|
ÖZET: Başvuran, doğum sonrası kayınvalidesine bakmak amacıyla fiili çalışmaya ara verdiğini ve bu süre zarfında bir işyerinden sigorta primlerini ödemeye başladığını belirtmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, fiili çalışma olmadığı gerekçesiyle sigortalılık sürelerinin iptal edildiğini ifade etmiştir. Başvuran, fiili çalışmaya dayanmayan prim ödemelerinin yasak olduğunu bilmediğini belirterek, sorunun çözülmesini talep etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirirken, başvuranın dilekçesinde fiili çalışmaya ara verdiğini açıkça ifade ettiğini göz önünde bulundurmuştur. Bu nedenle, ilgili idareden ek bilgi talep edilmeden, emsal kararlar doğrultusunda şikayet başvurusu incelenmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, sigortalı sayılmanın hukuki şartlarının iş ilişkisine dayandığı ve fiili çalışmanın varlığının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi, hukuka ve hakkaniyete uygunluk açısından değerlendirildiğinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sigortalılık sürelerinin iptaline yönelik işleminin geçerli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın talebi reddedilmiştir. Karar, başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/902-S.24.1502
BAŞVURU NO : 2023/14993
KARAR TARİHİ : 29.01.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Sigortalılık iptali hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 18.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; doğum sonrası kayınvalidesine baktığı için fiili çalışmaya ara verdiğini, bu sürede bir işyerinden sigorta primlerini ödemeye başladığını, fiili çalışma olmadığı gerekçesiyle sigortalılık sürelerinin iptal edildiğini, fiili çalışmaya dayalı olmayan prim ödemelerinin yasak olduğunu bilmediğini belirterek sorununun çözülmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuran 18/9/2023 tarihinde Kurumumuza ilettiği dilekçesinde; fiili çalışmaya ara verdiğini ve bu sebeple sigortalılık sürelerinin iptal edildiğini açıkça belirtmiş olduğundan, ilgili idareden bilgi ve belge talep edilmesine gerek duyulmaksızın aşağıda yer verilen emsal kararlarımız çerçevesinde şikayet başvurusu incelenerek sonuçlandırılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5.
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılırlar.
5.2. “Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi” başlıklı 59. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür. Askerî işyerlerine ait sigorta işlemlerinin denetim ve kontrolü, askerî iş müfettişleri tarafından da yapılabilir.
Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. İşverenler ve sigortalılar ile işyeri sahipleri, tasfiye ve iflâs idaresinin memurları, işle ilgili gerçek ve tüzel kişiler, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına bilgi verilmek üzere çağrıldıkları zaman gelmek, gerekli olan defter, belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek, görevlerini yapmak için her türlü kolaylığı sağlamak ve bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları görevlerini yaparken, tüm kamu görevlileri gerekli kolaylığı gösterir ve yardımcı olurlar.”,
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle; fiili çalışmaya dayanmayan sigortalılık sürelerinin iptal edilmesi nedeniyle yaşadığı sorunun çözülmesini talep etmektedir.
8. Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı addedilmiştir. Buna göre 5510 sayılı Kanun bakımından sigortalı sayılmanın hukuki şartlarından iş ilişkisi, esas olarak hizmet akdine dayanmalıdır ve hizmet akdine tabi çalışma işverene ait işyerinde yerine getirilmelidir. Bir başka ifadeyle 5510 sayılı
Kanun’un 4/1-(a) bendine göre sigortalı sayılmanın temel kuralı, iş veya çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanması gerektiğidir. Bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun’da hizmet akdinin tarifine yer verilmemiştir.
Bununla birlikte genel olarak hizmet akdi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre kişinin belirli veya belirsiz bir zamanda hizmetini kiralaması hizmet sözleşmesidir. Nitekim Anayasa Mahkemesi de bir kararında hizmet akdinin iş, ücret ve bağımlılık olmak
üzere üç unsurdan oluştuğuna karar vermiştir. (Anayasa Mahkemesi, Esas No.1963/336, Karar No.1967/29 ve Resmi Gazete tarih/sayı: 19/10/1968/13031)
9. Öte yandan Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin E.2016/7568, K.2017/904 numaralı ve 13/02/2017 tarihli kararında; “Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın ikinci maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.” hükmüne varılmış olup, aynı
Dairenin E. 2014/3422, K.2015/2638 numaralı ve 17/02/2015 tarihli kararında da; davanın yasal dayanağını oluşturan sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceği ifade edilmiştir.
10. Diğer taraftan fiili çalışmaya dayanmayan sigortalılık sürelerinin iptali üzerine Kurumumuza yapılan başvurular hakkında yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde, fiili çalışmanın mevcut olmadığı yönünde açık bir kanaate ulaşıldığı hallerde ret kararı verilmektedir. (16/10/2019 tarihli ve 2019/8956 numaralı başvuru hakkında verilen Ret Kararı; 27/10/2023 tarihli ve 2023/6374 numaralı başvuru hakkında verilen Ret Kararı)
11. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde; başvuranın fiili çalışmaya dayanmadığı kabulünde olan sigortalılık sürelerinin iptal edilmesine yönelik
Sosyal Güvenlik Kurumu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
13. 6328 sayılı Kanun’un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararı’nın başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle başvuranın talebinin reddine; Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/