ÖZET: Başvuru, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nde görev yaparken 20 Temmuz 2016’da uzaklaştırılan ve 29 Ekim 2016’da 675 sayılı KHK ile ihraç edilen bir akademisyenin, fazladan kesilen gelir vergisinin iadesini talep etmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, 2020 yılında göreve iade edilmesine rağmen, geçmiş yıllara ait maaş ödemelerinin vergilendirilmesinin hatalı olduğunu ve bu durumun kendisini mağdur ettiğini belirtmiştir. İlgili üniversite, başvuranın talebine olumsuz yanıt vermiştir.

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü, başvurana yapılan vergi kesintilerinin yasal çerçevede değerlendirildiğini ve benzer durumdaki diğer eski personellerin açtığı davaların sonuçlandığını ifade etmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı da, vergi tevkifatının ilgili dönemlerdeki maaş ödemelerine göre yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğunu ve fazladan kesilen vergilerin iade edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu doğrultuda, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü’ne, başvuranın vergilendirmesinin yeniden hesaplanması ve fazla kesilen tutarın iade edilmesi için tavsiyede bulunulmuştur. Kararın, ilgili idare tarafından 30 gün içinde bildirilmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/87686-S.20.95496

BAŞVURU NO : 2020/89485

KARAR TARİHİ : 13/11/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Vergi kesintilerinin iadesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 17/07/2020

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde çalışmakta iken önce 20/07/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığını, 675 sayılı KHK kapsamında 29/10/2016 tarihinde ihraç edildiğini, Cumhurbaşkanlığı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvuru kabul edildiğini, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca İnönü Üniversitesi’ne atandığını, 07/02/2020 tarihinde başladığını, İnönü Üniversitesi tarafından 16/06/2020 tarihinde yapılan bilgilendirmede Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğünün 19/03/2020 tarihli yazısında Gelir Vergisi tahakkuk miktarı belirtildiğini, gönderilen maaş bordrosu dökümünde Temmuz 2016 – Ocak 2020 Gelir Vergisi matrahının toplandığının görüldüğü, ancak Gelir Vergisi matrahı her yıl yenilenmesi gerektiği, maaşların geçmiş yıllara ait olduğunu, maaş bordrosu dökümünde ise 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı başında Gelir

Vergisi matrahının sıfırlanmadığını, fazladan kesilen vergilerin hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi için Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü’ne 16/06/2020 tarihinde dilekçe ile başvuruda bulunduğunu, üniversitenin olumsuz cevap verdiğini, geçmiş yıllara ait olan maaş ödemelerinin vergilendirilmesinin yanlış yapıldığını, Gelir Vergisi tahakkukunun bu seneye yazılmasının mağduriyetini arttıracağını iddia ederek fazladan kesilen vergilerin hesaplanmasını, yasal faiziyle birlikte tarafına yatırılmasını, önceki yıllara ait tahakkukun Gelir Vergisi matrahına eklenmemesini ve gereğinin yapılmasını talep etmektedir.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Niğde Ömer Halisdemir

Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı’ndan alınan 09/09/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda;

“…Mevcut durumda söz konusu olayda başvuranın talebine ilişkin olarak Kamu Denetçiliği

Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Dostane Çözüm” başlıklı 33/A maddesi kapsamında idaremizce başvuranın talebi ile ilgili olarak yapılacak bir işlem bulunmamaktadır…

Başvuranın talebi ile ilgili olarak Kurumumuzca “Dostane Çözüm” kapsamında söz konusu duruma dair hukuki gerekçe 166 Seri No’lu Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili hükümlerinde belirtilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuran ile aynı şekilde Olağanüstü Hal

Kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilen ve daha sonra Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade edilen Üniversitemiz eski akademik personellerinden ve tarafından idaremiz aleyhine aynı taleple davalar açılmış; bu davalardan ‘in Konya 1. Vergi Mahkemesinde açmış olduğu dava 16/07/2020 tarihli ve 2020/86 E., 2020/465 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmek suretiyle Üniversitemiz lehine sonuçlanmıştır. Yine Üniversitemiz eski akademik personellerinden tarafından Üniversitemiz aleyhine Gaziantep 2. İdare Mahkemesinde aynı taleple açılan dava Gaziantep 2. İdare Mahkemesinin 20/11/2019 tarihli ve 2019/320 E., 2019/1108 K. sayılı kararı ile dava konusu işlemin, yasal faiz işletilmesi talebinin reddine dair kısmı ile fazladan kesilen gelir vergisinin davacıya ödenmesi talebinin reddine ilişkin kısmının iptaline, geliştirme ödeneği ödenmesi talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne, görevde olmadığı süre için hesaplanarak davacıya ödenen parasal haklara (görevde olsaydı hangi tarihte ödenecek idi ise o tarihten itibaren başlamak üzere) işletilecek yasal faizin davacıya ödenmesine, fazladan kesilen gelir vergisinin hesaplanarak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, tazminat talebinin kısmen reddi ile geliştirme ödeneği ödenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Üniversitemiz eski personellerinden tarafından Üniversitemiz aleyhine aynı taleple açılan dava ise Kayseri

Vergi Mahkemesinde / E. sayılı dosya ile halen devam etmektedir.

Vergi ve borç çıkarılma ile ilgili yapılan işlemlerin Vergi Hukuku bakımından değerlendirilmesine dair 166 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek, Gelir

Vergisi Kanunu’nun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı ile Aksaray

Defterdarlık Gelir Müdürlüğünün konu ile ilgili görüşleri de bu yöndedir.

Kurumumuzda gerek KHK ile gerekse de 657 sayılı Kanun’un disiplin hükümleri gereği görevden çıkarma işlemi uygulanan, daha sonra idari işlemle veya mahkeme kararı ile geri dönen kişi veya kişilere benzer nitelikte vergisel işlem uygulanmıştır. Bu nedenle de

Kurumumuz aleyhine işlemin iptali için mahkeme de dava açılmıştır.

Kurumumuzda gerek KHK ile gerekse de 657 sayılı Kanun’un disiplin hükümleri gereği görevden çıkarma işlemi uygulanan, daha sonra idari işlemle veya mahkeme kararı ile geri dönen kişi veya kişilere benzer nitelikte borç işlemi uygulanmıştır…”, şeklinde ifade edilmiştir.

3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi

Başkanlığı’ndan alınan 20/10/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda;

“…193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

61 inci maddesinde,

“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,

94 üncü maddesinde;

“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,

…

Yukarıdaki bentlerde yazılı vergi tevkifatının yapılmasında 96 ncı madde hükmü göz önünde tutulur.”,

96 ncı maddesinde;

“Vergi tevkifatı, 94 üncü madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”,

hükümlerine yer verilmiştir.

Öte yandan, 166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek Gelir Vergisi

Kanununun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; 2016, 2017, 2018, 2019 ile 2020 yılları için yapılacak ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (2020 yılı ilgili ayın) ücreti sayılması ve

Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122 nci maddesinde,

“Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.” hükmü yer almış,

124 üncü maddesinde ise,

“Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.”,

denilmiştir.

Buna göre, konu ile ilgili olarak; kesintiyi yapmakla sorumlu bulunan işyerine müracaat edilerek temin edilen kesinti tutarlarını gösterir belge ve bilgileri içeren bir düzeltme dilekçesi ile vergi dairesine düzeltme talebinde bulunulması ve düzeltme talebinin reddedilmesi üzerine

Başkanlığımıza şikâyet yoluyla başvuruda bulunulması mümkün bulunmaktadır.

Bu kapsamda, Başkanlığımız kayıtlarında ait herhangi bir düzeltme ve başvurusu yer almadığı ve dolayısıyla Başkanlığımızda adı geçenin başvuru konusu ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı ve henüz idari başvuru yollarının tüketilmediği görülmüştür.

Diğer taraftan, benzer durumda kamu görevinden ihraç edilen ve Olağanüstü Hal Komisyon

Kararıyla görevine iade edilen veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun disiplin hükümleri gereği görevden çıkarma işlemi uygulanan, daha sonra idari işlemle veya mahkeme kararı ile görevine iade edilen Başkanlığımız personeli için de yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre işlem tesis edilmektedir.

Ayrıca, benzer durumda olanlarca Başkanlığımıza yapılan başvuruların reddedilmesi üzerine açılan davalar bulunmakta olup, Zonguldak Vergi Mahkemesi tarafından verilen 28/02/2019 tarihli ve Esas No: 2018/1033, Karar No: 2019/174 sayılı kararla davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Başkanlığımızca söz konusu karara karşı istinaf

yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 11/09/2019 tarihli ve Esas No:

2019/820, Karar No: 2019/1393 sayılı kararıyla istinaf başvurumuzun kabulüne ve söz konusu kararın usul yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. Gaziantep 1. Vergi Mahkemesi tarafından verilen 13/11/2019 tarihli ve Esas No: 2019/362, Karar No: 2019/959 sayılı kararda davanın kabulüne ve dava konusu vergi kesintisinin iadesine karar verilmiştir…”, şeklinde ifade edilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

4.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

4.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4.2.“Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;

“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

4.3.“Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler: Genel ilkeler” başlıklı 128 nci maddesinde;

“…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…”,

5.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

6.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı

164 üncü maddesi;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet

memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tespit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye

Bakanlığı yetkilidir.”,

7.08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;

7.1.”Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde;

“ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”,

7.2.“Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde;

“Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.

a)Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi,

b)Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi,

c)Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” ,

7.3.“Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır.

Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.

Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet

Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.

Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”,

8.193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

8.1.“Mevzuu” başlıklı 1 nci maddesinde;

“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”,

8.2.“Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde;

“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,

8.3.“Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde;

“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, Vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre….vergi tevkifatı yapılır…”,

8.4.“Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlıklı 96 ncı maddesinde;

“Vergi tevkifatı, 94 üncü Madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”,

9.213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

9.1.“Düzeltme talebi” başlıklı 122 nci maddesinde;

“Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler…”,

9.2.“Şikayet yolu ile müracaat” başlıklı 124 üncü maddesinde;

“Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler…”,

10.166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; “Toplu İş Sözleşmeleri İle Eskiye Yönelik

Olarak Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış,

94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi

sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmağa mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” denilmiştir. Kanunun

96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere

uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir.

Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalamakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.”, hükümlerine amirdir.

IV.KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11.İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12.Başvuran, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesinde çalışmakta iken önce 20/07/2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığını, 675 sayılı KHK kapsamında 29/10/2016 tarihinde ihraç edildiğini, Cumhurbaşkanlığı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvuru kabul edildiğini, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca İnönü Üniversitesi’ne atandığını, 07/02/2020 tarihinde başladığını, İnönü Üniversitesi tarafından 16/06/2020 tarihinde yapılan bilgilendirmede Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğünün 19/03/2020 tarihli yazısında Gelir Vergisi tahakkuk miktarı belirtildiğini, gönderilen maaş bordrosu dökümünde Temmuz 2016 – Ocak 2020 Gelir Vergisi matrahının toplandığının görüldüğü, ancak Gelir Vergisi matrahı her yıl yenilenmesi gerektiği, maaşların geçmiş yıllara ait olduğunu, maaş bordrosu dökümünde ise 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı başında Gelir

Vergisi matrahının sıfırlanmadığını, fazladan kesilen vergilerin hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi için Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü’ne 16/06/2020 tarihinde dilekçe ile başvuruda bulunduğunu, üniversitenin olumsuz cevap verdiğini, geçmiş yıllara ait olan maaş ödemelerinin vergilendirilmesinin yanlış yapıldığını, Gelir Vergisi tahakkukunun bu seneye yazılmasının mağduriyetini arttıracağını iddia ederek fazladan kesilen vergilerin hesaplanmasını, yasal faiziyle birlikte tarafına yatırılmasını, önceki yıllara ait tahakkukun Gelir Vergisi matrahına eklenmemesini ve gereğinin yapılmasını talep ettiği tespit edilmiştir.

13.Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı’nın

Kurumumuza verdiği cevabi yazı tetkik edildiğinde, mevcut durumda söz konusu olayda başvuranın talebine ilişkin olarak Kamu Denetçiliği Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “Dostane Çözüm” başlıklı 33/A maddesi kapsamında idarece başvuranın talebi ile ilgili olarak yapılacak bir işlem bulunmadığını; başvuranın talebi ile ilgili olarak Kurumca “Dostane Çözüm” kapsamında söz konusu duruma dair hukuki gerekçe 166

Seri No’lu Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili hükümlerinde belirtildiğini ifade ettiği tespit edilmiştir.

14.Yazının devamında; başvuran ile aynı şekilde Olağanüstü Hal Kapsamında çıkarılan

Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilen ve daha sonra Olağanüstü. Hal

İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade edilen eski akademik personellerden . ve tarafından idare aleyhine aynı taleple davalar açıldığını; bu davalardan ‘in Konya 1.

Vergi Mahkemesinde açmış olduğu dava 16/07/2020 tarihli ve 2020/86 E., 2020/465 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini; tarafından Gaziantep 2. İdare Mahkemesinde aynı taleple açılan dava Gaziantep 2. İdare Mahkemesinin 20/11/2019 tarihli ve 2019/320 E., 2019/1108 K. sayılı kararı ile dava konusu işlemin, yasal faiz işletilmesi talebinin reddine dair kısmı ile fazladan kesilen gelir vergisinin davacıya ödenmesi talebinin reddine ilişkin kısmının iptaline, geliştirme ödeneği ödenmesi talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne, görevde olmadığı süre için hesaplanarak davacıya ödenen parasal haklara (görevde olsaydı hangi tarihte ödenecek idi ise o tarihten itibaren başlamak üzere) işletilecek yasal faizin davacıya ödenmesine, fazladan kesilen gelir vergisinin hesaplanarak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, tazminat talebinin kısmen reddi ile geliştirme ödeneği ödenmesi talebinin reddine karar verdiğini; tarafından açılan dava ise

Kayseri Vergi Mahkemesinde / E. sayılı dosya ile halen devam ettiğini ifade ettiği tespit edilmiştir.

15.Yazının devamında; vergi ve borç çıkarılma ile ilgili yapılan işlemlerin Vergi Hukuku bakımından değerlendirilmesine dair 166 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek, Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiğini; Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı ile Aksaray Defterdarlık Gelir

Müdürlüğünün konu ile ilgili görüşlerinin de bu yönde olduğunu; gerek KHK ile gerekse de

657 sayılı Kanun’un disiplin hükümleri gereği görevden çıkarma işlemi uygulanan, daha sonra

idari işlemle veya mahkeme kararı ile geri dönen kişi veya kişilere benzer nitelikte vergisel işlem uygulandığını; gerek KHK ile gerekse de 657 sayılı Kanun’un disiplin hükümleri gereği görevden çıkarma işlemi uygulanan, daha sonra idari işlemle veya mahkeme kararı ile geri dönen kişi veya kişilere benzer nitelikte borç işlemi uygulandığını ifade ettiği tespit edilmiştir.

16.Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevabi yazı tetkik edildiğinde, başvuranın, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiğini; Olağanüstü Hal Komisyon Kararı ile görevine iade edildiğini; 2016,2017, 2018, 2019 ile 2020 yılları için yapılacak ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (2020 yılı ilgili ayın) ücreti sayılmasını; Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiğini, ifade ettiği tespit edilmiştir.

17.Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

18.Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL Kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL

Kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

19.Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde;

“Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur” hükmü ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.

20.Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

21.Bilindiği gibi hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.

22.Bu çerçevede ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta

FETO/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.

23.Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

24.Kurumumuza benzer nitelikte “Vergi kesintilerinin iadesi talebi” ile ilgili 2019/17171 numaralı başvuru hakkında 27/03/2020 tarihinde; “Bölge tazminatı ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/18199 numaralı başvuru hakkında 03/01/2020 tarihinde; “Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait mali ve sosyal haklarının ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/12302 numaralı başvuru hakkında 19/12/2019 tarihinde; “Promosyon ödeme talebi” ile ilgili 2019/13756 numaralı başvuru hakkında 07/01/2020 tarihinde ve benzeri konularda benzeri nitelikte farklı tarihlerde olmak üzere tavsiye kararları verilmiştir.

25.Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın hesaplanıp varsa iade edilmesi gerektiği, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı tespit edilmiştir.

B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

26.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

27.14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Konya

Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın hesaplanıp varsa iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için NİĞDE ÖMER

HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA, NİĞDE ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ

REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi