|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın eşinin ameliyatı sırasında genel anestezi uygulanması ve ameliyathanede kötü muamele gördüğü iddiaları incelenmiştir. Başvuran, eşinin ameliyatı sırasında kendilerine verilen bilgilere aykırı olarak genel anestezi yapıldığını ve hastane personeli tarafından azarlandığını belirtmiştir. Ayrıca, kendilerine Covid-19 bulaşma riski olduğu iddialarında bulunmuştur.
Yapılan incelemeler sonucunda, anestezi muayenesinde hastanın anestezi şekli ile ilgili bir talebinin olmadığı, genel anestezinin uygun görüldüğü ve hastanın gerginliği nedeniyle personelin onu sakinleştirmeye çalıştığı tespit edilmiştir. Covid-19 ile ilgili süreçlerin ise Sağlık Bakanlığı’nın kılavuzlarına uygun olarak yürütüldüğü, hastaların yatışlarının bu kurallara göre yapıldığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın iddialarının yerinde olmadığı ve idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7583-S.23.12400
BAŞVURU NO : 2023/847
KARAR TARİHİ : 16/06/2023
RET KARARI L,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : BEZM-İ ALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın eşine ameliyatı sırasında kötü muamelede bulunulduğu iddiası hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16/01/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan özetle; 05/01/2022 tarihinde eşi ortopedi bölümünde ameliyat olacağı için Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesine yatış yapıldığını, doktorlarının daha öncesinde ‘epidural anestezi’ yapacağı ve ameliyatın 30 dakika süreceği, uzun sürmeyeceği yönünde bilgi verdiğini, eşinin saat 16:00’da ameliyathaneye alındığını, kendisinin ameliyatı ekrandan takip ettiğini, bir saat geçmiş olmasına rağmen eşinin hala ameliyata alınmadığını, servise gidip sorduğunda bilgi verilmediğini, yaklaşık üç saat sonra eşinin baygın şekilde getirildiğini, kendisine bağırıldığı, azarlandığına dair ifadeler sayıkladığını, saat 22:00’de eşini ameliyat eden doktorun kontrol için geldiğini, doktora neden genel anestezi yapıldığı ve eşinin sayıklamalarına ilişkin hususları sorduğunda genel anesteziye ilişkin bilgisinin olmadığı ancak ameliyathanede hoş olmayan durumlar yaşandığı yönünde bilgi verdiğini, eşi kendine geldiğinde damar yolu açmak için gelen bayanın kendisine
‘bana işimi öğretme, ben de stresliyim, kapat çeneni yoksa buralar dağılır, gerekirse çeneni ben kapatırım’ diyerek bağırdığını söylediğini, akabinde gece odalarına yeni hasta geldiğini, hasta geldikten sonra PCR testi yapıldığını ve sonucunun pozitif çıktığını, ertesi gün kendilerinde de belirti olması üzerine kendisinin de test yaptırdığını ve pozitif çıktığını ifade ederek sorumlular hakkında gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Kurumumuzun 03/02/2023 tarih ve
S. sayılı yazısı ile Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü’nden bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idarenin 06/03/2023 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazısı ve
eklerinde özetle:
2.1. Başvuru konusu olay ile ilgili Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda görevli Tıpta Uz.
Öğr. Dr. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda görevli Doç. Dr. ve Tıpta Uz. Öğr.
Dr. ile olaya şahit olan Anestezi Teknikeri ve Sorumlu Ameliyathane Hemşiresi ‘dan yazılı olarak açıklama alındığı, alınan açıklamalar ve konu incelendiğinde; ameliyat öncesinde yapılan anestezi muayenesinde hastanın anestezi şekli ile ilgili bir talebinin olmaması ve hekimin operasyon bölgesinin büyüklüğü ve operasyon süresinin kısalığı nedeniyle ameliyat öncesinde genel anestezi şeklini uygun görmüş olduğunun anlaşıldığı, ayrıca ilgililerin savunmaları ve şahitlerin ifadeleri incelendiğinde; hastanın personel tarafından azarlanmadığı, hastanın gergin olması sebebiyle rahatlatılmaya çalışıldığı ve kötü muameleye uğramadığının anlaşıldığı, 2.2. Destek Hizmetleri Direktörlüğü’nden olay tarihine ilişkin kamera kaydı istenildiği, ilgili tarihe ait kamera görüntülerinin mevcut olduğu ancak, ameliyathane içerisi, uyandırma bölümü ve hasta odasına ait görüntülerin bulunmadığının bildirildiği, 2.3. Başvuranın bulundukları odaya PCR testi yapılmadan yatırılan hastanın sonrasında testinin pozitif çıktığı ve ertesi gün kendilerinin de PCR testinin pozitif çıktığı iddialarına ilişkin olarak; konuyla ilgili
Hastane Enfeksiyon Kontrol Birimi’nden açıklama alındığı, cevabi yazıda; ilgili tarihte (Ocak 2022)
“Covid-19 Pandemisinde Sağlık Kurumlarında Çalışma Rehberi ve Enfeksiyon Kontrol Önlemleri
Kılavuzu”na göre hareket edilmiş olduğu ve preop hastalarda ancak belli endikasyonlarda Covid-19 PCR istenilmesi zorunluluğu bulunduğu, asemptomatik hastalarda ve kılavuzda belirtilen endikasyonlar yoksa cerrahi işlemler öncesi Covid-19 PCR istenilme zorunluluğu olmadığı, ancak ortopedi kliniğinin bu hastalarda Covid-19 semptomları olmadığı ve kılavuzlarda belirtilen PCR isteme endikasyonları olmadığı halde aynı odada yatan bu iki hastadan da preop PCR testi isteyerek yatışlarının gerçekleştirdiğinin belirtildiği, bu kapsamda, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin, 03/06/2020 tarihli 18. Oturum Covid-19 Bilim Kurulu kararına göre; “Hastanemizde zorunlu durumlarda, Sağlık Bakanlığı’nın yayımlamış olduğu, Covid-19 Pandemisi normalleşme döneminde, sağlık kurumlarında çalışma rehberindeki şartların yerine getirilerek, bir hasta odasına iki hasta alınabileceğine karar verildi.” şeklinde kararının mevcut olduğu, dolayısıyla hasta yatışlarının, Sağlık
Bakanlığı rehberlerine uygun bir şekilde yapıldığı, 2.4. Hastaya yatış yapılmadan önce hastaya “Covid-19’un bulaş riskinin çok yüksek olması nedeniyle her türlü önlem alınmasına rağmen engellenemeyerek hastane içerisinde diğer serviste tedavi edilen hastalara da bulaşabileceği ve tıbbi maske takılması” ile ilgili bilgi verildiğine dair “Pandemi Döneminde
Tüm Yatan Hastalar İçin Hasta Yatış Bilgilendirme ve Ek Onam Formu” imzalanarak alındığı, ayrıca yine
Enfeksiyon Kontrol Birimi’nden alınan cevabi yazıda; hasta yakınının refakatçilik süresi boyunca hastanenin herhangi bir alanında da bu virüsü kapmış olabileceği veya yatış öncesi ve taburculuk sonrasında da bu PCR pozitifliğine neden olabilecek temas gerçekleşmiş olabileceği, Covid PCR bulaşının tam olarak nereden kaynaklandığını tespit etmek için ancak ileri moleküler yöntemlerin yol göstereceğinin belirtildiği, 2.5. Hasta Hakları Birimi’ne 10/02/2022 tarihinde hasta yakınının başvuru yaptığı, Anesteziyoloji ve
Reanimasyon Anabilim Dalı’nda görevli Tıpta Uz. Öğr. Dr. ‘den görüş alınarak, hasta yakınının telefon aracılığı ile bilgilendirildiği, 2.6. Kurumumuz 20/04/2022 tarih ve S. sayılı Gönderme Kararı yazısına istinaden bir inceleme başlatılarak ilgililerden ifade alındığı, akabinde bilgi ve belge talep yazımız doğrultusunda ise daha detaylı bir inceleme yapılması kanaatine varılarak konu hakkında incelemenin yeniden başlatıldığı, yapılan incelemeler neticesinde, isimli hastanın tedavisi sırasında anestezi şekli, yatış işlemleri ile ilgili herhangi bir uygunsuzluk/kusur bulunmadığı ve adı geçenin kötü muamele gördüğü iddialarına ilişkin uygunsuz bir durum bulunmadığı kanaatine varıldığı, /
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz…” 3.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinin ilgili fıkralarında; “(1)Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
(3) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun:
5.1. 69’uncu maddesinde; “Tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler bu kanunda tasrih edilmiyen ve sair kavanin ve nizamat ile kendilerine tevdi edilmiş olan bilcümle vezaifin ifasiyle mükelleftirler.
5.2. 70’inci maddesinde: “Tabipler, diş tabipleri ve dişçiler yapacakları her nevi ameliye için hastanın, hasta küçük veya tahtı hacirde ise veli veya vasisinin evvelemirde muvafakatını alırlar. Büyük ameliyei cerrahiyeler için bu muvafakatin tahriri olması lazımdır.”
6. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin:
6.1. 2’nci maddesinde; “Tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesi, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermektir. Tabip ve diş tabibi; hastanın cinsiyeti, ırkı, milliyeti, dini ve mezhebi, ahlâki düşünceleri, karakter ve şahsiyeti, içtimai seviyesi, mevkii ve siyasi kanaatı ne olursa olsun, muayene ve tedavi hususunda âzami dikkat ve ihtimamı göstermekle mükelleftir. ” 6.2. 6’ncı maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir. ” 6.3. 13’üncü maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, ilmî icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder. Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez. ” 7. 01/08/1998 tarih ve 23420 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hasta Hakları Yönetmeliğinin; 7.1. “İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; “Sağlık hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki ilkelere
uyulması şarttır:
/
a) Bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yaşama hakkının, en temel insan hakkı olduğu, hizmetin her safhasında daima göz önünde bulundurulur.
b) Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını haiz olduğu ve hiçbir merci veya kimsenin bu hakkı ortadan kaldırmak yetkisinin olmadığı bilinerek, hastaya insanca muamelede bulunulur.
c) Sağlık hizmetinin verilmesinde, hastaların, ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ve ekonomik ve sosyal durumları ile sair farklılıkları dikkate alınamaz. Sağlık hizmetleri, herkesin kolayca ulaşabileceği şekilde planlanıp düzenlenir.
d) Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz.
e) Kişi, rızası ve Bakanlığın izni olmaksızın tıbbi araştırmalara tabi tutulamaz.
f) Kanun ile müsaade edilen haller ile tıbbi zorunluluklar dışında, hastanın özel hayatının ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” 7.2. “İnsani Değerlere Saygı Gösterilmesi ve Ziyaret” başlıklı 39’uncu maddesinde; “Hasta, kişilik değerlerine uygun bir şekilde ve ortamda sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkına sahiptir.
Sağlık hizmetlerinde görev alan bütün personel; hastalara, yakınlarına ve ziyaretçilere güler yüzlü, nazik, şefkatli ve sağlık hizmetleri ile ilgili mevzuat ve bu Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davranmak zorundadır.
Sağlık hizmetlerinin her safhasında, hastalara, onların bedeni ve ruhi durumları dikkate alınarak, hangi işlemin neden ve nasıl yapıldığı, yapılacağı ve bekletilmeleri söz konusu ise, bekletilmenin sebepleri hususunda gerekli ve yeterli bilgi verilir.” 7.3. “Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı” başlıklı 42’nci maddesinde; “Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.” 7.4. “Hastanın Uyması Gereken Kurallar” başlıklı 42/A maddesinde; “Hasta sağlık hizmeti alırken
aşağıdaki kurallara uyar:
a) Başvurduğu sağlık kurum ve kuruluşunun kural ve uygulamalarına uygun davranır ve katılımcı bir yaklaşımla teşhis ve tedavi ekibinin bir parçası olduğu bilinciyle hareket eder.
b) Yakınmalarını, daha önce geçirdiği hastalıkları, gördüğü tedavileri ve tıbbi müdahaleleri, eğer varsa halen kullandığı ilaçları ve sağlığıyla ilgili bilgileri mümkün olduğunca eksiksiz ve doğru olarak verir.
c) Hekim tarafından belirlenen sürelerde kontrole gelmeli ve tedavisinin gidişatı hakkında geri bildirimlerde bulunur.
ç) Randevu tarih ve saatine uyar ve değişiklikleri ilgili yere bildirir.
d) İlgili mevzuata göre öncelik tanınan hastalar ile diğer hastaların ve personelin haklarına saygı gösterir.
e) Personele sözlü ve fiziki saldırıya yönelik davranışlarda bulunmaz.
f) Haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde veya sorun yaşadığında hasta hakları birimine başvurur.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
/
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; eşinin ortopedi ameliyatında kendilerine verilen bilginin dışında genel anestezi yapıldığı, ameliyathanede görevli anestezi doktoru tarafından eşinin azarlanarak kötü muameleye maruz bırakıldığı, bununla birlikte odalarına yatışı yapılan diğer hastanın PCR testinin pozitif çıktığı ve kendilerine COVİD-19 bulaşmasına neden olduğu iddilarında bulunarak sorumlular hakkında gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
10. Anayasamızın 17’nci maddesinde kişilerin “yaşama hakkı” ve “maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme” hakkına sahip olduğu belirtilmiş, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, rızası dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı vurgulanmıştır.
11. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 13’üncü maddesine göre hekimin modern tıp bilimine uygun olarak koyduğu teşhis ve uyguladığı tedavinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı deontoloji bakımından eleştirilemeyeceği düzenlenmişse de bunun kişiye doğru teşhis ve tedavinin uygulanıp uygulanmadığı hususunu içermediğinin; kişinin kendisine uygulanan teşhis ve tedaviyi sorgulayarak doğru, uygun ve gerektiği gibi bir tedavi uygulanıp uygulanmadığına ilişkin oluşan şüpheyi bertaraf etmek istemesinin son derece doğal ve zaruri olduğunun kabulü gerekmektedir.
12. Hasta Hakları Yönetmeliğinde de hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği; tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi; diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri; muhtemel komplikasyonları; reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri; kullanılacak ilaçların önemli özellikleri; sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri; gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği hususlarında mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde sözlü olarak bilgilendirilmesi, mevzuatta öngörülen durumlar ile uyuşmazlığa mahal vermesi tıbben muhtemel görülen tıbbi müdahaleler için bu bilgilendirmenin rıza formu ile yapılması, sözlü olarak da hastaya aktarılan rıza formunun hastaya veya kanuni temsilcisine imzalatılması gerektiği hükümlerine yer verilmiştir.
13. Hasta hakları kavramı temel dayanağını insan haklarıyla ilgili evrensel düzenlemelerden alarak insan hak ve değerlerinin sağlık hizmetlerinde uygulanmasını dile getirmektedir. Ancak sağlık hizmetlerinin sunumunda yalnızca hasta haklarını dile getirmek tek yönlü bir yaklaşım olacaktır. Bu nedenle hasta hekim arasındaki dinamik sürecin sağlıklı yürümesi adına insan hakları çerçevesinde hasta hakları, iletişimin düzenli bir şekilde işleyişi ve ortaya çıkabilecek sorunların minimuma indirilmesi açısından da hekimlerin hakları belirlenmiştir. Hekimlik mesleğinin temel amacı kişilerin sağlığının korunup geliştirilmesi, hastanın sağlığının iyileştirilmesidir. Tıbbi müdahale kavramı hasta hakları ile hekimin mesleğini icrası arasında yer aldığı için sağlıklı bir hasta hekim görüşmesinde hasta ve hekim haklarının beraber irdelenmesi gerekmektedir.
14. Sağlık kurumlarında hasta ile sağlık personeli arasında gelişen iletişim sürecinde ortaya çıkan birçok sorun mevcuttur. Hasta ile sağlık personeli iletişimine önem verilmemesi, sağlık personelinin gerekenin yapılacağı konusunda kendilerine güvenilmesini hastalardan beklemeleri, sağlık hizmetini almak zorunda
kalan hasta ve yakınlarının içinde bulundukları durumdan dolayı gergin olmaları iletişimi olumsuz etkileyen faktörlerdendir.
15. Nitekim Hasta Hakları Yönetmeliği ve Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinde de hem sağlık personelinin hem de hastaların hakları ve yükümlülükleri ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Sağlık hizmetlerinde görev alan personelinin hastalara güler yüzlü, nazik, şefkatli ve sağlık hizmetleri ile ilgili mevzuata uygun şekilde davranması arzu edilirken, hastalardan da sağlık kurum ve kuruluşlarının kural ve uygulamalarına uygun davranması, personele sözlü ve fiziki saldırıya yönelik davranışlardan kaçınması, personel ve diğer hastaların haklarına saygı göstermesi beklenmektedir.
16. Dolayısıyla, başvuru dosyası kapsamında başvuranın ameliyatı sırasında ve sonrasında herhangi bir ihmal veya kusur olup olmadığı hususunun araştırılması gerekmektedir. Bu kapsamda
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektörlüğü’nün 23/02/2023 tarihli yazısına istinaden Sağlık Uygulama ve
Araştırma Merkezi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. konunun incelenmesi için incelemeci (muhakkik) olarak görevlendirilmiştir.
17. Muhakkik Prof. Dr. tarafından hazırlanan raporda; “T.C. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin 24/02/2023 tarih ve sayılı yazılarına istinaden incelemenin tarafımdan yapılması tensip kılınmasını takiben inceleme başlatılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda alınan ifadelerde; Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda görevli Tıpta Uz. Ögr. Dr. ‘nin alınan ifadesinde; “05.01.202l tarihinde 16.00 sularında ameliyathaneye kabulü yapılan isimli hasta 17.00 de masaya alındıktan sonra anestezi doktoru olarak operasyon odasına çağrıldım, gittiğimde anestezi teknikeri tarafından monitörize edilen hastaya sol elinden damar yolu açma girişimi başarısız olmuştu. Odada tüm personelin bulunduğunu ve hazırlıkların tamamlandığını görünce vakayı başlatmak amacıyla ayak bileği cerrahisi yapılması planlanan bir takım teyit amaçlı sorular sordum.
Time-out amacıyla sorduğum sorulara ters bir şekilde cevap veren hastanın ajite olduğunu fark ettim.
Damar yolu açılma sürecinde hasta rahatsız bir şekilde kendisinin belirttiği bölgeden açılmadığını o yüzden böyle olduğunu ifade ediyordu. Kendisine çok gergin olduğunu müdahale etmezse damar yolunu açıp ona rahatlatıcı ilaçlar yapacağımı söyledim, kendisi bana “ben hastayım tabi ki gergin olacağım” şeklinde yanıt verdi. Sağ koldan tek denemede damar yolunu açtım. Hasta yakınının şikayet dilekçesinde ifade ettiği epidural anestezi preoperatif değerlendirmede de belirtilmemiş olup, hasta konuşmalarımız sırasında bilgi almak için sorduğum sorulara bile tam cevap vermemiş ve epidural anestezi talebi olduğuna dair tarafıma hiç bir şey iletmemiştir. 0perasyon büyüklüğü ve süresi (30-45 dk)
öngörüldüğünde epidural anesteziyi hastaya uygun görmedim. Sorumlu uzman gözetiminde genel anestezi indüksiyonu yaparak ameliyatı başlattık. Hasta stabil olduktan sonra mesaim bittiği için vakayı devredip çıktım. Eşinin belirtmiş olduğu kötü davranma ve bağırma gibi bir muamele gerçeği yansıtmamaktadır.”
İfadelerinde bulunmuştur.
Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda görevli Doç. Dr. ‘ın alınan ifadesinde, “Hastaya gerekli görülen tedavisi planlanmış olup, ortopedi süreci kusursuz ve sorunsuz ilerlemiştir. İlgili şikayet anestezi ve hastane işleyişi ile alakalıdır.” ifadelerinde bulunmuştur.
Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda görevli Tıpta Uz. Ögr. Dr. ‘ın alınan ifadesinde, “05/01/2022 tarihinde hastanemiz Ortopedi bölümünde ameliyat edilen isimli hastanın ameliyat öncesi anestezi uygulanma zamanında hastamıza epidural anestezi yapılacağı ile ilgili herhangi bir bilgim bulunmamaktadır. Hasta yakının bahsettiği olaylar zincirinde hastamızın ameliyat masasında damar yolu açılma esnasında ağrısı olmuş olup anestezi asistan doktorumuz hanıma canının acıdığını söylemiştir. hanım hastaya biraz sakin kalmasını işlemin hızlıca biteceğini söylediğinde hastamız hanıma ‘Ben hastayım, gergin olabilirim.’ şeklinde cevap vermiştir. hanım da tekrar sakin olması
gerektiğini, ameliyathanede herkesin hastanın kendisi için sakin olması gerektiğini belirtmiştir. Daha sonra hastaya genel anestezi uygulanmıştır. Benim şahit olduğum herhangi fiziksel veya sözel bir şiddet bulunmamaktadır. Hocamızın da hastanın aşağıda hanım ile birlikte yaşadığı konuşmadan haberi bulunmaktadır. Belirtilen dönemde hastalarımız serviste iki kişilik odalarda kalmaktadır, hepsinin yatış öncesinde Covid-19 testleri yapılmakta olup daha sonra pozitif sonuç gelen hastalarımız izole edilmektedir. Aynı zamanda belirtilen dönemde hastanemize yatışı yapılan tüm hastalarımıza iki kişilik odalarda yatacağı belirtilmekte ve covid-l9 riski anlatılarak ilgili konu ile onam belgesi alınmaktadır.” ifadelerinde bulunmuştur.
Anestezi Teknikeri ‘ın alınan ifadesinde, “05.01.2022 tarihinde isimli hastanın ayak bileği ameliyatında anestezi teknikeri olarak bulundum. Hastayı odaya aldık, hastanın monitörizasyon işlemini yapıp ardından damar yolu açma girişiminde bulundum, sol koldan denedim fakat girişimin başarısız olması ve hastanın ajite olmasından dolayı anestezi asistanı ‘ye haber verdim. Doktor hanım hastaya anestezi açısından sorular sorup time-out sürecini başlattı, fakat hasta ajite ve tersler tarzda cevaplar verdi, hastanın damar yolu açılırken doktora söylendiğini ve kendisinin istediği yerden açılması gerektiğini söylediğini duydum. Doktor hanım bilgi verdikten sonra diğer kolundan damar yolunu bir seferde açtı. Hasta anestezi şekli ile ilgili bir talepte bulunmadı. Ameliyat süresinin kısalığı nedeniyle genel anestezi yapılması kararlaştırılan hastaya anestezi indüksiyonunda yardımcı oldum ve operasyon boyunca herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Vaka boyunca stabil seyreden hastayı uzman ile birlikte uyandırdık. 45 dk sonunda hastayı derlenme ünitesine teslim ettim. Hastanın eşinin şikayetinde belirttiği gibi hasta mağduriyetine neden olacak bir muamele veya diyalog yaşanmamıştır.” ifadelerinde bulunmuştur.
Sorumlu Ameliyathane Hemşiresi ‘un alınan ifadesinde, “Hastamızın ameliyatında scrap (Steril hemşire) hemşire olarak bulundum. Hastamızın ameliyat planı/saati hekimi tarafından mesai dışı olarak planlanmış olup, hasta ameliyathaneye 15:49 da istenmiş, l6:3l de ameliyathaneye kabul edilmiştir. l7:00 da ameliyat masasına alındı ve ameliyat öncesi hazırlıkları başlandı. (anestezi uygulaması, ameliyat pozisyonu, cerrahi alanın ameliyat usulüne göre hazır hale getirilmesi vb. işlemler yapıldı.) Hasta güvenliği ve cerrahi alan enfeksiyonları ile ilgili herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına tüm bu hazırlıklar yapıldıktan sonra l7:30 da cerrahi operasyonu başladı. l7:50 de ameliyatı bitti. Hastanın ameliyat sonrası gerekli pansumanları ve ameliyat çevresi temizliği yapıldıktan sonra uyandırma işlemi (ekstübasyon işlemi) yapıldı. Sonrasında derlenme ünitesine teslim edildi. l8:05 de yatan hasta servisine teslim edilmiştir. Kısaca hastanın işlem basamakları yukarıdaki gibi gerçekleşti. Hasta ameliyat masasında olduğu esnada anestezi ekibi tarafından damar yolu açma uygulaması yaparken, depoya malzeme almaya gittim, 2 dk. lık bir süre sonrasında ameliyat odasına geri döndüğümde anestezi asistanı
Dr. nin hasta ile konuştuğunu, sakinleştirmeye çalıştığını gürdüm, aralarındaki sadece şu konuşmayı duydum. ‘hanımefendi sakin olun, sinirlenmeyin, siz sinirlenince ben de mi sinirleneyim o zaman, böyle olmaz, hadi uyuyalım’ şeklindeki konuşmasını duydum. Şahit olduğum olay bu şekildedir.” ifadelerinde bulunmuştur.
Hastane Enfeksiyon Kontrol Birimi’nden alınan görüşte, “Sağlık Bakanlığı’nın şikayete konu olan tarihlerde geçerli kılavuzuna göre (Sağlık Kurumlarında Çalışma Rehber ve Enfeksiyon Kontrol
Önlemleri) preop hastalardan ancak belli endikasyonlarda Covid PCR istenmesi zorunluluğu vardır.
Asemptomatik ve kılavuzda belirtilen endikasyonlar yoksa cerrahi işlemler öncesi Covid PCR istenme zorunluluğu yoktur.
Hastanemizde ilgili tarihlerde uygulamamız kılavuza uygun olup cerrahi için yatırılan hasta ve refakatçilerinden Covid semptom sorgulaması rutin olarak yapılmıştır, Ayrıca hastalara bilgilendirme ve onam formlarında da bu husus dikkate alınmıştır. Ortopedi kliniği, ilgili hastalarda Covid semptomları
olmadığı ve kılavuzda belirtilen PCR isteme endikasyonları olmadığı halde aynı odada yatan iki hastadan da preop PCR testi isteyip yatışlarını gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.
05.01.2022 tarihinde l3:04:00 saatinde isimli hasta opere edilmek üzere Orıopedi kliniğine
yatışı yapılmıştır. Aynı gün ameliyata alınan hasta ameliyat sonrası tekrar servise geri alınmıştır. .
isimli hastanın da 05.01.2022 tarihinde 11:l0:00 saatinde isimli hasta ile aynı odaya yatışı yapılmıştır. isimli hastaya sistem üzerinden 05.01.2022 21:17:00’de Covid PCR tetkik işlemi yapıldığı tespit edilmiştir. ‘ın Covid PCR test sonucu 06.01.2022 11:50:00’ de pozitif olarak tespit edilmiştir. Bu durum Enfeksiyon Kontrol Hemşireleri tarafından hemen fark edilerek servis sorumlu hemşire ve hekimine bilgi verilmiştir. Hastanın izolasyonu sağlanmıştır. Test sonucu ll:58:00’de SBYS’ye kaydedilmiştir. 06.01.2022 17:05:00 saatinde taburcu edilmiştir. ve refakatçisi 06.01.2022, 11.01.2022 ve 21.01.2022 tarihlerinde Covid PCR testi vermişlerdir.
tüm sonuçları negatif, refakatçisi 1l.01.2022 tarihindeki Covid PCR testi pozitif sonuçlandığı tespit edilmiştir.
Hasta ve refakatçiler covidden korunma amaçlı olarak yatışları süresince covid bulaşına karşı önlem almak zorundadır ve bu alacağı önlemlerde servis hemşireleri tarafından hasta ve refakatçilerine bildirilmiştir. Bu önlemlere riayet etmek özellikle refakatçiler için kendi sorumluluklarındadır.
isimli hasta yakını şikayet dilekçesinde hastaneden covid kaptığını iddia etmiştir. Temas ve pozitiflik sürelerine bakıldığında teorik olarak bu mümkündür. Ancak bunun kesin olarak tespiti için ileri moleküler incelemeler yapılması gerekir. Hasta yakını refakatçilik süresi boyunca hastanenin herhangi bir alanında da bu virüsü kapmış olabilir veya yatış öncesi ve taburculuk sonrasında da bu PCR pozitifliğine neden olabilecek temas gerçekleşmiş olabilir.
Netice olarak hasta yatışı ve takibi sırasında prosedür olarak Covid önlemlerine uyumda bir eksiklik tespit edilememiştir.” Şeklinde bilgi verilmiştir.
KONUNUN TAHLİLİ:
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Ortopedi Bölümü’nde 05/01/2022 tarihinde ameliyat olan hasta eşi tarafından yapılan şikayete istinaden
Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelere ilişkin açıklamalar aşağıda belirtilmiştir.
Hastaya epidural anestezi olması gerekirken genel anestezi yapıldığı, ameliyathanede damar yolu açan bayan personel tarafından azarlandığı, kötü muameleye uğradığı iddialarına ilişkin; Söz konusu konular ile ilgili Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalında görevli Tıpta Uz. Öğr. Dr.
Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda görevli Doç. Dr. . ve Tıpta Uz. Öğr. Dr. . ile olaya şahit olan Anestezi Teknikeri ve Sorumlu Ameliyathane Hemşiresi tan yazılı olarak açıklama alınmıştır. Söz konusu kişilerden alınan açıklamalar ve konu incelendiğinde: ameliyat öncesinde yapılan anestezi muayenesinde hastanın anestezi şekli ile ilgili bir talebinin olmaması ve hekimin operasyon bölgesinin büyüklüğü ve operasyon süresinin kısalığı nedeniyle ameliyat öncesinde genel anestezi şeklini uygun görmüş olduğu anlaşılmıştır. Hastaya ait anestezi ile ilgili onam formları ve anestezi takip formu ekte sunulmuştur. Ayrıca ilgililerin savunmaları ve şahitlerin ifadeleri incelendiğinde; hastanın personel tarafından azarlanmadığı, hastanın gergin olması sebebiyle rahatlatılmaya çalışıldığı ve kötü muameleye uğramadığı anlaşılmıştır.
Başvuranın bulundukları odaya PCR testi yapılmadan yatırılan hastanın sonrasında testinin pozitif çıktığı ve ertesi gün kendilerinin de PCR testinin pozitif çıktığı iddialarına ilişkin olarak ve hastaların servise yatış işlemleri yapılırken Covid önlemleri kapsamında sürecin nasıl işletildiğine ilişkin; Konuyla ilgili Hastane Enfeksiyon Kontrol Biriminden açıklama alınmış olup, cevabi yazıda; ilgili tarihte (Ocak 2022) “Covid-l9 Pandemisinde Sağlık Kurumlarında Çalışma Rehberi ve Enfeksiyon Kontrol
Önlemleri Kılavuzu”na göre hareket edilmiş olduğu ve preop hastalarda ancak belli endikasyonlarda
Covid-l9 PCR istenilmesi zorunluluğu bulunduğu, asemptomatik hastalarda ve kılavuzda belirtilen endikasyonlar yoksa cerrahi işlemler öncesi Covid-l9 PCR istenilme zorunluluğu olmadığı ancak ortopedi kliniğinin bu hastalarda Covid-l9 semptomları olmadığı ve kılavuzlarda belirtilen PCR isteme endikasyonlan olmadığı halde aynı odada yatan bu iki hastadan da preop PCR testi isteyerek yatışlarının gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Bu kapsamda, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Sağlık Uygulama ve
Araştırma Merkezi’nin, 03.06.2020 tarihli 18. Oturum Covid-l9 Bilim Kurulu kararına göre; “Hastanemizde zorunlu durumlarda, Sağlık Bakanlığı’nın yayımlamış olduğu, Covid-19 Pandemisi normalleşme döneminde sağlık kurumlarında çalışma rehberindeki şartların yerine getirilerek bir hasta odasına iki hasta alınabileceğine karar verildi.” şeklinde kararı da mevcut olup, hasta yatışlarının, Sağlık Bakanlığı rehberlerine uygun bir şekilde yapıldığı anlaşılmıştır. Hastaya yatış yapılmadan önce “Covid-19’un bulaş riskinin çok yüksek olması nedeniyle her türlü önlem alınmasına rağmen engellenemeyerek hastane içerisinde diğer serviste tedavi edilen hastalara da bulaşabileceği ve tıbbi maske takılması” ile ilgili bilgi verildiğine dair “Pandemi Döneminde Tüm Yatan Hastalar İçin
Hasta Yatış Bilgilendirme ve Ek Onam Formu” da alınarak ekte sunulmuş olup, hastanın imzası da formda mevcuttur. Ayrıca yine Enfeksiyon Kontrol Birimi’nden alınan cevabi yazıdan hasta yakının refakatçilik süresi boyunca hastanenin herhangi bir alanında da bu virüsü kapmış olabileceği veya yatış öncesi ve taburculuk sonrasında da bu PCR pozitifliğine neden olabilecek temas gerçekleşmiş olabileceği, Covid PCR bulaşının tam olarak nereden kaynaklandığını tespit etmek için ancak ileri moleküler yöntemlerin yol göstereceği belirtilmiştir.
Olay tarihine ilişkin kamera kaydı, tutanak ve varsa söz konusu olayı açığa kavuşturmaya yönelik olduğu düşünülen diğer bilgi ve belgelerin birer örneğine ilişkin; Destek Hizmetleri Direktörlüğü’nden olay tarihine ilişkin kamera kaydı istenilmiş olup, ilgili Birimden gelen cevabi yazıda ilgili tarihe ait kamera görüntülerinin mevcut olduğu ancak ameliyathane içerisi, uyandırma bölümü ve hasta odasına ait görüntülerin bulunmadığı bildirilmiştir.
Başvuran tarafından şikayet konusu olay hakkında hasta iletişim birimine yapılmış bir başvuru olup olmadığı, başvuru yapılmış ise inceleme yapılıp yapılmadığı ve sonucuna ilişkin bilgi, belge ve açıklamalara ilişkin; Hasta Hakları Birimi’nden şikayetin olup olmadığı ile ilgili bilgi istenilmiş olup.
10/02/2022 tarihinde hasta yakınının başvuru yaptığı, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalında görevli Tıpta Uz. Ögr. Dr. ‘den görüş alınarak, hasta yakınının telefon aracılığı ile bilgilendirildiği belirtilmiştir.
NETİCE VE KANAAT:
Yapılan incelemeler neticesinde, isimli hastanın tedavisi sırasında anestezi şekli, yatış işlemleri ile ilgili herhangi bir uygunsuzluk/kusur bulunmadığı ve adı geçenin kötü muamele gördüğü iddialarına ilişkin uygunsuz bir durum bulunmadığı kanaatine varılmıştır.” yönünde kanaat bildirilmiştir.
18. Dosya kapsamında sunulan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde; 18.1. Hastaya ait anestezi ile ilgili onam formları ve anestezi takip formuna istinaden ameliyat öncesinde yapılan anestezi muayenesinde veya ameliyata hazırlık safhasında hastanın anestezi şekli ile ilgili bir talebinin olmadığı, anestezi hekiminin operasyon bölgesinin büyüklüğü ve operasyon süresi nedeniyle ameliyat öncesinde genel anestezi şeklini uygun gördüğü, 18.2. Soruşturma kapsamında tüm ilgililer ile olaya tanık olanların ifadelerinden; hastanın ameliyata hazırlık safhasında gergin olduğu, damar yolu açma işleminde yaşanan olumsuzluk nedeni ile ajite olduğu ve gerginliğinin arttığı, Uz. Öğr. Dr. tarafından sakinleştirilmeye çalışıldıktan sonra hastanın damar yolunun başarılı bir şekilde açıldığı, anestezi onam formunda ‘işlem sırasındaki farkındalığı ortadan kaldırarak ameliyathane ortamının neden olacağı stresi engellemek’ amacının genel anestezi
/
uygulamasının yararları arasında sayıldığı ve hastanın da gergin olduğu dikkate alındığında genel anestezi şeklinin uygun görülmesinin makul olduğu, 18.3. Soruşturmacı tarafından hakkında inceleme yapılan Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim
Dalında görevli Tıpta Uz. Öğr. Dr. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda görevli Doç. Dr.
. ve Tıpta Uz. Öğr. Dr. . ile olaya şahit olan Anestezi Teknikeri ve Sorumlu
Ameliyathane Hemşiresi un yazılı ifadelerine başvurulduğu ve ifadelerin hastaya herhangi bir kötü muamele yapılmadığı yönünde ve birbirleri ile tutarlı olduğu, 18.4. Soruşturmacı tarafından olayın aydınlatılması amacıyla olaya ilişkin kamera kayıtlarının talep edilerek incelendiği, Destek Hizmetleri Direktörlüğü’nün cevabi yazısı ekinde kamera kaydına ilişkin
DVD ile birlikte ‘saat 16:52’de hasta ameliyathane mavi alan girişinden, ameliyat odasına alındığı, operasyon yapılan bölgelerde kamera bulunmadığı, saat 17:52’de operasyonun bittiği ve hastanın uyandırma ünitesine alındığı, uyandırma ünitesinde kamera bulunmadığı, saat l8:02’de hastanın
Ortopedi Servisinde 2012 nolu odaya alındığı, saat 21:43’te odaya başka bir hasta ve hastanın refakatçisi olduğu değerlendirilen bir kişi alındığı, saat 22:00’da Doktorun 2012 nolu odayı ziyaret ettiği’ açıklamalarına yer verildiği, 18.5. Ameliyat tarihinde geçerli olan Covid-l9 Pandemisinde Sağlık Kurumlarında Çalışma Rehberi ve
Enfeksiyon Kontrol Önlemleri Kılavuzuna göre Covid-l9 PCR istenilmesinin kılavuzda belirtilen bazı hallerde zorunlu olduğu, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin, 03/06/2020 tarihli 18. Oturum Covid-19 Bilim Kurulunda zorunlu durumlarda Covid-19 Pandemisi normalleşme döneminde sağlık kurumlarında çalışma rehberindeki şartlar yerine getirilerek bir hasta odasına iki hasta alınabileceği yönünde karar alındığı, 18.6. Başvuruya konu olayda Bilim Kurulu kararına göre bir odada iki hasta yatırılmasında herhangi bir aykırılık söz konusu olmadığı, diğer yandan hastalarda kılavuzda belirtilen Covid-19 PCR isteme endikasyonları olmadığı ve hastaların Covid-l9 semptomları da bulunmadığı halde aynı odada yatan iki hastadan da preop PCR testi istenilerek yatışlarının gerçekleştirildiği, 18.7. Hasta ve refakatçisinin ‘Pandemi Döneminde Tüm Yatan Hastalar İçin Hasta Yatış Bilgilendirme ve
Ek Onam Formu’ ile Covid-19’un bulaş riskinin çok yüksek olması nedeniyle her türlü önlem alınmasına rağmen engellenemeyerek hastane içerisinde diğer serviste tedavi edilen hastalara da bulaşabileceği ve tıbbi maske takılması hususunda bilgilendirildiği ve onaylarının alındığı, hasta ve refakatçisinin 06/01/2022, 11/01/2022 ve 21/01/2022 tarihlerinde Covid PCR testi verdikleri, tüm sonuçlarının negatif çıktığı, refakatçisi ise 11/01/2022 tarihindeki Covid PCR testinin pozitif çıktığı, ancak virüsün kaynağının odadaki diğer hasta olup olmadığının net olarak tespit edilmesinin ancak moleküler tetkik ile tespit edilebileceği, bunun ise günümüz itibari ile mümkün bulunmadığı idarece mevzuata uygun hareket edildiğinden idareye atfedilecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmıştır.
19. Sonuç olarak; başvuranın ameliyat sırasında eşinin azarlandığı ve kötü muameleye maruz kaldığı, hasta odasına Covid-19 PCR yapılmadan hasta alındığı dolayısıyla kendilerinin Covid-19 virüsü bulaştırıldığı yönündeki iddiaları hakkında gerekli inceleme ve araştırma yapılmış olup, başvuranın iddialarının yerinde olmadığı, idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden başvurunun reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan
haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükümlerine yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; ilgili idarelerce bahse konu ilkelere aykırı davranıldığına dair herhangi bir tespit yapılmamış olup, Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderdiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı İstanbul İdare Mahkemeleri nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; Başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve BEZM-İ ALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi