ÖZET: Başvuru, İstanbul’un Üsküdar ilçesinde geçmişte var olduğu kabul edilen bir yapının, 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kültür varlığı olarak tescil edilmesi talebine ilişkindir. Başvuran, bu yapının korunması gerektiğini savunarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Üsküdar Belediyesi’nden bilgi talep edilmesini istemiştir. İlgili idareler, yapının tescilinin mümkün olmadığını belirterek, geçmişteki yapının özgün planı ve malzemesi hakkında yeterli bilgi bulunmadığını ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuru üzerine yapılan incelemelerde, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını ancak taşınmaz üzerinde hukuken kullanılmaya engel sınırlamalar bulunduğunu tespit etmiştir. Bu bağlamda, başvurunun kısmen reddine, ancak taşınmazın kamulaştırılması konusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir. Ayrıca, idarenin bu karar doğrultusunda işlemlerini 30 gün içinde bildirmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talebi, tescil edilmemesi yönünde değerlendirilmiş, ancak taşınmaz üzerindeki hukuki sınırlamalar nedeniyle önerilerde bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 9124-9124 |sayi|94019529-101.07.06-E.94019529-101.07.06-E.

BAŞVURU NO : 2017/16110 2017/ 16110

KARAR TARİHİ : 29/05/2018 |tarih|

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURU VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Resen)

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, geçmişte var olan yapının kültür varlığı olarak tescil edilmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 07/12/2017 7.12.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran ; İstanbul İli Üsküdar İlçesi Mahallesi pafta ada

parsel üzerinde geçmişte var olduğu kabul edilen yapının 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma

Kanunu uyarınca korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuru konusuna ilişkin olarak; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel

Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Boğaziçi İmar Müdürlüğü) ile Üsküdar

Belediye Başkanlığından 15/ 01/ 2018 tarihli ve sayılı dağıtımlı yazı ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur .

3) Üsküdar Belediye Başkanlığının konuya ilişkin 24/ 01/ 2018 tarihli ve sayılı yazısında;

konunun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğü yetki alanında bulunduğu,

1 / 64) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Boğaziçi İmar Müdürlüğünün konuya ilişkin 26/ 01/ 2018

tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; yapının tescil kararının Müdürlükleri yetki alanında bulunmadığı, iki ayrı blok olmak üzere A Blok için 11/ 06/ 1980 tarihli ve sayılı, Blok için ise 22/ 07/ 1980 tarihli ve sayılı Yapı Ruhsatlarının düzenlendiği, parselin 1/ 1000 ölçekli

Boğaziçi Sahil Şeridi ve Ön Görünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında Konut Alanında yer aldığı,

2960 sayılı Boğaziçi Kanununun geçici 4 üncü maddesi uyarınca konut kullanımına ayrılmış, ancak

yapı yapılmamış olan yerlerde yeşil alan statüsünün uygulandığı, parsele ilişkin olarak herhangi bir kamulaştırma kararının bulunmadığı, parsele ilişkin İstanbul 3, 5 ve 6 Numaralı Kültür ve Tabiat

Varlıklarını Koruma Kurul Kararlarının bulunduğu,

5) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin 31/ 01/ 2018 tarihli ve sayılı

yazısı ve eklerinde özetle; taşınmaza ilişkin kültür varlığı tescil kaydının bulunmadığı, taşınmazın bahçeli iki ev niteliğinde olduğu,

6) Kültür ve Turizm Bakanlığının konuya ilişkin 15/ 02/ 2018 tarihli ve sayılı yazısı ve

eklerinde özetle; taşınmazın tescil talebinin uygun bulunmadığı İstanbul 6 Numaralı Kültür Varlıkları

Koruma Bölge Kurulunun 01/ 02/ 2017 tarihli ve sayılı kararına karşı başvuran tarafından Kültür

Varlıklarını Koruma Yüksek Kuruluna itirazda bulunulduğu, itiraz üzerine Bakanlıkça 19/ 09/ 2017 tarihli dosya inceleme raporu hazırlandığı ve itirazın Yüksek Kurulun 27/ 09/ 2017 tarihli üncü toplantısında değerlendirildiği, günümüzde mevcut olmayan yapının geçmişte bulunduğu hususunda tereddüt olmasa da yapının gabari, özgün plan şeması, malzemesi, yapım tekniği ve cephelerinin tespitine ilişkin herhangi bir bilgi-belge bulunmadığı, bu bilgilerin yokluğunda yapının kültür varlığı olarak tescil edilmesinin, tescil edilse dahi yeniden inşasının mümkün bulunmadığı, dolayısıyla itirazın Yüksek Kurulca yerinde görülmediği, Açıklamalarına yer verilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

7) Anayasamızın “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı

74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

8) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,

9) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun “Korunması gerekli taşınmaz

kültür ve tabiat varlıkları” başlıklı 6 ncı maddesinde; “ Korunması gerekli taşınmaz kültür ve

tabiat varlıkları şunlardır :

a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar, b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm

Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar, c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, d) Milli tarihimizdeki önlemleri sebebiyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın Milli

2 / 6Mücadele ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda büyük tarihi olaylara sahne olmuş binalar ve

tesbit edilecek alanlar ile Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kullanılmış evler .

Ancak, Koruma Kurullarınca mimari, tarihi, estetik, arkeolojik ve diğer önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli bulunmadığı karar altına alınan taşınmazlar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı sayılmazlar .

Kaya mezarlıkları, yazılı, resimli ve kabartmalı kayalar, resimli mağaralar, höyükler, tümülüsler, ören yerleri, akropol ve nekropoller; kale, hisar, burç, sur, tarihi kışla, tabya ve isihkamlar ile bunlarda bulunan sabit silahlar; harabeler, kervansaraylar, han, hamam ve medreseler; kümbet, türbe ve kitabeler, köprüler, su kemerleri, su yolları, sarnıç ve kuyular; tarihi yol kalıntıları, mesafe taşları, eski sınırları belirten delikli taşlar, dikili taşlar; sunaklar, tersaneler, rıhtımlar; tarihi saraylar, köşkler, evler, yalılar ve konaklar; camiler, mescitler, musallalar, namazgahlar; çeşme ve sebiller; imarethane, darphane, şifahane, muvakkithane, simkeşhane, tekke ve zaviyeler; mezarlıklar, hazireler, arastalar, bedestenler, kapalı çarşılar, sandukalar, siteller, sinagoklar, bazilikalar, kiliseler, manastırlar; külliyeler, eski anıt ve duvar kalıntıları; freskler, kabartmalar, mozaikler, peri bacaları ve benzeri taşınmazlar; taşınmaz kültür varlığı örneklerindendir . …”,

10) 6785 sayılı mülga İmar Kanununun 10 uncu maddesinde; “Yapıya başlama müddeti

ruhsatiye tarihinden itibaren bir yıldır . Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da, her ne sebeple olursa olsun, ruhsat müddeti ile birlikte 4 yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsatiye hükümsüz olur ve yeniden ruhsat alınması lazımdır .”,

11) 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun Geçici 4 üncü maddesinde; “ Boğaziçi kıyı, sahil şeridi ve

öngörünüm bölgelerinde 22/ 7/ 1983 tasdik tarihli 1/ 5000 ölçekli nazım ve 1/ 1000 ölçekli imar uygulama planları ile konut kullanımına ayrılmış, ancak yapı yapılmamış olan yerlerde yeşil alan statüsü uygulanır .”, Hükümleri yer almaktadır .

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

12) Başvuru konusu taşınmaz üzerinde geçmişte var olduğu kabul edilen yapının 2863 sayılı Kültür

Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmemesi hususunda hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmamakla birlikte taşınmaza hukuken kullanılmaya engel sınırlamalar getirildiği tespitiyle kısmen tavsiye kısmen ret karar önerisinde bulunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13) Başvuran, ağabeyi ile birlikte İstanbul İli Üsküdar İlçesi Mahallesi pafta ada

parselde yer alan taşınmazı satın aldıkları, 1980 yılında satın almış oldukları taşınmaz için ve

Blok olmak üzere iki ayrı proje hazırlatarak inşaat ruhsatı aldıkları, ağabeyi tarafından kendi bloğuna ait yapımın tamamlandığı ancak kendisinin yapıma başlayamadığı, kendi tarafı için 1983 yılında yapmış olduğu ruhsat başvurusunun o yıl yürürlüğe giren Boğaziçi Kanunu gerekçe gösterilerek reddedildiği, parselde yer alan eski taşınmazın kültür varlığı olarak tescil edilmesi durumunda yapım ruhsatı alabileceğinden bahisle, parsel üzerinde geçmişte var olduğu kabul edilen yapının

2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca korunması gerekli kültür varlığı olarak

tescil edilmesi talebiyle Kurumumuza başvurmuştur (Bkz . 1) .

3 / 614) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının cevabi yazısı (Bkz . 4) ile başvuranın beyanı birlikte

değerlendirildiğinde; ve Blok olmak üzere iki ayrı yapı için 1980 yılında inşaat ruhsatı alındığı, başvurana ait blok için yapım işine başlanılamadığından ruhsat tarihinde yürürlükte olan 6785 sayılı

İmar Kanunu uyarınca (Bkz . 10) alınan ruhsatın geçerliliğinin sona erdiği anlaşılmaktadır .

15) Başvuran tarafından; 1983 yılında yapmış olduğu ruhsat başvurusunun ise aynı yıl yürürlüğe

giren 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca reddedildiği belirtilmektedir . 2960 sayılı Kanunda, konut alanında yer alan taşınmazlar üzerinde yapı bulunmaması halinde, taşınmazların yeşil alan olarak değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır (Bkz . 11) .

16) Başvuran, eskiden yer aldığı Kültür ve Turizm Bakanlığınca da kabul edilen ve varlığı tapu

kayıtlarından da anlaşılan yapının korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmesini ve yeniden inşası için kendisine izin verilmesini talep etmektedir .

17) Konuya ilişkin olarak Kültür ve Turizm Bakanlığının cevabi yazısı ve eklerinin

değerlendirilmesi neticesinde (Bkz . 6), gerek İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları gerekse de Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından; günümüzde mevcut olmayan yapıya ilişkin olarak, bu yapının geçmişte varlığı hususunda tereddüt bulunmasa da, yapının gabarisi, özgün plan şeması, malzemesi, yapım tekniği ve cephelerinin tespitinin yapılamadığı, talep edilen rekonstrüksiyon (yeniden inşa) için Yüksek Kurulun yapmış olduğu tanım doğrultusunda, eldeki mevcut belgelerden faydalanılarak, yapının kendi parselinde daha önce bulunduğu oturum alanında, eski cephe özelliğinde, aynı kitle ve gabaride, özgün plan şeması, malzeme ve yapım tekniği kullanılarak inşa edilmesi gerektiği, bu veriler yer almadığından tescilin ve tescil sonrası yeniden inşanın mümkün bulunmadığının tespit edildiği görülmektedir (Bkz . 6) .

18) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda hangi yapıların korunması gerekli

taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edileceği hüküm altına alınmıştır (Bkz . 9) . Geçmişte varlığı kabul edilen her yapının kültür varlığı olarak tespit edilemeyeceği, yapının belirli niteliklere haiz olması gerektiği madde metninden anlaşılmaktadır . Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bağlı Kurulları tarafından başvuranın talebi üzerine gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı, ancak elde olan sınırlı veriler ışığında, yapının niteliklerinin tespit edilemediği ve bu doğrultuda yeniden inşası da mümkün olmadığından tescil işleminin yapılmadığı görülmektedir .

19) İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı

gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemek amacıyla İmar Kanunu

Kanunu adıyla özel bir Kanun yürürlüğe konulmuştur . Kanunun kapsadığı bu haricinde Boğaziçi bölgede, imar planında konut alanı olarak belirlenmiş alanlarda dahi yeni yapılaşmaya izin verilmediği görülmektedir . Kanun uyarınca, Başvuranın taşınmazında olduğu gibi mevcut yapıların olmadığı konut alanları yeşil alan olarak tasarruf edilecektir .

20) 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun getirmiş olduğu özel hüküm sonucunda, başvurucuya ait, bahsi

geçen taşınmaza hukuken kullanılmaya engel sınırlamalar getirilmiş bulunmaktadır . Yargıtay Hukuk

Genel Kurulunun 15/ 12/ 2010 tarih ve 2010/ 5- 662 E . 2010/ 651 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, bir kişinin taşınmazına eylemli olarak el atıp tamamen veya kısmen kullanılmasına engel olunması ile imar uygulaması sonucu o kişinin mülkiyetinde olan taşınmaza hukuken kullanmaya engel sınırlamalar getirilmesi arasında sonucu itibari ile bir fark bulunmamakta her ikisi de kişinin mülkiyet hakkının sınırlandırılması bakımından aynı sonucu doğurmaktadır . Söz konusu taşınmazın, Boğaziçi Kanununun yürürlüğe girdiği 1983 yılından bu yana fiilen yeşil alan olarak tahsis edildiği,

4 / 6ancak aradan geçen bu uzun zaman aralığında kamulaştırmasının da yapılmadığı, bu doğrultuda,

başvuranın mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu hakkı ortadan kaldıran Kanun kaynaklı bu müdahalenin bahsi geçen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı gereğince kamulaştırmasız el atma olgusunu meydana getirdiği anlaşılmaktadır .

21) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru konusu taşınmaz üzerinde

geçmişte var olduğu kabul edilen yapının 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmemesi hususunda hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmamakla birlikte taşınmaza hukuken kullanılmaya engel sınırlamalar getirildiği , sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdarenin karara karşı başvuru yollarını gösterme ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Kararın idareye tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; -Başvuru konusu taşınmaz üzerinde geçmişte var olduğu kabul edilen yapının 2863 sayılı Kültür

Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesi talebinin REDDİNE, – Başvuranın talebi halinde, taşınmazın kamulaştırılması hususunda İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

– 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, -Kararın BAŞVURAN, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI ile İSTANBUL

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5 / 66 / 6