ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, savunma hakkının ihlal edildiğini ve hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını ileri sürmüştür. Ancak, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile olan irtibatı, ceza mahkemesi kararları ve davacının kendi beyanlarıyla ortaya konulmuştur.

Danıştay, ceza yargılaması sonucunda davacının örgütle olan bağlantılarının somut delillerle desteklendiğini ve bu durumun kamu görevinden çıkarılma işlemi için yeterli bir gerekçe oluşturduğunu belirtmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, davacının lehine veya aleyhine sonuç doğurmayacağı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu karar, kamu güvenliği ve disiplinin sağlanması açısından önem taşımaktadır.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2021/4064 E.  ,  2024/11851 K.

“İçtihat Metni”

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4064
Karar No : 2024/11851

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında örgüte ait evlerde kaldığı, örgütün kendisini Kara Harp Okulu ile Hava Harp Okulu’na yönlendirdiği, örgüt içerisindeki kişilerin kendisini evlendirmek istediği, himmet verdiği, tedbir amacıyla uygulanan örgüt kurallarına riayet etmesinin istendiği, kendisinin asker abisi tarafından başka askerlerle grup yapıldığı, mahrem abiler tarafından sabit hatlardan arandığı, meslek hayatı boyunca sohbetlere gitmeye devam ettiği hususlarında beyanda bulunan ve örgüt mensuplarına ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veren davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.