ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı. Davacı, FETÖ/PDY ile bağlantısının olmadığını, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve soyut delillerle işlem tesis edildiğini ileri sürdü. Ancak, Danıştay, davacının ceza yargılaması sonucunda FETÖ/PDY ile iltisakının bulunduğuna dair tespitlerin mevcut olduğunu belirtti.

Mahkeme, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyiz başvurusunun reddedilmesi gerektiğine ve davacının iddialarının hukuki gerekçelere uymadığına karar verdi. Bu bağlamda, davacının iletişim kurduğu kişilerin kamu görevinden çıkarılmasının, davanın reddine gerekçe olamayacağına dair iddialarının da geçersiz olduğu vurgulandı. Sonuç olarak, temyiz istemi reddedilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararı onandı.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/2081 E.  ,  2024/12394 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2081
Karar No : 2024/12394

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Haklarını kullanma serbestisini muhafaza etmek amacıyla ve ihtirazi kayıtla etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı, başkasının işlediği fiillerden dolayı sorumlu tutulamayacağı, iletişim kurduğu kişilerin kamu görevinden çıkarılmış olmasının davanın reddine gerekçe olarak gösterilemeyeceği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, soyut deliller gerekçe gösterilerek işlem tesis edildiği, herhangi bir terör örgütüyle irtibat ve iltisakının olmadığı, Anayasa’da ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; “…Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan bağlantısına ilişkin vermiş olduğu beyanları, sanığın kullanmış olduğu GSM numarasına ait HTS kayıtları ile Ankesör/Büfe Analiz Raporunda yer alan aramaların karşılaştırıldığı Bilirkişi Raporu, sanığın ardışık olarak arandığı kişilerden T.C. ve İ.G’in sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan bağlantısı ve bu kapsamdaki faaliyetlerine ilişkin vermiş oldukları beyanlar, aramaların sanığın görev yerleri ile uyumlu olması hususları birlikte değerlendirildiğinde Ankesör/Büfe Analiz Raporunda yer alan aramaların örgütsel mahiyette olduğu, sanığın mahrem imamlarca arandığı…” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.