ÖZET: Başvuru, Gaziantep Valiliği’nde görevli bir kamu çalışanına yönelik disiplin soruşturması hakkında bilgi edinme talebinde bulunan bir kişi tarafından yapılmıştır. Başvuran, Valilik’in disiplin soruşturması başlatmadığını iddia ederek, idare mahkemesinde iptal davası açmış ve mahkeme, Valilik’in işlemine itirazı kabul etmiştir. Mahkeme kararının ardından Valilik, disiplin cezası verilmesine gerek olmadığına dair bir yazı göndermiştir. Başvuran, bu süreçte bilgi edinme başvurusunda bulunarak, disiplin soruşturmasının detaylarını öğrenmek istemiştir. Ancak Valilik, bu talepleri çeşitli gerekçelerle reddetmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, Gaziantep Valiliği’nden bilgi talep etmiş ve alınan yanıtta, başvuranın şikayetleri üzerine yapılan disiplin soruşturmalarının yargı kararlarına uygun olarak yürütüldüğü belirtilmiştir. Valilik, başvuranın taleplerinin yalnızca sonuç kısmıyla ilgili bilgi verilebileceğini ifade etmiştir. Kurum, başvuranın bazı sorularının, kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliği kapsamında değerlendirileceğini belirterek, bu taleplerin karşılanamayacağını vurgulamıştır.

Sonuç olarak, başvuranın bazı bilgi talepleri kısmen kabul edilirken, diğerleri reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, Gaziantep Valiliği’ne, başvuranın disiplin soruşturması numarası, şikayetlinin ifadesinin alınıp alınmadığı ve muhakkik raporu hakkında bilgi verilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, ilgili taraflara tebliğ edilmiştir ve Valilik’in bu karar doğrultusunda işlem yapması beklenmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/16655-S.23.26179

BAŞVURU NO : 2023/16483

KARAR TARİHİ : 28.12.2023

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : GAZİANTEP VALİLİĞİ

Başvuranın bilgi edinme talebine ilişkindir.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 13.10.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran adına vekili tarafından yapılan başvuruda özetle, görevini kötüye kullandığı iddiasıyla bir kamu görevlisi hakkında şikâyette bulunmalarına rağmen Gaziantep Valiliği’nin (Valilik) disiplin soruşturması başlatmadığını, bunun üzerine idare mahkemesinde iptal davası açtıklarını, Mahkemenin

Valiliğin işlemini iptal ettiğini, iptal kararı sonrasında Valilikçe şikâyetçiye tebliğ edilen yazıda, şikâyet edilen memur hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine başvuranın, usulüne uygun soruşturma açılıp açılmadığını anlamak için bilgi edinme başvurusu yaparak; 1- . . hakkında açıldığı iddia edilen disiplin soruşturmasının numarası nedir?

2-Açıldığı iddia edilen disiplin soruşturmasında . . nün yazılı ifadesi alınmış mıdır?

3-Disiplin soruşturması sürecinde muhakkik görevlendirilmiş midir? Görevlendirilmiş ise unvanı nedir?

4-Disiplin soruşturmasında muhakkik raporu hazırlanmış mıdır?

5- Disiplin soruşturması sürecinde kimlerin bilgilerine başvurulmuştur?

sorularının Valilik tarafından cevaplandırılmasını talep ettiklerini, cevaplanmaması üzerine Bilgi Edinme

Değerlendirme Kuruluna (BEDK) itiraz ettiklerini, ancak BEDK’nın itirazı reddettiğini, bundan dolayı

mahkeme kararının usulüne uygun şekilde uygulanıp uygulanmadığının öğrenilemediğini ifade ederek idarece sorularının cevaplandırılması talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 30.10.2023 tarih ve sayılı yazısı ile Gaziantep Valiliği’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Valilik’ten alınan 01.12.2023 tarihli ve – – sayılı yazıda

özetle:

2.1 Valiliklerince başvuran tarafından yapılan başvurulara ilişkin Araştırma ve Disiplin Soruşturmaları

yapıldığı, yapılan işlemlere ilişkin başvuran tarafından yargı yoluna gidilmesi üzerine yargı kararlarına göre de Valiliklerince işlem tesis edildiğinden dostane çözüm çerçevesinde Valiliklerince yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı,

2.2 Başvuru sahibinin dilekçesi ve eklerinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve ilgili mevzuat

çerçevesinde incelenmesi neticesinde; başvuru sahibinin taleplerinin, şikayetçi sıfatına haiz olması sebebiyle kendisine sadece sonuç kısmıyla ilgili bilgi verilebileceği,

2.3 Başvuranın talep ettiği bilgiye erişmek için özel bir çalışma, araştırma, inceleme gerekmeksizin Dilekçe

Kanunun Kullanılmasına Dair Kanun ve Bilgi Edinme Kanunu hükümlerine göre Valilikçe cevap verildiği,

2.4 Şikâyete konu edinilen soruşturmanın Gaziantep 3. İdare Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli ve Esas

No: / ve Karar No: / sayılı karara istinaden Valilik Makamının 31.05.2023 tarihli ve sayılı onayı ile başlatıldığı, ifadelerine yer verilmiş, konuya ilişkin bilgi ve belgeler Kurumumuza gönderilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesi “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz… (Ek fıkra:

7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi: “(1)

Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi “(1)

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”,

5.2. “Bilgi Edinme Hakkı” başlıklı 4 üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 5.3. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ” başlıklı 19 uncu maddesi; “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. ”, 5.4. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” 6. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi “Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.” 6.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesi “Bu Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır.” 6.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi “Anonim hâle getirme: Kişisel verilerin, başka verilerle eşleştirilerek dahi hiçbir surette kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hâle getirilmesini” (ç) bendi “İlgili kişi: Kişisel verisi işlenen gerçek kişiyi” (d) bendi

“Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,… ifade eder.” 6.4. “Kişisel verilerin işlenme şartları” başlıklı 5 inci maddesi “(1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.” 6.5. “Kişisel verilerin aktarılması” başlıklı 8 inci maddesi “(1) Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz. (2) Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin

açık rızası aranmaksızın aktarılabilir. (3) Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.” 6.6. “İlgili kişinin hakları” başlıklı 11 inci maddesi “(1) Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili; a) Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme, b) Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, … haklarına sahiptir.” 7. 27.04.2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun

Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 30 uncu maddesi; “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idari soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” 7.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32 nci maddesi; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Kısmen Tavsiye Kısmen Ret

Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 9. İlk paragrafta yer verildiği üzere başvuran özetle; Gaziantep Valiliğinin 20/08/2021 tarih ve sayılı işleminin hukuka aykırı bulunarak iptaline ilişkin Gaziantep 3. İdare Mahkemesinin 31.01.2023 tarih ve E: / , K: / sayılı kararı üzerine kamu görevlisi . hakkında açılan disiplin soruşturması hakkında Gaziantep Valiliği’ne yönelttikleri soruların cevaplandırılmasını talep etmektedir.

10. İdarece mahkeme kararının yerine getirilmesine ilişkin olarak 22.03.2023 tarihinde başlatılan disiplin soruşturması 30.05.2023 tarihinde sonuçlandırılarak “… . . hakkında isnat edilen iddiaların sübuta ermediği, yapmış olduğu iş ve işlemlerde mevzuata aykırı bir fiiline rastlanılmadığı, görevini yaparken her hangi bir kasıt, kusur veya ihmalin bulunmadığı değerlendirilmiş olup, 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu kapsamında disiplin cezası verilmesine yer olmadığı” ifadelerini içeren Disiplin Soruşturma

Raporunun işlemden kaldırılmasına ilişkin 31.05.2023 tarihli Valilik Onayı 01.06.2023 tarihli yazı ile başvurana tebliğ edilmiştir.

11. Başvuranın 11.07.2023 tarihli bilgi edinme talebinin 31.07.2023 tarihinde “idari soruşturmaya ilişkin bilgilerin Bilgi Edinme Kanunu kapsamı dışında olduğu” gerekçesiyle idarece reddedilmesi üzerine, başvuran aynı tarihte Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna başvuru yapmıştır. Kurul, 16.08.2023 tarihli ve sayılı kararıyla başvuranın itirazını reddetmiş, nihayetinde başvuran aynı gerekçe ve taleple

Kurumuza başvurmuştur.

12. Bilindiği üzere demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan bilgi edinme hakkı, 9.10.2003 tarihli ve

4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile yürürlüğe girmiş, 2010 yılında gerçekleşen Anayasa değişikliği

ile de anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Anayasanın 74 üncü maddesinde “herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu” belirtilerek genel bir düzenleme yapılmış, hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak olmayıp, Anayasanın

13 üncü maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulabilecektir.

13. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunun 4 üncü maddesinde, herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu, 5 inci maddesinde ise, kurum ve kuruluşların bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu hükme göre, Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir.

14. Bilgi edinme hakkının istisnaları 4982 sayılı Kanunun 4 üncü bölümünde düzenlemiştir. Hakkın sınırı açısından sayılan istisnalardan biri Kanunun 19 uncu maddesinde yer alan “kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, … gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek nitelikte olan bilgi ve belgeler” Kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır.

15. Benzer bir düzenlemeye Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller

Hakkında Yönetmeliğin 30 uncu maddesinde yer verilmiştir. Anılan hükümler kapsamında idari inceleme ve soruşturmalara ilişkin bilgi edinme başvurularının reddedilebilmesi için sadece idari soruşturmanın varlığı yeterli olmayıp, ilgili hükümde düzenlenen şartlardan birinin de gerçekleşmiş olması ve hangi şartın gerçekleştiğinin maddi olaylara dayanarak açıklanması ve olayların hukuki nitelendirmesinin doğru yapılmış olması gerekmektedir.

16. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun özel hayatın gizliliğini düzenleyen 21 inci maddesine göre ise, kişinin izin verdiği haller hariç olmak üzere, açıklanması halinde; kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerine haksız müdahale oluşturacak bilgi ve belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamında yer almamaktadır. Ancak bu hükmün de istisnası düzenlenmiş olup, kamu yararının gerektirmesi halinde ve ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rıza alınması durumunda kişisel bilgi ve belgeler açıklanabilmektedir.

17. Özel hayatın gizliliği kapsamında, yalnızca açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak türden bilgi ve belgeler, kişinin izin verdiği haller dışında, bilgi edinme hakkının kapsamı dışında bırakılmıştır. Diğer bir ifadeyle, “Kanunun 21. maddesi, özel hayat kapsamındaki tüm bilgi ve belge talepleri için geçerli olmayıp, talep konusu bilgi veya belgenin erişime açılmasının üçüncü kişilerin özel hayatına “haksız bir müdahale” oluşturması gereklidir.” (BEDK Kararları Işığında Açıklamalı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, T.C.

Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Yayınları, Nisan 2015)

18. Özel hayatın gizliliği hakkının özel bir biçimi olan kişisel verilerin korunması hakkı ise Anayasanın özel hayatla ilgili 20 nci maddesine 2010 yılında eklenen son fıkrada düzenlenmiştir. Anılan fıkrada, herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu hakkın kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi kapsadığı ifade edilmiştir.

19. Kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esaslar 2016 tarihli

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda belirlenmiştir. Anılan Kanunda kişisel veri “Kimliği

belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak tanımlanmış olup; veri sorumluları kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemekle yükümlüdür.

20. Kişisel veriler, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda ayrı bir istisna olarak düzenlenmemiştir. Ancak yazında “özel hayatın gizliliği hakkının kişisel verilere göre daha geniş kapsamlı olduğu, özel hayatın gizliliğinin kişisel verilerin korunmasını da kapsadığı” belirtilmektedir (Akgül, Aydın, Danıştay ve Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında Kişisel Verilerin Korunması, 2. Bs. İstanbul, 2016).

21. Somut olayda da idare tarafından, başvurana tebliğ edilen cevapta, soruşturma sürecine ilişkin bilgi verilmemesine gerekçe olarak, 4982 Sayılı Bilgi Edinme Kanunun 19 uncu maddesi hükümleri gereğince idari soruşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler kanun kapsamı dışında olduğundan söz konusu belge istem talebinin uygun görülmediği belirtilmiştir.

22. İdari inceleme ve soruşturma raporlarına yansıyan üçüncü kişilere ait kişisel veriler içeren bilgi veya belgeler talep edildiğinde, bilgi edinme hakkı ve kişisel verilerin korunması hakkı arasında makul bir dengenin kurulması gereklidir. Bu durumlarda, 4982 sayılı Kanunda bilgi edinme hakkının istisnalarından biri olarak sayılan “özel hayatın gizliliği” ne ilişkin düzenlemelerin, kişisel verilerin korunması konusundaki hükümlerle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

23. Bilgi edinme hakkı kapsamında talep edilen bilgi veya belgelerde, talepte bulunan kişi haricindeki kişilere ait verilerin bulunması durumunda, bu verilerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gereğince “kişisel veri” olarak kabulü gerektiği açıktır. Anılan Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, kural olarak kişisel verilerin ilgilinin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kuralın istisnası olarak, anılan maddenin ikinci fıkrasında kişisel verilerin; Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabileceği belirtilmiştir. Başvuran dilekçesindeki, soruşturma raporu hakkında yönelttiği 3 ve 5 numaralı sorularının, yukarıda yer verilen 6698 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamda olmadığı dikkate alındığında, ilgililerin açık rızası olmadan bu verilerin başvurana aktarılamayacağı açıktır.

24. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 9 uncu maddesi “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur.” hükmünü amirdir. Bu kapsamda, talepte bulunan haricindeki kişilere ait kişisel verilerin kapatılarak verilmesi mümkünse ve bu halde verilen bilgiler bilgi edinme hakkının etkin bir şekilde kullanımına olanak sağlıyorsa, talep edilen bilgi veya belgelerin bu şekilde paylaşılması gerektiği değerlendirilmektedir.

25. Kurum ve kuruluşlarca yapılan inceleme, soruşturma işlemleri sonucunda düzenlenen raporlar ile eklerinin ve dosyada yer alan diğer bilgilerin itiraz, savunma mahkemeye başvurma ve diğer sebeplerle talep edildiği durumlarda, raporların hangi kısımlarının verilebileceği hususunun Bilgi Edinme

Değerlendirme Kurulu’na sorulması üzerine, Kurul tarafından verilen 15/09/2021 tarih ve 2021/1096 sayılı kararda “Başvuru sahibinin kendisi hakkında yürütülen soruşturmaya veya incelemeye ilişkin bilgi veya

belge taleplerinde; soruşturma veya inceleme raporunun tekemmül etmiş olması halinde, ilgili soruşturma veya inceleme raporunun 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 uncu maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince, özel hayatın korunmasına riayet ederek üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerinin tespitine imkân veren her türlü bilgi ve ifade karartılmak, ifade tutanakları ile tanık ifadelerini içeren kısımlar çıkartılmak suretiyle kendisiyle ilgili bilgilerin başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği” yönünde kurum ve kuruluşlara görüş bildirdiği görülmektedir. (https://bedk.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman /1810202115450920211096%20say%C4%B1l%C4%B1%20Karar%C4%B1.pdf)

26. Kurumumuzca verilen kararlarda da idari inceleme ve soruşturmalar sonucunda oluşturulan raporların bilgi edinme hakkı kapsamında talep edilmesi halinde, üçüncü kişilere ait kimlik bilgileri ile kimliklerinin tespitine imkân veren her türlü bilgi ve ifadenin 4982 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarıldıktan veya kapatıldıktan sonra raporların başvuru sahibi ile paylaşılmasının uygun olacağı belirtilmiştir. (KDK, K.T. 16/09/2019 B.N. 2019/6396 sayılı Tavsiye Kararı)

27. Yukarıdan anlatılanlar ışığında somut dosyada Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma sonucunda; başvuranın İdare tarafından yürütülen disiplin soruşturması hakkındaki çeşitli sorularına cevap verilmesini talep ettiği, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 19 uncu maddesi uyarınca tekemmül etmiş idari soruşturmalara ait raporlarda kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak veya gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak nitelikte olan bilgi ve belgelerin bilgi edinme hakkı kapsamının dışında bırakıldığı, anılan Kanunun 21 inci maddesine göre ise, kişinin izin verdiği haller hariç olmak üzere, kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerine haksız müdahale oluşturacak bilgi ve belgelerin bilgi edinme hakkının kapsamında olmadığı, özel hayatın gizliliğinin kişisel verilerin korunması hakkını da kapsaması sebebiyle idari inceleme ve soruşturma raporlarına yansıyan üçüncü kişilere ait verilerin aynı zamanda

“kişisel veri” olduğu, bunlara yönelik bilgi veya belge taleplerinde bilgi edinme hakkı ve kişisel verilerin korunması hakkı arasında makul bir dengenin kurulması gerektiği,

27.1 Başvuranın talebine konu sorulardan uygun olanlarının; kişilerin özel hayatına açıkça haksız

müdahale sonucunu doğurmayan, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokmayan ve gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olmayan bilgi ve belgelerden sayılarak cevaplanmasının mümkün olup olmadığı hususunun somut olayın özelliklerine göre idarece ayrıca değerlendirilmek suretiyle, 4982 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi uyarınca yapılan işlemin idarenin takdir yetkisinde olduğu, öte yandan raporların sonuç kısımlarının bilgi edinme hakkının etkin bir şekilde kullanımına imkân sağladığı, bu doğrultuda idarenin işleminin mevzuatla ve Kurumumuz kararlarıyla uyarlı olduğu değerlendirilerek, başvuranın 3 ve 5 numaralı taleplerinin reddi gerektiği,

27.2 Ancak başvuranın 1, 2 ve 4 numaralı taleplerine ilişkin cevapların, 4982 sayılı Kanunun 19 uncu

maddesi çerçevesinde kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğurmayan, kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokmayan ve gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olmayan bilgi ve belgeler kapsamında sayılarak paylaşılmasına yönelik İdareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 28. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde İdare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu

Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Gaziantep İdare

Mahkemesi nezdinde dava yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN REDDİ KISMEN KABULÜ ile, Başvuranın, muhakkik görevlendirilmiş ise unvanı, disiplin soruşturması sürecinde kimlerin bilgilerine başvurulduğu sorularına ilişkin bilgi edinme talebinin REDDİNE; Başvuranın, disiplin soruşturmasının numarası, şikayetlinin yazılı ifadesinin alınıp alınmadığı ve muhakkik raporu hazırlanıp hazırlanmadığına ilişkin bilgi edinme talebinin 4982 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi çerçevesinde karşılanması amacıyla GAZİANTEP VALİLİĞİ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Bu kararın BAŞVURANA, GAZİANTEP VALİLİĞİ’NE tebliğine,

6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Gaziantep Valiliğince bu karar üzerine

tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi