ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından reddedilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılan davanın reddini onaylamıştır. Davacı, savunma hakkının ihlal edildiğini, Bank Asya hesap hareketlerinin örgütsel talimatla bağlantılı olmadığını ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan hakların ihlal edildiğini öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının bulunduğu sonucuna varmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi’nin kararının, hukuka ve usule uygun olduğu belirtilmiş, davacının ileri sürdüğü iddiaların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen temyiz nedenlerinden hiçbirine uymadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu karar, davacının FETÖ ile bağlantısının tespitine dayanmaktadır ve hukuki süreçlerin geçerliliğini vurgulamaktadır.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/3996 E.  ,  2024/5732 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3996
Karar No : 2024/5732

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan Kanun Hükmünde Kararname eki liste ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, Bank Asya hesap hareketlerinin örgütsel talimata dayanmadığı, yasal olarak faaliyet yürüten kuruluşa yapılan ödemenin FETÖ ile irtibat veya iltisakını göstermeyeceği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, özel hayata saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, mülkiyet hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; “… Tanık E.Ç. soruşturma aşamasındaki beyanında; Öğretmen olarak Çayıralan ilçesine atandığını, … isimli öğretmenin kendisini Aktif Eğitim Sen isimli sendikaya üye olması konusunda yönlendirdiğini, bu sebeple anılan sendikaya üye olduğunu beyan etmiş, … Tanık İ.P. soruşturma aşamasındaki beyanında; 2015 yılı Mart ayına kadar Yozgat ili Çayıralan ilçesinde kaldığını, Çayıralan ilçesinde FETÖ/PDY yapılanmasına ilişkin olarak ismini bildiği şahıslar arasında sanık …’ın da bulunduğunu, Bu şahısların 2014 yılından sonra da zaman zaman dershaneye gelerek sohbet toplantılarına devam ettiklerini, bu şahısların çoğunun Eğitim Gönüllüleri Derneğinin üyeleri olduğunu, 2014 yılından sonra birkaç kez en fazla 2-3 kez sohbetler düzenlendiğini, bu sohbetleri kimin organize ettiğini bilmediğini beyan etmiş … Tanık S.İ. soruşturma aşamasındaki beyanında; Kendisinin o zamanki adıyla cemaat olan yapıyla tanışmasının ilk olarak lise yıllarında olduğunu, Çayıralan lisesinde öğrenci olduğu dönemde okulun öğretmenleri olan … ve A.K. isimli öğretmenlerin haftada bir gün kendilerini evlerine çağırdıklarını, evlerinde Fetullah Gülen’e ait kitaplar okuttuklarını beyan etmiştir. Tanık S.T.Ç. soruşturma aşamasındaki beyanında; Çayıralan ilçesine tayin olduktan sonra kendisini Aktif Eğitim Sen isimli sendikaya … isimli şahsın 2014 yılı içerisinde üye yaptığını beyan etmiş, … Tanık N.K. soruşturma aşamasındaki beyanında; İki sene öncesine kadar Aktif Eğitim Sen sendikasına üyeliği olduğunu, kendisini ve birçok kişiyi bu sendikaya … isimli şahsın üye yaptığını beyan etmiş, … Tanık C.K. soruşturma aşamasındaki beyanında; Çayıralan ilçesinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılı olarak bildiği kişiler arasında sanık … isimli şahsında olduğunu beyan etmiştir. Tanık M.A. ise soruşturma aşamasındaki beyanında; Çayıralan ilçesine ayda bir yada iki kez sohbet toplantılarına gittiğini, … isimli öğretmenin müdür yardımcısı olduğunu, sohbetleri …’ın organize ettiğini, …’ın örgüt içerisinde etkili biri olduğunu, anılan kişilerin tavsiyeleri ile Aktif Eğitim Sen Sendikasına üye olduğunu beyan etmiştir, …” beyanlar, dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.