|
ÖZET: Başvuran, Gemi Adamı olarak çalıştığı sürelerin emeklilik hesaplamasında dikkate alınmasını talep etmiştir. 1989 yılında sigortalı olarak işe başlayan başvuran, 1994-2003 yılları arasında Gemi Adamı statüsünde 2842 gün çalışmış, ardından çeşitli kamu görevlerinde bulunmuştur. Başvurusunda, bu sürelerin emeklilik yaşının belirlenmesinde ve toplam hizmet süresine eklenmesinde dikkate alınmasını istemektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın talebine ilişkin olarak, 5510 sayılı Kanun’un geçici maddeleri ve 2829 sayılı Kanun’un hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapmıştır. Kurum, başvuranın Gemi Adamı olarak çalıştığı sürelerin itibari hizmet süresi olarak kabul edilmediğini ve bu nedenle emeklilik hesaplamasında dikkate alınamayacağını belirtmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın kazanılmış haklarının korunması gerektiği ve bu sürelerin toplam hizmet süresine eklenmesinin hukuka uygun olacağına dair bir tavsiye kararı vermiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın Gemi Adamı statüsünde çalıştığı sürelerin emeklilik hesaplamasında dikkate alınması gerektiğini ve bu konuda Sosyal Güvenlik Kurumu’na tavsiyede bulunmuştur. İlgili kurumun, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi beklenmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/12287-S.21.19714 –
BAŞVURU NO : 2021/5625
KARAR TARİHİ : 23/08/2021
TAVSİYE KARARI TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın Gemi Adamı olarak çalıştığı sürelere ait hak kazanmış
BAŞVURUNUN KONUSU :
olduğu itibari hizmet süresinin toplam hizmet süresine eklenmesi ve söz konusu sürenin emeklilik yaşının tespitinde dikkate alınmasını hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; sigortalı olarak 04/08/1989 tarihinde işe başladığını,
1989 yılında 1/A’lı olarak 68 gün, 30/07/1994- 01/08/2003 tarihleri arasında 2842 gün Gemi Adamı
statüsünde 2/A’lı olarak gemilerde SSK’lı olarak çalıştığını, askerliğini 1995-1996 yılları arasında 8 ay
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde askeri gemide denizci olarak yaptığını, Ulaştırma Bakanlığında (Mülga Denizcilik Müsteşarlığı) 01/08/2003 tarihinden 09/12/2004 tarihine kadar 480 gün 657 sayılı
Kanuna tabi 4/B statüsünde sözleşmeli olarak görev yaptığını, 09/12/2004 tarihinde Ulaştırma
Bakanlığında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında memur olarak göreve başladığını, SSK kapsamındaki hizmetlerinin 2006 yılında hesaplanıp emekli sandığına aktarılıp hizmet birleştirmesi yapıldığını, ancak fiili hizmet zammının hesaplanmadığını, halen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında memur olarak görev yapmakta olduğunu, dolayısıyla, 30/07/1994– 01/08/2003 tarihleri arasında ticari gemilerde 2/A’lı fiili hizmet zamlı olarak Gemi Adamı statüsünde çalıştığı 2842 gün hizmeti (yaklaşık 2 yıl) ile 2 yıl erken emekli olabileceğini belirterek, fiili hizmet zammı süresinin hesaplanıp hizmet süresine eklenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 16/03/2021 tarihli ve – / -S. sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle;
2.1. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi gereğince,
5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik yönünden 5434
sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunun hükümlerine tabi çalışması bulunanların kendileri ve vefatları halinde hak sahipleri hakkında 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun ile 2829 sayılı Mülga Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen
Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılmaya devam edileceği, 2.2. 2829 sayılı Kanunun “Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi, “Geçerli hizmet süreleri” başlıklı 7 nci maddesi ile sosyal güvenlik kurumlarına tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla anılan Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği ve 4 üncü maddede belirtilen hizmet süreleri toplamına itibari hizmet süreleri ile prim ödenmemiş sürelerin katılmayacağı, “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 nci maddesi ile birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanmakta ve ödenmekte ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı
Kanuna göre yaş haddinden resen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, yine kendi mevzuatına göre aylık bağlanmakta olduğu, 2.3. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 77 nci maddesi ile “Sigortalılık süresi” başlıklı mülga
108 inci maddesinde yer verilen hükümlere istinaden, 506 sayılı Kanunun uygulanması bakımından
sigortalılık süresi, ilgililerin, prim ödeyip ödemediklerine bakılmaksızın, sigortalılık başlangıç tarihi ile tahsis yapılması için yazılı istekte bulunduğu tarih arasında takvim süresi olarak geçen süre iken, prim ödeme gün sayısı ise, ilgililerin günlük kazançlarının hesabında dikkate alınarak adlarına prim bildirilen ve ödenen süreler olduğu, 2.4. 506 sayılı Kanunun mülga ek 5 inci maddesi ile aynı Kanunun mülga ek 39 uncu maddesine göre, 506 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılanların, söz konusu Kanunun mülga ek 5 inci maddesinde sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenmekte ve sigortalılık süresine ilave edilen gün sayıları, beş yıldan çok olmamak üzere yine söz konusu Kanunun 60 ve geçici 81 inci maddelerinde belirtilen yaş hadlerinden indirilmekte olduğu, diğer ifade ile 506 sayılı Kanunun mülga ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanılan
İtibari Hizmet Süresinin sigortalılık süresine eklenmesi ve eklenen bu sürelerin yaş hadlerinden indirilebilmesi için ilgililere aylık bağlanacak Kanunun veya sigortalılık statüsünün mülga 2829 sayılı
Kanunun 8 inci maddesi gereği 506 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendi olarak tespit edilmesi gerektiği, 2.5. 5434 sayılı Kanunun mülga 31 ve 33 üncü maddelerine istinaden, fiili hizmet süresi, ilgililerin iştirakçiliğinin (sigortalılığının) başladığı tarihten itibaren kesenek ve karşılık ödemek suretiyle geçen süreler iken, fiili hizmet süresi zammı ise, ilgililerin fiili hizmet sürelerine eklenen, emeklilik işlemlerinde fiili hizmet süresi gibi işlem gören ve tabi olunan emeklilik yaş hadlerinden indirilen süreler olduğu, 2.6. 5434 sayılı Kanunun mülga 32 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi ile Fiili Hizmet
Süresi Zammına müstahak görevler ile toplam hizmet süresine ilave edilecek ve emeklilik yaş hadlerinden indirilecek hizmet süreleri sayma yolu ile belirlenmiş olup, söz konusu listelerde “gemi adamı” olarak görev yapanların fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmalarının öngörülmediği, 2.7. 5434 sayılı Kanunun mülga 39 uncu maddesi ile Geçici 205 inci maddesi gereğince, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre haklarında emeklilik hükümleri uygulanacak kamu görevlilerinin emeklilik yaş hadleri
ile söz konusu yaş hadlerinden indirilecek fiili hizmet zammı sürelerinin belirlendiği, söz konusu yaş haddi indiriminden faydalanabilmek için ilgililerin 5434 sayılı Kanun hükmüne göre emekli aylığına hak kazanmaları ve mülga 32 nci maddede sayılan görevler nedeniyle Fiili Hizmet Süresine (5510 sayılı
Kanunun 40 ıncı maddesi kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresi dahil) sahip olmaları gerektiği, 2.8. 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak emeklilik işlemi yapılacak sigortalıların yaş hadlerinden indirilecek süreleri, yalnızca 5434 sayılı Kanunun 32 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 40 ncı maddesi kapsamında yararlanılan fiili hizmet süresi zamları ile hangi statüdeki çalışmaları nedeniyle yararlandırıldığına bakılmaksızın, başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli çocuğu olan kadın sigortalıların 2008 yılı Ekim ayı başından sonrasındaki çalışmaları nedeniyle yararlandırdıkları ilave süreler oluşturduğu, 2.9. Başvuranın mevcut hizmet dökümüne göre, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde en fazla çalışması 5510 sayılı Kanunun 4/l-(c) bendi (5434 sayılı Kanuna tabi) kapsamında geçen ve bu şekilde emekliye ayrılması halinde mülga 2829 sayılı Kanunun 8 nci maddesi gereği tarafına 4/l-(c) bendi kapsamında 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanacak olan ilgilinin 506 sayılı
Kanunun mülga ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanmış olduğu itibari Hizmet Süresinin, 5434 sayılı
Kanunda 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanılan itibari hizmet sürelerinin hizmet süresine ekleneceğine ve emeklilik yaşından indirileceğine dair herhangi bir hükme yer verilmemesi nedeniyle hizmet süresine eklenmesine ve bu sürenin ilgilinin 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen emeklilik yaşından düşülmesine imkân bulunmadığı, 2.10. İlgilinin 5510 sayılı Kanunun 4/l-(c) bendi kapsamındaki görevinden ayrılarak 4/1-(a) bendi kapsamında çalışmaya başlaması ve mülga 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi kapsamında 4/1-(a) bendi kapsamında aylık bağlanmasına hak kazanacak şekilde hizmet durumunu değiştirmesi halinde, 506 sayılı
Kanunun mülga ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanılan İtibari Hizmet Süreleri sigortalılık süresine eklenecek ve bu süreler ilgilinin 506 sayılı Kanunun 60 veya geçici 81 inci maddelerine göre belirlenecek yaş hadlerinden de ayrıca indirileceği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Fiilî hizmet süresi zammı” başlıklı 40 ıncı maddesinde; “Aşağıda belirtilen işyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında çalışan sigortalıların prim ödeme gün sayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçen çalışma sürelerinin her 360 günü için karşılarında gösterilen gün sayıları, fiilî hizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksik sürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 gün için eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılı olarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresi zammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun (13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılar hariç sigortalının kapsamdaki
işyerleri ile birlikte belirtilen işlerde fiilen çalışması ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır.
(Ek cümle: 10/9/2014-6552/42 md.) Tablonun (10) numaralı sırasında belirtilen sigortalıların, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilen çalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalma şartı aranmaz.
Aşağıdaki bentlerden birden fazlasına dahil olanlar için, en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresi zammı uygulanır.
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne göre hesaplanan fiilî hizmet süresi zammı, yukarıdaki tablonun (13)
ve (14) numaralı sırasında yer alan sigortalılar için sekiz, diğer sigortalılar için beş yılı geçmemek üzere uzun vadeli sigorta kolları uygulamasında prim ödeme gün sayısına eklenir. Bu sürelerin, üç yılı geçmemek üzere; (18) numaralı sırasında bulunanlar için tamamı diğerleri için yarısı emeklilik yaş hadlerinden indirilir. Tablonun (10) numaralı sırasında yer alan sigortalılar için bu fıkradaki süre sınırı uygulanmaz.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen yaş haddi indiriminden yararlanabilmek için ölüm ve malûliyet halleri ile (18)
numaralı sırada bulunanlar hariç tablonun (10) numaralı sırasında yer alan sigortalıların en az 1800 gün, diğer sıralarda yer alan sigortalıların ise en az 3600 gün belirtilen işyeri ve işlerde çalışmış olmaları şarttır…” 5.1. 5510 sayılı Kanunun “506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 7 nci maddesinde; “…
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının © bendine göre ilk defa sigortalı olanların sigortalılık başlangıç tarihinden önceki süreleri, bu Kanunun 41 ve 46 ncı maddeleri,
5434 sayılı Kanunun ek 31 inci maddesi ile 3201 sayılı Kanuna göre borçlandırılmaları halinde,
sigortalılığın başlangıç tarihinin geriye götürülmesini ve haklarında bu Kanunun geçici maddelerinin uygulanmasını gerektirmez.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre itibari hizmet süresine müstehak kadro ve görevlerde bulunanlardan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya devam edenlerin itibari hizmet süreleri hakkında, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
30/4/2008 tarihinden sonra 506, 1479, 5434, 2925 ve 2926 sayılı kanunlara göre ilk defa sigortalı veya iştirakçi olanlar hakkında bu Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.
Geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin son cümlesi hükmü bunlar hakkında uygulanmaz…” 6. 27/5/1983 tarih ve 18059 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 24/5/1983 tarihli mülga 2829 sayılı Sosyal
Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un;
“Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.
Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.“ 6.1. 2829 sayılı Kanunun “Geçerli hizmet süreleri“ başlıklı 7 nci maddesinde; “4 üncü maddede belirtilen hizmet süreleri toplamına; itibari hizmet süreleri ile prim ödenmemiş süreler katılmaz.
Ay üzerinden hesaplanan hizmet sürelerinin güne çevrilmesinde her ay 30 gün, gün üzerinden hesaplanan hizmet sürelerinin aya çevrilmesinde de her 30 gün 1 ay sayılır.“ 7. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun “Sigortalılık süresi” başlıklı 108 inci maddesinde; “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir.
Tahsis işlerinde nazara alınan sigortalılık süreleri, bu sürenin başlangıç tarihi ile, sigortalının tahsis yapılması için yazılı istekte bulunduğu tarih, tahsis için istekte bulunmuş olmayan sigortalılar için de ölüm tarihi arasında geçen süredir.” 7.1. 506 sayılı Kanununun Ek 5 inci maddesinde; “506 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılanların aşağıda sayılan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenir.
Sigortalılar Hizmetin Geçtiği Yer Eklenecek Süre
III-Gemi adamları, gemi ateşçileri Denizde 90 gün
…
Kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” 7.2. 506 sayılı Kanununun Ek 39 uncu maddesinde; “Bu Kanunun Ek 5 ve Ek 6 ncı Maddeleri gereğince sigortalılık süresine ilave edilen gün sayıları, beş yıldan çok olmamak üzere bu Kanunun 60 ve Geçici 81 inci maddelerinde belirtilen yaş hadlerinden indirilir.” 8. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 31 inci maddesinde; “Fiili hizmet müddeti, iştirakçinin 30 uncu madde gereğince bu kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddettir. Aybaşlarından sonra vazifeden ayrılanlar için ayrıldıkları ayın tamamı fiili hizmet müddeti sayılır.” 8.1. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 32 nci maddesinde; “İştirakçilerin; bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aşağıda yazılı vazifelerde geçen fiili hizmet müddetlerinin her yılı için hizalarında gösterilen müddetler eklenir…
Yukardaki (c, ç, d, e) fıkralarında gösterilen vazifelerde bir yıl içindeki çalışma saatlerinin her sekiz saati bir gün hesaplanır.
Yıllık çalışma saatleri toplamının ay kesirleri tam ay saydır.
(a) fıkrasında yazılı olanlardan müteakip fıkralarda gösterilen hizmetlerde çalışanlar yalnız (a) fıkrasında yazılı fiili hizmet müddeti zamlarından faydalanırlar.” 8.2. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 33 üncü maddesinde; “32 nci maddede gösterilen vazifelere yıl başından sonra girenlerin fiili hizmet müddet zamları, girdikleri ay hariç olmak üzere, o yılın geri kalan ayları için ve yıl sonundan önce ayrılanların fiili hizmet müddeti zamları da, ayrıldıkları ay da dahil olmak üzere, yılın geçmiş ayları için hesaplanır.
Fiili hizmet müddeti zamları emeklilik muamelelerinde fiili hizmet sayılır. Bu zamların toplamı 8 yılı geçemez. Lokomotif, makinist ve ateşçileri 8yıl kaydına tabi değildir.” 8.3. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 39 uncu maddesinde; “Emekli aylığı aşağıdaki hallerde bağlanır:…
b) 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerine, Seçilmiş belediye reisleri ve vilayetlerin daimi komisyon azalan hariç olmak üzere, 30 hizmet yılını tamamlamış olanlar kuramlarınca lüzum görüldüğünde yaş kaydı aranmaksızın re ‘sen, Subay ve askeri memurlarla gedikli subay ve gedikli erbaşların harbe hazırlık devresinde istekleri ile emekliye ayrılma muameleleri, durumun aydınlanmasına ve tehlikenin geçmesine kadar geri bırakılabilir.
Bu devrenin başladığı ve bittiği tarihler İcra Vekilleri Heyetince tespit edilir…
ç) 87 ııci maddenin (a, b, c, d, e, g, h, i, j ve m) fıkralarında gösterilenlerden 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60yaşını dolduranların istekleri üzerine,…
(b) ve (ç) fıkralarında gösterilenlerden 32 nci madde gereğince fiili hizmet sürelerine zam yapılanların yaş hadlerinden; eklenilen bu sürenin üç yıldan çok olmamak üzere yarısı indirilir.” 8.4. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 205 inci maddesinde; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; Kadın iştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmet yılını dolduranların istekleri üzerine emekli aylığı bağlanır…
32 inci madde gereğince fiili hizmet sürelerine zam yapılanların bu maddede belirtilen yaş hadlerinden,
hizmetlerine eklenen fiili hizmet süresi zammı kadar indirim yapılır.”
Hükmüne amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran başvurusunda özetle; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Liman Başkanlığında Denizcilik
Sürvey Mühendisi olarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi (4/l-(c) bendi) kapsamında görev yapmakta olduğunu, 30/07/199401/08/2003 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında Gemi Adamı olarak çalıştığı sürelere ait anılan
Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanmış olduğu itibari hizmet süresinin toplam hizmet süresine eklenmesini ve söz konusu sürenin emeklilik yaşının tespitinde dikkate alınmasını talep etmektedir.
11. İdareden Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; 5434 sayılı Kanunun mülga 32 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 40 inci maddesi ile Fiili Hizmet Süresi Zammına müstahak görevler ile toplam hizmet süresine ilave edilecek ve emeklilik yaş hadlerinden indirilecek hizmet süreleri sayma yolu ile belirlendiği, söz konusu listelerde “gemi adamı” olarak görev yapanların fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmalarının öngörülmediği, başvuranın mevcut hizmet dökümüne göre, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde en fazla çalışması 5510 sayılı Kanunun 4/l-(c) bendi (5434 sayılı Kanuna tabi) kapsamında geçen ve bu şekilde emekliye ayrılması halinde mülga 2829 sayılı Kanunun 8 nci maddesi gereği tarafına 4/l-(c) bendi kapsamında 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanacak olan ilgilinin 506 sayılı Kanunun mülga ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanmış olduğu İtibari Hizmet
Süresi ile ilgili olarak, 5434 sayılı Kanunda 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanılan itibari hizmet sürelerinin hizmet süresine ekleneceğine ve emeklilik yaşından indirileceğine dair herhangi bir hükme yer verilmemesi nedeniyle hizmet süresine eklenmesine ve bu sürenin ilgilinin 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen emeklilik yaşından düşülmesine imkân bulunmadığı belirtildiği anlaşılmıştır.
12. İtibari hizmet süresi, 506 sayılı Kanunun Ek 5. maddesinde, fiili hizmet süresi zammı ise 5434 sayılı
Kanunun 32 nci maddesinde düzenlenmiş, bazı ağır ve yıpratıcı işler için, farklı esas ve sürelerde verilmekte iken, bu duruma ilişkin husus sosyal güvenlik kurumlarına göre farklılıklar kaldırılarak norm birliği sağlanması amacıyla yeniden 5510 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi ile yeniden düzenlenmiştir.
13. Fiili hizmet süresi zammı, 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde belirtilen itibari hizmet süresi ağır ve yıpratıcı işlerde çalışan sigortalılara yönelik bir düzenlemedir. Belirtilen düzenlemelerle fiili olarak çalışılan hizmet sürelerine yapılacak çeşitli eklemeler ve emeklilik yaş hadlerinden yapılacak indirimler yoluyla emsal çalışanlara göre daha fazla yıpranan kapsamdaki sigortalılara erken emeklilik avantajı sağlamaktadır.
14. Bu bilgiler ışığında başvuranın durumunu incelediğimizde 30/07/1994-01/08/2003 tarihleri arasında
506 sayılı Kanun kapsamında gemi adamı olarak çalıştığı sürelere ait anılan Kanunun ek 5 inci maddesi
kapsamında hak kazanmış olduğu itibari hizmet süresinin, başvuranın emekli olduğu statünün değişmesi neticesinde korunup korunmayacağının tespit edilmesi gerekmektedir.
15. 2829 sayılı Yasanın düzenlemesine göre son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde en fazla çalışması
5510 sayılı Kanunun 4/l-(c) bendi (5434 sayılı Kanuna tabi) kapsamında geçen ve bu şekilde emekliye
ayrılması halinde mülga 2829 sayılı Kanunun 8 nci maddesi gereği tarafına 4/l-(c) bendi kapsamında 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanacağı belirtilen başvuranın 506 sayılı Kanunun mülga ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanmış olduğu itibari Hizmet Süresinin, 5434 sayılı Kanunda 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanılan itibari hizmet sürelerinin hizmet süresine ekleneceğine ve emeklilik yaşından indirileceğine dair herhangi bir hükme yer verilmediği idare tarafından belirtilmişse de, hukukun temel ilkeleri ile benzer mağduriyetlerin yaşanmaması amacıyla gelişen kazanılmış hak ilkesinin başvuru bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
16. Başvuranın fiili çalışmasına dayanarak elde ettiği itibari hizmet sürelerinin korunup korunmayacağını, itibari hizmet süresinin eklenmesinin amacı sosyal güvenli hakkının sağlanması, ve bireyin menfaatini koruma dengesi gözeterek ele almak gerekecektir. İtibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektiren olgu belli ağır, riskli ve sağlığa zararlı işlerin yapılmasıdır. Bu kişilerin kanunda saylan görevlerde geçen sigortalılık sürelerine, bu sürelerin her tam yılı için, hizalarında gösterilen süreler, sigortalılık süresi olarak eklenmesi ile sosyal güvenlik ile koruma getirilen yaşlılık ve ölüm risklerine karşı bir koruma getirilmesi amaçlanmıştır.
17. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer bir uyuşmazlıkla ilgili verdiği E. 2012/269, K.2012/211 ve
30.03.2012 tarihli kararında “2829 Sayılı Yasanın amacı hiçbir kurumdaki hizmeti aylık bağlanmasına
yeterli olmayan sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasını sağlamak ve değişik kurumlardaki hizmetler birleştirilerek ziyan olmasını önlemektir. Kanunun genel gerekçesinde belirtildiği üzere; Bu kanunun çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işlerde çalışanları, bu işlerde geçen sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve bir düzene bağlanması amacı ile sigortalılar lehine getirildiği, bununla birlikte sigortalının daha avantajlı bir kuruma geçerek kötü niyetli bir şekilde buradan daha iyi şartlarla emekli olmaya yönelik işlemlerini ise belirli kurallara bağlama amacının da gözetildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle 2829 sayılı Kanunun 8. maddesinin uygulama şeklinin ve kapsamının belirlenmesinde yapılacak yorumun, Kanunun amacına uygun olarak yapılması gerekmektedir.” denilmektedir. Bu bakımdan başvuranın fiilen 30/07/1994-01/08/2003 tarihleri arasında Gemi Adamı olarak çalıştığı sürelere ilişkin 506 sayılı Kanun kapsamında hak ettiği itibari hizmet sürelerinin başvuranın kazanılmış hakkı olarak korunması gerektiği ve daha iyi şartlarla emekli olabilmesinin sağlanmasının sosyal haklar bakımından bir ödev olduğu düşünülmektedir.
18. Zira Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 18/06/2015 tarihli ve E.2014/7165, K.2015/14123 sayılı kararında; “… Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 60 ve geçici 81’inci maddelerinde yaşlılık aylığından yararlanmak için; kural olarak maddede belirlenen yaşa ulaşmış olmak, belirli bir süre prim ödemek, işten ayrılmak ve talepte bulunmak koşulları öngörülmüştür. 2829 sayılı… Kurumlarına Tabi
Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4’üncü maddesindeki; “kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” hükmü uyarınca çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilmektedir. Öte yandan, 18.02.2000 tarihli 1997/1 Esas ve 2000/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme
Kararı’na göre, “506 sayılı Kanun’un Ek 5’inci maddesinde öngörülen itibari hizmet süresinin salt sigortalılık süresine eklenmesi gerekir ve ayrıca bu sürenin fiili prim ödeme gün sayısına eklenmesi söz konusu olmaz.” 506 sayılı Kanun’un Ek 39’uncu maddesine göre, “Ek 5 ve Ek 6 maddeleri gereğince sigortalılık süresine ilave edilen gün sayıları, beş yıldan çok olmamak üzere bu Kanun’un 60 ve Geçici 81’inci maddelerinde belirtilen yaş hadlerinden indirilir.” 18.1. 5434 sayılı Kanun’da da “itibari hizmet” kavramına yer verilmiştir. Ne var ki; anılan Kanun’un 35 ve devamı maddelerinde düzenlenen “itibari hizmet” 506 sayılı Kanun sistematiğindeki “itibari hizmet”ten farklıdır. Zira 506 sayılı Kanundaki itibari hizmet süresi, hem sigortalılık süresini uzatmakta hem de yaşlılık aylığı oranını yükseltmektedir. 5434 sayılı Kanundaki itibari hizmet süresi ise, yalnızca emekli aylığı oranını yükseltmektedir. Ancak, 5434 sayılı Kanun’da bir de “fiili hizmet zammı” kavramına yer verilmiş olup, 5434 sayılı Kanun’un 33, 34 ve 205’inci maddelerinde düzenlenmiştir. Söz konusu fiili hizmet zammı; hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırmakta ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağlamaktadır. Bu nitelikleri nazara alındığında 5434 sayılı Kanundaki fiili hizmet zammının 506 sayılı Kanundaki itibari hizmetin karşılığı olduğu, buna bağlı olarak da; 5434 sayılı Kanun fiili hizmet zammının 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerle birleştirilmeleri durumunda sigortalılık süresine eklenmesi ve yaş haddinden de indirilmesi gerekeceği açıktır…” şeklinde karar aldığı görülmektedir.
19. Tüm bu açıklamalar kapsamında ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın 506 sayılı Kanun kapsamında gemi adamı statüsünde çalışırken anılan Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanılan itibari hizmet sürelerinin, başvuranın mevcut hizmet dökümüne göre, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde en fazla çalışması 5510 sayılı Kanunun 4/l-(c) bendi (5434 sayılı
Kanuna tabi) kapsamında geçen ve bu şekilde emekliye ayrılması halinde mülga 2829 sayılı Kanunun 8 nci maddesi gereği tarafına 4/l-(c) bendi kapsamında 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emekli aylığı bağlanacak olan ilgilinin 506 sayılı Kanunun mülga ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanmış olduğu itibari hizmet süresinin, 5434 sayılı Kanunda 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanılan itibari hizmet sürelerinin hizmet süresine ekleneceğine ve emeklilik yaşından indirileceğine dair herhangi bir hükme yer verilmemesi nedeniyle hizmet süresine eklenmesine ve bu sürenin ilgilinin 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen emeklilik yaşından düşülmesine imkân bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, başvuranın itibari hizmet kapsamında geçen çalışmalarına ilişkin 506 sayılı Kanun kapsamındaki kazanımlarının korunmasının sosyal güvenlik hakkı gereği olduğu, aksi yönde bir düzenlemenin de bulunmadığı, 19.1. 2008 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu kapsamında tüm sigortalılık statülerinin birleştirildiği bu bakımdan sosyal güvenlik hakkı kapsamındaki kazanımlarının korunması gerektiği bu bakımdan itibari hizmet süresi veyahut fiili hizmet süresi zammına ilişkin kazanımların külliyen değerlendirilmesinin sosyal güvenlik kurumunun amacıyla da uyumlu olacağı düşünüldüğünden başvuranın hak kazanmış olduğu itibari hizmet süresinin toplam hizmet süresine eklenmesi ve söz konusu sürenin emeklilik yaşının tespitinde dikkate alınmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmektedir.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kanunlara uygunluk” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul
İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın 506 sayılı Kanun kapsamında gemi adamı statüsünde çalışırken anılan Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında hak kazanılan itibari hizmet sürelerinin, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen emeklilik yaşından düşürülmesi ve yine 5434 sayılı Kanuna göre bağlanacak emekli aylığına esas toplam hizmet süresine eklenmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal
Güvenlik Kurumunca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TEBLİĞİNE; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi