ÖZET: Başvuru, 7075 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca ihraç edilen bir akademisyenin, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen hüküm doğrultusunda Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) yaptığı eski görevine atanma talebinin reddedilmesi ile ilgilidir. Başvuran, Gaziantep Üniversitesi’nde çalışırken 675 sayılı KHK ile ihraç edildiğini, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade edildiğini ve Kilis 7 Aralık Üniversitesi’nde atandığını belirtmiştir. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrası, YÖK’ün bu atamayı iptal etmemesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını ifade etmektedir.

YÖK, başvuranın atanma yeterliliği ve boş kadro durumu gibi hususları değerlendirmeden, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle işlem yapmadığını belirtmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir öneri sunmuştur. İdarenin, başvuranın durumunu değerlendirirken hukuki ve fiili zorunlulukları göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın Kilis 7 Aralık Üniversitesi’ne atama talebi reddedilmiş, ancak Gaziantep Üniversitesi’ne atanma talebinin kamu yararı ve atanma yeterliliği açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. YÖK’ün bu değerlendirmeyi yapması için otuz gün içinde başvurana ve Kamu Denetçiliği Kurumu’na bilgi vermesi zorunlu kılınmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/637-S.24.1036

BAŞVURU NO : 2023/3694

KARAR TARİHİ : 19.01.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın 7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca ihraç edildiği üniversiteden farklı bir üniversiteye yapılan atamanın, dayanağı olan hükmün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, YÖK başkanlığına yapmış olduğu eski görev yerine atanma yönündeki başvurunun reddedilmesi işlemine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 17.03.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. (TC Kimlik No: ) başvurusunda özetle; Gaziantep Üniversitesi bünyesinde görev yapmakta iken somut delil olmadan ve hakkında açılmış soruşturma veya kovuşturma bulunmadan 29.10.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı KHK’nin ekli 1 sayılı listesi ile memuriyetten ihraç edildiğini, bu işleme karşı başvuru numarası ile OHAL İşlemleri İnceleme

Komisyonu’na başvuru yaptığını ve Komisyonun 07.08.2019 tarih ve / sayılı kararı ile başvurusunun kabulüne karar verildiğini, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından verilen göreve iade kararı üzerine YÖK Personel Daire Başkanlığı’nın – – sayılı yazısı ile 7075 s.

Kanunu’nun 10. maddesi doğrultusunda Kilis 7 Aralık Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu

Elektrik ve Enerji Bölümü Elektrik Programına atamasının yapıldığını, 11.09.2019 tarihinden bu yana Kilis

7 Aralık Üniversitesi’nde görev yapmakta olduğunu, 7075 s. Kanunu’nun 10. maddesindeki ilgili kısmın

Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle 12.01.2023 tarihinde yayımlanan Anayasa

Mahkemesi’nin 2018/137 E., 2022/86 K. sayılı ve 30.06.2022 T. Kararıyla iptal edildiğini, YÖK Personel

Daire Başkanlığı’nın – – sayılı yazısı ile Kilis 7 Aralık Üniversitesine yapılan atamasının doğrudan 7075 s. Kanunu’nun 10. maddesindeki iptal edilen hüküm gereğince yapıldığını, ayrıca bir kamu

yararına veya toplumsal ihtiyaca dayanmadığını, bunun yanı sıra 13 yılı aşkın süre Gaziantep

Üniversitesi’nde olan çalışma hayatı, bu çalışma hayatı süresince elde ettiği statüden kaynaklanan mesleki ve kişisel kazanımları, aile birliğinin ve sosyal çevresinin Gaziantep’te bulunması, eşinin Gaziantep

Üniversitesinde görev yapması göz önüne alındığında şu an Kilis 7 Aralık Üniversitesinde görev yapmasının ve her gün Gaziantep’ten Kilis’e seyahat etmesinin maddi ve manevi anlamda mağduriyetine sebebiyet verdiğini, 26.01.2023 tarihinde bu hususları ihtiva eden başvurusunu YÖK’e yaptığını, idarenin

14.02.2023 tarihli cevabi yazısında Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği

gerekçesiyle işlem yapılamadığının bildirildiğini, ancak idarenin gerekçesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu atama işlemine karşı hukuki imkânsızlık nedeniyle hak arama yoluna başvuru yapamadığını, Anayasa Mahkemesi’nin 2018/137 E., 2022/86 K. ve 30.06.2022 T. iptal kararıyla yeni hukuki durum ortaya çıktığını, İdare tarafından, ortaya çıkan yeni hukuki durum karşısında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle işlem yapılmadığını, oysaki Danıştay İDDK’nin 2022/1 E. 2022/4 K. ve 14.02.2022 T. kararında da bu hususun

“…davacılar hakkında, 7075 sayılı Kanun uyarınca, yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro unvanları dikkate alınarak tesis edilen atama işlemleri ya bu işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların reddi üzerine ya da hiç dava konusu edilmemek suretiyle kesinleşmiştir. Bu nedenle, aykırılığa konu uyuşmazlıklarda, Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararının geriye yürüyüp yürümeyeceği hususu tartışılmayacaktır. Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararı sonucunda yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı açıktır. Nitekim davacıların, oluşan bu yeni hukuki duruma göre, haklarında işlem tesis edilmesi için yaptıkları başvurular, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamındadır. Bu nedenle, idarelerin, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine oluşan yeni hukuki duruma göre, davacıların 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında yaptıkları başvuruları, ileriye dönük olarak, ilgili mevzuat, başvurucuların atanma yeterliliğini taşıyıp taşımadığı ve boş kadro durumu yönlerinden değerlendirmesi ve haklarında işlem tesis etmesi gerekirken; işin esası hakkında değerlendirme yapılmaksızın başvuruların zımnen ya da Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.” şeklinde vurgulandığını belirterek, Kilis 7 Aralık Üniversitesine atanmasına dayanak teşkil eden maddenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması ve 7075 sayılı Kanunu’nun

“Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır.

”şeklindeki 10/1 maddesi uyarınca göreve iade sonrasında yapılmış olan atama işleminin iptali, hukuka aykırı ihraç işlemi öncesindeki görev yeri olan Gaziantep Üniversitesine atamasının yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar ile ilgili surette 26/4/2023 tarih ve – – sayılı yazımız ile idareden bilgi ve belge talep edilmiştir. Mezkur yazımıza YÖK Başkanlığınca cevap verilmemesi üzerine 15/6/2023 tarih ve – – sayılı yazımız ile ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeler anılan idareden tekiden talep edilmiştir. İşbu yazımıza da cevap verilmemesi neticesinde 10/08/2023 tarih ve – – sayılı yazımız ile üçüncü kez idareden gerekli bilgi ve belgeler talep edilmiş olup, idare yetkilileri ile gerçekleştirilen telefon görüşmesi neticesinde YÖK başkanlığı tarafından gönderilen 8/9/2023 tarihli ve – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. 12.01.2023 tarihli ve 32071 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30/6/2022 tarihli ve E: 2018/137, K: 2022/86 sayılı kararıyla 7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan

“Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu

haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır.” cümlesindeki “Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine” bölümünün iptal edildiği,

2.2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 153 üncü maddesinde; “ Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. İptal kararları geriye yürümez.”

Hükümlerinin yer aldığı,

2.3. Bu kapsamda Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından kamu görevine iade edilenlerden 30/6/2022 tarihli ve E: 2018/137, K: 2022/86 sayılı Anayasa Mahkemesi kararının yayımlandığı 12 Ocak 2023 tarihi öncesinde Yükseköğretim Kurulunca atama teklifi yapılanların, söz konusu karar sonrası haklarında yeniden atama teklifi yapılması konusundaki başvurularına Anayasa

Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği konusundaki Anayasa hükmü uyarınca işlem yapılamadığı,

açıklamalarına yer verilmiştir.

2.4. YÖK Başkanlığınca yukarıda zikredilen üç bilgi ve belge talep yazısında da yer verilmiş olan; “Başvuruya konu atama talebi ile ilgili, başvurucunun atanma yeterliliğini taşıyıp taşımadığı ve boş kadro durumu hususundaki bilgi ve belgeler ve Danıştay İDDK’nin 2022/1 E. 2022/4 K. ve 14.02.2022 T. Kararı ile başvuru konusu atama talebinin örtüşüp örtüşmediği hususundaki hukuki görüşünüz” maddelerinin ısrarla cevaplandırılmamış olduğu görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı

74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Anayasa Mahkemesinin kararları” başlıklı 153 üncü maddesinde; “

Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa

Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa

Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî

Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…)96 teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa

Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.”,

5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun Anayasa Mahkemesinin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı öncesindeki halinde 10 uncu maddesinde; “Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. (İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 24/12/2019 tarihli ve E.: 2018/159, K.: 2019/93 sayılı Kararı ile.) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde

)

bulunamaz. …”,

7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İdari makamların sükutu” başlıklı 10 uncu maddesinde; “İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler…”,

hükümleri düzenlenmiş bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.:

2022/86 sayılı Kararı ile 6 numaralı paragrafta yer verilen “…Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu

Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine…” ibaresi iptal edilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kısmen reddi kısmen kabulü yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran, 675 sayılı KHK’nin ekli 1 sayılı listesi ile memuriyetten ihraç edildiğini, bu işleme karşı

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na başvuru yaptığını, Komisyon tarafından verilen göreve iade kararı üzerine YÖK Personel Daire Başkanlığı’nca 7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi doğrultusunda

Kilis 7 Aralık Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Elektrik ve Enerji Bölümü Elektrik

Programına atamasının yapıldığını, bu atamanın kamu yararına dayanmadığını, 13 yılı aşkın süre Gaziantep

Üniversitesi’nde olan çalışma hayatı süresince elde ettiği statüden kaynaklanan mesleki ve kişisel kazanımları, aile birliğinin ve sosyal çevresinin Gaziantep’te bulunması, eşinin Gaziantep Üniversitesinde görev yapması göz önüne alındığında şu an Kilis 7 Aralık Üniversitesinde görev yapmasının maddi ve manevi anlamda mağduriyetine sebebiyet verdiğini belirterek; atanmasına dayanak teşkil eden maddenin

Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması ve 7075 sayılı Kanunu’nun “Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. ”şeklindeki 10/1 maddesi uyarınca, göreve iade sonrasında yapılmış olan atama işleminin iptalini, ihraç işlemi öncesindeki görev yeri olan Gaziantep

Üniversitesine atamasının yapılmasını talep etmektedir.

10. İdare başvuruya konu talep ile ilgili surette Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından kamu görevine iade edilenlerden 30/6/2022 tarihli ve E: 2018/137, K: 2022/86 sayılı Anayasa Mahkemesi kararının yayımlandığı 12 Ocak 2023 tarihi öncesinde Yükseköğretim Kurulunca atama teklifi yapılanların, söz konusu karar sonrası haklarında yeniden atama teklifi yapılması konusundaki başvurularına Anayasa

Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği konusundaki Anayasa hükmü uyarınca işlem yapılamadığı yönünde cevap vermiştir. Başvuruya konu atama talebi ile ilgili, başvurucunun atanma yeterliliğini taşıyıp taşımadığı hususunda bir değerlendirmeye yer verilmemiş ve talep konusu ile ilgili kadro durumuna dair bilgi ve belgeler Kurumumuza gönderilmemiştir.

11. Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı 7075 sayılı

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin

Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan“…Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine…” ibaresi iptal edilmiştir. Somut olayda başvuran

Gaziantep Üniversitesi bünyesinde görev yapmakta iken 29.10.2016 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı KHK’nin ekli 1 sayılı listesi ile memuriyetten ihraç edilmiş, OHAL İşlemleri İnceleme

Komisyonu tarafından göreve iade edilmesi üzerine YÖK Personel Daire Başkanlığınca anılan maddede yer alan hüküm uyarınca Kilis 7 Aralık Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Elektrik ve

Enerji Bölümü Elektrik Programına atanmıştır. Başvuran 26/1/2023 tarihli dilekçe ile, ihraç işlemi öncesindeki görev yeri olan Gaziantep Üniversitesine atamasının yapılması hususunda Yükseköğretim

Kurulu Başkanlığına başvurmuştur. İdare 14/3/2023 tarihli sayılı ile bahse konu dilekçeye verdiği cevapta Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği konusundaki Anayasa hükmü uyarınca işlem yapılamadığını belirtmiş, başvuranın önceki görev yerine atanmasına engel olacak hukuki ve fiili bir zorunluluk bulunup bulunmadığı, idari gerekler ve kendisinin akademisyen olarak ilgili üniversitede istifade edilmesinin kamu yararı bakımından uygun görülüp görülmediği hususlarında bir değerlendirmede bulunmamıştır.

12. Bilindiği üzere Anayasa’nın 153’üncü maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümemektedir. Doktrinde Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümemesinin gerekçesi olarak iptal kararlarının, “kazanılmış hakları” ortadan kaldırıcı bir sonuç doğurmasının önlenmesi belirtilmektedir.

Aynı şekilde, hukuki güvenlik ve istikrar, adalet, kamu düzeni ve kamu yararı gibi temel kavramlar bu

kurala gerekçe gösterilmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarını geriye yürümeyeceğine ilişkin temel ilke hem 1961 Anayasası’nda hem de 1982 Anayasası’nda yer almıştır. Anayasa Mahkemesi 12/12/1989 tarih ve 1989/11 esas 1989/48 karar sayılı kararında, “ Türk Anayasa sisteminde Devlete güven ilkesini sarsmamak ve ayrıca Devlet yaşamında karmaşaya neden olmamak için iptal kararlarının geriye yürümezliği kuralı kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda sonuçlar doğurmuş bulunan durumların iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır…” demek suretiyle geriye yürümezliğin gerekçesini ortaya koymuştur. Bununla birlikte Anayasa

Mahkemesi’nin kararlarının zaman içindeki etkisi, bir başka deyişle geriye yürüyüp yürümeyeceği öğretide ve mahkeme kararlarında sürekli olarak tartışılmıştır. Bir kanun maddesi ile ilgili olarak Anayasa

Mahkemesi’ne başvurmaktaki temel amaç, anayasaya aykırı olduğu düşünülen düzenlemenin uygulanmasına bir an önce son verilmesidir. Zira Anayasa’ya aykırı olan bir hükmün uygulanması nedeniyle bireysel kazanılmış hakların ortaya çıkabilme ihtimali olduğu gibi, bireylerin temel haklarının çok ciddi zarar görmesi, ihlal edilmesi de gündeme gelebilir. Anayasa’nın 153’üncü maddesindeki “İptal kararları geriye yürümez” kuralının, sadece lafzen yorumlanması hukuk devleti ilkesine ve bu ilke içinde var olan adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı sonuçlar doğurabilir. Bu noktadan hareketle yukarıda belirtildiği üzere doktrinde, iptal kararlarının geriye yürümemesi kuralının iptal kararından önce yapılmış hukuksal işlemlerden kaynaklı kazanılmış hakların muhafazasına yönelik olduğu, iptal edilen kanunlardan dolayı hakları ihlal edilenler bakımından, hakların geri elde edilebilmesi bakımından iptal kararlarının geriye yürümesi gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır.

13. Başvuru konusuna benzer bir dava konusuyla ilgili olarak, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava

Dairesince verilen 29/06/2021 tarih ve E:2021/102, K:2021/705 sayılı kararda; Anayasa’nın 153.

maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralının, iptal edilen hüküm uyarınca kazanılmış olan hakların korunmasına yönelik olduğu, mutlak anlamda uygulanamayacağı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtildiği üzere, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuruların kabulünün, kamu görevinden çıkarılan kişilerin, terör örgütleri ile Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna Millî Güvenlik

Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı bulunmadığı anlamına geldiği, bu kişilerin yöneticilik görevlerinden önce bulunduğu kadro ve pozisyonlara atanmalarının üyelik, mensubiyet, aidiyet, iltisak veya irtibatlarına dair şüphelerin tam olarak ortadan kalkmadığı izlenimini oluşturduğu dikkate alındığında, davacının ihraç edilmeden önceki hukuki durumunun sağlanmasının ve bu kapsamda müdür olarak atanmasının Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesine uygun düşeceği, öte yandan, idarece, atama işlemi tesis edilirken, ilgili kamu görevlisinin önceki pozisyonuna atanmasına engel olacak hukuki ve fiili bir zorunluluk bulunup bulunmadığı, idari gerekler ve yönetici olarak istifade edilmesinin kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacını gerçekleştirmek bakımından daha yararlı görülüp görülmediği yönlerinden de değerlendirme yapılması gerektiği yönünde değerlendirmede bulunulmuştur.

14. Anayasa Mahkemesinin 19/1/2023 tarih ve 2109/33156 başvuru numaralı kararında; “Başvurucu, 677 sayılı KHK ile göreve iade edilenlerin ihraç edilmeden önce bulundukları yöneticilik görevlerine iade edilebildikleri halde Komisyon kararı ile göreve iade edilen yöneticilerin memur olarak atandıkları, müdürlük unvanı ile kazanılmış hakları olan sosyal, mali ve özlük haklarının elinden alınmasının eşitlik ilkesini ve kazanılmış hakların korunması ilkesini ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde; somut olayın ve yargılamanın bir özeti yapıldıktan sonra mevcut başvuruda başvurucunun özel ve aile hayatına saygı haklarının ihlal edilip edilmediği konusunda inceleme yapılırken Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gereği vurgulanmıştır. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Mesleki hayata yönelik bu tür tedbirlerin ya da müdahalelerin hangi durumlarda özel hayat bağlamında uygulanabilir olduğu

hususunda belirlenen ölçütler Tamer Mahmutoğlu [GK] (B. No: 2017/38953, 23/7/2020, §§ 84-96)

kararında açıklanmıştır. Somut olayda, başvurucunun talebinin müdürlük unvanı ile sosyal, mali ve özlük haklarının iadesine ilişkin olduğu, bu bağlamda iddiaların özünün mesleki hayatıyla ilgili olarak gerçekleştirilen müdahalenin anayasal güvenceleri ihlal ettiğine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu ilkelerden yola çıkılarak somut başvuruda başvurucunun mesleki hayata yönelik müdahalenin başvurucunun özel hayatına ciddi şekilde etki ettiği ve bu etkinin belirli bir ağırlık düzeyine ulaştığı değerlendirildiğinden başvurunun özel hayata saygı hakkı kapsamında incelenmesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir. Anayasa Mahkemesinin 24/12/2019 tarihli ve E.2018/159, K.2019/93 sayılı kararıyla, 7075 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Düzenlemeyle müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır. Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararında, Komisyon tarafından başvurunun kabulüne karar verildiğinde kamu görevinden çıkarma işleminin sebep unsurunun tamamen ortadan kalkmış olmasına rağmen Komisyon kararı sonrasında yeniden kamu görevine dönen kişilerin atanmasında yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanlarının dikkate alınmasını öngören kuralın bu kişilerin üyelik, mensubiyet, aidiyet, iltisak veya irtibatlarına dair şüphelerin tam olarak ortadan kalkmadığı izlenimini oluşturduğu, bu durumun kişilerin meslek hayatlarında kişisel gelişimlerinin, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinin ve itibarlarının olumsuz şekilde etkilenmesine sebebiyet verebileceği vurgulanmıştır. Ayrıca bu kişilerin yöneticilik görevlerine atanmamasına neden olabilecek fiili veya hukuki bir zorunluluk belirtilmeden, kişilerin anılan görevlere atanması yönünde idareye bir takdir yetkisi tanınmadan ve emredici bir hükümle anılan kişilerin zorunlu olarak yöneticilik görevlerinden önceki görevlere atanacağının öngörülmesinin kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacını gerçekleştirmek bakımından zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği belirtilmiştir (AYM, E.2018/159, K.2019/93 §§ 29-31). Somut olayda, başvurucunun daha önceki görevi olan mal müdürlüğüne atanma talebini reddeden idare ve derece mahkemeleri kararlarında yalnızca anılan Kanun hükmünün tekrarlanmasıyla yetinildiği görülmektedir. Derece mahkemelerinin kararlarında 7075 sayılı Kanun’un 10.

maddesinin birinci fıkrasında yer alan yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında yöneticilik görevinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanlarının dikkate alınacağı hükmüne dayanılarak idarenin bağlı yetki içinde olduğunun belirtildiği, olayın koşulları çerçevesinde başvurucunun durumuna özgü bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Anayasa

Mahkemesi yöneticilik görevine iade edilmesine dair başvurucuya özgü hukuki ve fiilî koşulların değerlendirilmesi söz konusu olmaksızın başvurucunun mesleki hayatı bakımından gerçekleştirilen müdahalenin doğrudan dayanağını oluşturan düzenlemenin kanunilik koşulunu sağlamadığını Abdulkadir

Tuncay kararında kabul etmiştir. Kararda, olayın koşulları çerçevesinde başvurucunun durumuna özgü bir değerlendirme yapılmadığı, başvurucunun kamu görevinden çıkarılmadan önceki görevine iade edilmesine engel teşkil edecek hukuki ve fiilî bir zorunluluk bulunduğunun da gösterilmediği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının, OHAL Komisyonu kararıyla görevine iade edilenlerin eski görevine dönmesinin kategorik olarak yasaklanmasını içeren söz konusu yasal düzenlemenin

Anayasa’nın 13. maddesi ve özel hayata saygı hakkını düzenleyen 20. maddesine aykırı olduğunu tespit ettiği, yöneticilik görevine iade edilmesine dair başvurucuya özgü hukuki ve fiilî koşulların değerlendirilmesi söz konusu olmaksızın başvurucunun mesleki hayatı bakımından gerçekleştirilen müdahalenin doğrudan dayanağını oluşturan düzenlemenin kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna varılmıştır (Abdulkadir Tuncay, B. No: 2019/35343, 30/3/2022, § 50). Somut olayda da anılan ilkelerden

ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Sonuç olarak başvuruya konu müdahalenin kanunilik şartını sağlamadığı anlaşıldığından söz konusu müdahale açısından diğer güvence ölçütlerine riayet edilip edilmediğinin ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun

Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.” İbarelerine yer verilmiştir.

15. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14.02.2022 tarih ve 2022/1 E. 2022/4 K. sayılı kararında; “Başvuruya konu olan kararlar arasındaki aykırılık her ne kadar, Anayasa Mahkemesinin, 7075 sayılı

Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin iptali yolundaki kararının geriye yürüyüp yürümeyeceği hususundan doğmakta ise de; davacılar hakkında, 7075 sayılı Kanun uyarınca, yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro unvanları dikkate alınarak tesis edilen atama işlemleri ya bu işlemlerin iptali istemiyle açılan davaların reddi üzerine ya da hiç dava konusu edilmemek suretiyle kesinleşmiştir. Bu nedenle, aykırılığa konu uyuşmazlıklarda, Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararının geriye yürüyüp yürümeyeceği hususu tartışılmayacaktır. Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararı sonucunda yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı açıktır. Nitekim davacıların, oluşan bu yeni hukuki duruma göre, haklarında işlem tesis edilmesi için yaptıkları başvurular, İdari Yargılama

Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamındadır. Bu nedenle, idarelerin, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine oluşan yeni hukuki duruma göre, davacıların 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında yaptıkları başvuruları, ileriye dönük olarak, ilgili mevzuat, başvurucuların atanma yeterliliğini taşıyıp taşımadığı ve boş kadro durumu yönlerinden değerlendirmesi ve haklarında işlem tesis etmesi gerekirken; işin esası hakkında değerlendirme yapılmaksızın başvuruların zımnen ya da Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.” İbarelerine yer verilmiştir.

16. Yukarıda anlatılan hususlar, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; başvuranın Kilis 7 Aralık Üniversitesine yapılmış olan atama işleminin iptali talebinin reddedilmesi, ihraç işlemi öncesindeki görev yeri olan Gaziantep Üniversitesine atamasının yapılması talebinin Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığından, başvuranın İdari Yargılama

Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında bulunan talebi ile ilgili, atanma yeterliliğini taşıyıp taşımadığı, boş kadro durumu ve kamu yararı yönlerinden değerlendirme yapılmak suretiyle cevap verilmesi hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza göndermediği, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini belirtmediği, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde

sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 11/09/2023 tarihli ve – – sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KISMEN REDDİ KISMEN KABULÜ ile,

Başvuranın Kilis 7 Aralık Üniversitesine yapılmış olan atama işleminin iptali talebinin REDDİNE,

Gaziantep Üniversitesine atamasının yapılması talebinin, atanma yeterliliğini taşıyıp taşımadığı, boş kadro durumu ve kamu yararı yönlerinden değerlendirme yapılmak suretiyle değerlendirilerek işlem tesis edilmesi yönünde YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, YÜKSEKÖĞRETİM KURULU

BAŞKANLIĞINA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Bu kararın BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi