradan geçen yaklaşık iki aylık zaman zarfında evden çıkmamalarına rağmen hiçbir yetkilinin ev tahkikatı için gelmediğini ve sorgusuz sualsiz evde bakım ücretinin kesildiğini, ağır engelli kardeşlerinin yatalak olmadığını, hastalıklarının psikolojik olduğunu, her zaman evde kalmak istemedikleri için bazen onlarla birlikte dışarı çıktığını, bu sebeple yaptığı itiraz üzerine bir sosyal hizmet uzmanının evine geldiğini, kendi yatak odasını da görmek istemesi üzerine kendisiyle tartışma yaşadığını, ardından yaptığı itiraz üzerine bu defa iki uzmanın evine geldiğini, akabinde Şubat ayı sonunda kuruma çağrıldığını, kurumdaki yetkililerce dosyasının heyet tarafından onaylanması durumunda aylıkların yeniden bağlanacağının, heyet tarafından onaylanmaz ise evine bildiri geleceğinin söylendiğini, iki hafta sonra engelli kardeşiyle birlikte dışarıda iken heyetin tekrar evine tahkikat için geldiğini ve bundan sonra her iki haftada bir denetlemeye geleceklerini söyleyerek ayrıldıklarını, konuyla ilgili olarak Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurduğunu, başvurusu hakkında verilen “Gönderme Kararı”na istinaden kendisine hiçbir dönüş yapılmadığını iddia etmiş olup, uygunsuz bir şekilde kesilen evde bakım ücretlerinin yeniden bağlanmasını ve bu süreçte ödenmeyen tüm ücretlerin iadesini talep etmiştir.

15. Bilindiği üzere; Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri de “belirlilik”tir. Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarih ve Karar sayılı ilamında da açıkça vurgulanan belirlilik ilkesine göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, bireyler belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi şekilde müdahale yetkisi verdiğini bilmelidir.

Ancak bu durumda kişiler kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.

16. Öte yandan; çeşitli toplum kesimleri gibi, “engellilere” yönelik uluslararası metinler de her geçen gün artmakta olup, bunların bir bölümü ilke kararı, tavsiye kararı ve bildirge gibi yol gösterici ve tavsiye niteliğindeki metinler olup, bir bölümü ise altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ve o ülkelerin uymak zorunda oldukları hukuk normlarıdır. 10 Aralık 1948’de

Birleşmiş Milletlerce kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile başlayan süreç, toplumun diğer kesimlerine olduğu gibi engellilere yönelik uluslararası metinlerin de ateşleyicisi olmuş, bu doğrultuda Birleşmiş Milletlerce 1975 yılında kabul edilen “Sakat

Kişilerin Hakları Beyannamesi” ile yine Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında kabul edilen “Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” metni o dönemde hukuki bağlayıcılığı olmamakla birlikte en kapsamlı ve önemli yazılı belgeler olmuşlardır.

17. Buna karşılık, 13 Aralık 2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve imzaya açıldığı 30 Mart 2007 günü, aralarında ülkemizin de bulunduğu 81 ülke tarafından imzalanarak yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, altında imzası bulunan ülkeleri bağlayıcı ilk sözleşme olması nedeniyle büyük öneme sahiptir.

50 maddeden ve 1 İhtiyari Ek Protokolden oluşan Birleşmiş Milletler Engelli Hakları

Sözleşmesi, “Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi” ve “Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda

Standart Kurallar” metninin uyumlu bir sentezi niteliğinde olup, yeni haklar getirmemekle birlikte, bu güne kadar çeşitli metinlerde ifadesini bulmuş olan haklar, bu Sözleşme içerisinde derlenip kapsamlı ve bütünlüklü bir duruma getirilmiştir. Sözleşme içerisinde engellilerin ekonomik, kültürel, politik vb. konulardaki hakları ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir.

Engellilerin aile yaşamından, kent yaşamından, istihdamından sosyal güvenliğine, çocuk, kadın ve yaşlı engellilerin durumundan ayrımcılığa, hemen her konudaki temel engelli hakları güvence altına alınarak bu konuda devletlere görev ve sorumluluklar yüklenmiştir. Bu kapsamda T.C. Anayasasının 5, 10 ve 61. maddeleri ile 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu,

5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, 2022 sayılı Kanun, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına dair yönetmeliklerde yer alan pek çok maddede “engelli hakları” güvence altına alınacak şekilde düzenlemeler yapılmıştır.

18. Somut başvuru ile ilgili olarak; öncelikle engelli bir bireyin hangi mevzuat hükümleri doğrultusunda evde bakım ücretinden faydalanabileceği ile somut olayın özelliklerine göre başvurucunun ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda bu yardımdan yararlanıp yararlanamayacağı hususlarının dayanaklarıyla ortaya konulması büyük önem arz etmektedir.

19. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunun 2 nci maddesinde sosyal hizmetlerin kimleri kapsayacağı ile aynı Kanunun 26 ncı maddesinde “Korunmaya, bakıma, yardıma ihtiyacı olan aile, engelli, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esaslar bir yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne ve anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Bakıma Muhtaç Engellilerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının

Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve

2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun ek 7 nci maddesi

hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu Yönetmelik ile bakıma muhtaç engellilerin bildirimi, tespiti, değerlendirilmesi ile bakım hizmetlerine, bakım ücretlerine ve ödemelerine ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı bir şekilde hüküm altına alınmıştır.

20. Başvuru hakkında yapılan ön inceleme neticesinde; evde bakım ücreti kesilen başvurucunun bahse konu talebi hakkında ilk olarak 21.01.2020 tarihinde Kurumumuza başvurduğu, başvuru hakkında “Gönderme Kararı” verildiği, ardından adı geçenin aynı taleple Kurumumuza tekrar başvurduğu anlaşılmış olup, bunun üzerine İstanbul Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl

Müdürlüğü ile iletişime geçilmiş ve İl Müdürlüğünden konu hakkındaki tüm bilgi ve belgeler temin edilmiştir.

21. Başvurucunun engelli kardeşleri ile birlikte kaldığı iddia edilen hanesine sosyal inceleme amacıyla yapılan ziyaretler sonrasında düzenlenen inceleme raporları ile bütünleşik sistemde yer alan bilgilere göre; Bakıcı , engelli kardeşi adına 01.10.2009 tarihinden 17.10.2019 tarihine kadar; diğer engelli kardeşi adına ise 01.03.2018 tarihinden 17.10.2019 tarihine kadar evde bakım hizmeti aldığının tespit edildiği, bakıcı iki engelli kardeşi adına evde bakım ücretinden yararlanmaya devam etmekte iken 26.08.2019 tarihinde isminin açıklanmasını istemeyen bir kişi tarafından ALO-

183 ihbar hattına yapılan “30 yaşlarında zihinsel engelli bir erkeğin kardeşiyle aynı evde

yaşadığı, kardeşlerden birinin isminin olduğu, zihinsel engelli erkeğin kardeşleri tarafından ihmal edildiği, tüm günü sokakta geçirdiği ve bazı geceler eve alınmadığı” ihbar üzerine Küçükçekmece SHM’de görevli meslek elemanlarının 04.09.2019 ve 13.09.2019 tarihlerinde ailenin ikamet ettiği adrese sosyal inceleme amacıyla gittiği, ancak aile üyelerinin evde bulunmadığı, akabinde aynı adrese yapılan 24.09.2019 tarihli üçüncü ziyarette de evde kimsenin bulunmadığı, ancak bu defa çevrede oturanlardan ailenin farklı bir adrese taşındığı bilgisinin alındığı, bunun üzerine 16.10.2019 tarihinde görevlilerce tespit edilen yeni ikamet adresine gidildiği anlaşılmış olup, bu haliyle bakıcı Evde Bakım Hizmetleri

Taahhüt Sözleşmesi’nin 14. maddesinde yer alan “Engelli ile birlikte yeni bir adrese taşınmamız halinde durumu en geç “15 gün” içerisinde telefon, faks, posta ve e-mail yoluyla ya da şahsen Müdürlüğünüze gelerek bildireceğimi kabul ve ifa etmeyi şimdiden taahhüt ederim.” hükmünü ihlal ettiği, 22. 16.10.2019 tarihinde yapılan dördüncü ev ziyaret ve incelemesi esnasında bahse konu engellilerin yine evde bulunmadığı, bakıcı engellilerin nerede olduğu sorulduğunda, her iki kardeşinin de evde bulunmak istemediğini ve genel olarak ev dışında vakit geçirdiklerini ifade ettiği, ayrıca yaşanılan konutun engellilerin sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürebilmesi için son derece yetersiz düzeyde olduğu yönünde yapılan tespitler neticesinde engellilerin ihtiyaç duyduğu evde bakım hizmetinin gereği gibi ifa edilmediği anlaşıldığından, 17.10.2019 tarihi itibariyle bakıcı ödenen evde bakım ücretinin sonlandırıldığı, 23. tarafından 13.11.2019 tarihinde anılan Müdürlüğe bizzat, 15.11.2019 tarihinde CİMER aracılığıyla ve 30.12.2019 tarihinde Alo 183 İhbar hattından yaptığı üç ayrı itiraz üzerine 30.12.2019 tarihinde (beşinci kez) sosyal inceleme amacıyla yeniden hane ziyaretinin gerçekleştirildiği, yapılan inceleme esnasında engelli yine evde bulunmadığı, yaşanılan konutun hijyen koşullarının oldukça yetersiz olduğu, yapılan çevre araştırmasında ise apartman sakinlerinin hanede tek bir engellinin yaşadığını, ikinci engelli bireyle hiç karşılaşmadıklarını ifade ettikleri, bu itibarla adı geçen engellilerin yüksek yararı da göz önünde bulundurularak durumlarının “Kurum Bakımı” açısından değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı, ancak bakıcı kardeşleri için kurum bakımı istememesi nedeniyle herhangi bir işlem yapılamadığı, 24. Akabinde bakıcı , aynı taleple hem CİMER üzerinden hem de Alo 183

İhbar hattından yeniden başvurularda bulunması üzerine 25.02.2020 tarihinde (altıncı kez) hane ziyaretinin gerçekleştirildiği, yapılan incelemede; engelli Talha Yücel’in evde olduğu ancak engelli yine evde bulunmadığı, tarafından kardeşi evde misafir olarak bulunduğunun söylendiği, engell zamanının büyük bir çoğunluğunu dışarıda geçirdiği bilgisinin alındığı, yapılan tüm bilgilendirmelere rağmen evin hijyen koşullarında herhangi bir iyileşmenin görülmediği, 26.02.2020 tarihinde bakıcı ile Küçükçekmece SHM’de yüz yüze de görüşüldüğü, görüşme esnasında bakıcının engelli kardeşleri için kurum bakımını istemediğini yinelediği,

10.03.2020 tarihinde (yedinci kez) söz konusu ikamet adresine yeniden hane ziyaretinin

gerçeklestirildiği, kardeşi evde olduğu, ve engelli evde bulunmadığı bilgisinin alındığı, 25. Bahsi geçen tarihlerde yapılan tüm hane ziyaretlerinde; engelli evde bulunmaması ve kendisine ait herhangi bir kişisel eşyasının da bu evde olmaması sebebiyle incelemeye konu olan evde yaşamadığı kanaatinin oluştuğu, ayrıca kardeşi hanede düzenli olarak yaşamakta olduğu izleniminin edinildiği, hanede yaşayanlar ile gelir ve çalışma durumları hakkında çelişkili ifadelerde bulunduğu, her iki engellinin de ağır zihinsel tanıları nedeniyle genel durumlarının risk grubunda kabul edildiği ve öz bakımlarının sağlanması, yaşamlarının idame ettirilmesi konularında bakılmaya, gözetilmeye ve korunmaya ihtiyaçlarının olduğu, bu sebeple engelli kardeşler ve bakıcının devamlı surette bir arada olması gerektiği bildirilmesine rağmen her defasında engellilerin evde bulunmadıklarının ve tek başlarına dışarıda korunmasız bir biçimde vakit geçirdiklerinin tespit edildiği, bu haliyle engellilerin ihtiyaç duydukları sağlıklı bir ortamda bakım ve gözetim altında olmadıkları her defasında mahallinde yapılan tespitlerle ortaya konulduğundan, bakıcı yaptığı başvuruların reddedildiği, Belirtilmiştir.

26. Somut başvuru ile ilgili olarak; her ne kadar başvurucu , engelli kardeşleri adına aldığı evde bakım ücretinin usulsüz bir şekilde kesildiğini iddia etmiş ise de, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müteaddit defalar yapılan hane ziyaretleri ve sonrasında düzenlenen tüm sosyal inceleme raporları birlikte değerlendirildiğinde; bakıcı tarafından imzalanan Engelli Evde Bakım Taahhüt Sözleşmesinin; 3.

maddesinde yer alan “engelliye tarafıma bir nüshası verilen “Bakım Planı”na uygun bakım vereceğim”, 14. maddesinde yer alan “Engelli ile birlikte yeni bir adrese taşınmamız halinde durumu en geç “15 gün” içerisinde telefon, faks, posta ve e-mail yoluyla ya da şahsen

Müdürlüğünüze gelerek bildireceğimi kabul ve ifa etmeyi şimdiden taahhüt ederim” ve

Sözleşmenin son kısmında yer alan “Yukarıda belirtilen hizmet şartlarından birini ya da birkaçını yerine getirmemem ya da yerine getirmediğimin yapılacak denetlemede tespit edilmesi, yalan ya da yanlış beyanda bulunmam halinde; a) Mevzuatınızın icap ettirdiği hukuki ve cezai yaptırımların icrasına rıza göstereceğimi, … beyan ve kabul ederim. Yukarıda belirtilen sözleşme maddelerini okudum/dinledim, anladım ve sözleşmenin bir nüshasını elden aldım.” şeklindeki hükümlere aykırı davranmak suretiyle Sözleşmeyle taahhüt ettiği yükümlülükleri açıkça ihlal eden başvurucunun, evde bakım ücretinin kesilmesinde herhangi bir hukuka aykırı işlem bulunmadığı anlaşılmıştır.

27. Kaldı ki, her başvuru ve itiraz sonrasında hanede yeniden yapılan incelemeler sonunda evin hijyen koşullarının evde bakım hizmeti için uygun olmadığı ile ağır zihinsel tanıları nedeniyle risk grubunda bulunan her iki engellinin devamlı surette tehlikelere karşı korunması ve gözetilmesi gerektiği belirtilmesine ve bu konuda bakıcı gerekli rehberlik hizmeti verilmesine rağmen, devam eden süreçte hanenin fiziki koşullarında hiçbir iyileştirme yapılmadığı gibi uzun bir dönem evde bakım ücreti alınmasına rağmen ağır zihinsel engelli kardeşlerin engel durumlarına uygun bakım ve korunma ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte bir hizmetin de verilmediği tespit edilmiştir.

28. Bu itibarla, başvurucunun engelli kardeşleri adına yeniden evde bakım ücreti bağlanması yönündeki farklı tarihlerdeki talep ve itirazlarının her defasında mahallinde yapılan incelemelerle tespit edilen mevcut durum ve koşullar altında reddedilmesi işlemlerinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi idare tarafından engelli kardeşlerin yüksek yararı göz önünde bulundurularak, durumlarının “Kurum Bakımı” açısından değerlendirilmesinin uygun olacağı yönünde başvurucuya bilgi verilmek suretiyle “sosyal devlet” ilkesine ve “sorumlu idare” anlayışına uygun iş ve işlemler yürütüldüğü anlaşılmış olup, engellilerin de her vatandaş gibi

Anayasa ile güvence altına alınan insan onuruna yaraşır şekilde yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı kapsamında ihtiyaç duyduğu bakım, korunma ve tedavi hizmetlerinden yararlanmaları konusunda gerekli tüm tedbirlerin alınmasının hukuk ve hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 29. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

30. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın, BAŞVURUCU ile İSTANBUL AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER İL

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Bununla birlikte, (27) nolu paragrafta açıkça belirtildiği üzere engellilerin ihtiyaç duyduğu bakım, korunma ve tedavi hizmetlerinden yararlanmaları konusunda gerekli görülecek tüm tedbirlerin alınmasını teminen karardan bir suretin AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL

HİZMETLER BAKANLIĞINA iletilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi