ÖZET: Başvuran, 2016 yılında yaptırdığı prim iadeli hayat sigortası kapsamında, 15 Kasım 2016 ile 15 Nisan 2018 tarihleri arasında eksik ödenen primlerin güncel Merkez Bankası döviz kuru üzerinden ödenmesini talep etmiştir. İlgili idare, başvuranın sigorta poliçeleri hakkında yapılan incelemelerde eksik ödeme yapılmadığını belirtmiştir. Ancak, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın görüşü doğrultusunda, başvuranın geçmişe yönelik olarak fazladan ödediği gelir vergisinin iadesinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu bağlamda, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 63. maddesi ve 16.04.2021 tarihli Uygulama İç Genelgesi dikkate alınarak, başvuranın talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın eksik yararlandırılan indirim tutarları nedeniyle fazladan ödediği gelir vergisinin zamanaşımı süresi içinde iade edilmesi hususunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, başvuranın haklarının korunması açısından önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/17959-S.21.28765

BAŞVURU NO : 2021/11177

KARAR TARİHİ : 22/12/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

Başvuran, yaptırdığı prim iadeli hayat sigortası kapsamında geçmiş

BAŞVURUNUN KONUSU :

dönemde ödediği primlere ait eksik yapılan gelir vergisi indiriminin

Merkez Bankasının güncel döviz kuru üzerinden hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 22/06/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel

Müdürlüğünde çalıştığını, 2016 yılında Aegon Emeklilik ve Hayat Sigortasından prim iadeli hayat sigortası yaptırdığını, özelge talebinde bulunduğu Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın örneği ekli 03.05.2018 tarihli ve E.185098 saylı yazısında gelir vergisinden yüzde yüz (%100) ve geçmişe ait eksik ödemeden” faydalanabileceğinin belirtildiğini ifade ederek, 15 Kasım 2016 ile 15 Nisan 2018 arasında bulunan sigorta poliçeleri için eksik ödenen %50’lik kısmına ait prim ödemelerinin güncel Merkez Bankası döviz kuru üzerinden hesaplanarak ödenmesini talep etmektedir.

2. Başvuranın aynı taleple 27/10/2020 tarihinde Kurumumuza yapmış olduğu başvurusu üzerine 2020/99242 sayılı dosya kapsamında 13/04/2021 tarihli Gönderme Kararı verilmiş, başvuran uyuşmazlığın çözüme kavuşturulamaması sebebiyle konunun esastan incelenmesi talebiyle işbu başvurusunu yapmıştır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3. Konu hakkında bilgi edinilmek üzere 13/09/2021 tarihli ve sayılı yazı ile Gelir İdaresi

Başkanlığı’ndan bilgi-belge talep edilmiş olup, Başkanlıktan alınan 12/11/2021 tarihli ve sayılı yazıda özetle;

3.1. Adı geçenin; birikim pirimi alınmayan “Prim İadeli Hayat Sigortası Poliçesi”, “Prim İadeli (Ferdi

Kazalı) Hayat Sigortası Poliçesi” ile “Risk Hayat Sigortası Poliçesi” kapsamında yaptığı prim ödemelerinin tamamının, “Birikimli Hayat Sigortası Poliçesi” kapsamında yaptığı prim ödemelerinin %50’sinin, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmaması ve prim ödeme belgesinin primin ait olduğu ay içinde ibraz edilmesi, sigorta şirketinin Türkiye’de yerleşik ve merkezinin

Türkiye’de olması halinde, ücretin safi değerinin tespitinde ücret matrahından indirilmesinin mümkün olduğu, 3.2. Ayrıca, dönemler halinde şahıs sigorta poliçeleri için prim ödemelerine ilişkin belgelerin ait olduğu ay içinde Kurumuna ibraz edilmesi koşuluyla oransal ve mutlak sınırlamalar çerçevesinde bir sonraki aya ait ücretlerinin vergi matrahını hesabında indirim olarak dikkate alınması mümkün bulunduğu, ücret matrahından indirilemeyen kısmın ise sonraki aylara devrinin söz konusu olmadığı, indirim konusu prim ödemelerinin ayrı ayrı değil tamamının ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacağı, 3.3. Söz konusu personel tarafından prim ödeme belgelerinin Kurumuna zamanında verilmiş olması kaydıyla, eksik yararlandırılan indirim tutarları nedeniyle fazladan ödediği gelir vergisinin, 16.04.2021 tarih ve 2021/4 Seri No.lu Uygulama İç Genelgesinde yapılan açıklamalar dikkate alınarak zamanaşımı süresi içinde geçmişe yönelik olarak Kurumunca iadesinin yapılması mümkün bulunduğu, bildirilmiştir.

4. Uyuşmazlığın çözümü amacıyla 08/09/2021 tarihli ve sayılı yazımızla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan bilgi-belge talebinde bulunulmuştur. Bakanlık Çevre Yönetimi

Genel Müdürlüğünden alınan 30/09/2021 tarihli ve sayılı yazıda özetle, 4.1. Söz konusu şikâyet hakkındaki görüşlerinin 21/06/2021 tarihli ve 1152879 sayılı yazıları ile gönderildiği, 4.2. Başvuranın sigorta poliçeleri hakkında ilgili kurumlardan görüş alındığı, bu doğrultuda işlem gerçekleştirildiği, eksik ödeme yapılmadığı, 4.3. Borçlar Kanunu’nun 99 uncu maddesinde “Konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir.” dendiği, konu yurtdışı ödemesini kapsamadığından döviz kuru üzerinden ödeme yapılamadığı bildirilmiştir.

4.4. Başkanlığın 21/06/2021 tarihli ve 1152879 sayılı yazısında özetle, başvuranın 15 Kasım 2016 ile 15

Nisan 2018 arasında bulunan sigorta poliçeleri için eksik ödenen %50’lik kısmına ait prim ödemelerinin güncel Merkez Bankası döviz kuru üzerinden hesaplanarak kendisine ödenmesi talebine istinaden olumlu bir kanaate varılamadığı belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun; 7.1. “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 inci maddesinin (Değişik: 24/12/1980-2361/43 md.) ilk iki fıkrası

“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…” 7.2. “Gerçek Ücretler” başlıklı 63 üncü maddesinin birinci fıkrası “Ücretin gerçek safi değeri iş veren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından aşağıdaki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır.

1. (Ek: 24/12/1980-2361/45 md.) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 190 ncı maddesi uyarınca yapılan kesintilerle, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve benzeri kamu kurumları için yapılan kanuni (1)

kesintiler, 2. (Değişik : 28/6/2001-4697/4 md.) Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar

Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primler; 3. (Değişik: 13/6/2012-6327/5 md.) Sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50’si ile ölüm, kaza, sağlık, hastalık, engellilik, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler (İndirim konusu yapılacak primler toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Cumhurbaşkanı bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.).

4. (Ek: 4/12/1985-3239/54 md.) Çalışanlar tarafından ilgili kanunlarına göre, sendikalara ödenen aidatlar (Şu kadar ki, aidatın ödendiğinin tevsik edilmesi şarttır.), 5. (Mülga: 9/4/2003-4842/37 md.)

Ücretin gerçek değerinin tayininde, Gelir Vergisi gibi şahsi vergiler ücretten indirilmez.

Yabancı parasiyle ödenen ücretler ödeme gününün borsa rayiciyle Türk parasına çevrilir.

Hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre; konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir.” 7.3. “Diğer indirimler” başlıklı 89 uncu maddesi (Değişik:16/7/2004-5228/28 md.);

“Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki

indirimler yapılabilir:

1. (Değişik: 13/6/2012-6327/8 md.) Beyan edilen gelirin %15’ini ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla (Bu şartın tespitinde işverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ile 63 üncü maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ve bu bent kapsamında indirim konusu yapılacak prim ödemelerinin toplam tutarı birlikte dikkate alınır.) mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortalarına ödenen primlerin %50’si ile ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri (Sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim kendi gelirlerinden indirilir.)…” 8. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun; 8.1. “Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114 üncü maddesi “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.

Şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamaları sonucu kısmen veya tamamen alınmayan vergilere ilişkin zamanaşımı süresi, istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar. Damga vergisine tabi olup vergi ve cezası zamanaşımına uğrayan evrakın hükmünden tarh zamanaşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkür evraka ait vergi alacağı yeniden doğar.” 8.2. “Düzeltmede zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesi “114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi

dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresi:

a) Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı; b) (Değişik:

23/6/1982-2686/26 md.) İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği; c) (Ek: 4/12/1985-3239/11 md.) İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı; Tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz.” 9. 85 No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinin “8.2. Ödenen Şahıs Sigorta Primlerinin Ücret Matrahının

Tespitinde İndirimi” başlıklı bölümünde, “… Vergiye tabi ücret matrahının tespitinde dikkate alınacak sigorta primleri; sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; – Ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait birikim priminin alındığı hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50’si ile

– Ölüm, kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerden

müteşekkildir.

İndirim konusu yapılacak primlerin toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır. Yıl içinde asgari ücret tutarında meydana gelebilecek değişiklikler, indirim yapılacak tutarların hesabında dikkate alınacaktır.”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 11. Başvuran 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle; 2016 yılında

Aegon Emeklilik ve Hayat Sigortasından yaptırdığı prim iadeli hayat sigortasının 15 Kasım 2016 ile 15

Nisan 2018 arasında bulunan sigorta poliçeleri için eksik ödenen %50’lik kısmına ait prim ödemelerinin güncel Merkez Bankası döviz kuru üzerinden hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.

12. Somut dosyada; 12.1. Başvuran tarafından 27/10/2021 tarihli ilk başvurusunda Kurumumuza sunulan Ankara Vergi

Dairesi Başkanlığının 03.05.2018 tarihli ve E.185098 sayılı yazısında özetle; “Hayat sigortası için yatırılan primlerin vergi indirimine tabiyet oranına ilişkin 03/05/2018 tarihli ve E.185098 sayılı yazısında (özelge)

“başvurana ait hayat sigortası grubunda yer alan birikimli sigortaların dışında kalan yaşam teminatı içeren sigorta primlerinin tamamı ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmaması ve prim ödeme belgesinin primin ait olduğu ay içinde ibraz edilmesi, sigorta şirketinin

Türkiye’de yerleşik ve merkezinin Türkiye’de olması halinde, ücretin safi değerinin tespitinde ücret matrahından indirilmesi mümkündür…” dendiği görülmüş, başvuran bu yazı ile idareye başvuru yapmıştır.

12.2. Talebin karşılanmaması sebebiyle, başvuran 27/10/2020 tarihinde Kurumumuza başvurmuştur.

Kurumumuzca ilgili idareye yazılan yazıya cevaben Bakanlık Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nden alınan 24/12/2020 tarihli sayılı cevabi yazıda özetle; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 63 üncü maddesi ile 6327 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükümleri gereğince başvuranın Aegon Emeklilik ve

Hayat Sigortası A.Ş.’dan Risk (Prim İadeli) hayat sigortası yaptırmış olması nedeni ile 15/11/2016 tarihinden 15/05/2018 tarihine kadar olan sigorta prim ödemelerinin hayat sigortası kapsamında değerlendirildiğinden gelir vergisinden %50 oranında maaşına yansıtıldığı, ilgili idarelerden alınan görüşler doğrultusunda 15/05/2018 tarihinden itibaren prim ödemelerinin kişinin gelir vergisinden

%100 oranında maaşına yansıtıldığı, 15/11/2016-15/05/2018 yıllarına ait prim ödemelerinden kalan

%50’lik kısmın ödenip ödenemeyeceğine ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı’na ve Ankara Vergi Dairesi

Başkanlığı’na görüş sorulduğu, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 16/12/2020 tarihli görüş yazısında kişinin talebine açıklayıcı net bir cevap bulunmadığından işlemin yapılmadığı ifade edilmiştir.

12.3. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın Ba16/12/2020 tarihli ve E.346838 sayılı yazısında özetle;

“213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114 üncü maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, “Düzeltme zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesinde de;

114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hatalarının

düzeltilemeyeceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar uyarınca, vergi hatalarının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde ve 119 uncu maddede belirtilen yollardan herhangi biriyle düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.

Buna göre, başvuran tarafından ödenen primlerin ücret matrahından indirimine yönelik geçmişe dönük ödeme yapılması mümkün bulunmakta olup, söz konusu dönemlere ilişkin düzeltme ve iade işlemlerinde 213 sayılı Kanunun 114 ve 126 ncı maddelerinde belirtilen sürelerin dikkate alınması gerekmektedir.” dendiği görülmüştür.

12.4. Tüm bu görüşler, bilgi ve belgeler ışığında, 2020/99242 sayılı dosya kapsamında verilen 13/04/2021 tarihli Gönderme Kararında “Aegon Emeklilik ve Hayat Sigortasından Risk (Prim İadeli) hayat sigortası yaptıran başvuranın ödediği sigorta primlerinin tamamının (%100) ödendiği ayda ücret matrahından indirilmesinin mümkün olduğu, ancak idare tarafından 15/11/2016 – 15/05/2018 tarihleri arasında başvuranın sigorta prim ödemelerinin gelir vergisinden %50 oranında maaşına yansıtıldığı, zamanaşımı süresi dolmadığı için başvuran tarafından ödenen primlerin ücret matrahından indirimine yönelik geçmişe dönük ödeme yapılmasının mümkün olduğu, bu kapsamda talebin yeniden değerlendirilmesi amacıyla başvuru ve eklerinin Bakanlığa gönderilmesine” karar verilmiştir.

13. Mevcut durumda, 4 numaralı paragrafta belirtildiği üzere, idare tarafından başvuranın sigorta poliçeleri hakkında ilgili birim ve kurumlardan görüş alındığı, bu doğrultuda işlem gerçekleştirildiği, eksik ödeme yapılmadığı ifade edilmektedir.

14. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmü yer almıştır.

15. Aynı Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrasında, ücretin gerçek safi değerinin işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından, aynı maddede 1 ila 5 inci bentlerde sayılan indirimler yapıldıktan sonra kalan miktar olduğu hükme bağlanmış olup, söz konusu fıkranın (3) numaralı bendinde ise “(6327 sayılı Kanunun 5.maddesiyle değişen bent; Yürürlük 01.01.2013) Sigortanın

Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50’si ile ölüm, kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler (İndirim konusu yapılacak primler toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Cumhurbaşkanı bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya

ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.).” hükmüne yer verilmiştir.

16. 6327 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin yasalaşması sürecinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve

Bütçe Komisyonuna sunulan taslakta, hayat sigortaları ve diğer şahıs sigorta poliçelerine ilişkin primlerin

tamamının indirimi öngörülmüş, ancak yapılan görüşmeler üzerine (PBK tutanak 25/5/2012 Esas No:

1/612,2/360), birikimli hayat sigortası kapsamında yapılan prim ödemelerinin tamamının vergi matrahından indirilmesinin hayat sigortası uygulamasını bireysel emeklilik sistemine kıyasla avantajlı hale getirdiği gerekçesiyle tüm sigorta ve emeklilik uygulamalarında yaklaşık aynı düzeyde avantaj sağlanması ve birikimli hayat sigortaları ile diğer emeklilik ve sigorta uygulamaları arasında ortaya çıkabilecek eşitsizliklerin giderilmesini teminen, maddenin birikimli hayat sigortalarında ödenen primlerin yalnızca yüzde 50’lik kısmının vergi matrahından indirilebilmesi şeklinde değiştirilmesi uygun görülmüş ve madde mevcut haliyle yasalaşmıştır.

17. Söz konusu değişiklik gerekçesi de dikkate alınarak konuya ilişkin olarak çıkarılan 85 No.lu Gelir

Vergisi Sirkülerinin “8.2. Ödenen Şahıs Sigorta Primlerinin Ücret Matrahının Tespitinde İndirimi” başlıklı bölümünde “… Vergiye tabi ücret matrahının tespitinde dikkate alınacak sigorta primleri; sigortanın

Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; Ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait birikim priminin alındığı hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50’si ile Ölüm, kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerden müteşekkildir. İndirim konusu yapılacak primlerin toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin

%15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır. Yıl içinde asgari ücret tutarında meydana gelebilecek değişiklikler, indirim yapılacak tutarların hesabında dikkate alınacaktır.” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.

18. Dolayısıyla, hayat grubu sigortalarından; birikim priminin alındığı hayat sigortası poliçeleri için ödenen primlerin %50’sinin, diğer hayat sigortası poliçeleri için ödenen primlerin ise diğer şahıs sigortası poliçelerinde olduğu gibi tamamının indirim konusu yapılması kabul edilmiştir.

19. 10/10/2012 tarihli ve 28437 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hayat Grubu Sigortaları

Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde, birikim priminin; hayat grubu sigortalarında, risk primi hesabına bağlı olmaksızın, yatırım amacıyla alınan miktarı, hayat grubu sigortalarının, hayat sigortası, evlilik/doğum sigortası, sermaye itfa sigortası ve yatırım fonlu sigortalarını, risk priminin, ölüm ve/veya yaşama ihtimallerine bağlı teminatlar ile ek olarak ferdi kaza, hastalık sonucu maluliyet, işsizlik ve tehlikeli hastalıklar gibi teminatların da verildiği sigortalar için sigortalıların yaşlarına ve riski etkileyen diğer kişisel özelliklerine göre hesaplanan primi, ifade ettiği belirtilmiştir.

20. Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde, hayat sigortasının ölüm ve/veya yaşama ihtimallerine bağlı teminatlar ile bunlara bağlı ek teminatların verilebildiği, ürünün özelliğine göre birikim priminin de alınabildiği ve tazminat ve/veya birikimlerin belirli bir tutarda ya da prim iadesi veya irat şeklinde ödenebildiği hayat grubu sigorta branşı olduğu hüküm altına alınmıştır.

21. Anılan Yönetmeliğin “Birikim priminin alındığı hayat grubu sigorta ürünleri” başlıklı 15 inci maddesinde, “(1) Birikim priminin alındığı hayat grubu sigorta ürünlerinde; a) Yatırım fonlu sigortalar hariç teknik faiz oranında garanti getiri verilmesi zorunludur.

b) Teknik faiz oranındaki garanti getiri, tarife teknik esasları ve sigorta sözleşmesi üzerinde yazılı olması ve sigorta ettirenin önceden bilgilendirilmesi kaydıyla sigorta süresinin sonu veya belirli dönemler itibarıyla hesaplanacak şekilde taahhüt edilebilir.

c) Kâr payı verilmesi de zorunlu olup; kâr payı birikim priminin şirketin serbest hesaplarına intikalini takip eden ilk iş gününden itibaren her sigorta sözleşmesi için sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar ilgili teknik esaslara göre hesaplanır.

ç) Her bir yıl itibarıyla gider payı ile aracı komisyonunun (veya üretim masrafı) toplamı ve işletme masrafı oranları bilgilendirme formunun ve poliçenin ilk sayfasında en az 14’lük puntolarla yazılır. Gider payı veya aracı komisyonundan (veya üretim masrafı) birinin maktu diğerinin oran olarak belirlendiği durumlarda maktu olarak kesilecek tutar ile belirlenen oran ayrı ayrı yazılır.

d) Sigortadan ayrılma süresi dolmadan feshedilen sözleşmelerde fesih tarihine kadar ödenmiş birikim primleri ile bunlara ilişkin kâr payının toplamı, söz konusu toplam tutar üzerinden şirket tarafından belirlenmiş oranda yapılacak kesinti ve ilgili vergiler düşüldükten sonra sigorta ettirene iade edilir. Söz konusu kesinti oranı bilgilendirme formunun ve poliçenin ilk sayfasında en az 14’lük puntolarla yazılır.

e) Birikim tutarı, yatırım gelirleri, varsa risk primi tutarları ile kesintilere ilişkin bilgiler poliçe yıldönümleri itibarıyla sigorta ettirene şirket tarafından yılda en az bir kez yazılı olarak gönderilir. Sigorta ettirenin, elektronik ortamda bilgilendirilmeyi tercih etmesi halinde yazılı bildirim şartı aranmaz.” açıklamalarına yer verilmiştir.

22. Hayat sigortası poliçesinin; birikim priminin alındığı hayat sigortası olması durumunda, ödenen primlerin %50’sinin, birikim priminin alınmadığı hayat sigortası olması durumunda, ödenen primlerin tamamının ödendiği ayda elde edilen ücretin % 15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmaması koşuluyla ücret matrahının hesabında indirim olarak dikkate alınması mümkündür.

23. Bu kapsamda, başvuranın birikim pirimi alınmayan “Prim İadeli Hayat Sigortası Poliçesi”, “Prim

İadeli (Ferdi Kazalı) Hayat Sigortası Poliçesi” ile “Risk Hayat Sigortası Poliçesi” kapsamında yaptığı prim ödemelerinin tamamının, “Birikimli Hayat Sigortası Poliçesi” kapsamında yaptığı prim ödemelerinin

%50’sinin, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşmaması ve prim ödeme belgesinin primin ait olduğu ay içinde ibraz edilmesi, sigorta şirketinin Türkiye’de yerleşik ve merkezinin Türkiye’de olması halinde, ücretin safi değerinin tespitinde ücret matrahından indirilmesi mümkündür.

24. Dönemler halinde şahıs sigorta poliçeleri için prim ödemelerine ilişkin belgelerin ait olduğu ay içinde

Kurumuna ibraz edilmesi koşuluyla oransal ve mutlak sınırlamalar çerçevesinde bir sonraki aya ait ücretlerinin vergi matrahını hesabında indirim olarak dikkate alınması mümkün bulunduğu, ücret

matrahından indirilemeyen kısmın ise sonraki aylara devrinin söz konusu olmadığı, indirim konusu prim ödemelerinin ayrı ayrı değil tamamının ödendiği ayda elde edilen ücretin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacağı tabiidir 25. Başvuran tarafından sunulan poliçe tahsilat makbuzlarının incelenmesinden, aylık 100 ABD Doları üzerinden prim ödemelerinin gerçekleştirildiği, çalıştığı Kurum tarafından aksi belirtilmediği cihetle söz konusu prim ödeme belgelerinin idareye zamanında verildiği ancak 15/11/2016-15/05/2018 tarihleri arasında prim ödemelerinin %50 oranında maaşına yansıtıldığı, 193 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrası alt bendinde yer alan “Yabancı parasiyle ödenen ücretler ödeme gününün borsa rayiciyle

Türk parasına çevrilir.” hükmü yer aldığı anlaşılmış olup, başvuranın eksik yararlandırılan indirim tutarları nedeniyle fazladan ödediği gelir vergisinin 16.04.2021 tarih ve 2021/4 Seri No.lu Uygulama İç

Genelgesinde yapılan açıklamalar dikkate alınarak zamanaşımı süresi içinde geçmişe yönelik olarak

Kurumunca iadesinin yapılması hususunda ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup, idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ İLE;

Başvuranın eksik yararlandırılan indirim tutarları nedeniyle fazladan ödediği gelir vergisinin, 193 sayılı

Kanunun 63 üncü maddesinin birinci fıkrası alt bendinde yer alan “Yabancı parasiyle ödenen ücretler ödeme gününün borsa rayiciyle Türk parasına çevrilir.” hükmü ve 16.04.2021 tarih ve 2021/4 Seri No.lu

Uygulama İç Genelgesinde yapılan açıklamalar dikkate alınarak zamanaşımı süresi içinde geçmişe yönelik olarak iadesinin yapılması hususunda ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin

veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın, Başvurana ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi