ÖZET: Başvuran, Melikgazi Belediyesi’ne yaptığı başvuruda, gelirinin bulunmadığını belirterek indirimli emlak vergisi talep etmiştir. Ceza infaz kurumunda hükümlü olan başvuran, Kayseri’deki taşınmazının boş olduğunu ve kira geliri elde etmediğini ifade etmiştir. Ancak, belediye, eşinin Niğde’de ikamet etmesi nedeniyle muafiyet talebini reddetmiştir. Başvuran, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunarak, emlak vergisi muafiyetinden yararlanmak istemektedir.

Belediye, başvuruya ilişkin açıklamalarında, Emlak Vergisi Kanunu’nun ilgili maddelerine atıfta bulunarak, gelir belgeleme koşulunu ve meskenin bizzat ikamet edilmesi şartını vurgulamıştır. Ancak, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın genel tebliğleri, indirimli vergi oranının uygulanabilmesi için bizzat oturma şartının aranmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla, başvuranın durumu, bu tebliğler çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın indirimli emlak vergisi oranından yararlanması gerektiği yönünde tavsiyede bulunmuştur. İlgili mevzuat ve belgeler doğrultusunda, başvuranın gelirinin olmaması ve taşınmazının büyüklüğünün 200 m²’yi geçmemesi durumunda, indirimli vergi oranından faydalanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, Melikgazi Belediyesi’ne yeniden işlem tesis edilmesi önerilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/358-S.21.569

BAŞVURU NO : 2020/99729

KARAR TARİHİ : 08/01/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MELİKGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın geliri olmadığı dolayısıyla indirimli emlak vergisi oranından yararlanma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 06/11/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan şikayetçi, Ödemiş T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğunu, hiçbir geliri olmadığını, Kayseri İli Melikgazi İlçesi

Mimarsinan Mahallesi Toki Konutları Blok Kat: No: adresinde bulunan taşınmazı için emlak vergisi muafiyetinden faydalanmak için idareye başvuruda bulunduğunu, idarece söz konusu meskende ikamet edilmediği, şikâyetçinin eşinin Niğde ilinde ikamet ettiği, dolayısıyla bu meskenin boş tutulduğu veya kira geliri elde edildiği gerekçe gösterilerek muafiyet talebinin reddedildiğini, eşinin Niğde ilinde ikamet etmesinin vergi muafiyetinden faydalanmasına engel teşkil etmeyeceğini, meskenin boş olduğunu ve kira geliri elde etmediğini, idarenin ret gerekçelerinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia ederek emlak vergisi muafiyetinden yararlandırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında 17/11/2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısıyla Melikgazi Belediye Başkanlığı’ndan başvuruya ilişkin bilgi-belge talep edilmiş olup, ilgili idarenin 27/11/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 4962 sayılı Kanunun 15’inci maddesi ile değişik 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında, 01.01.2004 tarihinden geçerli olmak üzere Bakanlar

Kurulunun kendisine bakmakla yükümlü kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskeni olması halinde bu meskenlerine ait vergi oranını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili bulunduğu, hükme bağlanmıştır.

2.2. Gelir İdaresi Başkanlığının E.561833 ve 10.07.2019 tarihli özelgesinde, ‘Buna göre, indirimli bina vergisi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kendileri de kirada oturanların, gerekli şartları taşımaları kaydıyla indirimli bina vergisi oranı (sıfır)

uygulamasından yararlanmaları mümkündür. Ancak, meskenini kiraya verdiği halde kendisi kirada oturmayıp bir başkasının yanında oturan veya kira sözleşmeleri eşi adına düzenlenen mükelleflerin söz konusu meskenleri için indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabilmeleri mümkün bulunmamaktadır.’ denilmektedir.

2.3. Mükellefe gönderilen 23.10.2020 tarihli yazımızda bu durum belirtilerek, sahip olduğu meskende kendisinin ve ailesinin ikametgahının bulunmadığı şayet kirada oturuluyor ve bu meskenden kira almakta iseler bu durumun kira kontratları ile belgelenmesi halinde indirimli emlak vergisi muafiyetinin verileceği belirtilmiştir. Fakat bu güne kadar bu türden bir belge ibraz edilmemiştir.” hususları belirtilmiştir.

3. Benzer şikâyet başvurularına ilişkin olarak, Kurumumuz tarafından Gelir İdaresi

Başkanlığı’ndan konuyla ilgili görüş sorulmuş olup, aşağıda anılan İdare tarafından çeşitli tarihlerde gönderilen cevaplara yer verilmiştir.

3.1. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 30/11/2015 tarihli ve 113617 sayılı cevabı yazısında özetle; “Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 38, 44 ve 57 seri no.lu

Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri gereğince; indirimli bina vergisi oranı (sıfır)

uygulaması için gerekli şartları taşıyan mükelleflerin başvurularında, beyan ve taahhütlerinin yeterli sayılması, ancak söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenilmeden Belediyelerce ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği, mükelleflerin söz konusu bildirimi süresinde vermemelerinin indirimli bina vergisi oranı uygulamasına engel teşkil etmediği, bahsi geçen Kanunda emlak vergisinin geriye yönelik uygulanmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, mükelleflerin gerekli şartları taşıdıkları tarihten itibaren, zamanaşımı süresi de göz önünde bulundurulmak suretiyle, geçmişe dönük olarak indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabileceği…” belirtilmiştir.

3.2. Gelir İdaresi Başkanlığının 14/01/2019 tarihli ve E.5465 sayılı cevabi yazısında özetle; “1319 sayılı Kanunda emlak vergisinin geçmişe dönük uygulanmayacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması şartlarını geçmiş yıllar itibarıyla sağlayan mükelleflerin geçmişe dönük olarak indirimli oran uygulamasından yararlanabilmesi ve düzeltme zamanaşımı süresi göz önünde bulundurulmak suretiyle geçmişe dönük düzeltme yapılarak tahsil edilen emlak vergilerinin iade edilmesinin mümkün bulunduğu…” belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk

Devletidir.”, “Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu

Protokolün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”, 6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 7. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Nispet” başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil)

halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye

Maliye Bakanlığı yetkilidir.” 8. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesine dayanılarak çıkarılan 29/12/2006 tarihli 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında; “1319 sayılı Emlak

Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı,

2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.” düzenlemesine,

9. 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin; “1. İndirimli Bina Vergisi

Oranından Yararlanacak Mükellefler” başlığı altında; “Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m2 yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan; – Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup

18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler, –

Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığından ibaret bulunanlar, … yararlanacaklardır.”, “3. İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar” başlığı altında; “a)

İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir.

(…)

e) Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunların meskenine indirimli vergi oranı uygulanmayacaktır. Mükelleflerin gelir getirmeyen işyeri, arsa ve araziye sahip olmaları, indirimli vergi oranından yararlanmalarına engel teşkil etmemektedir.

f) İndirimli vergi oranından yararlanan mükelleflerin, bu orandan yararlanma ile ilgili şartlardan herhangi birini kaybetmeleri halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri gerekmektedir.” düzenlemelerine, 10. 44 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “I- Hiçbir Geliri Olmayan

Mükelleflerin İndirimli Bina Vergisi Oranından Faydalanmak İçin Taahhüt Belgesi

Vermelerinin Yeterli Olması” başlıklı bölümünde; “…Ancak, Bakanlığımıza yapılan başvurular üzerine, mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla hiçbir geliri bulunmayan ve

Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu

Tebliğ ekinde yer alan Taahhüt Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanması uygun görülmüştür. Bu durumda, söz konusu taahhüt belgesinin verilmesi yeterli olup, ayrıca mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel

Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge almalarına gerek bulunmamaktadır. …” düzenlemesine, 11. Maliye Bakanlığı’nın 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “2.

Emlak Vergisi Bildirimlerinin Yeniden Düzenlenmesi, Mükelleflerden Bildirim Dışında

Bir Belge Talep edilmemesi ve Devredenin Mükellefiyetinin Res’en Sona Erdirilmesi” başlıklı bölümünde; “…1319 sayılı Kanunda, emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmamaktadır.

Bu nedenle, emlâk vergisi mükelleflerinden emlâk vergisi bildirimi dışında tapu sureti, kimlik fotokopisi, vergi kimlik numarasını gösteren belge, elektrik ve su abone belgesi, yapı kullanma izin belgesi, m² cetveli veya başkaca bir belge talep edilmeyecektir.

“4. Diğer Hususlar” başlıklı bölümünde; “44 Seri No.lu Emlâk Vergisi Kanunu Genel

Tebliğinde hiçbir geliri olmayan mükelleflerin indirimli vergi oranından yararlanmaları için anılan genel tebliğ ekindeki ‘hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesi’ni ilgili belediyeye vermeleri yeterli görülmüş olup bu mükelleflerden ayrıca başka bir belgenin istenilmesine gerek bulunmamaktadır.” Düzenlemesine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Şikayetçi, 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, hiçbir geliri olmadığı dolayısıyla emlak vergisinden muaf tutulmayı talep etmektedir.

14. Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası; Bakanlar Kurulunun, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, şehitlerin, dul ve yetimlerinin, Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması dahil) halinde bu meskenlere ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkili olduğunu hüküm altına almıştır. Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile indirimli bina vergisi oranı 2007 ve müteakip yıllar için sıfır olarak belirlemiştir. Bu çerçevede yeni bir

Bakanlar Kurulu Kararı yayımlanana kadar bu uygulama aynı şekilde devam edecektir.

15. Yine Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında; geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı’nın yetkili olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Maliye Bakanlığı, bu düzenlemeden aldığı yetki ile çıkarmış olduğu 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde, söz konusu uygulama için mükelleflerden bazı belgelerin talep edilmesi gerektiğine ilişkin düzenleme yapmışken, 44 ve

57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğleriyle yaptığı düzenlemelerle bu

uygulamadan vazgeçmiş ve mükelleflere kolaylık olması açısından hiçbir geliri olmayan mükelleflerin, “Hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesini” ilgili belediyelere vermesinin indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilmesi için yeterli olacağına ilişkin düzenleme yapmıştır.

16. Yine konuyla ilgili olarak 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Tebliğinde; emlâk vergisi mükelleflerine, bu vergiyle ilgili işlemler sırasında emlâk vergisi bildirimi dışında herhangi bir belge vereceklerine dair yükümlülük getiren bir hüküm bulunmadığı, emlâk vergisi mükelleflerinden emlâk vergisi bildirimi dışında tapu sureti, kimlik fotokopisi, vergi kimlik numarasını gösteren belge, elektrik ve su abone belgesi, yapı 2 kullanma izin belgesi, m cetveli veya başkaca bir belge talep edilmeyeceği, emlak vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin mükelleflerden ek belge istenmeden belediyelerce ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerektiği düzenlemelerine yer verilmiştir.

17. Söz konusu Tebliğlerde yer alan düzenlemeler uyarınca, hiçbir geliri olmayan ve Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan mükelleflerin indirimli bina vergisi oranından faydalanabilmesi için Tebliğde sözü edilen taahhüt belgesini ilgili Belediyeye vermesi yeterli olup, belediyelerce ayrıca başka bir belge istenilmeden mükelleflerin meskenlerine indirimli bina vergisi oranını sıfır olarak uygulaması gerekmektedir.

18. Şikayet konusu olayda ceza infaz kurumunda hükümlü olan başvuran hiçbir geliri olmadığı dolayısıyla indirimli bina vergisi oranından faydalanma talebini ilgili idareye iletmesine rağmen idare tarafından söz konusu meskende kendisinin ve ailesinin ikametgahının bulunmadığı, başvuranın eşine ait adres araştırması neticesinde Niğde İlinde ikamet ettiğinin tespit edildiği, dolayısıyla bu meskenin boş tutulduğu veya kira geliri elde edildiği gerekçe gösterilerek muafiyet verilmediği ifade edilmiştir. Oysaki 44 ve 57 Seri

No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğlerinde hiçbir geliri olmayan ve Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olan mükelleflerin bu imkandan faydalanabileceğini düzenlemiş, söz konusu meskende ikamet edilmesi şartı öngörülmemiştir. Nitekim 38 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde; indirimli bina vergisi oranı uygulanması için meskende bizzat oturma şartı bulunmadığı ve sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanların da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceği açıkça hüküm altına alınmıştır.

19. Nitekim Gelir İdaresi Başkanlığı Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 21/03/2011 tarih ve EMLAK-20-25-19 sayılı özelgesinde; Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli olduğu, eşinin devlet memuru olduğu ve eşiyle beraber lojmanda oturan kişiye ait 150 m²’den küçük olan ve boş bulunan mesken için indirimli emlak vergisi oranı uygulanıp uygulanmayacağı hususunda; “Sosyal Güvenlik Kurumlarından alınan emekli aylığınız dışında herhangi bir gelirinizin bulunmaması halinde boş olarak bulunan meskeniniz için indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunmaktadır.” şeklinde görüş bildirilmiştir. Buradan hareketle, sahip olduğu büyüklüğü 2

200 m ’yi geçmeyen tek meskeni boş tutarak başka bir konutta ikamet edenlerin de

diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanacağı açıktır.

Başvuran ve idare tarafından başvuranın eşinin Niğde ilinde ikamet ettiği belirtilmekle birlikte başvuran muafiyet talebine konu meskenin kiraya verilmediğini, buradan herhangi bir gelir elde edilmediğini ifade etmekte ve aksi olduğuna dair herhangi bir somut veri bulunmamaktadır.

20. Diğer taraftan, 57 Seri No.lu Tebliğ ve 44 Seri No.lu Tebliğ hükümleri gereğince; gelir elde etmeyen mükelleflerin bir gelir elde etmesi veya ikinci bir mesken binasına sahip olması hallerinde bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyelere bildirme zorunluluğunun olması, İdarenin mükellefler tarafından verilen beyanın teyidini ilgili kurum ve kuruluşlardan yapabilme ve mükelleflerin gerçeğe aykırı beyanlarını tespit etmesi halinde ödenmesi gereken vergiyi cezası ve gecikme faiziyle birlikte tahsil edebilme yetkisi olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ilgili Tebliğle getirilen kolaylığın mükelleflere sağlanmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

21. Yukarıdaki paragraflarda izah edildiği üzere; ilgili İdare, Emlak Vergisi Kanunu

Tebliğine aykırı şekilde şikâyetçinin talebini reddederek, hukuka aykırı işlem tesis etmiş ve şikâyetçinin konuyla ilgili olarak mağduriyet yaşamasına sebebiyet vermiştir. İdarenin yapmış olduğu bu işlemin, Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen “Hukuk Devleti İlkesi”ne, yine Anayasanın 35 inci maddesinde yer verilen “Mülkiyet Hakkı”na ilişkin düzenlemeye ve

İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.Iu

Protokolün 1 inci maddesindeki “Mülkiyet Hakkı”na ilişkin düzenlemeye aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

22. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın, brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olması ve hiçbir geliri olmadığını taahhüt etmesi halinde boş tutulan mesken için indirimli emlak vergisi oranından yararlandırılması, söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenmeden ilgili

Belediyece ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin, Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği, ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Kayseri Vergi

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜ; Başvuranın indirimli emlak vergisi oranından yararlandırılması için yeniden işlem tesis edilmesi hususunda MELİKGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURANA ve MELİKGAZİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi