ÖZET: Başvuran, Şırnak İcra Müdürlüğünden Torbalı İcra Müdürlüğüne naklen atanması nedeniyle sürekli görev yolluğu talep etmiştir. İdare, başvuranın ikametgahının Torbalı’da bulunması dolayısıyla memuriyet mahallinin değişmediği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Ancak, başvuranın geçici görevlendirmesi, aile birliği mazeretiyle eşinin atandığı yere naklen atanmayı talep etmesi üzerine gerçekleşmiştir. Geçici görevlendirme sürecinde, başvuranın ikametgahını Torbalı’ya aldırması ve bu süreçte harcırah talep etmemesi, idarenin keyfi uygulamalarına karşı bir hak arama çabası olarak değerlendirilmektedir.

Danıştay, başvuranın sürekli görev yolluğuna hak kazanması gerektiğine karar vermiştir. İdarenin, geçici görevlendirme sürecinde başvuranın haklarını göz ardı etmesi ve diğer meslektaşlarına yapılan ödemelerdeki eşitsizlik, hakkaniyete aykırı bulunmuştur. Sonuç olarak, başvurana sürekli görev yolluğu ödenmesi yönünde Adalet Bakanlığı’na tavsiyede bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, kamu görevlileri arasındaki eşitlik ilkesinin ihlali ve idarenin takdir yetkisinin sınırlarını aşması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/88844-S.20.97031

BAŞVURU NO : 2020/58367

KARAR TARİHİ : 30/11/2020

TAVSİYE KARARI

ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Sürekli görev yolluğu talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 28/05/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda; Torbalı İcra Müdürlüğünde İcra Müdür

Yardımcısı olarak görev yapmakta olduğunu, eşinin Şırnak Hâkimliğinden Torbalı

Hâkimliğine atanması ile kendisinin de geçici görev talebinde bulunduğunu, talebi sonrasında İcra İşleri Dairesi Başkanlığında görevli Şube Müdürünün kendisini arayarak harcırahsız ve yolluksuz ibareli bir dilekçe göndermesi gerektiğini söylediğini, bunun üzerine kendi durumunda olan diğer meslektaşlarına sorduğunda geçici görev ücreti almayarak aslen atanma durumunda sürekli görev yolluğu alabileceğini ve kendilerinden de bu dilekçenin istendiğini öğrenerek istenilen şekilde dilekçe gönderdiğini, böylece 09/08/2018 tarihinde Şırnak İcra Müdürlüğünden Torbalı İcra Müdürlüğüne geçici görevle görevlendirildiğini, 31/05/2019 tarihinde ise Torbalı İcra Müdürlüğüne asaleten atamasının yapıldığını, atama sonrası ödeme birimi olan Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı

İdari İşler Müdürlüğüne sürekli görev yolluğunun yapılması için dilekçe verdiğini, ancak ödemede tereddüte düşüldüğünden bahisle Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme

Başkanlığına yazı yazıldığını, verilen cevapta ise 16/08/2018 tarihinde ikametgahını

Torbalı ilçesine aldırmış olması nedeniyle memuriyet adresine naklen atandığı için sürekli görev yolluğu alamayacağının bildirildiğini, bu yazının tarafına tebliği ile 15/01/2020 tarihinde Strateji Geliştirme Başkanlığına dilekçe yazarak diğer tüm meslektaşlarının yolluklarını aldıklarını, kendisine ödeme yapılmamasının hakkaniyete uygun olmadığını ve memurlar arasında ayrımcılığa neden olduğunu ifade ettiğini, fakat 11/02/2020 tarihinde verilen cevap ile görüş yazısında bir değişiklik olmadığını, bağlı bulunduğu İcra İşleri Dairesi Başkanlığına da aynı dilekçeyi gönderdiğini, ancak bundan da bir sonuç alamadığını, her iki birime yazdığı dilekçede tüm meslektaşlarının yolluklarını aldıklarını, hatta ve isimli meslektaş arkadaşlarının da yolluklarını aldıklarını söylemesine rağmen, gelen cevaplarda tüm meslektaşlarıma ve isim verdiği meslektaşlarına neden ödeme yapıldığına dair bir gerekçe gösterilmediğini ifade ederek; maruz kaldığı bu adaletsizlik ve memurlar arasındaki ayrımcılığın giderilmesi ile hakkaniyete uygun bir şekilde hak etmiş olduğu sürekli görev yolluğunun tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığının 29/09/2020 tarihli ve E

sayılı yazısında ilgili Yönetmelikler ve Kanunlar çerçevesinde sürekli görev yolluğunun ödenmesinin uygun olacağının mütalaa edildiği ifade edilmiş ve başvuru konusuna ilişkin evraklar göndermiştir.

3) Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının 25/12/2019 tarihli ve E. sayılı

yazısında;

3.1) 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3 üncü maddesinin (g) bendinde yapılmış olan tanıma

göre, asıl görevli olduğu yer ve ikametgah mahallinin değişmemesi halinde geçici görev yolluğu ve sürekli görev yolluğu ödenmesinin mümkün olmadığı, zira memuriyet mahalli değişenlere evvelce yerleşmiş oldukları yerden yeni memuriyet yerlerine gitmeleri ve ev eşyalarını fiilen taşıtmaları ve diğer zorunlu giderlerine karşılık olarak sürekli görev yolluğu verildiğinden asıl görevli olduğu yer ve ikametgah mahalli değişmeyenlere sürekli görev yolluğu ödenmesi imkanı bulunmadığı,

3.2) Bu itibarla, 6245 sayılı Harcırah Kanunu uyarınca sürekli görev yolluğu ödemesi ancak

ilgili kişinin memuriyet mahalli dışı bir yere naklen atanması durumunda söz konusu olacağı, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 09/08/2018 tarihli ve 6392 sayılı yazısı ile geçici görevli olarak Torbalı İcra Dairesinde görevlendirilen başvuranın ikametgahını 16/08/2018 tarihinde Torbalı İlçesine aldırması ve 17/08/2018 tarihinde göreve başlaması ile İcra İşleri Dairesi Başkanlığının 31/05/2019 tarihli icra müdür ve müdür yardımcıları kararnamesi ile geçici görevi kaldırılmak suretiyle Torbalı İcra

Müdür Yardımcılığına atanması dikkate alındığında, adı geçen personelin Harcırah

Kanununda belirtilen memuriyet mahalli dışı bir yere naklen atanmadığı, aksine asli görevli olduğu yer memuriyet mahallinden ikâmetgâh adresinin bulunduğu yer memuriyet mahalline naklen atanması nedeniyle sürekli görev yolluğu unsurlarından aile masrafı ve yer değiştirme masrafının ödenemeyeceğinin, ancak gidiş/geliş için yapmış olduğu gerçek masraflar karşılığı sadece yol masrafı ve yevmiyenin (bir defa)

ödenebileceğinin düşünüldüğü, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu

denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5

inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

6.1) “Atamalarda görev yerine hareket ve işe başlama süresi” başlıklı 62 nci maddesinde;

“İlk defa veya yeniden veyahut yer değiştirme suretiyle; a) Aynı yerdeki görevlere atananlar atama emirlerinin kendilerine tebliğ gününü, b) Başka yerdeki görevlere atananlar, atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde o yere hareket ederek belli yol süresini, izleyen iş günü içinde işe başlamak zorundadırlar.

(1)

Savaş ve olağanüstü hallerde bu süre Cumhurbaşkanı Kararı ile kısaltılabilir.

Yukarıdaki süreler;

1 – Kanuni izinlerin kullanılması veya geçici bir görevin yapılması sırasında başka bir

göreve atanan memurlar için iznin veya geçici görevin bitimi, … tarihinde başlar.

Yer değiştirme suretiyle yapılan atamalarda memurlara atama emirleri tebliğ edilince yollukları, ödeme emri aranmaksızın, saymanlıklarca derhal ödenir. Memurun izinli ve raporlu olması tebligata engel olmamakla beraber (a) ve (b) bentlerindeki süreler izin ve rapor müddetinin bitmesinde başlar.”

6.2) “Yolluk giderleri ve gündelikleri” başlıklı 177 nci maddesinde;

“Bu Kanun hükümlerine tabi Devlet memurlarından bir görevin ifası için sürekli veya geçici olarak görev yerinden ayrılanların yol giderleri ve gündelikleri, yolluklar hakkındaki özel kanun hükümlerine göre ödenir.”

7) 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun

7.1) “Tarifler” başlıklı 3 üncü maddesinde;

“Bu Kanunda geçen; a. Harcırah: Bu Kanuna göre ödenmesi gereken yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafından birini, birkaçını veya tamamını; … g. Memuriyet mahalli: Memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerleri; h. Başka yer: Yukarıda (g) fıkrasında yazılı memuriyet mahalli dışındaki yerleri; İfade eder.”

7.2) “Harcırahın unsurları” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Harcırah; yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafını ihtiva eder.

İlgili, bu kanun hükümlerine göre bunlardan birine, birkaçına veya tamamına müstahak olabilir.”

7.3) “Daimi vazife harcırahının mebdei” başlıklı 9 uncu maddesinde;

“Daimi vazife harcırahı:

… b) Naklen veya tahvilen başka bir mahalle gönderilenlere, bu tayinleri sırasında mezunen başka bir mahalde bulunsalar dahi, eski memuriyetleri mahallinden; c) Muvakkat vazife ile veya vekaleten bir yerde bulundukları esnada asli vazife mahalli değişenlere eski memuriyetleri mahallinden; İtibaren verilir.”

7.4) “Yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafının birlikte verilmesini

icabettiren haller” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer dağiştirme masrafı aşağıdaki hallerde verilir:

1. Yurt içinde veya yurt dışında görev yapmakta iken yurt içinde veya yurt dışındaki sürekli bir göreve naklen atanan ya da yabancı ülkelerdeki memuriyet merkezi değiştirilen memur ve hizmetlilere yeni görev yerlerine kadar”

7.5) “Aile masrafının miktarı” başlıklı 44 üncü maddesinde;

“Aile masrafı, aile fertlerinden her biri için memur veya hizmetlilerin bu Kanuna göre müstehak oldukları taşıt ücreti ile gündeliklerinden oluşur.

Ancak, özel taşıt kiralanması suretiyle gidilmesi zorunlu olan yerlere memur veya hizmetli ile birlikte seyahat eden aile fertleri için ayrıca taşıt ücreti ödenmez.”

7.6) “Yurtiçinden yer değiştirme masrafı” başlıklı 45 inci maddesinde;

“Yurtiçinde yer değiştirme masrafı memur veya hizmetlinin; a. Kendisi için yurtiçi gündeliğinin yirmi katı, b. Harcıraha müstehak aile fertlerinin her biri için yurtiçi gündeliğinin on katı (Bu miktar yurtiçi gündeliğinin kırk katını aşamaz), c. Her kilometre veya denizmili başına, yalnız kendisi için yurtiçi gündeliğinin yüzde beşi, Olarak hesaplanır.

… Bu maddeye göre harcıraha müstehak memur veya hizmetlinin eski görev mahallinden yeni görev mahalline atanan memur veya hizmetli eşine (c) bendi uyarınca hesaplanacak miktarın yarısı ödenir.”

7.7) “Harcırahın sureti tediyesi” başlıklı 45 inci maddesinde;

“Harcırah hizmetin taalluk ettiği kurum bütçesinden ödenir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurana sürekli

görev yolluğu ödenmesi konusunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran Şırnak İcra Müdürlüğünden Torbalı İcra Müdürlüğüne naklen atanması

nedeniyle tarafına sürekli görev yolluğu ödenmesini talep etmektedir.

10) Somut olayımızda, başvuranın hakim olan eşinin Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun

26/07/2018 tarihli kararnamesi ile Torbalı Hakimliğine atandığı, ancak 2018 yılına ait

İcra Müdür ve Müdür Yardımcılarına Ait Atama Kararnamesinin 12/07/2018 tarihinde yayımlanmış olduğu, bu sebeple bir sonraki atama kararnamesini beklemek zorunda olan başvuranın 01/08/2018 tarihli dilekçesiyle harcırahsız ve yolluksuz olarak Torbalı

Adliyesine İcra Müdür Yardımcısı sıfatıyla geçici olarak görevlendirilmeyi talep ettiği, bu talebi üzerine 09/08/2018 tarihli Onay ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun

“Vekalet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86 ncı maddesinin 2 nci ve 6 ncı fıkralarına dayanarak başvuranın yeni bir işlem tesis edilinceye kadar harcırahsız ve yolluksuz olarak Torbalı İcra Müdürlüğünde çalışmak üzere geçici yetki ile görevlendirildiği, öte yandan mezkur onaya istinaden müteakip kararnamede naklen atanmayı beklemesi nedeniyle 16/08/2018 tarihinde ikametgahını Torbalı ilçesine aldırdığı ve 17/08/2018 tarihinde görevine başladığı, 31/05/2019 tarihli kararname ile geçici görevinin kaldırılması suretiyle Şırnak Torbalı İcra Müdür Yardımcılığına naklen atandığı, bu tama üzerine idareden sürekli görev yolluğu talebinde bulunduğu, ancak bu talebinin başvuranın ikametgahının Torbalı ilçesinde bulunduğu dolayısıyla memuriyet mahallinin değişmediği gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.

11) Öncelikle belirtmek gerekir ki başvuranın Torbalı Adliyesine İcra Müdür Yardımcısı

olarak görevlendirilmesine ilişkin 09/08/2018 tarihli Onayın dayanağı 657 sayılı

Kanun’un vekaleten görevlendirmeyi düzenleyen 86 ncı maddesi olsa da, başvuranın görevlendirmesinin vekaleten görevlendirme olmadığı açıktır. Zira, vekaleten görevlendirmeler aynı kurum içinden veya açıktan yapılabilmekte olup, naklen atanma suretiyle karşılanabilecek mahiyette olan ve aynı unvan altında yürütülecek görevlerin vekalaten görevlendirme yoluyla gördürülmesi mümkün değildir. Bu sebeple, mezkur

Onayın geçici görevlendirme onayı olarak kabul edilmesi gerekmektedir.

12) Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda memurların geçici olarak kurum

içinde başka bir yerde görevlendirilmeleri hususunda açık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bununla birlikte, asli görevleri ile ilgili olarak, memurların kurum içinde geçici olarak görevlendirilmelerini engelleyen bir düzenleme de bulunmamaktadır.

13) Kurum içi geçici görevlendirme müessesinin somut olaylara uygulanma biçimlerinin

belirlenmesi açısından yargı kararları büyük önem taşımaktadır. Yerleşik içtihat haline gelen idari yargı kararlarıyla kamu personel rejimimizin esasları göz önünde tutularak kurum içi geçici görevlendirmeye ilişkin şartlar, açık ve net bir şekilde ortaya konulmuştur.

14) Buna göre, kamu hizmetinin yürütülmesinde memurun kendi kadro görevinde ve

kadrosunun bulunduğu birimde çalışması temel ilke olarak kabul edilmiş olmakla birlikte, Devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri yerine getiren kamu görevlilerinin, gerekli koşulların varlığı halinde, yetkili idari makamlarca, kamu hizmetinin iyi işlemesi ve idarenin fonksiyonlarını rasyonel ve verimli olarak yerine getirebilmesi amacıyla, kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve devamlılığı bakımından gerekli olan durumlarda, istisnai olarak başvurulabilecek bir müessese olarak, kadroları üzerinde kalmak üzere belli bir süreyle bulundukları asli görevli olduğu yerden başka bir yerde geçici olarak görevlendirilebileceği kabul edilmektedir.

15) Bu çerçevede, idareler, mevzuatla belirlenmiş olan görev alanları içinde yer alan “geçici”

nitelikteki bir hizmeti yürütmek amacıyla; durumu uygun olan kamu görevlilerinin, kadroları ile hukuki bağların sürdürülmesi, yapılacak işin kamu görevlisinin bulunduğu kadro görevine uygun ve asli görevi ile ilgili olması, süresinin ve yapılacak işin belli olması, sürekli bir işin geçici görevle sürdürme niteliğinde bulunmaması, kamu görevlisini görevinden fiilen uzaklaştırmak veya onu cezalandırmak gibi hizmet gereklerine ters düşen bir sonucun amaçlanmaması koşuluyla, hizmetlerine duyulan ihtiyaç net bir şekilde ortaya konulması suretiyle, atamaya yetkili amir tarafından kurum içinde başka bir yerde geçici olarak görevlendirilme konusunda takdir yetkisine sahip bulunmaktadır.

16) Geçici görevlendirme konusunda takdir yetkisine sahip olan idarenin, kamu hizmetlerinin

yürütülmesi ve devamlılığı bakımından hangi koşulların geçici görevlendirmeyi gerekli kıldığını saptama, geçici olarak görevlendirilecek personeli seçme konusunda ve diğer hususlarda da takdir yetkisine sahip olduğu kuşkusuzdur. Ancak, idarenin takdir yetkisine sahip olması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir ve idare bu yetkisini belli ilkeler çerçevesinde kullanmak durumundadır. Bu minvalde, idare, takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, eşitlik kuralını gözetmeli, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalıdır.

17) Başvuranın geçici görevlendirmesi incelendiğinde, başvuranın esasen aile birliği

mazeretiyle eşinin atandığı yere naklen atanmayı talep ettiği, ancak atama kararnamesinin eşinin atanmasından kısa bir süre önce yayımlanmış olması nedeniyle aile bütünlüğünü sağlamak amacıyla bir sonraki atama kararnamesine kadar geçici olarak görevlendirmeyi talep ettiği, bu talebinin idarece harcırahsız ve yolluksuz olarak görevlendirilmeyi talep etmesi halinde kaşınabileceğinin ifade edilmesi üzerine harcırahsız ve yolluksuz olarak görevlendirmeyi talep ettiği ve bunun üzerine 09/08/2018 tarihli Onayla harcırahsız ve yolluksuz olarak geçici olarak görevlendirildiği ve 31/05/2019 tarihli kararname ile geçici görevli olduğu yere atanmasına kadar geçen sürede bu şekilde görev yaptığı anlaşılmaktadır.

18) Başvuran açısından bakıldığında aile birliğini sağlamayı amaçlayan başvuranın

harcırahsız ve yevmiyesi olarak görevlendirilmeyi talep etmesi dışında bir seçeneği olmadığı aşikardır. Zira bu şekilde bir talepte bulunmaması halinde talebinin karşılanmaması dolayısıyla aile bütünlüğünü sağlayamama riskiyle karşılaşması söz konusu olacaktır.

19) Ancak idarelerin personelin bu yöndeki taleplerini geçici görevlendirmeye ilişkin

yukarıda bahsi geçen ilkeler çerçevesinde her somut olaya özgü olarak değerlendirmeye tabi tutması gerekmektedir. Buna göre, hem personelin aile birliğine ilişkin hakları hem de başvuranın görev yapmakta olduğu ve görevlendirilmeyi talep ettiği yerdeki ihtiyaçlar göz önünde bulundurulmalı; bu bağlamda öncelikle personelin hizmetine ihtiyaç bulunması durumu, diğer bir ifadeyle hizmet gerekleri dikkate alınarak orantılılık ilkesine uygun şekilde bir karara varılmalıdır. Zira ihtiyaç bulunmamasına rağmen böyle bir görevlendirmenin yapılması kamu kaynaklarının israf edilmesi anlamına gelecektir. Bu şekilde yapılacak bir değerlendirme sonucunda ilgilinin hizmetine ihtiyaç duyulması nedeniyle geçici görevlendirilmesinin uygun görülmesi durumunda ise personelin hak ettiği geçici görev yolluklarının ve harcırahının verilmesi gerekmektedir.

20) İdarenin ilave masraflardan kaçınmak amacıyla görevlendirme onayında harcırahsız ve

yolluksuz ibaresine yer vermesi hukuken harcırah ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Danıştay kararlarında belirtildiği üzere, geçici görevlendirmelere ait makam onaylarında “yolluksuz, harcırahsız” ibarelerine yer verilmiş olsa dahi 6245 sayılı

Kanunun 42 inci maddesinde getirilen sınırlamalar dikkate alınarak geçici görev harcırahının ödenmesi gerekmekte olup, “yolluksuz, harcırahsız” ibareleri ancak dava açma sürelerinin hesabında dikkate alınmaktadır. Yolluk ödenmesine (hak kazanılmasına) neden olan işlemin hukuki sebebi, genellikle atama, nakil veya geçici görevlendirme işlemlerinden biri olmakla birlikte, yolluğun ödenmesi konusunda idari dava konusu olabilecek bir uyuşmazlığın doğması, yolluk konusunda bir işlemin tesis edilmiş olması koşuluna bağlıdır. Yolluk konusundaki işlem ise ya yolluğa hak kazandıran atama, nakil veya geçici görevlendirme işlemiyle birlikte, atama, nakil veya görevlendirmenin “yolluklu veya yolluksuz” olduğunun işlemde belirtilmesi suretiyle, ya da yolluğa hak kazandığı iddiasında olan kişinin yolluk talebiyle başvurusu üzerine tesis edilebilmektedir. Doğal olarak sözü edilen işlemle birlikte tesis edilmiş bir yolluk işleminin varlığı halinde, yani yolluklu veya yolluksuz ibaresinin işlemde yer alması durumunda dava açma süresi, yolluksuz ibaresi yer alan işlemin tebliğ tarihine göre belirlenecek; yolluk konusunda işlemde bir ibare konulmamış ya da ayrı bir işlem kurulmamış olması halinde dava açma süresi, 2577 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinde öngörüldüğü gibi ilgili tarafından yöneltilecek bir başvuru üzerine oluşacak açık veya zımni bir ret işlemine göre hesaplanacaktır. (Bakınız. Danıştay 5. Dairesi’nin 13/02/2014 tarihli ve E. 2013/10293, K. 2014/1031 sayılı kararı)

21) Yukarıda izah edildiği üzere, ilgililer, yalnızca bu surette görevlendirileceklerini

bildiklerinden bu şartı kabul etmekte ve çoğunlukla dava açma yoluna gitmeyerek 60 günlük dava açma süresini kullanmamakta, böylelikle aile birliğinin sağlanması hedeflerine ulaşmak için hak ettikleri harcırah ve yolluktan fedakârlık etmektedirler.

Nitekim, başvuran da, geçici olarak görevlendirildiği tarih ile naklen atamasının yapıldığı tarih arasında hak ettiği geçici görev harcırahını talep etmekten vazgeçerek aile bütünlüğünün sağlamayı tercih etmiştir.

22) Öte yandan, başvurunun ana konusunu oluşturan başvuranın 31/05/2019 tarihli

kararnameyle naklen atanması nedeniyle tarafına sürekli görev yolluğu ödenmesi talebi konusunda ise, idare tarafından atama tarihinde başvuranın ikametgahının geçici görevlendirildiği yerde bulunması ve fiilen yer değiştirme masrafına katlanmadığı gerekçesiyle başvurana sürekli görev yolluğu ödemeyi kabul etmediği, buna karşılık başvuranın geçici görevlendirme tarihinden sonra naklen atanma tarihinde sürekli görev yolluğu alabileceğini düşünerek ikametgahını Torbalı’ya aldırdığı ve sürekli görev yolluğuna hak kazandığı masrafları geçici görevlendirmesi üzerine 2018 yılı içerisinde yapmış olduğu iddia ettiği görülmektedir.

23) Bilindiği üzere, temel ve asli fonksiyonları kamu hizmetini yürütmek olan kamu

görevlileri, kamu hizmetinin iyi işlemesi için, ya kendi isteklerine dayalı olarak, ya da re’sen kanunlarda yer alan kurallar çerçevesinde, yetkili idari makamlarca bulundukları yerden başka bir yere atanabilmekte veya başka bir yerde görevlendirilebilmekte, bu atamaya veya görevlendirmeye bağlı olarak da yeni görev yerlerinde göreve başlayabilmek için bazı giderler yapmak zorunda kalmaktadırlar. Yolluk ödemesi, kamu hizmetinin gerektirdiği durumlarda bu hizmet için görevlendirilen kişilerin katlanacakları giderleri karşılamak üzere yapılan parasal ödemeyi içeren bir idari işlem olup, atama işlemi sonucunda görev yeri değişen kamu görevlisinin karşı karşıya kaldığı külfetin kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle, kanun koyucu tarafından bu külfetin kamuca karşılanması amacıyla yasal düzenlemeler yapılmıştır.

24) Öte yandan 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g)

bendinde memuriyet mahalli; “memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu şehir ve kasabaların belediye sınırları içinde bulunan mahaller ile bu mahallerin dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu şehir ve kasabaların devamı niteliğinde bulunup belediye hizmetlerinin götürüldüğü, büyükşehir belediyelerinin olduğu illerde ise il mülki sınırları içinde kalmak kaydıyla memur ve hizmetlinin asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu ilçe belediye sınırları içinde kalan ve yerleşim özellikleri bakımından bütünlük arz eden yerler ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte yerleşim özellikleri bakımından bu yerlerin devamı niteliğindeki mahaller ve kurumlarınca sağlanan taşıt araçları ile gidilip gelinebilen yerler” olarak, memuriyet mahalli dışındaki yerler ise (h) bendinde “başka yer” olarak tanımlanmıştır. Bu hükme göre, başka bir yere geçici olarak görevlendirilen veya naklen atanan veya personele harcırah verilebilmesi için bu görevlendirmelerin veya atamaların memuriyet mahalli dışına yapılmış olması gerekmektedir.

25) Madde metninde, memuriyet mahalli tanımı yapılırken memurun asıl görevli bulunduğu

yer yanında ikametgahının bulunduğu yer de zikredilmiş olsa da, ilgili mevzuat hükümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu tanımlamayla ikametgahı farklı yerde olsa da memurun asli görevini yerine getirdiği yere günlük olarak geliş-gidiş yapabileceği yerin de memuriyet mahalline dahil edildiği anlaşılmaktadır. Zira, asli görev yerinin dışında ikamet ederek bu şekilde işine giden ve gelen kişinin bu tercihi şahsi bir tercih olmaktadır.

Bu durumda, herhangi bir geçici görevlendirme veya naklen atama suretiyle personelin ikametgahının bulunduğu yere veya bu yerle bütünlük arz eden bir yere atanması veya böyle bir yerde geçici olarak görevlendirilmesi durumunda harcırah ödenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

26) Ancak, somut olayımızda, başvuran, mütekip atama kararnamesinde eşinin görev yaptığı

Torbalı’ya atanma konusunda idareyle kendisi arasında geçen zımni mutabakata güvenerek geçici görevlendirmesinin akabinde ikametgahını değiştirmiş ve ailesiyle birlikte Torbalı’ya taşınmış ve bu dönemde fiilen birtakım masraflara katlanmak durumunda kalmıştır.

27) Ayrıca, 6245 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde maddede yer alan memuriyet mahalli

tanımında “asıl görevli olduğu veya ikametgâhının bulunduğu” ifadesine yer verilmiştir.

Bu ibarede yer alan “veya” ifadesinin her somut olayda farklı biçimde değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira, aynı il içerisinde veya günlük işe gidiş-gelişini bir miktar uzak olan ikametgahından yapabilen kişiler açısından duruma göre asıl görevli olduğu yerden veya ikametgahının bulunduğu yerden biri dikkate alınarak harcırah işlemi tesis edilebilir ise de, aralarında 1600 kilometreden fazla mesafe bulunan başvuranın asli görev yeri Şırnak ili ile ikametgahının bulunduğu Torbalı arasında hangisinin esas alınacağı konusunda bir seçim yapmak gerekmektedir.

28) Yukarıda bahsedildiği üzere, başvuranın Şırnak ilinden Torbalı’ya günlük gidiş-geliş

yapması mümkün olmadığından, ayrıca idareyle arasında olan zımni mutabakat nedeniyle daha önceden katlandığı mali bir külfet söz konusu olduğundan, maddenin somut olaya uygulanmasında lafzi yorumdan ziyade amaçsal yoruma gidilerek, sürekli görev yolluğu konusunda başvuranın atama öncesinde asli görev yeri olan ve kadrosunun bulunduğu

Şırnak ilinin başlangıç olarak alınmasının hakkaniyete açısından daha uygun olacağı değerlendirilmektedir.

29) Diğer yandan, idare tarafından 6245 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde yer alan

“memuriyet mahalli” ve “başka bir yer” tanımları dikkate alınarak, başvuranın memuriyet mahalli dışında olan başka bir yere atanmadığı gerekçe gösterilerek sürekli görev yolluğu ödenmezken, 657 sayılı Kanun’un yer değiştirme suretiyle atamalarda görev yerine hareket ve işe başlama süresinin düzenlendiği 62 nci maddesi uyarınca başka yerdeki görevlere atananların 15 gün içerisinde işe başlamaları gerektiği ve bu sürenin kanuni izinlerin bitiminden itibaren başlayacağı yönündeki hükümleri uygulayarak, başvuranın aylıksız izinden dönüş tarihi olan 25/06/2019 tarihinden sonra 08/07/2019 tarihinde göreve başlamasına izin verdiği anlaşılmaktadır. Halbuki, maddede yer alan 15 günlük süre ilgilinin yeni görev yerine taşınması için gerekli işlemleri yapması ve yeni görev yerindeki düzenini kurabilmesi amacıyla verilen bir süredir. Bu açıdan, idarenin yaklaşımıyla, memuriyet mahalli değişmeyen ve dolayısıyla da 657 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca da aynı yerdeki göreve atandığı kabul edilmesi gereken başvuranın aynı gün göreve başlamasının sağlanması gerekeceği kabul edilmelidir.

30) Bunun yanında, başvuranın idareye verdiği 15/01/2020 tarihli dilekçesinde bahsettiği

geçici görevde iken 31/05/2019 tarihli atama kararnamesiyle geçici görevde bulundukları yere atamaları yapılan personele, dolayısıyla kendisiyle aynı durumda ve aynı unvanda olan personele, sürekli görev yolluğu ödendiği yönündeki iddiaları konusunda idarece

Kurumumuza gönderilen belgeler incelendiğinde, bu kişilere sürekli görev yolluğu ödendiği, bu bağlamda ilgilerin görev yaptıkları Adliyeler arasında uygulama birliği bulunmadığı, bu sebeple aynı durumda olan kişilerin mevzuattan kaynaklanan haklarını kullanma konusunda farklı muamelelere tabi tutulduğu anlaşılmakta olup, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

31) Bütün bunlara ilaveten, her ne kadar Strateji Geliştirme Başkanlığının görüşü başvurana

sürekli görev yolluğu ödenmeyeceği yönünde olsa da, İcra İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 29/09/2020 tarihli ve E. sayılı yazıda ilgili

Yönetmelikler ve Kanunlar çerçevesinde sürekli görev yolluğunun ödenmesinin uygun olacağının mütalaa edildiği ifade edilmiştir. Bu açıdan, idarenin merkezdeki birimleri arasında da görüş ayrılığının bulunduğu göze çarpmaktadır.

32) Sonuç olarak, Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde; yukarı yer alan

açıklamalar ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, naklen atanması üzerine hakkaniyet gereğince başvurana sürekli görev yolluğu ödenmesi gerektiği değerlendirildiğinden, bu konuda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

33) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

34) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma sür esinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvurana sürekli görev yolluğu ödenmesi yönünde ADALET BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, ADALET BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi