ÖZET: Giresun İl Özel İdaresi, 2018 yılından itibaren çeşitli hizmet ve mal alımı sözleşmeleri imzaladığı bir Limited Şirketi’ne olan 930.115,29 TL tutarındaki alacağını bir yıldır ödememektedir. Şirket, diğer alacaklıların borçlarının zamanında ödendiğini, ancak kendi alacaklarının ödenmediğini belirterek Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. İdare, nakit sıkıntısı nedeniyle ödemeleri geciktirdiğini, ancak alacak miktarı konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını ifade etmiştir. En son 27 Ocak 2020 tarihinde 70.000 TL ödeme yapılmış ve kalan borcun ödeneceği belirtilmiştir.

Kamu Denetçisi, Giresun İl Özel İdaresi’nin vadesi gelmiş borcunu ödememesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğunu vurgulayarak, alacağın en kısa sürede ödenmesi yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin, sözleşme hükümlerine uymadığı ve başvuranın alacaklarının zamanında ödenmemesi nedeniyle ciddi ekonomik sorunlarla karşılaşabileceği tespit edilmiştir. İdarenin, başvuranın hak arama özgürlüğünü kısıtlayıcı bir tutum sergilediği de belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Giresun İl Özel İdaresi’ne, başvuranın alacağının en kısa sürede ödenmesi ve mağduriyetinin giderilmesi yönünde tavsiyede bulunmuş ve bu kararın 30 gün içinde uygulanmasını istemiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/5124-S.20.8187

BAŞVURU NO : 2019/17555

KARAR TARİHİ : 01/04/2020

TAVSİYE KARARI

Adres:

,TCKN:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

GİRESUN İL ÖZEL İDARESİ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Yasal mevzuat çerçevesinde muaccel olan alacaklarının en kısa sürede ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/10/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan tarihli başvuruda şikayetçi özetle; “Temsile yetkili olduğu, Limited Şirketi’nin Giresun İl Özel

İdaresi ile sözleşme karşılığı sunmuş oldukları hizmetler karşılığı olan 930.115,29 TL.’nin bir yıldır ödenmediğini, söz konusu idarenin diğer alacaklıların borçlarını ödediğini ancak kendilerinin alacaklarının ödemediğini iddia ederek konu hakkında gerekli inceleme ve araştırmanın yapılarak mağduriyetinin giderilmesini” talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında 04/12/2019 tarihli ve E. sayılı bilgi-belge talep yazısıyla Giresun İl Özel İdaresi’nden başvuruya ilişkin bilgi-belge talep edilmiştir. Bu kapsamda, Giresun İl Özel İdaresi’nin 20/12/2019 tarihli ve sayılı yazı ve 20/02/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazılarıyla Kurumumuza iletilmiştir.

3. Giresun İl Özel İdaresi’nin anılan yazısı ve eklerinde özetle, 3.1. Şikayetçi firma Limited Şirketi’yle 2018 yılından itibaren 4734 sayılı Kanun’da öngörülen değişik ihale usulleriyle 5(adet) hizmet ve mal alımı sözleşmesi imzaladıkları, 3.2. Şikayetçi şirketle ilk olarak; / ihale kayıt numarasıyla 06/06/2018 tarihli

Giresun Merkez, Tirebolu, Espiye, Çanakçı, Alucra, Çamoluk İlçeleri Kent Yönetim Güvenlik

Sistemi (KGYS) Bakım ve Onarımı Hizmet Alımı Sözleşmesi,( götürü bedeli 338.700,00 TL.)

3.3.İkinci sözleşme; / ihale kayıt numarasıyla 02/10/2018 tarihli Giresun İl

Emniyet Müdürlüğü ve Tirebolu İlçe Emniyet Müüdrlüğü Mevcut Kent Güvenlik Yönetim

Sistemine ilave KGYS Noktaları ve Kamera Sistemi Yapım İşine Ait Sözleşmesi (810.920,00TL toplam bedel üzerinden)

3.4.Üçüncü Sözleşme / ihale kayıt numarasıyla 27/12/2018 tarihli TireboluPirazizDoğankent KGYS ve PTS Fiber Optik Altyapı Yapımı İşine Ait Sözleşmesi (52.000,00TL.

bedel üzerinden)

3.5. Dördüncü Sözleşme; / 24/01/2019 tarihli Giresun İl Emniyet Müdürlüğü

KGYS Bakım Onarım Malzeme Alım İşine Ait Sözlemesi (214.425,00 TL. bedel üzerinden)

3.6. Beşinci Sözleşme; / ihale kayıt numarasıyla 16/08/2019 tarihinde Giresun

Merkez, Tirebolu, Espiye, Çanakçı, Alucra, Çamoluk, Çanakçı, Doğankent, Görele ve Piraziz

İlçeleri KGYS ve Merkez ve İlçelerde Çevre Güvenlik Kamera Sistemleri Bakımı Hizmet

Alımı Sözleşmesi(300.000,00 TL. bedel üzerinden) akdedildiği, 3.7. İdarelerinin nakit sıkıntısı nedeniyle söz konusu şirkete hakkediş ödemelerini zamanında yapamadıkları, şikayetçi firmayla borç miktarında ya da diğer hakkediş miktarlarında uyuşmazlık ya da anlaşmazlık bulunmadığı, borç miktarı konusunda mutabık oldukları, ve en son 27/01/2020 tarihinde anılan şirkete 70.000,00 TL. ödeme yaptıkları ve kalan borcun da ödenek sorunu çözüldükten sonra ivedilikle ödeneceği, 3.8. Şikayetçi şirket ile idare arasında şikayet konusuna ilişkin yargı mercilerine intikal eden bir uyuşmazlığın bulunmadığı hususlarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

4.1. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 4.2. “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir”, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler” hükmü yer almaktadır.

5. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek (1) No.lu Protokol’ün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1 nci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”, 6.14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 24/12/2003 tarih ve 25326 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun; 7.1. “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8 inci maddesinde; “ Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır”, 7.2. “Bütçe ilkeleri” başlıklı 13 üncü maddesinde; “ … l) Bütçe gelir ve gider tahminleri ile uygulama sonuçlarının raporlanmasında açıklık, doğruluk ve malî saydamlık esas alınır. m)

Kamu idarelerinin tüm gelir ve giderleri bütçelerinde gösterilir. n) Kamu hizmetleri, bütçelere konulacak ödeneklerle, mevzuatla belirlenmiş yöntem, ilke ve amaçlara uygun olarak gerçekleştirilir. o) Bütçelerde, ödenekler belirli amaçları gerçekleştirmek üzere tahsis edilir.”, 7.3. “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “… Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir…” 7.4. “Kamu idarelerinin sorumluluğu” başlıklı 76 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Kamu idareleri ve görevlileri; malî yönetim ve kontrol sistemleri ile bütçenin hazırlanması, uygulanması, sonuçlandırılması, muhasebeleştirilmesi, raporlanması işlemlerine ait bilgi ve belgeleri denetimle görevlendirilmiş olanlara ibraz etmek, görevin sağlıklı yapılmasını sağlayacak önlemleri almak ve her türlü yardım ve kolaylığı göstermek zorundadır.”, düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8.Kamu Denetçisi tarafından, şikâyete konu edilen idarenin vadesi gelmiş olan borcunu ödememesinin hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve ‘hukuki güvenlik’ ilkelerine ve mülkiyet hakkına aykırılık teşkil ettiğinden, başvuranın alacağının en kısa sürede ödenmesi ve mağduriyetin giderilmesi yönünde hazırlanan Tavsiye Kararı

Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 9. Başvuran 1. paragrafta açıklandığı üzere Giresun İl Özel İdaresi ile yapmış olduğu çeşitli hizmet ve mal tedariğine yönelik yapılmış olan sözleşmelerden kaynaklanan ve vadesi geçmiş alacaklarının ivedilikle ödenmesini talep etmektedir.

10. Giresun İl Özel İdaresi tarafından yapılan açıklamada; İdare olarak 4734 sayılı Kanunda belirtilen çeşitli ihale ve alım usulleriyle şikayetçi şirketle sözleşme imzaladıkları, söz konusu şirkete borçlarının bir kısmını ödenek sıkıntısı nedeniyle ödeyemedikleri, ve 27/01/2020 tarihi itibariyle de şikayetçi şirkete toplam borçlarının 843.695,96 TL. olduğu, anılan şirketle borç miktarında ya da diğer hususlarda anlaşmazlık bulunmadığı ifade edilerek söz konusu borcun ödenek gelmesi halinde ödeneceği” bildirilmiştir.

11. Bilindiği üzere, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, kamu idareleri tarafından gerçekleştirilen mal ve hizmet alımı ile yapım işlerinin temini için gerçekleştirilen ihalelerin ödeme sürecinde nakit sıkıntısından dolayı sorunlar yaşanmaktadır. Kamu mali yönetim ve denetim sistemini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, ihale mevzuatı doğrultusunda mali disiplinin sağlanması için harcama talimatlarının ödenek dâhilinde olmasını şart koşmakta; ancak kanun koyucu nakit yetersizliği nedeniyle ortaya çıkabilecek sorunları önlemek amacıyla ödemelerde öncelik sıralaması yoluna gidilmektedir. 5018 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre; “Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” denilmekle 5018 sayılı Kanunda bir kısım alacaklara nakit yetersizliği hallerinde öncelik verilmiştir. Ancak, söz konusu uygulama nakit mevcudunun yetersiz olması durumunda idarelerin öncelikle hangi ödemeleri yapacağına yöneliktir. Kanun maddesinin gerekçesinde “nakit yetersizliği, hak sahibinin başvurmaması veya başka nedenlerle ödenemeyen giderler hakkında yapılacak işlemler hüküm altına alınmıştır” şeklinde belirtilmekle mezkûr maddenin temel amacının ödenemeyen giderler olduğu vurgulanmıştır.

12. Somut olayda; Gerek Giresun İl Özel İdaresi tarafından yapılan açıklamalar ile gerekse şikayetçi şirketin başvuru evrakları incelendiğinde; 4734 sayılı Kanun kapsamında akdedilen sözleşmeler ve sözleşmelerin yerine getirilmesi konusunda ve diğer borç alacak miktarlarında uyuşmazlık bulunmadığı, ancak şikayet edilen idarenin sözleşme metinlerinde de hüküm altına alınan ödeme yeri ve şartlarına uymadığı tespit edilmiştir. Zira / ihale kayıt numarasıyla 06/06/2018 tarihli imzalanan sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı 12 nci maddesinde; sözleşme bedelinin 2018 yılı içinde % 60’nın 2019 yılı içinde de % 40 ‘nın ödeneceği, / ihale kayıt numaralı 02/10/2018 tarihli sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı 11 inci maddesinde; sözleşme bedelinin Giresun İl Özel İdaresi Mali Hizmetler

Müdürlüğü’nce hakediş raporları, sözleşmenin eki olan yapım işleri genel şartnamesinde düzenlenen esaslar çerçevesinde, kanuni kesintiler de yapılarak her ayın ilk beş iş günü içinde düzenleneceği, hazırlanan hakediş raporlarının idarece onaylandıktan sonra otuz gün içinde tahakkuka bağlanarak on beş gün içinde ödeneceği ayrıca 2018 yılı içinde % 100 ödenek tespitinin de yapıldığı, / ihale kayıt numaralı 27/12/2018 tarihli sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı 11 inci maddesinde; sözleşme bedelinin Giresun İl Özel İdaresi Mali

Hizmetler Müdürlüğü’nce hakediş raporları, sözleşmenin eki olan yapım işleri genel şartnamesinde düzenlenen esaslar çerçevesinde, kanuni kesintiler de yapılarak her ayın ilk beş iş günü içinde düzenleneceği, hazırlanan hakediş raporlarının idarece onaylandıktan sonra otuz gün içinde tahakkuka bağlanarak on beş gün içinde ödeneceği, / ihale kayıt numaralı 24/01/2019 tarihli imzalanan sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı 12 nci maddesinde; sözleşme bedelinin Giresun İl Emniyet Müdürlüğü’nden aktarılacak ödenek durumuna göre Giresun İl Özel İdaresi Mali Hizmetler Müdürlüğü’nce yapılacağı, / ihale kayıt numaralı 16/08/2019 tarihli sözleşmenin ödeme yeri ve şartları başlıklı

12 nci maddesinde; “Sözleşme bedeli (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlara

ilişkin bedel dahil) Giresun İl Özel İdaresi Mali Hizmetler Müdürlüğü’nce 2019 yılı içinde % 100’ünün ödeneceğinin” hüküm altına alınmasına rağmen idarenin sözleşme hükümlerine riayet etmediği tespit edilmiştir.

13. Diğer taraftan Kurumumuzun bilgi belge talep yazısında, “ 5) Kurumunuzca 2019 yılında gerçekleştirilen ve diğer alacaklılara yapılan ödemeler hakkındaki değerlendirmelere yönelik talebe; “Hiçbir açıklama ve izahatın yapılmayarak şikayetçinin “diğer alacaklıların ödemeleri yapılırken kendilerine ödenek yokluğu sebep gösterilerek mağdur edildiği iddialarının cevapsız bırakıldığı anlaşılmıştır. 1982 Anayasası’nın VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkını kapsayan 74. maddesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumunun idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri incelediği hüküm altına alınmıştır. Diğer yandan 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesinde, “ Kurumun inceleme ve araştırma konusu ile ilgili olarak istediği bilgi ve belgelerin, bu isteğin tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde verilmesi zorunludur. Bu süre içinde istenen bilgi ve belgeleri haklı bir neden olmaksızın vermeyenler hakkında Başdenetçi veya denetçinin başvurusu üzerine ilgili merciinin soruşturma açacağı” hüküm altına alınmıştır.

14. Somut olay özelinde; İdarenin 7.Paragrafta zikredilen mevzuat hükümleri ile şikayetçi firma ile imzalanan sözleşme hükümlerini tam ve zamanında yerine getirmemesi, yani 2018 yılına ait alacaklarının ödenmemesi söz konusu şirketin mali yönden kayıplarla karşılaşma riskiyle birlikte, alacak sahibi açısından ciddi ekonomik sorunlara yol açabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

15. Bu hususta Kurumumuza yapılan 2019/3829 numaralı benzer bir şikâyet başvuru hakkında

Kurumumuz Başdenetçilik Makamınca verilen 05/08/2019 tarih ve S.10386 sayılı Tavsiye

Kararı’nda konu detaylı şekilde ele alınarak; “… 13) Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden konuyla ilgili iki tanesi “hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleri olup, bireyin devlete güven duyması, ancak hukuki güvenliğin sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde mümkün olabilecektir.

Anayasada öngörülen temel ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarının insan hayatına egemen kılması için Devlet, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla

yükümlüdür. Doktrinde hukuki güvenlik ilkesinin gerekleri de şu şekilde sıralanmıştır:

1- Devlet faaliyetleri, önceden öngörülebilir, tahmin edilebilir olmalıdır.

2- Devlet faaliyeti, önceden hukuk kurallarıyla düzenlenmiştir.

3- Hukuk düzeninde mümkün olduğunca hukuki istikrar sağlanmalıdır.

4- İdarenin tek yanlı işlem yapma üstünlüğüne karşı, güvece niteliğindeki kurallarla (bireylere katılma, dinleme ve savunma hakkı gibi haklar tanınarak) birey ile idare arasında denge sağlanmalıdır.

5- İdare, bireyin haklı beklentilerine uygun davranmalıdır 6- Yasal düzenlemelerde hukuka ve devlete olan güveni zedeleyici hususlardan kaçınılmalıdır.

7- Devlet kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirilebilmesi için hukuk güvenliğinin sağlandığı bir hukuk devleti yaratmalıdır. (Prof. Dr. Bahtiyar Akyılmaz, Prof. Dr. Murat

Sezginer, Doç. Dr. Cemil Kaya, Türk İdare Hukuku, Ankara 2009, s.130-131)

…14) Bununla birlikte, İdareden alacağını tahsis edemeyen başvuran tarafından, Ek 1

No’lu Protokol’ün 1. maddesi ile öngörüldüğü şekli ile mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilerek AİHM nezdinde açılan 26664/no.lu Uygurer İnşaat San. Tic. Ltd.

Şti./Türkiye davasında verilen 06/10/2009 tarihli kararda; “ AİHM, içtihadından doğan ilke uyarınca, ileri sürülebilirliği yeterince ortaya konulduğunda bir alacağın, Ek 1

No’lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca “mülk” olarak değerlendirilebileceğini hatırlatmaktadır (bkz, Stran ve Stratis Andreadis Yunan Rafineleri — Yunanistan, 9

Aralık 1994 ve Bourdov — Rusya, başvuru no: 59498/00). işbu davada bu durum söz konusudur. Bilahare AİHM, özellikle bazı devletlerde paranın değer kaybetmesi göz önüne alındığında, Yüksek Sözleşmeci tarafın borcunu çok uzun sürede gecikmeli olarak ödemesinin, ileri sürülebilir bir alacağı bulunan kişinin maddi kaybının artmasına neden olduğunu ve söz konusu kişiyi belirsiz bir durumda bıraktığını belirtmektedir (bkz

Akkuş – Türkiye, 9 Temmuz 1997). AİHM, mevcut davada, Körfez İcra Müdürlüğü’nün başvuranın alacağı olduğunu kabul ettiğini ve Belediye hakkında 18.985.000.000 TL tutarında ödeme emri çıkardığını gözlemlemektedir. Cebri icra işlemi başlatılmasına rağmen, ilgili ulusal düzenleme dikkate alındığında, başvuran, söz konusu alacağını elde edememiştir. Bununla birlikte, sunulan bilgiler göz önüne alındığında, söz konusu ödeme halen yapılmamıştır. Bu itibarla, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinin ihlal edildiği hükmüne varmak uygun olacaktır (benzer dava bkz, Kanioğlu ve diğerleri — Türkiye, başvuru numaraları: 44766/98, 44771/98 ve 44772/98, 11 Ekim 2005).” şeklinde hüküm kurulmuştur.

15) Anayasa Mahkemesi içtihatlarında; Anayasa’nın 35 nci maddesine göre kişilerin

mülkiyet haklarının ancak kanunun öngördüğü usullerle ve kamu yararı gereği sınırlandırılabileceği, Anayasa’nın 13 üncü maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi gereği kişilerin mülkiyet haklarının sınırlandırılması hâlinde elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil bir denge kurulması gerektiği vurgulanmaktadır. AİHM kararlarında da benzer şekilde, mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin Sözleşme’ye uygunluğu denetlenirken yapılan müdahalenin kamu yararı ya da genel yararı amaçlamasının yanı sıra toplumun genel yararı ile birey haklarının korunması arasında adil bir dengenin de gözetilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

16) Bu kapsamda başvuran şirketin, 2016 yılında ilgili idareye tıbbi malzeme satışı

yaptığı, piyasa teklif tutanağında “Ödeme fatura tarihinden itibaren 400 gün vadeye göre yapılacaktır.” düzenlemesi yer almasına rağmen alacağının ödenmediği, 2547 sayılı Kanunun geçici 75 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında başvuru yapmadığından idarenin nakit durumuna ve “öncelikle 01/01/2018 tarihinden sonraki mal ve hizmet alımları ile ilgili ödemelerin yapılacağı, üçer aylık dönemler itibarıyla nakit akışlarının uygun olması halinde 31/12/2017 öncesi dönemlere ait vadesi geçmiş borçların, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödeneceği” düzenlemesine göre ödeme yapılacağı, ancak söz konusu düzenlemenin 31/12/2017 tarihinden önce idareye ilaç ve tıbbi cihaz satışı yapan firmaların alacaklarının idare tarafından ödenme süresinin uzamasına neden olacağı değerlendirildiğinden, İdarenin vadesi gelmiş olan borcunu ödememesinin hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve

‘hukuki güvenlik’ ilkelerine ve mülkiyet hakkına aykırılık teşkil ettiği tespit edilmiştir.

Bununla birlikte İdarenin bir kötü yönetim örneği olan ‘2015 yılı borçlarını ödemesi’, günü gelmiş ödemelerini yapmamasına bir gerekçe olarak gösterilemez.” şeklinde yapılan tespitler de göstermektedir ki, şikayete konu edilen idarenin vadesi gelmiş olan borcunu ödeme noktasında keyfiliğe varan uygulamalarının hukuk devletinin en önemli unsurlarından olan ‘belirlilik’ ve ‘hukuki güvenlik’ ilkelerine ve mülkiyet hakkına aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmektedir.

16.Yukarıdan beri anlatılan hususlar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Giresun İl

Özel İdaresi tarafından başvuran hakkında tesis edilen iş ve işlemlerde hukuka ve hakkaniyete uygunluk tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verilmediği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davranmadığı, ayrıca idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Giresun

Asliye Hukuk Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın alacağının en kısa sürede ödenmesi ve mağduriyetin giderilmesi hususunda;

GİRESUN İL ÖZEL İDARESİ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve GİRESUN İL ÖZEL İDARESİ’NE tebliğine;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Giresun İl Özel

İdaresi’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi