|
ÖZET: Başvuru, Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı’na yönelik vergi kesintilerinin iadesi talebine ilişkindir. Başvuran, 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilmiş, ancak OHAL Komisyonu kararıyla görevine iade edilmiştir. Göreve başladıktan sonra, 01/09/2016 ile 01/02/2019 tarihleri arasında çalışmadığı dönemler için yapılan gelir vergisi ve asgari geçim indirimlerinin hesaplanmasında hatalar olduğunu iddia etmektedir. İlgili vergi dairesi, yapılan ödemelerin hangi ayda yapıldığına göre vergi tevkifatı yapılması gerektiğini belirtmiş ve başvurana 12.461,44 TL borç çıkarmıştır. Başvuran bu duruma itiraz etmiş, ancak itirazı reddedilmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın kamu görevine iadesi sonrası yapılan ödemelerin ilgili dönemin ücreti olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca, Gelir Vergisi Kanunu’na göre, vergi tevkifatının hangi dönemlerde uygulanacağına dair detaylı açıklamalar yapılmıştır. İdare, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunmuş, ancak başvuranın taleplerinin yargı kararlarıyla desteklendiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabulüne karar vermiş ve ilgili idarelere, başvuranın vergi dilimlerine göre yeniden hesaplama yaparak fazla tahsil edilen tutarların iade edilmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarelerin bu karara uygun hareket etmesi ve işlemleri 30 gün içinde Kuruma bildirmesi gerekmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/67847-S.20.73819
BAŞVURU NO : 2020/3075
KARAR TARİHİ : 11/08/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı
Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı
Vergi kesintilerinin iadesi talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 14/02/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Manisa Demirci Vergi Dairesi Müdürlüğünde olarak görev yaptığını, 672 sayılı KHK ile ihraç edildiğini, OHAL Komisyonu kararı ile görevine iade edildiğini, 01/02/2019 tarihinde Demirci Vergi Dairesi Müdürlüğünde görevine başladığını, göreve başladıktan sonra çalışmadığı dönemler olan 01/09/2016 ile 01/02/2019 tarihleri arası her ay için ayrı ayrı ilgili yıla ilişkin olarak Gelir Vergisi ve Asgari Geçim İndirimi Manisa
Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından hesaplanarak tarafına ödendiğini, Manisa Vergi Dairesi
Başkanlığı İnsan Kaynakları Müdürlüğü’nün yazısının tebliğ edildiği, bu yazıda, tarafına yapılan toplu ödemenin hangi ayda yapıldı ise o ay ücreti kabul edilerek vergi tevkifatı yapılması gerektiğini, bu nedenle eksik ödenen Gelir Vergisi ve fazla hesaplanan Asgari Geçim
İndiriminin ödenmesi gerektiğini bildirdiği, tarafına 12.461,44 TL borç çıkarıldığı, borç bildirim belgesi 24/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu bildirime karşı 7 gün içinde itiraz hakkının olduğu belirtildiğinden dolayı 30/01/2020 tarihinde itiraz ettiğini, ret edildiğini, birçok yargı kararın da yapılan fazla hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu ortaya koyduğunu, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2015/1782 başvuru numaralı ve 26/11/2015 tarihli kararında, idarenin hatalı olduğunu, Gelir ve Damga Vergisi kesintisi yapmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirttiğini, başvuruya ilişkin örnek Danıştay kararlarının da olduğunu, Danıştay 4. Dairesinin 28/11/2005 tarih ve 2005/340 esas 2005/2266 sayılı kararı, Danıştay 4.
Dairesi 13/02/1998 tarihli 1997/475 esas ve 1998/513 karar sayılı kararı, Danıştay 4. Dairesi 23/01/2012 tarihli, 2009/5858 esas ve 2012/37 sayılı kararı olduğunu iddia ederek Manisa
Vergi Dairesi Başkanlığının 03/02/2020 tarih ve 17783 sayılı işleminin iptalini, tarafına çıkarılan ek verginin ortadan kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Hazine ve Maliye
Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda;
“İlgi: 14/04/2020 tarihli ve sayılı yazınız.
‘e ait ilgide kayıtlı yazınız incelenmiş olup konu hakkında aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;
61 inci maddesinde, ‘Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet
karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.’,
94 üncü maddesinde, ‘Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar,
ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.
1. Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,
…
Yukarıdaki bentlerde yazılı vergi tevkifatının yapılmasında 96 ncı madde hükmü göz önünde tutulur.’,
96 ncı maddesinde, ‘Vergi tevkifatı, 94’üncü madde kapsamına giren nakten veya hesaben
yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.’
hükümlerine yer verilmiştir.
166 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi
hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek, Gelir Vergisi Kanununun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ‘Vergiyi Doğuran Olay’ başlıklı 19 uncu maddesinde, ‘Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.’ hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, vergi alacağı, vergi yasalarının vergiyi bağladıkları olayın oluşması sonucu veya hukuki durumun tamamlanmasıyla doğar.
Vergi kanunlarında; verginin konusu, mükellefi ve vergiyi doğuran olay belirlenir. Verginin konusu gelir, servet, sermaye gibi maddi; hizmet, kıymet, belge, iş ve işlemler gibi gayrimaddi şeylerdir. Vergiyi doğuran olay ise, bu şeylerin elde edilmesi, kullanılması, alınması veya satılması gibi işlemlerdir. Vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi sonucu Devletin vergi alacağı doğar.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre, gelir vergisi gerçek kişilerin elde ettiği gelir üzerinden
alınmakta olup, gelir vergisinden söz edebilmek için ortada bir gelir, bir mükellef ve gelirin bu mükellef tarafından elde edilmiş olması gerekmektedir. Vergileme süreci gelirin elde edilmesiyle başlamakta ve arkasından vergileme ile ilgili tüm işlemler devreye girmektedir.
Gelirin elde edilmesi ise vergiyi doğuran olayın varlığı ile mümkün olmaktadır.
Gelir Vergisi açısından vergiyi doğuran olay, gelirin elde edilmesidir. Bu nedenle gelirin ne zaman elde edilmiş sayılacağı, başka bir deyişle, vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleşeceği vergilendirme açısından büyük bir öneme sahiptir. 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununda farklı kazanç ve irat türlerini düzenleyen ayrıntılı hükümlerde her bir kazanç ve irat bakımından vergiyi doğuran olayın belirlenmesinde; ‘Doğma’ (GVK md. 37, md. 52, md.
65), ‘Tahsil edilen veya tahakkuk eden hasılat’ (GVK md. 39, md. 55), ‘Ödeme’ (GVK md. 61), ‘Nakden veya hesaben ödeme’ (GVK md. 96) gibi farklı kavramlar kullanılmaktadır.
Buna göre, ticari ve zirai kazançlarda elde etme tahakkuk esası geçerli olup tahakkuk gelirin mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmesidir. Serbest meslek ve gayrimenkul sermaye iradında ise tahsil esası geçerli olup tahsil gelirin sahibinin mal varlığına dahil olması olarak ifade edilmektedir.
Gerçek usulde vergilendirilen ücret gelirlerinde elde etme, gelirin kişinin hukuki ve ekonomik tasarrufuna girmesi ile gerçekleşmektedir. Hukuki tasarruf, gelirin sahibi tarafından talep edilebilir hale gelmesini; ekonomik tasarruf ise gelirin sahibinin emrine amade kılındığı zamanı ifade eder. Ücret geliri de ancak bu şartların sağlanması ile vergilendirilecek aşamaya gelmiş olur.
Dolayısıyla, bir ücret ödemesine vergi tevkifatı yapılabilmesi için nakten veya hesaben ödeme yapılmış olması gerekmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre; ‘in 672 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiği ve Olağanüstü Hal Komisyon Kararı ile görevine iade edilmesi nedeniyle 01/09/2016 ile 01/02/2019 tarihleri arasındaki süreler için tarafına yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (2019 yılı ilgili ayın)
ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
Diğer taraftan, bu ödemenin yapıldığı ayı izleyen aylarda ödenen ücretler üzerinden tevkif edilecek vergilerin hesabında, bu ödemenin yapıldığı dönem dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği tabiidir.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122 nci maddesinde, ‘Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.’ hükmü yer almış, 124 üncü maddesinde ise ‘Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.’ denilmiştir.
Buna göre, konu ile ilgili olarak; kesintiyi yapmakla sorumlu bulunan işyerine müracaat edilerek temin edilen kesinti tutarlarını gösterir belge ve bilgileri içeren bir düzeltme dilekçesi ile Başkanlığımıza şikâyet yoluyla başvuruda bulunulması mümkün bulunmaktadır.
Bu kapsamda, Başkanlığımız kayıtlarında ‘e ait herhangi bir başvurunun yer almadığı ve dolayısıyla Başkanlığımızda adı geçenin başvuru konusu ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla henüz idari başvuru yollarının tüketilmediği görülmüştür.
Ayrıca, 193 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinde, ‘Genel bütçeye dahil idare ve müesseseler yaptıkları vergi tevkifatı için beyanname vermezler.’ hükmüne yer verilmiş olup
‘e yapılan ödemeler ile söz konusu ödemeler üzerinden kesilen gelir vergisi kesinti tutarları adı geçenin görev yaptığı kurumun bilgisi dahilindedir. Bu nedenle adı geçene yapılan ödemenin yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre vergilendirilmediği varsayımı altında oluşacak vergi farkı tutarının ilgili Kurum tarafından hesaplanabileceği değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, benzer durumda kamu görevinden ihraç edilen ve Olağanüstü Hal Komisyon
Kararıyla görevine iade edilen veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun disiplin hükümleri gereği görevden çıkarma işlemi uygulanan, daha sonra idari işlemle veya mahkeme kararı ile görevine iade edilen Başkanlığımız personeli için de yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre işlem tesis edilmektedir.
Ayrıca, konu ile ilgili olarak düzeltme ve başvurusu reddedilenler tarafından Başkanlığımız aleyhine açılan davalarda, Mahkemelerce verilen kararlar üzerine Başkanlığımızca gerekli işlemler tesis edilmektedir.
Bilgi edinilmesini arz ederim.”, şeklinde ifade edilmiştir.
3. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı
Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı İnsan Kaynakları Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda;
“İlgi : 14/04/2020 tarihli ve sayılı yazınız.
Vergi Dairesi Başkanlığımız Demirci Vergi Dairesi Müdürlüğünde olarak görev yaptığı dönemde, doğum nedeniyle Başkanlığımızın 27/04/2016/ sayılı oluruna istinaden 15/05/2016 tarihinden itibaren ücretsiz izne ayrılan , ücretsiz izinde iken
672 sayılı KHK ile 01/09/2016 tarihi itibariyle kamu görevinden çıkarılmıştır.
Adı geçen personel, Gelir İdaresi Başkanlığının 29/01/2019/ sayılı yazısı ekinde alınan
OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun 17/01/2019/ sayılı kararına istinaden kamu görevine iade edilmiş ve 01/02/2019 tarihinde Demirci Vergi Dairesinde göreve başlatılmış, takiben 29/03/2019 tarihinde Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığına naklen tayin olmuştur.
1. Yukarıda bahsedildiği şekliyle başvuranın kamu görevine iadesi neticesinde 11/09/2019 tarih ve sayılı ödeme emri ile kendisine yapılan toplu maaş ödemesinde hesaplanan Gelir
Vergisi ve Asgari Geçim İndirimi tutarlarında mevzuata aykırılık tespit edilmiş, devamında hatalı tutar kamu zararı kapsamına alınarak ilgiliden tahsili yoluna gidilmiş ve söz konusu borç 24/02/2020 tarihinde ilgili tarafından Eskişehir Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğü veznesine yatırılmıştır. Oluşan kamu zararına ilişkin İdaremizce yürütülen ve sonuçlandırılan işlem hakkında ‘Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin’ 33/A maddesi kapsamında yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.
2. Başvuranın talebi hakkında yasal mevzuat çerçevesinde yapılacak bir işlem bulunmadığından sürece ilişkin bir tarih verilememiştir.
3. Başvuranın talebine ilişkin yapılan değerlendirmede, İdaremizin uygulanmakta olan meri mevzuatın dışına çıkma, hükmü açık olan bir kanun metnini aykırı şekilde uygulaması mümkün değildir. Somut olayda ilgiliye yapılan toplu maaş ödemesinde, 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 61. maddesi ile 103 ve 104, maddeleri ve 166 seri numaralı Gelir Vergisi Genel
Tebliği uyarınca eksik uygulanan Gelir Vergisi ile ödemenin yapıldığı ayda bir kez uygulanması gerekir iken maaş hesaplanan her dönem için tahakkuk ettirilen asgari geçim indirimi tutarları kişiden tahsil edilmiştir. İdarenin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol
Kanunu kapsamında kamu zararını takip ve tahsil yetkisi vardır. Bu kapsamda yapılan işlem hukuki zeminde doğrudur.
4. İlgilinin kamu görevine iadesini sağlayan 17/01/2019 tarih ve sayılı OHAL
Komisyon Kararında, göreve iade talebi kabul edilmiş ve 7075 sayılı Kanunun 10/3. maddesi uyarınca dosya Kurumumuza devredilmiştir. Komisyon kararının gereği olarak görevine başlayan personele, 7075 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince görevinden çıkarılma tarihini takip eden aybaşından itibaren mali ve sosyal hakları ödenmiştir. İlgilinin kamu görevine iadesi doğrudan bir KHK ile değil, OHAL Komisyon Kararı ile olmuştur. Dolayısı ile somut olayı ve mali ve sosyal hakların değerlendirilmesi açısından bağlayıcılık arz eden bu kriterin esas alınması gerekir. Ancak kişiye çıkarılan kamu zararının OHAL Komisyon Kararı ile ya da diğer
KHK ler ile doğrudan bir bağı olmayıp bir önceki maddede de bahsedilen gelir mevzuatı çerçevesinde işlem tesis edilmiştir.
5. İlgiliye Gelir Vergisi ve Asgari Geçim İndirimi tutarına ilişkin çıkarılan borcun vergi hukuku açısından değerlendirilmesi; adı geçenin kamu görevine iadesi neticesinde 11/02/2019 tarih ve sayılı ödeme emri ile ödemesi gerçekleştirilen brüt 154.842,87 TL üzerinden aylık bordro icmali toplamında 356,25 TL Gelir Vergisi kesintisi yapılmıştır. İcmal bordrolarının
İdaremizce resen tetkiki ve yapılan toplu maaş ödemelerinde Gelir Vergisi kesintisi ile Asgari
Geçim İndiriminin nasıl uygulanacağı konusunda Gelir İdaresi Başkanlığı ve Ankara Vergi
Dairesi Başkanlığının görüşlerinin değerlendirilmesi neticesinde 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 94, maddesine göre ücret ödemelerinden yapılacak Gelir Vergisi kesintisinin yine
Gelir Vergisi Kanununun 103. maddesindeki oranlar dikkate alınmak suretiyle 104. madde hükümleri dikkate alınarak yapılacağı, 166 nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi hangi ayda yapılmış ise bu ödemenin o ayın geliri olarak değerlendirileceği ifade edilmiştir. Buradan yola çıkarak kişiden kesilecek Gelir Vergisinin aylık bordolar halinde ayrı ayrı değil, toplam rakama Gelir Vergisi Kanununun 103. maddesi hükümleri uygulanarak hesaplanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca Gelir Vergisi
Kanununun 32. maddesine istinaden ücret gelirine uygulanacak Asgari Geçim İndiriminin ise sadece ödemenin yapıldığı aya uygulanacağı geçmişe dönük ise hesaplanamayacağı Ankara
Vergi Dairesi Başkanlığının 30/11/2016 tarih ve 405297 sayılı yazısında belirtilmiştir. Buna göre yapılan toplu ödemeden kesilecek olan Gelir Vergisi tutarı ile fazla tahakkuk eden Asgari
Geçim İndirimi tutarları 14/01/2020 tarih ve sayılı Başkanlık Oluru ile kamu zararı kapsamına alınmış, bir hesaplama tablosu oluşturularak yeniden hesaplanmış ve bulunan rakam üzerinden (12.461,44 TL) Borç Bildirim Belgesi düzenlenerek ilgiliye tebliğ edilmek üzere 17/01/2020 tarih ve sayılı yazımız ile Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, 24/01/2020 tarihinde kişiye tebliğ edilmiştir. Söz konusu Borç Bildirim Belgesine 30/01/2020 tarih ve sayılı dilekçe ile itiraz edilmiş; itiraz, Başkanlığımızın 03/02/2020 tarih ve sayılı yazısı ile uygun görülmemiştir.
6. Başkanlığımızda görev yapmakta iken çeşitli tarihlerde çıkarılan KHK ler ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL İnceleme Komisyonu Kararları ile göreve dönen başvurandan hariç dört personelimize de benzer nitelikte vergisel işlem yapılmıştır.
7. Başkanlığımızda görev yapmakta iken çeşitli tarihlerde çıkarılan KHK ler ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL İnceleme Komisyonu Kararları ile göreve dönen başvurandan hariç dört personelimize de benzer nitelikte borç çıkarılma işlemi yapılmıştır.
8. Başvuranın taleplerine ilişkin başka kişiler hakkında verilen yargı kararları kişiyi bağlayıcı nitelikte olduğundan, bir yargı kararının benzer nitelikteki idari işlemlerde bağlayıcı olabilmesi için konunun İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında değerlendirilerek uygulama birliğinin sağlanması esastır. Aksi takdirde başka şahıslar hakkında uygulanan yargı kararları idareyi bağlamaz.
9. Konuya ilişkin yapılan yazışma örnekleri ve belgeler dosya halinde hazırlanmıştır.
10. Başvuru konusuna ilişkin başka bir personelimizce açılan davaya ilişkin bilgi ve belgeler yazımız ekindedir.
11. Başvuru konusuna ilişkin diğer tüm bilgi ve belgeler dosya halinde hazırlanmıştır.
Bilgilerinize arz ederim.”, şeklinde ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,
4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;
“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,
4.3. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler: Genel ilkeler” başlıklı 128 nci maddesinde;
“…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı
164 üncü maddesi;
“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel
Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet
memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye
Bakanlığı yetkilidir.”,
7. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;
7.1. “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde;
“ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”,
7.2. “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde;
“Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.
a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi,
b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” ,
7.3. “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu;
“Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır.
Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.
Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet
Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.
Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.
Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”,
8. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;
8.1. “Mevzuu” başlıklı 1 nci maddesinde;
“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”,
8.2. “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde;
“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,
8.3. “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde;
“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, Vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.
1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre… vergi tevkifatı yapılır…”,
8.4. “Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlıklı 96 ncı maddesinde;
“Vergi tevkifatı, 94 üncü Madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu Maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”,
9. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
9.1. “Düzeltme talebi” başlıklı 122 nci maddesinde;
“Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler…”,
9.2. “Şikayet yolu ile müracaat” başlıklı 124 üncü maddesinde;
“Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler…”,
10. 166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; “Toplu İş Sözleşmeleri İle Eskiye
Yönelik Olarak Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde;
“Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış,
94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi
sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmağa mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” denilmiştir. Kanunun
96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere
uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir.
Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalamakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.”, hükümlerine amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin
“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12. Başvuran, Manisa Demirci Vergi Dairesi Müdürlüğünde olarak görev yaptığını, 672 sayılı KHK ile ihraç edildiğini, OHAL Komisyonu kararı ile görevine iade edildiğini, 01/02/2019 tarihinde Demirci Vergi Dairesi Müdürlüğünde görevine başladığını, göreve başladıktan sonra çalışmadığı dönemler olan 01/09/2016 ile 01/02/2019 tarihleri arası her ay için ayrı ayrı ilgili yıla ilişkin olarak Gelir Vergisi ve Asgari Geçim İndirimi Manisa
Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından hesaplanarak tarafına ödendiğini, Manisa Vergi Dairesi
Başkanlığı İnsan Kaynakları Müdürlüğü’nün yazısı tebliğ edildiği, bu yazıda, tarafına yapılan toplu ödemenin hangi ayda yapıldı ise o ay ücreti kabul edilerek vergi tevkifatı yapılması gerektiğini, bu nedenle eksik ödenen Gelir Vergisi ve fazla hesaplanan Asgari Geçim
İndiriminin ödenmesi gerektiğini bildirdiği, tarafına 12.461,44 TL borç çıkarıldığı, borç bildirim belgesi 24/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu bildirime karşı 7 gün içinde itiraz hakkının olduğu belirtildiğinden dolayı 30/01/2020 tarihinde itiraz ettiğini, ret edildiğini, bir çok yargı kararın da yapılan fazla hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu ortaya koyduğunu, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2015/1782 başvuru numaralı ve 26/11/2015 tarihli kararında, idarenin hatalı olduğunu, Gelir ve Damga Vergisi kesintisi yapmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirttiğini, başvuruya ilişkin örnek Danıştay kararlarının da olduğunu, Danıştay 4. Dairesinin 28/11/2005 tarih ve 2005/340 esas 2005/2266 sayılı kararı, Danıştay 4.
Dairesi 13/02/1998 tarihli 1997/475 esas ve 1998/513 karar sayılı kararı, Danıştay 4. Dairesi 23/01/2012 tarihli, 2009/5858 esas ve 2012/37 sayılı kararı olduğunu iddia ederek Manisa
Vergi Dairesi Başkanlığının 03/02/2020 tarih ve sayılı işleminin iptalini, tarafına çıkarılan ek verginin ortadan kaldırılmasını talep ettiği tespit edilmiştir.
13. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevabın tetkik edildiğinde, ‘in 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiği ve Olağanüstü Hal Komisyon Kararı ile görevine iade edilmesi nedeniyle 01/09/2016 ile 01/02/2019 tarihleri arasındaki süreler için tarafına yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (2019 yılı ilgili ayın) ücreti sayılması ve
Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiği; ‘e yapılan ödemeler ile söz konusu ödemeler üzerinden kesilen gelir vergisi kesinti tutarları adı geçenin görev yaptığı kurumun bilgisi dahilinde olduğu ifade edilmiştir.
14. Gelir İdaresi Başkanlığı Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı İnsan Kaynakları
Müdürlüğü’nün Kurumumuza verdiği cevabın tetkik edildiğinde, Vergi Dairesi
Başkanlığının Demirci Vergi Dairesi Müdürlüğünde olarak görev yaptığı dönemde, doğum nedeniyle Başkanlığın 27/04/2016/ sayılı oluruna istinaden 15/05/2016 tarihinden itibaren ücretsiz izne ayrılan , ücretsiz izinde iken 672 sayılı
KHK ile 01/09/2016 tarihi itibariyle kamu görevinden çıkarıldığı; Gelir İdaresi Başkanlığının 29/01/2019/ sayılı yazısı ekinde alınan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun 17/01/2019 sayılı kararına istinaden kamu görevine iade edildiği; 01/09/2019 tarihinde
Demirci Vergi Dairesinde göreve başlatıldığı; takiben 29/03/2019 tarihinde Eskişehir Vergi
Dairesi Başkanlığına naklen tayin olduğu; başvuranın kamu görevine iadesi neticesinde 11/09/2019 tarih ve sayılı ödeme emri ile kendisine yapılan toplu maaş ödemesinde hesaplanan Gelir Vergisi ve Asgari Geçim İndirimi tutarlarında mevzuata aykırılık tespit edildiği; hatalı tutar kamu zararı kapsamına alınarak ilgiliden tahsili yoluna gidildiği; söz konusu borç 24/02/2020 tarihinde ilgili tarafından Eskişehir Defterdarlığı Muhasebe
Müdürlüğü veznesine yatırıldığı; başvuranın talebi hakkında yasal mevzuat çerçevesinde yapılacak bir işlem bulunmadığından sürece ilişkin bir tarih verilemediği; somut olayı ve mali ve sosyal hakların değerlendirilmesi açısından bağlayıcılık arz eden bu kriterin esas alınması gerektiği, ifade edilmiştir.
15. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
16. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
17. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın
120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük
Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur” hükmü ile Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.
18. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
19. Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.
20. Bu çerçevede ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzenini korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta
FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.
21. Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
22. Kurumumuza benzer nitelikte “Vergi kesintilerinin iadesi talebi” ile ilgili 2019/17171 numaralı başvuru hakkında 27/03/2020 tarihinde; 2019/21902 numaralı başvuru hakkında 14/05/2020 tarihinde; “Bölge tazminatı ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/18199 numaralı başvuru hakkında 03/01/2020 tarihinde; “Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait mali ve sosyal haklarının ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/12302 numaralı başvuru hakkında 19/12/2019 tarihinde; “Promosyon ödeme talebi” ile ilgili 2019/13756 numaralı başvuru hakkında 07/01/2020 tarihinde Tavsiye Kararları verilmiştir.
23. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait
Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın ve asgari geçim indirimlerinin iade edilmesi gerektiği, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Manisa ve Eskişehir Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın ve asgari geçim indirimlerinin başvurana iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için GELİR İDARESİ
BAŞKANLIĞINA, MANİSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ve ESKİŞEHİR
VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından
bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA, MANİSA VERGİ
DAİRESİ BAŞKANLIĞINA ve ESKİŞEHİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi