|
ÖZET: Başvuran, FETÖ operasyonları kapsamında ihraç edilip daha sonra göreve iade edilmesine rağmen, personel kayıtlarında terör örgütü üyesi olarak gösterildiğini ve bu durumun kendisine haksızlık oluşturduğunu belirterek, ilgili kayıtların silinmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın talebini reddetmiş ve bu ret gerekçesi olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddelerini göstermiştir. Ancak, Danıştay, başvuranın durumunu değerlendirerek, KHK ile yapılan ihraç işleminin sonrasında göreve iade edilen kişilerin özlük dosyası dışında, diğer sistemlerdeki kayıtların silinmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Danıştay, 7098 sayılı KHK’nın, ihraç edilenlerin durumunu düzenleyen özel bir düzenleme olduğunu ve bu düzenlemenin, başvuranın kişisel verilerinin korunması hakkını ihlal ettiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi gerektiğine ve Adalet Bakanlığı’na, başvuranın kayıtlarının silinmesi hususunda tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir. Bu karar, hukukun üstünlüğü ve kişisel verilerin korunması ilkeleri doğrultusunda verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/6349-S.20.10049
BAŞVURU NO : 2019/22672
KARAR TARİHİ : 20/04/2020
TAVSİYE KARARI
ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : İhraç işlemine ilişkin bilgilerin silinmesi hakkında.
BAŞVURU TARİHİ : 23/12/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1)Başvuran özetle; İstanbul Anadolu Adalet Sarayında zabıt kâtibi olarak görev yaparken
FETÖ operasyonları kapsamında gözaltına alındığını, ihraç edildiğini ve 7 ay tutuklu kaldığını, daha sonrasında mor beyin mağduru olduğunun ortaya çıktığını ve görevine iade edildiğini, göreve iade edilmesinin üzerinden neredeyse 2 yıl gibi bir zaman geçmesine rağmen personel hitap bilgilerinde disiplin suçları bölümünde terör örgütü üyesi olmak yazdığını, ihraç ve iade olduğu gibi bilgilerinde yer aldığını, mor beyin mağduru olması nedeniyle kendisine yapılan tüm haksız işlemlerin personel kayıtlarından, fiziki personel dosyasından ve UYAP Personel ekranlarından, disiplin soruşturması kısımlarından, hizmet süresi bilgileriyle ilgili HİTAP bilgilerinden, SGK ile bağlantılı tüm sistemlerden ve Adalet Bakanlığındaki fiziki ve UYAP üzerindeki tüm dosyalarından FETÖ soruşturması kapsamında yapılan tüm işlemlerin silinmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Bilgi, belge ve görüş talebimiz üzerine Adalet Bakanlığının 06/02/2020 Tarih ve
sayılı cevap yazısında:
2.1) “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı
109 uncu maddesinde, “Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak
kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur. Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur. Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar
Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Anılan düzenlemeden de anlaşılacağı üzere Devlet memuru olarak istihdâm edilenlerin meslekî bilgileri, mal bildirimleri, inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler özlük olarak saklanmaktadır.
2.2) Bilindiği üzere, Bakanlığımızda görev yapan kamu personeli hakkında tesis edilecek
işlemlerde kolaylık sağlaması ve böylece zamandan tasarruf edilmesi için kimlik numarası esas alınarak hazırlanan sicil özetleri/hizmet belgeleri, özlük dosyasında yer alan bir kısım bilgilerin özetlendiği belgelerdir. Bakanlığımız bünyesinde her personel için tanzim edilen sicil özetlerinde, ilgili personelin aldığı disiplin cezaları, ödül ve başarı belgeleri, memuriyet görev bilgileri gibi bilgiler yer almakta olup; memuriyet bilgileri kısmında personelin açıktan ve naklen atamasına, kademe ve derece ilerlemesine, aylıksız kullanılan izinler ve göreve başlamaya, görevden uzaklaştırma hâlinde ayrılış ve göreve başlama hâlinde başlayışa, 657 sayılı Kanun’un 125’inci maddesinin birinci fıkrasının (E) bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılma ile varsa bu işlemin geri alınması yahut mahkeme kararıyla iptal edilmesi üzerine yeniden göreve başlamasına ilişkin bilgilere yer verilmektedir.
2.3) Yukarıda yapılan açıklamalar ile mevzuat hükmü birlikte değerlendirildiğinde;
Bakanlığımız taşra teşkilatında görev yapmakta iken 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminden sonra ilân edilen olağanüstü hâl dönemi içerisinde görevinden uzaklaştırılan, daha sonra tekrar görevine başlatılan personelin kamu görevinden uzaklaştırılma ve göreve iade edilmeye ilişkin satırların, ilgililerin malî ve sosyal durumuna etki etmediği de gözetilerek, sicil özeti/hizmet belgesi/hizmet cetvelinden çıkarılmaması gerektiği mütâlaa edilmektedir.
2.4) Adı geçenin, OHAL nedeniyle görevinden uzaklaştırılma ve tekrar görevine iade edildikten
sonra geçirmiş olduğu adli ve idari soruşturmalara ilişkin tüm kayıtların UYAP kayıtlarından silinmesi talebine ilişkin 06/11/2019 tarihli dilekçesine, adli ve idari soruşturmalara ilişkin tüm kayıtlar ile görevden uzaklaştırma ve göreve iade edilmesine ilişkin verilerin UYAP kayıtlarından silinmesi talebi 18/12/2019 tarihli ve 13/01/2020 tarihli sayılı yazılarımız ile Bakanlığımızca uygun görülmemiş olup, aynı durumda olan bütün personellere aynı görüş yazısı uygulanmaktadır ve buna ilişkin görüş yazımız ekte gönderilmiştir.
2.5) İlgilinin İstanbul Anadolu Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken 06/01/2017
tarihinde 679 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, 697 sayılı KHK ile görevine iade edildiği ve 18/01/2018 tarihinde görevine başladığı anlaşılmıştır.
İlgilinin ihraç sebebiyle eksik hizmet süreleri bulunmadığı, ilgilinin herhangi bir hak kaybı ve mağduriyeti bulunmamaktadır.” şeklinde cevap verilmiştir.
3) Kurumumuzun 2019/7549 sayılı dosyasında bulunan Devlet Personel Başkanlığının
31/05/2019 tarih ve sayılı görüş yazısında özetle;
3.1) Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin kamu görevine iade edilen
kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılacağının mezkûr Kanun Hükmünde
Kararnameler ile hüküm altına alınmış olması sebebiyle kamu görevinden çıkarılan ilgililer hakkında kamu görevinden hiç çıkarılmamış gibi işlem tesis edilmesi gerektiği, bu çerçevede, söz konusu personelin kamu görevlerinden çıkarılmaları nedeniyle hizmet belgelerinde yer alan açıklamaların ilgililerin hizmet belgesi/cetvellerinden silinmesi gerektiği,
3.2) Soruşturma esnasında veya sonrasında 657 sayılı Kanuna göre görevden uzaklaştırma
tedbirinin kaldırılmasını gerektiren durumların gerçekleşmesi sebebiyle haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılanların aylıklarından kesilmiş olan üçte birlik tutarın kendilerine ödenmesi ve görevden uzakta geçirdikleri sürelerin, derecelerindeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmının, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği,
3.3) Söz konusu Kanunun görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılanlar hakkında uygulanan
ihtiyati tedbiri tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kaldırmaması sebebiyle Olağanüstü Hal
Dönemi içerisinde görevden uzaklaştırılan ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ile kamu görevine iade edilen Devlet memurlarının görevden uzaklaştırma tedbiri nedeniyle açıkta görünen sürelerinin hizmet belgesi/cetvellerinden silinmesinin uygun olmadığı,
3.4) Gerek 657 sayılı Kanunun gerekse 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin görevden
uzaklaştırma tedbiri kaldırılanlar hakkında uygulanan ihtiyati tedbiri tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kaldırmaması sebebiyle Olağanüstü Hal Dönemi içerisinde görevden uzaklaştırılan ve Kanun Hükmünde Kararnameler ile kamu görevinden çıkarıldıktan sonra Olağanüstü Hal
Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ile kamu görevine iade edilen sözleşmeli personelin görevden uzaklaştırma tedbiri nedeniyle açıkta görünen sürelerinin hizmet belgesi/cetvellerinden silinmesinin uygun olmadığı, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgelerin ilgililerin özlük dosyasında da bulundurulması gerektiğinin mütalaa edildiği belirtilmiştir.”
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının ilgili hükümleri:
4.1) Özel hayatın gizliliği başlıklı 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasında: Herkes, kendisiyle
ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir.
Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”
4.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
4.3) Anayasanın Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler başlıklı 128 inci maddesinin
2 nci fıkrasında: “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve
yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”
5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 08/03/2017 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7098 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 697 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin; “İade hükümleri” başlıklı 1’inci maddesinde; (1) “Ekli (2) sayılı listede yer alan kişiler, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır.
(2) İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz. Bu personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilir. Bu maddeye ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür.
(3) Olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereği öğrencilikle ilişikleri kesilmiş olanlardan bu Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (3) sayılı listede yer alanlar, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listelerin ilgili sıralarından çıkarılmıştır. İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, bu kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılır.
(4) Ekli (4) sayılı listede yer alan kişiler, ilgili kanun hükmünde kararnamenin eki listenin ilgili sıralarından çıkarılmıştır. İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, bu kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Bu fıkraya ilişkin işlemler ilgili bakanlık ve kurumlar tarafından yürütülür.”
7) 657 sayılı Devlet memurları Kanunu’nun “Memur bilgi sistemi, özlük dosyası” başlıklı
109 uncu maddesinde; “Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak
kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar.
Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur.
Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur.
Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”
8) 15/04/2011 tarihli ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Personeli Genel
Tebliği (Seri No:2) “Özlük Dosyası Tutulmasına İlişkin Usul ve Esaslar” başlığı altında; “1- Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Burada memurun adı, soyadı, cinsiyeti, doğum tarihi ve yeri, öğrenimi, kadro unvanı ve derecesi, memuriyete başlama tarihi, memuriyetten ayrılma tarihi ve sebebi, sendika üyeliğine ilişkin bilgiler ile gerekli görülecek diğer mesleki bilgiler kaydedilir. …
3- Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyalarının itina ile doğru ve tarafsız bir şekilde tutulmasından personel birimleri sorumludur.
4- Özlük dosyaları memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde göz önünde bulundurulur.
5- Özlük dosyası sekiz bölümden oluşur: … Dördüncü bölümde; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları… diğer mesleki bilgi ve belgeler saklanır….
7- Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları, özlük dosyasında yer alan bilgilerden istihdam politikalarının tespiti ve uygulanmasında gerekli gördüklerini merkezde elektronik ortamda tutarlar…”
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin
kabulü ile ilgili idareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Başvuran, İstanbul Anadolu Adalet Sarayında zabıt kâtibi olarak görev çalışırken FETÖ
operasyonları kapsamında gözaltına alındığını, ihraç edildiğini, 7 ay tutuklu kaldığını, sonrasında mor beyin mağduru olduğunun ortaya çıktığını ve görevine iade edildiğini, halen
Anadolu Adalet Sarayında görev yaptığını, personel hitap bilgilerinde disiplin suçları bölümünde terör örgütü üyesi olmak ibaresinin yazılı olduğunu, ihraç ve iade olduğu gibi bilgilerinde yer aldığını, belirterek, İstanbul Anadolu Adliyesi Komisyon Başkanlığı bünyesindeki fiziki personel dosyasından, UYAP Personel ekranlarından, disiplin soruşturması kısımlarından, hizmet süresi bilgileriyle ilgili HİTAP bilgilerinden, SGK ile bağlantılı tüm sistemlerden ve Adalet Bakanlığındaki fiziki ve UYAP üzerindeki tüm dosyalarından FETÖ soruşturması kapsamında yapılan tüm işlemlerin ve ekte sunduğu Adalet Bakanlığı yazısına binaen personel veri tabanında bulunan mağduriyetine ilişkin tüm bilgilerin silinmesini talep etmektedir.
11) İdare (2.4 nolu paragrafta); “…adı geçenin, OHAL nedeniyle görevinden uzaklaştırılma ve
tekrar görevine iade edildikten sonra geçirmiş olduğu adli ve idari soruşturmalara ilişkin tüm kayıtların UYAP kayıtlarından silinmesi talebine ilişkin 06/11/2019 tarihli dilekçesine, adli ve idari soruşturmalara ilişkin tüm kayıtlar ile görevden uzaklaştırma ve göreve iade edilmesine ilişkin verilerin UYAP kayıtlarından silinmesi talebi 18/12/2019 tarihli ve 13/01/2020 tarihli sayılı yazılarımız ile Bakanlığımızca uygun görülmemiş olup, aynı durumda olan bütün personellere aynı görüş yazısı uygulanmaktadır…” şeklinde cevap vermiştir.
12) Kurumumuzun 2019/7549 sayılı benzer nitelikli emsal başvurusu esas alınarak yapılan
inceleme ve hazırlanan karar önerisinde;
12.1) Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan
hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açasından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamanda Alınan Tedbirlere İlişkin
Kanun Hükmünde Kararname (KHK), 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Kanunlaşmıştır.
12.2) Alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korumak
amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmış kamu görevlilerinin görevinden çıkarılmasına yönelik süreç içerisinde de kamu kurumlarınca farklı usuller benimsenerek, yapılan inceleme/soruşturmaya göre idari işlemle; inceleme ve soruşturma aşamasında görevden uzaklaştırma sonrasında KHK hükümleriyle veya doğrudan
KHK yoluyla, kamu görevinden çıkarma gibi yöntemler uygulandığı görülmüştür.
12.3) Ancak sonraki süreçte anılan terör örgütleri, yapı, oluşum veya guruplara üyeliği olmadığı
halde ihraç edilen kamu görevlilerinin mağduriyetlerini gidermek amacıyla da yine OHAL
KHK hükümleriyle bazı kamu görevlilerinin doğrudan kamu görevine iadesine karar verilerek ihraç KHK’larında belirtilen tüm hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı hüküm altına alınmış, diğer yandan bu süreçte doğrudan KHK hükümleri ile ihraç olup kamu görevine iadesine karar verilmeyenler için görevden ihraç kararlarına karşı itirazda bulunmak, hak arama hürriyetini kullanmak, varsa hataların düzeltilmesini sağlamak için 23/01/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun Hükmünde Kararname ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurularak bir kısım kamu görevlileri de Komisyonun vermiş olduğu karara istinaden görevine iade edilmiştir.
13) Başvuruya konu dosyanın incelenmesinden; başvuranın da adliyede zabıt kâtibi olarak
görev yapmakta iken FETÖ/PDY iltisakına dair deliller/iddialar bulunduğu gerekçesiyle 679 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği, daha sonra 697 sayılı KHK ile görevine iade edildiği anlaşılmıştır. 7098 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun birinci maddesinin birinci fıkrasında “İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır.”
Hükmüne yer verilmiştir.
14) İdare tarafından, başvuranın talebinin reddedilmesine yönelik işlemin gerekçesi olarak, 657
sayılı yasanın 109 ve 125 nci maddeleri gösterilmektedir. Ancak, her iki yasa maddesinde de idarenin tesis ettiği işlemin haklı gerekçesi olabilecek bir hüküm bulunmadığı değerlendirilmektedir. Kaldı ki, 7098 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler
Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair
Kanun bahsi geçen 657 sayılı yasadan sonra kabul edilmiş ve somut olaya özgü, yani özel bir düzenleme içermektedir.
15) Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve
özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir. (Anayasa Mahkemesinin 29/11/2017 tarih 2017/137 2017/161 sayılı kararı) Anayasanın 20 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar.” Hükmü düzenlenmiştir.
16) Tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde;
16.1) İdarenin bütün eylem ve işlemlerinde hukukla bağlı olduğu, ceza hukukuna ilişkin
düzenlemelerde olduğu gibi idari yaptırımlar açısından da aynı ilkenin geçerli olduğu, personel hakkında yapılacak işlemlerin ve uygulanacak idari yaptırımların da hukuki ve fiili dayanağının olması gerektiği, bu kapsamda personel hakkında tutulan her türlü kayıt ve bilginin de doğru, güvenilir, hukuka ve Anayasa’da güvence altına alınan ilkelere uygun tutulması gerektiği açıktır.
16.2) Diğer taraftan, ihraç işlemine dayanak teşkil eden isnat edilen suçlamaya ilişkin
bilgilerin HİTAP ve personel bilgi sistemi gibi platformlarda tutulmasının ilgili/ilgisiz kişilerin bu bilgilere ulaşmasını mümkün kılabileceği, bu durumun başvuran ve benzer durumdakiler hakkında olumsuz algılara yol açarak başvuranın işyeri huzurunu ve çalışma barışını olumsuz yönde etkileyebileceği, kişinin maddi ve manevi zararına yol açabileceği değerlendirilmektedir.
16.3) Anayasanın 20 nci maddesinin 3 ncü fıkrası da dikkate alınarak, KHK hükümleri ile
gerçekleştirilen ihraç işlemi sonrasında göreve iade edilen kişilerde özlük dosyası hariç olmak üzere, hizmet cetvelinde, personel ekranlarında, HİTAP bilgileri vb. sistemlerde görevden uzaklaştırıldığına / ihraç edildiğine dair kayıtların silinmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
16.4) Tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; OHAL süreci
içerisinde tesis edilen açığa alma / ihraç işlemi sonrasında yine KHK hükümleri ile kamu görevine iade edilen başvuranın özlük dosyası haricinde tutulan, belge, kayıt, personel ve
HİTAP ekranlarında veya sistemlerde görevden uzaklaştırıldığına / ihraç edildiğine ve isnat edilen suçlamalara dair bilgilerin 7098 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler
Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair
Kanunun birinci maddesinin ikinci fıkrasındaki “İlgili kanun hükmünde kararname hükümleri, birinci fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır…” hükmüne uygun olarak silinmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, idarenin işlemleri yönünden Ankara İdare
Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın, personel özlük dosyası haricinde, UYAP Personel ekranı, Hizmet Takip Programı (HİTAP) ve benzeri kayıtlarda / elektronik veri tabanlarında ihraç işlemine ve isnat edilen suçlamalara dair bilgilerin silinmesi hususunda Adalet Bakanlığına TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığına tebliğine.
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adalet Bakanlığı tarafından
bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi