|
ÖZET: Başvuran, Adli Tıp Kurumu’nda geçici görevlendirme işleminin hukuka aykırı olduğunu ve bu durumun kendisi ile diğer personel için mağduriyet yarattığını iddia etmiştir. Geçici görevlendirmelerin herhangi bir hizmet ihtiyacına dayanmadığını, süresiz olarak yapıldığını ve personelin muvafakatinin alınmadığını belirterek, bu görevlendirmenin kaldırılmasını ve döner sermaye ödemelerinin yapılmasını talep etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirirken, geçici görevlendirmenin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olduğunu tespit etmiştir. İdarenin, geçici görevlendirme işlemlerinin yasal dayanaklarını ve gerekçelerini yeterince açıklamadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın döner sermaye ek ödemesinden faydalanma talebi reddedilmiş, ancak geçici görevlendirme nedeniyle oluşan mağduriyetin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, geçici görevlendirme işlemlerinin hukuka uygunluğunun sağlanması açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/4809-S.23.7893
BAŞVURU NO : 2022/13023
KARAR TARİHİ : 12/04/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADLİ TIP KURUMU BAŞKANLIĞI
Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesinden başka bir kuruma geçici
BAŞVURUNUN KONUSU :
görevlendirme yapılması nedeniyle oluşan mağduriyetin giderilmesi talebi
BAŞVURU TARİHİ : 09/09/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Adli Tıp Kurumu bünyesinde
2016 yılında terör örgütü yapılanmaları ve siber suçlar ile mücadele etmek amacıyla Adli Bilişim İhtisas
Dairesinin kurulduğunu, 2016 ve 2018 yıllarında İstanbul ve Ankara Dairelerine personel alımı yapıldığını, devam eden süreçte Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesinin (Daire) akıbetinin ne olacağı konusunda personele bilgi verilmediğini, 2019 yılında mühendis, tekniker ve diğer personelin toplu gruplar halinde
Adalet Bakanlığına bağlı birimler ve Emniyet Genel Müdürlüğünde sözlü mülakata tabi tutulduğunu, mülakatlardan sonra 22/06/2020 tarihinde personele Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesinde istihdamlarının mümkün olmaması durumunda İstanbul Adli Bilişim İhtisas Dairesi ve Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel
Müdürlüğünden hangisine görevlendirilmek istediklerini belirten bir dilekçe yazmalarını bildirir bir yazı tebliğ edildiğini, dilekçe yazmayanlar hakkında soruşturma açılacağının sözlü olarak bildirildiğini ancak 6 mühendis ve 2 teknikerden dilekçe istenmediğini,
1.1. Bu süreçlerden sonra Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesine iş gelmiyormuş ve personel atıl durumdaymış gibi gösterilip dairenin kapatılması yönünde 24/08/2020 tarihinde Adalet Bakanlığına teklif verildiğini, 02/09/2020 tarihinde Bakanlıktan Onay yazısı geldiğini, 14/09/2020 tarihinde Ankara Grup
Başkanlığı tarafından Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesine durumun bildirilip Daireden “mevcut dosyaların raporlarının ivedilikle sonuçlandırılması yeni dosya kabul edilmeyerek İstanbul Adli Bilişim
İhtisas Dairesine yönlendirilmesi”nin istendiğini, 6 mühendis ve 2 tekniker dışındaki personelin Adalet
Bakanlığına bağlı birim ve kurumlara 2020 Ekim ayında geçici görevlendirmelerinin yapıldığını, bu görevlendirmelerin süre belirtilmeksizin ve zorla yapıldığını, geçici görevlendirmelerin kaldırılıp asli görev
yeri olan Ankara Grup Başkanlığına geri döndürülmesi talepli dilekçesinin reddedildiğini, Ankara Trafik
İhtisas Dairesinde yer olmadığı söylenmesine rağmen bu Daireye İstanbul’dan tayin ile gelen bazı mühendislerin olduğunu, buradaki manevi kaybın personelin görev süresi boyunca yaptığı başarılı mücadele sonrası onurlandırılmadan apar topar gönderilerek itibarının zedelenmesi ve görevlendirildikleri kurumlarda da görev tanımları dışında zabıt kâtibi, depo personeli, veri hazırlama personeli görevlerini yerine getirmeleri olduğunu, buradaki maddi kaybın geçici görevlendirmeler yapıldıktan sonra Adli Tıp
Kurumu personeline aylık verilen ücretin 3. kalemi olan döner sermaye payının kendisinden kesilmesi sonucu personelin ekonomik sıkıntıya girmesi olduğunu ancak daha önce Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem
Genel Müdürlüğüne geçici görevlendirmesi yapılan . . adlı teknikere döner sermaye payının ödendiğini, bunların haricinde 15/06/2022 (dâhil) tarihine kadar 1. kalem (maaş) ile 2. kalem (ek ödeme) ücretlerinin ayrı olarak yatırılmasından kaynaklı sigorta priminin sadece 1. kalem olan maaş ödemesi üzerinden hesaplanarak düşük yatması sebebiyle emekli ikramiyesinin olumsuz etkileneceğini belirterek,
1.2. Süre belirtilmeden yapılan geçici görevlendirmelerde hukuka aykırılık tespiti yapıldığı takdirde geçici görevlendirmelerin kaldırılıp asli görev yeri olan Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığında
Mühendis olarak görev yapabileceği Adli Bilişim İhtisas Dairesi veya Trafik İhtisas Dairesinden birinde görevlendirilerek döner sermaye payını almak istediğini, geçici görevlendirmenin kaldırılması mümkün değilse dahi menfaat ihlalinin giderilmesi için döner sermaye payını almak istediğini, şu ana kadar döner sermayeden dolayı oluşan maddi kayıplarının giderilmesini, 15/06/2022 (dâhil) tarihine kadar e-Devlet bordrolarındaki maaşlarının düşük gözükmesinden kaynaklı sigorta priminin düşük yatması durumu kendisine emekli ikramiyesinde eksik miktarda ödeme olarak yansıyacaksa bu mağduriyetinin de giderilmesini ve süreçten kaynaklı farkına vardığı ya da varamadığı maddi, manevi tüm zararların giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı (Başkanlık) 28/11/2022 tarihinde cevap vermiş olup bu cevap uyuşmazlığın çözümü adına yeterli görülmediği için 07/12/2022 tarihinde yeniden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş, idarenin yasal süresi içerisinde bu talebe cevap vermediği anlaşıldığından Kurumumuzca 17/02/2023 tarihinde bilgi ve belge talebine yönelik Başkanlığa tekit yazısı gönderilmiştir. Başkanlık tarafından tekit yazımıza 07/03/2023 tarihinde cevap gönderilmiş olup bu doğrultuda Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 28/11/2022 tarih, sayılı ve 07/03/2023 tarih, sayılı yazı ve eklerinde özetle;
2.1. Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesine gelen dosya sayısında yaşanan 2019 yılında 2028 dosyadan 2020 yılında 224 dosya şeklindeki ciddi düşüş, mevcut dosya yükünün İstanbul Adli Bilişim İhtisas Dairesi tarafından karşılanabiliyor olması, dijital sistemlerin devamlılığının yüksek maliyeti gibi nedenlerle
Dairenin kapatılması gerektiği, 02/09/2020 tarihli Adalet Bakanlığı Olur’uyla Dairenin kapatılmasına karar verildiği, teknik personelin İstanbul Adli Bilişim İhtisas Dairesi ve Bakanlığın ihtiyacı olan diğer birimlerinde istihdamının daha uygun olacağı, başvuranın da aralarında olduğu personelin Ankara Grup
Başkanlığında istihdamına imkân kalmadığı, daha öncesinde 22/06/2020 tarihinde ilgililere İstanbul Adli
Bilişim İhtisas Dairesi veya Ankara Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünden hangisine görevlendirilmek istediklerini bildirir bir dilekçe sunmaları belirtildiğinden İstanbul Adli Bilişim İhtisas Dairesine atanmak istemeyen personelin Adalet Bakanlığının çeşitli birimlerinde görevlendirildikleri, geçici görevlendirilen personelin Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün olurları ile süresiz olarak görevlendirmesinin yapıldığı,
2.2. Başvuranın kadrosunun (mühendis) Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığında olup kendisinin
2020 yılında Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumunda geçici olarak
görevlendirildiği, burada kadro ve unvanıyla ilgili bir görevde çalışmaya devam ettiği,
2.3. Döner sermaye ödemesinin bir görevin fiilen yapılması şartına bağlı ve fiilen yürütülen iş için memura destek mahiyetinde olup Ankara Grup Başkanlığı ve İstanbul merkez teşkilatındaki Adli Bilişim
Dairelerinde çalışan personele kendi katkılarıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinden performans ölçütlerine göre ödeme yapıldığı, ancak Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesinin kapatılmasından dolayı başka kurumlarda geçici olarak görevlendirilen personele döner sermaye gelirine herhangi bir katkı sağlamadıkları ve performans ölçütlerini yerine getirmedikleri için döner sermaye ödemesinin yapılamadığı, söz konusu personele talepleri halinde kadrolarına uygun ihtiyacın bulunduğu İstanbul Adli
Bilişim İhtisas Dairesinde görev alarak performansa dayalı döner sermaye ödemesinden yararlanabileceklerinin bildirildiği,
2.4. Başvuran ile aynı statüde olup geçici olarak başka kurumlarda sürekli görev yapan hiçbir personele döner sermaye ödemesi yapılmamakla birlikte aynı kadroda olup Adli Tıp Kurumu Başkanlığının başka birimlerinde görevlendirilen ve 2659 sayılı Kanun’un 30. maddesinde belirtilen ölçütlere uygun çalışan personele döner sermaye ödemesinin yapıldığı, bununla beraber Ankara Trafik İhtisas Dairesine geçici görevlendirilen personelin bulunmadığı,
2.5. Döner sermaye ödemeleri ile ek ödemelerin döner sermaye bütçesinden farklı kalemlerde hesaplara yatırılmakta iken 23.06.2022 tarihli ve 7411 sayılı Kanun’un 7’nci maddesiyle 2659 sayılı Kanun’un 30.
maddesinde yapılan değişiklikle beraber ek ödemelerin maaş ile birlikte ödenmeye başlandığı, merkezi bütçeden maaş ile birlikte ödenmekte olan sabit ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaması nedeniyle emekli keseneklerine herhangi bir katkının sağlanmadığı, dolayısıyla ek ödemenin emekli keseneklerine veya emekli ikramiyesine herhangi bir etkisi bulunmayıp 5434 sayılı Kanunun 41 ve
Ek 70. maddelerinde emekli aylıklarının ne şekilde hesaplanacağı belirtilmekle bunun dışında ek ödeme, taban ödeme veya benzer adlarla herhangi bir ödeme hesabı yapılmadığı,
2.6. Başvuranın şikâyetindeki iddiaya konu olan teknikerin, Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesi kapatılmadan önce 12/02/2020 tarihinde hizmet içi eğitim kapsamında Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel
Müdürlüğünde geçici görevlendirilip 05/10/2020 tarihinde buradaki görevinin son bulduğu, bu süre zarfında kendisine döner sermaye ödemelerinin yapıldığı,
2.7. Başvuranın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı aleyhine açmış olduğu ve Başkanlığa intikal eden bir dava veya uyuşmazlığın olmadığı, Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesinin kapatılması ve Ankara Trafik İhtisas
Dairesinde bilişim personeline ihtiyaç olmaması sebebiyle başvuranın Adli Tıp Kurumu Ankara Grup
Başkanlığına atanma talebinin karşılanamayacağı, bununla birlikte başvuranın İstanbul Adli Bilişim İhtisas
Dairesinde (merkez) görev yapma talebinin olması halinde bu hususun Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca değerlendirileceği,
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,
3.2. “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(…)
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”,
3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.(..)”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
5.1. “Temel ilkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Bu kanunun temel ilkeleri şunlardır:
(…)
Kariyer:
B) Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânını sağlamaktır.(..)”,
5.2. “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslar içinde kullanır.”,
5.3. “Kurumlar arası geçici süreli görevlendirme” başlıklı 8 inci ek maddesinde; “Memurlar, geçici görevlendirme yapmak isteyen kurumun talebi ve çalıştıkları kurumun izni ile diğer kamu kurum ve
kuruluşlarında aşağıda belirtilen şartlarla geçici süreli olarak görevlendirilebilir:
a) Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, memurun görevlendirileceği kurumda göreve ilişkin 4 üncü ve daha yukarı bir dereceden boş bir kadronun bulunması şarttır.
b) Geçici süreli görevlendirilen memurlar, geçici süreli olarak görevlendirildikleri kurumların mevzuatına uymakla yükümlüdür.
c) Geçici süreli olarak görevlendirilen memurlar, yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, aylıkları ile diğer malî ve sosyal haklarını kurumlarından alır. Bu memurların kadroları ile ilişkileri, kendi sınıf ve derecelerindeki terfi ve emeklilik hakları devam eder.
d) Geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez. Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri için geçici görevlendirme süresi en çok iki yıldır; gerekli görülmesi hâlinde bu süre bir katına kadar uzatılabilir.
e) Geçici süreli görevlendirmenin, memurların göreviyle ilgili olması şarttır.
f) Geçici süreli görevlendirmede memurun muvafakati aranır.
Birinci fıkrada belirtilen hâller dışında memurlar, kamu yararı ve hizmet gerekleri sebebiyle ihtiyaç duyulması hâlinde kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarında altı aya kadar geçici süreli olarak görevlendirilebilir.”,
6. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un “Kurum personeline yapılacak ödeme” başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Personelin katkısıyla elde edilen döner sermaye gelirlerinin en az % 35’i Adli Tıp Kurumu ve birimlerine malzeme, araç, gereç, araştırma ve döner sermayede görevli personel giderlerine ayrılır. Gelirin geri kalan kısmı Adli Tıp Kurumunda ve birimlerinde görevli memur ve sözleşmeli personele; unvanı, görevi, sınıfı, çalışma şartları, hizmet nitelikleri, hizmete katkısı, performansı ve benzeri hususlar dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine çıkarılacak yönetmelikte tespit edilecek esaslara göre ödenebilir.”,
7. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “Kurumlar arası geçici görevlendirme” başlıklı 25 inci ek maddesinde; “Hâkim ve savcılar ile bu meslekten sayılanlar hariç olmak üzere, statülerine bakılmaksızın bir kadro veya pozisyona dayalı olarak kamu kurum veya kuruluşlarında istihdam edilenler, kurumlarının muvafakatiyle bir yılı geçmemek üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçici görevlendirilebilir. Bu süre birer yıl olarak uzatılabilir.
Kamu kurum veya kuruluşlarının emrine geçici görevlendirilenler mali ve sosyal hak ve yardımlarını kurumlarından alırlar. Bunlar bu şekilde görevlendirildikleri süre boyunca kurumlarından aylıklı izinli sayılırlar.
(…)
Geçici görevlendirilenlerin özlük hakları devam eder ve bu süreler terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır.
Terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın süresinde yapılır. Bunların geçici görevlendirildikleri kurumda geçirdikleri süreler kendi kurumlarında geçirilmiş sayılır. Akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklıdır.
Bu maddeye göre görevlendirilenler, görevlendirildikleri kurumların mevzuatına uymakla yükümlüdür.
Toplamda altı ayı geçen görevlendirmelerde personelin muvafakatinin de alınması şarttır.
Kanunlarda yer alan geçici görevlendirme hükümleri saklıdır.
Bu madde kapsamında görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanarak
Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelikle belirlenir.”,
8. Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği’nin;
8.1. “Geçici görevlendirme şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Geçici görevlendirmeler; a) Kurumların emrine, b) Kurumların kadro veya pozisyonlarına, olmak üzere iki şekilde yapılabilir.”,
8.2. “Kurumların emrine geçici görevlendirme” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurumların emrine
yapılacak geçici görevlendirmelerde aşağıda yer alan şartlara uyulur:
a) Kurum emrine geçici görevlendirmede, görevlendirmenin yapılacağı kurumda yürütülecek göreve ilişkin kadro ya da pozisyon bulunması şartı aranmaz.
b) Bu maddeye göre geçici görevlendirilen personel kurumlarından aylıklı/ücretli izinli sayılır, mali ve sosyal hak ve yardımlarını kurumlarından almaya devam eder.”,
8.3. “Ortak hükümler” başlıklı 8 inci maddesinde; (1) Geçici görevlendirmeye ilişkin onay işlemleri, bakanlıklarda bakan, diğer kurumlarda en üst yöneticilerin onayıyla tekemmül eder. Bakan veya en üst yönetici onay yetkisini alt makamlara devredebilir.
(2) Geçici görevlendirme en fazla bir yıl olarak yapılabilir ve her defasında bir yılı geçmemek üzere uzatılabilir.
(3) Kesintili ya da kesintisiz olarak bu Yönetmelik kapsamında toplamda altı ayı geçen geçici görevlendirmelerde personelin muvafakatinin alınması şarttır.
(…)
(7) Geçici görevlendirmede, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 25 inci madde hükümlerine göre aylık/ücret ödenmesine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla geçici görevlendirilen personelin özlük hakları devam eder ve geçici görevlendirme süreleri terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır. Terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın süresinde yapılır. Bunların geçici görevlendirildikleri kurumda geçirdikleri süreler kendi kurumlarında geçirilmiş sayılır. Akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklıdır.(…),
9. Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliği’nin “Ödemelerin Yapılamayacağı Haller” başlıklı 31 inci maddesinde; “Görevlendirme halleri hariç olmak üzere, hastalık izin ve başka nedenlerle görevlerinden ayrılmış olanlar, bu süre içinde bu Yönetmelik uyarınca yapılacak olan ödemelerden yararlanamazlar.”,
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan
“Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvuran, 2020 yılının Ekim ayında kendisi ve birçok aynı/farklı kadro ve unvanlı personel hakkında uygulanan geçici görevlendirme işleminin herhangi bir hizmet ihtiyacına dayanmadığını, bununla birlikte görevlendirmenin süresi, görevlendirilen personelin muvafakati gibi şekli şartlara da uyulmadığını belirterek, kendisi hakkındaki geçici görevlendirmenin kaldırılmasını, kadrosunun bulunduğu Adli Tıp
Kurumu Ankara Grup Başkanlığında görevlendirilip şimdiye kadar alamadığı döner sermaye ücretlerinin ödenmesini veya geçici görevlendirmenin kaldırılması mümkün değilse de mevcut görevinde kendisine döner sermaye ödemesinin yapılmaya devam etmesini talep etmektedir.
12. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ve başvuran tarafından sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesi doğrultusunda aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.
12.1. 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ’nün darbe girişimi sonrası suç konusu dijital materyallerin incelenip çözümlenmesinin verimli bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu bünyesinde merkez teşkilatın bulunduğu İstanbul ve taşra teşkilatı olan Ankara Grup Başkanlığına bağlı Adli Bilişim
İhtisas Dairelerinin kurulduğu, devamında 2016 ve 2018 yıllarında bu Dairelere çok sayıda teknik personel (mühendis, tekniker v.b.) alımı yapıldığı,
12.2. Başvuranın da aralarında bulunduğu personele 22/06/2020 tarihinde Adli Tıp Kurumu Ankara Grup
Başkanlığı tarafından yazılan yazıda; Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesindeki azalan dosya yükü nedeniyle
personel istihdamında değişikliğe gidileceği, Adalet Bakanlığıyla yapılan değerlendirme neticesinde personelin nitelikli iş gücünün daha etkin ve verimli kullanılabilmesi için İstanbul Adli Bilişim İhtisas
Dairesi ve Bakanlığın Bilgi İşlem Genel Müdürlüğüne personel nakli yapılacağı, işbu nedenle 25/06/2020 tarihi mesai bitimine kadar adı geçen birimlerin hangisinde görevlendirilmek istediklerini bildirir bir dilekçe vermelerinin istendiği,
12.3. Başvuranın 25/06/2020 tarihli dilekçesinde ise; 3 yılı aşkın süredir Dairede geçirdiği zaman boyunca birçok kazanım ve deneyim elde ettiği, kazandığı tecrübeleri devam ettirmek adına tekrar aynı pozisyonda veya Ankara Grup Başkanlığının farklı bir biriminde bulunmayı arzu ettiği, hem maddi olanakları hem de kurmuş olduğu düzen açısından yerinde kalmak istediği, Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesinin tamamen kapatılması durumunda ise Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünde çalışmayı tercih ettiği,
12.4. Bununla beraber Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesinin kapatılmasına giden sürecin 24/08/2020 tarihinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığının Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğüne gönderilen ve
Dairenin kapatılmasına yönelik görüşünü içeren yazısıyla başladığı, bu yazıda “Ankara Adli Bilişim İhtisas
Dairesine incelenmek üzere gönderilen dosya sayısındaki ciddi düşüş, mevcut dosya yükünün İstanbul Adli
Bilişim İhtisas Dairesi tarafından karşılanabiliyor olması, dairenin dijital sistemlerinin devamlılığının yüksek maliyeti” gibi sebeplerin ileri sürüldüğü, Dairede çalışan teknik personelin İstanbul Adli Bilişim
İhtisas Dairesi ve Adalet Bakanlığının ihtiyacı olan diğer birimlerinde istihdamının daha uygun olacağının belirtildiği, Dairede kurulmuş olan dijital sistemler ile cihazların ise İstanbul Adli Bilişim İhtisas Dairesinde kullanılmasının mümkün olduğu ifade edilmiş olup 02/09/2020 tarihli Bakanlık Olur’u ile Dairenin kapatılması yönündeki işlemin gerçekleştirildiği,
12.5. Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesinin kapatılması sonrasında personelin toplu bir şekilde farklı kurumların emrine yapılan geçici görevlendirmelerinin süresiz olduğu, başvuranın Adalet Bakanlığı Ceza
İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu emrine geçici görevlendirmesinin yapıldığı, kendisinin 18/12/2020 tarihinde Ankara Grup Başkanlığına yazdığı dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu Döner Sermaye
İşletmesi Yönetmeliği’nin 31. maddesi uyarınca görevlendirme kapsamında olan personelin döner sermayeden faydalanabileceğini, ancak geçici görevlendirilmesinin yapıldığı tarihten itibaren döner sermayeden faydalanamadığını, kendisine görevlendirilme niteliği ve süresi hakkında bilgi verilmediğini ifade ederek bu hususta bilgi verilmesiyle döner sermaye konusunda yaşadığı mağduriyetin giderilmesi hususunda gereğinin yapılmasını arz ettiği,
12.6. Başvuranla aynı durumda olan ve Kurumumuza başvurusu bulunan bazı personelin de benzer durumdan sıkıntı yaşadığı, kendilerinin Ankara ilinde kalmayı istemelerinden dolayı İstanbul Adli Bilişim
İhtisas Dairesine görevlendirilmeyi tercih etmedikleri, bazısının sunulan iki seçenekten biri olduğu için özlük ve yasal haklarının korunarak Ankara Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünü seçtiği, bazısının ise Ankara
Trafik İhtisas Dairesinde istihdam edilmeyi talep ettiği, edindikleri bilgi ve tecrübeleri yararlı bir şekilde kullanmak ve kariyerlerini bu yönde sürdürmek istediklerini belirttikleri, Dairenin kapatılmasını takip eden süreçte geçici görevlendirmelerinin kaldırılması ve döner sermaye ödemesinden faydalanma talepli dilekçelerinin kabul edilmediği,
anlaşılmaktadır.
13. Bilindiği üzere, Anayasanın 2 nci maddesinde Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına
karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir (Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarihli, E. 2005/5, K.
2008/93 sayılı kararı). Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, bir idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerekmekte olup, idari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir. İdarenin takdir yetkisinin söz konusu olması halinde dahi keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmez. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır (Kamu Denetçiliği Kurumunun 02/10/2018 tarih, 2018/4607 başvuru numaralı Tavsiye
Kararı).
14. Başvuruya esas olan uyuşmazlığın geçici görevlendirme işlemi ile ilgili bulunduğu anlaşıldığından söz konusu idari işlemin yasal dayanağı olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 8. maddesinin ikinci fıkrası ile ilgili Anayasa Mahkemesinin norm denetimi kapsamında verdiği 09/05/2013 tarihli E. 2011/42, K. 2013/60 sayılı kararında;
“657 sayılı Kanun’a göre, bir kamu kurumunun görev alanı içinde yer alan bir hizmeti yürütmek amacıyla o hizmetlerle ilgili konulardaki kamu görevlilerini kadroları üzerinde kalmak koşulu ile kendi uzmanlık alanına giren işler için belirli bir süre ile geçici görevlendirilmeleri mümkün bulunmaktadır. İdarenin bu konuda sahip olduğu takdir yetkisini hizmetin gerekli kıldığı durumlarda kullanması sürenin belirli olması ve hizmetin ifası için öngörülen sürenin sonunda ilgilinin kadro görevine döndürülmesi gerekmektedir.
Geçici görevlendirme işleminin, her idari işlem ve eylem için aranan amaç unsuruna da uygun olması gerekmektedir. İdari işlem ve eylemlerin genel amacı, kamu yararı ölçütüdür. Bundan anlaşılması gereken ise geçici görevlendirme işleminin, gerçekten de acil gereksinim duyulan bir kamu hizmetinin sağlıklı ve yeterli biçimde yürütülmesi amacına uygun olmasıdır.” değerlendirmelerinin yer aldığı,
14.1. Bunların yanı sıra Danıştayın geçici görevlendirmeye ilişkin vermiş olduğu bir kararda; “(…)
görevlendirmenin geçici nitelikte olması gerekirken, dava konusu işlemin, davacının naklen atanması sonucunu doğuracak şekilde belirli bir süre belirtilmeksizin tesis edildiği anlaşıldığından, hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmış (…)” (8.D., 27/01/2022 tarih, E. 2018/1365, K. 2022/310) olduğunun ifade edildiği,
14.2. Geçici görevlendirmeye ilişkin mevzuat hükümleri ve anılan yargı kararları birlikte değerlendirildiği takdirde kurumlar arası yapılacak geçici görevlendirmelerde her idari işlemde gözetilen yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları açısından yapılan hukuka uygunluk denetimi bağlamında hem şekil hem esas bakımından birtakım koşulların koyulduğu, buna göre görevlendirme süresi için mevzuatta belirlenen sürelere uyulması, gereken durumlarda personelin muvafakatinin alınması, personelin unvan ve görevine uygun bir yere görevlendirilmesi, personelin geçici görevlendirildiği yerde hizmetine ihtiyaç duyulması ve işlemin dayanağını oluşturan durumun somut ve nesnel gerekçelerle ortaya konulabilmesi gerektiği görülmektedir.
15. Kurumumuza gelen bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen hususlar ve ilgili mevzuat doğrultusunda somut olayın incelenmesinde;
15.1. Başvuranın iddialarından biri olan Adli Tıp Kurumu Başkanlığının Ankara Adli Bilişim İhtisas
Dairesinin kapatılmasında öne sürdüğü dosya sayısının azalması ve Dairenin devamlılığındaki maliyetin yüksek olması gerekçesinin doğruları yansıtmadığı, bu sebebin ortaya çıkarılması için Ankara Adli Bilişim
İhtisas Dairesine gelen dosyaların kabul edilmeyip İstanbul’a gönderildiği ile ilgili olarak; Başkanlık tarafından Kurumumuza sunulan sayısal verilere bakıldığında İstanbul Adli Bilişim İhtisas Dairesine gelen iş sayılarının 2019 yılında 5159 iken 2020 yılında 4366, Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesine gelen iş sayısının ise 2019 yılında 2028 iken 2020 yılında 224 olduğu, buna göre başvuranın iddiasına dayanak olacak herhangi bir somut bulguya rastlanılamadığı, Dairenin kapatılması konusunda kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetilmediği hususunun kesin bir şekilde ortaya koyulamadığı,
15.2. Dairenin kapatılmasıyla beraber kadrosu burada bulunan personelin farklı kurumların emrine geçici görevlendirmesinin yapılması ile ilgili olarak; personelden görevlendirilmek istediği yerleri 3 günlük kısa bir süre içerisinde bildirmesine dair ricada bulunulmasının kişilerin sağlıklı bir karar vermeleri konusunda makul süreyi sağlamadığı, personele yapacağı tercihlerin devamında karşılaşacağı sonuçlar hakkında yeterli bilgi verilmediği, geçici görevlendirme işleminin hukuki dayanağının belirtilmemesi ve görevlendirmelerin yapılmasında izlenen yöntemden dolayı uygulanan işlemin sebebi ve amacına dair hukuka uygunluk yönünden kesin bir tespit yapabilmenin mümkün bulunmadığı, personelin Ankara Trafik
İhtisas Dairesine görevlendirilme taleplerinin ise boş kadro bulunmadığı için karşılanamadığı, idarenin geçici görevlendirme işleminde takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması gerektiğinden görevlendirilen personelin nasıl bir kamu yararı gerekliliği ve hangi hizmet ihtiyacına binaen ilgili kurumlara görevlendirildiklerinin somut ve nesnel gerekçelerle açıklanamadığı, kaldı ki 2020 yılının Ekim ayından beri devam eden geçici görevlendirmelerin ilgili mevzuattaki süre sınırına da uygun olmayıp kişiler açısından da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan “Kariyer” ilkesi uyarınca mesleki geleceklerine dair bir güvensizlik hissiyatı oluşturabileceği, buna bağlı olarak çalışma verimliliği ve dolayısıyla kamu hizmetinin etkin yürütülmesinin olumsuz etkilenebileceği, yukarıda bahsedilen Danıştay kararında da belirtildiği üzere yapılan görevlendirmelerin geçici nitelikte olması gerekirken naklen atama sonucunu doğuracak şekilde bir süreklilik kazandığı, bu durumun ise kanun koyucunun geçici görevlendirme düzenlemesindeki amacına ters düştüğü,
15.3. Diğer yandan geçici görevlendirme işlemi dolayısıyla oluşan döner sermayeden yoksun kalma şeklindeki mağduriyet ile ilgili olarak; 12/02/2020-05/10/2020 tarihleri arası hizmet içi eğitim kapsamında Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünde geçici olarak görevlendirilen tekniker
. .’ye bu süre içerisinde döner sermayeden ödeme yapıldığı, ancak Ankara Adli Bilişim İhtisas Dairesinin 02/09/2020 tarihinde kapatılmasının ardından farklı kurumlara geçici görevlendirmesi yapılan personelin döner sermaye ödemesinden yararlandırılmadığı,
15.4. Ayrıca Kurumumuza 28/11/2022 tarihinde gelen cevap yazısında başvuran ile aynı statüde olup
Başkanlık bünyesinde başka birimlerde görevlendirilenlere döner sermaye ödemesinin yapıldığına dair ifadenin muğlak kaldığı, başvuran ve mağduriyet yaşayan diğer personelin Ankara Trafik İhtisas Dairesinde görevlendirilme taleplerinin kabul edilmemesine karşın aynı statüde olup da buraya görevlendirilen ve döner sermaye almaya hak kazanan personelin olup olmadığına ilişkin ikinci bilgi belge talebine Başkanlık tarafından verilen 07/03/2023 tarihli cevapta ise böyle bir personelin bulunmadığı bilgisine yer verildiği,
16. Bunlar haricinde, başvuranın emekli ikramiyesine olumsuz olarak yansıyabilecek durumla ilgili kesin bir bilgiye sahip olmadığını ifade ederek ileri sürdüğü talebinin idarenin açıklamalarında herhangi bir hak kaybının bulunmadığı şeklinde cevaplandırıldığı,
anlaşılmış olup,
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yer alan hususlar, ilgili mevzuat hükümleri ve anılan yargı kararları ışığında başvuranın talepleri açısından fiili çalışmaya bağlı döner sermaye ek ödemelerinin mümkün olmadığı ve buna bağlı fazla prim ödeme talebinin reddinde de hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, ancak başvuran hakkında süresiz nitelikte uygulanan geçici görevlendirme işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderilmediği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde “kararların gerekçeli olması”, “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi”, “kanunlara uygunluk” ve “kazanılmış hakların korunması” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanun’un “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 08/03/2023 tarihli ve – – sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
Başvuranın döner sermaye ek ödemesinden faydalanma ve bu ödemeye bağlı fazla prim ödenmesi taleplerinin REDDİNE;
Başvuran Bilgisayar Mühendisi ’ın Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri
İşyurtları Kurumuna süresiz şekilde geçici görevlendirilmesi nedeniyle oluşan mağduriyetinin giderilmesi yönünde makul sürede işlem tesis etmesi için ADLİ TIP KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA;
Kararın BAŞVURANA ve ADLİ TIP KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Adli Tıp
Kurum Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içerisinde kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi