|
ÖZET: Başvuran, 1989 yılında Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulduğunu ve 1991 yılında Emlak Bankası’na göçmen konutları için peşinat yatırdığını belirtmiştir. Ancak, 28 yıl boyunca konutlarını teslim alamadıklarını ve yapılan başvurulara sürekli olarak “çalışmalar sürüyor” gibi yanıltıcı yanıtlar aldıklarını iddia etmiştir. Başvuru, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) ile ilgili olup, başvuranın konut teslimat tarihinin net olarak bildirilmesini talep etmesi üzerine, TOKİ tarafından detaylı bir yanıt verilmiştir.
TOKİ, göçmen konutlarının, zorunlu göç eden Türk soyluların sosyal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edildiğini açıklamıştır. Ancak, başvuranın başvuru formunda yalnızca bir aile ferdini beyan etmesi ve düşük bir peşinat yatırması nedeniyle puanlamada geride kaldığı, bu nedenle konut tahsisinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın, TOKİ tarafından kendisine sunulan konut satış sözleşmesini imzalamadığı ve bu nedenle konut alma talebinden vazgeçmiş sayıldığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın iddialarının hukuka uygun bulunmadığı ve başvurunun reddedilmesi gerektiği karara bağlanmıştır. TOKİ’nin, başvuranın konut talebine ilişkin işlemlerinin tamamlandığı ve başvuranın, iade talebinde bulunmadığı da vurgulanmıştır. Bu durum, başvuranın 28 yıldır oyalandığı iddiasını geçersiz kılmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6862-6862 |sayi|94019529-101.07.05.99-E.94019529-101.07.05.99-E.
BAŞVURU NO : 2018/11338 2018/ 11338
KARAR TARİHİ : 15/03/2019 |tarih|
RET KARARI ve , TCKN : ve
Adres :
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut
İdaresi Başkanlığı (TOKİ) Göçmen
Konutları Koordinatörlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU : İdarenin kendilerini 28 yıldır oyalayarak, hakları olan göçmen konutunu teslim etmediği yönündeki iddiaya ilişkindir .
BAŞVURU TARİHİ : 21/09/2018 21.9.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza ilk olarak adlı kişi tarafından / sayılı bir şikâyet
başvuru yapılmış; adı geçen başvuran, 14/ 03/ 2018 tarihli bu başvurusunda, 1989 yılında
Bulgaristan Devleti tarafından zorunlu göçe tâbi tutulduklarını; göçmen olarak Türkiye’ye geldikten sonra, 1991 yılında borç para alarak Emlak Bankası’na eşi (e) adına (Kurumumuzun talebi üzerine, adı geçen kişi ile evli olduğuna dair nüfus kayıt örneği sunmuştur) göçmen konutları için 2.500 TL peşinat yatırdıklarını; bazı göçmen ailelere konut tahsis edildiğini; fakat peşinatı ödemelerine ve yaptıkları tüm müracaatlara rağmen 28 yıldır halen konutlarını teslim alamadıklarını;
BİMER üzerinden yaptıkları her müracaata ise “çalışmalar sürüyor” gibi oyalayıcı cevaplar verildiğini; Bulgaristan Devleti tarafından, Türk oldukları için zaten hiçe sayıldıklarını; fakat bu şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de Bulgaristan gibi kendilerini hiçe saymakta olduğunu; 28 yıldır süren çalışma olamayacağını; bunun az bir süre olmadığını; Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
1 / 24(TOKİ) tarafından binlerce konut yapılmasına ve özel firmalar için binlerce konut yeri tahsis
edilmesine rağmen, nedense göçmen konutları için yer bulunamadığını iddia etmiş ve konut teslimat tarihinin kendilerine açık biçimde bildirilmesi talebinde bulunmuştur . Söz konusu başvuru hakkında Kurumumuzca verilen Gönderme Kararı neticesinde, başvuranın bilgi taleplerinin
İdare tarafından karşılanması sağlanmıştır .
2) 08/ 07/ 2018 tarihinde ise, eşi olan (e) (daha doğrusu söz
konusu isim altında tarafından Kurumumuza / sayılı bir şikâyet başvurusu daha yapılmış olup, başvuruda, “…En son TOKİ’den gelen mektupta listedeki pahalı evleri alabilecek kadar zengin olsak zaten göçmen konutları beklentimiz olmazdı . Eşim 1991’de peşinatı borç para alarak yatırdı . Belli ki yetkililerin göçmen konutu meselesi çözmeye niyeti yok . Tek dertleri rant elde etmek . Eğer göçmen konutu meselesi rant sağlayacak bir mesele olsaydı 5 dk . bile beklemezlerdi, bu sorunu çözerlerdi . Bugüne kadar gördüğümüz zararı kim ödeyecek?” ifadelerinde bulunulduğu; fakat talep konusunun belirtilmediği görülmüştür .
(e) bu başvurusuna ek olarak, eşi tarafından Kurumumuza sonradan gönderilen sayılı dilekçede ise, B Blok tipi dairenin 30.000 (otuz bin) TL karşılığında kurasız olarak kendilerine verilmesinin ve söz konusu meblağın 36 ay vadeye bölünmesinin talep edilmekte olduğu anlaşılmıştır . Bu kez, “İdare tarafından bilgi verilmemesi” hususunun değil; söz konusu konutlara yönelik satış esas ve koşullarının şikâyet konusu yapıldığı başvuru, öncelikle talep konusuyla ilgili olarak idari başvuru yollarının tüketilmesi amacıyla Toplu
Konut İdaresi Başkanlığı’na gönderilmiş; ilgili İdare ise, Gönderme Kararımız neticesinde, başvurana ve Kurumumuza, gerekçeli ve detaylı olarak hazırladığı, 03/ 08/ 2018 tarihli ve E .
sayılı cevabi yazısını göndermiş; fakat başvuran şikâyetini sürdürerek, İdarenin yazılı cevabı ertesinde Kurumumuza yeniden başvuruda bulunmuştur .
3) (e) / sayılı bu yeni şikâyet başvurusunda özetle; 23/ 07/ 2018 tarihinde
TOKİ tarafından noter huzurunda “uyduruk bir konut çekilişi yapıldığını” ; projenin göçmen konutu projesi ile uzaktan yakından bir alakasının bulunmadığını; söz konusu çekilişte kendilerine ev çıktığı söylenerek şartları ağır olan ve göçmen konutu olmayan bu konutları oldubittiyle kendilerine satmaya çalıştıklarını; ayrıca kendilerine satın almazlarsa göçmen konutu alma haklarının bundan sonra yanacağını söyleyen bir yazı gönderdiklerini; yazıda, belirtilen tarihte konut için gayrimenkul satış sözleşmesini imzaladıkları takdirde 1991- 1992 yılında yatırdıkları tutarın, 5819 sayılı Kanun kapsamında satış sözleşmesinin imzalanacağı tarihte açıklanan TÜFE oranlarına göre güncellenerek konut peşinat tutarından ayrıca mahsup edileceğinin; eğer gayrimenkul satış sözleşmesini imzalamazlarsa da konut alma talebinden vazgeçmiş sayılarak konut peşinat tutarından mahsup edilecek tutarın 2018 Kasım ayında kendilerine geri ödeneceğinin bildirildiğini; 1991 yılında yatırdıkları paranın bugünkü değerinin TÜFE oranına göre hesaplanmasının da yanlış bir yöntem olduğunu; “TOKİ yetkilerinin göçmen konutu hak sahiplerini aptal yerine koymaya devam ettiklerini” ; kendilerinin kesinlikle para iadesi istemediklerini; 28 yıldır bekletildiklerini, fakat yetkililerin konut vermemek için ellerinden gelen her türlü bahaneyi ortaya koyduklarını iddia etmiştir .
2 / 24II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
4) Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, E. sayılı Gönderme Kararımız neticesinde başvurana
ve Kurumumuza gönderdiği 03/ 08/ 2018 tarihli ve E. sayılı cevabi yazısı ile :
4.1. Bahse konu göçmen konutlarının, günün ekonomik koşullarına göre başlangıçta Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu kaynaklı olarak, devamında ise Hazine garantisinde, Avrupa İskân Fonu ve
İslam Kalkınma Bankası’ndan sağlanan geri dönüşümlü faizli krediler ile inşa edildiğini; 4.2. Bu konutların, evini zorla terk ederek Ülkemize sığınan soydaşların sosyal yaralarını sarmak, onların sıcak bir yuva özlemini gidermek amacına yönelik bir yardım projesi olarak hayata geçirildiğini; bu doğrultuda, Bulgaristan Hükümeti’nin uyguladığı asimilasyon politikası nedeniyle
1989 yılında zorunlu göçe tâbi tutulan soydaşlarımızın konut ihtiyaçlarını karşılamak üzere Yüksek
Planlama Kurulu’nun 27/ 11/ 1990 tarihli ve 90T/ 103 sayılı Kararı ile “…20.000 adede kadar konut yaptırılması veya satın alınması ile konut sayısı, kullanılacak kredi miktarı ve uygulama için gerekli diğer ayrıntılar için yetkili kılınan Devlet Bakanlığı’nca (Sn . Ercüment KONUKMAN)
düzenlenmesi” şeklinde karar alındığını; 4.3. Bu çerçevede; Bulgaristan’dan zorunlu göçe tâbi tutulan ve Türkiye’ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişilerle ilgili olarak, mülga 2510 sayılı İskân Kanunu (yeni 5543 sayılı Kanun)
kapsamında yapılacak işlemler ile alınacak kararların genel koordinasyonunun ve bu kişiler için yapılmakta olan veya yapılacak konutların proje, yapım, kontrol ve hak sahibi seçimi , bu taşınmazların hak sahiplerine dağıtımı, kişiler adına temlik ve tapuda tescil ile borçlandırma konularında Başbakanın bir Devlet Bakanını görevlendirebileceği hususunun, mülga 2510 sayılı
İskân Kanunu’na, ek 34’üncü madde ile eklendiğini; 4.4. Söz konusu maddede yer alan “Başbakan, Bulgaristan’dan zorunlu göçe tâbi tutulup, Türkiye’ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişilerle ilgili olarak 2510 sayılı İskân Kanunu çerçevesinde yapılacak işlemler ile alınacak kararların genel koordinasyonu ve bu kişiler için yapılmakta olan veya yapılacak konutların proje, yapım, kontrol ve hak sahibi seçimi , bu taşınmazların hak sahiplerine dağıtım, kişiler adına temlik ve tapuda tescil ile borçlandırma konularında bir Bakanı görevlendirebilir . Görevli Bakan, bu Kanun çerçevesinde kendisine tanınan yetkisini valilere devredebilir .” hükmü ile ise, dönemin Devlet Bakanlığı ile Valiliklerin ve bünyesinde kurulan
Geçici Göçmen Bürolarının bu hususta görevlendirilip yetkilendirildiğini; 4.5. Belirlenen konut sayısından fazla müracaat olması sebebiyle , göçmen konutlarının dağıtımının, dönemin Devlet Bakanlığı tarafından, mülga 2510 sayılı İskân Kanunu’nun 49’uncu maddesi doğrultusunda hazırlanan Göçmen Konutları Dağıtım Esasları Yönergesi çerçevesinde yapıldığını; 4.6. Göçmen Konutları Dağıtım Esasları Yönergesi’nin “Genel Esaslar” başlıklı 2’nci maddesinin
“B” bendinde yer alan “Hak sahibi olanlar arasında öncelik ve puan sıralaması bu Yönergenin 5.
3 / 24ve 6. maddelerinde açıklanan esaslara göre yapılır” ve “G” bendinde yer alan “Bu Yönergenin 5.
ve 6. maddelerinde yazılı “Tahsis Öncelik” ve “Puan öncelik” sıralaması, broşürde belirtilen esaslar çerçevesinde Valilikçe kurulacak bir komisyon marifeti ile yapılır .” şeklindeki düzenleme ile, dağıtıma ilişkin esasların açıkça ortaya konulmuş olduğunu; 4.7. Söz konusu puanlama sisteminin, göçmen konutlarının adaletli bir şekilde dağıtımının yapılabilmesi için, Göçmen Konutları Dağıtım Esasları Yönergesi gereğince Devlet Bakanlığı tarafından uygulamaya konulduğunu; 4.8. Konuya ilişkin olarak, dönemin Devlet Bakanlığı tarafından, soydaşları bilgilendirmek üzere hazırlanan broşürde de göçmen konutları başvurularına ilişkin genel esasların açıkça ortaya konularak, bu şartları yerine getirenlerin hak sahibi olacağının belirtildiğini; 4.9. Göçmen Konutları Dağıtım Esasları Yönergesi’nin “Genel Esaslar” başlıklı 2’nci maddesinin
“G” bendi gereğince de alınan başvuruların değerlendirilmesinin ve puanlanmasının ilgili
Komisyon marifeti ile yapıldığını; 4.10. Bu kapsamda, Komisyon tarafından hak sahipliği için yapılan başvuruların; Göçmen Konutları
Dağıtım Esasları Yönergesi’nin 2’nci maddesinin “B” bendindeki “Hak sahibi olanlar arasında öncelik ve puan sıralaması bu Yönergenin 5 ve 6. maddelerinde açıklanan esaslara göre yapılır .” ve 5’inci maddesinin “C” bendin deki “…Müracaatçı sayısı konut sayısından çok olur ise 6.
maddede yazılı puanlama esaslarına göre sıralamaya konulur ve eşit puanlar arasında kura çekilir .” hükümlerine göre değerlendirildiğini; 4.11. Başvuru bedeli yatıranlar için; Yönergenin 6’ncı maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde
Komisyon tarafından puanlamaya gidildiğini ve konut sayısından fazla başvuru olduğu için, yeterli puan alan kişiler arasında kura çekilişi yapılarak konut sahiplerinin belirlendiğini; 4.12. Göçmen Konutları Dağıtım Esasları Yönergesi’ne göre, göçmen konutlarına müracaat aşamasında, aile bireylerinin sayıları, müracaat yerleri ve medeni durumları gibi unsurların, başvuru sahiplerinin puanlarını arttıran/azaltan faktörleri oluşturduğunu ve puanı yüksek olanların konut alma hakkını kazandıklarını ; 4.13. Göçmen Konutları için, belirtilen dönemde ülke genelinde 44.452 soydaşın istenilen başvuru bedelini yatırarak müracaatta bulunduğunu; bu kapsamda, 18 il ve 27 yerleşim merkezinde toplam 23.531 adet göçmen konutu inşa edildiğini; t alep sayısının inşa edilen konut sayısından fazla olması nedeniyle, noter huzurunda çekilen kura sonucunda hak sahiplerinin belirlendiğini ; söz konusu konutların borçlandırma ve tüm bankacılık faaliyetlerini yerine getirmek üzere ise, mülga Emlak Bankası’nın görevlendirildiğini; 4.14. Göçmen Konutlarından sorumlu Devlet Bakanlığının İl Valiliklerine gönderdiği 13/ 05/ 1992 tarihli ve 2604 sayılı talimat ile “hak sahibi belirleme çalışmalarının tamamlanarak, hak sahibi
4 / 24olamayanlara gerekli haberleşme sağlanarak müracaat bedellerinin ödeneceği , Valiliklerine
müracaat edenlere bu yönde açıklama yapılması ” yönünde talimat verildiğini ; bu sebeple, başvuru bedelinin iadesini talep eden yaklaşık 4.500 soydaşa, müracaatları sonucunda başvuru bedellerinin iade edildiğini; 4.15. Müracaat bedelini iade almayanların konut ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla, yapılan yeni bir düzenleme ile , Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün, 2000, 2001 ve 2002 yıllarında, 245, 250 ve 260 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğlerini yayımladığını ve bu kapsamda, çeşitli illerde toplam 27 kooperatif aracılığı ile talepte bulunan 3.975 soydaşa arsa/arazi temin edilmek üzere ilgili İl Defterdarlıklarına gerekli bilgi ve belgelerin gönderildiğini; şikâyetçinin ise bu düzenleme kapsamında müracaatının olmadığını ; 4.16. 2000’li yıllarda Devlet Bakanlıklarının görev alanlarının daraltılması nedeniyle, Başbakanlık
Makamının onayı ile Toplu Konut İdaresi Başkanı’nın “Göçmen Konutları Koordinatörü” olarak görevlendirildiğini; 13/ 01/ 2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5286 sayılı Kanun’un Geçici 1’inci maddesinin “f” bendi hükmü kapsamında da, ülke genelinde “2510 sayılı Kanunun ek 34 üncü maddesi ile 3835 sayılı Kanun uyarınca yapılan göçmen konutları ve bu amaçla ayrılan taşınmazların Toplu Konut İdaresi Başkanlığına…” devrinin gerçekleştirildiğini; 4.17. 5286 sayılı Kanun’un uygulanmaya başlamasından sonra, Toplu Konut İdaresi
Başkanlığı’nca , Göçmen Konutları Koordinatörlüğü’nün görev kapsamına giren iş ve işlemlerin yürütülmesi için 05/ 12/ 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5819 Sayılı Kanun ile konuya ilişkin yeni düzenlemelere gidildiğini ; 4.18. Bu çerçevede; 5819 sayılı Kanun kapsamında, “Bulgaristan’dan zorunlu göçe tâbi tutulup, Türkiye’ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişilere yaptırılan konutlardan almak üzere müracaat ederek para yatıranlardan konut sahibi olamayanların, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde müracaat etmeleri halinde yatırmış oldukları bedel, yatırıldığı tarihten ödeneceği tarihe kadar Tüketici Fiyat Endeksi esas alınmak suretiyle hesaplanarak Toplu Konut
İdaresi Başkanlığı tarafından göçmen konutları hesabından ödenir . Bu durumda olan şahıslar, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca aranılacak başvuru şartlarını taşımaları kaydıyla talepleri halinde, herhangi bir kura şartına tâbi olmaksızın yukarıdaki şekilde hesaplanarak kendilerine ödenecek bedelin, konut peşinat ya da anapara ödemesinden mahsup edilmesi suretiyle Toplu
Konut İdaresi Başkanlığının alt gelir grubu ile yoksullara yönelik sosyal konut projelerinden yararlandırılırlar . Süresi içerisinde müracaat etmeyen soydaşların yatırmış oldukları bedel, göçmen konutları hesabına gelir kaydedilerek toplanmış bulunan paralar bu şekilde tasfiye edilir .
Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca göçmen konutları hesabından karşılanamayan tutarlar, Maliye
Bakanlığınca bu amaçla Toplu Konut İdaresi Başkanlığına aktarılacak tutarlardan karşılanır . Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaya Toplu Konut İdaresi
Başkanlığı yetkilidir .” şeklinde düzenlemeye gidildiğini; 4.19. Bu hükümler doğrultusunda, anılan Kanunun yayım tarihinden başlayacak şekilde 05/ 12/ 2009
5 / 24tarihine kadar (diğer ifadeyle, süresi içinde) başvuruda bulunan göçmenlerin talepleri
çerçevesinde, 11.953 kişiye başvuru bedelinin Kanun kapsamında iade edildiğini; konut talep eden 460 kişiden 107 kişiye ise talep ettikleri illerde bulunan, Toplu Konut İdaresi
Başkanlığı’nca üretilen Alt Gelir ve Yoksul Grubu projelerinden konut tahsis edildiğini; süresinde başvurmayanların, yatırdıkları başvuru bedelinin ise, Kanun kapsamında irat kaydedildiğini; 4.20. 5819 sayılı Kanun kapsamında, konut talep edenlerin listelerinin il bazında değerlendirilmiş olduğunu; konut talep ettikleri illerde, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı stoklarında Alt Gelir veya Yoksul Grubu Konutlarından yeterli sayıda konut var ise konut tahsisi yapılabildiğini; buna göre, başta İstanbul ve İzmir olmak üzere bazı illerde konut talebi yoğun olduğu için konut tahsisinin aşamalı olarak yapılmakta olduğunu ; 4.21. Bu kapsamda, İstanbul Kayaşehir Projesi’nden 140 adet ve İzmir Torbalı Projesi’nden 29 adet konutun, 5819 sayılı Kanun’a göre İstanbul ve İzmir ilinde konut bekleyen vatandaşlara ayrıldığını; İstanbul ilinde 5819 sayılı Kanun’a göre, konut tahsisi bekleyen kişi sayısının ayrılan konut sayısından fazla olması sebebiyle, konut alıcılarının kura yöntemiyle belirlendiğini; belirlenen asil adaylar dışında kalan yedek hak sahiplerinin haklarının ise devam edecek olduğunu; nitekim yapılan kura çekilişin, hak sahipliği kurası olmayıp, konut belirleme kurası olduğunu ; 4.22. Bu çerçevede; İzmir ili için 29 adet başvurunun mevcut olduğunu, 29 kişinin tamamına konut tahsisinin yapıldığını ve kura ile konutlarının belirlenmiş olduğunu; bu ildeki 5819 sayılı Kanun’a ilişkin işlemlerin böylelikle tamamlanmış olduğunu; diğer yandan İstanbul ilindeki işlemlerin halen devam ettiğini; 4.23. İstanbul ve İzmir illerinde ayrılan konutlara ilişkin satış koşullarının, 2985 sayılı Toplu
Konut Kanunu’na göre belirlenen satış mevzuatı çerçevesinde , Alt Gelir Grubu şartlarıyla, %12 peşin, 180 ay vadeli satışa çıkarılmış olduğunu; başvuru sahiplerinin 1991 yılında yatırdıkları başvuru bedellerinin, 5819 sayılı Kanun’a göre güncellenerek , peşinat bedelinden düşüldüğünü; 4.24. İstanbul Kayaşehir Projesi’nde yer alan TOKİ satışları, normalde orta gelir grubu satış koşullarına göre yapılmakta iken; bahse konu Kanun kapsamında konut bekleyenlere sunulmak üzere satış şartlarının, alt gelir grubu ve yoksul grubu satış şartlarına göre yeniden düzenlendiğini; söz konusu düzenlemenin, ilgililere yapılmış bir ayrıcalık olduğunu ; nitekim
5819 sayılı yasa kapsamında başvuranlar dışında, İstanbul ilinde alt gelir ve yoksul grubu satış
koşullarını taşımalarına rağmen halen konut bekleyen birçok vatandaşımızın, bu imkânlardan faydalanmayı ve yeni projelerin satışa sunulmasını beklediğini; 4.25. TOKİ’nin, ülke genelinde vatandaşlarımıza uygun şartlarla konut edindirme amacı ile çalışan bir kurum olduğunu ve vatandaşlardan gelen talepleri değerlendirip, Toplu Konut İdaresi
6 / 24mevzuatı çerçevesinde karşılamaya çalıştığını; kaldı ki, İdare olarak genel bütçeden ödenek
almadıklarını, kendi kaynaklarıyla projeleri ürettiklerini; 4.26. Açıklanan tüm bu hususlar çerçevesinde; Bulgaristan’dan Ülkemize zorunlu göç kapsamında gelen (e) de, Konut Dağıtım Esasları Yönergesi’nin “Tahsis Öncelik Sıralaması” başlıklı 5’inci maddesinin “E” bendinde yer alan “Konut bedelinin 2.500.000.-TL .sini peşin ödeyerek müracaat edenler 5. derecede tahsis önceliği alırlar . 4. derecede tahsis önceliğinden artmış konutlar 5. derecede tahsis önceliği olanlara tahsis edilirler . Müracaatçı sayısı konut sayısından çok olur ise 5. bölümde yazılı puanlama esaslarına göre sıralamaya konulur ve eşit puanlar arasında kura çekilir .” hükmü ve “Puan Öncelik Sırası” başlıklı 6’ncı maddesinde açıklanan puanlama sistemi çerçevesinde puanlamaya tâbi tutulduğunu; 4.27. Kişiye ait başvuru formundan da görüleceği üzere , (e) başvuru yaparken tek bir aile ferdinin olduğunu bildirdiğini; bu durumun ise sıralamada düşük puan almasına sebebiyet verdiğini; öncelikli sıralamada gerilerde olması nedeniyle, Devlet Bakanlığı tarafından kişiye konut tahsisi işlemi yapılamadığını; düşük puan nedeniyle kişinin kuraya tâbi tutulduğunu; fakat kurada da kendisine konut isabet etmediğinin tespit edildiğini; 4.28. Adı geçen soydaşın, kendisi durumundakilere sonradan sağlanan birçok imkândan yararlanmamış olmasıyla birlikte, 05/ 12/ 2008- 05/ 12/ 2009 tarihleri arasında yürürlükte olan 5819 sayılı Kanun kapsamında yeniden konut talebinde bulunanlar arasında yer aldığını; 4.29. Söz konusu Kanun kapsamında İstanbul ilinde konut bekleyenlerin taleplerinin karşılanmasına ilişkin işlemlerin ise devam etmekte olduğunu; bu kapsamda, 23 Temmuz 2018 tarihinde gerçekleştirilen kura çekilişinde ilgilinin, İstanbul Kayaşehir Projesi’nde, Ada, parsel, Blok, No’lu konutta “yedek hak sahibi” olarak belirlendiğini; 27
Ağustos- 04 Eylül 2018 tarihleri arasında asil alıcıların Sözleşme imzalama işlemlerini tamamlayacak olduklarını; asil alıcının sözleşme imzalamaması durumunda ise, bu konuttaki alım hakkının yedek alıcı olan ilgiliye verileceğini; asil alıcının konutu alma durumunda da, tüm yedek alıcılarda olduğu gibi ilgilinin de hakkının saklı kalacağını; konut tahsisi yapılamayan yedek alıcıların, 2018- 2019 yılında satışı gerçekleştirilecek diğer projelerden yararlandırılmalarının planlandığını; 5819 sayılı Kanun’a ilişkin taleplerin karşılanması işlemlerinin, yukarıda belirtilen program dâhilinde devam edilerek neticelendirilecek olduğunu; 4.30. Bahse konu Kanun kapsamında yapılan tüm tahsis işlemlerinin, 2985 sayılı Toplu Konut
Kanunu çerçevesinde yapılmakta olduğunu; ilgilinin dilekçesinde belirtilen tutar ve vade ile kendisine özel konut satışı yapılmasının, mevcut hükümler doğrultusunda mümkün olmadığını; daha önce de belirtildiği üzere, Ülkemiz genelinde birçok vatandaşın “Alt Gelir ve
Yoksul Grubu” satış koşullarında sunulan projelerden konut sahibi olabilmek için beklemekte olduğunu; 5819 sayılı Kanun kapsamında ve Toplu Konut İdaresi mevzuatı çerçevesinde, kişiye özel konut tahsis edilerek, özel şartlarla konut satışının yapılmasının mümkün
7 / 24olamayacağını ;
Belirtmiştir .
5) Diğer yandan, Kurumumuzca / sayılı başvuru hakkında, ilgili İdareden 11/ 10/ 2018
tarihli ve E . sayılı yazı ile bilgi/belge talebinde bulunulmuş olup; Toplu Konut İdaresi
Başkanlığı, Kurumumuza gönderdiği 12/ 11/ 2018 tarihli ve E. sayılı cevabi yazısı ile :
5.1. Başbakanlık Makamının 13/ 08/ 2004 tarihli ve 1594 sayılı onayı ile Toplu Konut İdaresi
Başkanı’nın “Göçmen Konutları Koordinatörü” olarak görevlendirildiğini; ülke genelinde inşa edilen göçmen konutları ve bu amaçla ayrılan taşınmazların 13/ 01/ 2005 tarihli ve 5286 sayılı Kanun ile
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devredildiğini ve söz konusu konutlar ile ilgili yapılacak tasarrufları belirleme/gerekli düzenlemeleri yapma yetkisinin 27/ 11/ 2008 tarihli ve 5819 sayılı
İskân Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na verildiğini; 5.2. 5819 sayılı Kanun çerçevesinde, 12.413 soydaşın, Kanunda belirtilen yasal süre içerisinde konut veyahut para iadesi talebinde bulunduğunu; bu soydaşlardan 12.053’üne para iadesi yapıldığını (diğer ifadeyle, konut başvuru aşamasında 1991- 1992 yıllarında yatırmış oldukları başvuru bedellerinin TÜFE oranlarına göre güncellenerek ilgililer adına Türkiye Vakıflar Bankası nezdinde açılan hesaba aktarıldığını); ayrıca TOKİ tarafından üretilen ve satışa sunulan alt gelir ve yoksullara yönelik konut projeleri içinden, taleplerine göre 182 soydaş adına konut tahsis edildiğini; bu çerçevede, Kırklareli Projesi’nden 1, Kocaeli/Kuruçeşme Projesi’nden 9, Adapazarı/Korucuk Projesi’nden 1, Bursa/Gürsu Projesi’nden 85, Edirne/Fırınlarsırtı Projesi’nden 2, Eskişehir Projesi’nden 1, İstanbul/Kayaşehir Projesi’nden 54, İzmir/Torbalı Projesi’nden 20, Manisa
Projesi’nden 1, Tekirdağ Projesi’nden 8 adet konutun tahsisinin yapıldığını; bu kişilerin konut başvuru aşamasında 1991- 1992 yıllarında yatırmış oldukları başvuru bedellerinin ise, TÜFE oranlarına göre güncellenerek adlarına tahsis edilen konut bedelinden mahsup edildiğini; 5.3. İlgili Kanun kapsamında konut talepleri devam eden 180 adet soydaşın satış işlemleri ile ilgili olarak; İstanbul ilinden konut talebi devam eden 170 soydaşa, satışta bulunan
İstanbul/Kayaşehir Projesi’nden 86 adet konut tahsis edilmiş olduğunu; blok ve daire seçimi için İstanbul Bakırköy 5. Noteri huzurunda 23/ 07/ 2018 tarihinde ( 16304 no’lu) çekilen kura ile, ayrılan bu konutların hak sahiplerinin belirlenmiş olduğunu; söz konusu 86 adet soydaşa adlarına isabet eden konut ile ilgili satış koşullarının gönderildiğini; diğer yandan, belirtilen kura işlemi sonucunda konut çıkmayanların hak sahipliğinin devam edecek olduğunu ; 5.4. (e) belirtilen tarihte Noter huzurunda çekilen kura sonucunda (yedek listeden) İstanbul ili Projesi’nden ada parsel Blok no’lu bağımsız bölümün isabet etmiş olduğunu; ayrıyeten kendisine 15- 19 Ekim 2018 tarih aralığında satış sözleşmesini imzalaması için gerekli tebligatın yapıldığını ;
8 / 245.5. Diğer yandan, 33 soydaşımız adlarına isabet eden bu konutların satış sözleşmesini
imzalamışlarken, (e) dâhil 53 soydaşın tahsise ilişkin satış sözleşmelerini belirtilen süre içinde imzalamadığını ; bu nedenle de bu kişilerin başvuru bedellerinin ilgili
Kanun doğrultusunda Türkiye İstatistik Kurumu internet sitesi aracılığıyla güncellenerek 15/ 11/ 2018 tarihinde Türkiye Vakıflar Bankası nezdinde ilgililer adına açılan hesaba aktarılacağını ve belirtilen süreç sonucunda bu kişilerin TOKİ ile ilgili işlemlerinin tamamlanmış olacağını ; 5.6. Satış koşulları ile ilgili şikâyete ilişkin olarak ise; TOKİ tarafından ülke genelinde göçmen soydaşlarımız için inşa edilen herhangi bir konut projesinin bulunmadığını ; ancak, 5819 sayılı
Kanun yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla, göçmen soydaşlarımız tarafından konut talebinde bulundukları il sınırları içinde, ilgili Kanun gereğince TOKİ tarafından üretilen alt gelir grubu konut projelerinden kontenjan ayrılmakta olduğunu; özellikle İstanbul ili için alt gelir grubuna yönelik inşa edilecek olan konutlar için talebin üretilen konut sayısından oldukça fazla olması nedeniyle ayrılabilen kontenjanın sınırlı olduğunu ; 5.7. TOKİ tarafından üretilen “İstanbul Kayaşehir 544 Konut”, “İstanbul Kayaşehir 435 Konut”, “İstanbul Kayaşehir 476 Konut”, “İstanbul Kayaşehir 637 Konut”, “İstanbul Kayaşehir 420 Konut” ve “İstanbul Kayaşehir 448 Konut” Projelerinin “Kayaşehir 24. Bölge” olarak anılmakta olduğunu; söz konusu projeler kapsamında yer alan ve TOKİ tarafından muhtelif dönemlerde satışa sunulan konutların fiyatlarının SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Şirketi tarafından yapılan ekspertiz ile tespit edildiğini ; bu konutların satış işlemlerinin normalde “%25 peşin/ 120 ay vade” veya “%40 peşin/ 144 ay vade” satış alternatifleri ile altı aylık dönemsel artışı “memur maaş artışı” olacak şekilde ve “konut teslim tarihinden 2 (iki) yıl sonrasına kadar üçüncü kişilere devredilemez” şartı ile alt gelir grubuna yönelik gerçekleştirilmekte olduğunu; 5.8. Diğer yandan, Göçmen Konutları Koordinatörlüğü’nce alınan 25/ 06/ 2018 tarihli ve sayılı Başkanlık Makam Oluru ile, söz konusu projelerde satış işlemi gerçekleşmeyen 140 adet konutun 5819 sayılı Kanun kapsamında başvuru bedelini yatırıp konut almak için bekleyen soydaşlara tahsis edilmesine ve satış işlemlerinin “%12 peşin/ 180 ay vade” ile altı aylık dönemsel artışı “memur maaş artış oranı, TÜFE ve Yİ-ÜFE oranlarından en düşük olana göre arttırılacak” şekilde ve hemen devir hakkı verilerek gerçekleştirilmesinin uygun görüldüğünü ; bu doğrultuda, konut belirleme kurasının gerçekleştirildiğini ve anılan konutların soydaşlar arasında asil ve yedek hak sahipleri belirlenerek sözleşme imzalama işlemlerine geçildiğini; 5.9. Yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, söz konusu konutların yer aldığı konut projelerinin Göçmen Konutları kapsamında değil, alt gelir grubuna yönelik üretildiğini; söz konusu konutlar için muhtelif satış dönemlerinde alt gelir grubundan binlerce başvuru alındığını; bu konutların, TOKİ tarafından açık artırma yöntemiyle satışa konu edilebilecekken, Göçmen Konutları Koordinatörlüğü’nün talebi üzerine, göçmen hak sahiplerinin daha uygun şartlarla konut edinebilmeleri amacıyla soydaşlara tahsis edildiğini ;
9 / 245.10. Diğer taraftan, söz konusu konutun 2+ 1 nitelikte olduğunun, konut fiyatının ise 440.756,14
Türk Lirası olduğunun belirtilmekte olduğunu; öte yandan bu durumun gerçeği yansıtmadığını; söz konusu konutun TOKİ tarafından alt gelir grubu kapsamında üretildiğini ve göçmen vatandaşlarımıza alt gelir grubundan satışa sunulduğunu; göçmen vatandaşlarımıza sunulan ve
Kurumumuza da gönderilmekte olan konut fiyat listesinden de görüleceği üzere, 1+ 1 konutların en düşük fiyatının 176.726.97, en yüksek fiyatının 302.676.82; 2+ 1 konutların ise en düşük fiyatının 262.458.52, en yüksek fiyatının 440.756.14 Türk lirası olduğunu; Noter huzurunda çekilen kura sonucunda (e) isabet eden 1+ 1 nitelikli konutun fiyatının ise 176.726,97 olduğunun tespit edildiğini; Kurumumuza bildirmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
6) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma
hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”
7) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”
8) İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 25’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkesin
kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır .
Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir .”
9) Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 11’inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Bu Sözleşme’ye Taraf Devletler, herkesin, yeterli beslenme, giyim ve konut da dâhil olmak üzere , kendisi ve ailesi için yeterli bir yaşam düzeyine sahip olma ve yaşam koşullarını sürekli geliştirme hakkına sahip olduğunu kabul ederler . Taraf Devletler bu hususta hür rızaya dayalı uluslararası işbirliğinin temel önemini kabul ederek, bu hakkın gerçekleşmesini güvence altına almak için uygun tedbirler alacaklardır .”
10) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın :
10.1. “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı Üçüncü Bölüm altında yer alan “Konut hakkı” başlıklı 57’nci maddesinde; “Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir
10 / 24planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut
teşebbüslerini destekler .” 10.2. “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlığı altında yer alan 65’inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir .”
11) 2510 sayılı mülga İskân Kanunu’nun :
11.1. ( 1992 yılında Kanun’a eklenen) Ek 34’üncü maddesinde; “Başbakan, Bulgaristan’dan zorunlu göçe tâbi tutulup, Türkiye’ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişilerle ilgili olarak 2510 sayılı İskân Kanunu çerçevesinde yapılacak işlemler ile alınacak kararların genel koordinasyonu ve bu kişiler için yapılmakta olan veya yapılacak konutların proje, yapım, kontrol ve hak sahibi seçimi , bu taşınmazların hak sahiplerine dağıtım, kişiler adına temlik ve tapuda tescil ile borçlandırma konularında bir Bakanı görevlendirebilir . Görevli Bakan, bu Kanun çerçevesinde kendisine tanınan yetkisini valilere devredebilir .” 11.2. 49’uncu maddesinde; “Bu kanunun icra sureti tüzük ve yönetmelikler ile tayin olunur .
Hükümetçe iskân edilenlerle bütün muhacir ve mültecilerin bu kanundaki muafiyetlerden istifade etmek üzere ne yolda hareket edecekleri bu tüzükte gösterilir .”
12) Göçmen Konutları Dağıtım Yönergesi’nin :
12.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bulgaristan Hükümetinin uyguladığı asimilasyon politikası neticesinde zorunlu göçe tâbi tutularak Ülkemize gelen soydaşlarımızı kendilerine ait birer konut sahibi yapmak amacıyla Devlet Bakanlığı (Sn . organizatörlüğünde inşa ettirilmekte olan konutların dağıtım esas ve prensiplerini belirlemek için hazırlanmıştır .” 12.2. “Genel Esaslar” başlıklı 2’nci maddesinde; “A- Müracaatçıların konut tahsisinde hak sahibi olabilmeleri için, başvuru evrakları ile 1989 yılı ve daha sonrasında Bulgaristan’dan Ülkemize göçmen olarak geldiklerini belgelemeleri esastır . B- Hak sahibi olanlar arasında öncelik ve puan sıralaması bu Yönergenin 5 ve 6. maddelerinde açıklanan esaslara göre yapılır … F- Bu Yönergede belirtilen hususlara mugayir müracaatlarda tahsis kesinleşse bile iptal olunur . Kişi müktesep hak iddiasında bulunamaz, doğacak ayni ve nakdi zararların telafisini talep edemez . G- Bu Yönergenin
5 ve 6. maddelerinde yazılı “Tahsis öncelik” ve “Puan önceli” sıralaması, broşürde belirtilen
esaslar çerçevesinde Valilikçe kurulacak bir komisyon marifeti ile yapılır . ” 12.3. “Başvurular” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Konut tahsisi başvurusu için : A- İl ve ilçelerdeki göçmen bürolarında temin edilecek broşürün içerisindeki başvuru formu aile reisi tarafından doldurulup imzalanacaktır . B- Seçilen konutun yer ve niteliğine göre seçilen konutun peşinat tutarının Emlak Bankası İstanbul Gayrettepe Şubesi nezdindeki konut 4147- 2 no’lu hesaba
11 / 24yatırıldığını belirtir dekontun fotokopisi…Bu belgeler tamamlanarak İl ve ilçelerdeki göçmen
bürolarına alındı belgesi karşılığında teslim edilecek, Koordinatör Devlet Bakanlığının açıklamış bulunduğu müracaat süresi sonunda bu müracaatlar ilgili Valilikçe kurulacak bir komisyon marifetiyle değerlendirildikten sonra sonuçtan Bakanlığa bilgi verilir .” 12.4. “Tahsis Öncelik Sırası” başlıklı 5’inci maddesinde; “A- Konut bedelinin tamamını peşin ödeyerek müracaata bulunanlar 1. derecede tahsis önceliğine sahiptirler . Konut adedinden fazla sayıda 1. derecede tahsis önceliğine sahip müracaat bulunduğu taktirde, 6. maddede yazılı puan öncelik sıralamasına tâbi tutulurlar . Eşit puan arasında kur ’a çekilir . B- Konut bedelinin %50 sini peşin ödeyerek müracaatta bulunanlar 2. derecede tahsis önceliğini alırlar 1. derecede tahsisi önceliği müracaatının konut sayısından az olması halinde artan konutlar 2. derecede tahsis önceliği almış müracaatçılara tahsis edilir . Arta kalmış konutlar müracaat sayısından az olduğu taktirde 6.
madde yazlı puan sıralaması yapılır . Ve eşit puanlar arasında kura çekilir… E- Konut bedelinin 2.500.000.-TL .sini peşin ödeyerek müracaat edenler 5. derecede tahsis önceliği alırlar , 4. derecede tahsis önceliğinden artmış konutlar 5. derecede tahsis önceliği olanlara tahsis edilirler .
Müracaatçı sayısı konut sayısından çok olur ise 5. bölümde yazılı puanlama esaslarına göre sıralamaya konulur ve eşit puanlar arasında kur ’a çekilir . F- Yukarda yazılan esaslar dahilinde hangi dairenin kime verileceği konut sahiplerinin de hazır bulundukları bir toplantıda noter marifetiyle ve kur ’a çekmek suretiyle tespit edilir .” 12.5. “Puan Öncelik Sırası” başlıklı 6’ncı maddesinde; “A-Zorunlu göç öncesi Bulgaristan
Hükümetinin uyguladığı asimilasyon politikasına karşı oldukları için hapis yatan ve bu uygulamalar sırasında şehit edilenlerin ailelerinden bunu belgeleyenler puanlamaya tâbi tutulmaksızın ve peşinat yatırmaksızın hak sahibi olurlar, B-Muhacir belgesini konut talep ettiği ilden almış olup; bu ilde daimi ikamet edenler= 25 puan, C-Evli olanlar= 15 puan, D- Hane reisinin bakmakla yükümlü bulunduğu kişiler (her biri için 5 puan) toplam 25 puanı geçmez, E- Çocuklu dullar= 20 puan, F-Yakınları ile veya kimsesiz tek gelenler= 5 puan, G- Vize ile gelenler = (-) 5 puan, H- Kendisine, eşine veya bakmakla yükümlü bulunduğu kişilere ait evi olanlar= (-) 10 puan” 12.6. “Borçlanma Sözleşmelerinin Yapılması” başlıklı 8’inci maddesinde; “Konut borçlandırma esasları, A- Borçlanma sözleşmeleri borcu tahsisle mükellef Türkiye Emlak Bankası ile borçlanan şahıslar arasında yapılır … C- Vade : Borçlanma sözleşmelerinin yapıldığı tarihten itibaren 10 yıldır .
D- Bakiye borcun hesaplanması : Konutların teslim edildiği güne kadar ödenmiş peşinat ve taksitlerin toplamı inşaat maliyetinden düşülerek bakiye borç hesaplanır . E- Faiz : Banka ile borçlu şahıs arasında borçlanma sözleşmesinin imzalanması tarihinden başlamak üzere bakiye borca %10 (Yüzde on) oranında (yıllık) faiz uygulanır . F- Bakiye borç taksitlerine başlama tarihi : Banka ile borçlu şahıs arasında borçlanma sözleşmesinin imzalanması tarihini takip eden aydan itibaren taksit ödemeleri başlar . G- Taksit miktarı : Bakiye borç faizi ile birlikte 10 yıla bölünerek eşit taksitler halinde ödenir . II- Arsa bedelleri : 2510 sayılı İskân Kanununun göre tahsil edilir .”
13) 19/ 09/ 2006 tarihinde kabul edilen 5543 sayılı İskân Kanunu’nun :
12 / 2413.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının “d” bendinde; “Göçmen : Türk
soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup, yerleşmek amacıyla tek başına veya toplu halde Türkiye’ye gelip bu Kanun gereğince kabul olunanlardır .” 13.2. “İskân yardımları” başlıklı 9’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Göçmen , göçebe, yerleri kamulaştırılanlar ve millî güvenlik nedeniyle yerlerinin değiştirilmesine karar verilenlerin iskânı; şehir, kasaba ve köylerde, Bakanlıkça hazırlanacak plan ve projesine uygun olarak ; a)
Öncelikle konut ve arsası, b) Esnaf, sanatkâr ve tüccarlara, geçimlerini sağlayacak işyeri ve arsası ile işletme kredisi, c) Çiftçilere tarımsal projesinde öngörülen arazi, gerekli tarımsal girdiler, tarımsal yapılar veya arsası ile aynî ve nakdî işletme ve donatım kredileri, … verilmek suretiyle bu
Kanun hükümlerine göre borçlandırma yoluyla yapılır .” 13.3. “İskânlı göçmenlerin iskânı” başlıklı 10’uncu maddesinde; “Yurda kabul edilen iskânlı göçmenler, şartların elverdiği yerlerde Bakanlıkça bu Kanun hükümlerine göre iskân olunurlar …” 13.4. Geçici 1’inci maddesinde; “( 1) Cumhurbaşkanı, Bulgaristan’dan zorunlu göçe tâbi tutulup, Türkiye’ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişilerle ilgili olarak bu Kanun çerçevesinde yapılacak işlemler ile alınacak kararların genel koordinasyonu ve bu kişiler için yapılan veya yapılacak konutların proje, yapım, kontrol ve hak sahibi seçimi , tahsis ve dağıtımı, kişiler adına temlik ve tapuda tescili ile borçlandırma konularında Toplu Konut İdaresi Başkanını görevlendirebilir …”
14) 27/ 11/ 2008 tarihinde kabul edilen 5819 sayılı İskân Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun’un 1’inci maddesinde; “19/ 9/ 2006 tarihli ve 5543 sayılı İskân Kanununun geçici 1 inci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir . “( 5) Bulgaristan’dan zorunlu göçe tâbi tutulup, Türkiye’ye gelerek yerleşmek isteyen
Türk soylu kişilere yaptırılan konutlardan almak üzere müracaat ederek para yatıranlardan konut sahibi olamayanların, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde müracaat etmeleri halinde yatırmış oldukları bedel, yatırıldığı tarihten ödeneceği tarihe kadar Tüketici Fiyat Endeksi esas alınmak suretiyle hesaplanarak Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından göçmen konutları hesabından ödenir . Bu durumda olan şahıslar, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca aranılacak başvuru şartlarını taşımaları kaydıyla talepleri halinde, herhangi bir kura şartına tâbi olmaksızın yukarıdaki şekilde hesaplanarak kendilerine ödenecek bedelin, konut peşinat ya da anapara ödemesinden mahsup edilmesi suretiyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığının alt gelir grubu ile yoksullara yönelik sosyal konut projelerinden yararlandırılırlar . Süresi içerisinde müracaat etmeyen soydaşların yatırmış oldukları bedel, göçmen konutları hesabına gelir kaydedilerek toplanmış bulunan paralar bu şekilde tasfiye edilir . Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca göçmen konutları hesabından karşılanamayan tutarlar, Maliye Bakanlığınca bu amaçla Toplu Konut
İdaresi Başkanlığına aktarılacak tutarlardan karşılanır . Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı yetkilidir . ( 6) Bu maddeye göre tahsis edilen ve temlik tarihinden itibaren on yıl geçmeden satılması, bağışlanması, terhin edilmesi, tapu kütüğüne satış vaadi şerhi konulması nedeniyle tahsisi iptal edilen konutlardan, bu
13 / 24fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla temlik tarihinden itibaren on yıl geçmiş olan konutlarla
ilgili yapılacak tasarrufları belirlemeye, Toplu Konut İdaresi Başkanlığının bağlı bulunduğu Bakan yetkilidir .”
15) 5286 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un Geçici 1’inci maddesinin birinci fıkrasının “f” bendinde; “Kaldırılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün; … f) 2510 sayılı Kanunun ek 34 üncü maddesi ile 3835 sayılı Kanun (Ahıska Türklerinin Türkiye’ye Kabulü ve İskânına Dair Kanun)
uyarınca yapılan göçmen konutları ve bu amaçla ayrılan taşınmazlar Toplu Konut İdaresi
Başkanlığına, Devredilir …”
16) 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’nun Ek 1’inci maddesinde; “Çevre ve Şehircilik
Bakanlığına bağlı ve kamu tüzel kişiliğine sahip Toplu Konut İdaresi Başkanlığı kurulmuştur .
Toplu Konut İdaresi Başkanlığının görevleri aşağıda belirtilmiştir . a) Devlet garantili veya garantisiz iç ve dış tahviller ile her türlü menkul kıymetler çıkarmak, b) Yurt dışından, görev alanıyla ilgili harcamalarda kullanılmak üzere Hazine Müsteşarlığının uygun görüşü üzerine kredi almaya karar vermek, c) Konutların finansmanı için bankaların iştirakini sağlayacak tedbirleri almak, bu amaçla gerektiğinde bankalara kredi vermek, bu hükmün uygulanmasına ilişkin usulleri tesbit etmek, d) Konut inşaatı ile ilgili sanayii veya bu alanda çalışanları desteklemek, e) Konut sektörüyle ilgili şirketler kurmak veya kurulmuş şirketlere ve finans kurumlarına ortak olmak, …h) Gerektiğinde her çeşit araştırma, proje ve taahhüt işlemlerinin sözleşmeyle yaptırılmasını temin etmek, ı) Ferdi veya toplu konut kredisi vermek, köy mimarisinin geliştirilmesine, gecekondu alanlarının dönüşümüne, tarihi doku ve yöresel mimarinin korunup yenilenmesine yönelik uygulamalar yapmak ve bu konulardaki projeleri kredilendirmek ve gerektiğinde tüm bu kredilerde faiz sübvansiyonu yapmak, j)
Yurt içi ve yurt dışında doğrudan veya iştirakleri aracılığıyla proje geliştirmek; konut, alt yapı ve sosyal donatı uygulamaları yapmak veya yaptırmak, k) İdareye kaynak sağlanmasını teminen kâr amaçlı projelerle uygulamalar yapmak veya yaptırmak, l) Doğal afet meydana gelen bölgelerde gerek görüldüğü takdirde konut ve sosyal donatıları, alt yapıları ile birlikte inşaa etmek, teşvik etmek ve desteklemek, m) Bakanlıkların talebi ve bağlı bulunduğu Bakanın onayı halinde talep konusu proje ve uygulamaları yapmak veya yaptırmak, n) Kanunlarla ve diğer mevzuatla verilen görevleri yapmak .”
17) Toplu Konut İdaresi Kaynaklarının Kullanım Şekline ilişkin Yönetmeliğin “İdare
mülkiyetindeki alanlarda yapılacak uygulamalar” başlıklı 27’nci maddesinde; “İdare tarafından sınırları belirlenen alanlar, konut yapılmak amacıyla ve bedeli İdare’den karşılanmak suretiyle
İdare’ce satın alınabilir, devralınabilir, trampa yapılabilir veya gerektiğinde İdare ile Arsa Ofisi
Genel Müdürlüğü arasında yapılacak protokol hükümlerine uygun olarak Arsa Ofisi Genel
Müdürlüğü tarafından kamulaştırılabilir . İdare mülkiyetindeki alanlar gerektiğinde, olduğu gibi veya planlanarak, altyapı tesisleri kısmen veya tamamen ikmal edilerek veya ettirilerek ihtiyaç sahiplerine satılabilir, kiralanabilir, trampa edilebilir, irtifak hakkı tesis edilebilir, kamu kurum ve kuruluşları veya özel hukuk tüzel kişileri eliyle pazarlanabilir veya satılabilir… Bu alanlarda gerektiğinde İdarece konut, altyapı ve sosyal donatı yaptırılabilir veya İdare’nin uygun göreceği bir
14 / 24usul ile konut, altyapı ve sosyal donatı yapmak şartıyla satılabilir, tahsis edilebilir, kat karşılığı
verilebilir veya finansmanına katılarak ortak uygulama yapılabilir . İdare mülkiyetindeki konut ve sosyal donatıların satışı, tahsisi ve benzeri tasarruflarla ilgili uygulamaların usul ve esasları
İdarece belirlenir . Bu kapsamda İdare; amaçları doğrultusunda, satış, tahsis ve benzeri tasarruflarındaki bedellere arsa, altyapı, sosyal donatı ve müşavirlik maliyetlerinin kısmen veya tamamen dâhil edilip edilmeyeceğini belirlemeye yetkilidir . İdare, özel hukuk hükümlerine tâbi gayrimenkul ve kredi faaliyetleriyle ilgili olarak; rehin, borcun nakli, alacağın ve borcun ( 28/ 3/ 2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Hazine alacakları hariç) yeniden yapılandırılması, sulh, kabul, feragat, intifa, trampa, ödünç ve benzeri her türlü özel hukuk işlemlerini yapmaya yetkilidir .”
Hükümlerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
18) Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddialarının, İdarenin sunduğu bilgi, belge ve kayıtlar ile
ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; İdarenin şikâyet konusu yapılan işlemlerinde hukuka veya hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvuranın iddia ve taleplerinin reddi gerektiği yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
19) Başvuran özetle; 1989 yılında Bulgaristan Devleti tarafından ailece zorunlu göçe tâbi
tutulduklarını; Türkiye’ye geldikten sonra, 1991 yılında borç para alarak (mülga) Emlak Bankası’na göçmen konutları için peşinat yatırdıklarını; bazı göçmen ailelere konut tahsis edildiğini, fakat peşinatı ödemelerine ve yaptıkları tüm müracaatlara rağmen, İdarenin kendilerini 28 yıldır oyalayarak hakları olan konutu teslim etmediğini; Bulgaristan Devleti tarafından Türk oldukları için zaten hiçe sayıldıklarını, fakat bu şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de Bulgaristan gibi kendilerini hiçe saymakta olduğunu; söz konusu konutlar için TOKİ’nin 23/ 07/ 2018 tarihinde
“uyduruk bir konut çekilişi yaptığını” ve kendilerine ev çıktığını söyleyerek, şartları ağır olan ve göçmen konutu olmayan bu konutları “oldubittiyle” kendilerine yüksek fiyattan satmaya çalıştığını; ayrıca kendilerine, gayrimenkul satış sözleşmesini imzalamadıkları takdirde göçmen konutu alma haklarının bundan sonra yanacağını söyleyen bir yazı da gönderdiklerini; söz konusu projenin
“göçmen konutu projesi” ile uzaktan yakından alakasının bulunmadığını; yetkilerin tek amacının
“rant elde etmek” olduğunu; TOKİ’nin her zamanki gibi kendilerini “aptal yerine koymaya” devam ettiğini iddia etmiş ve “İstanbul ili ilçesi Kayabaşı 605 Adet Konut Satışı İş Projesi” kapsamında, B Blok tipi dairenin kendilerine 30 bin TL karşılığında, kurasız olarak verilmesi, ayrıca söz konusu meblağın 36 ay vadeye bölünmesi taleplerinde bulunmuştur .
15 / 2420) Bu iddialar karşısında, söz konusu konutlar ile ilgili gerekli düzenlemeleri yapma yetkisine
sahip olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ise; 1991 yılından günümüze kadar uzanan tarihsel süreci ve bu zaman zarfında başvurana yönelik tesis edilen işlemleri Kurumumuza detaylı olarak açıklamış; bu çerçevede, göçmen konutlarının, evini zorla terk ederek Ülkemize sığınan soydaşların sosyal yaralarını sarmak amacına yönelik bir yardım projesi olarak hayata geçirildiğini; Bulgaristan
Hükümeti’nin uyguladığı asimilasyon politikası nedeniyle 1989 yılında zorunlu göçe tâbi tutulan ve
Türkiye’ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişilerle ilgili olarak, şu an mülga olan 2510 sayılı
İskân Kanunu’na ilave olunan Ek 34’üncü madde ile, Başbakanın, bu konuda yapılacak işlemlerle alınacak kararların genel koordinasyonu ve bu kişiler için yapılmakta olan veya yapılacak konutların proje, yapım, kontrol ve hak sahibi seçimi , bu taşınmazların hak sahiplerine dağıtımı, kişiler adına temlik ve tapuda tescil ile borçlandırma konularında bir Devlet Bakanını görevlendirebileceğinin hükme bağlandığını; bu doğrultuda, 27/ 11/ 1990 tarihinde Yüksek Planlama Kurulu’nca 20.000 adede kadar konut yaptırılması veya satın alınması ile konut sayısı, kullanılacak kredi miktarı ve uygulama için gerekli diğer ayrıntıların yetkili kılınan Devlet Bakanı tarafından düzenlenmesi yönünde karar alındığını; bu karar doğrultusunda 46.754 soydaşın istenilen başvuru bedelini yatırarak, bahse konu göçmen konutları için müracaatta bulunduğunu; diğer yandan, belirlenen konut sayısından fazla müracaat olması sebebiyle , dönemin Devlet Bakanlığı tarafından mülga 2510 sayılı
İskân Kanunu’nun 49’uncu maddesi doğrultusunda hazırlanan Göçmen Konutları Dağıtım Esasları
Yönergesi çerçevesinde, göçmen konutlarının dağıtımının puanlama sistemine ve tahsis öncelik sıralamasına göre yürütüldüğünü ; bu çerçevede, Başbakanlık kaynakları da kullanılarak Ülkemiz sınırları dâhilinde 18 İl/ 27 yerleşim merkezinde toplam 23.531 adet göçmen konutu inşa edildiğini ve noter huzurunda çekilen kura sonucunda bu konutların zamanında hak sahiplerine teslim edildiğini ; İstanbul ili için konut talebinde bulunan (e) durumu incelendiğinde ise, Konut Dağıtım Esasları Yönergesi’nin “Tahsis Öncelik Sıralaması” başlıklı 5’inci maddesinin “E” bendinde yer alan “Konut bedelinin 2.500.000.-TL .sini peşin ödeyerek müracaat edenler 5. derecede tahsis önceliği alırlar … Müracaatçı sayısı konut sayısından çok olur ise 5. bölümde yazılı puanlama esaslarına göre sıralamaya konulur ve eşit puanlar arasında kura çekilir .” hükmüne ve “Puan
Öncelik Sırası” başlıklı 6’ncı maddesinde açıklanan puanlama sistemine göre, adı geçenin diğer soydaşlar gibi yetkili Komisyon tarafından puanlamaya ve sıralamaya tâbi tutulduğunu; diğer yandan, 1991 tarihli Başvuru Formu’ndan da görüleceği üzere, (e) başvuru yaparken tek bir aile ferdinin olduğunu belirttiğini; bu durumun ise adı geçenin sıralamada düşük puan almasına sebebiyet verdiğini; aldığı düşük puan nedeniyle kişinin kuraya tâbi tutulduğunu, fakat kendisine kurada da konut isabet etmediğini; netice itibariyle, (e) aldığı puan, ayrıca ödediği peşinat miktarı nedeniyle genel sıralamada gerilerde olmasından dolayı, söz konusu dönemde Devlet Bakanlığı tarafından kişiye konut tahsisi işlemi yapılamadığını ; bu sırada göçmen konutlarından sorumlu Devlet Bakanlığının, İl Valiliklerine gönderdiği 13/ 05/ 1992 tarihli ve sayılı talimat ile “hak sahibi belirleme çalışmalarının tamamlanması ve hak sahibi olamayanlara gerekli haberleşme sağlanarak müracaat bedellerinin ödeneceğinin bildirilmesi ” talimatını verdiğini; bu kapsamda başvuru bedelinin iadesini talep eden yaklaşık 4.500 soydaşa 1991- 1992 yıllarında müracaatları sonucunda söz konusu bedelin/peşinatın iade edildiğini; sonraki süreçte ise, geri kalan (söz konusu peşinatı iade almayan) soydaşların konut ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla, Maliye Bakanlığı (Milli Emlak Genel Müdürlüğü) tarafından 2000, 2001 ve 2002 yıllarında 245, 250
16 / 24ve 260 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğlerinin yayımlandığını; diğer yandan şikâyetçinin Milli
Emlak Genel Tebliğleri ile sunulan arsa/arazi imkânları için de müracaatta bulunmadığını (diğer ifadeyle farklı zamanlarda kendisine ve benzer durumdakilere sunulan imkânlardan yararlanmadığını ); diğer yandan, adı geçenin 05/ 12/ 2008- 05/ 12/ 2009 tarihleri arasında yürürlükte olan 5819 sayılı Kanun ile getirilen yeni düzenleme kapsamında yeniden konut talebinde bulunduğunu ; 5819 sayılı Kanun kapsamında konut talep edenlerin listelerinin ise TOKİ tarafından il bazında değerlendirilmekte olduğunu; konut talep ettikleri illerde TOKİ stoklarında “alt gelir veya yoksul grubu” konutları arasında yeterli sayıda konut var ise konut tahsisi yapılabildiğini ; buna göre, başta İstanbul ve İzmir olmak üzere bazı illerde konut talebi yoğun olduğu için konut tahsisinin aşamalı olarak yapılabilmekte olduğunu ; bu kapsamda, İstanbul Kayaşehir Projesi’nden 140 adet ve
İzmir Torbalı Projesi’nden 29 adet konutun, 5819 sayılı Kanun’a göre İstanbul ve İzmir ilinde konut bekleyen kişilere ayrıldığını; İstanbul ilinde, anılan Kanuna göre, konut tahsisi bekleyen kişi sayısının ayrılan konut sayısından fazla olması sebebiyle, konut alıcılarının kura yöntemiyle belirlendiğini; diğer yandan belirlenen asil adaylar dışında kalan yedek hak sahiplerinin de haklarının devam edecek olduğunu; nitekim yapılan kura çekilişinin, hak sahipliği kurası olmayıp, konut belirleme kurası olduğunu ; bu kapsamda, 23 Temmuz 2018 tarihinde noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekilişinde (e) (yedek listeden) İstanbul ili
Projesi’nden ada parsel Blok no’lu bağımsız bölümün isabet etmiş olduğunu; asil hak sahibinin satış sözleşmesini imzalamaması üzerine ise (e) 15- 19 Ekim 2018 tarih aralığında satış sözleşmesini imzalaması için gerekli tebligatın yapıldığını; fakat adı geçenin tahsise ilişkin satış sözleşmesini belirtilen süre içinde imzalamadığını ; bu nedenle de 1991 yılında yatırdığı başvuru bedelinin ilgili Kanun doğrultusunda Türkiye İstatistik Kurumu internet sitesi aracılığıyla güncellenerek 15/ 11/ 2018 tarihinde Türkiye Vakıflar Bankası nezdinde ilgililer adına açılan hesaba aktarılacağını ve belirtilen süreç sonucunda adı geçenin ve sözleşmeyi imzalamayan diğer soydaşların TOKİ ile ilgili işlemlerinin böylelikle tamamlanmış olacağını Kurumumuza bildirmiştir .
21) Öncelikle; Devletimizin kendisini 28 yıldır oyalayarak hak ettiği konutun teslimatını
yapmadığını iddia eden başvuran, 1991 yılında “göçmen konutu” almak için müracaatta bulunduğundan ve söz konusu tarihten günümüze kadar geçen tarihsel süreçte bu konuda birçok yeni düzenlemeye gidildiğinden, başvuranın iddiasını bu 28 yıllık süreç içerisinde kronolojik olarak incelemek gerekmektedir .
22) Bilindiği üzere, Ülkemize yönelik kitlesel göç hareketleri Cumhuriyetin kuruluş süreci ve
sonrasında da devam etmiş olup; bu hareketlerin en somut örneklerinden biri de, 1989 yılında
Bulgaristan’dan Ülkemize yönelik gerçekleşen göç hareketidir . Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 1 verilerine göre, bu tarihte 345 bin kişi Bulgaristan’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne göç etmiştir .
(e) ve ailesi de bu dönemde vatandaşı oldukları Bulgaristan’dan göç ederek, yerleşmek amacıyla topraklarımıza gelen Türk soylu kişiler arasındadır .
17 / 2423) Başka bir ülkenin vatandaşlığına sahip olmakla birlikte, Türk soylu olan ve İskân Kanunu’na
göre “göçmen” olarak nitelenen bu kişilerin, diğer ifadeyle soydaşlarımızın, ilgili Kanun hükümleri çerçevesinde Ülkemizde iskânı sağlanmış; şikâyet konusu yapılan göçmen konutları ise, İdarenin de belirttiği üzere, evini zorunlu nedenlerle terk ederek Ülkemize sığınan soydaşlarımızın sosyal yaralarını sarmak, onların sıcak bir yuva özlemini gidermek amacına yönelik bir yardım projesi olarak hayata geçirilmiştir .
24) Her ne kadar barınma, insanların en temel ihtiyaçlarından biri de olsa ve insan onuruna uygun bir
yaşam için bu ihtiyacın belirli standartlar çerçevesinde giderilmesi gerekiyorsa da, konut hakkının gerek uluslararası gerekse de ulusal hukuki metinlerde detaylı olarak düzenlenmediği ve bu hakkın niteliğine ilişkin pek çok tartışmanın halen devam ettiği görülmektedir . Bu hakkın hangi kuşak hak olduğu, devlete ne gibi yükümlülükler yüklediği veya bu hakkı kimlerin talep edebileceği 2 gibi birçok soru hala tartışılmaktadır . Diğer yandan, tartışmalar devam ediyor olsa da ağır basan görüş, konut hakkının ikinci kuşak haklar arasında sayılan, sosyal ve ekonomik bir hak olduğu ve devletlerin mali imkânları ile doğru orantılı, diğer ifadeyle mali gücüne bağlı olduğu yönündedir . Kendi iç düzenlemelerimize bakıldığında da konut hakkının Anayasamızın
“Sosyal ve ekonomik haklar” başlıklı bölümünün 57’nci maddesinde düzenlendiği görülmektedir . Söz konusu Anayasa hükmünde, Devletin, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alacağı, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekleyeceği belirtilmiş; diğer yandan, Anayasamızın
“Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlığı altında yer alan 65’inci maddesinde, Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği kaydedilmiştir .
25) Devletimiz, Bulgaristan’dan topraklarına yönelen bu denli büyük bir göç dalgası ile karşı karşıya
kaldığında, sadece sınırlarını ülkelerini terk eden soydaşlarımıza açmakla kalmamış; ayrıyeten söz konusu kişilerin hayatlarını kolaylaştırmak için bir Devlet Bakanlığı organizatörlüğünde “göçmen konutları” inşa ederek/satın alarak, uygun koşullarda kendilerine tahsis etmek için projeler de üretmiş; diğer ifadeyle Anayasada belirtildiği üzere, Devlet olarak konut ihtiyacını karşılamak amacıyla tedbirler almaya çalışmıştır . Bu çerçevede, şu an mülga olan 2510 sayılı İskân Kanunu’na ilave olunan Ek 34’üncü madde ile, soydaşlarımız için yapılmakta olan veya yapılacak konutların proje, yapım, kontrol ve hak sahibi seçimi gibi konularda özel olarak bir Devlet Bakanı görevlendirilmiştir . Söz konusu Kanun hükmünde geçen “hak sahibi seçimi” ifadesinden de anlaşılacağı üzere, Bulgaristan’dan Ülkemize gelen soydaşlarımız için uygun şartlarda tahsis edilecek konutlar, gelen tüm kişilere, koşulsuz şartsız sağlanmış olan mutlak bir hak değildir .
Söz konusu konutlar, vatandaşı oldukları Bulgaristan’ı terk ederek Ülkemize yerleşmek amacıyla gelen soydaşlarımıza, belli kurallar çerçevesinde ve belli bir öncelik sıralamasına göre sağlanmış, söz konusu proje ile bu kişilerin kendilerine ait bir konut sahibi yapılarak
Ülkemizdeki hayatlarının kolaylaştırılması amaçlanmıştır . Hiçbir devletin, kendi vatandaşları
18 / 24arasında da yoksul ve alt gelir grubundan birçok insan bulunmakta iken, başka bir ülkeden,
hiç beklemediği bir anda, yerleşmek için kendi topraklarına kitleler halinde gelen yüzbinlerce göçmene bu imkânı sunabilmesi, diğer ifadeyle o kişilerin her birini çok uygun koşullarda “ev sahibi” yapabilmesi zaten imkân dâhilinde değildir . Bu tür bir imkânın sağlanabilmesi devletin mali gücü ile doğru orantılıdır . Nitekim söz konusu dönemde Ülkemize Bulgaristan’dan gelen göçmen sayısı çok daha fazla iken, Yüksek Planlama Kurulu’nun 27/ 11/ 1990 tarihli ve 90T/ 103 sayılı Kararı’nda sadece “20.000 adede kadar konut yaptırılması veya satın alınması” ifadesine yer verildiği görülmektedir . Diğer yandan TOKİ’nin Kurumumuza gönderdiği bilgi ve belgelerden, bu sayıdan çok daha fazla ( 40.000’in üzerinde) müracaat alındığı; müracaat sayısının belirlenen konut sayısından fazla olması nedeniyle de ilgili Devlet Bakanlığının, İskân
Kanunu’nun ilgili maddesine dayanarak, göçmen konutlarının dağıtım esaslarını belirleyen bir
Yönerge hazırladığı ve konut dağıtımını da bu esaslara göre yaptığı anlaşılmaktadır .
26) Söz konusu Yönerge incelendiğinde, göçmen konutlarının adaletli bir şekilde dağıtımının
yapılabilmesi için, Devlet Bakanlığı tarafından “puanlama” ve “tahsis öncelik” sisteminin uygulamaya konulduğu; bu çerçevede Yönergenin 5’inci ve 6’ncı maddelerinde açıklanan esaslara göre, Valilikçe kurulacak bir komisyon marifeti ile başvuranlar arasında bir öncelik ve puan sıralaması yapıldığı görülmüştür .
27) Her ne kadar Valilikçe kurulan Komisyon tarafından (e) hakkında yapılan
değerlendirmeye ilişkin bir evrak TOKİ tarafından Kurumumuza gönderilememiş olsa da (söz konusu değerlendirmenin 1991 yılında yapıldığı ve o dönem Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın değil, bir Devlet Bakanlığının bu konuda görevli olduğu unutulmamalıdır), 1991 tarihli ve (e) ait başvuru formunun incelenmesinden, adı geçenin konut müracaatında bulunurken, tek bir aile ferdinin (oğlu bulunduğunu deklare ettiği; ayrıyeten Yönergeye göre aile reisi tarafından doldurulup imzalanması gereken başvuru formunun (e) tarafından doldurularak imzalandığı; diğer ifadeyle adı geçenin
“aile reisi” olarak bizzat kendisini gösterdiği ve formda eşi bahsetmediği görülmüştür . İlgili Yönergede açıklanan puanlama sitemine göre -ki bu puanlama sistemi konut talebinde bulunan kişilere verilen broşürde de zaten açıklanmaktadır- evli olan göçmenler medeni durumlarından dolayı 15 puan alabilmekteler iken, (e) eşi hiçbir suretle bahsetmemiş; ayrıyeten hane reisinin bakmakla yükümlü bulunduğu kişilerin her biri için 5 puan verilirken, (e) formda sadece oğlundan bahsederek, söz konusu tek aile bireyi için 5 puan alabilmiştir . Bahse konu form tarafından doldurulsaydı ve (e)
ve ortak çocukları olan formda “bakmakla yükümlü kişi” olarak gösterilseydi, hem evli olmalarından hem de bakmakla yükümlü olunan kişi sayısı bir değil iki olacağından, ailenin puanının ve buna bağlı olarak da şanslarının artabileceği; fakat ailesinin maalesef ki formu bu hususları dikkate alarak doldurmadığı/dolduramadığı; ayrıca çocuklu dullar
Yönergeye göre 20 puan alabilmekte iken, (her ne kadar formda kendisini “aile reisi” ve çocuklu bir kadın olarak göstermiş olsa da) fiiliyatta dul olmadığı için (e) söz konusu puanlamadan da yararlanamadığı anlaşılmıştır .
19 / 2428) Buna ilaveten, (e) söz konusu konut için düşük bir ( 2.500.000 TL)
başvuru bedeli yatırmış olması nedeniyle 5’inci derecede tahsis önceliği aldığı da görülmüştür .
Nitekim Yönergenin ilgili maddesinde, yatırılan peşinat miktarına göre tahsis öncelik sıralamasının belirleneceği ve konut bedelinin 2.500.000 TL’sini peşin ödeyerek müracaat edenlerin 5’inci derecede tahsis önceliği alacakları ve müracaatçı sayısı konut sayısından çok olur ise müracaatçıların aldıkları puanlama esaslarına göre sıralamaya konulacağı ve eşit puanlar arasında kura çekileceği açık olarak belirtilmiştir .
29) Dolayısıyla; ilgili İdareye sunduğu bilgiler çerçevesinde hem düşük puan alan hem de söz
konusu konut için düşük bir başvuru bedeli yatırarak 5’inci derecede tahsis önceliği alan (e) söz konusu konutlar için 44.452 soydaşın istenilen başvuru bedelini yatırarak müracaatta bulunması nedeniyle Devletimiz tarafından bu dönemde inşa edilen sınırlı sayıdaki (toplamda 23.531) göçmen konutundan birine sahip olamadığı anlaşılmaktadır .
Zaten ilgili İdare de Göçmen Konutları Dağıtım Esasları Yönergesi’ne göre, göçmen konutlarına müracaat aşamasında, aile bireylerinin sayıları, müracaat yerleri ve medeni durumları gibi unsurların, başvuru sahiplerinin puanlarını arttıran/azaltan faktörleri oluşturduğunu; söz konusu dönemde puanlaması yüksek olanların konut alma hakkını kazandıklarını ifade etmiştir .
30) Göçmen Konutlarından sorumlu Devlet Bakanlığı’nın 13/ 05/ 1992 tarihinde, 2604 sayılı
yazı ile “hak sahibi belirleme çalışmalarının tamamlanarak, hak sahibi olamayanlara gerekli haberleşme sağlanarak müracaat bedellerinin ödeneceği , Valiliklerine müracaat edenlere bu yönde açıklama yapılması ” yönünde talimat verdiği göz önüne alındığında, inşa edilen konutlar yüksek puan alan kişilere tahsis öncelik sıralamasına göre zaten teslim edildiği (diğer ifadeyle inşa edilen sınırlı sayıda konut zaten sahiplerini bulduğu) için 1991 yılında başlayan hak sahibi belirleme çalışmalarının 1992 yılında tamamlandığı; fakat buna rağmen (e)
başvuru bedelinin (yatırdığı peşinatın) iadesini ilgili İdareden talep etmediği anlaşılmıştır .
31) (e) o yıllarda Valiliğe müracaat edip etmediği, etti ise kendisine açıklama
yapılıp yapılmadığını bilmek mümkün olmamakla birlikte; Kurumumuza gönderilen bilgilerden, adı geçenin, müracaat bedelini iade almayanlar için 2000, 2001 ve 2002 yıllarında yapılan yeni düzenlemelerden de ( 245, 250 ve 260 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğleri ile sunulan hazineye ait arsa/arazi imkânlarından da) yararlanmadığı ; nitekim 2000’li yıllarda yapılan söz konusu yeni düzenlemeler kapsamında herhangi bir müracaatının bulunmadığı da öğrenilmiştir .
32) Başvuranın “kendisini oyaladığını/aptal yerine koyduğunu” iddia ettiği Toplu Konut
İdaresi Başkanlığı’nın ise konuya ancak 2004 yılından sonra dâhil olduğu; nitekim ülke genelinde inşa edilen göçmen konutları ve bu amaçla ayrılan taşınmazların 13/ 01/ 2005 tarihli ve
5286 sayılı Kanun ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na devredildiği; en önemlisi, söz konusu
konutlar ile ilgili yapılacak tasarrufları belirleme/gerekli düzenlemeleri yapma yetkisinin 27/ 11/ 2008 tarihli ve 5819 sayılı İskân Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile
20 / 24Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’na verildiği görülmektedir .
33) 27/ 11/ 2008 tarihinde kabul edilen 5819 sayılı İskân Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun’un 1’inci maddesi ile, Bulgaristan’dan zorunlu göçe tâbi tutulup, Türkiye’ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişilere yaptırılan konutlardan almak üzere müracaat ederek para yatıranlardan konut sahibi olamayanların, Kanunda belirtilen süre içerisinde müracaat etmeleri halinde yatırmış oldukları bedelin yatırıldığı tarihten ödeneceği tarihe kadar Tüketici
Fiyat Endeksi esas alınmak suretiyle hesaplanarak ilgililere iade edileceği hükme bağlanmış; ayrıca, bu bedeli almak istemeyenlerin, talepleri halinde ve de TOPLU KONUT İDARESİ
BAŞKANLIĞI’NCA ARANILACAK BAŞVURU ŞARTLARINI TAŞIMALARI KAYDIYLA,
herhangi bir kura şartına tâbi olmaksızın belirtilen şekilde hesaplanarak kendilerine ödenecek bedelin, konut peşinat ya da anapara ödemesinden mahsup edilmesi suretiyle TOPLU KONUT
İDARESİ BAŞKANLIĞI’NIN ALT GELİR GRUBU İLE YOKSULLARA YÖNELİK
SOSYAL KONUT PROJELERİNDEN yararlandırılmalarına imkân sağlanmıştır .
34) Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerden, (e) her ne kadar 2000’li
yılların başında Milli Emlak Genel Tebliğleri ile yapılan yeni düzenlemelerden yararlanmamış olsa da, diğer 459 soydaşımız gibi konut sahibi olabilmek için 5819 sayılı Kanun’un yukarıda açıklanan hükmü kapsamında ilgili İdareye 24/ 09/ 2009 tarihli dilekçe ile müracaatta bulunduğu ; TOKİ’nin ise konut talep eden bu 460 kişiden 107’sine talep ettikleri illerde bulunan ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca üretilen alt gelir ve yoksul grubu projelerinden konut tahsis ettiği; diğerlerinin taleplerini karşılamak için de çalışmalara devam ettiği öğrenilmiştir .
35) İdarenin 5819 sayılı Kanun ile kendisine verilen yetki çerçevesinde, konut talep edenlerin
listelerini il bazında değerlendirmekte olduğu, konut talep edilen illerde Toplu Konut İdaresi
Başkanlığı stoklarında alt gelir veya yoksul grubu konutları arasında yeterli sayıda konut mevcut ise ancak belli bir kontenjan dâhilinde soydaşlarımıza konut tahsisi yapılabildiği ve başta İstanbul ve İzmir olmak üzere bazı büyük şehirlerde konut talebi yoğun olduğu için konut tahsisinin aşamalı olarak yapılmakta olduğu hususları dikkate alındığında , başvuranın
2009 yılında ilgili Kanun kapsamında yaptığı İstanbul’dan konut edinme başvurusunun
karşılanmasının belli bir zaman alması anlaşılabilirdir . Nitekim İdare de İstanbul ilinde 5819 sayılı Kanun’a göre konut tahsisi bekleyen kişi sayısının, ayrılan konut sayısından fazla olması sebebiyle, soydaşlarımıza belli bir kontenjan dâhilinde ayrılan bu konutların alıcılarının kura yöntemiyle belirlendiğini; öte yandan yapılan kura çekilişinin, hak sahipliği kurası olmayıp, konut belirleme kurası olduğunu; bu nedenle belirlenen asil adaylar dışında kalan yedek hak sahiplerinin de haklarının devam edeceğini; diğer ifadeyle 5819 sayılı Kanun kapsamında başvuranların her birinin taleplerinin sonuçlandırılacağını zaten ifade etmiştir .
36) Bu kapsamda, İstanbul Kayaşehir Projesi’nden 140 adet ve İzmir Torbalı Projesi’nden 29 adet
konutun 5819 sayılı Kanun’a göre İstanbul ve İzmir ilinde konut bekleyen vatandaşlara ayrıldığı; bu çerçevede, 23/ 07/ 2018 tarihinde İstanbul Bakırköy 5. Noteri huzurunda gerçekleştirilen kurada
21 / 24(e) (yedek listeden) İstanbul ili Kayaşehir Projesi’nden ada parsel
Blok no’lu bağımsız bölümün isabet ettiği (isabet eden 1+ 1 nitelikli konutun fiyatının ise 176.726,97 olduğu); asil alıcının 27 Ağustos- 04 Eylül 2018 tarihleri arasında sözleşmeyi imzalamaması nedeniyle bu konuttaki alım hakkının yedek alıcı olan (e)
verildiği ve kendisine 15- 19 Ekim 2018 tarih aralığında satış sözleşmesinin imzalanması gerektiği, sözleşmeyi imzalamaması halinde ise konut talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususlarının resmi yazı ile tebliğ edildiği; keza başvuranın Kurumumuza bir örneğini göndermiş olduğu tebligat evrakından, başvuranın bu durumdan tamamıyla haberdar olduğu; fakat BİLEREK VE İSTEYEREK GAYRİMENKUL SATIŞ
SÖZLEŞMESİNİ İMZALAMADIĞI ; 1991 yılında yatırılan başvuru bedelinin ilgili Kanun doğrultusunda, Türkiye İstatistik Kurumu internet sitesi aracılığıyla güncellenerek (peşinatın yatırıldığı tarihten ödeneceği tarihe kadar Tüketici Fiyat Endeksi esas alınmak suretiyle yeniden hesaplanarak) 2018 Kasım ayı içerisinde Türkiye Vakıflar Bankası nezdinde ilgililer adına açılan hesaba aktarılmasıyla birlikte (e) TOKİ ile ilgili tüm işlemlerinin zaten tamamlanmış olduğu anlaşılmıştır .
37) Başvuran, gayrimenkul satış sözleşmesini imzalamamasını söz konusu konutların “göçmen
konutu” olmamasına bağlamakta; noter huzurunda yapılan kurayı “uyduruk/şaibeli bir konut çekilişi” olarak nitelemekte; TOKİ’yi şartları ağır olan ve göçmen konutu olmayan bu konutları “oldubittiyle” yüksek fiyattan satmaya çalışmakla ve kendilerini “aptal yerine koymaya devam etmekle” suçlamakta; ayrıca sonradan gönderdiği ek evrakta, iade edilen paranın miktarı konusunda da memnuniyetsizliğini dile getirmektedir . Diğer yandan, başvuranın yararlandığı 5819 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde, ödedikleri başvuru bedelini (peşinatı) almak istemeyenlerin , talepleri halinde ve de Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca aranılacak başvuru şartlarını taşımaları kaydıyla , Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın alt gelir grubu ile yoksullara yönelik sosyal konut projelerinden yararlandırılacağı açık olarak kaydedilmiş; keza konut talebinde bulunmayanlara iade edilecek başvuru bedellerinin nasıl hesaplanacağı net biçimde ortaya konulmuştur .
38) Ayrıca İdarenin gönderdiği bilgilerden, TOKİ tarafından ülke genelinde göçmen
soydaşlarımız için inşa edilen herhangi bir “göçmen konutu” projesinin zaten mevcut olmadığı (göçmen konutlarının 1991- 1992 yıllarında Devlet Bakanlığı organizatörlüğünde inşa edildiği ve 1992 yılında hak sahibi belirleme çalışmalarının sonlandırıldığı); TOKİ’nin sadece 5819 sayılı Kanun yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla, göçmen soydaşlarımıza, konut talebinde bulundukları il sınırları içinde, ilgili Kanun gereğince TOKİ tarafından üretilen alt gelir grubu konut projelerinden kontenjan ayırmakta olduğu ; bu konutların adından da anlaşılacağı üzere normalde alt gelir grubu ve yoksul vatandaşlarımıza yönelik olduğu; söz konusu projeler kapsamında yer alan ve TOKİ tarafından muhtelif dönemlerde satışa sunulan konutların fiyatlarının SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Şirketi tarafından yapılan ekspertiz ile tespit edildiği; İstanbul Kayaşehir Projesi’nde yer alan konutların satışlarının ise, normalde orta gelir grubu satış koşullarına göre yapılmakta iken, satış şartlarının bahse konu
Kanun kapsamında konut bekleyenlere sunulmak üzere, alt gelir grubu ve yoksul grubu satış
22 / 24şartlarına göre yeniden düzenlendiği; diğer ifadeyle söz konusu düzenlemenin, ilgililere
yapılmış bir ayrıcalık olduğu ; bu konutların satış işlemlerinin normalde “%25 peşin/ 120 ay vade” veya “%40 peşin/ 144 ay vade” satış alternatifleri ile altı aylık dönemsel artışı “memur maaş artışı” olacak şekilde ve “konut teslim tarihinden 2 (iki) yıl sonrasına kadar üçüncü kişilere devredilemez” şartı ile gerçekleştirilmekte iken, soydaşlarımıza daha da uygun koşullar ile sunulduğu ; nitekim Göçmen Konutları Koordinatörlüğü’nce alınan 25/ 06/ 2018 tarihli ve 82379 sayılı Başkanlık Makam Oluru ile, 140 adet konutun 5819 sayılı Kanun kapsamında başvuru bedeli yatırıp konut almak için bekleyen soydaşlara tahsis edilmesine ve satış işlemlerinin “%12 peşin/ 180 ay vade” ile altı aylık dönemsel artışı “memur maaş artış oranı, TÜFE ve Yİ-ÜFE oranlarından en düşük olana göre arttırılacak” şekilde ve hemen devir hakkı verilerek gerçekleştirilmesinin uygun görüldüğü ; diğer ifadeyle, İdarenin, söz konusu konutları satın almak için alt gelir ve yoksul grubundan birçok kişi sırada beklerken, bu konutları soydaşlarımıza uygun koşullarda tahsis etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır .
39) Kurumumuzca, başvuranın iddialarının, şikâyete konu edilen İdarenin açıklamalarının ve
ilgili mevzuat hükümleri ile gönderilen bilgi, belge ve kayıtların birlikte değerlendirilmesi neticesinde; (e) 1989 yılında Bulgaristan’ı terk eden soydaşlarımız için yürütülen
“göçmen konutları projesi” kapsamında 1991 yılında İstanbul ili için konut müracaatında bulunduğu; diğer yandan, söz konusu dönemde ilgili İdareye sunduğu bilgiler çerçevesinde, hem Göçmen
Konutları Dağıtım Esasları Yönergesi’ne göre düşük puan alan hem de söz konusu konut için düşük bir başvuru bedeli yatırarak ilgili Yönergeye göre 5’inci derecede tahsis önceliği alan (e)
belirtilen göçmen konutları için 44.452 soydaşın istenilen başvuru bedelini yatırarak müracaatta bulunması nedeniyle Devletimiz tarafından bu dönemde inşa edilen sınırlı sayıdaki (toplamda 23.531) göçmen konutundan birine sahip olamadığı; zaten göçmen konutlarından sorumlu
Devlet Bakanlığının 13/ 05/ 1992 tarihli talimatı ile “hak sahibi belirleme çalışmalarının tamamlandığını” duyurduğu; fakat adı geçen başvuranın, hak sahibi belirleme çalışmaları tamamlanmış olmasına rağmen başvuru bedelinin (yatırdığı peşinatın) iadesini ilgili İdareden talep etmediği; buna ilaveten, adı geçenin başvuru bedelini iade almayanlar için 2000, 2001 ve 2002 yıllarında yapılan yeni düzenlemelerden de ( 245, 250 ve 260 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliğleri ile sunulan hazineye ait arsa/arazi imkânlarından da) yararlanmadığı; bununla birlikte, adı geçenin 27/ 11/ 2008 tarihinde kabul edilen 5819 sayılı İskân Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun’un 1’inci maddesi ile getirilen yeni düzenleme kapsamında, Toplu Konut İdaresi
Başkanlığı’nın alt gelir grubu ile yoksullara yönelik İstanbul’daki sosyal konut projelerinden yararlandırılmak için 24/ 04/ 2009 tarihli dilekçe ile ilgili İdareye başvuruda bulunduğu; bu kapsamda, 23/ 07/ 2018 tarihinde İstanbul Bakırköy 5. Noteri huzurunda gerçekleştirilen kurada (e)
(yedek listeden) İstanbul ili Başakşehir ilçesi Kayabaşı Projesi’nden konut isabet etmiş olduğu; asil alıcının belirtilen sürede satış sözleşmesini imzalamaması nedeniyle bu konuttaki alım hakkının yedek alıcı olan (e) geçtiği ve kendisine 15- 19 Ekim 2018 tarih aralığında satış sözleşmesinin imzalanması gerektiği, sözleşmeyi imzalamaması halinde ise konut talebinden vazgeçmiş sayılacağı hususlarını içeren resmi tebligatın yapıldığı; fakat başvuranın, bilerek ve isteyerek, gayrimenkul satış sözleşmesini imzalamadığı; böylelikle de konut alma talebinden bizzat kendisinin vazgeçtiği anlaşıldığından, başvuranın “İdarenin kendisini 28 yıldır oyalayarak, hakkı
23 / 24olan göçmen konutunu teslim etmediği” yönündeki iddiasının haklılık içermediği ve REDDİ
GEREKTİĞİ sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
40) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin
Kurumumuzun bilgi ve belge taleplerine zamanında ve gerekçeli olarak cevap verdiği; bu çerçevede, iyi yönetim ilkeleri arasında sıralanan “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” , “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı memnuniyetle gözlenmiştir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
41) 6328 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana
tebliğ tarihinden itibaren, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın başvurana yönelik tesis ettiği eylem ve işlemlere karşı (mevcut ise) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; söz konusu idari eylem ve işlemlere karşı Ankara
İdare Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, BAŞVURANA ve ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI TOPLU KONUT
İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi