ÖZET: Başvuran, Ankara’nın Etimesgut ilçesinde su aboneliği sırasında, ruhsatta belirtilen 15 metre kazı yerine yalnızca 6 metre kazı yapıldığını ve bu nedenle 9 metrelik zemin tahrip bedeli olarak fazladan 782,90 TL ödendiğini iddia etmiştir. Başvuran, bu ödemenin 119,42 TL’lik KDV’sinin iade edilmesini talep etmiş, ancak ilgili idarelerden yanıt alamadığını belirtmiştir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, başvuranın fazladan ödediği 663,48 TL’nin iade edildiğini, ancak KDV’nin iadesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı da, KDV’nin iade edilmesi için gerekli şartların sağlanmadığını belirtmiştir. İlgili mevzuata göre, fazla veya yersiz hesaplanan KDV’nin iadesi, işlemi gerçekleştiren mükellef tarafından yapılmalıdır. Bu durumda, başvuranın talep ettiği KDV’nin iadesinin, ilgili vergi dairesi yerine Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabulüne ve iadenin Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uygun hareket etmesi beklenmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/4019-S.20.6428

BAŞVURU NO : 2019/16110

KARAR TARİHİ : 16/03/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ödediği verginin iade talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 18/09/2019

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran, (gerek bu başvurusunda gerekse de önceki başvurularında) Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel için idarece su aboneliğinin alınması esnasında ruhsatta belirtilen 15 metre yerine, uygulamada 6 metre kazı yapılıp su bağlantısı gerçekleştirildiğini, 9 metrelik zemin tahrip bedeli olan 782,90TL (663,48

+ 119,42 KDV) fazladan ödeme yapıldığını, idarelere başvurulara rağmen iadeyi alamadığını iddia edip 119,42 TL tutarın günümüz rayiç bedeli üzerinden iade edilmesini, mağduriyetin giderilmesini talep etmektedir.

II.İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi

Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazının tetkikinden özetle;

2.1.İlgide kayıtlı yazıda, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından …’a ait Ankara İli, Etimesgut

İlçesi, Bağlıca Mahallesi, … ada, … parsel için su aboneliği alınması esnasında ruhsatta belirtilen 15 metre yerine 6 metre kazı yapılıp su bağlantısının gerçekleştirilmesi nedeniyle …’ın fazladan ödediği zemin tahrip bedeli olan 663,48 TL’nin Ankara Büyükşehir Belediyesince iade edildiği, bu tutara isabet eden 119,42 TL Katma Değer Vergisi’nin (KDV) ise geri alınamadığı belirtilerek …’In talebi ile ilgili olarak yapılacak bir işlem bulunup bulunmadığı, talep yerine getirilecekse sürecin nasıl olacağı, söz konusu talebin yerine getirilmemesi halinde bunun hukuki gerekçeleri hakkındaki bilgilerin ve başvuru konusuna ilişkin belgelerin gönderilmesi istenildiği,

2.2.3065 sayılı KDV Kanununun;

2.2.1.1 inci maddesinin 1 inci bendi;

“Türkiye’de ticari, sınai, zırai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu;

2.2.2.8 inci maddenin 2 nci bendinde;

“Vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV’yi fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakki bulunmadığı halde; düzenlendiği bu tür vesikalarda KDV gösterenlerin, bu vergiyi ödemekle mükellef olduğu, bu hususun kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerli olacağı, bu gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen verginin Hazine ve Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edileceği, şu kadar ki söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesinin şart olduğu”, şeklinde hüküm altına alındığı,

2.3.KDV Genel Uygulama Tebliğinin (1/C-1.1.2.) bölümünde;

“3065 sayılı Kanunum (8/2) nci maddesi kapsamında fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen verginin iadesi aşağıdaki esaslara göre gerçekleştirilir.

Kural olarak, fazla veya yersiz hesaplanan vergi bulunması durumunda, gerek satıcı gerekse alıcı nezdinde işlemin KDV uygulanmadan önceki hale döndürülmesi esastır.

Fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergi, öncelikle satıcı tarafından alıcıya iade edilecektir.

Alıcının indirim hakkı bulunan mükellef olmaması durumunda, satıcının söz konusu fazla veya yersiz KDV tutarım alıcıya ödediğini gösterir bir belge ile vergi dairesine başvurması gerekmekledir. Alıcının indirim hakkı bulunan bir mükellef olması durumunda ise, sancının fazla veya yersiz KDV tutarım alıcıya ödediğini gösterir belgeye ek olarak, alıcının fazla veya yersiz KDV tutarım indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle düzeltme yaptığının alıcının vergi dairesinden alınacak bir yazıyla tevsiki de islenecektir…

Satıcının, fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergiyi alıcıya ödediğini gösterir belge ve indirim hakkı bulunan alıcıların düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısı ile birlikte, beyanlarım düzeltmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, fazla veya yersiz hesaplanan KDV tutarı, ilgili dönem beyannamesinden tenzil edilir ve sonraki dönemler de buna göre düzeltilir.

Fazla veya yersiz olarak ödendiği iddia edilen KDV’nin, satıcı tarafından iade olarak talep edilebilmesi için, KDV beyannamesinde hesaplanan KDV olarak beyan edilmesi ve beyana konu edildiği dönem ile iade talep edilen dönem arasında asgari söz konusu KDV tutarı kadar ödenecek KDV çıkması ve Hazineye ödenmesi gerekmektedir.

-Beyan edilen dönemle iade talep edilen dönem arasında, fazla veya yersiz uygulanan KDV tutarından daha düşük tutarda ödenecek KDV çıkması ve Hazineye ödenmesi durumunda, sadece bu tutar iadeye konu edilebilecektir.

-Beyan edilen dönemle iade talep edilen dönem arasında ödenecek KDV çıkmaması durumunda ise Hazineye intikal eden herhangi bir vergi bulunmadığından, sadece düzeltme yapılacak olup, iade söz konusu olmayacaktır.”, açıklamalarına yer verildiği,

2.4.Buna göre, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ilgili döneme ait verilen KDV beyannamesinde ödenecek KDV bulunmadığından Belediye tarafından Hazineye ödenen bir vergi söz konusu olmadığı,

2.5.Bu çerçevede, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından fazla hesaplanan zemin tahrip bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin 3065 sayılı Kanunun 8/2 maddesi gereğince Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından …’a iade edilmesi gerekmekte olduğu, fazla ödenen KDV’nin vergi dairesince …’a iadesinin mümkün olmadığı,

2.6.Diğer taraftan, konuya ilişkin olarak … tarafından Başkanlığa verilen dilekçe hakkında yapılan işlemlere ilişkin görüş yazı ile Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına bildirilmiş olup, bu hususa ilişkin olarak mükellef … Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından başvurana yazı ile bildirildiği,

2.7.Konuya ilişkin Başkanlığa karşı açılan herhangi bir dava bulunmadığı, belirtilmiştir.

3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Ankara Büyükşehir

Belediyesi Başkanlığı Fen İşleri Dairesi Başkanlığı AYKOME Şube Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazının tetkikinden özetle;

3.1.İlgi yazıda, Etimesgut İlçesi, imarın … ada, … parselde yapılan inceleme sonucu içme suyu aboneliği için 15 metre stabilize altyapı tesisi açım ruhsatı alındığı, fakat 6 metre stabilize kazı çalışması yapıldığından 9 metre stabilize zemin tahrip bedelinin iadesi yapıldığı, başvuran tarafından KDV iadesi talep ettiği,

3.2.Konu ile ilgili olarak, yazıyla Vergi Usul Kanunu gereği KDV iadesinin mümkün olmadığı bilgisini …’a bildirildiği,

3.3.İlgili yazıda belirtilen maddeler Başkanlık tarafından değerlendirilerek KDV iadesinin yapılıp yapılmayacağı bilgisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumuna bildirilmesinin gerektiği, ifade edilmiştir.

4.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Ankara Büyükşehir

Belediyesi Başkanlığı Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı Giderler Şube Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazının tetkikinden özetle;

4.1.İlgili yazıda başvuran …’ın fazladan yatırmış olduğu 119,42 TL tutarındaki KDV’nin kendisine iadesinin yapılabilmesi hakkında bilgi istendiği,

4.2.30/06/2017 tarihinde 673396 makbuz numarası ile Belediye veznesine ödendiği anlaşılan 1.514,38 TL’nin 1.105,80TL’si zemin tahrip bedeli, 41,70 TL’si ruhsat harcı, 167,84 TL’si keşif bedeli, 199,04 TL’Iik kısmı KDV olup söz konusu KDV tutarı olan 199,04TL, Haziran 2017

KDV Beyannamesi 21/07/2017-0013, 01.08.2017-0028 (düzeltme) tarih ve tahakkuk fiş numarası ile … Vergi Dairesi 0690040398 nolu hesaba beyan edilerek mahsup şeklinde ödemesi gerçekleştirildiği,

4.3.Fazla ödenen 9 metrelik zemin tahrip bedeli olan 663,48 TL başvuran …’a iade edildiği,

4.4.Ancak 663,48*18/100=119,42TL’lik KDV tutarı ilgili ayın KDV Beyannamesi ile beyan edilerek mahsup şeklinde ödemesi yapıldığı,

4.5.Söz konusu verginin tahsiline sadece aracılık eden Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin KDV iadesinde herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmadığından 119,42 TL’lik KDV tutarını ilgili

Vergi Dairesinin iade etmesi gerektiği, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

5.1.“Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde;

“Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.” ,

5.2.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

6.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

7.3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun,

7.1.“Verginin konusunu teşkil eden işlemler” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Türkiye’de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir:

1.Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler…”,

7.2.“Mükellef” başlıklı 8 inci maddesinde;

“1.Katma Değer Vergisinin Mükellefi:

a)Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar…

Vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. Bu gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edilir. Şu kadar ki söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi şarttır.”,

8.Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin

8.1.“I.Mükellefiyet/C.Mükellef ve Vergi Sorumlusu-1.Mükellef” başlıklı maddesinde,

“KDV’nin mükellefi esas itibarıyla vergiye tabi işlemleri yapanlardır. Ancak Kanunun 8 inci maddesinde özellik arz eden bazı işlemler de dikkate alınarak verginin mükellefi ayrı ayrı sayılmıştır. Buna göre mükellef sayılanlar Kanundaki sıralamasına göre aşağıda

açıklanmıştır:

a)Mal teslimi ve hizmet ifalarında mükellef, bu malları teslim edenler veya hizmeti yapanlardır…”,

8.2.“I.Mükellefiyet, C.Mükellef ve Vergi Sorumlusu, 1.Mükellef, 1.1.Fazla veya Yersiz

Uygulanan Vergi, 1.1.2.Fazla veya Yersiz Hesaplanan ve Hazineye Ödenen Verginin İadesi” başlıklı maddesinde,

“3065 sayılı Kanunun 8/2 nci maddesi kapsamında fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen verginin iadesi aşağıdaki esaslara göre gerçekleştirilir.

Kural olarak, fazla veya yersiz hesaplanan vergi bulunması durumunda, gerek satıcı gerekse alıcı nezdinde işlemin KDV uygulanmadan önceki hale döndürülmesi esastır.

Fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergi, öncelikle satıcı tarafından alıcıya iade edilecektir.

Alıcının indirim hakkı bulunan mükellef olmaması durumunda, satıcının söz konusu fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya ödediğini gösterir bir belge ile vergi dairesine başvurması gerekmektedir. Alıcının indirim hakkı bulunan bir mükellef olması durumunda ise, satıcının fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya ödediğini gösterir belgeye ek olarak, alıcının fazla veya yersiz KDV tutarını indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle düzeltme yaptığının alıcının vergi dairesinden alınacak bir yazıyla tevsiki de istenecektir…

Satıcının, fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergiyi alıcıya ödediğini gösterir belge ve indirim hakkı bulunan alıcıların düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısı ile birlikte, beyanlarını düzeltmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, fazla veya yersiz hesaplanan KDV tutarı, ilgili dönem beyannamesinden tenzil edilir ve sonraki dönemler de buna göre düzeltilir.

Fazla veya yersiz olarak ödendiği iddia edilen KDV’nin, satıcı tarafından iade olarak talep edilebilmesi için, KDV beyannamesinde hesaplanan KDV olarak beyan edilmesi ve beyana konu edildiği dönem ile iade talep edilen dönem arasında asgari söz konusu KDV tutarı kadar ödenecek KDV çıkması ve Hazineye ödenmesi gerekmektedir.

– Beyan edilen dönemle iade talep edilen dönem arasında, fazla veya yersiz uygulanan KDV tutarından daha düşük tutarda ödenecek KDV çıkması ve Hazineye ödenmesi durumunda, sadece bu tutar iadeye konu edilebilecektir.

– Beyan edilen dönemle iade talep edilen dönem arasında ödenecek KDV çıkmaması durumunda ise Hazineye intikal eden herhangi bir vergi bulunmadığından, sadece düzeltme yapılacak olup, iade söz konusu olmayacaktır…”, hükümlerine amirdir.

IV.KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10.Başvuran, Ankara ili, Etimesgut ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel için idarece su aboneliğimin alınması esnasında ruhsatta belirtilen 15 metre yerine, uygulamada 6 metre kazı yapılıp su bağlantısı gerçekleştirildiğini, 9 metrelik zemin tahrip bedeli olan 782,90TL (663,48

+ 119,42 KDV) fazladan ödeme yapıldığını, idarelere başvurulara rağmen iadeyi alamadığını iddia edip 119,42 TL tutarın günümüz rayiç bedeli üzerinden iade edilmesini, mağduriyetin giderilmesini talep ettiği tespit edilmiştir.

11.Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabı tetkik edildiğinde, konuyla ilgili olarak

3065 sayılı KDV Kanununun 1 inci maddesinin 1 inci bendi, 8 inci maddenin 2 nci bendi

hükümlerine göre ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C-I.I.2) bölümünde açıklamalarına yer verildiği, buna göre, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ilgili döneme ait verilen

KDV beyannamesinde ödenecek KDV bulunmadığından Belediye tarafından Hazineye ödenen bir vergi söz konusu olmadığı, bu çerçevede, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından fazla hesaplanan zemin tahrip bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin 3065 sayılı Kanunun 8/2 maddesi gereğince Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından …’a iade edilmesi gerekmekte olduğu, fazla ödenen KDV’nin vergi dairesince …’a iadesi mümkün olmadığı, ifade edilmiştir.

12.Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Fen İşleri Dairesi Başkanlığı AYKOME

Şube Müdürlüğü’nden alınan cevabı tetkik edildiğinde, ilgi yazıda, Etimesgut İlçesi, imarın

… ada, … parselde yapılan inceleme sonucu içme suyu aboneliği için 15 metre stabilize altyapı tesisi açım ruhsatı alındığı, fakat 6 metre stabilize kazı çalışması yapıldığından 9 metre stabilize zemin tahrip bedelinin iadesi yapıldığı, başvuran tarafından KDV iadesi talep ettiği, konu ile ilgili olarak, yazıyla Vergi Usul Kanunu gereği KDV iadesinin mümkün olmadığı bilgisini …’a bildirildiği, ilgili yazıda belirtilen maddeler Başkanlık tarafından değerlendirilerek KDV iadesinin yapılıp yapılmayacağı bilgisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği

Kurumuna bildirilmesinin gerektiği, ifade edilmiştir.

13.Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı Giderler

Şube Müdürlüğü’nden alınan cevabı tetkik edildiğinde, 30/06/2017 tarihinde … makbuz numarası ile Belediye veznesine ödendiği anlaşılan 1.514,38 TL’nin 1.105,80TL’si zemin tahrip bedeli, 41,70 TL’si ruhsat harcı, 167,84 TL’si keşif bedeli, 199,04 TL’Iik kısmı KDV olup söz konusu KDV tutarı olan 199,04TL, Haziran 2017 KDV Beyannamesi 21/07/2017-…, 01.08.2017-… (düzeltme) tarih ve tahakkuk fiş numarası ile … Vergi Dairesi … nolu hesaba beyan edilerek mahsup şeklinde ödemesi gerçekleştirildiği, fazla ödenen 9 metrelik zemin tahrip bedeli olan 663,48 TL başvuran …’a iade edildiği, ancak 663,48*18/100=119,42TL’lik

KDV tutarı ilgili ayın KDV Beyannamesi ile beyan edilerek mahsup şeklinde ödemesi yapıldığı, söz konusu verginin tahsiline sadece aracılık eden Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin

KDV iadesinde herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmadığından 119,42 TL’lik KDV tutarını ilgili Vergi Dairesinin iade etmesi gerektiği, ifade edilmiştir.

14.Anayasamızda, herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlü olacağı, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacı olduğu, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulacağı, değiştirileceği, kaldırılacağı, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

15.Katma Değer Vergisi Kanununda, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğuna hükmedilmiştir.

16. Katma Değer Vergisi Kanununda, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanların mükellef olacağını; vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükellef olduğu; bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerli olduğu; bu gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edileceği; söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi şart olduğu hükmedilmiştir.

17.Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde ise, KDV’nin mükellefi esas itibarıyla vergiye tabi işlemleri yapan olduğu; ancak Kanunun 8 inci maddesinde özellik arz eden bazı işlemler de dikkate alınarak verginin mükellefi ayrı ayrı sayıldığı; bunların arasında, mal teslimi ve hizmet ifalarında mükellef, bu malları teslim edenler veya hizmeti yapanlarında olduğu açıklanmıştır.

18.Yine Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde, kural olarak, fazla veya yersiz hesaplanan vergi bulunması durumunda, gerek satıcı gerekse alıcı nezdinde işlemin KDV uygulanmadan önceki hale döndürülmesi esas olduğu; fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergi, öncelikle satıcı tarafından alıcıya iade edileceği, alıcının indirim hakkı bulunan mükellef olmaması durumunda, satıcının söz konusu fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya ödediğini gösterir bir belge ile vergi dairesine başvurması gerektiği; alıcının indirim hakkı bulunan bir mükellef olması durumunda ise, satıcının fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya ödediğini gösterir belgeye ek olarak, alıcının fazla veya yersiz KDV tutarını indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle düzeltme yaptığının alıcının vergi dairesinden alınacak bir yazıyla tevsiki de isteneceği; satıcının, fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergiyi alıcıya ödediğini gösterir belge ve indirim hakkı bulunan alıcıların düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısı ile birlikte, beyanlarını düzeltmesi gerektiği; bu kapsamda, fazla veya yersiz hesaplanan KDV tutarı, ilgili dönem beyannamesinden tenzil edileceği ve sonraki dönemler de buna göre düzeltileceği; fazla veya yersiz olarak ödendiği iddia edilen KDV’nin, satıcı tarafından iade olarak talep edilebilmesi için, KDV beyannamesinde hesaplanan KDV olarak beyan edilmesi ve beyana konu edildiği dönem ile iade talep edilen dönem arasında asgari söz konusu KDV tutarı kadar ödenecek KDV çıkması ve Hazineye ödenmesi gerektiği; beyan edilen dönemle iade talep edilen dönem arasında, fazla veya yersiz uygulanan KDV tutarından daha düşük tutarda ödenecek KDV çıkması ve Hazineye ödenmesi durumunda, sadece bu tutar iadeye konu edilebileceği; beyan edilen dönemle iade talep edilen dönem arasında ödenecek KDV çıkmaması durumunda ise Hazineye intikal eden herhangi bir vergi bulunmadığından, sadece düzeltme yapılacak olup, iade söz konusu olmayacağı açıklanmıştır.

19.Başvuran, fazladan ödediği Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ödediği 119,42 TL

KDV’nin tarafına ödenmesini talep ettiği; Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ise iadeyi ilgili vergi dairesinin ödemesi gerektiği gerekçesi ile iadeyi yapmadığını; Gelir İdaresi

Başkanlığı’nın ise iadeyi mevzuat hükümlerine göre Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yapması gerektiğinden bahisle ilgili vergi dairesince ödeme yapılmaması gerektiğini bundan dolayı ilgili vergi dairesi tarafından da ödemenin yapılmadığı tespit edilmiştir.

20.Katma Değer Vergisi Kanununda, fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edileceği; söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi şart olduğu belirtilmiştir.

21.Ayrıca Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nde, kural olarak, fazla veya yersiz hesaplanan vergi bulunması durumunda, gerek satıcı gerekse alıcı nezdinde işlemin

KDV uygulanmadan önceki hale döndürülmesi esas olduğu; fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergi, öncelikle satıcı tarafından alıcıya iade edileceği, alıcının indirim hakkı bulunan mükellef olmaması durumunda, satıcının söz konusu fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya ödediğini gösterir bir belge ile vergi dairesine başvurması gerektiği; alıcının indirim hakkı bulunan bir mükellef olması durumunda ise, satıcının fazla veya yersiz KDV tutarını alıcıya ödediğini gösterir belgeye ek olarak, alıcının fazla veya yersiz KDV tutarını indirim hesaplarından çıkarmak suretiyle düzeltme yaptığının alıcının vergi dairesinden alınacak bir yazıyla tevsiki de isteneceği; satıcının, fazla veya yersiz olarak hesaplanan vergiyi alıcıya ödediğini gösterir belge ve indirim hakkı bulunan alıcıların düzeltmeyi yaptığını gösterir vergi dairesi yazısı ile birlikte, beyanlarını düzeltmesi gerektiği; bu kapsamda, fazla veya yersiz hesaplanan KDV tutarı, ilgili dönem beyannamesinden tenzil edileceği ve sonraki dönemler de buna göre düzeltileceği; fazla veya yersiz olarak ödendiği iddia edilen KDV’nin, satıcı tarafından iade olarak talep edilebilmesi için, KDV beyannamesinde hesaplanan KDV olarak beyan edilmesi ve beyana konu edildiği dönem ile iade talep edilen dönem arasında asgari söz konusu KDV tutarı kadar ödenecek KDV çıkması ve Hazineye ödenmesi gerektiği; beyan edilen dönemle iade talep edilen dönem arasında, fazla veya yersiz uygulanan KDV tutarından daha düşük tutarda ödenecek KDV çıkması ve Hazineye ödenmesi durumunda, sadece bu tutar iadeye konu edilebileceği; beyan edilen dönemle iade talep edilen dönem arasında ödenecek

KDV çıkmaması durumunda ise Hazineye intikal eden herhangi bir vergi bulunmadığından, sadece düzeltme yapılacak olup, iade söz konusu olmayacağı açıklanmıştır.

22.Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından iadenin yapılmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, talep edilen iadenin başvurana Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması gerektiği tespit edilmiştir.

B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara

Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuru kapsamında iadenin başvuruna yapılması hususunda ANKARA BÜYÜKŞEHİR

BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURANA, ANKARA BÜYÜKŞEHİR BAŞKANLIĞI’NA ve GELİR

İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi