ÖZET: Başvuran, geçmişe dönük maaş farklarının yasal faizinin ödenmemesi nedeniyle Adalet Bakanlığı’na başvurmuştur. Danıştay, başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlarını dikkate alarak, ödenen alacakların önemli ölçüde değer kaybına uğradığını belirtmiştir. Başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi yapılmaması, mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirilmiş ve bu durumun başvurucuya aşırı bir külfet yüklediği vurgulanmıştır.

Danıştay, kamu makamlarının geri ödemelerde gecikme faizinin ödenmesi gerektiğini, aksi halde mülkiyet hakkının ihlal edileceğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, başvurana geçmişe dönük olarak ödenen maaş farklarının yasal faizinin ödenmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Adalet Bakanlığı’na başvurucunun talebinin kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvurucunun mali haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/8549-S.21.13773

BAŞVURU NO : 2021/2544

KARAR TARİHİ : 07/06/2021

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ödenen maaş farklarının yasal faizinin ödenmesi talebi hakkındadır

BAŞVURU TARİHİ : 03/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuru ve eklerinde, başvuran (T.C. No:

Adalet Bakanlığı bünyesinde İstanbul Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve

Koruma Memuru olarak görev yapan başvuran tarafından; 04/11/2009 tarihinde sözleşmeli İnfaz ve

Koruma Memuru olarak göreve başladığı, 15/08/2011 tarihinde ise Devlet memurluğu kadrosuna geçtiği, sözleşmeli sürelerinin ilk günden itibaren memuriyetten sayıldığından bahisle, 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun 64. maddesi kapsamında davalı idareye yapmış olduğu “son sekiz yıllık sürede disiplin cezası almadığından, bir kademe ilerlemesi verilmesi, bir sene önceden 4/1 derece ve kademeye geçmesi gerektiğinden geçmişe dönük maaş farklarının hesaplanıp tarafına ödenmesi” talebinin mahkeme kararı ile kabul edilerek ödeme yapıldığını ancak ödenen miktarın faizinin ödenmediğini belirterek yasal faizin ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içerikli yazımıza istinaden Adalet

Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 27/04/2021 tarih ve Esayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Başvuranın Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yaptığını, özlük dosyasına göre; 03.11.2009 tarihinde sözleşmeli olarak göreve başladığı, 15.08.2011 tarihinde kadroya atandığı dikkate alındığında anılan Devlet Memurları Kanunu’nun 64’üncü maddesi gereğince kademe verileceği tarih 15.08.2019 ise de, ilgili tarafından sözleşmeli sürenin sayılması yönünde

İstanbul 10. İdare Mahkemesine açılan dava ile ilgili, söz konusu mahkemenin 27.12.2019 tarihli ve

sayılı kararında sözleşmeli sürenin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 64’üncü maddesinde belirtilen sekiz yıllık süre hesabında değerIendirilmesi yönünde karar verildiği,

2.2. İstanbul Anadolu Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığınca başvuran hakkında ilgili mahkeme kararı gereğince yapılan terfi işleminde adı geçenin sözleşmeli olarak göreve başladığı 03.11.2009 tarihinden itibaren sekiz yıllık süre ilave edilerek 03.11.2017 tarihinde kademe verildiği anlaşılmış, ancak “Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır. ” ifadesi 25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun’un 100’üncü maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 64’üncü maddesine eklendiğini,

2.3. Personel Genel Müdürlüğü tarafından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel

Müdürlüğüne sözleşmeli sürenin sekiz yıllık süre hesabında dikkate alınıp alınmayacağı hususunda görüş talep edilmiş, anılan kurumun 21.01.2021 tarih ve E- sayılı cevabi yazısında sözleşmeli statüde geçen hizmetin anılan kanunun 64’üncü maddesinde belirtilen sekiz yıllık süre hesabında dikkate alınmayacağı mütalaa edildiğini,

2.4. Anılan mahkeme kararı gereği başvuranın bu kanun maddesinin yürürlülük tarihi olan 25.02.2011 tarihinden kadroya atandığı 15.08.2011 tarihine kadar olan sözleşmeli sürenin sayılması, dolayısıyla başvuranın 25.02.2011 tarihinden itibaren sekiz yıllık sürenin ilave edilmesiyle adı geçene 25.02.2019 tarihinde anılan kanunun 64’üncü maddesi ve mahkeme kararı gereğince bir kademe verilmesi gerektiği,

2.5. İstanbul 10. İdare Mahkemesinin adı geçen hakkında verilen söz konusu kararında geriye dönük eksik aldığı maaş farkının ödenmesine ilişkin “bu aşamada karar verilmesine yer olmadığı ” hükmüne yer verdiği, ayrıca ilgilinin incelenen özlük dosyasında anılan kanun maddesi gereğince 1 yıl 3 ay 22 gün önceden kademe verildiği anlaşılmış olup, buna bağlı olarak ilgilinin söz konusu talebi ile ilgili geriye dönük herhangi bir hakkının bulunmadığının mütalaa edildiği

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve

kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;

5.1. “Kapsam” başlıklı 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu kanunda belirtilen özel hükümler uygulanır.”

5.2. “Yükselinebilecek derecenin üstünde bir dereceye yükselme” başlıklı 37 nci maddesinde “Bu kanun hükümlerine göre öğrenim durumları, hizmet sınıfları ve görev unvanları itibariyle azami yükselebilecekleri derecelerin dördüncü kademesinden aylık almaya hak kazanan ve son sekiz yıllık süre içinde herhangi bir disiplin cezası almayanların kazanılmış hak aylıkları kadro şartı aranmaksızın bir üst dereceye yükseltilir. ”

5.3. “Kademe ve kademe ilerlemesi” başlıklı 64 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında “…

Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır.”

6. Adalet Bakanlığı Disiplin Yönetmeliğinin “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Yönetmelik hükümleri, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları dışında kalan Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlarında görevli memurlar ile sözleşmeli personel hakkında uygulanır.”

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın 4 /B maddesine göre sözleşmeli personel olarak çalışmış olduğu sürelerin kazanılmış hak aylığında değerlendirilmesi ve kademe ilerlemesinin yapılması hususunda tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvuran, geçmişe dönük maaş farklarının faizinin ödenmediğini belirterek yasal faizin ödenmesini talep etmektedir.

9. Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu ve Genel Kurul Kararında yer aldığı üzere, İdare Mahkemelerince verilen iptal kararları neticesinde, karara konu idari işlem ve bu işlemin doğurduğu hukuksal sonuçlar ortadan kalkmaktadır. Başka bir anlatımla, iptal kararları geriye yürür ve dava konusu işlem hiç olmamış gibi etki doğurur.

10. Başvuru konusu olayda, başvuranın sözleşmeli çalıştığı sürelerin sekiz yıllık süre hesabında dikkate alınması talebiyle İstanbul 10. İdare Mahkemesine açılan dava ile ilgili, söz konusu mahkemenin

27.12.2019 tarihli ve E: sayılı kararında sözleşmeli sürenin 657 Sayılı Devlet

Memurları Kanununun 64’üncü maddesinde belirtilen sekiz yıllık süre hesabında değerlendirilmesi yönünde karar verdiği, mahkeme kararında maaş farkına ilişkin hüküm kurulmamakla birlikte idare tarafından yapılan değerlendirme ve işlemler sonucu 3.496,56 TL olan geçmişe dönük bir yıllık terfi farkının 13/01/2021 tarihinde başvurana ödendiği,

11. Diğer yandan, her ne kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 66 sayılı KHK ve 17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve

Tazminatlara İlişkin Karar’da, mahkeme kararlarının yerine getirilmesinde mali hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi düzenlenmemiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 07/02/2019 tarihli ve 2015/4812 numaralı bireysel başvuru kararının 25 inci paragrafı; “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirmektedir.

Mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği

durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtilmiştir (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39; Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54).

Nitekim böyle başvurularda AİHM, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate almaktadır.

Kısacası AİHM, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).” şeklindedir.

Anılan Kararın 40 ıncı paragrafında ise, “Diğer taraftan Danıştayın aynı konuya ilişkin bazı kararlarında da konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Danıştay bu kararlarında, sonuç olarak açığa alınan bir kamu görevlisinden yapılan maaş kesintilerinin faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir.” açıklamasına yer verilip “Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir.

Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” denmek suretiyle kişilere ödenmesi gerekli mali hakların ödenmemesinden doğan zararın mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşıdığından bahisle bu faizin ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu doğrultuda, başvuru konusu olayda başvurana geçmişe dönük olarak ödenen bir yıllık terfi farkının faizinin ödenmemesi hukuka uygun bulunmamaktadır.

12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvurana geçmişe dönük olarak ödenen maaş farklarının yasal faizinin ödenmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE

Başvuranın geçmişe dönük olarak ödenen maaş farklarının yasal faizinin ödenmesi yönünde ADALET

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Bu kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; İdare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi