|
ÖZET: Başvuru, Tokat Belediyesi’ne yönelik bir şikayetle ilgilidir. Şikayetçi, kentsel dönüşüm sürecinde binalarının yeniden inşası için gerekli alanın daralmasından dolayı, fiilen kullanılmayan bir sokağın iptal edilmesini talep etmektedir. İlgili sokak, parsel sahipleri tarafından bariyer ve kapılarla kapatılmıştır; bu durum, diğer vatandaşların sokağı kullanmasını engellemektedir. Şikayetçi, bu engelin kaldırılmasını ve sokağın iptal edilmemesi durumunda bariyerin kaldırılmasını istemektedir.
Tokat Belediyesi, başvurunun imar planı değişikliği gerektirdiğini ve bu tür taleplerin Belediye Meclisi tarafından değerlendirileceğini belirtmiştir. İdare, mevcut imar planlarının hukuka uygun olduğunu ve şikayetçinin talebinin parsel bazında yoğunluk artışına neden olacağını ifade etmiştir. Ayrıca, ilgili sokakta yapılan işlemlerin kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, şikayetçinin sokak iptali talebi reddedilmiş, ancak bariyerin kaldırılması talebi dostane çözüm olarak kabul edilmiştir. İdareye, ilgili yolun açılması için gerekli işlemlerin makul bir süre içinde tamamlanması tavsiye edilmiştir. Bu karar, Tokat Belediye Başkanlığı’na ve şikayetçiye tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/12651-S.22.19342
BAŞVURU NO : 2022/5100
KARAR TARİHİ : 30/09/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
Adres:
TOKAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin, fiilen kullanılmadığını iddia ettiği sokağın iptal edilmesi, bu sokağın iptal edilmemesi halinde söz konusu sokak üzerinde bulunan bariyerin ve kapının kaldırılmasına ilişkin talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04/04/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi tarafından gizlilik kaydıyla yapılan başvuruda özetle,
Tokat ili ilçesi ( Mahallesi ada parselde bulunan binadaki dairelerin malikleri olarak kentsel dönüşüm kapsamında binalarının yeniden yapılması için uğraştıklarını, ilgili
Belediye tarafından “Taşınmazlarının yanında bulunan ve imar planlarında ‘ ’ olarak geçen fakat fiilen kullanılmayan çıkmaz sokak niteliğindeki sokak nedeniyle Bulvar tarafından 3 metre ve sokak tarafından 1,5 metre içe çekilerek binalarının yeniden yapılabileceği” bilgisinin verildiğini, 2’
41 parsel malikleri olarak aileleriyle birlikte standartların altında (90 m den küçük olan) konutlarda
yaşadıklarını, yapılması gerektiği söylenen yola terk işlemi nedeniyle yeni yapacakları evlerinin hem metrekaresinin çok fazla azalacağını hem de evlerinin değerinin düşeceğini, bu nedenlerle kentsel dönüşüm kapsamında evlerinin yeniden yapılması hususunda müteahhitlerin kendileriyle çalışmak istemediklerini,
Üstelik söz konusu Sokağın, no.lu parseldeki binada oturanlar tarafından bir bariyerle kapatıldığını, sokağa konulan bu bariyer sistemi ile parsel sahiplerinin kendi araçlarına özel bir otopark alanı oluşturduğunu, bununla birlikte no.lu parselin sahiplerince de sokağın kapı ile kapatıldığını, bu kapının
Sokak ile olan bağlantılarını kestiğini, bu şekilde bahsi geçen sokağın sadece söz konusu iki parsel sahiplerince kullanılabilir hale getirildiğini, yerinde yapılacak tespit ile bu durumun görülebileceğini, hukuken yol statüsünde olan sokağın komşu parsel maliklerince kapatılarak binalarındaki kişilerin ve diğer
/
kişilerin söz konusu sokağı kullanmalarının engellendiğini, konuyla ilgili olarak yaptıkları başvuruya
İdarece olumsuz yanıt verildiğini iddia ve ifade edilerek,
Kentsel dönüşüm kapsamında yeniden yapmayı düşündükleri binalarının inşaat alanının, fiilen kullanılmayan 4. Sokak nedeniyle küçülmesinin engellenmesi için bu sokağın iptal edilmesini, bu sokağın iptal edilmemesi halinde söz konusu sokak üzerinde bulunan bariyerin ve kapının kaldırılması suretiyle bahsi geçen sokağın tüm vatandaşların kullanımına açılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere ve başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanun’un “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca ilgili İdareden bilgi-belge talep edilmiştir. Tokat Belediye Başkanlığı’nın 02/06/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
2.1. Başvuruya konu talebin Belediye Meclisinin yetkisinde olduğu, imar planı değişikliği tekliflerinin 3194 sayılı İmar Kanunu, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ve ilgili diğer yönetmelikler doğrultusunda şehir plancısı tarafından hazırlanarak sunulması gerektiği, hazırlatılan plan değişikliği teklifleri ile İdarelerine başvurulması durumunda konunun değerlendirilmek üzere Belediye Meclisine sunulacağı,
2.2. Parsel malikinin 20/05/2021 tarih sayılı dilekçesi ile imar plan değişikli yapılması yönünde
İdarelerine dilekçe ile başvurduğu, ilgili dilekçenin imar komisyonuna havale edildiği, Belediye Meclisinin 06/01/2022 tarih sayılı kararında: “İmar plan değişiklikleri 07/10/2021 tarih ve sayılı Belediye
Meclis Kararıyla Tokat Merkezin tamamına yönelik revizyon imar planı onaylanmıştır. Yapılan revizyon imar planında komisyonumuzda beklemekte olan talepler bölgesel olarak değerlendirilip planlara aktarılmıştır. Parsel bazlı talepler ise; 2013 revizyonundan sonra 2020 yılı aralık ayına kadar komisyonumuza havale edilen dilekçelerde evrak eksiklikleri tamamlanmadığı, ayrıca 3194 sayılı imar kanunu ve ilgili yönetmeliklerde kapsamlı değişiklikler yapıldığı için imar değişikliği taleplerinin bu kapsamda güncellenmesi gerektiğinden, komisyonumuzda beklemekte olan taleplerin dosyalarındaki eksiklerinin tamamlanıp sunulması durumunda değerlendirileceğinden talepler red olmuştur.” hususlarına yer verildiği, bu kapsamda ilgili dilekçeyle 07/10/2021 tarih ve 134 sayılı Belediye Meclis kararı ile yapılan revizyon imar planından önce imar planı değişikliği başvurusunda bulunulduğundan ve taleplerin Mekânsal
Planlar Yapım Yönetmeliği, ilgili kanun ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde yeniden hazırlanması gerektiğinden 06/01/2022 tarih sayılı Belediye Meclis kararı kapsamında değerlendirildiği,
2.3. İmar planı yapımı, değişikliği ve revizyonunda Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği, 3194 sayılı İmar
Kanunu, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine göre iş ve işlem yapıldığı,
2.4. 2021 yılında yapılan revizyon imar planına askı süresi içerisinde ada ve no.lu parsel malikleri tarafından itirazda bulunulmadığı, no.lu parselin komşusu olan no.lu parsel maliki tarafından itiraz konusu no.lu parseli de kapsayacak şekilde askı süresi içerisinde itirazda bulunulduğu, Belediye Meclisinin 02/12/2021 tarih sayılı kararı ile bu itirazın uygun görülmediği, ayrıca ada ve nolu parsel maliklerinin revizyon imar planından önce 20/10/2020 tarih ve sayılı dilekçesi ile imar plan değişikliği yapılması yönünde İdarelerine başvuruda bulunduğu, bu talebin Belediye Meclisinin 03/12/2020 tarih sayılı kararı ile uygun görülmediği,
/
2.5. İlgili yolun, ilk olarak Belediye Meclisinin 17/04/1986 tarih sayılı kararı ile yapılan revizyon imar planında planlandığı, Belediye Meclislerinin 03/01/2005 tarih sayılı kararı ile yapılan revizyon imar planında ilgili yolun genişliğinin 5 metre olarak planlandığı, daha sonra yapılan revizyon imar planlarında taşınmazın imar durumunda herhangi bir değişiklik yapılmadığı,
2.6. İlgili sokağın iptal edilmesi ile ilgili olarak imar plan değişikliklerinde 3194 sayılı Kanunun ek 8.
maddesinde; “Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur. Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamaz. Bin metrekareden az olmamak kaydıyla oluşmuş adalarda; ada bazında nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran veya fonksiyon değişikliği getiren plan değişikliklerinde ihtiyaç duyulan kültürel tesis, sosyal ve teknik altyapı kullanımları; adanın merkezine en fazla 500 metre yarı çaplı alanda karşılanmak zorundadır.” hükmünün bulunduğu, bu kapsamda ilgili imar plan değişikliği talebi parsel bazlı oluğundan ilgili kanun hükmüne uymadığı,
2.7. İmar planında yol alanının konut alanına dönüşmesi amaçlı imar planı değişikliği teklifi nüfus yoğunluğunu artırmakta olup artan nüfus için Mekânsal Planlar Yapı Yönetmeliğinin standartlar başlıklı 11. maddesinin 1. bendinde: “İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu
Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur gerekli sosyal donatı alanları ayrılması gerekmektedir.” ayrıca Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 2. bendinde: “İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.” ilgili Yönetmeliğin 5. bendinde; “İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde: a)
Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır.” hükümlerinin bulunduğu,
2.8. Yolun iptal edilerek konut alanına dahil edilmesi durumunun yoğunluk-nüfus artışı getireceği, artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarının ilgili kanun ve yönetmelikte belirtilen standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılması gerektiği,
2.9. Yönetmelik ve kanun hükümleri göz önünde bulundurulduğunda plan değişikliklerinin plan bütününde, çevresindeki kullanımları ve yoğunlukları dikkate alarak, değişiklik kapsamında ihtiyaç duyulan sosyal ve teknik altyapı alanlarını da içerecek bütünlükteki alanlarda ve kamu yararı amacıyla yapılması gerektiği, bu hususa dikkat edilmeksizin gerçekleştirecek parsel ölçeğindeki yoğunluk artırıcı plan değişikliklerinin ilgili mevzuata uygun olmayacağı,
2.10. Belirtilen koşullar çerçevesinde yapılması zorunluluk arz eden ve nüfus yoğunluğunu artırıcı değişikliklerinde üst ölçekli plan kararlarına da uygun olmak kaydıyla artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik alt yapı alanları için: Yerleşmenin nüfus büyüklüğüne güre Yönetmeliğinin Ek-2 tablosunda m²/kişi birim miktarı verilen genel altı yapı kullanım alanları üzerinden park, sosyal tesis alanı, kültürel tesis alanı, sağlık tesisi alanı, teknik alt yapı şeklinde alan ayrılması gerektiği, /
2.11. Başvuruya konu 5 metrelik yaya yolunun kuzey doğu yönünde devamlığı olduğundan taşınmazın yola giden kısmının ticaret+konut alanı olarak planlandığında da kalan yolun yaklaşık 2 metre olacağı, bu durumda ilgili mevzuatta öngörülen geçiş amaçlı minimum 3 metre yaya yolu genişliğini sağlanamayacağı,
2.12. ada nolu parselin yola giden kısmının ticaret+konut alanı olarak planlanması durumunda (Blok nizam 5 katlı olarak) Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin ilgili maddeleri kapsamında taşınmazın parsel cephesi değerlendirildiğinde 5 kata göre yapılaşması durumunda taşınmazın blok başı olarak yapılaşması için parsel cephesinin (9 metre+yan bahçe mesafesi) 12.50 metre olması gerektiği, nolu parselin parsel cephesinin ise yaklaşık olarak 10 metre gelmekte olduğu için komşusu olan nolu parsel ile birleşmesi gerektiği, ayrıca yolun tamamının blok nizam 5 kat ticaret+konut alanı olarak planlanması durumunda dahi parsel cephesi 12.50 metre gelmeyeceği için ilgili Yönetmelikte belirtilen minimum parsel cephesi şartının sağlamayacağı, ayrıca Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 6 ncı maddesindeki: “Parsel büyüklükleri hakkındaki hükümlere uymayan arsalarda, yeni veya ilave yapı ruhsatı düzenlenemez.” hükmüne istinaden taşınmaza yol alanının konut alanına dahil olması halinde dahi yönetmelikte belirtilen parsel cephe şartının sağlamayacağından ilgili parsel için tek başına bağımsız olarak yapı ruhsatı düzenlenemeyeceği,
2.13. 41 no.lu taşınmazın tapu alanının 293 m² olduğu, inşaat alanının meri imar planı, plan notları ve ilgili mevzuat hükümlerine göre hesaplandığı, ve nolu parsellerin bir kısmının yolda kaldığı,
2.14. İlgili yolun kamuya terk edilen kısımda bulunan bariyerin kaldırılması hususunun Zabıta
Müdürlüklerince değerlendirildiği ve adı geçen Müdürlüklerince söz konusu sokak üzerinde bulunan bariyerin kaldırıldığı, öte taraftan söz konusu sokak üzerinde bulunan kapının kaldırılması talebi kapsamında konu değerlendirildiğinde; ilgili yolun açılmasında plan açısından sakınca olmamakla beraber konuyla ilgili olarak İdarelerinin iç işlem sürecinin devam ettiği (İmar ve Şehircilik Müdürlükleri tarafından
Fen işleri Müdürlüklerine yazı yazıldığı) açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, İnceleme ve araştırma” başlıklı 20 inci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak
kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
6. 5393 sayılı Belediye Kanununun,
6.1 “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Belediye, mahallî müşterek
nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; … hizmetlerini yapar veya yaptırır. …”,
6.2 “Meclisin görev ve yetkileri” başlıklı 18 inci maddesinin (c) bendinde; “Belediyenin imar plânlarını
görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmek. …”,
7. 3194 sayılı İmar Kanununun,
7.1. “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde; “… Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır. …”,
7.2. “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar
Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır. ….”,
7.3. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8 inci maddesinde; “… b) İmar
Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. … İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır. … Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. …”,
7.4. “Arazi ve arsa düzenlemesi” başlıklı 18 inci maddesinde; “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol
/
fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. …”,
7.5. Ek 8 inci maddesinde; “Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur. Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamaz. …”,
8. 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin,
8.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “… kkk) Parsel cephesi: Parselin üzerinde bulunduğu yoldaki cephesini (Birden fazla yola cepheli parsellerde uygulama imar planında belirtilmemiş ise geniş yol üzerindeki kenar, parsel ön cephesidir. Yolların eşit olması halinde ve köşe başı parsellerde dar kenar, parsel ön cephesidir.), … 3) Blok nizam: İmar planı veya bu Yönetmelikte cephe uzunluğu, derinliği ve yüksekliği belirlenmiş yapı kitlesinin, bir parsel veya dilatasyonla ayrılmak suretiyle birden fazla parsel üzerine oturduğu bahçeli yapı nizamını (Bir taraftan komşu parseldeki binaya bitişik, diğer taraftan ayrık olan ikili veya ikiz nizamlar, blok nizam olarak değerlendirilir.),… ”,
8.2. “Parsel büyüklükleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) İmar planında gösterilen çeşitli bölgelerde imar planı ile getirilmiş farklı hükümler yoksa yapılacak ifrazlarda, elde edilecek yeni parsellerin asgari ölçüleri; arazi meyili, yol durumu, mevcut yapılar ve benzeri gibi mevkiin özellikleri ile bu parsellerde yapılması mümkün olan yapıların ölçüleri ve yöresel ihtiyaçları da göz önünde tutularak tespit olunur. Bu tespit sırasında ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirtilen şartlar ihlâl edilemez. (2) Parsel genişlikleri; a) Konut ve ticaret bölgelerinde:1) 4 kata kadar (4 kat dâhil) inşaata müsait yerlerde: Bitişik nizamda: 6.00 metreden, Blok başlarında: Yan bahçe mesafesi 6.00 metreden, Ayrık nizamda: Yan bahçe
mesafeleri toplamı + (6.00) metreden, az olamaz. … 2) 9 kata kadar (9 kat dâhil) inşaata müsait yerlerde:
Bitişik nizamda: (9.00) metreden, Blok başlarında: Yan bahçe mesafeleri toplamı + (9.00) metreden, Ayrık nizamda: Yan bahçe mesafeleri toplamı + (9.00) metreden, az olamaz. … (5) Parsel büyüklükleri hakkındaki hükümlere uymayan arsalarda, yeni veya ilave yapı ruhsatı düzenlenemez.”,
8.3. “Bahçe mesafeleri” başlıklı 23 üncü maddesinde; “(1) Uygulama imar planında, aksine bir hüküm bulunmadığı durumlarda bahçe mesafeleri; a) Ön bahçe ve yol kenarına rastlayan bahçe mesafeleri ile kamusal alanlara komşu olan bahçe mesafeleri en az 5.00 metredir. b) Yan bahçe mesafesi en az 3.00 metredir. c) Arka bahçe mesafesi en az 3.00 metredir. ç) (Değişik:RG-30/9/2017- 30196) (2) Yan ve arka bahçe mesafeleri; tabii veya tesviye edilmiş zeminin üzerinde kalan bodrum katları da dâhil, dörtten fazla katlı binalarda 4 katın üzerindeki her kat için 0.50 metre artırılır. Bu hüküm parsellerin park alanına komşu cephelerinde uygulanmaz. …”,
9. 14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım
Yönetmeliğinin,
9.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “…h) Mekânsal plan: 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan, kapsadıkları alan ve amaçları açısından üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planını, … i) Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni
/
planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, … k) Uygulama imar planı: Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, … ifade eder.”,
9.2. “Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar
Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur. (2)
Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. …”,
3.3. “Genel Planlama Esasları” başlıklı 7 nci maddesinde; “Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır. b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür. c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir. ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. …”,
9.4. “Standartlar” başlıklı 11 inci maddesinde; “İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur. …”,
9.5. “Uygulama imar planı” başlıklı 24 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında; “Uygulama imar planlarında yapılaşma koşullarına ilişkin olarak; ayrık, bitişik, blok yapı nizamı ile Taban Alanı Kat Sayısı (TAKS), Kat Alanları Kat Sayısı (KAKS), emsal, bina yüksekliği, yapı yaklaşma mesafeleri belirlenir.”,
9.6. “İmar planı revizyonu ve ilaveleri” başlıklı 25 inci maddesinde; “(1) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. (2) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut
/
planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir.”,
9.7. “İmar planı değişiklikleri” başlıklı 26 ncı maddesinde; “ (1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. … (5) İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde: a) Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır. b) Nüfus yoğunluğuna bağlı olmaksızın, kat adedinin artırılmasının istenmesi durumunda; önerilecek kat adetlerinin tayininde aşağıdaki formüle göre bulunacak bütün yollardaki karşılıklı bina cepheleri arasındaki asgari uzaklık sağlanacaktır. K = [(Y1
+ Y2)/2] + 7,00 m Yukarıdaki formülde; K = Karşılıklı bina cepheleri arasındaki mesafe (metre), Y1 =
Yolun bir cephesine önerilecek yapının yüksekliği, Y2 = Yolun diğer cephesinde önerilecek yapının yüksekliğini, ifade eder. c) Parsellerin birleştirilmesi ve yapı düzeni değişikliği içeren, kat adedinin artırılmasına yönelik uygulama imar planı değişikliklerinde de yukarıdaki formüle uyulması esastır. (6)
İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde: a)
Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz. b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır. c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz. ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez. …”,
9.8. “Planların ilanı, itirazlar ve kesinleşmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “(1) Çevre düzeni planı ve imar planları onaylandığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde otuz gün) süreyle herkesin görebileceği şekilde idarelerce tespit edilen ilan yerlerinde asılmak suretiyle ve idarelerin internet sayfalarında eş zamanlı olarak ilan edilir. (2) İmar planlarının nerede ve nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile yerel veya ulusal basında veya ilgili muhtarlıklarda duyurulur. (3) Planların askıya çıkarıldığına ve askıdan indirildiğine dair tutanaklar ilgili birim amiri dahil iki imzalı olarak düzenlenir.
(4) Planlara itiraz, otuz günlük ilan süresi içinde idareye yapılır ve itirazlar idarece değerlendirilir.
İdarenin karar merciince itirazların reddedilmesi halinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması halinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir. (5) İtirazlar; askı süresinin dolduğu tarihten itibaren en geç otuz gün içinde ilgili idare karar merciine gönderilir ve en geç otuz gün içinde karara bağlanarak planlar kesinleşir. … (7) Onaylanmış planlarda yapılacak revizyon, ilave ve değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.”,
10. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin,
10.1. “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27 nci maddesinde; “(1) İnceleme ve araştırma devam ederken Kurum tarafları dostane çözüme davet edebilir. Gizliliğe yönelik gerekli görülen tedbirler Kurum tarafından alınır. (2) Kurum, şikâyete konu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı vererek inceleme ve araştırmasını sonlandırır.”,
10.2. “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesinde; “(1) Şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikayetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. Şikayetçinin, başvuruya konu ettiği sokakta bulunan ve geçişe engel olduğunu iddia ettiği kapının kaldırılması talebi kapsamında¸ ilgili yolun açılmasıyla ilgili iş ve işlemlerin makul süre içerisinde sonuçlandırması hususunda ilgili İdareye Tavsiyede bulunulması, şikayetçinin başvuruya konu ettiği sokağın girişinde bulunan bariyerin kaldırılması talebi kapsamında idarece gerekli işlemlerin yapılarak başvurunun çözüme kavuşturulduğu anlaşıldığından, bu talep yönünden Dostane Çözüm Kararı verilmesi, öte yandan, şikayetçinin başvuruya konu ettiği yolun iptal edilmesi talebi kapsamında İdarece yapılan işlemlerde ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık tespit edilemediğinden, bu talep yönünden başvurunun Reddi yönünde hazırlanan Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Şikayetçi özetle, kentsel dönüşüm kapsamında binalarını yeniden yapmak için uğraştıklarını, ilgili
Belediye tarafından “Taşınmazlarının yanında bulunan ve imar planlarında ‘Orhangazi Bulvarı 4. Sokak’ olarak geçen fakat fiilen kullanılmayan çıkmaz Sokak nedeniyle bulvar tarafından 3 metre ve sokak tarafından 1,5 metre içe çekilerek binalarını yeniden yapılabileceği” bilgisinin verildiğini, söz konusu yola terk işlemi nedeniyle yeniden yapacakları evlerinin hem metrekaresinin çok fazla azalacağını hem de evlerinin değerinin düşeceğini, ayrıca söz konusu sokağın, 240 no.lu parseldeki binada oturanlar tarafından bir bariyerle kapatıldığını, sokağa konulan bu bariyer sistemi ile 240 parsel sahiplerinin kendi araçlarına özel bir otopark alanı oluşturduğunu, bununla birlikte 42 no.lu parselin sahiplerince de Sokağın kapı ile kapatıldığını, bu kapının Fatih 1. Sokak ile olan bağlantılarını kestiğini, bahsi geçen Sokağın komşu parsel maliklerince kapatılarak binalarındaki kişilerin ve diğer kişilerin söz konusu sokağı kullanmalarının engellendiğini iddia ederek, fiilen kullanılmayan 4. Sokak nedeniyle yapılaşma alanının küçülmesinin engellenmesi için bu sokağın iptal edilmesini, bu sokağın iptal edilmemesi halinde ise söz konusu sokak üzerinde bulunan bariyerin ve kapının kaldırılması suretiyle bahsi geçen sokağın kullanıma açılmasını talep etmektedir.
13. İlgili İdarece özetle, ilgili parsel sahiplerinin, kentsel dönüşüm kapsamında yeniden yapmayı düşündükleri binalarının fiilen kullanılmayan 4. Sokak nedeniyle küçülmesinin engellenmesi için bu sokağın iptal edilmesi talebiyle ilgili olarak, imar planı yapımı ve değişikliği ve revizyonunda; 3194 sayılı
İmar Kanunu, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği hükümlerine göre iş ve işlemler yapıldığı, bu kapsamda ilgili sokağın oluşturulması ve bu kapsamda ilgililer hakkında tesis edilen işlemlerde ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bir durum bulunmadığı, başvuruya konu edilen “bu sokağın iptal edilmemesi halinde söz konusu sokak üzerinde bulunan bariyerin kaldırılması” talebi kapsamında idarelerince yapılan çalışma sonunda ilgili yerde bulunan bariyerin İdarelerince kaldırıldığı, öte taraftan, şikayetçinin söz konusu sokak üzerinde bulunan kapının kaldırılması talebi değerlendirildiğinde, ilgili yolun açılmasında plan açısından sakınca bulunmadığı sonucuna varıldığı ve konuyla ilgili olarak İdarelerinin iç işlem sürecinin devam ettiği (İmar ve Şehircilik Müdürlükleri tarafından
Fen işleri Müdürlüklerine yazı yazıldığı) hususları belirtmektedir.
/
14. 5393 sayılı Belediye Kanununun 18 inci maddesinin (c) bendinde; belediyenin imar planlarını görüşmek ve onaylamak, büyükşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni plânını kabul etmenin meclisin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 8 inci maddesinde; planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması ve itirazlara, 6 ncı maddesinde; mekânsal planlama kademelerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinde; mekânsal planlama kademeleri ve ilişkilerine, 7 nci maddesinde; genel planlama esaslarına,
11 inci maddesinde; imar planlarının yapımı ve değişikliklerindeki standartlara, 25 inci maddesinde; imar
planı revizyonu ve ilavelerine, 26 ncı maddesinde; imar planı değişikliklerine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Bu kapsamda; belediye meclisince yapılacak plan ve plan değişikliklerinde söz konusu mevzuat düzenlemelerinin dikkate alınması gerektiği bir gerçektir.
15. Şikayetçi, kentsel dönüşüm kapsamında binalarını yeniden yapmak için uğraştıklarını, taşınmazlarının yanında bulunan ve imar planlarında ‘ olarak geçen fakat fiilen kullanılmayan sokak için yola terk işlemi yapacak olmaları nedeniyle yeni yapacakları evlerinin hem metrekaresinin çok fazla azalacağını hem de evlerinin değerinin düşeceğini belirterek bu durumun mağduriyetlerine neden olduğundan bahisle söz konusu sokağın iptal edilmesini talep ettiğinden, bu kapsamda öncelikle, başvuruya konu edilen ve iptal edilmesi talep edilen sokağın oluşturulması ve bu kapsamda İdarece yapılan işlemlerin, imar mevzuatı hükümlerine ve imar planlarına (nazım imar planı, uygulama imar planı, plan notları vb.)
uygun olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
16. İlgili İdarece bahsi geçen yol ile ilgili olarak yapılan açıklamada; ilgili yolun ilk olarak Belediye
Meclislerinin 17/04/1986 tarih sayılı kararı ile yapılan revizyon imar planında planlandığı, Belediye
Meclislerinin 03/01/2005 tarih sayılı kararı ile yapılan revizyon imar planında ilgili yol genişliğinin 5 metre olarak planlandığı, daha sonra yapılan revizyon imar planlarında taşınmazın imar durumunda herhangi bir değişiklik yapılmadığı hususları anlaşılmıştır. Söz konusu durum değerlendirildiğinde; ilgili yolun, ilk olarak 1986 yılında yol olmasının planlandığı, 2005 yılında bu yolun genişliğinin 5 metre olarak planlandığı ve sonrasında imar durumunda değişik olmadığı hususları dikkate alındığında
İdarece söz konusu sokağın oluşturulması işleminde; kamu yararına aykırı hareket edildiğine ve/veya idarenin ilgili mevzuat çerçevesinde hukuken geçerli ve kabul edilebilir sebepler dışında başka bir sebebe dayanıldığına ilişkin bir tespit yapılamamıştır.
17. Şikayetçi imar planında öngörülen bahsi geçen yol nedeniyle çekme mesafesine uymak zorunda kalacakları için yeni yapacakları evlerinden metrekaresinin düşeceğinden bahisle söz konusu sokağın iptal edilerek, yeni inşa edecekleri evlerinin metrekaresinin artırılması talebinde bulunduğundan, ilgili idarenin konuyla ilgili yapmış olduğu işlemlerin (blok yapı nizamı, çekme mesafesi vb.) ve bu işlemlerin gerekçelerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
18. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; şikayetçinin, 20/05/2021 tarih sayılı dilekçesi ile imar plan değişikli yapılması yönünde İdareye dilekçe ile başvurduğu, ilgili dilekçenin imar komisyonuna havale edildiği, Belediye Meclisinin 06/01/2022 tarih sayılı kararında: “İmar plan değişiklikleri 07/10/2021 tarih ve sayılı Belediye Meclis Kararıyla Tokat Merkezin tamamına yönelik revizyon imar planı onaylanmıştır. Yapılan revizyon imar planında komisyonumuzda beklemekte olan talepler bölgesel olarak değerlendirilip planlara aktarılmıştır. Parsel bazlı talepler ise; 2013 revizyonundan sonra 2020 yılı aralık ayına kadar komisyonumuza havale edilen dilekçelerde evrak eksiklikleri tamamlanmadığı, ayrıca 3194 sayılı imar kanunu ve ilgili yönetmeliklerde kapsamlı değişiklikler yapıldığı için imar değişikliği taleplerinin bu kapsamda güncellenmesi gerektiğinden, komisyonumuzda beklemekte olan taleplerin dosyalarındaki eksiklerinin tamamlanıp sunulması durumunda değerlendirileceğinden talepler red olmuştur.” hususlarına yer verildiği, bu kapsamda ilgili dilekçe 07/10/2021 tarih ve sayılı Belediye
/
Meclis kararı ile yapılan revizyon imar planından önce imar planı değişikliği başvurusunda bulunulduğundan ve taleplerin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği, kanun ve yönetmelik çerçevesinde yeniden hazırlanması gerektiğinden bahisle 06/01/2022 tarih sayılı Belediye Meclis kararı kapsamında değerlendirildiği, ayrıca 2021 yılında yapılan revizyon imar planına askı süreci içerisinde şikayetçinin bulunduğu no.lu parsel malikleri tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı, no.lu parselin batı komşusu olan no.lu parselin maliki tarafından itiraz konusu no.lu parseli de kapsayacak şekilde askı süresi içerisinde itirazda bulunulduğu, Belediye Meclisinin 02/12/2021 tarih sayılı kararı ile bu itirazın uygun görülmediği, mevcut durumda şikayetçinin bulunduğu parselin imar durumunun “Blok nizam, 5 kat, ticaret+konut alanı” olarak planlandığı hususları tespit edilmiştir.
19. Şikayetçi tarafından bahsi geçen yolun iptal edilerek parsellerinden yol olarak ayrılan yerin konut alanına dahil edilmesi talebine ilişkin olarak İdarece konuyla ilgili yapılan açıklamada ise;
19.1. İmar planında yol alanının konut alanına dönüşmesi suretiyle imar planı değişikliğinde bulunma teklifinin nüfus yoğunluğunu artırdığı, Mekânsal Planlar Yapı Yönetmeliğinin standartlar başlıklı 11.
maddesinin 1. bendinde: “İmar planlarının yapımı ve değişikliklerinde planlanan alanın veya bölgenin şartları ile gelecekteki gereksinimleri göz önünde tutularak kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarında bu
Yönetmeliğin EK-2 Tablosunda belirtilen asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur gerekli sosyal donatı alanları ayrılması gerekmektedir.” ayrıca Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 2. bendinde: “İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.” ilgili Yönetmeliğin 5. bendinde; “İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde: a)
Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır.” hükümlerinin bulunduğu, Yönetmelik ve kanun hükümleri göz önünde bulundurulduğunda plan değişikliklerinin plan bütünlüğü, çevresindeki kullanımları ve yoğunlukları dikkate alınarak, değişiklik kapsamında ihtiyaç duyulan sosyal ve teknik altyapı alanlarını da içerecek şekilde bütünlükteki alanlarda kamu yararı amacıyla yapılması gerektiği, bu hususa dikkat edilmeksizin gerçekleştirecek parsel ölçeğindeki yoğunluk artırıcı plan değişikliklerinin ilgili mevzuata uygun olmadığı,
19.2. Ayrıca başvuruya konu edilen 5 metrelik yaya yolunun kuzey doğu yönünde devamlığı olduğu, taşınmazın yola giden kısmının ticaret+konut alanı olarak planlandığında da kalan yolun yaklaşık 2 metre olacağı, ilgili yönetmelikte öngörülen geçiş amaçlı minimum 3 metre yaya yolu genişliğinin sağlanamayacağı, bununla birlikte, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin ilgili maddeleri kapsamında taşınmazın parsel cephesi değerlendirildiğinde 5 kata göre yapılaşması durumunda taşınmazın blok başı olarak yapılaşması için parsel cephesi, (9 metre+yan bahçe mesafesi) için gerekli olan 12.50 metre olması gerektiği, nolu parselin parsel cephesinin ise yaklaşık olarak 10 metre olduğundan komşusu olan 40 nolu parsel ile birleşmesi gerektiği, ayrıca yolun tamamının blok nizam 5 kat ticaret+konut alanı olarak planlanması durumda dahi parsel cephesinin 12.50 metre geldiğini, bu durumda da Yönetmelikte belirtilen
minimum parsel cephesi şartının sağlamayacağı, ayrıca Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğin 6. maddesinde:
“Parsel büyüklükleri hakkındaki hükümlere uymayan arsalarda, yeni veya ilave yapı ruhsatı düzenlenemez.” hükmüne istinaden taşınmaza yol alanının konut alanına dahil olsa dahi yönetmelikte belirtilen parsel cephe şartını sağlamadığından tek başına bağımsız olarak yapı ruhsatı düzenlenemeyeceği,
19.3. 3194 sayılı Kanunun ek 8. maddesinde; “Plan değişiklikleri, plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak şekilde ve teknik gerekçeleri sağlamak şartıyla
/
yerleşmenin özelliğine uygun olarak yapılır. Plan değişikliği tekliflerinde ihtiyaç analizini içeren sosyal ve teknik altyapı etki değerlendirme raporu hazırlanarak planı onaylayacak idareye sunulur. Parsel bazında; nüfusu, yapı yoğunluğunu, kat adedini, bina yüksekliğini arttıran imar planı değişiklikleri yapılamaz.” hükmünün bulunduğu, bu kapsamda şikayetçinin imar plan değişikliği talebinin parsel bazlı olması nedeniyle söz konusu Kanun hükmüne uygun olmayacağı hususlarını belirtmiştir.
20. Anayasa Mahkemesi’nin, 20/03/2014 tarihli kararında; “İmar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idare ve bireyler açısından bir takım hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle imar planları, idare ve bireyler açısından bazı yükümlülükler meydana getirmekte ve özellikle mülkiyet haklarına ilişkin sınırlamalar öngörmektedir. Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri açısından, imar planlarının onaylanmasından sonra, özellikle imar sınırları içinde girecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde imar plan ve imar programlarına uygun davranmak, her türlü yapı için ilgili idareden izin almak ve izin ilkelerine uygun olarak yapı inşa etmek yükümlülüğü doğmaktadır. …” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
21. Danıştay 6. Dairesi’nin 18/12/2009 tarihli ve E. 2007/8058, K. 2009/12254 sayılı kararında; “İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular göz önüne alınarak hazırlanması gerekmektedir. Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. … plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılacaktır. Bu irdelemeden sonra sadece plan değişikliği yapılan alanın değil plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerin kapsamlı bir biçimde ele alınarak, kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Ayrıca, imar planlarının yargısal denetimi sırasında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterlerinin yanı sıra özelliği itibariyle imar planının bütünlüğü, genel yapısı, kapsadığı alanın nitelikleri ve çevrenin korunması gibi olgular nedeniyle ‘üstün kamu yararı’ ilkesinin de gözetilmesi zorunludur.” şeklinde hüküm kurmuştur.
22. Söz konusu Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarından da anlaşılacağı üzere; özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri, imar sınırları içinde girişecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde, notları ve raporuyla bir bütün olarak hazırlanan imar planlarına (Nazım imar planı, uygulama imar planı vb.) uygun davranmak zorunda olduğu gibi, idarelerin de bu uygunluğun sağlanması için gerekli iş ve işlemleri yapması gerektiği bir gerçektir. Ayrıca imar planları değişikliklerinde de; ilgililerin, imar mevzuatındaki hükümlere ve bir önceki paragrafta belirtilen ilke ve esaslara (şehircilik ilkeleri, üstün kamu yararı ilkesi, planlama esasları vb.) uygun hareket etmesi gerekmektedir.
23. Şikayetçi bahsi geçen yolun iptal edilerek yeni yapacakları konutların alanının genişletilmesinin sağlanmasını talebinde bulunmakta ise de; İdarenin 19 no.lu paragrafta özetlenen açıklamaları ve önceki paragraflarda belirtilen Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarında belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, şikayetçinin konuyla ilgili talebinin yerine getirilmesinin ilgili mevzuat hükümlerinde öngörülen parsel genişlikleri ve bahçe mesafesine uygunluk taşımayacağı, parsel
/
ölçeğinde yoğunluk artırıcı etki oluşturacağı ve talebin parsel bazında nüfus ve yapı yoğunluğunu artıracağı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, idarece, plan değişikliği yapılırken parselin bulunduğu alanın değil, plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak, planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin değerlendirilmesi gerektiği bir gerçek olup, somut olayda idarenin kamu yararına aykırı hareket ettiğine ilişkin bir tespit yapılamamıştır.
24. Öte taraftan, şikayetçi, başvuruya konu ettiği sokağın iptal edilmemesi halinde söz konusu sokak üzerinde bulunan bariyerin ve kapının kaldırılması suretiyle söz konusu sokağın kullanımına açılmasını talep etmektedir. İlgili İdarece, yolun kamuya terk edilen kısımda bulunan bariyerin kaldırılması hususunun Zabıta Müdürlüklerince değerlendirildiği ve adı geçen Müdürlüklerince söz konusu sokak üzerinde bulunan bariyerin kaldırıldığı hususu belirtilmiş ve söz konusu bariyerin kaldırıldığına ilişkin fotoğraf Kurumumuza sunulmuştur. İdarenin söz konusu yazısı ve ekindeki fotoğraflar dikkate alındığında, şikayetçinin ilgili yerde bulunan bariyerin kaldırılması talebi doğrultusunda idarece gerekli işlemlerin yapılarak başvuruya konu bu talebin çözüme kavuşturulduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27’nci maddesinin birinci fıkrasındaki inceleme ve araştırma devam ederken Kamu Denetçiliği Kurumunun tarafları dostane çözüme davet edebileceği, ikinci fıkrasındaki şikâyete konu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı vererek inceleme ve araştırmasını sonlandıracağı düzenlemesi uyarınca, şikayetçinin, sokak üzerinde bulunan bariyerin kaldırılması talebi yönünden inceleme ve araştırma sonlandırılmıştır.
25. Bununla birlikte, şikayetçinin, başvuruya konu ettiği sokakta bulunan ve geçişe engel olduğunu iddia ettiği kapının kaldırılması talebi kapsamında¸ İdarece, plan açısından ilgili yolun açılmasında bir sakınca bulunmadığı, konuyla ilgili olarak İdarelerinin iç işlem sürecinin devam ettiği (İmar ve Şehircilik
Müdürlükleri tarafından Fen işleri Müdürlüklerine yazı yazıldığı) hususları belirtilmiştir. İdarenin söz konusu 06.09.2022 tarihli iç yazısında “ adada yazımız ekinde gönderilen krokide gösterilen yol bir kısmı koordinatlı bir kısmı ise ölçü krokisine göre oluşmuş olup plan açısından açılmasında sakınca bulunmamaktadır. Ancak açılması talep edilen imar yolu içerisinde zeminde bulunan ağaç, bina, müştemilat vb. yapıların kamulaştırmaya konu olmaları durumunda Emlak ve
İstimlak Müdürlüğüne iletilmesini bilgilerinize rica ederim.” şeklinde ifadeye yer verildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu yazıdan, ilgili İdarece şikayetçinin başvuruya konu yol üzerinde bulunan kapının kaldırılması talebi kapsamında ilgili yazı ekindeki krokide belirtilen yolun açılmasıyla ilgili işlem sürecini başlatmakla birlikte konuyla ilgili işlemleri neticelendirmediği anlaşılmıştır.
26. Şikayetçinin iddiaları, İdarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili Anayasa
Mahkemesi ve Danıştay kararları ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikayetçinin, kentsel dönüşüm kapsamında yeniden yapmayı düşündükleri binalarının fiilen kullanılmayan 4. Sokak nedeniyle küçülmesinin engellenmesi için bu sokağın iptal edilmesi talebinin yerine getirilmesinin ilgili mevzuat hükümlerinde öngörülen parsel genişlikleri ve bahçe mesafesine uygunluk taşımayacağı, parsel ölçeğinde yoğunluk artırıcı etki oluşturacağı ve talebin parsel bazında nüfus ve yapı yoğunluğunda artışına neden olacağı için ilgili mevzuata hükümlerine uygun olmadığı, öte taraftan şikayetçinin konuyla ilgili iddiaları ve talebi kapsamında revizyon imar değişikliğine askı sürecinde itiraz etmediği, iptal edilmesi istenen yolun ilk olarak ilgili Belediye Meclisinin 17/04/1986 tarih sayılı kararı ile yapılan revizyon imar planında planlandığı, Belediye Meclislerinin 03/01/2005 tarih sayılı kararı ile yapılan revizyon imar planında ilgili yol genişliğinin 5 metre olarak planlandığı, İdarenin konuya ilişkin işlemlerinde kamu yararına aykırı hareket edildiğine ve/veya ilgili mevzuat çerçevesinde hukuken geçerli ve kabul
/
edilebilir sebepler dışında başka bir sebebe dayanıldığına ilişkin bir tespit yapılamaması durumları karşısında; ilgili İdarenin, şikayetçinin bahsi geçen yolun iptal edilerek konut alanına dahil edilmesi talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.
Şikayetçinin ilgili yerde bulunan bariyerin kaldırılması talebi doğrultusunda idarece gerekli işlemlerin yapılarak başvurunun çözüme kavuşturulduğu tespit edilmiş olup, bu talep yönünden inceleme ve araştırma sonlandırılmıştır.
Şikayetçinin başvuruya konu sokakta bulunan ve geçişe engel olduğunu iddia ettiği kapının kaldırılması talebi kapsamında¸ İdarece plan açısından ilgili yolun açılmasında bir sakınca bulunmadığı, konuyla ilgili olarak İdarelerinin iç işlem sürecinin devam ettiği şeklinde Kurumumuza bilgi verilmiş ise de; İdarenin konuyla ilgili işlem sürecini başlatmakla birlikte konuyla ilgili yapması gereken iş ve işlemleri neticelendirmediği anlaşılmış olup, bu kapsamında idarece ilgili yolun açılmasıyla ilgili iş ve işlemlerin makul süre içerisinde sonuçlandırması gerektiği sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
27. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Başvuranın dilekçesine Tokat Belediye
Başkanlığı tarafından verilen cevaplarda, başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
28. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili
İdarelerin işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Tokat İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelere ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜNE ve
KISMEN REDDİNE,
Şikayetçinin başvuruya konu ettiği sokakta bulunan ve geçişe engel olduğunu iddia ettiği kapının kaldırılması talebi kapsamında¸ İdarenin iç işlem sürecinin devam ettiği anlaşılmış olmakla birlikte konuyla ilgili yapması gereken iş ve işlemleri neticelendirmediği anlaşılmış olup, bu kapsamında idarece ilgili yolun açılmasıyla ilgili iş ve işlemlerin makul süre içerisinde sonuçlandırması hususunda TOKAT BELEDİYE
BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Şikayetçinin başvuruya konu ettiği sokağın girişinde bulunan bariyerin kaldırılması talebi kapsamında idarece gerekli işlemlerin yapılarak başvurunun çözüme kavuşturulduğu anlaşıldığından, bu talep yönünden
DOSTANE ÇÖZÜM KARARI VERİLMESİNE,
Öte yandan, şikayetçinin başvuruya konu ettiği yolun iptal edilmesi talebi kapsamında İdarece yapılan işlemlerde ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık tespit edilemediğinden, bu talep yönünden
BAŞVURUNUN REDDİNE,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, TOKAT
BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın, TOKAT BELEDİYE BAŞKANLIĞI ve ŞİKAYETÇİ TEBLİĞ EDİLMESİNE,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/