T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/16939-S.22.26001

BAŞVURU NO : 2022/10538

KARAR TARİHİ : 26/12/2022

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Geçici Müteahhitlik Yetki Belgesi ücreti hk.

BAŞVURU TARİHİ : 27/07/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Geçici Müteahhitlik Yetki Belgesi için ödenen Yapı Müteahhitliği Yetki Belgesi ücretinin

6306 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olan vergi, harç ve ücret muafiyetleri arasında yer almadığı gerekçesiyle,

söz konusu ücretin İdare tarafından mevzuat kapsamında sağlanacak muafiyetler arasında değerlendirilmediğini belirtmektedir. Başvuran, 6306 sayılı Kanun kapsamında muafiyet uygulamasının incelenmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 04/10/2022 tarih ve sayılı Bilgi ve Belge Talebi konulu yazısına istinaden

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 13/10/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında muafiyet

sağlanacak vergi, harç ve ücretlerin, Kanun’un 7 nci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkralarında düzenlendiği ve bu Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 16 ncı maddesinin onikinci fıkrasında açık bir şekilde sayılmış olduğu, Kanun kapsamında muafiyetlerin, riskli yapı olduğu belirlenen bir yapının yıkımından dönüşümüne kadar ki aşamada ilgili mevzuat gereğince malikin iradesinden bağımsız olarak alınması zorunluluk arz eden izin ve belgeleri kapsamakta olduğu ifade edilerek

“Geçici Müteahhitlik Yetki Belgesi” alınmasının bu kapsamda mecburi işlemlerden olmaması ve isteğe bağlı bir işlem olması nedeniyle, mevzuat kapsamında sağlanacak muafiyetler arasında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, Belirtilmiştir.

3) Kurumumuzun 04/10/2022 tarih ve sayılı Bilgi ve Belge Talebi konulu yazısına istinaden

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü’nden alınan 12/10/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

3.1) 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında muafiyet

sağlanacak vergi, harç ve ücretlerin, Kanunun 7’nci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkralarında düzenlendiği ve bu Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16’ncı maddesinin onikinci fıkrasında açık bir şekilde sayılmış olduğu, Geçici Müteahhitlik Yetki Belgesi için ödenen Yapı Müteahhitliği Yetki Belgesi ücretinin 6306 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olan vergi, harç ve ücret muafiyetleri arasında yer almadığı, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Anayasamızın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74’üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, Denilmektedir.

6) 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un “Dönüşüm

gelirleri” başlıklı 7’ nci maddesinin 9’ uncu fıkrasında; “Bu Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu; a) Bu Kanun kapsamındaki taşınmazların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların malik, işi yüklenen müteahhit ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,21 b) Bu Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, bu Kanun kapsamındaki parsellerde veya alanlarda veya söz konusu parsel ve alanların dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması veya ipotek tesis edilmesi işlemleri, c) Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri ile

Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO) tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri,22 ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır. Bu Kanun kapsamındaki iş, işlem ve uygulamalar, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi ve İdarenin, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri tarafından yürütülüyor ise, bu şirketlerce yapılan iş, işlem ve uygulamalarda da bu fıkrada belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır.”,

7) 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un “Dönüşüm

gelirleri” başlıklı 7’ nci maddesinin 10’ uncu fıkrasında; “Riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapıların bulunduğu parsellerde, gerçek kişilerce ve özel hukuk tüzel kişilerince uygulamada bulunulması halinde, fonksiyon değişikliğine bakılmaksızın, mevcut inşaat alanının bir buçuk katına kadar olan yeni inşaat alanı için belediyelerce harç ve ücret alınmaz.”,

8) 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin “Kira yardımı ve diğer yardımlar” başlıklı 16’

ncı maddesinin 12’ nci fıkrasında; “Kanunun 7 nci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkralarında

belirtilen şartlar dahilinde alınmaması gereken harç, vergi ve ücretler şunlardır:

a) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 38 inci maddesi uyarınca alınan noter harçları.

b) Harçlar Kanununun 57 nci maddesi uyarınca alınan tapu ve kadastro harçları.

c) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 79 uncu, mükerrer 79 uncu, 80 inci ve ek

1 inci maddeleri uyarınca belediyelerce alınan harçlar.

ç) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca damga vergisine tâbi kâğıtlar sebebiyle alınan damga vergisi.

d) 8/6/1959 tarihli ve 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca alınan veraset ve intikal vergisi.

e) Kullandırılacak kredilerden dolayı lehe alınacak paralar sebebiyle 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider

Vergileri Kanunu uyarınca alınması gereken banka ve sigorta muameleleri vergisi.

f) Kurum ve kuruluşlarca döner sermaye ücreti adı altında alınan bütün ücretler ile riskli olarak tespit edilen yapı ile bu yapının yerine yapılacak yeni yapıya ilişkin olarak belediye meclisi kararı ile belirlenen ve alınan her türlü ücret”,

9) “Plân, fen, sanat, sağlık, çevre şartlarına ve standartlara uygun yapı inşa edilmesine yönelik yapım

faaliyet ve süreçlerinin takibini sağlamak üzere, yapı müteahhitlerinin ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterliklerine göre sınıflandırılarak yetki belgesi numarası verilmesine, kayıtlarının tutulmasına, belge numaralarının veya gruplarının iptaline ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla kabul edilen ve yapı ruhsatına tâbi her türlü yapım işinde, yapı müteahhitliğini üstlenecek olan gerçek ve tüzel kişileri kapsayan

Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik’in

“Uygulanacak ilke ve kurallar” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında “Tek parselde bir bodrum katı dışında, en çok iki katlı ve toplam yapı inşaat alanı 500 metrekareyi geçmeyen yapılarda; yapı müteahhitliğine ilişkin bütün sorumlulukları üstlenmek şartıyla parsel maliki kendi yapısını inşa edebilir.

Bu durumdaki yapılar için ayrıca yapı müteahhidi aranmaz. Sadece o yapım işinde kullanılmak ve beş yıl içinde bir defaya ve tek bir yapıya mahsus olmak üzere, yapı sahibine geçici yetki belgesi numarası verilir.

Yapı sahibinin aynı zamanda yapı müteahhitliğini üstlendiği durumlarda sözleşme şartı aranmaz.”,

9.1) “Yetki belgesi numarası için başvuru” başlıklı 11’inci maddesinin dördüncü fıkrasında “Geçici

grup yetki belgesi numarası almak isteyen yapı sahibi tacir olmayan gerçek kişiden yeterlik belgeleri ve meslek odasına kayıt belgesi istenmez. Ancak 5 inci maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılanlardan, birinci fıkranın (b) bendindeki belgeler ile mülkiyeti kanıtlayıcı belgeler ve başvuruyu imzalayanın başvuru yapmaya yetkili olduğuna dair belge istenir.”

9.2) “Yetki belgesi grupları ve kullanımı” başlıklı 14’üncü maddesinin birinci fıkrasında “Yetki

belgesi grupları, mesleki ve teknik yeterlikler ile ekonomik ve mali yeterlikler esas alınarak; A, B, B1, C,

C1, D, D1,E, E1, F, F1, G, G1, H ve geçici olmak üzere gruplandırılır.”; (l) bendinde “Geçici Grup:

Ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlikler ile iş deneyimi ve iş gücü koşulu aranmaz.”

düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın talebinin

reddedilmesine ilişkin idari işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı değerlendirildiğinden, İdareye Tavsiye

Kararı verilmesi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11) Başvuran; 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, Geçici Müteahhitlik Yetki Belgesi için ödenen Yapı

Müteahhitliği Yetki Belgesi ücretinin İdare tarafından mevzuat kapsamında sağlanacak muafiyetler arasında değerlendirilmediğini belirtmektedir. Başvuran, 6306 sayılı Kanun kapsamında muafiyet uygulamasının incelenmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.

12) Burada, İdare’nin açıklamasının yasal dayanağı bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa

kavuşturulması gerekmektedir.

13) Söz konusu hususun açıklığa kavuşturulması için yukarıda bahsedilen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki

Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.

14) İlgili Bakanlık ile yapılan görüşmeler neticesinde ve Bakanlığın web sayfasında yer alan döner

sermaye birim fiyat listesinde, Geçici Yapı Müteahhidi Yetki Belgesi ücretinin döner sermaye ücreti adı altında alındığı incelenmiş olup, söz konusu hususa ilişkin ilgili mevzuatta, döner sermaye ücreti adı altında alınan bütün ücretlerin Kanunun 7 nci maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkralarında belirtilen şartlar dahilinde alınmaması gereken harç, vergi ve ücretlerden olduğu görülmektedir.

15) Bununla birlikte, söz konusu hususa ilişkin ilgili mevzuatta, İdarenin açıklamasında yer verdiği “isteğe

bağlı bir işlem olması nedeniyle, mevzuat kapsamında sağlanacak muafiyetler arasında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı” hususuna ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı görülmüştür.

15.1) Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan “belirlilik” ilkesinin gereği olarak, maddi hukuk ve usul

kurallarının önceden öngörülebilir bir açıklıkta ve kişilerin haklı beklentilerini bariz şekilde berteraf etmeyecek düzenlemeler yapılmasını gerektireceği hususu göz önünde bulundurularak ilgili Yönetmelik düzenlemesinin, Kanunun lafzına uygun görüldüğü değerlendirilmiştir.

16) Ayrıca, kentsel dönüşüm, bir taraftan bireylerin yaşamları için daha güvenilir bir ortam oluşturmakta

diğer taraftan da bireylere daha geniş bir sosyal yaşam alanı sunmaktadır. Bu çerçevede kentsel dönüşümü gerçekleştirmek için Türkiye’de 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında

Kanun 2012 yılında yürürlüğe girmiştir. Devlet kentsel dönüşüm sürecine işlerlik kazandırmak için bu

Kanun aracılığı ile vergi, harç vb. yükümlülüklere ilişkin istisnalar getirmiştir.( Sayıştay Dergisi • Sayı : 2022/16939-S.22.26001105

Nisan – Haziran 2017)

17) 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun ve bu Kanun’a yönelik

Uygulama Yönetmeliği, bilhassa risk taşıyan yapı ve alanların yerine sağlam ve güvenilir yapıların meydana getirilmesinin önünü açmıştır. Bu bağlamda ilgili mevzuat, riskli yapı ve alanların meydana getirebileceği riski azaltarak can ve mal kaybını önlemeyi, rezerv yapı alanı olarak tanımlanan yeni yerleşim alanlarının oluşturulmasını amaçlamaktadır. Bu mevzuatın yürürlüğe girmesiyle birlikte, bireylerin ve dolayısıyla toplumun refahında iyileşmelerin meydana geldiğini veya gelebileceğini söylemek mümkün olacaktır. 6306 sayılı Kanun incelendiğinde, kanun yapıcının afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi konusunda gerçekten özverili davrandığı anlaşılmaktadır. İlgili mevzuatın özellikle riskli yapı ve alanlar ile rezerv yapı alanlarına ilişkin devir, satış vb. gibi işlemleri vergi, resim ve harçlardan

arındırmış olması, kanun yapıcının bu konudaki fedakârlığını açıkça ortaya koymaktadır. Özellikle vergi ve harçlara yönelik istisnaların, bireyleri kentsel dönüşüm bağlamında motive ettiği, bu süreci hızlandırdığı düşünülmektedir. (Sayıştay Dergisi • Sayı : 2022/16939-S.22.26001105 Nisan – Haziran 2017)

18) Ancak afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkındaki mevzuata ilişkin İdarenin başvuruya

konu husustaki görüşü dikkatlice incelendiğinde, kentsel dönüşüme ilişkin vergi ve harçlara ilişkin istisnaların kapsamını daralttığı görülmektedir. Öte yandan bu görüşün, dönüşüm sürecinin işleyişini zayıflatacağı düşünülmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Söz konusu hususta yapılan değerlendirme neticesinde; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan gönderilen yazının makul süre içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği incelenmiş olup, adı geçen İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci

fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Geçici yapı müteahhidi yetki belgesi ücretinin mevzuat kapsamında sağlanacak muafiyetler arasında değerlendirilmesi hususunda ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI’NA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA VE ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis

edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi