|
ÖZET: Başvuran, geçici köy korucusu olarak görev yaparken 1993 yılında PKK terör örgütü mensuplarına karşı yürütülen bir operasyonda yaralanarak malul duruma düştüğünü belirtmiş ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi talep etmiştir. Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bu talebi, başvuranın kamu görevlisi statüsünde olmadığını belirterek reddetmiştir. Başvuran, 2330 sayılı Kanun’un kamu görevlisi tanımının yalnızca memurlarla sınırlı olmadığını, güvenlik korucularının da bu kapsama girdiğini savunmuştur.
SGK, 3713 sayılı Kanunun 21. maddesinin yalnızca 5434 sayılı Kanun kapsamında yer alan kamu görevlilerine emekli ikramiyesi ödeneceğini ifade etmiştir. Geçici köy korucularının bu düzenlemeden yararlanamayacağını belirten SGK, başvuranın durumunun yalnızca 3713 sayılı Kanunun (h) bendinde yer alan haklarla sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan inceleme sonucunda başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını ve ret kararının yerinde olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve başvuranın 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi alma talebinin yasal dayanağı bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvuranın, SGK’nın kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı saklıdır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/5349-S.22.8142
BAŞVURU NO : 2021/18505
KARAR TARİHİ : 18/04/2022
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
.
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 inci maddesi
BAŞVURUNUN KONUSU :
kapsamında aylık bağlanan geçici köy korucularına, maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenip ödenmeyeceği hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 31/10/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, Siirt İli Köyünde güvenlik koruculuğu görevi yaparken 04/06/1993 tarihinde
PKK terör örgütü mensuplarına karşı yürütülen operasyon sırasında bacağından yaralanmak suretiyle sakatlandığını, sakatlanması nedeniyle tarafına İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü Nakdi
Tazminat Komisyonunca nakdi tazminat ödendiğini, vazife malullüğü aylığı bağlanması talebinin ise
Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) reddedildiğini, bu işlemin iptali talebiyle açılan davada Ankara 13.
İdare Mahkemesinin sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiğini ve vazife malulü aylığının bağlandığını, tarafına 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenmesi talebinin ise başvuranın kamu görevlisi (memur) olmadığından bahisle reddedildiğini oysa 2330 sayılı Kanunda kullanılan kamu görevlisi ibaresinin salt memurları kapsamadığını, geniş anlamda kamu hizmetinde yer alan tüm görevlileri kapsadığını, güvenlik korucularının da yaptıkları görevler ve ilişkili oldukları idare göz önüne alındığında bu kavramın içine girdiğini belirterek 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 15/12/2021 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde vazife malullüğü ile 2330 sayılı Kanunun uygulanmasına yönelik ilgili mevzuat hükümlerine yer verilmekle birlikte özetle; 2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 18 inci maddesi gereği,
2330 sayılı Kanun esas alınarak bağlanacak aylıklar hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri
dâhil 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre işlem yapıldığı, 2.2. 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesi uyarınca güvenlik korucularının görevde bulundukları süre içinde yaralanmaları, engelli hale gelmeleri veya ölümleri halinde haklarında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı ve bu kapsamda nakdi tazminat ödenip aylık bağlandığı ancak bu kişilere emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığı, 2.3. Kimlere emekli ikramiyesi ödeneceğinin 5434 sayılı Kanunun 89 ve ek 82 nci maddelerinde düzenlendiği, bu düzenlemeler uyarınca emekli ikramiyesinin yalnızca 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi/ 5510 sayılı Kanun kapsamında ise 4/1-(c) sigortalılarına ödendiği, 2.4. Diğer taraftan 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde Kanun kapsamındaki çeşitli haklar ve bu haklardan hangi hallerde ve kimlerin yararlanacağının düzenlendiği, 2.5. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ve ilgililere veya hak sahiplerine görevdeki emsallerinin aldıkları aylıklardan düşük aylık bağlanamayacağı ile 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceğine ilişkin düzenlemenin yalnızca kamu görevlileri yönünden öngörüldüğü, 2.6. Geçici köy korucularının durumuna ise maddenin (h) bendinde yer verildiği, bu kişilere 2330 sayılı
Kanuna göre aylık bağlanacağı ve birinci fıkranın (c), (d), (g) bentlerindeki haklardan yararlanacağının düzenlendiği, bu kişiler yönünden emekli ikramiyesi ödenmesine yönelik olarak fıkranın (a) bendine herhangi bir gönderme yapılmadığı, 2.7. Ayrıca mahkeme kararları sunulmak suretiyle, benzer nitelikte uyuşmazlıklar üzerine yargı organlarınca verilen kararlarda da emekli ikramiyesinin 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olan kamu görevlilerine ödeneceği, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendindeki kişilerin bu kapsamda olmadığı tespitinin yapıldığı, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, /
5. 3713 sayılı terörle Mücadele Kanununun “Yardım” başlıklı 21 inci maddesi; “kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.
b) Yurtiçinde veya yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malul olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimleri, 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere, herhangi bir kira bedeli alınmaksızın on yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam edebilirler. Kamu konutundan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgah olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli on yıl süre ile Devletçe karşılanır; ancak kamu konutlarından kira ödemeksizin yararlanılan süre, kira yardımından yararlanılan süreden düşülür. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır. Bütün hak sahipleri adına bir konut için yapılacak aylık kira yardımının üst limiti ile ödeme usul ve esasları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle
Maliye Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Bu Kanun hükümlerine göre aylık alan maluller ile hayatını kaybedenlerin dul ve yetimlerine yapılan gayrimenkul hibeleri veraset ve intikal vergisinden, devir işlemleri harçlarından ve döner sermaye ücretlerinden ve bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kağıtlar için tahakkuk edecek damga vergisinden müstesnadır. Bu gayrimenkullerin maliyet bedellerinin tamamı bunları hibe edenler tarafından 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi ve 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesi kapsamında dönem gelirinden veya kurum kazancından indirilebilir.
c) (Mülga bend: 12.07.2013 – 6495 S.K/Madde 102)
d) (Mülga bend: 12.07.2013 – 6495 S.K/Madde 102)
e) Malul olanlar ile ölenlerin dul ve yetimleri, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca kendilerine verilen tanıtım kartlarını ibraz etmeleri durumunda, kamu kurum ve kuruluşlarına ait bütün hastanelerde muayene ve tedavi edilirler. Bunların her türlü tedavi giderleri; ilgililerin herhangi bir kamu kurumu veya kuruluşunda çalışmaları halinde bu kurum veya kuruluşça, emekli, yaşlılık, malullük veya dul ve yetim aylığı almaları halinde bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumunca, herhangi bir kuruma tabi olarak çalışmamaları, 01/07/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk
Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında aylık alanlar hariç emekli, yaşlılık, malullük veya dul ve yetim aylığı almamaları durumunda Milli Savunma veya İçişleri Bakanlığınca karşılanır. Malul olanların eksilen vücut organları, yurt içi veya yurt dışında en son teknik usullere göre yapılması mümkün sunileriyle tamamlatılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır.
/
f) Yurtiçinde tedavileri mümkün olmayanlar, yetkili sağlık kuruluşlarının raporlarına istinaden yurtdışında.
g) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz olanlar ile kimsesizler, kamu kurum ve kuruluşlarına ait, bunlar bulunmadığı takdirde özel rehabilitasyon ve bakım merkezleri, yurtlar ve huzurevlerinde parasız olarak veya masrafları devlet tarafından karşılanmak üzere barındırılır, baktırılır.
h) Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak veya engelli hale gelerek ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanlar, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır. Bu fıkra kapsamında er ve erbaşlar için bağlanacak aylıklar, bitirmiş oldukları okullar neticesinde hak kazandıkları unvanlar üzerinden yürütmüş oldukları kamu görevleri sebebiyle daha yüksek aylık bağlanmasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; en az dört yıllık yüksek öğrenim mezunu olanlar sekizinci derecenin birinci kademesindeki, diğerleri ise eğitim durumlarına bakılmaksızın onuncu derecenin birinci kademesindeki
“Memur” unvanlı kadrolarda bulunanların emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden hesaplanacak vazife malullüğü aylığı tutarından düşük olamaz ve bunlar için 5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre yapılacak yükseltmelerde aynı unvan ve derece başlangıç olarak esas alınır ve derece yükselmelerinde kadro şartı aranmaksızın yüksek öğrenim mezunu gibi işlem yapılır.
ı) (Mülga bend: 03.10.2016 – 676 S.KHK/Madde 89)
i) Yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencileri, harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarında okuyanlar, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi fakülte ve yüksekokullarında okuyanlar, üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığı adına öğrenim görenler ya da kendi hesabına öğrenim görmekte iken Milli Savunma
Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okumaya devam edenler, Polis Akademisi ile Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde veya üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görenler veya kendi hesabına öğrenim görmekte iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görmeye devam edenler, Emniyet Genel
Müdürlüğü veya Milli İstihbarat Teşkilatı hesabına açılan okullarda öğrenim görenler ile Milli Savunma
Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına öğrenim görmek üzere temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılmamış olup bu öğrenimleri veya eğitimleri nedeniyle bu Kanun kapsamındaki terör eylemlerinde hedef alınarak hayatını kaybedenler ile yaralanan veya engelli hale gelenlerden ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı
Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d)
bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun
hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır.
j) Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hale geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır.
Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri kapsamına girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan, engelli hale gelen, hastalanan veya hayatını kaybedenler, birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılır.
Birinci fıkranın (h), (i) ve (j) bentlerinde belirtilenlerden bu Kanun kapsamındaki olaylar sebebiyle yaralananlar, tedavileri sonuçlanıncaya veya maluliyetleri kesinleşinceye kadar geçen süre içinde 5510 sayılı Kanuna göre sağlanan sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan, aynı sebeplerle tedavi gören malul kamu görevlilerine ilişkin hükümler çerçevesinde yararlandırılır. Erbaş ve erler için Türk Silahlı
Kuvvetlerine ait sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedaviler hariç, bu kapsamda yapılacak giderlerin tamamı; ilgililerin genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Ancak, bu kişilerden 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortası kapsamında yer almayanlar için, Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılmış olan giderler, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından; erbaş ve erler için ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik
Komutanlığı, diğerleri için Maliye Bakanlığından tahsil olunur.
Kendilerine aylık bağlanan dul ve yetimler; ilgili sosyal güvenlik kurumları mevzuatı gereği aylıklarının kesilmesi halinde, bu madde ile verilen diğer haklardan da yararlanamazlar.”, şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran özetle, geçici köy korucusu olarak görev yapmaktayken yaralanması nedeniyle 2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü aylığı aldığını, 3713 sayılı Kanun uyarınca “kamu görevlilerine” 30
yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödendiğini, geçici köy korucularının da geniş anlamda kamu görevlisi olduğunu belirterek tarafına 3713 sayılı Kanun uyarınca 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir.
8. SGK tarafından özetle, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca yalnızca 5434 sayılı Kanun kapsamındaki iştirakçilere ya da 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamındaki sigortalılara 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödendiği, geçici köy korucusu olan başvuranın anılan düzenleme kapsamda bulunmadığı ifade edilmektedir.
9. Bu çerçevede uyuşmazlığın, geçici köy korucu olan başvuranın 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesi kapsamında kamu görevlisi olarak nitelenip nitelenemeyeceği ve kendisine 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenip ödenemeyeceği noktalarında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
10. 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde kamu görevlilerinden bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacağı düzenlenmiştir. Bunun yanında madde kapsamında sağlanan diğer hakların neler olduğu ve bu haklardan kimlerin hangi esaslarla yaralanacağı ise devam eden bentlerde ve diğer fıkralarda ayrıca sayılmıştır.
10.1. Birinci fıkranın (a) bendinde, aylık bağlananlara ödenecek aylığın toplam tutarının, görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan düşük olamayacağı; yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine ise mevcut aylıkları üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceği düzenlenmiştir.
10.2. Birinci fıkranın (b) bendinde kamu konutlarından yararlanmaktayken Kanun kapsamında malul duruma düşenlerin ve hak sahiplerinin kamu konutlarından yararlanma ve kira yardımı hakkına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
10.3. Birinci fıkranın (c) ve (d) bentlerinde sırasıyla yer verilen faizsiz konut kredisinden yararlanma hakkı ve ücretsiz seyahat hakkına ilişkin düzenlemeler ise 6495 sayılı Kanunla mülga hale gelmiş ise de anılan haklara ilişkin düzenlemeler aynı Kanunla ilgili kanunlarda yeniden düzenlenmiştir.
10.4. Birinci fıkranın (h) bendinde, erbaş ve erler ile geçici veya gönüllü köy korucularından; terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak veya engelli hale gelerek ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocuklarının da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılacağı; erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılacağı düzenlenmiştir.
10.5. Öte yandan birinci fıkranın (i) bendinde öğrencilerin, (j) bendinde sivillerin durumu kendilerine sağlanmış haklar yönünden ayrıca düzenlenmiştir.
10.6. Maddenin ikinci fıkrasında, kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri kapsamına girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen
olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan, engelli hale gelen, hastalanan veya hayatını kaybedenlerin, birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılacağı, 10.7. Maddenin üçüncü fıkrasında, birinci fıkranın (h), (i) ve (j) bentlerinde belirtilenlerden bu Kanun kapsamındaki olaylar sebebiyle yaralananların, tedavileri sonuçlanıncaya veya maluliyetleri kesinleşinceye kadar geçen süre içinde 5510 sayılı Kanuna göre sağlanan sağlık hizmetlerinden ve diğer haklardan, aynı sebeplerle tedavi gören malul kamu görevlilerine ilişkin hükümler çerçevesinde yararlandırılacağı; erbaş ve erler için Türk Silahlı Kuvvetlerine ait sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedaviler hariç, bu kapsamda yapılacak giderlerin tamamının ilgililerin genel sağlık sigortalısı olup olmadığına bakılmaksızın
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı ancak bu kişilerden 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortası kapsamında yer almayanlar için, Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılmış olan giderlerin ilgisine göre fıkrada sayılı kurumlardan tahsil edileceği düzenlenmiştir.
10.8. Bu çerçevede maddede sayılı haklardan yararlananların sırasıyla kamu görevlileri (birinci fıkranın birinci cümlesi), erbaş ve erler ile geçici veya gönüllü köy korucuları (h bendi), öğrenciler (i bendi) ve siviller (j bendi) olarak gruplandığı, ancak bu kişilerin yararlandıkları hakların salt sayıldıkları bentlerde belirlenmediği, başkaca hakların yer aldığı fıkra ya da bentlerde ilgili bentlere yapılan atıflarla anılan haklardan bu kişilerin de yararlandırıldığı görülmektedir.
11. Nitekim geçici köy korucularının durumu ve bunlara Kanun kapsamında sunulan haklar erbaş ve erlerle birlikte öncelikle birinci fıkranın (h) bendinde belirlenmiş olmakla birlikte maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında (h) bendine atıf yapmak suretiyle anılan fıkralardaki haklardan bu kişilerin de yararlanacağı düzenlenmiştir. Buna göre, geçici köy korucularının maddenin birinci fıkrasının (c), (d), (g)
ve (h) bendi ile maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasındaki haklardan yararlanabileceği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Somut olayda başvuranın da birinci fıkranın (h) bendi kapsamında yer aldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
12. Diğer yandan uyuşmazlık konusu olan birinci fıkranın (a) bendinde bağlanacak aylığın tutarına ilişkin bir belirleme yapılırken ilgililerin “görevde olan emsallerinin” kıstas alındığı, ödenecek emekli ikramiyesinin hesabına ise durumlarına göre en yüksek devlet memuru aylığının ya da kendi aylıklarının esas alındığı görülmektedir. Bu durumda madde kapsamında emsal aylık ve 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenecek olanların görev aylığı alanlar dolayısıyla kamu görevlileri olduğu anlaşılmaktadır.
13. Bununla birlikte maddenin ikinci fıkrasında terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan, engelli hale gelen, hastalanan veya hayatını kaybedenlerin birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlanacağı düzenlenirken
“Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri kapsamına girenlerden…” şeklinde bir ayrıma gidildiği dolayısıyla (h) bendinde sayılan geçici köy korucularının madde kapsamında “kamu görevlisi” olarak sayılanlar arasında yer almadığı anlaşılmaktadır.
14. Bu durumda 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde kamu görevlileri ile geçici köy korucularının da içinde sayıldığı diğer statülerin farklı gruplar olarak nitelendiği, geçici köy korucularının madde kapsamında yararlanabileceği hakların birinci fıkranın (h) bendi ile maddenin ikinci ve üçüncü fıkrasında
açıkça belirtildiği, bu itibarla geçici köy korucularının yararlanabileceği hakların birinci fıkranın (c), (d), (g) ve (h) bendi ile ikinci ve üçüncü fıkrada belirlenen haklar olduğu, ayrıca maddede emsal aylık ve 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödemesinden kamu görevlisi olanların yararlanacağının düzenlendiği, kamu görevlisi olarak nitelenenler dışındaki statülerde – geçici köy korucuları, öğrenciler, siviller- sayılanlara emsal aylık ve 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceğine ilişkin açık bir düzenlemeye gidilmediği gibi maddenin bütününden bu sonuca ulaşmaya imkân bulunmadığı anlaşıldığından 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesi kapsamında bulunan geçici köy korucularına 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
15. Bu çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında bulunan başvurana, kamu görevlisi olmadığı ve kanunda da ilgili bende bir gönderme bulunmadığından aynı fıkranın (a) bendi uyarınca 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; SGK’dan istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarelerin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi