ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararını onayarak, temyiz başvurusunu reddetti. Davacı, ceza yargılamasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının memuriyete engel oluşturmadığını ve bu nedenle hukuki bir sonuç doğurmadığını savunmuştur. Ancak, Danıştay, masumiyet karinesinin, ceza kovuşturması sırasında elde edilen delillerin FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkiyi belirlemede değerlendirilemeyeceği anlamına gelmediğini vurgulamıştır.

Danıştay, davacının FETÖ/PDY ile olan ilişkisini belirleyen delillerin, ceza yargılamasındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından bağımsız olarak değerlendirilebileceğini belirterek, davacının örgütle irtibatlı olduğuna dair tespitlerin geçerliliğini koruduğunu ifade etmiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Danıştay, hukuki değerlendirmesinde, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesine atıfta bulunarak, davacının ileri sürdüğü hususların temyiz nedenlerine uymadığını belirtmiştir.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/2493 E.  ,  2024/8480 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2493
Karar No : 2024/8480

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) :…Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıltılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen…İdare Mahkemesinin…… tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi…İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ceza yargılamasında hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki bir sonuç doğurmadığı ve memuriyete engel oluşturmadığı, örgütün kriminal yapısının ortaya çıkmasından önceki dönemde dini hassasiyetle katıldığı faaliyetler nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, öngörülebilirlik ilkesinin ve özel hayat saygı hakkının ihlal iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; ceza yargılamasında davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması hususu hükme esas alınmış ise de, masumiyet karinesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza kovuşturması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında değerlendirilmesine de engel oluşturmayacağı tabiidir.

Bu itibarla, davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla yargılandığı ceza davasında …Ağır Ceza Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında yer alan “Tanık A.A.nın beyanında: Ben ilkokul 5’inci sınıfta Maltepe Dershanesine gidiyordum. Ortaokulda … isimli kişi ile tanıştım. Kendisi ile tam olarak nasıl tanıştığımızı hatırlamıyorum. Hatırladığım kadarıyla okul çevresinde veya halı saha maçında tanışmış olabiliriz. Kendisi benim ile ilgilenen kişi idi. Geçirdiğim rahatsızlık nedeniyle Fen Lisesini kazanamamıştım. Bundan sonra askeri lise sınavlarına girdim ve derece ile kazandım. İstanbul’a askeri liseye başladıktan sonra sanık benim yanıma geldi ve hafta sonları buluşmak istedi. Ben bu buluşmaların hiçbirine gitmedim. Daha sonra Ankara’da ailemin yanına geldi. Ben de bunun üzerine manevi bir baskı hissederek hafta sonları kendisi ile İstanbulda görüşmeye başladım. Buluşmalarımızda kuran okunur, dini bilgililer ve sohbetler edilirdi. Yaptığım ibadetler hakkında çetere tutulurdu. Bunun dışında sınıf arkadaşlarım hakkında, kız arkadaşı olup olmadığı, alkol veya sigara kullanıp kullanmadığım gibi sorular sorardı. Hatırladığım kadarıyla 1-2 yıl boyunca bu şekilde görüştük. Daha sonra kendisi beni adını hatırlamıdığım başka bir kişiye teslim etti…; Sanık hakkında, örgüt asker mahrem imamı olarak faaliyet yürüttüğü, bankaya örgüt elebaşının talimatı ile para yatırdığı, örgüt sohbetlerine katıldığı iddiaları ile cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanık atılı suçlamaları kabul etmiş, pişmanlık göstererek örgütle nasıl tanıştığını, örgüt içerisinde bir dönem asker mahrem imamı olarak faaliyet yürüttüğünü ve 2016 tarihi dahil sohbetlere gitmeye devam ettiğini, yine örgüt talimatı ile bankaya para yatırdığını ayrıntılı olarak izah etmiş ve ikrara yönelik beyanlarda bulunmuştur…;Tanık … aşamalardaki beyanlarında özetle; sanık ikrarları ile örtüşecek doğrultuda sanığın kendisi ile askeri mahrem yapı içerisinde ilgilenen kişilerden olduğunu ifade etmiştir. Sanığın kendi ikrarı, tanık anlatımları, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda; öğrencilik döneminde örgütle tanıştığı anlaşılan sanığın örgüt evlerinde kaldığı, sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığı, bu toplantıların kendi ikrarı doğrultusunda 15 Temmuz 2016 darbe kalkışmasına dek sürdüğü, yine sanığın askeri mahrem yapılanma içerisinde faaliyet yürüttüğü..” şeklindeki beyan ve tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.