ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini incelemiştir. Davacı, terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olmadığına dair çeşitli deliller sunarak, ceza mahkemesi tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki sonuç doğurmadığını savunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının bulunduğu sonucuna varmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi’nin kararında, davacının örgütle bağlantısını gösteren somut delillerin bulunduğu, bu nedenle temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi çerçevesinde, davacının ileri sürdüğü hususların temyiz nedenlerinden hiçbirine uymadığını tespit etmiştir.

Sonuç olarak, Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak, davacının temyiz talebini reddetmiştir. Bu karar, kamu görevlilerinin terör örgütleriyle bağlantılarını belirlemede önemli bir içtihat oluşturmakta ve hukukun üstünlüğü ilkesinin uygulanmasına katkı sağlamaktadır.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/4808 E.  ,  2024/10261 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4808
Karar No : 2024/10261

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Karşı Taraf (Davalılar): 1- … Bakanlığı / …
2- … Komutanlığı / …
Vekili : Av. …

İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nı… tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Terör örgütüne üye olma suçundan hakkında açılan davada ceza mahkemesi tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın hukuki sonuç doğurmadığı, terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olmadığı, örgüte müzahir şirketlerde çalışma ve ortaklık kaydının bulunmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, fişleme kaydına rastlanılmadığı, himmet yardımı yapmadığı, gazete ve yayın aboneliği bulunmadığı, dijital verilerin incelemesinde suç unsuruna rastlanılmadığı, teröre dahil hiçbir eyleminin olmadığı, örgütle bağını gösterir hiçbir delil bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen …Ağır Ceza Mahkemesinin …… tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan;
”…Her ne kadar sanığın, örgüte müzahir dernek veya sendika üyeliği, bank asya hesabı, bylock hesabı bulunmadığı anlaşılmış ise de; örgüte müzahir evlerde kaldığı, örgüt toplantısı olan sohbetlere katıldığı, ankesörlü telefondan ardışık olarak aranma kayıtlarının bulunduğu, FETÖ-PDY Jandarma Yapılanması sözde Marmara temsilcisinden elde edilen şifrelenmiş disk alanında sanık ile ilgili olarak en son 18.10.2014 tarihinde ziyaret edildiğine dair bilgi notu düşüldüğü anlaşıldığı, tutarlı tanık beyanları ile sanığın ikrar niteliğindeki beyanları göz önünde bulundurulduğunda sanığın sorgulamadan her şeyi kabul etmesi, uzunca bir süre içerisinde örgüt içerisinde kalıp, Askeri Mahrem yapılanması içerisinde sohbet toplantılarına katılması, toplantılarına çağrıldığını ve sanığın ikrarından da anlaşıldığı üzere sabit ve ankesörlü telefonlarla sağlanması dikkate alındığında Yargıtay …. Ceza Dairesi’nin ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun kararlarında ifade edilen Fetö/Pdy’nin amaçları doğrultusunda örgütün talimatlarına uygun hareket ettiği…” tespiti, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.