ÖZET: Başvuran, İstanbul Liman Başkanlığında Denizcilik Sörvey Mühendisi olarak görev yaparken, Ambarlı Liman Başkanlığına geçici olarak atanmasının iptalini talep etmiştir. İdare, Ambarlı Liman Başkanlığındaki personel ihtiyacını karşılamak amacıyla bu atamanın yapıldığını ve işlemin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa uygun olduğunu belirtmiştir. Kamu hizmetlerinin sürekliliği ve düzenliliği ilkesi gereğince, idarenin bu atamayı gerçekleştirdiği ifade edilmiştir.

İdare, başvuranın atanmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunu savunmuş ve bu nedenle başvuruya ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığını değerlendirmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddedilmesi gerektiği yönünde bir kanaate varılmıştır. İdarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararını gözetmesi ve yasal çerçevede hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvurunun reddi kararı hukuka uygun bulunmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/5613-S.21.9078

BAŞVURU NO : 2020/101581

KARAR TARİHİ : 07/04/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI

Ambarlı Liman Başkanlığına yapılan atamasının iptal edilmesi talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 26/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 10/09/2007 tarihinde Gemi Sörvey Kurulu Uzmanı kadrosuyla memuriyete atandığını, Denizcilik Müsteşarlığının devamı niteliğini taşıyan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında Denizcilik Sörvey

Mühendisi olarak hizmet vermekte olduğunu, 2008 yılında göreve başladığını, İstanbul Liman

Başkanlığındaki görevinin aralıksız bir biçimde devam etmekte olduğunu, 17/08/2020 tarihli yazı ile hiçbir şekilde rızası yokken 6 ay süre ile Ambarlı Liman Başkanlığında görevlendirildiğini, pandemi sürecinde 6 vasıta kullanacağı bir yere gönderilmesinin temel bir hak ihlali olduğunu düşündüğünü, 55 km. uzaklıkta

Avrupa Yakasının en uzak noktalarının birinde yer alan Liman Başkanlığına toplu ulaşım hizmeti yokken gönderilmesinin bir tür cezalandırma yöntemi olarak algıladığını, 2005/14 sayılı Genelgeye göre “Geçici görevlendirmelerin bir yılda toplam 2 ayı geçmemesine özen gösterilecektir.” ibaresinin yer aldığını, Bakanlığa bahse konu Geçici Görevlendirmenin 2 ay ile sınırlandırılmasını belirten dilekçe ile başvurduğunu, bu dilekçesine cevap verilmediği ve ayrıca hastalık raporu henüz bitmediği halde İstanbul

Liman Başkanlığında bulunan kadrosunun da Ambarlı Liman Başkanlığına gönderildiğini ifade ederek bahse konu atamasının iptal edilerek 12 yıldır aralıksız görev yaptığı asli görev yeri olan İstanbul Liman

Başkanlığına atamasının yapılması hakkında Kamu Denetçiliği Kurumuna 17/09/2020 tarihinde başvuruda bulunduğunu, 2020/96728 sayılı başvurusunun idari başvuru yolları tüketilmeden yapıldığı dolayısıyla

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına Gönderme Kararı alındığını, Bakanlık tarafından Kamu Denetçiliği

Kurumunun 28/09/2020 tarih ve sayılı Gönderme Kararı üzerine 23/11/2020 tarihinde kendisine olumsuz cevap vermesi üzerine bu başvurusunun esastan incelenerek haksız ve mesnetsiz yapılan atamasının iptal edilmesini ve kadrosunun asli görev yeri olan İstanbul Liman

Başkanlığına gönderilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 09/12/2020 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 04/01/2021 tarih ve sayılı yazı ve eklerinde; başvuran , Bakanlık bünyesinde Ambarlı Liman Başkanlığında

Denizcilik Sörvey Mühendisi kadrosunda görev yapmakta olduğu, hizmet belgesinin yazı ekinde sunulduğu, Genel Müdürlük kayıtlarında şikâyet sahibi hakkında herhangi bir dava bulunmadığı, adı geçenin naklen tayin talebinde bulunmadığı, Bakanlığa bağlı Denizcilik Genel Müdürlüğünün 15/09/2020 tarihli ve sayılı talep yazısı dikkate alınarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B ve 76 ncı maddeleri gereğince atamasının Ambarlı Liman Başkanlığına yapılmış olduğu, İstanbul Liman

Başkanlığında 20 (yirmi) Denizcilik Sörvey Mühendisinin görev yapmakta olduğu ve Denizcilik Sörvey

Mühendisi talebinin bulunmadığı, Ambarlı Liman Başkanlığında 5 (beş) Denizcilik Sörvey Mühendisinin görev yapmakta olduğu ve 1 (bir) adet Denizcilik Sörvey Mühendisi talebinin bulunduğu, yeterli düzeyde

Denizcilik Sörvey Mühendisi kadrosu bulunmayan Ambarlı Liman Başkanlığının ihtiyacının, nispeten daha fazla Denizcilik Sörvey Mühendisi bulunan İstanbul Liman Başkanlığından karşılanması amacıyla yürütülen iş ve işlemlerin kamu hizmetlerinin sürekliliği ve düzenliliği ilkesi gereğince adı geçenin, atama işleminin gerçekleştirilmiş olduğu, iş yükü fazla olup yeterli düzeyde Denizcilik Sörvey Mühendisi kadrosu bulunmayan Bakanlığa bağlı Liman Başkanlıklarının ihtiyacının karşılanması amacıyla yürütülen iş ve işlemlerin, kamu hizmetlerinin sürekliliği ve düzenliliği ilkesi gereğince yapılmakta olduğundan başvuru konusu talebin uzlaşma yolu ile çözüm sağlanmasına ilişkin bu aşamada herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” , 3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.” , 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 5. 23/07/1965 tarihli ve 12056 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun;

5.1. “Derece yükselmesinin usul ve şartları” başlıklı 68’inci maddesinin B fıkrası; “B) (Değişik:

4/5/1984 – KHK-199/1 md.) Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık

Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir. Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin; a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl, b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl, c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl, hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir …”

5.2. “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde; “Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır…”, 5.3. “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler. Memurlar istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler…”, hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, İstanbul Liman Başkanlığında Denizcilik Sörvey Mühendisi olarak görev yapmakta iken 16/09/2020 tarih ve 52133 sayılı Personel Hareketleri Onayı ile Ambarlı Liman Başkanlığı Denizcilik

Sörvey Mühendisi kadrosuna atamasının iptal edilmesini talep etmiştir.

8. İdareden istenilen bilgi ve belgelerden; iş yükü fazla olup yeterli düzeyde Denizcilik Sörvey Mühendisi kadrosu bulunmayan Ambarlı Liman Başkanlığının ihtiyacının, nispeten daha fazla Denizcilik Sörvey

Mühendisi bulunan İstanbul Liman Başkanlığından karşılanması amacıyla yürütülen iş ve işlemlerin kamu hizmetlerinin sürekliliği ve düzenliliği ilkesi gereğince yapıldığı ve böylece adı geçenin atama işleminin gerçekleştirilmiş olduğu, işlemin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa uygun olarak yapıldığı dolayısıyla başvuru konusu talep ile ilgili bu aşamada herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği değerlendirilmiştir.

9. Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununun 76 ncı maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddede Kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesindeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri düzenlenmekte ve idarelere bu konuda takdir yetkisi tanınmaktadır.

10. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare

Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk

Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı2,Aralık1997)

11. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur.

Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde

kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır.(Bkz. Prof. Dr. Şeref GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204) Ayrıca öğretide de, idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içerisinde hareket etmesi, eşitlik ilkesine riayet etmesi, kamu yararı için kullanılması ve gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin

Hukuk Devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmektedir.

12. Yukarıda açıklandığı üzere, idarenin iş ve işlemlerinde kamu yararına ve hizmet gereklerine riayet etmesi, yasal ve makul gerekçeye dayanması, nesnel ve adil olması, eşitlik ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereği olup, idarenin yasalarla kendisine tanınan takdir yetkisini bu ilke ve ölçütleri göz önünde tutarak kullanması gerekmektedir.

13. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın İstanbul Liman Başkanlığında Denizcilik

Sörvey Mühendisi olarak görev yapmakta iken 17/08/2020 tarihli ve sayılı Bakanlık Makam Oluru ile Ambarlı Liman Başkanlığı emrine 6 aylık süreyle geçici olarak görevlendirildiği, başvuranın Oluru 24/08/2020 tarihinde tebellüğ ettiği ve Ambarlı Liman Başkanlığında göreve başladığı, 21/08/2020 tarihinde 2005/14 sayılı Başbakanlık Genelgesine göre Geçici Görevlendirmesinin 2 ay ile sınırlandırılmasını ve 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre harcırah ve yolluk ödenmesine ilişkin idareye dilekçe ile başvuruda bulunduğu, ilgili idare tarafından iş yükü, personel ihtiyacı ve mevcut personel evsaf ve sayısı dikkate alınarak Ambarlı Liman Başkanlığına yapılan geçici görevlendirme iptal edilerek, 9415 sicil numaralı 16/09/2020 tarihli ve 52133 sayılı Personel Hareketleri Onayı ile naklen atamasının gerçekleştiği ve 21/09/2020 tarihinde ilgili Onayı tebellüğ ederek göreve başladığı, başvuranın 17/08/2020 tarihli ve sayılı işlemle geçici olarak görev yaptığı Ambarlı Liman

Başkanlığında emrine naklen atamasının yapılması üzerine bakılmakta olan başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır.

14. İdarenin yapılan işleme ilişkin açıklamalarından, Bakanlığa bağlı Liman Başkanlıklarının ihtiyacının karşılanması amacıyla yürütülen iş ve işlemlerin, kamu hizmetlerinin sürekliliği ve düzenliliği ilkesi gereğince yapılmakta olduğu dolayısıyla başvuranın atanması hususunda idarenin yasalarla kendisine tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına ilişkin bir tespit yapılamamıştır.

15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın geçici görevli olduğu Ambarlı Liman

Başkanlığı emrine naklen atanmasına ilişkin işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık tespit edilemediğinden hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde de yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği ancak idarenin başvurana karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURAN ve ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINA tebliğine

/

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/