|
ÖZET: Başvuran, emeklilik sonrası Kocasinan Belediyesi’nden aldığı emlak vergisi borçlarının iptalini talep etmiştir. 01.09.2016 tarihinde emekli olan kişi, 17.05.2018 tarihinde emlak vergisi muafiyetine başvurmuş, ancak 2016-2018 yılları arasındaki borçların silinmediğini ifade etmiştir. İdare, emlak vergisi muafiyetinin yalnızca başvuru tarihinden itibaren geçerli olduğunu ve geçmiş yıllara ait vergilerin kaldırılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.
Kocasinan Belediye Başkanlığı, emlak vergisi muafiyetinin uygulanabilmesi için gerekli bildirimlerin zamanında yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın verdiği yanıtta, indirimli bina vergisi oranının geçmişe dönük uygulanamayacağına dair bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla mükelleflerin geçmiş yıllar için indirimli oran uygulamasından yararlanabileceği ifade edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine ve vergi hatalarının düzeltilmesi için gerekli işlemlerin yapılması gerektiğine karar vermiştir. Bu doğrultuda, Kocasinan Belediye Başkanlığı’na, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşü çerçevesinde hareket etmesi ve gerekli düzeltmeleri yapması tavsiye edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/89039-S.20.97338
BAŞVURU NO : 2020/80958
KARAR TARİHİ : 03/12/2020
TAVSİYE KARARI
İ
BAŞVURUYA KONU İDARE : KOCASİNAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Tahakkuk ettirilen emlak vergisinin iptali talebi hakkında.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 02/07/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi dilekçesinde özetle; Kocasinan Belediyesi’nden 01.09.2016 tarihinde emekli olduğunu, bu tarihten sonraki emlak vergisi borçları hakkında emlak vergisi muafiyetinden yararlanmak üzere yaptığı 17.5.2018 tarihli başvurusuna istinaden ilgili idare tarafından, 2018 yılına kadar borçlu olduğu ve bu borçların ödenmesi gerektiği belirtilerek adına borçlandırma yapıldığını, ancak mükelleflerin indirimli emlak vergisi oranından geriye dönük olarak faydalandırılmalarının mümkün olduğunu, 2018 yılından 2020 yılan kadar herhangi bir borçlandırma yapılmadığını ancak 2016-2018 yılı arasındaki borçlandırmasının da silinmediğini ifade ve iddia ederek, emekli olduğu tarihten geçerli olmak kaydıyla geçmişe dönük yapılan faizli hali 781,39.-TL borçlandırmanın iptal edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Kocasinan Belediye
Başkanlığı’ndan alınan 23/07/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda, “İlgili yazınıza istinaden yapılan incelemede, 1319 sayılı E.V. kanununun 23. Maddesinde “Geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil emlak vergisi bildirimi verilmesi zorunludur. ” denilmektedir.
2.1. Aynı kanunun daimi muaflıklar başlıklı 5. Maddesinin son fıkrasında” Süresinde bildirimde bulunmazsa muafiyet, bildirimin yapıldığı yılı takibeden bütçe yılından muteber olur. Bu takdirde bildirimin yapıldığı bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı düşer” denilmektedir.
2.2. Dolayısıyla 1319 sayılı E.V. Kanununun 8. Maddesinde geçen emeklilik muafiyetinden yararlanabilmeniz için, aynı kanunun maddesini açıklayıcı olarak yayımlanmış 38 seri nolu tebliğ ekindeki dilekçe örneğini zamanında belediyemize vermeniz gerekliydi.
2.3. Ayrıca belediyemize vermiş olduğu emeklilik dilekçesine 05/06/2018 tarihinde “Başvuruya istinaden telefonla iletişime geçildi, muafiyetle ilgili kanuna istinaden önceki yıllar için tahakkuk eden vergilerin ödenmesi gerektiği ve başvurunun yapıldığı yıl ve sonrası için muafiyet uygulanacağı söylendi. Şahıs tahakkuk eden geçmiş yıllara ait borçların ödemesi için 7143 sayılı emlak vergisi yapılandırmasından faydalanıp 18 eşit taksite böldürmüş olup ödeme yapmadığı için yapılandırması tekrardan bozulmuştur.” şeklinde cevap verilmiş olup, mükellefin başvurduğu yıl muafiyeti başlamıştır.
2.4. Yukarıda yazılmış olan kanun hükmüne göre, geçmiş yıllara ait vergilerin kaldırılması kanunen mümkün değildir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan 08/10/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle, “ … Buna göre, yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirilerek iki taksit halinde tahsil edilmekte olan bina vergisi, bütçe yılı döneminin tamamını kapsamakta olduğundan, yıl içerisinde (01.09.2016) indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanma koşullarına sahip olunması halinde anılan uygulamadan yararlanma koşullarına sahip olunan yılı takip eden bütçe yılından (01.01.2017)
itibaren söz konusu uygulamadan yararlanılması mümkün bulunmaktadır.
3.1. Bununla birlikte, 1319 sayılı Kanunda emlak vergisinin geçmişe dönük uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması şartlarını geçmiş yıllar itibarıyla sağlayan mükelleflerin geçmişe dönük olarak indirimli oran uygulamasından yararlanabilmesi ve düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle geçmişe dönük düzeltme işlemlerinin yapılması mümkün bulunmaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”, 116 ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.” hükümleri yer almaktadır. Aynı Kanunun 118 inci maddesi ise, vergilendirme hatalarının açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesinin mükellefiyette hata olduğunu ve vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasını mevzuda hata olarak nitelendirmiştir.
7. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 120 nci maddesinde; “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.”
8. 1319 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
9. Bakanlar Kurulunun 2006/11450 sayılı kararında, “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun
8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on
sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt
200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali
dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.”
10. 38 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinde;
“I. İndirimli Bina Vergisi Oranı Uygulaması
…
1.İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Mükellefler
Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; …
– Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve maluliyet aylığından ibaret bulunanlar, …
yararlanacaklardır.
…
II. Belediyeye Yapılacak Bildirim
İndirimli bina vergisi oranının uygulanabilmesi için, Tebliğin (1/1) bölümünde belirtilen şartları taşıyan mükelleflerin, bu Tebliğe ekli formlardan durumlarına uygun olanını doldurup imzalayarak ilgili belediyelere eki belgelerle birlikte vermeleri gerekmektedir. Ancak, daha önceki yıllarda bildirim veren ve durumları bu Tebliğde belirtilen şartları taşıyan mükelleflerin form vermelerine gerek bulunmamaktadır. Daha önceki yıllarda bildirim vermekle birlikte durumları bu Tebliğde belirtilen şartlan taşımayan mükelleflere ait tek mesken binaları için,
1.1.2004 tarihinden itibaren indirimli bina vergisi oranı uygulanmayacaktır.” hüküm ve
açıklamaları yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12. Uyuşmazlık konusu, 01/09/2016 tarihinde emekli olan şikayetçinin 17/05/2018 tarihinde emlak vergisi muafiyetinden yararlanma talebinin idare tarafından 2018 yılından itibaren uygulanmaya başlanması buna karşın 2016-2018 yılları için adına tahakkuk ettirilen emlak vergilerinin kaldırılması talebinin reddedilmesi hakkındadır.
13. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), bu meskene ait bina vergisi oranı 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.
14. Konu ile ilgili olarak 38 ve 45 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğlerinde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup anılan Tebliğlerde yer verilen şartları taşıyan
emeklilerin 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan formu (EK 1:
Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) Emeklilere, Dul ve Yetimlere Ait
Form) doldurarak ilgili belediyeye başvurmaları halinde, brüt 200 m2 ‘yi geçmeyen tek meskenleri için söz konusu uygulamaya ilişkin şartlan taşıdıkları yılı takip eden bütçe yılından itibaren indirimli bina vergisi oram (sıfır) uygulamasından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.
15. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 126 ncı maddesi, yine bu Kanunun 114 üncü maddesindeki 5 yıllık tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunarak, bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceğini kesin bir ifadeyle belirtmiştir. Bununla birlikte 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 11 inci maddesinde bina vergisinin ilgili belediyeler tarafından 29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirileceği, 30 uncu maddesinde ise emlak vergisinin birinci taksitinin Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksitinin Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödeneceği hükme bağlanmıştır.
16. Bu kapsamında, somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık konusunun esasını teşkil eden idari işlem hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıdaki,“… … Buna göre, yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirilerek iki taksit halinde tahsil edilmekte olan bina vergisi, bütçe yılı döneminin tamamını kapsamakta olduğundan, yıl içerisinde (01.09.2016) indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanma koşullarına sahip olunması halinde anılan uygulamadan yararlanma koşullarına sahip olunan yılı takip eden bütçe yılından (01.01.2017) itibaren söz konusu uygulamadan yararlanılması mümkün bulunmaktadır.
Bununla birlikte, 1319 sayılı Kanunda emlak vergisinin geçmişe dönük uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.” yönündeki açıklaması kapsamında şikayetçinin mezkur talebi karşında idarenin “… Geçmiş yıllara ait vergilerin kaldırılması kanunen mümkün değildir.” yönündeki açıklamasının hukuka uygunluğunun bulunmadığı bununla birlikte şikayetçinin, indirimli bina vergisi oranı uygulaması şartlarını 01/09/2016 tarihi itibarıyla sağladığının tespiti halinde, geçmişe dönük olarak indirimli emlak vergisi uygulamasından yararlanabilmesi ve düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle geçmişe dönük düzeltme işlemlerin yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
17. Bununla birlikte, benzer şikayet konusu hakkında Kurumumuza yapılan 2018/15788 şikayet numaralı başvuruya ilişkin Kurumumuzun 10/05/2019 tarihli Tavsiye Kararı’nda yine Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşüne başvurulmuş ve alınan görüş yazısı da dikkate alınarak “… muafiyet şartlarını taşıyan mükelleflere, düzeltme zamanaşımı süresi de dikkate alınarak geçmişe dönük olarak indirimli bina vergisi oranının (sıfır) uygulanabileceği, buna göre düzeltme ve iade işlemleri yapılabileceği…” yönünde tespitte bulunulmuştur.
18. Yukarıda açıklanan hususlar, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kocasinan Belediye Başkanlığı tarafından mezkur uyuşmazlığın Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan görüş yazısı kapsamında tekrar değerlendirilmesi, vergilendirme hatası tespit edilmesi halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması gerektiği tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde
Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kayseri
Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;
Kocasinan Belediye Başkanlığı tarafından mezkur uyuşmazlığın Gelir İdaresi
Başkanlığı’ndan alınan görüş yazısı kapsamında tekrar değerlendirilmesi, vergilendirme hatası tespit edilmesi halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde gerekli düzeltme işlemlerinin yapılması için KOCASİNAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA
Kararın BAŞVURANA ve KOCASİNAN BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare tarafından bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi