ÖZET: Başvuran, GBT kaydının silinmesi talebiyle İçişleri Bakanlığı’na başvuruda bulunmuştur. GBT kaydı, suç işlemesi sebebiyle aranmasına karar verilen kişilerin bilgilerini içeren bir sistemdir. İçişleri Bakanlığı, başvuranın hakkında “Terör Amaçlı Örgüte Üye Olma” ve “Terör Amaçlı Yardım ve Yataklık” suçlarından kayıt bulunduğunu belirterek, GBT kaydının silinmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir. Yönerge gereği, bu tür suçlardan hüküm giymiş olanların bilgi formlarının yalnızca ölüm veya mahkemece gaiplik kararı verilmesi durumunda iptal edilebileceği belirtilmiştir.

Başvuranın ceza aldığı suçlar, Yönerge’nin 9/b maddesinde sayılan suçlar arasında yer almakta olup, bu nedenle GBT kaydının silinmesi talebi hukuka aykırı bulunmuştur. Ayrıca, kişisel verilerin korunmasına ilişkin 6698 sayılı Kanun’un uygulanmayacağı durumlar arasında, kamu güvenliğini sağlamaya yönelik faaliyetler de yer almaktadır. Dolayısıyla, başvuranın GBT kaydının silinmemesi, hem mevzuat hem de kişisel verilerin korunması açısından uygun bulunmuştur. Sonuç olarak, başvuranın talebi kısmen kabul kısmen reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/8748-S.21.14094

BAŞVURU NO : 2020/103118

KARAR TARİHİ : 10/06/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın GBT kaydının silinmesi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 23/12/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran adına vekili tarafından yapılan başvuruda, ; müvekkilinin Diyarbakır 4. Ağır

Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada E. ve K. sayılı karar ile ceza aldığını ve cezasının infaz edildiğini, müvekkilinin hâlihazırda İzmir ilinde devlet memuru olarak çalıştığını, adli arşiv kaydından silinmiş olmasına rağmen 20 yıl öncesinde infaz edilmiş olan cezanın, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan kimlik kontrollerinde müvekkilinin GBT kayıtlarında karşısına çıktığını, bu durumun müvekkilinin kolluk personeli nezdinde potansiyel suçlu olarak görünmesine yol açtığını, bu sebeple topluma, yaşadığı çevreye ve ailesine karşı mahcup olduğunu, müvekkilinin GBT kaydının silinmemesinin

Anayasa’da ve AİHS’te güvence altına alınmış olan özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini, ayrıca bu durumun ölçülülük ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini belirterek müvekkilinin GBT kaydının silinmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 01/03/2021 tarihli ve sayılı yazısında özetle; KİHBİ Sisteminde yapılan

araştırmada başvuranın, Şırnak İl Jandarma Komutanlığı ve Mardin İl Emniyet Müdürlüğünce işlem yapılmış olan “Terör Amaçlı Örgüte Üye Olma” ve “Terör Amaçlı Yardım ve Yataklık” suçlarından üç adet kaydının bulunduğunun anlaşıldığı, söz konusu bilgi toplama kayıtlarının oluşturulmasına ilişkin usul ve esasların KİHBİ Bilgi Toplama Yönergesi’nde belirtildiği, başvuran hakkında ilgili Yönerge’nin 9/b maddesinde sayılmış olan suçlardan bilgi formu açıldığı, bahse konu Yönergenin 16’ncı maddesi uyarınca; Yönerge’nin 9/b maddesi kapsamına giren suçlara ait bilgi formlarının iptalinin, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına dair karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmiş olması halinde mümkün olduğu, başvuran hakkında ise bu yönde herhangi bir karar verilmediği, bu sebeple de başvuranın KİHBİ kaydının silinemediği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” 3.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesinde: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz… Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “İstisnalar” başlıklı 28’inci maddesinde: “(1)

Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hâllerde uygulanmaz:…ç) Kişisel verilerin millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamında işlenmesi…”

6. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanunu’nun Ek 7’nci maddesinde: “Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde ve sanal ortamda istihbarat

faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar.

….

Bu madde hükümlerine göre yürütülen faaliyetler çerçevesinde elde edilen kayıtlar, birinci fıkrada belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz. Elde edilen bilgi ve kayıtların saklanmasında ve korunmasında gizlilik ilkesi geçerlidir. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır

…

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.”

7. Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Kaçakçılık

İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı” başlıklı 262’nci maddesinde: “(1)

Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının görev ve yetkileri şunlardır:… c)

Suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların, kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak güvenlik kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak,…”

8. 3/11/1983 tarihli ve 83/7362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Jandarma

Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliği’nin 42’nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f)

bentlerinde; “Jandarma; emniyet ve asayişi sağlamak, kamu düzenini korumakla yükümlü olup, bu görevlerini iki şekilde yürütür.

Eski hükümlülerin, sabıkalı ya da şüpheli ve serserilerin, iş ve ilişkilerini araştırır. Belirli zaman aralıklarıyla çevrelerinde gizlice soruşturur ve elde ettiği bilgileri kayıtlara geçirerek; toplumun emniyet ve asayişi yönünden, gerekli önlemleri alır. Bu gibilerin suç işlemesini önler. Jandarmanın bu konuya ilişkin görevleri bir yönergede gösterilir.

Suç faili olarak aranan kişilerin, izlenmesi ve ele geçirilmesi amacıyla gerekli teşkilatı kurar, kayıtlarını tutar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği sağlar. Bu konuyla ilgili ayrıntılar, bir yönergeyle düzenlenir. ”

[Yukarıdaki bahse konu Yönetmelik 21/1/2017 tarihli ve 29995 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmış olup yeni

Yönetmeliğin “Mülki görevlerin esasları” başlıklı 11’inci maddesinde: “(1) Jandarma;… ğ) Emniyet ve asayişin sağlanması, suçların ortaya çıkarılması, işlenmiş suçlarda faillerin tespiti ve yakalanması maksadıyla istihbarat toplar, diğer istihbarat ve kolluk birimleri ile işbirliği yapar, bilgi paylaşır.”

Hükmü düzenlenmiştir.] 9. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı Bilgi Toplama

Yönergesi’nin, 9.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Yönerge’nin amacı; İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat

Harekat ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı ile il, ilçe ve şube güvenlik kuvvetlerinde kurulan bilgi toplama, büro ve kısımlarının görev, yetki ve sorumluluklarını ve çalışma esaslarını, Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere; suç işlemesi sebebiyle aranmasına karar verilen, kaybolan, yakalansalar dahi bazı suçları işlemiş

olan, kamu haklarından yararlanmaları konusunda sınırlama getirilen kişiler ile çalınan, kaybolan, gasp edilen veya bir olaya karışmaktan dolayı aranan ve müsaderesine karar verilip de ele geçirilemeyen motorlu taşıtların, ateşli silahların ve kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin, güvenlik kuvvetleri ile görevli kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak suretiyle kayıtlarının tutulması ve bu kuruluşlar arasında iletişimin sağlanması esas ve usullerini düzenlemektir.” 9.2. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde: “Bu Yönerge’de geçen deyimlerden; Form açma: Güvenlik kuvvetleri tarafından, suç işleyen şahısların Yönerge’de belirtilen esas ve usullere göre kayıt altına alınması işlemidir… Form iptali: Yönerge’nin 9/b maddesine girmeyen suçlardan açılan bilgi formlarının şahısların yakalanmaları halinde tasniften çıkarılarak imha edilmesi, 9/b maddesine giren suçlar için açılan bilgi formlarının ise iptal koşulları oluştuğunda tasniften çıkarılarak iptal evrakı ekinde arşive alınması işlemidir. İptaller bilgi toplama birimleri tarafından re’sen veya söz konusu şahıs ya da vekilinin yazılı müracaatı üzerine Yönerge’de belirlenen usul ve esaslara göre yapılır…” 9.3. “Şahıslar, hakkında bilgi formu düzenlenmesi halleri ve yapılacak işlemler” başlıklı 7’nci maddesinde: “Şahıslar, hakkında aşağıdaki hallerde bilgi formu açılarak programa veri girişi yapılır. a)

Şahıslar hakkında Bu Yönerge’nin birinci maddesinde bilgi kayıtlarının hangi amaçla tutulacağı açıklanmıştır. Bu sebeple; 1) Adli makamlarca gönderilen yakalama emri ve yokluğunda tutuklama kararı ile arananlara bilgi formu düzenlenir. 2) Bu Yönerge’nin 9/b maddesinde sayılan suçları işleyenler, yakalanmış olsalar da haklarında bilgi formu düzenlenir…” 9.4. “Sanıkların yakalanması halinde dahi bilgi formu düzenlenecek suç türleri ve bunlar hakkında yapılacak işlemler” başlıklı 9/b maddesinde: “b) Sanığı yakalanmış olsa dahi hakkında bilgi formu açılacak suç türleri.

…

10- 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar.

….

54- T.C.K. Madde 299-300-301(301/4 Hariç)-302-303(303/4 Hariç)-304-305-306(306/6 Hariç)-307-308309-310-311-312-313-314-315-316(316/2 Hariç)-317-318-319-320-321-322 (322/2 Hariç)-323-325-326327-328-329(329/3 Hariç) -330-331-333-334-335-336 (336/3 Hariç) -337-339 Devletin güvenliğine ve egemenliğine karşı işlenen suçlar…”

9.5. “Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi” başlıklı 16’ncı maddesinde:

“…b) Yönerge’nin 9/b maddesi kapsamına giren suçlara ait bilgi formlarının iptali;

1) Bu Yönerge’nin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli

makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde bilgi formları iptal edilir.

2) Bu Yönergenin yürürlüğü tarihinden önce açılan kayıtlarla ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararı

verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde bilgi formları iptal edilir.

3) Yurtdışında suç işleyip hakkında kayıt tutulanlardan, kesinleşmiş yargı kararı bulunmayanlarla

ilgili olarak; Emniyet Genel Müdürlüğü İnterpol-Europol- Sirene Daire Başkanlığı aracılığı ile yargı

kararlarına ulaşılması talep edilerek, yargı kararına erişilemediği cevabı alınananların, adli sicil kayıtları da yoksa kayıtları iptal edilir.

4) Bu Yönerge’nin 9/b maddesinde yazılı suçlardan, hüküm giymiş olanların ölümleri veya mahkemelerce

gaiplik kararı verilmesi halinde açılmış olan bilgi formları iptal edilir…

c) İptal ve düşümlerde genel prensipler;

1) 9/b maddesi kapsamına giren suçların iptalinde; af, şartlı tahliye, adli sicil kaydının silinmesi, cezanın

paraya çevrilmesi, tecil edilmesi ve ceza zaman aşımı dikkate alınmaz…”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. Başvuran adına vekili tarafından yapılan başvuruda, başvuranın GBT kaydının silinmesi talep edilmektedir.

12. GBT (Genel Bilgi Toplama) kaydı olarak bilinen Kaçakçılık İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama (KİHBİ) Programı; Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere; suç işlemesi sebebiyle aranmasına karar verilen, kaybolan, yakalansalar dahi bazı suçları işlemiş olan, kamu haklarından yararlanmaları konusunda sınırlama getirilen kişiler ile çalınan, kaybolan, gasp edilen veya bir olaya karışmaktan dolayı aranan ve müsaderesine karar verilip de ele geçirilemeyen motorlu taşıtların, ateşli silahların ve kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin, güvenlik kuvvetleri ile görevli kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak suretiyle kayıtlarının tutulması ve bu kuruluşlar arasında iletişimin sağlanması amacıyla oluşturulmuş bir programdır. KİHBİ Programı; suç kayıtlarını tutmak suretiyle, mevzuat gereğince yapılan güvenlik soruşturması ile arşiv araştırması faaliyetlerinin yürütülmesinde, İçişleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinin bazı hizmetleri (pasaport ve silah ruhsatı verilmesi vb.) icra etmesinde ve kolluk kuvvetleri tarafından emniyet ve asayişin sağlanması adına yapılan çalışmalar esnasında suç ve suçlularla mücadele için istihbarat kaynağı olarak kullanılmaktadır.

13. KİHBİ Programı; İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi

Başkanlığının 04/06/2007 tarihli ve 3 sayılı Bilgi Toplama Yönergesi’ndeki esas ve usuller dâhilinde hüküm ve sonuç doğurmakta olup bahse konu Yönerge’nin kanuni dayanağını; 1 numaralı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 262’nci maddesi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri

Kanunu’nun Ek 7’nci maddesi oluşturmaktadır.

14. 2559 sayılı Kanun’un Ek 7’nci maddesinde; kolluğun önleyici ve koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerine ilişkin genel nitelikte yetki

ve görev verildiği, Kanun’da belirtilen amaç çerçevesinde kaydı tutulacak unsurların, bu amaçla toplanacak bilginin, toplanan bilgilerin kayıt altına alınması ve hangi durumlarda iptal edileceğine ilişkin ayrıntılı hükümlerin ise Yönerge ile düzenlendiği anlaşılmaktadır.

15. Mezkur Yönerge’nin 7’nci maddesinde, Yönerge’nin 9/b maddesinde sayılan suçları işleyenlerin, yakalanmış olsalar da haklarında bilgi formu düzenleneceği öngörülmüştür. Yönerge’nin 9/b maddesi kapsamına giren suçlar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesine ilişkin hususlar ise

Yönergenin 16’ncı maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede, Yönerge’nin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması veyahut Yönerge’nin 9/b maddesinde yazılı suçlardan, hüküm giymiş olanların ölümleri veya mahkemelerce gaiplik kararı verilmesi halinde açılmış olan bilgi formlarının iptal edileceği belirtilmiştir. Aynı maddede ayrıca, Yönerge’nin 9/b maddesi kapsamına giren suçların iptalinde; af, şartlı tahliye, adli sicil kaydının silinmesi, cezanın paraya çevrilmesi, tecil edilmesi ve ceza zaman aşımının dikkate alınmayacağı vurgulanmıştır.

16. Dosya kapsamında somut olay incelendiğinde; başvuranın, Diyarbakır (Kapatılan) 4. Ağır Ceza

Mahkemesinin E ve K sayılı kararı ile “Yasadışı Bölücü Çetenin Sair Efradı Olmak, Suça

Azmettirmek, Yasadışı Örgüte Yardım ve Yataklık Etmek” suçundan ceza aldığı ve cezasının infaz edildiği, başvuranın ceza aldığı suçun Yönerge’nin 9/b maddesinde sanığı yakalanmış olsa dahi hakkında bilgi formu açılacak suç türleri arasında sayıldığı, dolayısıyla başvuran hakkında açılmış olan bilgi formunun iptal edilmesinin ancak Yönerge’nin 16’ncı maddesinde düzenlenmiş olan durumlarda söz konusu olabileceği, yani başvuran Yönerge’nin 9/b maddesinde yazılı suçlardan hüküm giymiş olduğundan başvurana ait bilgi formunun ancak “ölüm” ya da “Mahkemece gaiplik kararı verilmesi” halinde iptal edilebileceği anlaşılmış olup mevcut durumda başvuran hakkındaki bilgi formunun iptal edilmemesinin

Yönerge hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.

17. Bununla birlikte, başvuran hakkındaki mahkeme kaydının özel nitelikli kişisel veri niteliğinde olduğu göz önünde bulundurulduğunda, kişiler hakkında bilgi formu açılması hususunun, kişisel verilerin işlenmesi halinde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve bu verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları ortaya koyan 6698 sayılı Kişisel Verilerin

Korunması Kanunu kapsamında da incelenmesi yerinde olacaktır. 6698 sayılı Kanunun uygulanmayacağı hususların aynı Kanun’un “İstisnalar” başlıklı 28’inci maddesinde düzenlendiği, bahse konu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde; kişisel verilerin, millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbarı faaliyetler kapsamında işlenmesinin

Kanunun kapsamında yer almadığının açıkça belirtildiği, dolayısıyla KİHBİ Şahıs Programı aracılığıyla suç kayıtlarının tutulması işleminin de, kamu güvenliği ve kamu düzenini koruyucu niteliği gözetildiğinde, başvuruya konu kaydın kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını düzenleyen 6698 sayılı Kanun kapsamında bir ihlale yol açmadığı anlaşılmaktadır (Kamu Denetçiliği Kurumu 29/06/2017 tarihli ve 2017/39 Başvuru numaralı Tavsiye Kararı).

18. Tüm bunların yanında, İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Daire

Başkanlığı Bilgi Toplama Yönergesi’nde, bilgi formlarının hangi durumlarda iptal edileceği düzenlenmiş

olmakla birlikte bilgi formlarının tutulacağı süreye ilişkin olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.

19. 04/12/2008 tarihli S.ve Marper-Birleşik Krallık davasında AİHM: “özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel verilerin korunması için iç hukukta yeterli güvencelerin sağlanması gerektiğini, bu tür güvencelere olan ihtiyacın otomatik olarak işlenen kişisel verilerin korunmasının söz konusu olduğu durumlarda, özellikle de bu verilerin polis tarafından kullanılması halinde, daha da önem kazandığını, verilerin saklanma amaçlarına uygun ve aşırı olmamalarını ve verilerin saklanma amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulmamalarına olanak tanıyan ve ilgili kişinin tespitini sağlayan bir biçimde muhafaza edilmelerinin temininin gerektiğini” vurgulamıştır.

20. Kişisel verilerin Polis tarafından kullanılması nedeniyle AİHM’e yapılan başvurularda; Mahkeme, söz konusu verilerin saklanma amaçlarına uygun olarak ve kaydedilme amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulup tutulmadığı, verilerin gizlilik koşullarına uygun olarak muhafaza edilip edilmediği ve verilerin silinmesine ilişkin usul güvencelerinin bulunup bulunmadığı hususlarını dikkate almaktadır.

21. Genel Bilgi Toplama Sisteminde yer alan bilgilerin AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel veri niteliğinde bilgi olduğunda şüphe bulunmaması karşısında; kolluğun önleyici ve koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerinin muhtevasının tespit ve tayininin özel yetkilerle saptanmasının her zaman mümkün olmadığı dolayısı ile kişisel verilerin kayıt muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların, bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlanmasının öngörülebilirliğin sağlanması ve uygulayıcıların keyfi davranışlarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğu ve hukuki güvenliği sağlayacağı değerlendirilmektedir (Kamu Denetçiliği

Kurumunun 29/01/2018 tarihli ve 2017/9518 başvuru numaralı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı).

22. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı Bilgi Toplama Yönergesi’nin 9/b maddesinde sayılan suçlar kapsamında oluşturulan bilgi formunun, hali hazırda Yönerge’nin 16’ncı maddesinde düzenlenen kaydın silinmesi koşullarını sağlamadığı, bu sebeple silinmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, bununla birlikte; Genel Bilgi Toplama Sisteminde yer alan bilgilerin özel hayata saygı hakkı kapsamında; kayıt muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların ve bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlanmasının öngörülebilirliğin sağlanması ve uygulayıcıların keyfi davranışlarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğu ve hukuki güvenliği sağlayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun

davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu

Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21’inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare

Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE; Başvuran hakkındaki mahkûmiyet kaydının, İçişleri Bakanlığı nezdinde KİHBİ bünyesinde tutulan genel bilgi toplama sisteminden silinmesi talebinin REDDİNE, Genel bilgi toplama sisteminde tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına yönelik izlenecek usule ilişkin hususların yasal güvenceye bağlanması konusunda mevzuat çalışması yapılması hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

İçişleri Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararının başvurana ve İçişleri Bakanlığına tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi