|
ÖZET: Başvuru, Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nde çalışan Mehmet Nuri Kotan’ın, 2016-2019 yılları arasında görevden uzaklaştırılması ve sonrasında iade edilmesi sürecinde, geriye dönük maaş ödemelerinin eksik yapıldığı iddiasına dayanmaktadır. Kotan, bu süreçte yapılan toplu maaş ödemelerinin her bir dönem için ayrı ayrı hesaplanmasını ve fazla kesilen vergi tutarının kendisine iade edilmesini talep etmiştir. İlgili idareler, yapılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’na uygun olarak vergilendirilmesi gerektiğini belirtmiş, ancak Kotan’a ait herhangi bir şikayet başvurusu bulunmadığını ifade etmiştir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Kotan’a yapılan ödemelerin, ödendiği dönemin ücreti olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, vergi tevkifatının, ödemelerin yapıldığı dönemdeki gelir dilimlerine göre hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunarak, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne, yapılan ödemelerin her bir vergilendirme dönemine göre yeniden hesaplanmasını ve fazladan tahsil edilen vergi tutarının iade edilmesini önermiştir. Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile birlikte, ilgili idarelerin belirtilen işlemleri 30 gün içinde yerine getirmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu süreç, kamu görevlilerinin haklarının korunması ve idarenin hukuka uygun hareket etmesi açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/7748-S.20.12174
BAŞVURU NO : 2019/21902
KARAR TARİHİ : 22/05/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : BURSA SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Vergi kesintilerinin iadesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 10/12/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Bursa Osmangazi SGM Müdürlüğünde çalıştığını, 24/11/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığını, 25/12/2017 tarihinde KHK ile ihraç edildiğini, 12/06/2019 tarih itibari ile OHAL Komisyonu kararı ile görevine iade edildiğini, geriye dönük maaşlarının tarafına eksik ödendiğini iddia edip yapılan toplu maaş ödemesinin her bir dönem için tekrardan ayrı ayrı hesaplanmasını, ayrı ayrı vergi kesintisi yapılmasını, fazladan tahsil edilen vergi tutarının tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Hazine ve Maliye
Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda;
“Mehmet Nuri Kotan’a ait ilgide kayıtlı yazınız incelenmiş olup konu hakkında aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;
61 inci maddesinde,
‘Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.’,
94 üncü maddesinde,
‘Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarım bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar,
1. Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre…
Yukarıdaki bentlerde yazılı vergi tevkifatımn yapılmasında 96 ncı madde hükmü göz önünde tutulur.’,
96 ncı maddesinde,
‘Vergi tevkifatl, 94’üncü madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.’,
hükümlerine yer verilmiştir.
166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi
hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek, Gelir Vergisi Kanununun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ‘Vergiyi Doğuran Olay’ başlıklı 19 uncu maddesinde,
‘Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.
Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.’,
hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, vergi alacağı, vergi yasalarının vergiyi bağladıkları olayın oluşması sonucu veya hukuki durumun tamamlanmasıyla doğar.
Vergi kanunlarında; verginin konusu, mükellefi ve vergiyi doğuran olay belirlenir. Verginin konusu gelir, servet, sermaye gibi maddi; hizmet, kıymet, belge, iş ve işlemler gibi gayrimaddi şeylerdir. Vergiyi doğuran olay ise, bu şeylerin elde edilmesi, kullanılması, alınması veya
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
satılması gibi işlemlerdir, Vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi sonucu Devletin vergi alacağı doğar.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre, gelir vergisi gerçek kişilerin elde ettiği gelir üzerinden
alınmakta olup, gelir vergisinden söz edebilmek için ortada bir gelir, bir mükellef ve gelirin bu mükellef tarafından elde edilmiş olması gerekmektedir. Vergileme süreci gelirin elde edilmesiyle başlamakta ve arkasından vergileme ile ilgili tüm işlemler devreye girmektedir.
Gelirin elde edilmesi ise vergiyi doğuran olayın varlığı ile mümkün olmaktadır.
Gelir Vergisi açısından vergiyi doğuran olay, gelirin elde edilmesidir. Bu nedenle gelirin ne zaman elde edilmiş sayılacağı, başka bir deyişle, vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleşeceği vergilendirme açısından büyük bir öneme sahiptir. 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununda farklı kazanç ve irat türlerini düzenleyen ayrıntılı hükümlerde her bir kazanç ve irat bakımından vergiyi doğuran olayın belirlenmesinde; ‘Doğma’ (G.VK. md. 37, md. 52, md.
65), ‘Tahsil edilen veya tahakkuk eden hasılat’ (G. VK. md. 39, md. 55), ‘Ödeme’ (GVK. md.
61), ‘Nakden veya hesaben ödeme’ (G. VK. md. 96) gibi farklı kavramlar kullanılmaktadır.
Buna göre, ticari ve zirai kazançlarda elde etme tahakkuk esası geçerli Olup tahakkuk gelirin mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmesidir. Serbest meslek ve gayrimenkul sermaye iradında ise tahsil esası geçerli olup tahsil gelirin sahibinin mal varlığına dahil olması olarak ifade edilmektedir.
Gerçek usulde vergilendirilen ücret gelirlerinde elde etme, gelirin kişinin hukuki ve ekonomik tasarrufuna girmesi İle gerçekleşmektedir. Hukuki tasarruf, gelirin sahibi tarafından talep edilebilir hale gelmesini; ekonomik tasarruf ise gelirin sahibinin emrine amade kılındığı zamanı ifade eder. Ücret geliri de ancak bu şartların sağlanması ile vergilendirilecek aşamaya gelmiş olur.
Dolayısıyla, bir ücret ödemesine vergi tevkifatı yapılabilmesi için nakden veya hesaben ödeme yapılmış olması gerekmektedir.
Bu hüküm ve açıklamalara göre; 24/11/2016 tarihinde açığa alındığı, 25/12/2017 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği ve Olağanüstü Hal Komisyon Kararı ile 12/06/2019 tarihinde görevine iade edilmesi nedeniyle 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları için tarafına yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (2019 yılı ilgili ayın)
ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir.
Diğer taraftan, bu ödemenin yapıldığı ayı izleyen aylarda ödenen ücretler üzerinden tevkif edilecek vergilerin hesabında, bu ödemenin yapıldığı dönem dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği tabiidir.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122 nci maddesinde,
‘Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.’,
hükmü yer almış,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
124 üncü maddesinde ise, ‘Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları
düzeltme talepleri reddolunanlar şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.’, denilmiştir.
Buna göre, konu ile ilgili olarak; kesintiyi yapmakla sorumlu bulunan işyerine müracaat edilerek temin edilen kesinti tutarlarını gösterir belge ve bilgileri içeren bir düzeltme dilekçesi ile Başkanlığımıza şikâyet yoluyla başvuruda bulunulması mümkün bulunmaktadır.
Bu kapsamda, Başkanlığımız kayıtlarında Mehmet Nuri Kotan’a ait herhangi bir şikâyet başvurusu yer almadığı ve dolayısıyla Başkanlığımızda adı geçenin şikâyet konusu ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla henüz İdari başvuru yollarının tüketilmediği görülmüştür.
Ayrıca, 193 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinde,
‘Genel bütçeye dahil idare ve müesseseler yaptıkları vergi tevkifatı için beyanname vermezler.’,
hükmüne yer verilmiş olup Mehmet Nuri Kotan’a yapılan ödemeler ile söz konusu ödemeler üzerinden kesilen gelir vergisi kesinti tutarları adı geçenin görev yaptığı kurumun bilgisi dahilindedir. Bu nedenle adı geçene yapılan ödemenin yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre vergilendirilmediği varsayımı altında oluşacak vergi farkı tutarının ilgili
Kurum tarafından hesaplanabileceği değerIendirilmektedir.
Diğer taraftan, benzer durumda kamu görevinden ihraç edilen ve Olağanüstü Hal Komisyon
Kararıyla görevine iade edilen veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun disiplin hükümleri gereği görevden çıkarma işlemi uygulanan, daha sonra idari işlemle veya mahkeme kararı ile görevine iade edilen Başkanlığımız personeli için de yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre işlem tesis edilmektedir.
Ayrıca, konu ile ilgili olarak düzeltme ve şikayet başvurusu reddedilenler tarafından
Başkanlığımız aleyhine açılan davalarda, Mahkemelerce verilen kararlar üzerine
Başkanlığımızca gerekli işlemler tesis edilmektedir.
Bilgi edinilmesini arz ederim.”, şeklinde ifade edilmiştir.
3. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığı Personel Daire Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda;
“Kurumumuzda ‘Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni’ kadrosunda görev yapan … T.C. kimlik numaralı tarafına tahakkuk ettirilen geriye dönük maaş ödemesinin her bir dönem için tekrardan ayrı ayrı hesaplanmasını, ayrı ayrı vergi kesintisi yapılmasını, fazladan tahsil edilen vergi tutarının tarafına yasal faizi ile birlikte ödenmesi talepli şikayetine ilişkin olarak istemiş olduğunuz bilgi ve belgeler yazımız ekinde gönderilmiştir.
Bilgilerinize arz ederim.”, şeklinde ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;
“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,
4.3. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler: Genel ilkeler” başlıklı 128 nci maddesinde;
“…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı
164 üncü maddesi;
“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel
Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet
memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.
Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye
Bakanlığı yetkilidir.”,
7. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı
“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
7.1. “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde;
“ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”,
7.2. “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde;
“Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.
a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi,
b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” ,
7.3. “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu ;
“Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır.
Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.
Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet
Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.
Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.
Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”,
8. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;
8.1. “Mevzuu” başlıklı 1 nci maddesinde;
“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”,
8.2. “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde;
“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,
8.3. “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde;
“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, Vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.
1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre….vergi tevkifatı yapılır…”,
8.4. “Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlıklı 96 ncı maddesinde;
“Vergi tevkifatı, 94 üncü Madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu Maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”,
9. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
9.1. “Düzeltme talebi” başlıklı 122 nci maddesinde;
“Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler…”,
9.2. “Şikayet yolu ile müracaat” başlıklı 124 üncü maddesinde;
“Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler…”,
10. 166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; “Toplu İş Sözleşmeleri İle Eskiye
Yönelik Olarak Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde;
“Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış,
94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi
sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmağa mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” denilmiştir. Kanunun
96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere
uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir.
Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalamakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.”, hükümlerine amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12. Başvuran, Bursa Osmangazi SGM Müdürlüğünde çalıştığını, 24/11/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığını, 25/12/2017 tarihinde KHK ile ihraç edildiğini, 12/06/2019 tarih itibari ile OHAL Komisyonu kararı ile görevine iade edildiğini, geriye dönük maaşlarının tarafına eksik ödendiğini iddia edip yapılan toplu maaş ödemesinin her bir dönem için
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
tekrardan ayrı ayrı hesaplanmasını, ayrı ayrı vergi kesintisi yapılmasını, fazladan tahsil edilen vergi tutarının tarafına yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği tespit edilmiştir.
13. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevabın tetkik edildiğinde, Mehmet Nuri Kotan’ın 24/11/2016 tarihinde açığa alındığı, 25/12/2017 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği ve Olağanüstü Hal Komisyon Kararı ile 12/06/2019 tarihinde görevine iade edilmesi nedeniyle 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları için tarafına yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (2019 yılı ilgili ayın) ücreti sayılması ve
Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiği, Başkanlıklarının kayıtlarında Mehmet Nuri Kotan’a ait herhangi bir başvuru yer almadığı, herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, idari başvuru yollarının tüketilmediğinin görüldüğü, Mehmet Nuri Kotan’a yapılan ödemeler ile söz konusu ödemeler üzerinden kesilen
Gelir Vergisi kesinti tutarları adı geçenin görev yaptığı kurumun bilgisi dahilinde olacağı, bu nedenle adı geçene yapılan ödemenin ilgili mevzuat hükümlerine göre vergilendirilmediği varsayımı altında oluşacak vergi farkı tutarının ilgili Kurum tarafından hesaplanabileceği, benzer durumda kamu görevinden ihraç edilen ve Olağanüstü Hal Komisyon Kararıyla görevine iade edilen veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun disiplin hükümleri gereği görevden çıkarma işlemi uygulanan, daha sonra idari işlemle veya mahkeme kararı ile görevine iade edilen Başkanlıklarının personeli için de ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem tesis edildiği, konu ile ilgili olarak düzeltme ve başvurusu reddedilenler tarafından Başkanlıklarının aleyhine açılan davalarda, mahkemelerce verilen kararlar üzerine Başkanlıkları tarafından gerekli işlemler tesis edildiği, ifade edilmiştir.
14. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Personel Daire Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevabın tetkik edildiğinde, ‘Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni’ kadrosunda görev yapan tarafına tahakkuk ettirilen geriye dönük maaş ödemesinin her bir dönem için tekrardan ayrı ayrı hesaplanmasını, ayrı ayrı vergi kesintisi yapılmasını, fazladan tahsil edilen vergi tutarının tarafına ödenmesi talepli başvurusuna ilişkin istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza iletildiği ifade edilmiştir.
15. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.
16. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
17. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın
120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük
Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur” hükmü ile Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.
18. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal
İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
19. Somut olayda da, Bursa Osmangazi SGM Müdürlüğünde ‘Veri Hazırlama Kontrol
İşletmeni’ olarak görev yapmakta iken 24/11/2016 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı, 25/12/2017 tarihli KHK ile ihraç edildiği, daha sonra OHAL İnceleme Komisyonunun kararı ile göreve iade edildiği, OHAL Komisyon Kararına istinaden geriye dönük alacaklarının ödendiği idareye itiraz ettiği, idare tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.
20. Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.
21. Bu çerçevede ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzenini korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta
FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
22. Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
23. Her ne kadar göreve iade edilen kamu görevlilerine iade KHK’larında geriye dönük mali hakların ödenmesi yönünde faize ilişkin bir hüküm bulunmadığı anlaşılmış ise de, Anayasa
Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında;
“…Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranlan dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranlan karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yaran ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır” yönünde değerlendirme yapılmıştır.
24. Benzer nitelikli bir yargı kararında;
“Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” tespitlerine yer verilmiştir. (Zonguldak İdare Mhk. 22.11.2018 tarih ve 2018/360 e. 2018/1013 k.-Ankara BİM 7.İdari Dava Dairesi 08.11.2019 tarih ve 2019/506 e. 2019/921 k.)
25. Gaziantep 1. Vergi Mahkemesi’nin 2019/362 esas, 2019/959 karar sayılı kararında;
“Dava, davacı tarafından 2019 Şubat ve Mart aylarında maaşından yapılan Gelir Vergisi kesintilerinin en üst diliminden yapılmasının usulsüz olduğu iddiası ile yaptığı başvurunun
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
reddine ilişkin 20/03/2019 tarih ve 7695 sayılı işlemin iptali ile fazladan yapılan kesintinin yasal faizi ile iadesi istemiyle açılmıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1. maddesi geliri, ‘Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.’ şeklinde tanımlamıştır. Aynı kanunun 103.
maddesinde gelir vergisine tabi kazançların vergi nispetleri düzenlenmiştir.
7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkındaki Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanununun, “Kararların
Uygulanması” başlıklı 10. maddesinin ilk fıkrasında;
‘…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir’, düzenlemesine yer verilmiştir.
Tüm bu mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden gelir vergisinin; kazancın ait olduğu yıl içinde vergilendirilmesi gerektiği ve olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile kamu görevinden ihraç edilenlerin 7075 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesi kapsamında göreve iade olmaları durumunda hiç ihraç edilmemiş gibi mali haklarının iade edilmesi gerektiği sonucu çıkmaktadır…
İncelenen dosyada davacının OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden ihraç edildiği, buna mukabil Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade edildiği ve iade kararı ile davacıya geriye dönük …TL maaş ödemesi yapıldığı hususları sabittir. Her ne kadar davalı idarece 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1. maddesi hükmü gereğince gelirin elde edildiği takvim yılında vergilendirilmesi gerektiği savunulmuş ise de, olayda davacının kendi iradesi dışında görevden ihraç edildiği, komisyon kararı ile göreve iade edilerek mali haklarının bu kararla iade edildiği hususları göz önüne alındığında yapılan bu toplu ödemenin 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olduğu, dolayısıyla vergilendirme esnasında ödemenin ait olduğu yılın esas alınması gerektiği, aksi halde 7075 Sayılı Kanun
Hükmündeki Kararnamenin 10. maddesinin 1. fıkrasının;
‘…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir.’
hükmünün ihlal edileceği hususları açık olup bu sebeplerle dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir…
Bu itibarla, dava konusu kesintilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile iadesi gerekmektedir…” tespitlerine yer verilmiştir.
26. Kurumumuza benzer nitelikte “Vergi kesintilerinin iadesi talebi” ile ilgili 2019/17171 numaralı başvuru hakkında 27/03/2020 tarihinde; “Bölge tazminatı ve faizinin ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/18199 numaralı başvuru hakkında 03/01/2020 tarihinde; “Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait mali ve sosyal haklarının ödenmesi talebi” ile ilgili
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.
2019/12302 numaralı başvuru hakkında 19/12/2019 tarihinde; “Promosyon ödeme talebi” ile ilgili 2019/13756 numaralı başvuru hakkında 07/01/2020 tarihinde Tavsiye Kararları verilmiştir.
27. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait
Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın iade edilmesi gerektiği, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
28. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Bursa
Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın başvurana iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI ve BURSA
SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idareler tarafından bu karar
üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın Başvurana, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve Bursa Sosyal Güvenlik İl
Müdürlüğüne tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
.