|
ÖZET: Başvuran, Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini talep etmiş, ancak bu talep, kurumun güvenlik gerekçeleriyle reddedilmiştir. İdare ve Gözlem Kurulu, başvuranın geçmişteki disiplin ihlalleri ve güvenlik riskleri nedeniyle naklinin uygun olmayacağına dair olumsuz görüş bildirmiştir. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54. maddesi ve Adalet Bakanlığı’nın 167 sayılı Genelgesi çerçevesinde, hükümlülerin nakil talepleri, güvenlik ve asayiş açısından titizlikle değerlendirilmektedir.
Başvuranın, nakil talebini destekleyen gerekçeleri yeterli bulunmamış ve geçmişteki disiplin cezaları, nakil talebinin reddinde etkili olmuştur. İlgili mevzuat uyarınca, nakil işlemlerinin güvenlik riskleri göz önünde bulundurularak yapılması gerektiği vurgulanmış, bu nedenle Bakanlıkça alınan kararın hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/1225-S.23.2072
BAŞVURU NO : 2022/11070
KARAR TARİHİ : 27/01/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Başvuran, Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini uygun
BAŞVURUNUN KONUSU :
gören yazının iptaline ilişkin idari işlemin kaldırılarak, anılan kuruma naklinin sağlanmasını talep etmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 04/08/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle, uzun süredir cezasını infaz etmekte olduğunu, iyi halli olarak 8,5 yıl Muş E Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda kaldıktan sonra kendi isteği ile 04/12/2014 yılında Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna nakil gittiğini, 2021 Eylül ayında tekrar Muş E Tipi kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebinde bulunduğunu, 27/09/2021 tarihinde nakil talebinin kabul edildiğini, ancak Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğü’nün 05/10/2021 tarihli yazısı ile nakilden vazgeçildiğinin tarafına tebliğ edildiğini, yazıda gerekçe belirtilmemekle birlikte Muş Cumhuriyet Başsavcılığının yazısına binaen nakilden vazgeçildiğinin anlaşıldığını, ilgili mevzuatta naklinin iptalini gerektirecek bir düzenleme bulunmadığını, disiplin sebebiyle kurumdan ayrılanların dahi belli bir süre sonra ayrıldıkları kurumlara geri dönebildiklerini, Muş Ceza İnfaz
Kurumunda adli bir kovuşturmada sanık olarak yargılandığı davada anılan Kuruma naklinden vazgeçilmesi sebebiyle zan altında kaldığını iddia ve ifadeyle, nakilden vazgeçme kararının kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden
02.09.2022 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, adı geçen Genel
Müdürlüğün 17/11/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısında,
2.1. 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin İkinci Bölüm “Hükümlülerin Kendi İstekleri ile Nakilleri” başlıklı 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde; ”Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması” gerektiğinin hüküm altına alındığı, 2.2. ”Elektronik Nakil Uygulama Esasları” 23 üncü maddesinde de ”Nakli uygun görülen kişi daha önce bu kurumda kalmışsa ve iadesi uygun değilse en geç nakil emrinden sonraki 5 gün içerisinde Bakanlık tarafından değerlendirilmek üzere; gidecekleri yer ceza infaz kurumu tarafından, kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda idare ve gözlem kurulu alınarak Bakanlığa ve kişinin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilecek; Bakanlık tarafından naklin uygun olacağı veya iptal edildiği yönünde emir gelmeden nakil yapılmayacaktır….” hükmüne yer verildiği, 2.3. Bu kapsamda; adı geçenin daha önce barındırıldığı ve naklinin uygun görüldüğü Muş E Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumu tarafından alınan idare ve gözlem kurulu kararındaki somut gerekçelere istinaden naklinden vazgeçildiği, 2.4. Adı geçenin, bilgi formu incelenmesi sonucunda, infaz edilmemiş veya kaldırılmamış herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığının tespit edildiği, 2.5. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği, 2.6. Bu nedenle, birçok ceza infaz kurumunda kapasitelerinin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan her talebin uygun değerlendirilemediği hususunu, Bilgilerinin verildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üç ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun; 4.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”; 4.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili
bentlerinde; “(1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar. b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir… g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur. h) Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır.” 4.3. “Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması” başlıklı 23 maddesinin ilgili fıkralarında “(1)
Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması aşağıdaki esaslara göre yapılır: a) Hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, aklî ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâkî eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejimi; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılır. Hükümlüler, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilirler… g) Gözlem sonunda, gözlem merkezi hükümlüye ait dosyayı görüşü ile birlikte Adalet Bakanlığına gönderir. Gözlem sonucuna göre hükümlünün gönderileceği infaz kurumu Bakanlıkça belirlenir…” 4.4. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 4.5. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54 üncü maddesinde, “(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri,
b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir…” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 29/3/2020 tarih ve 31083 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi
İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin “Hükümlülerin Nakillerinde
Dikkat Edilecek Hususlar” başlıklı 127 nci maddesinin ilk fıkrasında; “Hükümlülerin nakillerinin 5275 sayılı Kanunun 53 ila 58 inci maddeleri hükümlerine göre gerçekleştirilir.”, 7. Adalet Bakanlığının 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı Ceza İnfaz
Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu Genelgenin “Hükümlülerin Kendi
İstekleri İle Nakilleri” başlıklı 15 inci maddesinin birinci fıkrasında, Kanunun ve Yönetmeliğin
“Kendi istekleri ile nakil” maddelerinde aranan şartlara ek olarak; ‘‘h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir”; 8. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek “Temel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; “Yerleştirme ve Barındırma” başlıklı 17.1. , 17.2. ve 17.3 üncü maddelerinde, “Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.”, “Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.”, “ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’;
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 10. Başvuran, ayrıntılarına 1 inci paragrafta yer verildiği üzere; Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna naklini uygun gören yazının iptaline ilişkin idari işlemin kaldırılarak, anılan kuruma naklinin sağlanmasını talep etmektedir.
11. Başvurunun Kurumumuzca yapılan incelemesi kapsamında; idareden alınan 17/11/2022 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eki bilgi-belgelerin incelenmesinden başvuranın Muş E Tipi Kapalı
Ceza İnfaz Kurumuna nakline ilişkin iş ve işlemlerin aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir:
11.1. Başvuran Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde kalmakta iken, İdare ve Gözlem
Kurulu Başkanlığının 10/10/2017 tarihli ve 2017/3209 sayılı yazısıyla başvuranın da içinde bulunduğu bir grup hükümlü hakkında kurum güvenliğini zafiyete düşürecek eylemlerde bulunduklarının tespiti üzerine dinamik güvenlik sağlanması amacıyla konumlarına uygun başka Ceza İnfaz Kurumlarına sevklerinin sağlanması gerektiği yönündeki değerlendirmeleri Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün uygun görüşüne gönderilmiştir.
11.2. İlerleyen süreçte Bakanlıkça başvuranın “kendi isteğiyle” Patnos L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakli uygun görülmüştür.
11.3. Başvuran 2021 yılında Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklini talep etmiş, talebi Bakanlıkça uygun görülmüş, nakil kararı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 27/09/2021 tarih ve –/ sayılı Nakil Uygun yazısı ekinde görüşleri için Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmiştir.
11.4. Bakanlığın yazısına istinaden, Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem
Kurulu Başkanlığının tarihli ve 30/09/2021 Karar sayılı Kararında “Hükümlü hakkında yapılan değerlendirme; her ne kadar kendi isteği ile kurumumuzdan nakil gittiği anlaşılmış olsa da; hükümlünün kurumumuzda 2009 ile 2017 yılları arasında bulunduğu, 2 defa hücre hapis cezası aldığı, 3 defa ziyaretçiden men ceza aldığı, 1 defa kınama ile 1 defa bazı etkinliklerden alıkoyma disiplin cezaları aldığı, almış olduğu disiplin cezalarının içerisinde kavga, tutuklu hükümlü içerisinde baskı kurarak kurum idaresini zor durumda bırakma ve en önemlisi kurumun el işi atölyesinden çıkan erkek tutuklu ve hükümlülerle spor salonunda çıkan bayan tutuklu ve hükümlülerin buluşturulması eylemini organize edenlerle birlikte hareket ettiğinin bu hareketlerinden dolayı iki defa nakil talebinde bulunulduğu dosyasının tetkikinden anlaşılmıştır.” şeklinde değerlendirme yapılarak, başvuranın Bakanlıkça uygun görülen naklinin kuruma yapılmasının asayiş ve güvenlik nedeniyle uygun olmayacağına yönelik görüş
Bakanlığa bildirilmiştir.
11.5. Halen Diyarbakır 1 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan başvuran 16.06.2022 tarihinde tekrar Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna kendi isteğiyle nakil talebinde bulunmuştur.
11.6. Başvuranın nakil talebi Genel Müdürlüğün 23.06.2022 tarihli ve sayılı nakil onayıyla uygun görülmüştür. Bakanlık 167 sayılı Genelgenin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) ve (ı)
maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, uygun görülen nakil kararı hakkında Muş E Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunun görüşünü sormuştur.
11.7. Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 05/07/2022 tarihli ve Karar sayılı Kararında Kurulun 30.09.2021 tarihli ve sayılı önceki kararındaki gerekçeler tekrarlanmak suretiyle başvuranın Bakanlıkça uygun görülen naklinin asayiş ve güvenlik nedeniyle uygun olmayacağı yönünde Bakanlığa görüş bildirilmiş, anılan karardaki gerekçelere istinaden Bakanlıkça nakil işlemi iptal edilmiştir.
12. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3. maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır.
13. 5275 sayılı Kanunun 53-58. maddelerinde ‘nakiller’ başlığı altında, hükümlülerin nakillerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, hükümlülerin kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilecekleri hüküm altına alınmıştır.
14. Kanunun ‘Kendi istekleri ile nakil’ başlıklı 54 üncü maddesi, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için, durumlarına uygun en az üç yeri belirten dilekçe vermeleri, nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, bulundukları kurumda üç aydan fazla süredir kalıyor olmaları, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması gerektiği, talep edilen kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması gerektiği, mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması gerektiği ve daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiğini düzenlemiştir.
15. Adalet Bakanlığının Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 167 sayılı Genelgesinde ise bu şartlara ek olarak; hükümlülerin talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması gerektiği ve disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup
oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması gerektiğini düzenlenmiştir. Buna göre idare ve gözlem kurulu; talepte bulunanın kendisi, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda Bakanlığa görüş bildirecek, Bakanlık tarafından naklin uygun olup olmayacağına bu görüş doğrultusunda karar verilecektir.
16. Kanun ve Yönetmelikte yer almayan bu kurallara Genelgede yer vermekle, güvenlik ve asayiş konularında oldukça titiz davranması gereken Bakanlığın, uygulamada her türlü ihtimali bertaraf etmeyi amaçlayan işlevsel gerekçelere dayandığı anlaşılabilmektedir. Zira bir tutuklu ve hükümlü hakkında en yakın gözlemin Bakanlık merkezinden değil, bulunduğu kurum idaresi tarafından yapılacağı aşikardır. Bu kapsamda, gerek tutuklu ve hükümlünün kendisi, gerek diğer tutuklu ve hükümlülerle gerekse de personelle ilişkileri bakımından kişilerin can güvenliğine, tekrar suç işlemelerine ya da kurumun asayiş ve güvenliğine tehdit oluşturabilecek eylem, tutum ve davranışların oluşup oluşmayacağına yönelik güncel durum risk değerlendirmesinin yerinde daha derinlemesine yapılabileceği ve daha sağlıklı kanaat oluşturulabileceği şüphesizdir. Öte yandan, yapılan bu değerlendirmelerin görüş niteliğinde olduğu, nakil işlemine nihai olarak yine merkezden Bakanlıkça karar verildiği vurgulanmalıdır.
17. Somut dosya ilgili mevzuat ışığında incelendiğinde, başvuranın Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda kaldığı dönemde kurum içi güvenlik ve asayişi zafiyete uğratacak eylemleri nedeniyle pek çok kez disiplin cezası almış olduğu, bu sebeple Kurum idaresi tarafından “disiplin” nedeniyle durumuna uygun farklı bir infaz kurumuna naklinin iki kere Bakanlığa önerildiği, bu süreçte başvuranın kendi isteğiyle nakil talebinde bulunarak kurumdan ayrıldığı, tekrar aynı Kuruma nakil talebinde bulunduğunda Bakanlıkça nakil taleplerinin uygun görüldüğü, nakil uygun kararlarının 167 sayılı Genelgenin üst paragrafta yer verilen hükümleri uyarınca ceza infaz kurumuna gönderildiği, ancak Kurum idare ve gözlem kurulunun daha önce adı geçenin farklı kurumlara naklini talep etmelerine neden olan kurum asayiş ve güvenliğini zafiyete uğratan fiillerini somut ve açıkça ortaya koyarak Bakanlığa olumsuz görüş bildirdiği, Bakanlıkça da bu görüş doğrultusunda nakil kararından vazgeçildiği anlaşılmıştır.
18. Başvuranın Kurumumuzu muhatap dilekçesinin incelenmesinden, Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna nakil talebini yeterli ve makul gerekçelere dayandırdığı söylenememektedir. Her ne kadar ilgili
Kanun ve Yönetmeliğin “kendi isteği ile nakil” şartlarını düzenleyen maddelerinde kişilere sebep sunma zorunluluğu getirilmemiş ise de 167 sayılı Genelgenin muhtelif maddelerinde nakil kararlarında değerlendirme yapılırken, mevzuatta yer alan şartların karşılanması halinde, kişilerin ihtiyaç durumlarının ve önceliklerinin sundukları gerekçelere (can güvenliği, sağlık, aileye olan yakınlık, sosyal çevre, vb.) göre belirleneceğine işaret edildiği görülmektedir. Başvuranın dilekçesinde gerekçe olarak, hakkındaki nakilden vazgeçme kararı sebebiyle sanık olarak yargılandığı davada zan altında kaldığının belirtildiği görülmüş olup, yargı makamları tarafından davanın somut unsurlarına dayanılarak karar verileceği, ancak idarece nakil talebinin değerlendirilmesinde bu iddianın dikkate alınamayacağı değerlendirilmiştir.
19. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaçlarından birinin, hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak olduğu dikkate alındığında, her ne
kadar başvuranın mevcut durumda iyi halli olduğu anlaşılmakta ise de Muş E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu idare ve gözlem kurulunun başvuranın kurumda oluşturabileceği güvenlik riski nedeniyle nakline ilişkin olumsuz görüş bildiren kararlarının açık ve somut gerekçelere dayandırıldığı, ceza infaz kurumlarına yerleştirmede, suçun devamlı takibinin, güvenlik ve emniyet gereklerinin gözetilmesi gerektiğinden, Bakanlıkça ilgili mevzuatına uygun olarak İnfaz Kurumundan alınan görüş doğrultusunda nakilden vazgeçilmesinin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın dilekçesi bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. Maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, Başvurana ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi