|
ÖZET: Başvuran, 12 Şubat 2016 tarihinde çocuğunun doğumu nedeniyle çocuk yardımı talebinde bulunmuş, ancak 2016 Mart ile 2023 Ağustos tarihleri arasında bu yardımdan faydalanmadığını fark etmiştir. 21 Ağustos 2023 tarihinde, geçmişe dönük ödemelerin yasal faiziyle birlikte yapılması için başvuruda bulunmuş, ancak idareden yanıt alamadığı için 5 Eylül 2023 tarihinde tekrar bilgi talep etmiştir. 25 Eylül 2023’te, 2019 Ocak ile 2023 Eylül tarihleri arasında 3.997,06 TL ödeme yapılmış, ancak bu ödemenin yasal faizi hesaplanmamıştır. Başvuran, çocuk yardımı ödemelerinin 2016 Mart tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte yapılmasını talep etmektedir.
Samsun Valiliği Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, başvuranın 2016 tarihli ilk dilekçesinin alındığını, ancak sonraki dönemlerde ödemelerin yapılmadığını belirtmiştir. İdare, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 34. maddesi gereğince, geçmişe dönük 5 yıl için ödeme yapılabileceğini ifade etmiştir. Ancak, başvuranın talebi 2016 yılı başlangıç tarihine dayandığı için, bu talebin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın geçmişe dönük çocuk yardımı talebinin reddini uygun bulurken, 2019 yılı başlangıç tarihine kadar yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği yönünde Gençlik ve Spor Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, başvuranın taleplerine zamanında cevap vermemesi ve başvuru yollarını göstermemesi, iyi yönetim ilkelerine aykırı olarak değerlendirilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/3239-S.24.5133
BAŞVURU NO : 2023/15917
KARAR TARİHİ : 21.03.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI
Geçmişe dönük çocuk yardımı ödemelerinin yasal faizi hesaplanarak
BAŞVURUNUN KONUSU :
tarafına ödenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04.10.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 11.02.1998 yılından itibaren Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Samsun Bölge Müdürlüğü, KYK Samsun İl Müdürlüğü ve kurumların birleşmesiyle 2019 yılından itibaren Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olarak görev yapmakta olduğunu, 12.02.2016 tarihinde oğlunun doğumu nedeniyle 24.02.2016 tarihli dilekçe ile Aile Yardımı
Bildiriminde bulunarak çocuk yardımı talebinde bulunduğunu; ancak 2023 yılı Ağustos ayı bordrosunu kontrol ettiğinde çocuk yardımı talebi doğrultusunda 2016 Mart -2023 Ağustos ayları arasında tarafına hiç ödeme yapılmadığını fark ettiğini, bu duruma istinaden 21.08.2023 tarihinde Kurumdan dilekçe ile 2016
Mart- 2023 Ağustos ayları arası çocuk yardımının faiziyle birlikte tarafına yatırılması için talepte bulunduğunu, idare tarafından cevap verilmemesi nedeniyle 05.09.2023 tarihinde dilekçe ile tekrar bilgi edinme talebinde bulunduğunu, 25.09.2023 tarihi itibarıyla 2019 Ocak – 2023 Eylül aylarını kapsayan çocuk yardımı için tarafına yasal faiz hariç 3.997,06 TL net ödeme yapıldığını, çocuk yardımından doğan alacağın Mart 2016 yılından itibaren hesaplanmadığı ve yasal faizinin yatırılmadığı hakkında 25.09.2023 tarihinde tekrar bilgi edinme talebinde bulunduğunu, 03.10.2023 tarihinde tarafına verilen cevabi yazıda dayanak olarak gösterilen 5018 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin başvuru konusuyla ilgili olmadığını, çocuk yardımı alacağının ödeme emrine hiç bağlanmadığını, doğal olarak da emanete hiç alınmadığını, ayrıca yasal faiz ödemesine ilişkin tarafına herhangi bir bilgi verilmediğini, Kurumuna duyduğu güven ile
Kurumunun yargı masrafına neden olmamak için yargı yoluna başvurmadığını belirterek çocuk yardımı ödemelerinin 2016 yılı Mart ayından itibaren yasal faiz hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 23.10.2023 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Samsun Valiliği Gençlik ve
Spor İl Müdürlüğü tarafından gönderilen 09.11.2023 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın 21.08.2023 tarihli dilekçesinde 12.02.2016 tarihinde doğum yaptığı, 24.02.2016 tarihinde
Aile yardımından faydalanması ile alakalı olarak talepte bulunduğu; ancak 21.08.2023 tarihinde bordrosunu incelemesi sebebiyle Aile Yardımı ( Çocuk Yardımı) almadığını fark ettiğini ve geçmişe dönük Aile
Yardımının iadesi talebinde bulunduğunu, yapılan inceleme neticesinde başvuranın 7 Yıl 6 aylık Aile
Yardımı (Çocuk Yardımını) almadığının anlaşıldığı, başvuranın Aile Yardımı Ödeneğini alması adına inceleme yapıldığı ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 34 üncü maddesinde
“Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı mali yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir…” denmekte olduğundan 2019 Ocak ayından başlamak üzere 2023 Ağustos arasında kalan 5 Yıl için kendisine 22.09.2023 tarih ve – – sayılı MYS ile net 3.997,06 TL çocuk yardımı ödemesi gerçekleştirildiği, 2.2. Başvurana ait güncel hizmet belgesi ve kadro durumuna ilişkin belgelerin yazı ekinde sunulduğu, 2.3. Başvuranın çocuk yardımı için dilekçe yolu ile yaptığı başvuruların onaylı birer örneklerinin yazı ekinde sunulduğu, 2.4. 15.04.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi gereğince 2016 yılının başından itibaren
Kredi ve Yurtlar Kurumu Bölge Müdürlüğü kapatılarak İl Müdürlüğü statüsüne dönüştürüldüğü, Samsun
Kredi ve Yurtlar Kurumu Bölge Müdürlüğüne bağlı Samsun, Sinop, Amasya, Tokat, Çorum İl
Müdürlükleri kurulduğu, iş ve işlemleri bir süre kapatılan Samsun KYK Bölge Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü, başvuranın 24.02.2016 tarihinde aile yardımından faydalanması ile alakalı ilk dilekçesinin işleme alındığı ve 15.02.2016 – 14.03.2016 dönemine ait Aile Yardımı ( Çocuk Yardımı ) kendisine ödendiği; ancak Memur ve Sözleşmeli maaş iş ve işlemlerinin yapıldığı Kamu Hesapları Bilgi Sistemine (KBS) giriş işleminin, işlerin yoğunluğu ve diğer illerin kuruluş iş ve işlemleri sebebiyle sehven gözden kaçtığı, ayrıca başvuranın aile yardımı almadığını 2016-2023 yılları arasında hiç fark etmediği, 2.5. Başvuru konusu talebe ilişkin aynı durumda olan başka bir personel bulunmadığı, 2.6. Şikâyet konusu talebe ilişkin olarak Kuruma ulaşan bir dava dosyasına ilişkin tebligat ve/veya mahkeme kararı bulunmadığı, 2.7. Şikâyet konusu Aile Yardımı (Çocuk Yardımı) ile ilgili olarak Kurum tarafından yapılması gereken iş ve işlemlerin tahsis edildiği ve Kurumca yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Ücrette adalet sağlanması” başlıklı 55 inci maddesi; “Ücret emeğin karşılığıdır.
Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır…” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; /
“Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili
“ şikâyetleri inceler.
3.3. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrası; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.” 4. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı
5 inci maddesi;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden
incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 5. 14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun; 5.1. “Aile yardım ödeneği” başlıklı 202 nci maddesi; “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından her biri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dâhil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…” 5.2. “Aile yardımı ödeneğinin ödeme usulü” başlıklı 203 üncü maddesi; “Aile yardımı ödeneği Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…” 5.3. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesi; “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır.” 6. 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34 üncü maddesi; “Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.
…
İlgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer…”
7. 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan Merkezi Yönetim
Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.” 7.2. “Sosyal yardımlar” başlıklı 12 nci maddesi; “Kamu personeline yapılacak sosyal yardım ödemelerinde, ödemenin çeşidine göre aşağıda belirtilen belgeler aranır. a) Evlenme yardımı: Aile cüzdanının dairesince onaylı örneği veya nüfus kayıt örneği ödeme belgesine bağlanır. b) Aile yardımı: Aylıklarla birlikte ödenen bu yardım, personelin ilk işe girişinde alınacak Aile Yardımı Bildirimine dayanılarak ödenir. Bu bildirim, personelin aile yardımından yararlanan eş veya çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenilenir.
Bildirimler, ödeme belgesinin Sayıştaya gönderilecek nüshasına eklenir…”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; 12.02.2016 tarihinde çocuğunun doğumu nedeniyle 24.02.2016 tarihli dilekçe ile Aile Yardımı Bildiriminde bulunarak çocuk yardımı talebinde bulunduğunu; ancak 2023 yılı Ağustos ayı bordrosunu kontrol ettiğinde çocuk yardımı talebi doğrultusunda
2016 Mart -2023 Ağustos ayları arasında tarafına hiç ödeme yapılmadığını fark ettiğini, bu duruma
istinaden 21.08.2023 tarihinde Kurumdan dilekçe ile 2016 Mart- 2023 Ağustos ayları arası çocuk yardımının faiziyle birlikte tarafına yatırılması için talepte bulunduğunu, 25.09.2023 tarihi itibarıyla 2019
Ocak – 2023 Eylül aylarını kapsayan çocuk yardımı için tarafına yasal faiz hariç 3.997,06 TL net ödeme yapıldığını, çocuk yardımından doğan alacağın Mart 2016 yılından itibaren hesaplanmadığı ve yasal faizinin yatırılmadığını, belirterek çocuk yardımı ödemelerinin 2016 yılı Mart ayından itibaren yasal faiz hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.
10. Samsun Valiliği Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda ise özetle; başvuranın 24.02.2016 tarihinde aile yardımından faydalanması ile alakalı ilk dilekçesinin işleme alındığı ve 15.02.2016 – 14.03.2016 dönemine ait Aile Yardımının kendisine ödendiği; ancak Memur ve Sözleşmeli maaş iş ve işlemlerinin yapıldığı Kamu Hesapları Bilgi Sistemine (KBS) giriş işleminin, işlerin yoğunluğu ve diğer illerin kuruluş iş ve işlemleri sebebiyle sehven gözden kaçtığı, ayrıca başvuranın aile yardımı almadığını 2016-2023 yılları arasında hiç fark etmediği, 5018 sayılı Kamu Mali
Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 34 üncü maddesi kapsamında geçmişe dönük 5 yıl için ödeme
yapılabileceği anlaşıldığından mevzuat çerçevesinde ödeme işlemlerinin gerçekleştirildiği hususları ifade edilmiştir.
11. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde uyuşmazlığın; başvurana yapılan aile yardımı ödemelerin hangi tarihten itibaren hesaplanarak ödenmesi ve yapılan ödemenin yasal faizinin hesaplanması noktasında düğümlendiği görülmektedir.
12. Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2 nci maddesinde, Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirliliktir”.
Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı
Kararı).
13. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. Yukarıda bahsi geçen somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle aile yardım ödeneğine nasıl hak kazanıldığı ve söz konusu ödemeye yönelik başvuru veya bildirim için bir süre sınırlandırması bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
14. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. Yukarıda bahsi geçen somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle aile yardım ödeneğine nasıl hak kazanıldığı ve söz konusu ödemeye yönelik başvuru veya bildirim için bir süre sınırlandırması bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
15. Söz konusu maddelerden de anlaşılacağı üzere; eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinin, evlenme olayının vuku bulması ile çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinin ise doğum olayının vuku bulması ile elde edilen kazanılmış bir hak olarak dikkate alınması gerektiği, ancak eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinde, eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlandığı, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinde ise
657 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinde belirtilen istisnaların göz önünde bulundurulması gerektiği
ortadadır.
16. Konunun, aile yardım bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden değerlendirilmesinde ise; yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddelerinde, hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Keza Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediği anlaşıldığından hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de engel bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir.
17. İdare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin tetkikinde; başvuranın 12.02.2016 tarihinde çocuğunun dünyaya geldiği, 24.02.2016 tarihinde çocuk yardımının tarafına ödenmesi talebiyle
idarede başvuruda bulunduğu ve başvurana 15.02.2016 – 14.03.2016 tarihleri esas olmak üzere
26.02.2016 tarihinde 44.41 TL çocuk yardımı ödendiği, daha sonraki dönemde başvurana bahse konu
ödemelerin yapılmadığı ve başvuranın 21.08.2023 tarihinde geçmişe dönük aile yardımı alacağının yasal faizi ile tarafına ödenmesi talebinde bulunduğu, 22.09.2023 tarihinde başvurana 2019 yılı Ocak ayı ve 2023 yılı Ağustos ayı dâhil olmak üzere toplamda 3.997,06 TL çocuk yardımı ödemesinin yapıldığı bilgisi edinilmiştir.
18. 5018 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde, ilgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçların zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşeceği öngörülmektedir.
19. İdarece her ne kadar başvurana 2019 yılı Ocak ayından itibaren çocuk yardımı ödemesi yapılmış ise de başvuran tarafından ödemelerin 2016 yılı başlangıç tarihi esas alınarak ödeme yapılması talebinde bulunulduğu görülmektedir. Kurumumuzca bu noktada yapılan değerlendirmede her ne kadar geriye dönük çocuk yardımı ödenmesi yukarıda yapılan açıklamalar ışığında mümkün ise de, başvuranın ancak anılan Kanun maddesinde öngörülen süre ile sınırlı olmak kaydıyla geçmişe dönük olarak çocuk yardımı talep edebileceği, bu kapsamda idare tarafından 2016 yılı başlangıç tarihi esas alınarak çocuk yardımı ödemesi yapılması talebinin reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
20. Başvurana geriye dönük çocuk yardımı kapsamında ödeme yapılırken yasal faiz hesaplanmadığı noktasında yapılan incelemede; 20.1. Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunun açıkça hüküm altına alındığı, 20.2. Faizin hukukumuzda 6098 sayılı Borçlar Kanunu ve 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine
İlişkin Kanunda düzenlenmekle birlikte Kanunda tanımına yer verilmediği; ancak öğreti ve yargı kararları ışığında faizin; “alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları bakımından özel olarak düzenlenen, tahsili için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semeredir.” (HELVACI Mehmet, Borçlar ve Ticaret Kanunu Bakımından
Para Borçlarında Faiz Kavramı, Beta Basım Yayım Dağıtım, İstanbul 2000, s. 65) şeklinde tanımlandığı 20.3. Her ne kadar ilgili mevzuatta kamu görevlilerine geriye dönük mali hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu 07.02.2017 tarih ve / sayılı kararında; “…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranlan karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” yönünde değerlendirme yapıldığı, 20.4. Yine Zonguldak İdare Mahkemesinin 22.11.2018 tarih ve E: / K: / sayılı kararında; /
“Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” yönünde hüküm kurulduğu, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise Ankara BİM Yedinci
İdari Dava Dairesinin 08.11.2019 tarihli E. / K. / sayılı kararı ile “idare mahkemesinin kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kesin olarak reddi” yönünde karar verildiği, 20.5. Yukarıda yer verilen yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere, faizin, konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı sürelerde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olduğu; bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasının kural olarak gerekmediği ve söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için açık yasa hükmü aranmasının gerekmediği, söz konusu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idarece tazmin edilmesi Anayasanın
125 inci maddesi ve hukuk devleti ilkesi gereği olduğu,
20.6. Kurumumuzca bu noktada yapılan değerlendirmede; mevzuat hükümleri, doktrinde yer alan görüşler ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; başvurana yapılan ödemelerin hak ediş tarihlerinden başlamak üzere yasal faizlerinin ödenmesi gerekirken, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
21. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın 2016 yılı başlangıç tarihi esas alınarak çocuk yardımının geriye dönük olarak ödenmesi talebinin 5018 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi uyarınca reddedilmesi, geçmişe dönük beş yılı kapsayan çocuk yardımının ise yasal faiz hesaplanarak ödenmesi hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ilkelerine uygun davrandığı; ancak idarenin, ‘makul sürede karar verme’ ve ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davranmadığı ve başvuranın taleplerine süresi içinde cevap vermediği, ayrıca şikâyetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle
‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
/
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 04.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Kanun’un 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise; tavsiye kararı üzerine ilgili idare tarafından otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede
Samsun İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosyanın kapsamına göre, Başvurana yapılan çocuk yardımı ödemelerinin 2016 yılı başlangıç tarihi esas alınarak ödenmesi talebinin REDDİNE, Başvurana geçmişe dönük 5 yılı kapsayan ve 2019 yılı başlangıç tarihi esas alınarak yapılan ödemelerin de yasal faizi hesaplanarak ödenmesi hususunda GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için GENÇLİK ve SPOR BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi