|
ÖZET: Başvuru, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bir polis memurunun fazla çalışma ücreti ve banka promosyonu ödemelerinin yapılmamasıyla ilgilidir. Başvuran, 08.03.2024 tarihli mahkeme kararı doğrultusunda 15.04.2024 tarihinde göreve başlamış, ancak 17.05.2024 tarihinde eksik ödeme almıştır. Bu nedenle, ödenmeyen fazla çalışma ücretinin ve banka promosyonunun kendisine ödenmesini talep etmiştir.
Kocaeli Valiliği, başvuranın kamu görevinden çıkarılması nedeniyle ödemelerin yapılamadığını belirtmiştir. Ayrıca, banka promosyonunun, başvuranın kendi hesabına yatırıldığı ve bu nedenle kendisine doğrudan ödeme yapılmadığı ifade edilmiştir. Fazla çalışma ücretinin ise, kamu görevinden çıkarılan personele ödenemeyeceği belirtilmiştir. Ancak, başvuranın göreve iade edilmesi durumunda, geçmişe dönük haklarının ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin hukuka uygun olduğunu belirterek, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü’ne, ödenmeyen fazla çalışma ücreti ve banka promosyonunun yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması ve işlemleri 30 gün içinde başvurana bildirmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12282-S.24.18624
BAŞVURU NO : 2024/6992
KARAR TARİHİ : 11.11.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
KOCAELİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın fazla çalışma ücreti ve banka promosyonu ücretinin ödenmesi talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 31.05.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; İl Emniyet Müdürlüğünde bünyesinde görevli polis memuru olduğunu, Ankara 2. İdare Mahkemesinin 08.03.2024 tarihli ve / Yürütme
Durdurma sayılı kararı gereği atamasının yapılarak 15.04.2024 tarihinde Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde göreve başladığını, aynı tarihte ilişik keserek İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde
02.05.2024 tarihinde göreve başladığını, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Kocaeli 2.İdare Mahkemesinin
28.04.2023 tarihli ve / kararı sayılı doğrultusunda 17.05.2024 günü tarafına eksik ödeme
yapıldığını belirterek ödenmeyen fazla çalışma ücretinin o dönemde ödenen banka promosyonu ve hak edişinden mahsup edilen ücretin ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içerikli yazımıza istinaden Kocaeli Valiliği
19.07.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1.Başvuran tarafından Müdürlüğümüz kadrosunda görev yapmakta iken devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziye edilmesi sonrası Kocaeli 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen E: / sayılı iptal kararına istinaden iade-i memuriyet sonrası atama işleminin tesis edilmediği ve özlük haklarının iade edilemeyeceğine ilişkin işlemin iptali talebiyle Bakanlık ve Emniyet Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davada, Ankara 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen 08.03.2024 gün ve E: / sayılı
“…yürütmenin durdurulmasına …” dair karar mevcut olduğu,
2.2. Başvuran hakkında verilen Kocaeli 2.İdare Mahkemesinin / numaralı kararında; “dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük hakların, davacının ilişiğinin kesildiği tarih olan
28.07.2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılar tarafından davacıya iadesine”
ifadelerine istinaden maaş ödemesi (71.771.64 TL) yapıldığı; 2.3. Banka promosyonu ile ilgili olarak yapılan tetkikte Davacı ’e ödenen geriye dönük mali hakları kişinin kişisel hesabına direk olarak ödendiği, banka promosyon protokolün de Promosyon hakkı kazanabilmek için 2 (iki) iş günü İl Emniyet Müdürlüğü adına açıldığı anlaşılan Banka hesabında beklemesi gerekli olduğu, protokol gereği kişi başı ilgili maaş döneminde 2 iş günü İl Emniyet Müdürlüğü adına açılı Anlaşmalı Banka tarafından kişilere promosyon bedeli ödendiğinden Müdürlük tarafından ödemesi yapılacak bir mali hak olmadığı, bankadan promosyon için herhangi bir toplu para alınmadığından aylık olarak personelin maaşının yatması ve 2 İş günü beklemesi üzerine aylık olarak talep edildiğinden konunun muhatabının İl Emniyet Müdürlüğü değil kişinin adına açılı banka hesabına yatırıldığından ilgilinin parasının yatırıldığı Banka ile kendisinin muhatap olması gereken bir konu olduğu,
2.4. Fazla Çalışma Tazminatı ile ilgili olarak 24.04.2018 tarihli sayılı EGM yazısında Maliye Bakanlığına sorulan görüş cevabında 22.07.2009 tarihli ve sayılı görüşünde Fazla Çalışma Tazminatının özlük bir hak olmadığı fiilen fazla çalışma karşılığı ödenen ve gerçekleşmesi belli kurallara bağlı muhtemel gelir niteliğinde olan bir ödeme olduğundan görevden uzaklaştırılan, tutuklanan veya gözaltına alınan personele, bu sürelere ait fazla çalışma ücretinin ödenmesine imkân bulunmadığı görüşü verildiğinden ödenmediği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,
3.1. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin 5 inci fıkrası; “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar”,
3.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,
3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,
3.4. 125 inci maddesinin 7 nci fıkrasında; “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür”,
4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun;
5.1. Borçlunun Temerrüdü, Koşulları başlıklı 117. Maddesinde “ Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır” 5.2. Borçlunun Temerrüdü, Hükümleri, Temerrüt Faizi, Genel Olarak başlıklı 120. Maddesinde
“Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.” 6. 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un Temerrüt Faizi Başlıklı 2 nci maddesinde; “ Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31
Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur. Temerrüt faizi miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hallerde, akdi faiz miktarı yukarıdaki fıkralarda öngörülen miktarın üstünde ise, temerrüt faizi, akdi faiz miktarından az olamaz” hükümleri haizdir.
7. Birleşmiş Milletler İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal
Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensiplerinde; “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler. Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar.”
8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 164. maddesinin dördüncü fıkrasında; “Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.”, 9. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 21. maddesinde; “(Ek madde: 13/07/1993 – KHK – 486/17 md.)657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil); a) Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda bulunanlardan; 1. Özel harekat ve istihbarat birimlerinde görev yapanlara; %35, 2. Siyasi hizmet, çevik kuvvet birimleri ile köprü ve hassas bölgeleri koruma görevlerinde fiilen çalışanlarla, panzer sürücüsü ve operatörü olarak görev yapanlara
%31, 3. Diğer birimlerinde görevli olanlara %27,b) ( Değişik ibare: 08/05/2007 – 5757 S.K/md.1) Emniyet hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunan çarşı ve mahalle bekçilerine %13, tutarını geçmemek üzere
İçişleri Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre fazla çalışma ücreti ödenir. (Ek ibare: 06/04/2001
– 4638/3. md.) Ayrıca, İçişleri Bakanı, büyük ölçekli yolsuzluk, terör ve benzeri faaliyetlere karşı ülke çapında gerçekleştirilen operasyonlara katılanlar ile bunlara idari, teknik, lojistik ve sair destek hizmetleri sağlayan personele hizalarında gösterilen oranların en çok yarısına kadar ilave ödeme yapmaya, bu ödemeyi; görev yeri ve süresi, görevin zorluk ve risk derecesi, görevlinin kıdemi ve sorumluluğu ile benzeri unsurları dikkate alarak farklı miktar veya oranlarda belirlemeye, buna ilişkin diğer usul ve esasları tespit etmeye yetkilidir.” 10. 20/07/2007 tarihli ve 26588 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/21 sayılı Başbakanlık
Genelgesinin;
10.1 4. maddesinde; “Banka tarafından verilecek promosyon miktarının tamamı personele dağıtılacaktır”,
10.2. 2. maddesinde; “ 2- Aylık ve ücretlerin hangi banka aracılığı ile ödeneceği, oluşturulacak üç kişilik bir komisyon tarafından istekli bankalardan teklif alınmak suretiyle tespit edilecektir. Komisyon, kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili biriminin harcama yetkilisinin başkanlığında söz konusu birimde görev yapan toplam personelin en az % 10’unun sendikalı olması halinde yetkili sendikadan bir üye ile merkez teşkilatında üst yönetici; taşra teşkilatında ise o birimin bağlı bulunduğu bir üst amir tarafından ilgili birimde görev yapanlar arasından seçilecek bir üyeden oluşacaktır. Yetkili sendikadan üye bulunmadığı durumlarda üçüncü üye ilgili birimde görev yapan personel arasından harcama yetkilisi tarafından seçilecektir. Protokol, komisyon tarafından belirlenen banka ile harcama yetkilisi tarafından imzalanacaktır…”
10.3 3. maddesinde; “3- Bankalar ile yapılacak protokollerin süresi iki yıldan az beş yıldan çok
olmayacaktır.”
10.4 5. maddesinde; “5-Dağıtılacak promosyonlar, ilgili banka tarafından personel adına açılan hesaba
aktarılmak suretiyle ödenecektir”,
10.5 7. maddesinde; “7- Genelge çerçevesinde yapılacak uygulamalar kurum personelinin rahatlıkla bilgi
edinebileceği şekilde ilan panoları ve internet siteleri yoluyla ilan edilecek, aleniyet ilkesine titizlikle riayet edilecektir.” 11. 17/07/2012 tarihli ve 28356 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Muhasebat Genel Müdürlüğünün
34 Sıra No’lu Genel Tebliğinin;
11.1 “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Tebliğin amacı, merkezi yönetim kapsamında yer
alan kamu idarelerinde görevli kamu görevlileri ve işçilerin aylık ödemelerinin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”
11.2 “Aylıkların bankalar aracılığıyla ödenmesi” başlıklı 4. maddesinde; “Merkezi yönetim kapsamında
yer alan kamu idarelerinde çalışan kamu görevlileri ile işçilerin aylıkları bankalar aracılığıyla ödenir…”
11.3 “Aylıklardan yapılacak bazı kesintiler” başlıklı 9. maddesinde; “ Bankalarla yapılacak protokolde
kamu görevlileri ile işçilerin yazılı talebi halinde yapılacak özel kesintilerin aylıklardan kesilmesinin sağlanmasına yönelik hususlara da yer verilebilir. Ancak, söz konusu kesintilere aylık bordrolarında yer
/
verilmez…Kamu görevlileri ile işçilerin talebi halinde, banka hesaplarına aktarılan tutar üzerinden bankaca söz konusu kesintilerin yapılabilmesi, harcama birimi ile banka şubesi arasında yapılacak protokolle kararlaştırılabilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13. Başvuran; İl Emniyet Müdürlüğünde bünyesinde görevli polis memuru olduğunu, Ankara 2.
İdare Mahkemesinin 08.03.2024 tarihli ve / Yürütme Durdurma Sayılı Kararı gereği atamasının yapılarak 15.04.2024 tarihinde Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde göreve başladığını, aynı tarihte ilişik keserek İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde 02.05.2024 tarihinde göreve başladığını, Kocaeli İl
Emniyet Müdürlüğü Kocaeli 2.İdare Mahkemesinin 28.04.2023 tarihli ve / kararı sayılı doğrultusunda 17.05.2024 günü tarafına eksik ödeme yapıldığını belirterek ödenmeyen fazla çalışma ücretinin o dönemde ödenen banka promosyonu ve hak edişinden mahsup edilen ücretin ödenmesini talep etmektedir.
14. Uyuşmazlığın temelinin başvuranın kamu görevinde olmadığı süre için ödenmeyen fazla çalışma ücretinin o dönemde ödenen banka promosyonu ve hak edişinden mahsup edilen ücretin ödenmemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
15. Başvuranın taleplerinden fazla çalışma ücreti ile ilgili olarak; 15.1. Anayasa’nın “Yargı Yolu” başlıklı 125/7 nci maddesinde “İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme
Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair
Kanunun ”Kararların uygulanması” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında; ”……İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye
tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.:
2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.)” hükmüne yer verilmiştir.
15.2. Başvuranın kamu görevinden çıkarılıp daha sonra göreve iadesine karar verildiğinden, Anayasanın 125/7. maddesi ile 7075 sayılı Kanunun 10. maddesi gereği ve ödemelerin düzenlendiği mevzuat hükümlerine göre, kamu görevinden çıkarıldığı tarih ile yeniden göreve döndürüldüğü tarih arasında ödenmeyen maaş ve özlük haklarının davacıya eksiksiz ödenmesi gerektiğinin yargı kararı ile de sabit olduğu, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun Ek 21. maddesinde; “(Ek madde: 13/07/1993 – KHK – 486/17 md.) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen en yüksek Devlet Memuru aylığının (ek gösterge dahil); a) Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda bulunanlardan; 1. Özel harekat ve istihbarat birimlerinde görev yapanlara; %35, 2. Siyasi hizmet, çevik kuvvet birimleri ile köprü ve hassas
/
bölgeleri koruma görevlerinde fiilen çalışanlarla, panzer sürücüsü ve operatörü olarak görev yapanlara
%31, 3. Diğer birimlerinde görevli olanlara %27,b) ( Değişik ibare: 08/05/2007 – 5757 S.K/md.1) Emniyet hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda bulunan çarşı ve mahalle bekçilerine %13, tutarını geçmemek üzere
İçişleri Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre fazla çalışma ücreti ödenir. (Ek ibare: 06/04/2001
– 4638/3. md.) Ayrıca, İçişleri Bakanı, büyük ölçekli yolsuzluk, terör ve benzeri faaliyetlere karşı ülke çapında gerçekleştirilen operasyonlara katılanlar ile bunlara idari, teknik, lojistik ve sair destek hizmetleri sağlayan personele hizalarında gösterilen oranların en çok yarısına kadar ilave ödeme yapmaya, bu ödemeyi; görev yeri ve süresi, görevin zorluk ve risk derecesi, görevlinin kıdemi ve sorumluluğu ile benzeri unsurları dikkate alarak farklı miktar veya oranlarda belirlemeye, buna ilişkin diğer usul ve esasları tespit etmeye yetkilidir.” hükmü bulunmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 3201 sayılı Kanun’un Ek 21. maddesi uyarınca ödenen fazla çalışma ücretinin mesai dışında yapılan fazla çalışma karşılığı olarak değil, görevin niteliği, yapılan işin zorluğu ve önemi doğrultusunda emniyet hizmeti sınıfı kadrolarında bulunanlara görev yapılan birime göre salt bu görevi yerine getirmeleri nedeniyle her ay sabit olarak yapılan bir ödeme olduğu ve 657 sayılı Devlet Memurları
Kanunu’nda düzenlenen ve günlük çalışma saatleri dışında yapılan çalışmaların karşılığı ödenen fazla çalışma ücretinden nitelik olarak farklı olduğu anlaşılmaktadır.
15.3. Bolu İdare Mahkemesi’nin / esas, / karar numaralı kararı da; “ fazla çalışma ücretinin emniyet hizmeti sınıfı kadrolarında bulunanlara fiili hizmet karşılığı olarak değil, görev yapılan birime göre salt bu görevi yerine getirmeleri nedeniyle her ay sabit olarak yapılan bir ödeme olduğu anlaşılmış olup, davacının kamu görevinden çıkarıldığı tarih ile yeniden göreve başladığı tarih aralığında kalan dönem için fazla çalışma ücretinin ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamakta olup, davacıya ödemesi yapılmayan fazla çalışma ücretinin, ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak ödenmesi gerekmektedir.” Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünü destekler niteliktedir. Bu kapsamda fazla çalışma ücretinin yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
16. Başvuranın; görevinden ayrı kaldığı dönemde mahrum kaldığı banka promosyonları hakkındaki talebine ilişkin olarak,
16.1. Başvuranın, İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde 02.05.2024 tarihinde göreve başladığı, o dönemki ödenmeyen banka promosyonu talebi olduğu, Kurumunun Türkiye Halk Bankası A.Ş. ile maaş ödemesi protokolü olduğu, 16.2. Başvurana promosyon sözleşmesinin 5. maddesi kapsamında; bankanın şubesinde bulunan kurumun hesabında 2 gün beklemesi gerektiğinin yazılı olduğu, başvuranın kendi adına açılı hesabına direk geçmiş dönem maaşlarının yatırıldığı bu sebeple kendisine promosyon ödemesi yapılmadığı anlaşılmıştır.
16.3. Konuyla ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı hükümlerinde, daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilmekte ve iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL Kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği düzenlenmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruya ilişkin 07/02/2019 tarihli ve / sayılı kararında;…“Bu durumda açığa alınmakla birlikte sonradan görevine iade edilen başvurucuya söz konusu maaş kesintisinin ödenmesi gerektiği kamu makamlarınca
saptanmış bir olgudur. Bu maaş tutarlarının başvurucunun statüsü gereği ödendiği ve onun mülkiyet hakkı kapsamında olduğu ise kuşkusuzdur. Sonuç olarak söz konusu idari ve yargısal sürece bir bütün olarak bakıldığında ceza soruşturması nedeniyle açığa alınan kamu görevlisi başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamındaki maaşından yapılan kesintilerin yaklaşık 5 ile 11 yıl arasında değişen sürelerde kendisine iade edilebildiği, haklı bir gerekçesi ortaya konulamayan bu gecikmenin de belirtilen sürelerin uzunluğu dikkate alındığında makul görülemeyeceği anlaşılmaktadır.” 16.4. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 164’üncü maddesinde, madde kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Söz konusu düzenleme gereğince çıkarılan 17/07/2012 tarihli ve 28356 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün
34 Sıra No’lu Genel Tebliği’nde ise; kamu personelinin maaşlarının bankalar vasıtasıyla ödenmesine
yönelik usul ve esaslar belirlenmiştir. Bu doğrultuda kamu personelinin maaşlarının ödenmesi için ilgili kurumlarla anlaşan bankalar, söz konusu mâli haklara ilişkin protokoller akdetmekte ve bu protokoller gereğince elde ettiği gelirler üzerinden, “promosyon” adı verilen ek mâli imkânları ilgili kurumlara sağlamaktadır. Bankaların sunduğu bu imkânların, kamu kurum-kuruluşları tarafından ne şekilde değerlendirileceği ve personelin bunlardan yararlanıp yararlanmayacağına ilişkin olarak 20/07/2007 tarihli ve 26588 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi hazırlanmıştır.
16.5. 20/07/2007 tarihli ve 26588 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan “Banka Promosyonları” konulu 2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nin 1. Maddesinde; “Kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerinin Maliye
Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün (6) Sıra Nolu Tebliği’nde belirtilen esas ve usuller çerçevesinde bankalar vasıtasıyla ödenmesine devam edilecektir.” kuralına; 10/08/2010 tarihli ve 27668 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2010/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile değişik 4. Maddesinde; “Banka tarafından verilecek promosyon miktarının tamamı personele dağıtılacaktır.” kuralına; 05/08/2008 tarihli ve 26958 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2008/18 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile değişik 5.
maddesinde ise, “Dağıtılacak promosyonlar, ilgili banka tarafından personel adına açılan hesaba aktarılmak suretiyle ödenecektir.” kuralına yer verilmiştir.
17. Somut olayda; başvuranın söz konusu tarihte devlet memurluğundan çıkarılması sebebiyle maaş ödemesi ve de promosyon ödemesi almadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar söz konusu protokolün 5.
Maddesinde bankanın şubesinde bulunan kurumun hesabında maaşın 2 gün beklemesi gerektiği belirtilmiş olsa da, başvuranın görevine son verilip maaş ödemesi yapılmadığından, mahkeme kararı ile de
“..davacının yoksun kaldığı özlük hakların, davacının ilişiğinin kesildiği tarih olan 28.07.2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılar tarafından davacıya iadesine..” hükmedildiğinden, başvuranın görevde olsaydı maaşının banka hesabına yatacağından söz konusu promosyona da haliyle hak kazanıyor olacağı, yukarıda yer verilen “İade Hükümleri”nde de belirtildiği üzere iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL Kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği, bu kapsamda promosyon tutarının ödenmemesi işleminin hukuka, hakkaniyete ve eşitlik ilkesine uygun olmadığı değerlendirmesi ile başvuranın mahrum kaldığı promosyon tutarının yasal faiziyle birlikte
ödenmesi yönünde 04.12.2023 tarihli Tavsiye Kararı verildiği anlaşılmıştır. (Bkz: Kamu Denetçiliği
Kurumunun 2023/8986 Başvuru Numaralı ve 04.12.2023 sayılı Tavsiye Kararı )
Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvurana promosyon tutarının tümünün ödenmemesi işleminin hukuka, hakkaniyete ve eşitlik ilkesine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kocaeli İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Başvuranın mahrum kaldığı fazla çalışma ücretinin idarece hesaplanarak yasal faiziyle ve promosyon tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için KOCAELİ VALİLİĞİ İL
EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURAN ile KOCAELİ VALİLİĞİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi