ÖZET: Başvuran, Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na yaptığı başvuruda, Emlak Vergisi’nden geriye dönük olarak muaf sayılması ve son beş yıllık ödediği Emlak Vergisi’nin iadesini talep etmiştir. Başvuru, 11 Mayıs 2020 tarihinde yapılmış olup, başvuranın yalnızca 2020 yılı için muafiyet hakkından yararlandığı belirtilmiştir. İlgili idare, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı genel tebliğ doğrultusunda, brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskeni bulunan ve hiçbir geliri olmayan mükelleflerin indirimli vergi oranından yararlanabileceğini ifade etmiştir.

Yenimahalle Belediye Başkanlığı, başvuranın 11 Şubat 2020 tarihinde yaptığı başvuruya 27 Şubat 2020’de yanıt vermiş ve 2020 yılı itibarıyla vergi muafiyetinin uygulanacağını belirtmiştir. Ancak, başvuranın geriye dönük beş yıllık Emlak Vergisi’nin iadesi talebi, ilgili mevzuat ve daha önceki emsal kararlar ışığında değerlendirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın şartları taşıdığını ve ödediği vergilerin indirimli oranla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini tespit etmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçisi Hüseyin YÜRÜK, başvurunun kabul edilerek, başvuranın ödediği son beş yıla ait Emlak Vergisi’nin indirimli olarak yeniden hesaplanması ve iadesi için Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, bu tavsiyeye uygun hareket etmesi ve işlemi 30 gün içinde Kuruma bildirmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/81284-S.20.88375

BAŞVURU NO : 2020/33485

KARAR TARİHİ : 08/10/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Yenimahalle Belediye Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Emlak Vergisi’nin iadesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11/05/2020

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, Emlak Vergisi’nden geriye dönük olarak muaf sayılıp geriye dönük beş yıllık ödediği Emlak Vergisi’nin tarafına iadesi için Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na başvurduğunu, muafiyetten sadece 2020 yılı için yararlandığını, geriye dönük beş yıllık Emlak

Vergisi’nin tarafına iade edilmediğini iddia edip ödediği son beş yıllık Emlak Vergisi’nin tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Yenimahalle Belediye

Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda;

“İlgi:19/05/2020 tarih ve sayılı yazınız.

İlgi yazınızda adı geçen, 248225 sicil nolu Emlak Vergisi mükellefimiz Kurumunuza yapmış olduğu başvuruya istinaden, gerekli incelemeler yapılmış ve konuyla ilgili bilgiler aşağıda belirtilmiştir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri

No: 44) Türkiye sınırlan içinde brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskeni bulunup hiçbir geliri olmayan mükelleflerin, indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından yararlanacağı belirtildiğinden bu doğrultuda mükellefin 11/02/2020 tarihinde müracaatta bulunduğu ve talebine istinaden, 27/02/2020 tarih ve sayılı yazımızla cevap verilmiş olup, 2020 yılı itibari ile de, vergi muafiyeti uygulaması işleme alınmıştır.

Mükellefin 11/02/2020 tarih ve evrak kayıtlı dilekçesine, 27/02/2020 tarih ve sayılı yazımızla cevap verilmiş olup, bu konuya ilişkin elimizde herhangi bir yargı kararı bulunmamaktadır.

Konuya ilişkin belge ve bilgiler yazımız ekinde sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.” şeklinde ifade edilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

3.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

3.1.”Vergi ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde;

“Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.”

3.2.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

5.1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun;

5.1.“Nispet” başlıklı 8 inci maddesinde;

“Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir. Bu oranlar,

5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde %

100 artırımlı uygulanır. Cumhurbaşkanı, vergi oranlarını yarısına kadar indirmeye veya üç

katına kadar artırmaya yetkilidir.

Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir…”,

5.2.“Usul hükümleri” başlıklı 37 nci maddesinde;

“Bu Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır…”,

6. 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

6.1.“Zamanaşımı süreleri” başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında,

“Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”,

6.2.“Vergi hatası” başlıklı 116 ncı maddesinde,

“Vergi hatası, vergiye mütaallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır.”,

6.3.”Vergilendirme hataları” başlıklı 118 inci maddesinde,

“Vergilendirme hataları şunlardır:

1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır;

2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;

3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.

4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.”,

6.4.“Düzeltme yetkisi ve reddiyat” başlıklı 120 nci maddesinin birinci fıkrası;

“Vergi hatalarının düzeltilmesine, ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.”,

6.5.“Re’sen düzeltme” başlıklı 121 inci maddesi;

“İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları re’sen düzeltilir. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma hakları mahfuzdur.”

6.6.“Düzeltmede zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında,

“114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez.”,

7.29/12/2006 tarihli ve 26391 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2006/11450 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararının 1 inci maddesi;

“1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir,

8.31/12/2003 tarihli ve 25333 sayılı üçüncü mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Emlak

Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 38);

“Bakanlar Kurulunca belirlenecek indirimli vergi oranından, Türkiye’de brüt yüzölçümü 200 m2 yi geçmeyen tek meskeni olan veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan;

– Kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup 18 yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenler,

– Gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm ve maluliyet aylığından ibaret bulunanlar,

– Gaziler,

– Şehitlerin dul ve yetimleri, yararlanacaklardır”,

9.12/05/2005 tarihli ve 25813 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Emlak Vergisi Kanunu

Genel Tebliği (Seri No: 44);

“ … Bakanlığımıza yapılan başvurular üzerine, mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla hiçbir geliri bulunmayan ve Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olan mükelleflerin bu Tebliğ ekinde yer alan Taahhüt Belgesini ilgili belediyeye vermeleri halinde bu meskenleri için 2004 yılından itibaren indirimli (sıfır) bina vergisi oranının uygulanması uygun görülmüştür. Bu durumda, söz konusu taahhüt belgesinin verilmesi yeterli olup, ayrıca mükelleflerin ikametgahlarının bulunduğu yer vergi dairesinden gelir vergisi mükellefi olmadıklarına ve T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve Sosyal Sigortalar Kurumu Genel

Müdürlüklerinin ilgili birimlerinden aktif sigortalı bulunmadıklarına dair belge almalarına gerek bulunmamaktadır”, hükümlerine amirdir.

IV.KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi”

Kamu Denetçisi Hüseyin YÜRÜK tarafından Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11.Başvuran, Emlak Vergisi’nden geriye dönük olarak muaf sayılıp geriye dönük beş yıllık ödediği Emlak Vergisi’nin tarafına iadesi için Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na başvurduğunu, araştırdıklarını, muafiyetten sadece 2020 yılı için yararlandığını, geriye dönük beş yıllık Emlak Vergisi’nin tarafına iade edilmediğini iddia edip ödediği son beş yıllık Emlak

Vergisi’nin tarafına ödenmesini talep ettiği tespit edilmiştir.

12.Yenimahalle Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün Kurumumuza verdiği cevabi yazı tetkik edildiğinde; Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Emlak

Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 44) Türkiye sınırlan içinde brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskeni bulunup hiçbir geliri olmayan mükelleflerin, indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından yararlanacağı belirtildiğinden bu doğrultuda mükellefin 11/02/2020 tarihinde müracaatta bulunduğunu; talebine istinaden, 27/02/2020 tarih ve sayılı yazı ile cevap verildiğini; 2020 yılı itibari ile de, vergi muafiyeti uygulaması işleme alındığını; mükellefin 11/02/2020 tarih ve evrak kayıtlı dilekçesine, 27/02/2020 tarih ve sayılı yazı ile cevap verildiğini ifade ettiği tespit edilmiştir.

13.Bilindiği üzere Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesi çerçevesinde, Cumhurbaşkanı, hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin Emlak Vergisi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu çerçevede, 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde, söz konusu meskene ait bina vergisi oranı 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.

14.Maliye Bakanlığının Emlak Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinden aldığı yetki ile yapmış olduğu düzenlemelerde hiçbir geliri olmadığını beyan eden mükelleflerin indirimli Emlak

Vergisi oranından faydalanabilmeleri için hizmet karşılığı elde edilen geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal faaliyet geliri, menkul ve gayrimenkul geliri faiz ve temettü geliri veya benzeri bir gelirinin olmadığını belgelemek zorunda iken, mükelleflere kolaylık olması açısından 44 ve 57 seri no.lu Emlak Genel Tebliğlerle yaptığı düzenleme sonucunda hiçbir geliri olmayan mükelleflerin indirimli Emlak Vergisi oranından yararlanabilmesi için “Hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesinin” ilgili belediyelere verilmesinin yeterli olacağı belirtilmektedir.

15.57 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliğinde; “Belediyelerce, emlâk vergisi işlemlerinde

mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerektiği”, açıklamasıyla söz konusu taahhütteki beyanların teyidini yapma sorumluluğunu idareye yüklendiği, 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve hiçbir geliri bulunmayan kişilerin, indirimli Emlak Vergisi ödeme imkânından yararlanabilmeleri için Kanunda zamanında bildirimde bulunma şartı öngörülmediği, “Hiçbir geliri olmayanların tek meskenlerine ait taahhüt belgesini” idareye vermesi yeterli olduğu, diğer taraftan gelir elde etmeyen mükelleflerin bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir mesken binasına sahip olmaları halinde, bu durumu mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyelere bildirme zorunluluğunu göz ardı etmemek gerektiği açıktır. Ayrıca, 44 seri no.lu Emlak Vergisi Genel Tebliği gereğince, idare mükellef tarafından beyan edilen hususların doğru olmadığını tespit ederse alınması gereken vergi, cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.

16.Vergi hatası müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. Vergi Usul Kanununun 118 inci maddesinde açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi alınması ve vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasını vergilendirme hatası olarak nitelendirmektedir. 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve hiçbir geliri bulunmayan kişilere mevzuat, indirimli (sıfır oranlı) Emlak Vergisi oranı uygularken, bu kişilerden vergi alınması vergilendirme hatası olarak adlandırılabilir.

17.Vergilendirme hatası söz konusu olduğunda ise ne tür bir işlem yapılacağı 213 sayılı Vergi

Usul Kanununun 120 nci maddesinde düzenlenmektedir. Bu maddede hataların düzeltme fişine dayanılarak düzeltilebileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde fazla verginin aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise reddedileceği, bu durumun mükellefe tebliğ edileceği, mükellefin ise tebliğ tarihinden itibaren parasını geri almak için bir yıl içinde müracaat etmemesi durumunda hakkının sakıt olacağı belirtilmektedir.

18.Somut olayda başvuranın, ilgili idareye verdiği dilekçede; hiçbir gelirinin olmadığı, gayrimenkul adresinde ikamet ettiği ve Türkiye sınırları içerisinde başkaca meskenin bulunmaması nedeniyle 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunun 8 nci maddesi kapsamında indirimli vergi nispeti uygulaması talebinin idare tarafından kabul edilerek, indirimli (sıfır) vergi nispetinden yararlandırılması ve başvuran adına tahakkuk ettirilen 2020 yılı

Emlak Vergisi’nin terkin edilmesi, başvuranın Kanunun aradığı muafiyet şartlarına haiz olduğunu göstermektedir.

19.Diğer taraftan, 57 seri no.lu Tebliğ hükümleri gereğince, sadece mükellef tarafından verilen beyana dayalı olarak mükellefe indirimli (sıfır oranlı) Emlak Vergisi uygulanması, gerçeğe aykırı beyanlar nedeniyle kamusal zararı doğuracağı ihtimalini akla getirse de, aynı Tebliğ ve

44 seri no.lu Tebliğ hükümleri gereğince, idarenin mükellefler tarafından verilen beyanın

teyidini ilgili kurum ve kuruluşlardan yapabilme yetkisine sahip olması ve şayet gerçeğe aykırı beyan tespit edilirse ödenmesi gereken verginin cezası ve gecikme faiziyle birlikte tahsil edileceği hususları bu ihtimali ortadan kaldırmaktadır.

20.213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 126 ncı maddesi, yine bu Kanunun 114 üncü

maddesindeki 5 yıllık tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunarak, bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceğini kesin bir ifadeyle belirtmiştir. Bu bağlamda başvuranın, “geriye dönük olarak ödemiş olduğu beş yıllık verginin iade edilmesi” talebi dikkate alındığında ödediği beş yıllık verginin geriye dönük olarak iadesi mümkün olacaktır.

21.Kurumumuza ulaşan benzer nitelikte, “2015 yılında ödemiş olduğu Emlak Vergisi’nin tarafına iade edilmesi talebi” ile ilgili 2016/5094 numaralı başvuru hakkında 18/04/2017 tarih ve 3498 sayılı “Tavsiye Kararı”; “Ödediği Emlak Vergisi’nin iade edilmesi talebi” ile ilgili 2018/13821 numaralı başvuru hakkında 06/05/2019 tarih ve 3306 sayılı “Tavsiye

Kararı”; “Emlak Vergisi indirimden istifade etme talebi” ile ilgili 2020/4219 numaralı başvuru hakkında 24/08/2020 tarih ve 75414 sayılı “Tavsiye Kararı” verilmiştir.

22.Yukarıdan bu yana yapılan açıklamanlar, başvuranın iddiaları, idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz emsal kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mükellefin ilgili idareye ödemiş olduğu son beş yıla ait vergilerin mükellefin şartları taşımasından dolayı indirimli (sıfır oranlı) Emlak Vergisi olarak uygulanmasının ve bu uygulamadan sonra ödediği vergilerin iadesinin yapılmasının gerektiği, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı tespit edilmiştir.

B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24.14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara

Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre başvurunun kabulüne;

Başvuranın, ilgili idareye ödemiş olduğu son beş yıla ait vergilerin indirimli (sıfır oranlı)

Emlak Vergisi olarak uygulanması ve bu uygulamadan sonra başvuranın ödediği vergilerin tarafına iadesinin yapılması yönünde yeni bir işlem tesisi için Yenimahalle

Belediye Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmasına,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana, Yenimahalle Belediye Başkanlığı’na tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi