ÖZET: Danıştay, davacının 667 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi talebini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı. Davacı, kararın gerekçesiz ve hukuka aykırı olduğunu iddia etse de Danıştay, temyiz incelemesinin yalnızca İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden biri var ise mümkün olduğunu belirtti. Davacının ileri sürdüğü hususların bu nedenlerden hiçbirine uymadığını vurguladı.

Dava sürecinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde kesinleşmiş ceza mahkemesi kararları bulunduğu tespit edildi. Bu bağlamda, davacının dernek ve sendika üyelikleri, örgütle olan ilişkileri ve tanık ifadeleri ile desteklenen deliller, davacının terör örgütü ile organik bağ kurduğunu ortaya koydu.

Sonuç olarak, Danıştay, temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin eklenerek onanmasına karar verdi. Bu karar, davacının FETÖ/PDY ile olan ilişkileri ve hukuki durumunun ciddiyetini göz önünde bulundurarak verilmiştir.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/360 E.  ,  2024/12160 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/360
Karar No : 2024/12160

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalılar): 1- … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri …
2- … Genel Müdürlüğü / …
Vekili : Hukuk Müşaviri …

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4/f maddesi uyarınca tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz ve hukuka aykırı olduğu ileri sürerek bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; “…Sanık …’nin FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakı tespit edilen Eskişehir Memurlar Sosyal Yardımlaşma Eğitim ve Kültür Derneği’ne … tarihinde üye olması, …-… tarihleri arasında Denetim Kurulu yedek üyesi olarak görev alması, ayrıca FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlendiğinden kapatılan Ufuk Bayındır Sen sendikasının … tarihinde alınan … sayılı kararı ile Eskişehir İl Temsilcisi olarak atanması, derneğin ve sendikanın kurullarında görev almanın üyeliğe göre örgüt ile daha ileri düzeyde irtibatı gerektirmesi ve göstermesi, tanık G.B.’nın ifadesinde; Sohbet gruplarında sanık …’nin de bulunduğunu, son bir yıldır toplantıların …’nın evinde yapıldığını, üç sohbet grubunun mali işlerine …’nin baktığını, mütevelli olan kişilerden paraları topladığını, tanık S.G.’ün ifadesinde; sanık …’nın dernek üyesi olup hizmetin içinde H.N.’ın grubunda olduğunu, gizli Tanık … alınan ifadesinde; sanığın Tepebaşı mütevelli grubunda olduğunu, sürekli EMEDER’deki sohbetlere katıldığını pazar günleri yapılan maneviyat günlerine de katıldığını, sanığın bu yapının içinde belli sorumlulukları olan mütevellide yer alan görevleri bulunan kişi olup, gazeteye abone yaptığını, sanığın mütevelli faaliyetlerini yürüttüğüne bizzat şahit olduğunu beyan etmeleri, evinde yapılan aramada Fethullah Gülen’e ait şiirlerden oluşan kaset ele geçmesi, mütevelli olması nedeniyle örgütün hiyerarşik ilişkisi içerisine girmesi, örgüt ile organik bağ kurması, bank asyaya el konulmasını engellemek amacıyla örgütsel çağrı üzerine para yatırması, gizli tanık beyanlarının diğer tanık beyanları ve deliller ile desteklenmesi, örgüt ile irtibatının 2014-2015 yıllarında da devam etmesi (dernek üyelikleri, bankasyaya para yatırma)…” tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.