ÖZET: Bu karar, şikayetçinin sınır dışı edilme işleminin iptali sonrası geçici koruma statüsünün yeniden tanınması talebinin reddine ilişkindir. Şikayetçi, uyuşturucu madde ticareti suçlamasıyla tutuklanmış, ancak mahkeme tarafından “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmiştir. Sınır dışı edilme işlemi, mahkeme kararıyla iptal edilmesine rağmen, şikayetçi gönüllü geri dönüş talebinde bulunmuş ve bu nedenle geçici koruma statüsü sona ermiştir.

Danıştay, geçici koruma statüsünün kaybının, mahkeme kararının iptalinden kaynaklanmadığını, aksine şikayetçinin kendi isteğiyle Türkiye’den ayrılmasından kaynaklandığını belirtmiştir. Bu nedenle, şikayetçinin geçici koruma statüsünün yeniden tanınması talebinin reddi hukuka uygun bulunmuştur. Karar, geçici koruma ve sınır dışı işlemleri arasındaki hukuki farklılıkları net bir şekilde ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/3762-S.22.5652

BAŞVURU NO : 2021/17293

KARAR TARİHİ : 17/03/2022

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : KİLİS İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Sınır dışı edilme işlemi mahkeme kararıyla iptal edilen şikayetçinin, yeniden geçici koruma statüsünden faydalanma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/10/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan şikayetçi tarafından özetle; Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen Kilis Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından tesis edilen sınır dışı etme işlemine karşı

Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin esas sayılı dosyasında açılan davanın sayılı karar ile lehine sonuçlandığı, mezkur idari işlemin iptal edildiği, bu karara istinaden kapalı hale getirilen geçici koruma kimlik belgesinin aktif hale getirilmesi, yeniden geçici koruma statüsü tanınması ve kimlik belgesi verilmesi amacıyla Kilis Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğüne 31/08/2021 tebliğ tarihli yazılı başvurunun yapıldığı ancak idare tarafından bu talebe otuz günlük süre içerisinde cevap verilmediği, mahkeme kararının uygulanmadığı, ailesinin Kilis’te ikamet ettiği iddia ve ifade edilerek, mahkeme kararının gereği yerine getirilmek suretiyle aile birliğinin korunması, sağlık, eğitim ve diğer temel insan haklarından faydalanabilmek için geçici koruma statüsünün tarafına tanınması ve kimlik belgesi verilmesi talep edilmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge isteme” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında 30/11/2021 tarih ve sayılı yazı ile şikayete konu idare olan Kilis Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

3. Kurumumuzun yukarıda yer verilen bilgi ve talebi üzerine gönderilen Kilis Valiliği İl Göç

İdaresinin 04/01/2022 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; “…Bahse konu yabancı hakkında yapılan GöçNet veri tabanı ve E- Arşiv taraması sonucunda Kilis Valiliği Merkez İlçe

Jandarma Komutanlığı’nın 06.08.2019 tarih ve sayılı yazısına istinaden Kilis L Tipi Kapalı Ceza

İnfaz Kurumunda Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama Suçundan tutuklu bulunan ve Kilis Sulh Ceza Hakimliği’nin 06.08.2019 tarih ve Esas sayılı yazısı gereği söz konusu şahıs

06.08.2019 tarihinde tahliye edilmesi ile adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı bulunmaması hasebiyle

evraklarıyla birlikte İl Müdürlüğümüze getirilmiştir.

Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu’nun 06.08.2019 tarih ve Soruşturma Dosyasına dayanarak Kilis Sulh Ceza Hakimliği’nin D. İş dosya numaralı yazısının ekinde gönderilen tahliye müzekkeresiyle Uyuşturucu Madde Ticareti suçundan tahliye edilen isimli şahsın salıverilerek tahliye edilmesine karar verilmiş ve Kilis L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna bildirilmiştir.

Kilis İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından söz konusu şahsın A-99 tahdit kodu olması ve Adli Kontrol – Yurt Dışı Çıkış Yasağı bulunmaması sebebiyle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma

Kanununun 54. maddesinin 1. Fıkrasının (d) bendi kapsamı altında değerlendirilerek hakkında sınır dışı etme kararı alınmış olup akabinde 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 57.

maddesi gereğince hakkında idari gözetim kararı alınmıştır. Sınır dışı tebliğ formu ve idari gözetim tebliğ formu şahsa okutulup ve okuduğunu anladığını gösteren imzası alınmıştır. 06.08.2019 tarihinde yabancı kimlik numaralı isimli şahıs Gönüllü Geri Dönüş istek formunu ve

Gönüllü Geri Dönüş Tebligat Belgesini imzalamıştır.

Kilis Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 06.08.2019 tarih ve sayılı yazısına istinaden Kilis

Öncüpınar Kara Hudut Kapısı üzerinden Menşe Ülkesine (Suriye) çıkışı gerçekleştirilmiş ve 30.12.2015 tarihinde Kilis İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından verilen Geçici Koruma Kimlik Belgesi, Geçici Koruma

Yönetmeliğinin 12. maddesi gereğince Gönüllü Geri Dönüş yapması sebebiyle İl Müdürlüğümüz tarafından sona erdirilmiştir.

Hatay Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nün 04.02.2020 tarih ve sayılı yazısı ile adlı şahıs hakkında verilen Mahkeme Kararı ile Sınır Dışı Edilmenin İptali istemiyle Kilis Valiliği İl Göç

İdaresi Müdürlüğü’nün işlemine karşı açılan davanın ve davanın konusu işleminin iptaline hüküm verildiğine dair karar İl Müdürlüğümüze bildirilmiş olup 07.02.2020 tarihinde İl Müdürlüğümüz tarafından sınır dışı kararı iptal edilmiştir.

Anılan şahsa ait Kişisel Bilgi Formu, Sınır Dışı İptal Ekran Kaydı, Hatay İl Göç İdaresi Müdürlüğünün yazısı ve şahıs hakkında yapılan iş ve işlemlere ait bilgi ve belgeler yazımız ekinde sunulmaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,

5.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,

6. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, “Bu Kanunun uygulanmasında; …

h) Giriş ve çıkış kontrolü: Sınır kapılarındaki kontrol işlemlerini, …

ı) Göç: Yabancıların, yasal yollarla Türkiye’ye girişini, Türkiye’de kalışını ve Türkiye’den çıkışını ifade eden düzenli göç ile yabancıların yasa dışı yollarla Türkiye’ye girişini, Türkiye’de kalışını, Türkiye’den çıkışını ve Türkiye’de izinsiz çalışmasını ifade eden düzensiz göçü ve uluslararası korumayı, …

o) Sınır kapısı: Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye’ye giriş ve Türkiye’den çıkış için belirlenen sınır geçiş noktasını ifade eder.”

6.1. “Türkiyeye Giriş Yasağı” başlıklı 9’uncu maddesinin 4’üncü fıkrasında “Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılara, idari para cezalarını ödemiş olmaları ve Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini aşmamaları kaydıyla, Türkiye’ye giriş yasağı kararı alınmayabilir.”

6.2. “Sınır dışı etme” başlıklı 52’nci maddesinde “ (1) Yabancılar, sınır dışı etme kararıyla, menşe ülkesine veya transit gideceği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilebilir.”

6.3. “Sınır dışı etme kararı” başlıklı 53’üncü maddesinde “(1) Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.

(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır.

Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.”

6.4. “Sınır dışı etme kararı alınacaklar” başlıklı 54’üncü maddesinde “(1) Aşağıda sayılan yabancılar

hakkında sınır dışı etme kararı alınır:

a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler f) İkamet izinleri iptal edilenler g) İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler

ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler ya da bu hükümleri ihlale (1)

teşebbüs edenler ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar j) İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar k) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler.

(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir.”

6.5. “Türkiye’yi terke davet” başlıklı 56’ncı maddesinde “(1) Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır. Ancak, kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya aldığı tespit edilenlere, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz.

(2) Türkiye’den çıkış için süre tanınan kişilere, Çıkış İzin Belgesi verilir. Bu belge hiçbir harca tabi değildir.

Vize ve ikamet harçları ile bunların cezalarına ilişkin yükümlülükler saklıdır.”

6.6. “Sınır dışı etmek üzere idari gözetim ve süresi” başlıklı 57’nci maddesinde “54 üncü madde kapsamındaki yabancılar, kolluk tarafından yakalanmaları hâlinde, haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir. Bu kişilerden, sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilenler hakkında, sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır. Değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez.

(2) Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın

Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.

(3) Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.

(4) İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenmez. İdari gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl sonlandırılır. Bu yabancılara, 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir.

(5) İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına

tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(6) İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.

(7) İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.

(8) İdari gözetim altına alınan yabancıların uyruklarının tespit edilmesi amacıyla elektronik ve iletişim cihazları incelenebilir. İnceleme sonucunda elde edilen veriler bu amaç dışında kullanılmaz.”

6.7. “Geçici koruma” başlıklı 91’inci maddesinde “(1) Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir.

(2) Bu kişilerin Türkiye’ye kabulü, Türkiye’de kalışı, hak ve yükümlülükleri, Türkiye’den çıkışlarında yapılacak işlemler, kitlesel hareketlere karşı alınacak tedbirlerle ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliği ve koordinasyon, merkez ve taşrada görev alacak kurum ve kuruluşların görev ve yetkilerinin belirlenmesi, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”

7. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin “Adli işleme konu yabancılar” başlıklı 60’ıncı maddesinde, “(1) Suça karışması nedeniyle haklarında adli işlem başlatılan yabancılardan; a) Savcılıkça evrak üzerinden işlem yapılarak, b) Savcılıkça ifadesi alınarak, c)

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla, ç) Mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere, serbest bırakılan yabancıların il müdürlüklerine teslim edilmeden, ülkemizde kalışlarıyla ilgili gerekli inceleme kolluk birimi tarafından yapılır.

(2) Ülkemizde yasal kalış hakkı bulunanların bu süreleri kullandırılmak üzere kolluk tarafından tebligatla serbest bırakılarak, il müdürlüğüne bilgi verilir.

(3) Yasal kalış hakkı bulunmayanlar Kanun hükümleri doğrultusunda gerekli değerlendirilme yapılmak üzere il müdürlüklerine bildirilir.

(4) Hakkında adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli makamlarca serbest bırakılan yabancıların adli kontrol hükümleri çerçevesinde ülkemizdeki takip ve kontrolleri, sorumluluk sahası göz önünde bulundurularak ilgili kolluk birimlerince yerine getirilir.

(5) Bahse konu yabancıların yurt dışına çıkış yasağı kararlarının kaldırılması halinde Kanun hükümleri çerçevesinde gerekli işlemler il müdürlüğünce yerine getirilir.

(6) Adli kontrol kararı yurtdışına çıkış yasağı öngörmediği sürece yabancının çıkışını engelleyen bir karar olmamakla birlikte bu yabancıların sınır dışı işlemlerine başlanılmadan önce adli kontrol kararı veren makama bilgi verilir.”

7.1. “Sınır dışı edileceklerin gönüllü geri dönüş talepleri” başlıklı 63’üncü maddesinde “ (1) Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılardan ülkelerine veya üçüncü bir ülkeye gönüllü geri dönüş talebi olanlar, seyahatlerine engel bir durumları yoksa geri gönderme merkezlerine sevk edilmeden ve Kanunun

53 üncü maddesindeki süreye bağlı kalınmadan doğrudan ülkelerine veya istedikleri üçüncü ülkeye

gönderilebilirler.

(2) Geri gönderme merkezinde iken gönüllü geri dönüş talebinde bulunan yabancılar il müdürlüğünün koordinasyonunda genel kolluk tarafından sınır kapısına götürülür. Bunlar hakkındaki sınır dışı ve idari gözetim kararları, sınır kapısına intikal edildiğinde sonlandırılır ve çıkış işlemleri “gönüllülük temelinde dönüş” veya “gönüllü terk” olarak kayıtlara geçirilir.”

8. Geçici Koruma Yönetmeliğinin “Geçici korumanın bireysel olarak sona ermesi veya iptali” başlıklı 12’nci maddesinde “(1) Geçici korunanların; a) Kendi isteğiyle Türkiye’den ayrılması, b) Üçüncü bir ülkenin korumasından faydalanması, c) Üçüncü bir ülkeye insani nedenler veya yeniden yerleştirme kapsamında kabul edilmesi ya da üçüncü bir ülkeye çıkış yapması, ç) Ölmesi, d) Kanunda yer alan diğer yasal kalış türlerinden birisi ile kalış hakkı kazanması, e) Türk vatandaşlığını kazanması, hallerinde geçici koruma bireysel olarak sona erer.

(2) 8 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında yer alanların geçici korumanın kapsamı dışında tutulması gerektiğinin sonradan anlaşılması halinde geçici koruma, Genel Müdürlük veya valilikler tarafından iptal edilir.

(3) Mazeretsiz olarak bildirim yükümlülüğünü üç defa üst üste yerine getirmeyenlerin geçici korumaları

Valilik tarafından iptal edilir. Bu maddenin uygulanmasında 13 üncü madde hükümleri uygulanır.”

8.1. “Geçici koruması sona erenlerin tekrar gelmesi” başlıklı 13’üncü maddesinde “(1) Geçici koruma uygulamasının devam ettiği süre içinde, geçici koruma kapsamında olduğu halde 12 nci maddeye göre geçici koruması sona eren yabancıların, geçici korumadan faydalanmak üzere tekrar sınırlarımıza gelmesi veya sınırlarımızı geçmesi halinde, geçici koruma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına

Genel Müdürlük bireysel olarak karar verir. Genel Müdürlük bu yetkisini, kısmen veya tamamen valiliklere devredebilir.”

hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Başvuran tarafından, 1 numaralı paragrafta özetle ifade edildiği üzere işyerinde polislerce tespit edilen

22 beyaz paketin uyuşturucu madde olmadığının tespiti üzerine tutuklu bulunduğu dosyada “uyuşturucu ve

uyarıcı madde ticareti yapma” suçundan “kovuşturmaya yer olmadığına” ilişkin karar verilmesi üzerine sınır dışı edilmesine ilişkin işlemin mahkeme kararıyla iptal edildiğinden bahisle geçici koruma statüsünün tarafına yeniden tanınması, ücretsiz sağlık, eğitim ve diğer haklardan yararlanma ile kimlik belgesi verilmesi talep edilmektedir.

11. Şikayet konusu hakkında idareden alınan cevabi yazı ekinde yer alan bilgi belgeler incelendiğinde;

11.1. Şikâyetçinin, Kilis Sulh Ceza Hakimliğinin 07.07.2019 tarih ve sorgu numaralı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde yapma veya sağlama suçundan tutuklandığı, 06.08.2019 tarihinde tahliye edilerek yapılan adli işlemlerin ardından gerekli idari işlemlerin yapılması için Kilis İl Göç İdaresi

Müdürlüğü’ne teslim edildiği, burada yapılan değerlendirmeler neticesinde, şikayetçinin tahdit kodu ve Adli Kontrol – Yurt Dışı Çıkış Yasağı bulunmaması sebebiyle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası

Koruma Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamı altında değerlendirilerek hakkında sınır dışı etme kararı alındığı, akabinde 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 57. maddesi gereğince hakkında idari gözetim kararı alındığı,

11.2. İdarenin cevabi yazısında, “Sınır Dışı Tebliğ Formu ve İdari Gözetim Tebliğ Formu şahsa okutulup ve okuduğunu anladığını gösteren imzası alınmıştır. 06.08.2019 tarihinde yabancı kimlik numaralı isimli şahıs Gönüllü Geri Dönüş İstek Formunu ve Gönüllü Geri Dönüş Tebligat

Belgesini imzalamıştır.” açıklamasında yer verilen ve birer örnekleri cevabi yazı ekinde alınan bahse konu evraklar incelendiğinde,

11.3. Sınır Dışı Etme Kararı Tebliğ Formu (T1) ve İdari Gözetim Kararı Tebliğ Formu’nun (T3)

Türkçe ve Arapça dillerinde olduğu,

11.4. Sınır Dışı Etme Kararı Tebliğ Formu’nda, “Bu belge, bir nüshası avukatına/yabancıya/yasal temsilcisine verilmek üzere iki nüsha olarak hazırlanmış olup, hakkında sınır dışı etme kararı alınan yukarıda açık kimliği yazılı yabancıya kendi dilinde/anladığı dilde,06/08/2019 tarihinde ve 21:00 saatinde yazılı olarak tebliğ edilmiş ve imza altına alınarak bir sureti tebellüğ edene verilmiştir.” açıklamasına yer verildiği, benzer açıklamaya İdari Gözetim Kararı Tebliğ Formu’nda da yer verildiği ve tebliğ edilen söz konusu evrakların şikâyetçi tarafından imza edilerek tebellüğ edildiği,

11.5. Gönüllü Geri Dönüş İstek Formu, Gönüllü Geri Dönüş Tebligat Belgesi’nin Türkçe ve Arapça dillerinde olduğu,

11.6. Gönüllü Geri Dönüş İstek Formu’nda, “ Gönüllü geri dönüş talebime istinaden menşe ülkemdeki genel durum ve güvenlik durumu hakkında yetkililer tarafından ayrıntılı olarak bilgilendirildim. Gönüllü geri dönüşle, Türkiye Cumhuriyetinin bana sağlamış olduğu korumanın sona erdiğini biliyorum.

Değerlendirmelerimin ardından, Suriye Arap Cumhuriyetine gönüllü olarak geri dönme kararımı teyit ediyorum.” hususlarının yazılı olduğu ve 06/08/2019 tarihli söz konusu evrakın; görevli personel, tercüman ve şikayetçi tarafından birlikte imza altına alındığı,

11.7. Geri Dönüş Tebligat Belgesi’nde (özetle), “ … Gönüllü geri dönüş talebime istinaden menşe ülkemdeki genel durum ve güvenlik durumu hakkında yetkililer tarafından ayrıntılı olarak bilgilendirildim.

Gönüllü geri dönüşle, Türkiye Cumhuriyetinin bana sağlamış olduğu korumanın sona erdiğini biliyorum.

Bu bilgiler doğrultusunda yaptığım değerlendirmelerimin ardından, Suriye Arap Cumhuriyetine gönüllü olarak geri dönme kararımı teyit ediyorum.” hususlarının yazılı olduğu ve 06/08/2019 tarihli söz konusu evrakın; görevli personel, tercüman ve şikayetçi tarafından birlikte imza altına alındığı,

11.8. Şikayetçinin gönüllü geri dönüş talebi kapsamında Kilis Öncüpınar Kara Hudut Kapısı üzerinden menşe ülkesine (Suriye) çıkışının gerçekleştirildiği, Kilis İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından 30.12.2015

tarihinde şikayetçiye verilen Geçici Koruma Kimlik Belgesi’nin, Geçici Koruma Yönetmeliğinin 12.

maddesi gereğince ‘Gönüllü Geri Dönüş’ yapılması sebebiyle idare tarafından sona erdirildiği,

11.9. Kilis İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nce şikayetçi hakkında tesis edilen sınır dışı etme kararının iptali istemiyle açılan dava neticesinde Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 12/12/2019 tarih ve sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan mahkeme kararı üzerine bahse konu sınır dışı etme kararının 07.02.2020 tarihinde idare tarafından iptal edildiği, anlaşılmıştır.

12. “Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda “Uluslararası Koruma” başlığıyla yapılan düzenlemede; “Mülteci”, “Şartlı Mülteci” ve “İkincil Koruma” başlıkları altında üç ayrı hukukî statü oluşturulmuş ve her biri müstakilen düzenlenmiştir. Yine bu statüler dışında kitlesel akın hâlinde alınacak tedbirleri içeren ve insanî yardım sağlanmasını amaçlayan “geçici koruma” rejimine de yer verilmiştir.

Ülkelerini terk ederek diğer ülkelere giden ve sığınma talep eden yabancılara sağlanan bu statülerden ilk üçünün bireysel statü olduğunu belirtmek gerekir. Geçici koruma ise, kitlesel akınla veya kitlesel akın döneminde bireysel olarak gelen yabancılara has bir uluslararası koruma türüdür.” ( Ahmet Hamdi

TOPAL, Geçici Koruma Yönetmeliği ve Türkiye’deki Suriyelilerin Hukuki Statüsü, İstanbul Medipol

Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl:2015, Cilt 2, Sayı 1, shf. 5 – 22)

13. “Geçici koruma rejiminin uluslararası hukuk çerçevesinde ortak ve kabul edilmiş bir tanımı bulunmamaktadır. Bu nedenle geçici koruma rejimi ülkelere ve duruma göre değişen anlam ve uygulamalar halini alabilmektedir. Geçici koruma, genel olarak, kitlesel bir sığınmacı akınını yönetmek ve sığınmacılar ile diğerleri arasında etkin bir ayrım yapmanın olanağı olmadığı zamanlarda durumun ağırlığını azaltmaya yönelik kısa vadeli acil önlemler olarak anlaşılmaktadır.” (Dr. Dikran M. ZENGİNKUZUCU, Türkiye’de

Geçici Koruma Rejiminin Uluslararası Ölçütler Çerçevesinde Bir Değerlendirilmesi, TİHEK Akademik

Dergi, Yıl:2018, Cilt, Sayı 1, shf. 37 – 62)

14. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), öncelikle yerleşik uluslararası hukuk çerçevesinde ve

Sözleşme’ye dâhil diğer antlaşmalardan doğan yükümlülüklere dayalı olarak Sözleşmeci devletlerin yabancıların ülkeye giriş, ülkede ikamet ve ülkeden sınır dışı edilmelerini denetlemek hakkına sahip olduğunu teyit etmektedir (Vilvarajah ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 13163/87, 30/10/1991, § 102; Ahmut/Hollanda, B. No: 21702/93, 28/11/1996, § 67-b).

15. Danıştay 10. Dairesinin 19/10/1995 tarih ve 1993/353 esas, 1995/4616 sayılı kararında açıkça “Her ne kadar, davacının eylemiyle ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığınca takipsizlik kararı verilmişse de yukarıda açıklandığı üzere, ilgilinin fiilinin suç niteliği taşıması ya da bu eylemin yargı kararıyla belirlenmiş olması zorunlu bulunmadığından, davacının ikamet tezkeresinin iptal edilip sınır dışı edilmesinde ve Türkiye’ye girmesi yasak kişiler kapsamına alınmasında, kamu düzeninin korunması amacına ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir.

16. Somut uyuşmazlıkta; geçici koruma altında olan şikayetçi, ceza yargısı süreçlerine dahil olması nedeniyle göç yönetimi kapsamında tutukluluğunun sona ermesini müteakip hakkında adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı bulunmaması nedeniyle sınır dışı işlemi tesis edildiği akabinde söz konusu kararın idare mahkemesince iptali üzerine başka bir idari işlemle kaldırılmasına karar verilerek mahkeme kararının gereğinin yerine getirildiği görülmektedir.

17. Şikayetçi tarafından, kendisine yeniden geçici koruma statüsünün verilmemesi nedeniyle sınır dışı edilmesine ilişkin işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararının gereğinin yerine getirilmediği ileri sürülmekte

ise de sınır dışı işlemi ile gönüllü geri dönüş işleminin hüküm ve sonuçlarının birbirinden farklıdır.

Sınır dışı edilme işleminin iptali yolundaki mahkeme kararının ardından sınır dışı edilme kararı kaldırılmıştır. Başvuranın menşe ülkeye (Suriye) gönüllü geri dönüş yapılması nedeniyle geçici koruma statüsünün kaybının ardından, sınır dışı edilmeye ilişkin Mahkeme kararı söz konusu statünün yeniden kazanılması sonucunu doğurmaz.

18. Şikayetçinin geçici koruma statüsünün kaybı, mahkeme kararıyla iptaline karar verilen sınır dışı edilmeye ilişkin işlemden kaynaklanmamaktadır. Statünün kaybı, Geçici Koruma Yönetmeliğinin 12/1-a maddesi uyarınca şikayetçi tarafından imza edilen ve Türkçe/Arapça evraklardan da anlaşıldığı üzere kendi isteği ile Türkiye’den ayrılması nedeniyledir.

19. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar dikkate alınarak somut olay değerlendirildiğinde; hakkında işyerinde ateş buz olarak bilinen metamfetamin maddesini paketçikler halinde sattığı yönünde bilgi alınması üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen arama kararına istinaden yapılan aramada satışa hazır 22 paketçik halinde metamfetamin olduğu değerlendirilen madde bulunduğu, ele geçirilen maddelere Kilis Sulh Ceza Hakimliğinin D. İş sayılı kararı gereğince el konulduğu, başvuranın olayla alakalı alınan beyanında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, kendisinin bu maddeleri oraya koymadığını, iş yerinin lavabosunu daima farklı kişilerin kullandığını, başkasının koymuş olabileceğini beyan ettiği, başvuranın Kilis Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/267 sorgu sayılı kararıyla tutuklandığı ve Kilis L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderildiği, akabinde ele geçirilen maddelere ait raporda “söz konusu maddede, yasal kısıtlılık altında bulunan herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmamıştır” ifadesinin yer alması üzerine, “Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma” suçundan “kovuşturmaya yer olmadığına” ilişkin karar verilen şikayetçi hakkında tesis edilen 06/08/2019 tarih ve 3 sayılı işlemin iptaline ilişkin Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 12/12/2019 tarih ve esas, sayılı kararın gereğinin idarece 07/02/2020 tarih ve sayılı karar ile yerine getirildiği, gönüllü geri dönüş kapsamında kendi imzaladığı Türkçe/Arapça evraklarla Türkiye’den menşe ülkesine (Suriye)

gönüllü geri dönüş yaptığı sabit olan şikayetçinin bu noktada yeniden geçici koruma statüsünden yararlanma, kimlik kartı, ücretsiz sağlık hizmetinden yararlanma talebine ilişkin idare tarafından ilgili mevzuat uyarınca tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

20. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusu hakkında ilgili idare tarafından tesis edilen idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir husus tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde şikâyete konu İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talep yazısına gerekçeli olarak cevap verdiği değerlendirildiğinden, idarenin iyi yönetim ilkelerinden “kararların gerekçeli olması”, “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın şikayetçiye tebliğ tarihinden itibaren, ilgili İdarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, ilgili idarenin işlemine karşı yetkili Gaziantep İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, ŞİKÂYETÇİ ile KİLİS VALİLİĞİ İL GÖÇ İDARESİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne TEBLİĞ

EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi