ÖZET: Başvuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsmanlık) yapılmış olup, şikayetçi, vergi kesintilerinin iadesini talep etmektedir. Başvuruda, şikayetçinin 2017 yılında görevden uzaklaştırıldığı ve 2018 yılında göreve iade edildiği belirtilmektedir. Ancak, göreve iade sonrası yapılan toplu maaş ödemesi sırasında gelir vergisi matrahının yüksek tutulması nedeniyle mağduriyet yaşandığı iddia edilmektedir. Şikayetçi, gelir vergisi diliminin %15 yerine %27 üzerinden hesaplandığını ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı, başvuruya ilişkin belgelerin eksik olduğunu belirtmiş ve ilgili bilgi ve belgelerin Kamu Denetçiliği Kurumu’na iletilmesini sağlamıştır. İdare, şikayetçinin talebinin reddedildiğini ifade etmektedir. Ancak, yapılan işlemlerin hukuka uygunluğu ve vergi kesintilerinin doğru bir şekilde hesaplanması gerektiği vurgulanmaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için gelir vergisi hesaplamalarının her dönem için ayrı ayrı yapılması gerektiğini ve fazladan kesilen tutarın iade edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, şikayetçinin talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yeni bir işlem tesis edilmesi için tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiye, başvuranın mali haklarının korunması ve hukuka uygun bir şekilde değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/86312-S.20.93854

BAŞVURU NO : 2020/68061

KARAR TARİHİ : 30/10/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin vergi kesintilerinin iadesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 10/06/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza (TC No: 3 ) adına Sivil Memurlar Sendikası (SİME-SEN) vekili Av. tarafından yapılan başvuruda, başvurucu üyenin

TSK İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi Komutanlığı’nda görev yapmakta iken;

21.06.2017 tarihinde görevinden uzaklaştırılmış ve 14.07.2017 tarihinde devlet

memurluğundan ihraç edildiğini, akabinde 08 Temmuz 2018 tarihli ve 30472 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararname (KHK/701) gereği; 09.07.2018 tarihinde (yaklaşık bir yıl sonra)

görevine iade edildiğini, göreve iadesinin ardından 15/07/2017-15/07/2018 tarihleri arasındaki maaşları hesaplanarak kendisine ödeme yapıldığı, ancak söz konusu dönem hesaplaması yapılırken Gelir Vergisi Matrahı yüksek tutularak müvekkilin mağduriyetine yol açıldığı, anılan tarih aralığında müvekkilin Gelir Vergisi diliminin %15 oranında hesaplanması gerekirken kendisine toplu ödeme yapıldığından ötürü hataya düşülerek %27 oranından hesaplandığını, yapılan bu hatalı hesaplama neticesinde ortaya çıkan durumdan ötürü 2018 yılı sonuna kadar da %27 üzerinden kesinti yapılmaya devam edildiğini,

2. Bunun üzerine başvurucu üye ’ın 17 Mart 2020 tarihli dilekçesi ile Gelir

Vergisi Matrahının yüksek tutularak mağdur edildiğini kurumuna bildirdiğini, 14/07/201731/12/2018 tarihleri arasındaki maaşlarının ayrı ayrı hesaplanarak yanlış vergi diliminden doğan mağduriyetinin giderilmesini talep ettiğini,

3. Şikayet edilen idarece 13 Nisan 2020 tarihli ve – – sayılı yazı ile talebin reddedildiğini, durumun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, başvurucu üyenin görevine iadesinin ardından toplu ödeme yapıldığı gerekçesiyle gelir vergisi matrahının yüksek tutulmasının kanun hükmünün ihlali neticesini doğuracağını, şikâyet konusuyla tamamen aynı doğrultuda olarak görevden alınıp yargı kararıyla görevine dönen davacının maaşlarının toplu ödenmesi sırasında yapılan tarhiyata karşı açılan davalarda, ücretin tahakkuk ettiği vergilendirme dönemi için geçerli olan oran üzerinden vergilendirilmesi gerektiğine yönelik Danıştay kararlarının mevcut olduğunu, Danıştay kararında, dışarda geçirdiği süreye ilişkin ücretlerin her bir vergilendirme dönemi için ayrı ayrı tevkifata tabi tutulması gerektiği; toplu ödeme yapıldığında, ödemenin yapıldığı dönem üzerinden tevkifata tabi tutulmanın vergilendirme hatası olacağının belirtildiğini,

4. ın 2017-2018 yılları arasında maaşını alamaması konusunda herhangi bir dahlinin bulunmadığını, 21/06/2017 tarihinde KHK ile görevinden çıkarıldığını ve 09/07/2018 tarihinde Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile görevine iade edildiğini, bu süre zarfında maaşını alamamasının idarenin işleminden kaynaklandığını, göreve iadesinin akabinde toplu maaş ödenmesi yüzünden gelir vergisi matrahının yüksek tutulmasının hukuk devletinde kabul edilebilir bir durum olmadığını, zira başvurucunun ne ihraç edilirken ne de ihraçtan kaynaklı olarak mali haklarını elde edemezken kendi iradesinin bulunmadığını, dolayısıyla şikâyet edilen İdarece ihraç sonrası toplu ödeme yapılmasından ötürü vergi matrahının yüksek tutulmasının gerek vergi hukuku gerekse idare hukuku mantığıyla bağdaşmadığını iddia ederek öncelikle şikâyet konusu hakkında Kurumumuzca araştırma yapılmasını, şikayetçinin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla; şikayet edilen idarenin

13 Nisan 2020 tarihli ve – – sayılı yazısının iptal edilmesini,

müvekkilin dışarda geçirdiği süreye ilişkin ücretlerin her bir vergilendirme dönemi için ayrı ayrı tevkifata tabi tutulmasını ve fazladan kesilen gelir vergisinin başvurucu

‘a ödenmesi hususunda tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

5. Kurumumuzun 12/8/2020 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Kara Kuvvetleri Komutanlığından alınan 20/8/2020 tarih sayılı cevabi yazıda özetle; söz konusu işleme ilişkin Kara Kuvvetleri Personel Başkanlığında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından 19’uncu Motorlu Piyade Tugay Komutanlığınca, Ek’te gönderilen ilgi yazı ve Ek’lerinin tetkik edilerek talep edilen bilgi ve belgelerin miat tarihi de dikkate alınarak doğrudan Kamu Denetçiliği Kurumuna gönderilmesi açıklamasını içeren cevabi yazı Kurumumuza gönderilmiştir.

6. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 19’uncu Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı Maliye ve

Bütçe Şube Müdürlüğünden alınan 1/10/2020 tarih sayılı cevabi yazıda özetle; halen TSK İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkez Komutanlığı’nda

Resepsiyon Görevlisi olarak çalışmakta olan De. Me. ’ın 14/07/2017 tarihinde devlet memurluğundan KHK ile ihraç edildiği, akabinde 08 Temmuz 2018 tarihinde 701 Sayılı

KHK ile 09/07/2018 tarihinde görevine iade edildiği, ilgili personelin görevinden ayrı kaldığı sürelere ilişkin tüm mali haklarının 701 Sayılı KHK’nın 2. Maddesi uyarınca kendisine 17/07/2018 tarihinde iade edildiği, “bahsi geçen geçmişe yönelik ödemenin vergilendirilmesinin %27’lik vergi diliminden değil, %15’lik vergi diliminden göre almakta bulunan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye

Bakanlığı yetkilidir.”, 12. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin; 12.1.”Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde; “ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi

Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik

Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”, 12.2.“Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.

a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi, b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” , 12.3.“Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu

Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı

Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer.

Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.

İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır.

Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.

Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”, 13. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun; 13.1.“Mevzuu” başlıklı 1 nci maddesinde; “Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir.

Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”, 13.2.“Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde; “Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”, 13.3.“Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, Vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre….vergi tevkifatı yapılır…”, 13.4. “Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Vergi tevkifatı,

94 üncü Madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu

Maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”, 14. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun; 14.1.“Düzeltme talebi” başlıklı 122 nci maddesinde; “Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler…”, 14.2.“Şikayet yolu ile müracaat” başlıklı 124 üncü maddesinde; “Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile

Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler…”, 15. 166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; “Toplu İş Sözleşmeleri ile Eskiye

Yönelik Olarak Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde; “Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış, 94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmağa mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” denilmiştir.

Kanunun 96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir.

Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalamakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

16. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

22. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

23. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın

120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük

Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli

Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur” hükmü ile Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.

24. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

25. Somut olayda da, şikayetçinin TSK İlk Kurşun Rehabilitasyon Merkezi

Komutanlığı’nda görev yapmakta iken 21/6/2017 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, 14/7/2017 tarihli KHK ile ihraç edildiği, daha sonra OHAL İnceleme Komisyonunun kararı ile göreve iade edildiği, 9/7/2018 tarihinde tekrar göreve başladığı, OHAL Komisyon Kararına istinaden 2017 ve 2018 yıllarına ait alacaklarının Gelir Vergisi kesintisi yapılmak suretiyle ödendiği, başvuranın yapılan ödemenin her bir vergilendirme dönemi ilgili dönemlere ait Gelir

Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle vergilendirilmesi gerektiğinden bahisle fazladan tahsil edilen tutarın iadesi ile ilgili talebinin İdare tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.

26. İdarece başvuranın görevden uzaklaştırıldığı ve ihraç sonrası göreve iade edildiği dönemlere ait ödenmeyen aylık maaş tutarlarının başvurana ödendiği ancak başvuranın fazladan tahsil edildiğini iddia ettiği gelir vergisi tutarının iade edilmeyeceğinin bildirildiği görülmektedir.

27. Bilindiği gibi hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.

28. Bu çerçevede ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzenini korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta

FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.

29. Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

30. Gaziantep 1. Vergi Mahkemesi’nin 2019/362 esas, 2019/959 karar sayılı kararında; “Dava, davacı tarafından 2019 Şubat ve Mart aylarında maaşından yapılan Gelir Vergisi kesintilerinin en üst diliminden yapılmasının usulsüz olduğu iddiası ile yaptığı başvurunun reddine ilişkin 20/03/2019 tarih ve 7695 sayılı işlemin iptali ile fazladan yapılan kesintinin yasal faizi ile iadesi istemiyle açılmıştır. …

Tüm bu mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden gelir vergisinin; kazancın ait olduğu yıl içinde vergilendirilmesi gerektiği ve olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile kamu görevinden ihraç edilenlerin 7075 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde

Kararnamesi kapsamında göreve iade olmaları durumunda hiç ihraç edilmemiş gibi mali haklarının iade edilmesi gerektiği sonucu çıkmaktadır…

İncelenen dosyada davacının OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden ihraç edildiği, buna mukabil Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade edildiği ve iade kararı ile davacıya geriye dönük …TL maaş ödemesi yapıldığı hususları sabittir. Her ne kadar davalı idarece 193 Sayılı Gelir Vergisi

Kanununun 1. maddesi hükmü gereğince gelirin elde edildiği takvim yılında vergilendirilmesi gerektiği savunulmuş ise de, olayda davacının kendi iradesi dışında görevden ihraç edildiği, komisyon kararı ile göreve iade edilerek mali haklarının bu kararla iade edildiği hususları göz önüne alındığında yapılan bu toplu ödemenin 2016,

2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olduğu, dolayısıyla vergilendirme esnasında ödemenin ait

olduğu yılın esas alınması gerektiği, aksi halde 7075 Sayılı Kanun Hükmündeki

Kararnamenin 10. maddesinin 1. fıkrasının; ‘…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir.’ hükmünün ihlal edileceği hususları açık olup bu sebeplerle dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir…

Bu itibarla, dava konusu kesintilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesi gerekmektedir…” tespitlerine yer verilmiştir.

31. Kurumumuza benzer nitelik taşıyan “Bölge tazminatı ve faizinin ödenmesi talebi” ile yapılan 2019/18199 numaralı başvuru hakkında 03/01/2020 tarihinde; “Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait mali ve sosyal haklarının ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/12302 numaralı başvuru hakkında 19/12/2019 tarihinde; “Promosyon ödeme talebi” ile ilgili 2019/13756 numaralı başvuru hakkında 07/01/2020 tarihinde Tavsiye Kararları verilmiştir.

32. Kurumumuzca verilen 27/03/2020 tarihli ve 2019/17171 Başvuru No.lu Tavsiye Kararı ile 11/8/2020 tarihli ve 2020/3075 Başvuru No.lu Tavsiye Kararında, “Başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir

Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın ve asgari geçim indirimlerinin başvurana iade edilmesi yönünde” idarelere tavsiyede bulunulmuştur.

33. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ile ilgili tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, aksine bir uygulamanın ihraca ilişkin hükümlerin tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkacağı ve kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği yönündeki düzenlemelere uygun düşmeyeceği, her bir vergilendirme dönemi için ayrı vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın başvurana iade edilmesi gerektiği, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 34. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘makul sürede karar verme’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle de ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bundan böyle bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

35. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Balıkesir Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre ŞİKAYETİN KABULÜNE; Başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın başvurana iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Kara Kuvvetleri

Komutanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi