|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sigorta başlangıcının tespiti davasında eylemli çalışmanın varlığının önemini vurgulamaktadır. Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1991 olarak tespitini istemiş, ancak davalı SGK vekili, işe giriş bildirgesinin tek başına yeterli olmadığını, eylemli çalışmanın ispatlanması gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesine dayanarak talebini kabul etmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, eksik inceleme nedeniyle bu kararı bozmuştur.
Mahkeme, sigortalı sayılabilmek için yalnızca işe giriş bildirgesinin değil, aynı zamanda eylemli çalışmanın da ispatlanması gerektiğini belirtmiştir. Davacının iş yerinde çalıştığını kanıtlayacak yeterli delil sunulmadığı için, davanın kabulü usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu nedenle, davanın yeniden incelenmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Karar, sigortalılık başlangıcının tespiti için gerekli olan delil ve inceleme standartlarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11867 E. , 2024/12835 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2693 E., 2024/904 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/448 E., 2022/182 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.05.1991 olduğunun tespiti istemi olarak sınırlandırmıştır.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının dava dışı 2.6123.637529.32.24 sicil numaralı … …-… Giyim unvanlı iş yerinde 01.05.1991 tarihinde asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde,işe giriş bildirgesinin tek başına fiili çalışmayı ortaya koymaya yeterli olmadığını; eylemli çalışmanın hizmet tespitine ilişkin davalarda geçerli yöntem ve kanıtlarla kanıtlanamadığını ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz tanık anlatımlarına dayanılarak kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2., 6., 9., 79.,108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun’lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı … …-… Giyim Ünvanlı işverenin 637529 sicil no.lu iş yerinden 01.05.1991 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, iş yerinin konfeksiyon alım satımı mahiyetli olduğu, 26.06.1990-31.07.2003 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ve iş yerinin 1991/1-3 arası dönem bordrosu vermediğinin Kurumca bildirildiği, davacının iş yerinde tezgahtarlık yaptığını beyan ettiği, öte yandan yapılan komşu iş yeri araştırması kapsamında bir tespit yapılamadığı davacı tanığı olarak dinlenen davacının amcasının oğlu …’ün beyanında, No:75 de … Giyim faaliyette iken No:73 de ise … Giyim isimli iş yerinin olduğunu beyan etmesi üzerine Mahkemece 1991/1-3 arası dönem bordrolarının kapsama alındığı, 1991/2. dönem bordrosundan 21 kişinin bildirildiği, bunlardan iki kişinin tanık olarak dinlendiği, … ile …’ın davacıyı hatırlayamadıklarını belirttikleri halde Mahkemece iş yerinde çalışması olmayan davacının amcasının oğlu … ile iş yeri müşterisi olduğunu beyan eden davacı tanığı …’ın beyanları ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, dava konusu iş yerinin 1991 dönem bordrosu verilmediği bildirilmiş olduğundan davacının da beyanı alınarak özellikle komşu iş yeri … giyim iş yerinden dava konusu dönemde bildirimi olup da davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek beyanları alınmalı, yine taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı böylelikle, davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Kabule göre de dava ile sigorta başlangıcının tespiti talep edilmiş olduğundan (1) gün süre ile sigortalı çalışmanın yanında aynı tarihin sigorta başlangıcı olduğuna hükmedilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.
5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.