|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, ceza infaz kurumlarında hükümlü olan bireylerin telefon görüşme hakları ile ilgili bir uyuşmazlık ele alınmıştır. Başvuran, kendisiyle aynı anda tutuklu bulunan eşiyle telefon görüşmesi yapmak istemiş, ancak bu talep mevzuat gereği reddedilmiştir. Ancak, farklı ceza infaz kurumlarında bulunan ve birinci dereceden akraba olan 26.000 kişinin telefon görüşme hakkının, aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı kapsamında korunması gerektiği vurgulanmıştır.
Kararda, Tüzük’ün 88. maddesinin ikinci fıkrasının (o) bendinin, aynı anda farklı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü-tutukluların telefon görüşme haklarını düzenleyecek şekilde değiştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, hükümlülerin sosyal rehabilitasyonu ve aile bağlarının korunması açısından önem taşımaktadır. Sonuç olarak, Adalet Bakanlığı’na bu yönde bir düzenleme yapılması tavsiye edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 17282-17282 94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.|sayi|
BAŞVURU NO : 2018/7132 2018/ 7132
KARAR TARİHİ : 16/10/2018 |tarih|
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Adalet Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Ceza infaz kurumunda hükümözlü olarak bulunan başvuranın, kendisi ile farklı ceza infaz kurumunda hükümözlü olarak bulunan eşi ile telefon görüşmesi yapma talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 28/05/2018 28.5.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Kocaeli 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümözlü olarak bulunduğunu, eşinin de kendisinin de yargılamasının Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldüğünü, 13 aylık oğlu ile beraber eşinin cezaevinde bulunduğunu, eşi ile sadece mektup yoluyla haberleşebildiğini, 9 aydır eşinin sesini duyamadığını, eşinin yaşama sevinci kalmadığını, kendisine zarar vereceğinden endişelendiğini, 2 haftada 1 olan telefon hakkını eşini arayarak kullanmak istediğini belirterek, Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümözlü olarak kalan eşi ile telefon görüşmesi talep etmiştir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü’nden 11/ 06/ 2018 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün 19/ 07/ 2018 tarihli cevabi yazısında; 2.1. “06/ 04/ 2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının
.
1 / 11t
Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ün 88’inci maddesinin (o)
fıkrasında, “Hükümlülere dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılmaz .” hükmü yer almakta olup uygulamada bu yönde gerçekleştirilmektedir .
2.2. Dolayısıyla, adı geçenin söz konusu talebinin karşılanması şu anda yukarıda anılan mevzuat gereği mümkün bulunmamaktadır .
2.3. Öte yandan; Tüzük’ün 88’inci maddesinin birinci fıkrasında ise ; “Kapalı kurumda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir .” hükmü ile, İkinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde; “a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır, b) Disiplin cezaları olsa bile, anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları veya doğal afet hâllerinde, hükümlülerin telefon görüşme hakları hiçbir şekilde engellenemez” hükümlerine yer verilerek, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukların kimlerle telefonla görüşebileceği hükme bağlanmıştır .
2.4.Bu kapsamda, 26/ 06/ 2018 tarihi itibariyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde alınan akrabalık raporunda, farklı ceza infaz kurumlarında bulunan ve birinci dereceden yakını olan tutuklu ve hükümlülerden 26.000 kadar kişinin birbirleriyle telefonla görüşmesi yapma potansiyeline sahip olduğu tespit edilmiştir .
2.5. Söz konusu uygulama sadece adı geçen başvurucuya değil tüm ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluları kapsamaktadır . Kaldı ki T .C Anayasa’sının 10’uncu maddesinde
‘Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir .’ hükmü yer almaktadır . İnfazda temel ilke eşitlik ilkesi olup, bu hakkın bir veya bir kaç kişiye verilmesi mümkün bulunmamaktadır, herkese sağlanması gerekmektedir .
2.6. Bu konudaki mevzuat değişikliği çalışmalarına başlanılmış olup halen devam etmektedir .”
Cevabının verildiği görülmüştür .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması ” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir . Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz .” , 3.1.Anayasanın ‘ ‘Özel hayatın gizliliği’’ başlıklı 20. maddesinde ‘‘ Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir . Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz .’’ , 3.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı ” başlıklı 74.
maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına
.
2 / 11sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu
idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler ”, 4. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ başlıklı 8.
maddesinde; ‘‘ 1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir .
2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir .’ ’ , 5. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/ 173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler
Bütünü ” nün ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19. maddesinde
‘‘ Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi , dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir .’ ’ hükmü, ‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20. maddesinde; “ Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır .”, 6. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun ‘‘ İnfazda temel amaç’’ başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında ‘‘ Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır .’’, 6.1.‘‘ Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler ’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bentlerinde ‘‘Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak
düzenlenir :
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır . Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır .
d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir .
e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir . Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir .
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur . ’’; 6.2. ‘‘ Ödüllendirme ’’ başlıklı 51. maddesinde ‘‘ ( 1) Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler .
3 / 11( 2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için de geçerlidir .
( 3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır :
a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir .
b) Çocuk hükümlülere, en geç iki ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiyle kurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir .
c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir .
d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırılabilir .
e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir .
f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir .
g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir .
h) Haftalık harcama miktarı yarı oranında artırılabilir .
ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurma imkânı verilebilir .
j) Hediye verilebilir .
k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubu verilebilir .
( 4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir . ’’; 6.3. “Hükümlülerin telefon ile haberleşme hakkı” başlıklı 66. maddesinde “( 1) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabilirler . Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır . Bu hak, tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabilir .
( 2) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler .
( 3) Açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlüler altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılırlar .
Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır .
( 4) Hükümlüler açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamazlar .”; 6.4. .‘‘ Tutukluların Yükümlülükleri’ ’ başlıklı 116. maddesinde ‘‘ ( 1) Bu Kanunun; (…) telefonla haberleşme hakkı, radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı, (…)
konularında 9, 16, 21, 22, 26 ilâ 28, 34 ilâ 53, 55 ilâ 62 , 66 ilâ 76 ve 78 ila 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir .’’ ; 7. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Tüzük’ün “Telefonla görüşme hakkı” başlıklı 88. maddesinde “( 1) Kapalı kurumda bulunan hükümlüler, belgelendirmeleri koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi ile telefon görüşmesi yapabilir .
( 2) Telefonla görüşmeleri aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır :
4 / 11a) Hükümlüler, haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile
hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla, idarenin kontrolünde bulunan ve kurumun uygun yerlerine yerleştirilen telefonlardan yararlandırılır, b) Disiplin cezaları olsa bile, anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin ölüm veya ağır hastalıkları veya doğal afet hâllerinde, hükümlülerin telefon görüşme hakları hiçbir şekilde engellenemez, c) Açık ve kapalı kurumlardaki hükümlüler; altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılır . Bu hâlde, yapılan telefon konuşmaları o haftaya ait konuşma hakkından sayılmaz . Görüşmeler, tutanak ile belgelenir ve tutanaklar özel bir dosyada saklanır, d) Kurum personeli hükümlülere tahsis edilen telefonları kullanamaz, e) Hükümlüler, telefon görüşmesi hakkına sahip oldukları konusunda bilgilendirilir, f) Hükümlülerin telefonla görüşme gün ve saatleri, kurumda bulunan telefon adedi, başvuru sırası, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak idare tarafından belirlenir . Hükümlüler görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilir . Herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebilir . Konuşma süresi görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemez . Ancak tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlüler onbeş günde bir kez olmak ve on dakikayı geçmemek üzere sadece eşi, çocukları, annesi ve babası ile görüşebilir, g) Hükümlünün, kurumun güvenliğini tehlikeye düşüren, suç oluşturan veya bir suça azmettirme ya da yardım etme sonucunu doğurabilecek konuşmalarda bulunduğu dinleme sırasında belirlendiğinde, görüşme derhâl kesilir . Bu hâlde hükümlü hakkında adlî veya idarî soruşturmaya esas olacak işlemler kurum en üst amiri tarafından yapılır, h) Suç işlemek amacıyla kurulan silâhlı örgütün yöneticiliğini yapmaya devam eden, bu konuda herhangi bir yöntemle, kurum içi veya dışındaki kişilere talimat veya mesaj veren hükümlülere idare ve gözlem kurulu kararıyla telefon görüşmesi hiçbir şekilde yaptırılmaz, ı) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan hükümlüler, idare ve gözlem kurulunun uygun gördüğü hâllerde ve onbeş günde bir olmak üzere eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi ile on dakikayı geçmemek üzere görüşebilir, j) Telefonla görüşme ücreti, görüşmeyi yapan hükümlü tarafından karşılanır . Görüşme için kullanılan telefon kartları kurum kantininde satılır . Müdürü bulunmayan kurumlarda telefon kartları, ücreti hükümlülerden alınmak koşuluyla görevli memurlar tarafından temin edilir, k) Hükümlü bu maddede belirtilen telefonla görüşme hakkını kullanabilmek için “Telefon Görüşme
Formu” doldurur . Bu formda; telefon görüşmesi yapmak istediği kişiler ve bunlarla olan yakınlık derecesini, görüşme yapmak istediği sabit, cep telefon numaraları ile yurtdışı telefon numarasını, telefon görüşmesi yapacağı yakınlarının açık adreslerini belirtir ve gerekli belgeler eklendikten sonra idareye verir . İdare gerekli gördüğü takdirde gideri hükümlüden alınmak koşuluyla formdaki bilgilerin doğruluğunu araştırabilir . Telefon görüşme formunda yer alan bilgilerde değişiklik olması halinde hükümlü yeni bir form düzenleyerek idareye bildirir . Hükümlü tarafından formda gösterilmemiş olan kişilerle telefon görüşmesi yaptırılmaz, l) Hükümlünün formda belirttiği bilgiler varsa değişiklikler deftere kaydedilir . Bu deftere, ayrıca telefon görüşmesi yapmak isteyen hükümlünün haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun
5 / 11bırakılma veya kısıtlama cezası olup olmadığı ve varsa hücreye koyma cezasının infazına başlanıp
başlanmadığı yazılır . Defter, bu işle görevlendirilmiş ikinci müdürün kontrolünde güvenlik ve gözetim servisi tarafından tutulur . Defterin sayfaları numaralanır ve mühürlenir; kaç sayfadan ibaret olduğu kurum müdürü tarafından tasdik olunur . Defterler, her an denetime hazır hâlde bulundurulur, m) Telefonla konuşmak isteyen hükümlüler, “Telefon Görüşme İstek Formu” doldurarak idareye verir . Bu formlar, hükümlü telefon görüşme defteri ile karşılaştırılır . Telefonla görüşmeye engel hâlleri bulunmayan hükümlülerin isim listesi bu işle görevli ikinci müdür tarafından kontrol ve tasdik edilerek infaz ve koruma başmemurluğuna verilir . Müdürü bulunmayan kurumlarda bu işlem infaz ve koruma başmemuru tarafından yapılır . Telefon görüşmesi yapmak isteyen hükümlünün bu görüşmeyi yapmasına engel bir hâli bulunması hâlinde bunun sebepleri gerekçelendirilmek suretiyle tutanağa yazılır ve bu tutanağın içeriği hükümlüye bildirilerek dosyasına konulur, n) Konuşma sırası gelen hükümlünün kurum içindeki tehlikelilik durumu da dikkate alınarak gerekli güvenlik önlemleri alınmak suretiyle telefon görüşmesi yapılacak yere getirilir . Hükümlü, öncelikle konuşmasına kendi adını ve soyadını söyleyerek başlar . Görüştüğü karşıdaki kişiye, adını, soyadını ve telefon numarasını tekrar etmesini isteyerek konuşmasına devam eder . Bu işlemin yapılması zorunlu olup, konuşma bittikten sonra, telefon görüşme istek formunun konuşmanın yapıldığına ilişkin bölümü doldurulur, konuşmayı yapan hükümlü ve görevli memur tarafından imzalanır . Bu formdaki bilgiler, deftere kaydedilmek üzere güvenlik ve gözetim servisine verilir, o) Hükümlülere dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılmaz, p) (Değişik : 15/ 6/ 2009- 2009/ 15092 K.) Telefon görüşmeleri Türkçe yapılır . Ancak hükümlünün, kendisinin veya görüşeceğini bildirdiği kişinin Türkçe bilmediğini beyan etmesi hâlinde, konuşmanın yapılmasına izin verilir ve konuşma kayda alınır . Kayıtların incelenmesi sonucu, konuşmanın suç teşkil etme ihtimali olan faaliyetler için kullanıldığının anlaşılması durumunda, hükümlünün bir daha aynı kişiyle Türkçeden başka bir dille konuşmasına izin verilmez, r) Yabancı uyruklu hükümlülerin görüşmeleri için bildirdiği telefon numaralarının, bildirilen kişilere ait olup olmadığı, ayrıca; görüşmek istenen kişinin, belirtilen kişi olmadığı yönünde bir şüphe bulunması hâlinde, ilgili konsolosluk makamlarından bilgi istenir . Görüşme yapılması talep edilen telefon numaralarının kime ait olduğunu gösteren, yetkili makamlarca düzenlenmiş resmî evrakın
Türkçe tercümesi, hükümlünün yasal temsilcisi veya yakınları tarafından da ibraz edilebilir .
( 3) Açık kurumlar ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlüler, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabilirler . Çocuk hükümlülerin telefonla konuşması hiçbir şekilde kısıtlanamaz ve engellenemez .
( 4) Kapalı kurumlarda bulunan hükümlülerin, bu maddede belirtilen yakınları ile yaptığı telefon görüşmeleri, idare tarafından dinlenir ve elektronik aletler ile kayda alınır .
( 5) Hükümlüler, açık ve kapalı kurumlarda, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramaz ve kullanamaz .
7.2. “Telefon görüşmesi yaptırılmayacak hâller” başlıklı 89. maddesinde “( 1) Hükümlülere tanınan telefonla görüşme hakkı; a) Genel ve kısmî aramalar sırasında, b) Yemek dağıtım saatlerinde, c) Kurum asayiş ve güvenliğini bozucu her türlü bireysel veya toplu olaylar sırasında,
6 / 11kullandırılmaz .”;
7.3.‘‘Ödüllendirme’’ başlıklı 159. maddesinde ‘‘( 1) Kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve uyumları, kurum düzenine karşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki gayretleri gibi beklenen davranış ve tutumları gösteren hükümlülere teşvik esaslı ayrıcalıklar tanınır . ’ , 7.4. ‘‘Ödüllendirilecek tutum ve davranışlar ’’ başlıklı 160. maddesinde ‘‘ ( 1) Hükümlülerin
ödüllendirilecek tutum ve davranışları şunlardır :
a) Katılması gereken iş, eğitim, öğretim ve benzeri faaliyetlerde devamsızlığı bulunmamak, b) Davranışları ile arkadaşları ve çevresine iyi örnek olmak, c) Kurum içi ve dışındaki spor, sanat, kültür ve sosyal faaliyetlerde veya yarışmalarda başarı göstermek, d) İyileştirme faaliyetlerinde gösterdiği davranışlarla bu çalışmalara katkı sağlamak, e) Kurumun araç, gereç ve donanımlarını koruma ve kullanmada örnek olmak, f) Sağlık ve güvenlik konularında örnek tutum ve davranışlar içerisinde olmak .’’ ; 7.5. “Tutuklulara uygulanacak hükümler ve yükümlülükleri” başlıklı 186. maddesinde “( 1)
Tüzüğün; 1, 4, 6, 9 ilâ 14, 22, 24 ilâ 27, 29 ilâ 31, 40 ilâ 46, 67 ilâ 73, 75 ilâ 96, 99 ilâ 108, 110 ilâ 117, 119 ilâ 132, 143 ilâ 171, 174, 176 ilâ 179, 185, 188, 189 uncu maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir .”; 8. 28603 Resmi gazete sayılı Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında
Yönetmelik’in ‘‘Temel ilkeler ’’ başlıklı 5. maddesinde ‘‘ ( 1) Bu Yönetmeliğin uygulanması ile
ilgili olarak aşağıdaki ilkelere uyulur :
a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir .
(… .)
ç) Hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödül verilir ve bu karar ilgiliye bildirilir .
d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır .
e) Hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde aynı anda birden fazla ödül verilebilir .
(… .)’’; 8.1. ‘‘ Ödül türleri’’ başlıklı 7. maddesinde ‘‘ ( 1) Hükümlü ve tutuklulara; a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme, b) Haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini uzatma, c) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yapma, ç) Üst üste kullanılmayan ziyaret sürelerini toplu olarak kullanma, d) Haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini artırma, (… .)
ödülü verilebilir .’’;
7 / 118.2.Yönetmeliğin 8. maddesinde ‘‘ Ödüllendirilebilecek tutum ve davranışlar ’’ düzenlenmiştir .
8.3.‘‘Telefonla görüşme süresi veya sayısının artırılması ödülü’’ başlıklı 22. maddesinde ‘‘( 1)
Hükümlü ve tutukluların haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir .; ( 2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar da Kanunun 25 inci maddesine uygun olacak şekilde bu ödülden yararlanabilir .’’; 9. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında
REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının ‘Temel İlkeler ’ başlıklı 3. maddesi ‘‘ Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır .’’; 9.1. ‘‘Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde, ‘‘ Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir .’’, ‘‘ Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır .’’, ‘‘ Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar .’’; 10. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun
Süreli Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R ( 2003) 23 Sayılı
Tavsiye Kararı’nın ‘‘Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli Mahkûmiyetin Zarar Verici
Etkileriyle Başa Çıkma’’ başlıklı 22. Maddesinde ‘‘Aile bağlarının kopmaması için özel çaba gösterilmelidir . Bu amaçla;
Mahkûmlar mümkün olduğunca ailelerine veya yakın akrabalarına en yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler .
Mektuplaşma, telefon görüşmeleri ve ziyaretlerin mümkün olduğu ölçüde azami sıklıkta ve gizlilik içinde yürütülmesi sağlanmalıdır . Bu tür bir düzenleme güvenliği tehlikeye atıyorsa veya risk değerlendirmesiyle riskli olduğu tespit edilmişse söz konusu haberleşmeler, mektupların izlenmesi ve ziyaret öncesi ve sonrasında aramalar gibi makul güvenlik tedbirleri eşliğinde yürütülebilir .’’; düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin
“ Tavsiye Karar Önerisi ” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 12. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “… öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak… ” olarak ifade edilmiştir . Bu
8 / 11düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla
benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır . Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir . Hükümlü, büyük olasılıkla, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır . Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır .
13. Anayasamızın 20. maddesi ( 3.1. prgrf), AİHS’nin 8. maddesi ( 4. prgrf), uyarınca, herkesin ‘ özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir . Hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır . Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur . ( Messina v . Italy, 25498/ 94; Epners-Gefners v .
Latvia, 37862/ 02)
14. Hükümlülerin dış dünyayla temaslarının makul düzeyde devam ettirilmesi, bu bağlamda özellikle aileleriyle etkin bir iletişim kurmalarına yardımcı olunması, bu kişilerin rehabilitasyonu ile de yakından ilgilidir . Aile bağlarının korunup geliştirilmesinin hükümlülerin psikolojisi açısından olumlu sonuçlar doğurduğu, yeniden sosyalleşmeleri ve tekrar suç işlemelerinin önlenmesinde önemli bir unsur olduğu sıklıkla ifade edilmektedir (Bu konuda bakınız; İngiltere ve Galler Bölgesi
Ceza İnfaz Kurumları Denetçiliği, Yetişkin Mahkûmların Rehabilitasyonu konulu Rapor, Eylül
2014) .
15. Hem AİHM kararlarında, hem Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa
Cezaevi Kuralları Hakkında REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 24.1,24.4 ve 24.5 maddesinde, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli
Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R ( 2003) 23 Sayılı Tavsiye
Kararı’nın 22. maddesinde, hükümlülerin telefon görüşmelerinin önemine değinilmiş, telefon görüşmelerinin mümkün olduğu ölçüde azami sıklıkta ve gizlilik içinde yürütülmesi sağlanması, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC ( 2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararının 24.5. maddesinde cezaevi yetkililerinin, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlaması” gerektiği vurgulanmıştır .
16. Hükümlülerin telefon ile görüşme hakkı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Kanunu’nun 66. maddesinde düzenlenmiş olup, hükümlülerin ve aynı Kanunun 116.
maddesindeki atıf ile tutukluların “ idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme” yapabileceği hüküm altına alınmıştır .
17. Telefonla görüşme hakkının ayrıntısına Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün (“Tüzük”) 88. maddesinde yer verilmiştir . Tüzük’ün 88.
maddesinde kapalı kurumda bulunan hükümlülerin, “ belgelendirmeleri koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ve vasisi” ile telefon görüşmesi yapabileceği düzenlenmiştir .
9 / 1118. Tüzük’ün 89. maddesinde genel ve kısmî aramalar sırasında, yemek dağıtım saatlerinde, kurum
asayiş ve güvenliğini bozucu her türlü bireysel veya toplu olaylar sırasında telefon görüşmesi yapılmayacağı düzenlenerek, düzen gerektiren haller haricinde ( haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakılma veya kısıtlama cezası ile hücreye koyma cezasının infazı sırasında olmamak koşuluyla) bu hakkın kullanımının kısıtlanmamasına özen gösterildiği açıktır .
19.Telefon görüşme hakkı, hükümlü-tutukluların dışarıya açılan bir kapısı olduğundan, bu hususun önemi nedeniyle Tüzük’te, disiplin cezaları olsa bile, “ anne, baba, eş, çocuk ve kardeşlerin” ölüm veya ağır hastalıkları veya doğal afet hâllerinde, hükümlülerin- tutukluların telefon hakkının hiçbir şekilde engellenemeyeceği düzenlenmiştir . Aynı bentte, yapılan bu görüşmenin “o haftaya ait konuşma hakkından” sayılmayacağının düzenlenmesi, hükümlünün- tutuklunun telefon görüşme hakkına, bununla birlikte özel hayatın gizliliği kapsamında aile hayatına saygı gösterildiğinin apaçık bir örneğidir .
20. 5275 sayılı Kanunu’nun 51. maddesinde ( 6.2. prgrf), ilgili Tüzük’ün 159 ve devamı maddelerinde, hükümlülerin ödüllendirilebileceği düzenlenmiş ( 7- 7.1. prgrf), 28603 Resmi gazete sayılı Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik’te ( 9. vd. prgrf), ise bu maddelerin ayrıntısına yer verilmiştir . Söz konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a)
bendinde ‘‘Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir .’ ’ hükmüyle ödüllendirmenin amacından bahsedilmiştir .
‘Ödül türleri’ başlıklı 7. maddesinde ( 9.1. prgrf), ise, ödüllerin hükümlülerin, haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini artırılmasına, ziyaret süresinin uzatılmasına, ziyaret sürelerinin toplu olarak kullanılmasına ilişkin olduğu görülmüştür . Nitekim ziyaret, görüş, telefonla görüşme, yani hükümlülerin ‘Dış dünya ile ilişkilerine’ ilişkin iyileştirmelerin, söz konusu Yönetmeliğin amacında da belirtildiği üzere, hükümlülerin yeniden sosyalleşmesi ve topluma kazandırılması bakımından önem taşıdığı belirtilmiştir .
21.Ülkemizde 2016 Temmuz ayında yaşanan hain darbe girişimi sonrası, başlatılan soruşturmalar ve yapılan yargılamalar sonucu, tutuklu ve hükümlü sayısının ani bir artış gösterdiği, söz konusu soruşturmaların çoğunlukla örgüt üyeliğinden olması nedeniyle de, aile bireylerinin – akrabaların aynı anda yargılanmaları ve aynı süreçte tutuklu olmaları, sonrasında ise hükümlü olmaları sonucunu doğurmuştur .
22. Tüzük’ün 88. maddesinin ikinci fıkrasının (o) bendinde “ Hükümlülere dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılmaz” hükmü nedeniyle, aynı anda hükümlü-tutuklu bulunan birçok ailenin telefon görüşmesi yapamadığı tespit edilmiştir . Nitekim Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü cevabi yazısında, 26/ 06/ 2018 tarihi itibariyle UYAP Sisteminden alınan akrabalık raporunda, farklı ceza infaz kurumlarında bulunan ve birinci dereceden yakını olan tutuklu ve hükümlülerden 26.000 kadar kişi olduğunu belirtmiştir . (prgrf 2.4.)
23. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde; başvuranın, kendisi ile aynı anda tutuklu bulunan eşi ile telefon görüşmesi talebinin reddedilmesinin mevzuata uygun olduğu görülse de, farklı ceza infaz kurumlarında aynı anda hükümlü-tutuklu bulunan birinci dereceden akraba olan 26.000 kişinin olduğu, bu kişilerin sayısı ve birbirleri ile telefonla görüşme hakkının, .
10 / 11aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı kapsamında ertelenmemesi gereken bir hak olduğu göz önünde
bulundurulduğunda, Tüzük’ün 88. maddesinin ikinci fıkrasının (o) bendinin yeniden düzenlenerek, aynı anda farklı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü-tutuklularla ilgili telefon hakkını kullanmaları hususunda düzenleme yapılmasının uygun olduğu kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri ” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; 25. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır . Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
26. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. Maddesinin 2.
fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kocaeli İnfaz Hakimliğinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre;
Tüzük’ün 88. maddesinin ikinci fıkrasının (o) bendinin değiştirilerek, aynı zamanda ceza infaz kurumunda hükümlü-tutuklu bulunan birinci dereceden akraba olan kişilerin telefon görüşmesi yapma hakkı ile ilgili gerekli düzenlemenin yapılması amacıyla ADALET BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığınca bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi