|
ÖZET: Başvuru, İzmir İli, Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesi’nde yaklaşık 20 yıldır sanayi yapılaşmasının bulunduğu bir bölgenin, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında sanayi alanı olarak ilan edilmesi talebini içermektedir. Başvuran, bu alanda yüzlerce fabrikanın bulunduğunu, istihdam sağladığını ve ihracat yaparak ülke ekonomisine katkıda bulunduğunu belirtmiştir. Ancak, mevcut planda bu alanın tarımsal ve ağaçlandırılacak alan olarak tanımlandığını, birçok fabrikanın ruhsatsız ve kaçak olarak faaliyet gösterdiğini ifade etmiştir. Başvuru, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bornova Belediyesi’nin, bu durumu çözmek yerine yıkım kararları vererek sorunları derinleştirdiğini iddia etmektedir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, başvurunun değerlendirilmesi gerektiğini, ancak 1/100.000 ölçekli plan değişikliklerinin yetkisinin kendilerine ait olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, sanayi alanı ihtiyacının tespiti için ilgili kurumların görüşlerinin alınması gerektiği vurgulanmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mevcut planların üst ölçekli plan kararlarına aykırı olamayacağını ve bu nedenle başvuruya ilişkin bir işlem yapamayacaklarını ifade etmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebinin hukuki çerçevede değerlendirilebilmesi için gerekli belgelerin ilgili bakanlıklara sunulması gerektiği belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/89826-S.20.98484
BAŞVURU NO : 2020/79591
KARAR TARİHİ : 21/12/2020
TAVSİYE KARARI
İ
BAŞVURUYA KONU İDARE : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Bornova Belediye Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına itiraz ederek, işletmesinin bulunduğu bölgenin sanayi alanı ilan edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 29/06/2020
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran, İzmir İli, Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesi sınırları içerisinde yaklaşık yirmi yıldır sanayi yapılaşması oluştuğunu ve bu alanda yüzlerce fabrika binası yapılarak birçok kişiye istihdam sağlandığını, bu fabrikaların ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sağladığını, fabrikaların yapıldığı 1/100.000’lik planda tarımsal alan ve ağaçlandırılacak alan olarak planlandığını, bu taşınmazların çoğunun tapuda zeytinlik, tarla veya bahçe vasfında olduğunu, mevcut durumda bahse konu taşınmazlar üzerinde zeytin ya da başka bir ağaç bulunmamakla birlikte fabrika binalarının bulunduğunu, fabrika binalarının bir kısmının imar affından faydalanmasına rağmen çoğu fabrikanın kaçak ve ruhsatsız durumda faaliyetlerine devam ettiğini, fabrika sahiplerinin yapılan yapılara ruhsat almaya çalıştığını, İzmir
Büyükşehir Belediyesi ve Bornova Belediyesinin 1/100.000’lik plana atıf yaparak çözüm odaklı değil, kaçak yapı cezası ve yıkım kararı vererek çoğu fabrikanın çalışmalarına engel oluşturduğunu, belediyelerin problemleri çözmek yerine yirmi yıldır biriken sorunlara göz yumduğunu, Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün “Zeytincilik Kanununu” öne sürüp mevcutta olmayan zeytini korumaya çalıştığını iddia edip 1/100.000’lik planda değişiklik yapılarak bölgenin sanayi alanı ilan edilerek fabrikaların yasal hale getirilmesini ve sorunun çözülmesini talep etmektedir.
II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü’ne ilettiği cevabi yazıda; i
“ tarafından ‘1/100.000’lik planda değişiklik yapılarak İzmir İli, Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesi’nin sanayi alanı ilan edilerek fabrikaların yasal hale getirilmesi’ talebiyle
Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Yapılan başvuru ile ilgili olarak Kamu Denetçiliği Kurumu’ndan alınan 19/08/2020 tarihli ve S.20. sayılı bilgi ve belge talep yazısı ilgisi nedeniyle ilişikte gönderilmektedir.
Söz konusu Kamu Denetçiliği Kurumu yazısının gereği yerine getirilerek sonucundan adı geçen
Kuruma ve Başkanlığımıza bilgi verilmesi hususunda bilgi edinilmesini ve gereğini arz ederim…”, şeklinde ifade edilmiştir.
3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Bornova Belediye
Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda;
“İlgi (a) yazınız ile Sayın ‘ın İzmir İli, Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesi’nde yer alan sanayi tesislerinin mevcut 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında tarımsal alan ve ağaçlandırılacak alan kullanım kararlarına isabet etmesi nedeniyle uğradıkları mağduriyetin giderilmesine yönelik olarak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Bornova Belediye
Başkanlığı tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı yönündeki başvuruları tarafımıza iletilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir. Konuya ilişkin olarak ilgi (b) yazımız ile kurumunuza, ilgi (c) yazımız ile de Sayın ‘a bilgilendirme yapılarak, söz konusu talebin 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında gerçekleştirilecek değişiklik yada revizyon yolu ile çözüme kavuşturulabileceği, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında gerçekleştirilecek değişiklik yada revizyonların ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkisinde olduğu bilgileri iletilmiştir.
İlgi (ç) yazınızla Sayın tarafından aynı başvuru konusuyla kurumunuza tekrar başvuru yapılmış olduğu bilgisi tarafımıza iletilerek Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun
Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin ‘Dostane Çözüm’ başlıklı 33/A maddesi kapsamında idaremizce yapılabilecek bir işlem bulunup bulunmadığı hakkında bilgi ile diğer bilgi ve belgelerin tarafınıza iletilmesi talep edilmektedir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 7 nci maddesinin (b) bendinde Büyükşehir
Belediyesinin yetki ve sorumlulukları,
‘Çevre Düzeni Planına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ve 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar planı yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak…’ olarak tanımlanmakta olup, söz konusu tanımdan da anlaşılacağı üzere İzmir
Büyükşehir Belediye Başkanlığının ve Bornova Belediye Başkanlığının 1/100.000 ölçekli Çevre
Düzeni Planı kararlarının değiştirilmesi yönünde herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır.
1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planlarının ve söz konusu Çevre Düzeni Planlarında yapılacak değişikliklerin 644 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (Çevre ve Şehircilik
Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname) ile Çevre ve
Şehircilik Bakanlığının yetkisinde olduğu hüküm altına alınmıştır.
Dolayısıyla, ilgi (ç) yazınıza konu talep ve başvurunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından değerlendirilerek, ilgili kurum görüşlerinin de değerlendirilmesi yoluyla, Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı tarafından 23/06/2014 ve sonrasında 30/12/2014 tarihlerinde Bakanlık Makamı
Oluru ile onanan ve 16/11/2015 tarihli Bakanlık Makamı Oluru ile revize edilen 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında gerçekleştirilecek değişiklikle çözümlenebilecektir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ilgi yazınıza konu talep doğrultusunda gerekli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin / revizyonunun yapılarak onaylanması durumunda gerekli alt ölçekli nazım ve uygulama imar planı çalışmaları İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Bornova Belediye Başkanlığı tarafından sürdürülebilecektir. Dolayısıyla, ilgi (ç) yazınıza konu başvurunun yetki yönüyle Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiğinden, Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin ‘Dostane Çözüm’ başlıklı 33/A maddesi kapsamında idaremizce yapılabilecek bir işlem bulunmamaktadır…”, şeklinde ifade edilmiştir.
4.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda;
“İlgi yazıda özetle; Sayın ’ın kurumunuza sunduğu dilekçesinde İzmir İli, Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesi sınırları içerisinde yaklaşık yirmi yıldır sanayi yapılaşması oluştuğunu ve bu alanda yüzlerce fabrika binası yapılarak birçok kişiye istihdam sağlandığını, bu fabrikaların ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sağladığı, bu alandaki bazı fabrikaların kaçak ve ruhsatsız durumda faaliyetlerine devam ettiğini, 1/100.000’lik planda değişiklik yapılarak bölgenin sanayi alanı ilan edilerek fabrikaların yasal hale getirilmesinin talep edildiği belirtilerek, söz konusu talep hakkında yapılabilecek çalışma ve hukuksal durum hakkında bilgi ve belgeler talep edilmektedir.
Bakanlığımız kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen, 1 Numaralı
Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çerçevesinde; ülkemiz sanayisinin planlı şekilde gelişmesini sağlamak ve teşvik etmek amacıyla Endüstri Bölgeleri (EB), Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ve Sanayi Sitelerine (SS) yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bu bağlamda; EB ve OSB’nin kuruluşu, planlanması ve yapılaşmasına ilişkin iş ve işlemler yürütülmekte; planlı ve altyapısı hazır sanayi parselleri yatırımlar için arz edilmektedir. OSB’lerin faaliyetleri için gerekli olan ve Bakanlıkça uygun görülecek projelerin tamamına kadar olan kısmı ile sanayi sitelerinin altyapılarının tamamını ve üstyapı tesislerinin yüzde yetmişe kadar olan kısmı Bakanlığımızca kredi ile desteklenmektedir.
Bu kapsamda ilgili idarelerin yetki ve sorumluluğunda kalan tarımsal niteliği olan yerlerde kendiliğinden, denetimsiz olarak yapılaşan sanayi tesislerinin bulunduğu alanların sanayi alanına çevrilmesi konusunda Bakanlığımızca bir çalışma yapılması Bakanlığımızca yürütülen mevzuatlar kapsamında mümkün olmadığından söz konusu sorunun Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Bornova Belediye Başkanlığı tarafından
3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir…”, şeklinde ifade
edilmiştir.
5.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda;
“…İlgi (a) yazıda tarafından ‘İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapılarak İzmir İli, Bornova İlçesi, Gökdere
Mahallesi’nde yer alan fabrikaların yasal hale getirilmesi’ talebiyle Kamu Denetçiliği
Kurumuna başvuruda bulunulduğu belirtilerek söz konusu başvuru ile ilgili Kamu Denetçiliği
Kurumu’nun ilgi (b) yazısının gereği yerine getirilerek sonucundan adı geçen Kuruma ve
Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığına bilgi verilmesi talep edilmektedir.
İlgi (a) yazı eki ilgi (b) yazı ile talep edilen bilgilere ilişkin açıklamalarımız aşağıda maddeler halinde verilmektedir.
1.Mevcut durumda söz konusu olayda başvuranın talebine ilişkin olarak Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Dostane
Çözüm” başlıklı 33/A maddesi kapsamında, “Şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verilir.” hükmüne istinaden Bakanlığımızca şikayetçinin talebi ile ilgili olarak yapılacak bir işlem bulunup bulunmadığı bilgisinin verilmesi talep edilmektedir.
Başvuran tarafından ilgi (c) dilekçe ile İzmir İli, Bornova İlçesi, Gökdere
Mahallesi sınırları içerisinde, son 15-20 yılda sanayi alanlarının oluştuğu, çok sayıda fabrika yapıldığı ve istihdam alanlarının oluştuğu, bu fabrikaların bulunduğu alanların İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan ve tarım arazisi olarak planlandığı, bölgedeki taşınmazların zeytinlik ve tarla vasfında oldukları, bu fabrikaların bir kısmının imar barışından yararlandığı ancak büyük kısmının ruhsatsız ve kaçak olarak faaliyetlerine devam ettiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bornova Belediyesi tarafından faaliyetine devam eden söz konusu tesislere kaçak yapı cezası ve yıkım kararı vererek faaliyetlerine engel olduğu, adı geçen belediyelerin bu alanda alt ölçekli planlara konu edilebilmesi ve bölgede yer alan fabrikaların yasal hale getirilmesi için öncelikle İzmir-Manisa planlama bölgesi ölçekli çevre düzeni planında sanayi alanı amaçlı değişiklik yapılması talep edilmiştir.
Genel Müdürlüğümüzce 3194 sayılı İmar Kanunu ve bu kanuna istinaden çıkarılan Mekansal
Planlar Yapım Yönetmeliği hükümleri ile İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının hedef ve stratejileri kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda;
Gökdere Mahallesi’nin İzmir Çevre Yolu’nun doğu kesiminde kırsal yerleşme niteliği taşıyan ve
İzmir merkez kentle bütünleşme eğiliminde olan bir yerleşim olduğu, mahalle içerisinden geçen
Gökdere Caddesi üzerinde farklı sektörlerde faaliyet gösteren küçük ölçekli imalathanelerin yer aldığı, söz konusu tesislerin İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında genel arazi kullanım kararlan İtibariyle tarım arazisi ve ağaçlandırılacak alan olarak tanımlanan bölge içerisinde yer aldıkları, tapu vasıflarının genellikle zeytinlik vasfında olduğu, İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında;
“5.2. Geliştirme İlkeleri” başlığı altında,
“5.2.4. Endüstriyel gelişmelerin organize sanayi bölgeleri içine yönlendirilmesi, düzensiz gelişmiş endüstriyel alanlara organize nitelik kazandırılması.”, ilkesi ve mevzuata aykırı olarak yapılaşmış yapılarla ilgili olarak,
“7.15. Bu plan, mevzuata aykırı olarak yapılaşmış yapılar için herhangi bir hak oluşturmaz. Bu planın onayından önce aykırı olarak oluşmuş yapılaşmalar için mevzuat uyarınca ilgili idaresince işlem yapılır.” hükmü ile düzensiz yapılaşmış alanlara ilişkin,
“7.16. Bu planın onayından önce düzensiz olarak yapılaşmış alanların, çevreye olabilecek zararlarının azaltılması amacıyla sıhhileştirilmesi, yenilenmesi ve yaşanılabilir hale getirilmesi sağlanacaktır.”,
Genel hükmünün bulunduğu, çevre düzeni planının genel hedeflerinden bir tanesinin de plansız olarak gelişen bu tür sanayi faaliyetlerinin planlı alanlara yönlendirilmesi olduğu, İzmir İli sınırlan içerisinde 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu uyarınca ilan edilmiş Atatürk
OSB, Kemalpaşa OSB, Kemalpaşa Bağyurdu OSB, Tire OSB, Aliağa OSB, Bergama OSB, Kınık OSB, Torbalı OSB, Tekeli OSB, Pancar OSB, Bayındır OSB, Ödemiş OSB, Menemen
Plastik İhtisas OSB ve Menemen Deri OSB olmak üzere toplam 14 adet organize sanayi bölgesi bulunduğu, İzmir İlinde farklı bölgelerde küçük sanayi siteleri, konut dışı kentsel çalışma alanları, sanayi tesisleri ve depolama alanlarının yer alabildiği sanayi alanları, sanayi ve depolama alanları ve kentsel servis alanlarına ilişkin planlama kararlarının getirildiği, ayrıca
Gökdere Mahallesi’nin de içerişinde bulunduğu ve İzmir Merkez Kenti oluşturan en önemli ilçelerden birisi olan Bornova İlçesinde yer alan fabrikaların, mevcut durum itibariyle kent içinde kalmış sanayi alanları olduğu, çevre ve halk sağlığı açışından sakıncalar içerdiği, kentsel yerleşme alanları içerişinde ve çevresinde kalan sanayi tesislerinin, faaliyet türleri ve
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte yer alan müessese türlerine göre çevre düzeni planında yer alan sanayi alanlarına, sanayi ve depolama alanlarına, kentsel servis alanlarına veya 4562 sayılı Kanun uyarınca ilan edilen OSB alanlarına taşınmasının faydalı olacağının değerlendirildiği, bununla birlikte planlama bölgesi kapsamında sanayi alanı ihtiyacının ortaya çıkması durumunda, ilgili Büyükşehir Belediye Başkanlığı veya ilçe Belediye
Başkanlığı tarafından başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluş görüşleri ile ihtiyaç konusu yapılabileceği. ilgi dilekçede yer alan ve mevzuata aykırı olarak yapılaşmış söz konusu tesislerin bulunduğu alanda, İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı kapsamında tesis edilebilecek herhangi bir işlem bulunmadığı başvurana ilgi (ç) yazımız ile bildirilmiştir.
Başvuran tarafından aynı dilekçe ile Bakanlığımız Özel Kalem Müdürlüğüne başvurulmuş ve
Genel Müdürlüğümüzden konu ile ilgili değerlendirme yapılması talep edilmiştir. İlgi (d)
yazımız ile konu ile ilgili yapılan değerIendirmenin ilgilisine iletildiği bilgisi, Bakanlığımız
Özel Kalem Müdürlüğüne bildirilmiştir.
Son olarak başvuranın önceki dilekçeleri ile aynı içerikteki ilgi (e) dilekçesi Genel
Müdürlüğümüze iletilmiştir. İlgi (f) yazımız ile konuya ilişkin değerlendirmemizin ilgi (ç)
yazımız ile İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ve ilgilisine iletildiği bilgisi, başvurana, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ve Bakanlığımız Özel Kalem Müdürlüğüne bildirilmiştir.
Bu çerçevede;
1.İlgi (ç) yazımızda belirtildiği üzere, başvuranın talebine konu İzmir İli, Bornova İlçesinde yer alan fabrikaların bulunduğu alanda, sanayi alam ihtiyacının bulunduğuna dair, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Bornova Belediye Başkanlığı olmak üzere İlgili kurum kuruluş görüşlerinin, plan değişikliği gerekçe raporu ile birlikle sunulması halinde İzmir-Manisa planlama bölgesi ölçekli çevre düzeni planı kapsamında değerlendirme yapılması mümkündür. Buna rağmen geçen süre içerişinde başvuran tarafından
Genel Müdürlüğümüze belirlenen kapsam içerisinde başvuru yapılmamıştır.
2.Başvuranın talebi yerine getirilecekse belirlilik ilkesi gereği tarih vererek süreç hakkında bilgi verilmesi talep edilmektedir.
Başvuranın talebi başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Bornova Belediye Başkanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluş görüşlerinin, plan değişikliği gerekçe raporu ile birlikte sunulmadığından belirlilik ilkesi kapsamında tarih verilememektedir.
3.Başvuranın talebi ile ilgili olarak Bakanlığımızca “Dostane Çözüme” ulaşılamaması durumunda bunun hukuki gerekçelerine ilişkin bilgi verilmesi talep edilmektedir.
23/06/2014 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının genel stratejilerinden birisi de kent içerisinde kalan veya kentsel alanlarla bütünleşen sanayi alanlarının kent dışındaki alanlara taşınmasıdır. Bu amaçla İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında;
“7.19.Bu planın onayından önce kentsel yerleşme alanları içinde yer seçmiş ve imar planları mevzuata uygun olarak onaylanmış bulunan sanayi alanlarında, onaylı planlarında önerilen yapılaşma koşulları geçerli olup bu alanlarda hiçbir şekilde endüstriyel yapılaşmada yoğunluk artışı getirecek plan değişikliği/revizyonu ve ilavesi yapılamaz. Kentsel yerleşme alanları içinde veya kentsel yerleşme alanları ile bütünlük oluşturan konumda yer alan sanayi alanlarında bulunan tesislerin ekonomik ömrünü tamamlamasının ardından, anılan alanlarda bu planın koruma, gelişme ve planlama hedef ve ilkeleriyle çelişmeyen ve yerleşme için belirlenen kabul nüfusunu aşmayacak şekilde alt ölçekle hazırlanan kentsel yerleşme alam amaçlı imar planları bakanlığın uygun görüşünün alınması kaydıyla çevre düzeni planı değişikliğine gerek olmaksızın ilgili idaresince onaylanabilir. Onaylanan planlar veri tabanına işlenmek üzere sayısal ortamda bakanlığa gönderilir. Kentsel yerleşme alanı kullanımına dönüştürülen bu alanlar yeniden sanayi alanı olarak kullanılamaz.” genel hükmü düzenlenmiştir.
Söz konusu plan hükmü, planlama bölgesi dahilinde yer alan kentsel yerleşme alanları içerisinde mevcut durumda faaliyetlerine devam eden sanayi tesislerinin ekonomik ömürlerini dolduruncaya kadar, müktesep haklar çerçevesinde faaliyetlerine devam etmesini, ekonomik ömürlerini doldurduktan sonra ise çevre düzeni planında belirlenen sanayi alanlarına veya organize sanayi bölgelerine taşınmasını amaçlamaktadır. Planın bu kurgusuna karşı Bornova
İlçesi sınırlarında yer alan ve kent içinde kalan çok sayıda sanayi kuruluşunca İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali talebiyle Bakanlığımız aleyhine davalar açılmıştır. Bu davalarda gerek Danıştay 6. Daire Başkanlığınca gerekse Danıştay İdari
Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlar bahse konu çevre düzeni planının kurgusu lehinedir. Dolayısıyla kentsel alanlar içerisinde sanayi faaliyetlerine yer verilmemesi ve mevcut fabrikaların kentsel alanlardan uzaklaştırılmasına dair Bakanlığımızca İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında belirlenen stratejinin hukuka uygun olduğu mahkeme kararlan ile de sabittir. Başvuranın talebi İzmir İli, Gökdere Mahallesinde, kentsel alanlara bitişik konumda bir bölge olup bu bölgenin sanayi alanı olarak düzenlenmesi, İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının yukarıda açıklanan hedef ve stratejileri ile çelişmektedir. Açılan davalardan birisine ait olan mahkeme kararlan ekte gönderilmektedir.
Diğer yandan başvuranın talebi, yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırıdır. 3194 sayılı İmar
Kanunu’nun 32 nci maddesinde,
“Bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu durumu muttali olunması üzerine belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsala uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olun yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsal alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonucunda anlaşılırsa, mühür belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsala aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya İl İdare Kurulu kararım müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.” hükmü yer almaktadır.
Bununla birlikte İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kaçak yapılara ilişkin;
“7.15. Bu plan mevzuata aykırı olarak yapılaşmış yapılar için herhangi bir hak oluşturmaz. Bu planın onayından önce mevzuata aykırı biçimde yapılaşmış yapılar için mevzuat uyarınca ilgili idaresince işlem yapılır.” genel hükmü düzenlenmiştir.
Başvuranın başvurusuna konu İzmir İli, Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesinde yer alan fabrikalar plansız ve ruhsatsız biçimde oluştuğundan, bu alanın gerekçesiz biçimde İzmirManisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında sanayi alanı olarak düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Çevre düzeni planları, mevzuata aykırı biçimde oluşan yapılan yasal hale getirilmesinin bir aracı değildir.
4.Başvuranın talebi ile ilgili başkaca çözüm yollarının olup olmadığı hakkında bilgi verilmesi istenilmektedir.
Başvuranın talebi ile ilgili bir diğer çözüm yolu işe başvuranın başvurusunda belirtildiği üzere kaçak olarak yapılaşan ve düzensiz biçimde faaliyet gösteren söz konusu fabrikaların, faaliyet türleri ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte yer alan müessese türlerine göre çevre düzeni planında yer alan sanayi alanlarına, sanayi ve depolama alanlarına, kentsel servis alanlarına veya 4562 sayılı Kanun uyarınca ilan edilen OSB alanlarına taşınmasıdır.
5.Konuyla ilgili olarak daha önceden yapılan yazışmaların bir örneğinin gönderilmesi talep edilmektedir.
Başvuru konusu kapsamında yapılan tüm yazışmalar ekte gönderilmektedir.
6.Başvuru konusuna ilişkin Bakanlığımıza karşı açılmış yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış dava olup olmadığına İlişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmektedir.
Başvuru konusu alanla ilgili açılan bir dava bulunmamaktadır.
7.Başvuru konusuna ilişkin diğer tüm bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat hükümlerinin onaylı birer nüshalarının gönderilmesi talep edilmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği İzmir-Manisa planlama
bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının plan hükümleri ve plan açıklama raporu, kent içinde kalan sanayilerin taşınmasına ilişkin planlama stratejisine karşı açılan davaya ilişkin mahkeme karan ile konuya ilişkin tüm bilgi ve belgeler COVID-19 salgım nedeniyle dijital olarak ekte gönderilmektedir…”, şeklinde ifade edilmiştir.
6.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden İzmir Büyükşehir
Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda;
“İlgi yazınız ile Kurumunuza yapılan başvuruda Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesi sınırları içerisinde yaklaşık yirmi yıldır sanayi yapılaşması oluştuğunu ve bu alanda yüzlerce fabrika binası yapılarak birçok kişiye istihdam sağlandığını, bu fabrikaların ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sağladığını, fabrikaların yapıldığı söz konusu alanın 1/100.000 ölçekli Çevre
Düzeni Planında tarımsal alan ve ağaçlandırılacak alan olarak planlandığını, bu taşınmazların çoğunun tapuda zeytinlik, tarla veya bahçe vasfında olduğunu, mevcut durumda bahse konu taşınmazlar üzerinde zeytin ya da başka bir ağaç bulunmamakla birlikte fabrika binalarının bulunduğunu, fabrika binalarının bir kısmının imar affından faydalanmasına rağmen çoğu fabrikanın kaçak ve ruhsatsız durumda faaliyetlerine devam ettiğini, fabrika sahiplerinin yapılan yapılara ruhsat almaya çalıştığını, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bornova
Belediyesinin 1/100.000’lik plana atıf yaparak çözüm odaklı değil, kaçak yapı cezası ve yıkım kararı vererek çoğu fabrikanın çalışmalarına engel oluşturduğunu, belediyelerin problemleri çözmek yerine yirmi yıldır biriken sorunlara göz yumduğunu, Tarım ve Orman İl
Müdürlüğünün “Zeytincilik Kanununu” öne sürüp mevcutta olmayan zeytini korumaya çalıştığını iddia edip, söz konusu alanın yasal hale getirilmesi ve bu kapsamda sorunun çözülmesi adına bölgenin, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planda Sanayi Alanı olarak belirlenmesinin talep edildiği belirtilerek, Kurumunuz inceleme ve araştırmalarına veri teşkil etmek üzere konuya ilişkin bilgi ve belgelerin tarafınıza iletilmesi istenmiştir.
Yapılan incelemede, Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesi’nde yaklaşık 32 hektarlık 67 adet parselin bulunduğu bölgenin;
644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’nin 7 nci maddesi uyarınca 16/11/2015 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda; “Ağaçlandırılacak Alan”,”Orman Alanı” ve “Tarım Arazisi” kullanımlarında, ”Nehir/Dere” ile
“Enerji İletim Hattı”nda ve ”Üçüncü Derece Yol” güzergahında kaldığı,
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12/09/2012 tarih, 05.843 sayılı kararı ile uygun görülerek, Başkanlık Makamı’nca 08/10/2012 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir
Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı’nda; “Ağaçlandırılacak Alan”,”Orman Alanları” ve
“Tarım Alanları” kullanımlarında, “Enerji Nakil Hattı”nda ve “Köy Yolları” güzergahında yer aldığı,
Söz konusu bölgeye ilişkin 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli imar planlarının bulunmadığı, tespit edilmiştir.
Mevcut planlar yönüyle bilgisi aktarılan söz konusu alana ilişkin Kurumunuza iletilen başvuru kapsamında tarafınızca yapılacak inceleme ve araştırma çalışmaları kapsamında, ilgi yazınızda sırası ile ayrıntılı cevaplandırılması istenen bilgilerin Belediye Başkanlığımızın görev ve yetkileri kapsamındaki kısımları aşağıda cevaplandırılmıştır.
1.Mevcut durumda söz konusu olayda başvuranın talebine ilişkin olarak Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“DOSTANE ÇÖZÜM” başlıklı 33/A maddesi kapsamında,
“Şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verilir.” hükmüne istinaden idaremizce şikayetçinin talebi ile ilgili olarak yapılacak bir işlem bulunup bulunmadığı bilgisi istenmektedir.
İlgi yazınız ekinde iletilen başvuran başvurusunda, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı
Değişikliği yapılmasının talep edildiği belirlenmiş olup, 1 nolu Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesinin 102/c maddesi uyarınca,
“Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak,” Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlar
Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkileri arasında yer almaktadır. İzmir-Manisa Planlama
Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylandığından şu aşamada Belediye Başkanlığımız sorumluluğunda bir işlem bulunmamaktadır.
2.-3. 2 nci ve 3 üncü maddelere ilişkin bilginin 1 inci madde de açıklananlar kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından iletilmesi gerekmektedir.
4. Başvuranın talebi ile ilgili başkaca çözüm yollarının olup olmadığı hakkında bilgi istenmektedir.
1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102 nci maddenin 3 üncü fıkrasında,
“Birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen ulusal ve bölgesel nitelikteki fiziki planları Bakanlık yapar, yaptırır ve onaylar. Büyükşehir belediyeleri sınırları içerisindeki çevre düzeni planlarını büyükşehir belediyeleri, büyükşehir olmayan illerde ise Bakanlık yapar, yaptırır ve onaylar.” denildiği,
İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan Uygulama
Hükümlerinin 7.6. maddesinde,
“İzmir Büyükşehir Belediyesi, tarafından bu planın onama tarihinden önce onaylanmış olan çevre düzeni planının bu plana aykırı olmayan bölümleri geçerlidir…”denildiği,
6.3. maddesinde ise, “Bu plana aykırı olarak yapılan alt ölçekli planların ve uygulamaların saptanması halinde, Valilikler, bu işlemlerin iptalini ve uygun hale getirilmesini ilgili kurum veya kuruluşa bildirir. Aykırı uygulamaların düzeltilmemesi durumunda, bu durum Valilikler tarafından T.C. İçişleri Bakanlığı’na bildirilir.” denildiği belirlenmiştir.
Bu kapsamda, Belediye Başkanlığımızca hazırlanarak onaylanan ve yürürlükte bulunan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı’nın üst ölçekli plan kararlarına aykırı karar getirmesinin 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile planlama esasları ve ilkelerine aykırı olacağından plan hiyerarşisi gereğince öncelikli değerlendirmenin 1/100000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda yapılması gerekmektedir.
5. Konuyla ilgili olarak daha önceden yapılan yazışmalar varsa bunların bir örneğinin iletilmesi istenilmektedir.
Belediye Başkanlığımız kayıtları incelendiğinde; ada nolu parseller, ada parsel ve ada parsele ilişkin görüş yazılarımız tespit edilmiş olup, söz konusu belgeler yazımız ekinde iletilmektedir.
6. Başvuru konusuna ilişkin idarenize karşı açılmış yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış dava olup olmadığına ilişkin bilgi ve belgeler istenilmektedir.
Söz konusu alana ilişkin Belediye Başkanlığımızca görülmekte olan davaya veya yargı organlarınca karara bağlanmış herhangi bir mahkeme kararına arşiv kayıtlarımızda rastlanmamıştır…”, şeklinde ifade edilmiştir.
III.İLGİLİ MEVZUAT
7.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,
7.1.“Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,
7.2.“Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinde;
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir…”,
7.3.“Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde;
“Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”,
7.4.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
8.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
9.5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun,
9.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde;
“Bu Kanunun amacı, büyükşehir belediyesi yönetiminin hukukî statüsünü düzenlemek, hizmetlerin plânlı, programlı, etkin, verimli ve uyum içinde yürütülmesini sağlamaktır.”,
9.2.“Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde;
“Bu Kanun, büyükşehir belediyesiyle büyükşehir sınırları içindeki belediyeleri kapsar.”,
9.3.“Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 nci maddesinde;
“Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:
a)İlçe belediyelerinin görüşlerini alarak büyükşehir belediyesinin stratejik plânını, yıllık hedeflerini, yatırım programlarını ve bunlara uygun olarak bütçesini hazırlamak,
b)Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak.
c)Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak, 20.7.1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu
Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmak…
e) Belediye Kanununun 69 ve 73 üncü maddelerindeki yetkileri kullanmak…”,
10.03/07/2015 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanununun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla… İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor orta ve yükseköğrenim öğrenci yurtları; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır…
Belediyenin görev, sorumluluk ve yetki alanı belediye sınırlarını kapsar…”,
11.2872 sayılı Çevre Kanununun, “Çevrenin korunması” başlıklı 9 uncu maddesinde;
“Çevrenin korunması amacıyla…
b)Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir…”,
12.3194 sayılı İmar Kanununun, “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır.
Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır…
Çevre düzeni planı; varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen, bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plandır…
Mekânsal Strateji Planı; ekonomik, sosyal politikalar ve çevre politikaları ile stratejilerini mekânla ilişkilendirerek fiziki gelişmeyi ve sektörel kararları yönlendiren, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde hazırlanan, raporu ile bütün olan plandır…”, hükümlerine amirdir.
IV.KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
13.İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin
“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14.Başvuran, İzmir İli, Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesi sınırları içerisinde yaklaşık yirmi yıldır sanayi yapılaşması oluştuğunu ve bu alanda yüzlerce fabrika binası yapılarak birçok kişiye istihdam sağlandığını, bu fabrikaların ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sağladığını, fabrikaların yapıldığı 1/100.000’lik planda tarımsal alan ve ağaçlandırılacak alan olarak planlandığını, bu taşınmazların çoğunun tapuda zeytinlik, tarla veya bahçe vasfında olduğunu, mevcut durumda bahse konu taşınmazlar üzerinde zeytin ya da başka bir ağaç bulunmamakla birlikte fabrika binalarının bulunduğunu, fabrika binalarının bir kısmının imar affından faydalanmasına rağmen çoğu fabrikanın kaçak ve ruhsatsız durumda faaliyetlerine devam ettiğini, fabrika sahiplerinin yapılan yapılara ruhsat almaya çalıştığını, İzmir Büyükşehir
Belediyesi ve Bornova Belediyesinin 1/100.000’lik plana atıf yaparak çözüm odaklı değil, kaçak yapı cezası ve yıkım kararı vererek çoğu fabrikanın çalışmalarına engel oluşturduğunu, belediyelerin problemleri çözmek yerine yirmi yıldır biriken sorunlara göz yumduğunu, Tarım ve Orman İl Müdürlüğünün “Zeytincilik Kanununu” öne sürüp mevcutta olmayan zeytini korumaya çalıştığını iddia edip 1/100.000’lik planda değişiklik yapılarak bölgenin sanayi alanı ilan edilerek fabrikaların yasal hale getirilmesini ve sorunun çözülmesini talep ettiği tespit edilmiştir.
15.Bornova Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü’nün Kurumumuza verdiği cevabi yazı tetkik edildiğinde, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 7 nci maddesinin (b) bendinde Büyükşehir Belediyesinin yetki ve sorumlulukları tanımlandığı; söz konusu tanımdan da anlaşılacağı üzere İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının ve Bornova Belediye
Başkanlığının 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı kararlarının değiştirilmesi yönünde herhangi bir yetkisi bulunmadığı; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarının ve söz konusu çevre düzeni planlarında yapılacak değişikliklerin 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname) ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yetkisinde olduğu hüküm altına alındığı; başvurunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği; ilgili kurum görüşlerinin de değerlendirilmesi yoluyla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 23/06/2014 ve sonrasında 30/12/2014 tarihlerinde Bakanlık Makamı Oluru ile onanan ve 16/11/2015 tarihli Bakanlık Makamı Oluru ile revize edilen 1/100.000 ölçekli İzmirManisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında gerçekleştirilecek değişiklikle çözümlenebileceği; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ilgi yazınıza konu talep doğrultusunda gerekli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin / revizyonunun yapılarak onaylanması durumunda gerekli alt ölçekli nazım ve uygulama imar planı çalışmaları
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Bornova Belediye Başkanlığı tarafından sürdürülebileceği; idarenin yapılabilecek bir işlem bulunmadığı ifade ettiği tespit edilmiştir.
16.Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü’nün Kurumumuza verdiği cevabi yazı tetkik edildiğinde, bu kapsamda ilgili idarelerin yetki ve sorumluluğunda kalan tarımsal niteliği olan yerlerde kendiliğinden, denetimsiz olarak yapılaşan sanayi tesislerinin bulunduğu alanların sanayi alanına çevrilmesi konusunda Bakanlıkça bir çalışma yapılması Bakanlıkça yürütülen mevzuatlar kapsamında mümkün olmadığı; söz konusu sorunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Bornova
Belediye Başkanlığı tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesinin gerektiği ifade ettiği tespit edilmiştir.
17.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü’nün
Kurumumuza verdiği cevabi yazı tetkik edildiğinde, başvuranın talebine konu İzmir İli, Bornova İlçesinde yer alan fabrikaların bulunduğu alanda, sanayi alam ihtiyacının bulunduğuna dair, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanlığı ve Bornova Belediye Başkanlığı olmak üzere ilgili kurum kuruluş görüşlerinin, plan değişikliği gerekçe raporu ile birlikle sunulması halinde İzmir-Manisa planlama bölgesi ölçekli çevre düzeni planı kapsamında değerlendirme yapılması mümkün olduğu; buna rağmen geçen süre içerişinde başvuran tarafından Genel Müdürlüğe belirlenen kapsam içerisinde başvuru yapılmadığı; başvuranın başvurusuna konu İzmir İli, Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesinde yer alan fabrikalar plansız ve ruhsatsız biçimde oluştuğundan, bu alanın gerekçesiz biçimde İzmir-Manisa planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında sanayi alanı olarak düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı; başvuranın talebi ile ilgili bir diğer çözüm yolu işe başvuranın başvurusunda belirtildiği üzere kaçak olarak yapılaşan ve düzensiz biçimde faaliyet gösteren söz konusu fabrikaların, faaliyet türleri ve
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte yer alan müessese türlerine göre çevre düzeni planında yer alan sanayi alanlarına, sanayi ve depolama alanlarına, kentsel servis alanlarına veya 4562 sayılı Kanun uyarınca ilan edilen OSB alanlarına taşınması gerektiği ifade ettiği tespit edilmiştir.
18.İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı’nın
Kurumumuza verdiği cevabi yazı tetkik edildiğinde, yapılan incelemede, Bornova İlçesi, Gökdere Mahallesi’nde yaklaşık 32 hektarlık 67 adet parselin bulunduğu bölgenin; 644 sayılı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’nin 7 nci maddesi uyarınca 16/11/2015 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda; “Ağaçlandırılacak Alan”,”Orman Alanı” ve “Tarım Arazisi” kullanımlarında, ”Nehir/Dere” ile
“Enerji İletim Hattı”nda ve ”Üçüncü Derece Yol” güzergahında kaldığı; İzmir Büyükşehir
Belediye Meclisi’nin 12/09/2012 tarih, 05.843 sayılı kararı ile uygun görülerek, Başkanlık
Makamı’nca 08/10/2012 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre
Düzeni Planı’nda; “Ağaçlandırılacak Alan”, “Orman Alanları” ve “Tarım Alanları” kullanımlarında, “Enerji Nakil Hattı”nda ve “Köy Yolları” güzergahında yer aldığı; söz konusu bölgeye ilişkin 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli imar planlarının bulunmadığı; başvuran başvurusunda, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği yapılmasının talep edildiği belirlendiği; 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102/c maddesi uyarınca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlar Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkileri arasında yer aldığı; İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylandığından şu aşamada Belediye
Başkanlığının sorumluluğunda bir işlem bulunmadığı; bu kapsamda, Belediye
Başkanlığınca hazırlanarak onaylanan ve yürürlükte bulunan 1/25.000 ölçekli İzmir
Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı’nın üst ölçekli plan kararlarına aykırı karar getirmesinin 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile planlama esasları ve ilkelerine aykırı olacağından plan hiyerarşisi gereğince öncelikli değerlendirmenin 1/100000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda yapılması gerektiği ifade ettiği tespit edilmiştir.
19.Anayasada, Devletin temel amaç ve görevleri arasında kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak sayılmıştır.
20.Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri
“belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, kanun düzenlemelerinin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu tedbirler içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlikle bağlantılı olup birey hangi somut eylem ve olguya hangi hukuki müeyyidenin veya neticenin bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Birey ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını belirler. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
(Anayasa Mahkemesi 26.12.2013 gün ve E.2013/67, K2013/164)
21.Anayasada, herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevi olduğunu belirtmiştir.
22.Anayasada, Devletin, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği hüküm altına alınmıştır.
23.5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun, amacının; büyükşehir belediyesi
yönetiminin hukukî statüsünü düzenlemek, hizmetlerin plânlı, programlı, etkin, verimli ve uyum içinde yürütülmesini sağlamak olduğu; kapsamının; büyükşehir belediyesiyle büyükşehir sınırları içindeki belediyeleri olduğu hükmedilmiştir.
24.5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununda, Büyükşehir Belediyelerinin görev ve
yetkileri sayılmıştır. Büyükşehir Belediyelerinin görev ve yetkileri arasında; ilçe belediyelerinin görüşlerini alarak büyükşehir belediyesinin stratejik plânını, yıllık hedeflerini, yatırım programlarını ve bunlara uygun olarak bütçesini hazırlamak; çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak; kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak; Belediye Kanununun 69 ve 73 üncü maddelerindeki yetkileri kullanmak şeklinde Büyükşehir Belediye Kanununda sayılmıştır.
25.Belediye Kanununda, belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapılarını; coğrafî ve kent bilgi sistemlerini ya kendisinin yapacağını ya da yaptırabileceğini hükmedilmiştir.
26.2872 sayılı Çevre Kanununun, “Çevrenin korunması” başlıklı 9 uncu maddesinde
çevrenin korunması amacıyla bazı kurallar belirlenmiştir.
27.Çevre düzeni planı, İmar Kanununda tanımlanan planlar arasında yer alan bir plandır. Çevre düzeni planı ihtiyaçları karşılayacak şekilde hazırlandığında, imar planlama faaliyetlerinin kamu yararına uygun gelişmesini sağlayacaktır. Çevre düzeni planı, mekânsal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçek planlarını yönlendirmesi bakımından önemlidir. Çevre düzeni planı, genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirlemesinden dolayı önem arz eder.
28.Kamu hizmetlerinin vatandaşlar için yaşamsal bir önemi bulunmaktadır. Kamu hizmetinin, halkın beklentileri doğrultusunda sunulması ve hizmet alıcılarının maddi ve manevi bakımdan tatmin edilmeleri, kamu idarelerinin hızlı hareket edebilmelerine ve isabetli kararlar alabilmelerine bağlıdır.
29.Kamu hizmetlerinin sunulmasında belirli standartların yakalanması için tüm kamu görevlilerinin uyması gereken kurallar belirlenmiştir.
30.Anayasa Mahkemesi’nin 18/10/2003 tarihli ve E.2003/67, K.2003/88 sayılı kararında:
“Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir devlette hukuk güvenliğinin sağlanması hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullardandır. Bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanması zorunludur. Devlet açık ve belirgin hukuk kurallarını yürürlüğe koyarak bunları uyguladığı zaman hukuk güvenliği sağlanır.” belirtilmektedir.
31.Buna göre ve Anayasa Mahkemesi kararında da ifade edildiği gibi, hukuk devletinin unsurlarından olan “hukuki güvenlik” ilkesi gereği, devlet faaliyetlerinin önceden tahmin edilebilir, öngörülebilir olması gerekmekte olup, takdir yetkisini zorlayan ve keyfiliğe yol açacak kurallara yer vermemelidir. “Belirlilik” ilkesinin gereği ise, maddi hukuk ve usul kurallarının önceden öngörülebilir bir açıklıkta ve kişilerin haklı beklentilerini bariz şekilde bertaraf etmeyecek düzenlemeler yapılmasını gerektirir. Aksi takdirde, verilen yetkilerin sınırlan belirsiz olup takdir keyfiliğe dönüşmesine neden olur ve yasanın verdiği ucu açık yetki kullanımıyla tesis edilen işlemlerin hukuki denetimi de yasa engeli sebebiyle gereği gibi yapılamaz.
32.Hukuk devletinin unsurları, doktrinde de belirlenmiş olup, bunlardan konuyla ilgili iki tanesi
“hukuki güvenlik” ve “belirlilik” ilkeleridir. Bireyin devlete güven duyması, ancak hukuki güvenliğin sağlandığı bir hukuk devleti düzeninde mümkün olabilecektir. Anayasada öngörülen temel ve hürriyetlerin kullanılması ve insan haklarının insan hayatına egemen kılması için
Devlet, bireylerin hukuka olan inançlarını ve güvenlerini korumakla yükümlüdür.
33.Danıştay 6 ncı Dairesinin 09/10/2019 tarihli ve E.2016/3617, K.2019/8831sayılı
kararında:
“Davacı tarafından dava konusu planın tümüne yönelik olarak itirazlar ileri sürülmüş ise de, inceleme davacıya ait taşınmaza getirilen kullanım ve bu kullanıma ilişkin plan notları açısından yapılmış, diğer iddiaları ise planın 1/100.000 ölçekte çevre düzeni planı olması ve davacının bu planla ilişkisinin taşınmazıyla sınırlı bulunması nedeniyle yerinde görülmemiştir…
Davalı idarece uyuşmazlığa konu taşınmazların dava konusu çevre düzeni planında kullanım kararının değişmediği ve davacının davayı açmakta menfaatinin bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği ileri sürülmüşse de, davacı tarafından taşınmazın kentsel yerleşik alanda kalmasına itiraz edildiği, dava konusu planda taşınmazın kentsel yerleşik alanda gösterildiği dolayısıyla davacının davayı açmakta menfaatinin etkilenmeye devam ettiği anlaşıldığından davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir…
Kentsel yerleşme alanlarında organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, serbest bölgeler sanayi tesisleri ile endüstriyel hammadde ve mamul ürünlerinin açık ya da kapalı olarak depolanacağı tesisler yer alamaz. Kentsel yerleşik alanlarda var olan sanayi tesisleri ekonomik ömrü dolduğunda sanayi alanlarına taşınacaktır. Bu planda kentsel yerleşme alanları için belirtilmiş olan nüfus kabulü esas olmak üzere kentsel yerleşmeler içindeki yoğunluk dağılımı imar planlarında yapılacaktır. İmar planında yer alacak nüfus o yerleşme için bu planla getirilen toplam nüfus kabulünü aşamaz ” kuralı yer almıştır…
Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle sadece fiziki kullanım kararları içermemektedir. Dolayısıyla, dava konusu 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Çevre Düzeni Planında belirlenen arazi kullanım kararları, niteliği itibariyle çevre kirliliğinin oluşmadan önce önlenebilmesi ve sağlıklı çevrenin oluşturulmasına yönelik hedef, ilke, strateji ve politikaları sağlayacak plan kararları olup, bu yönüyle söz konusu plana dayanılarak yapılacak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda öngörülen ve parsel bazında fiziki kullanım durumunu belirleyen arazi kullanım kararlarından farklılık arz ettiği kuşkusuzdur.
Bu bakımdan davacının dava dilekçesinde soyut biçimde alt ölçekli planlara ilişkin olarak ileri sürdüğü iddialar dava konusu planla ilgili olmadığından ve ölçeği gereği dava konusu planın konusunu oluşturmadığından yerinde görülmemiştir.
Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.
Bu amaç çerçevesinde, çevre düzeni planı ölçeğinde hangi usül ve esaslara göre planlama yapılacağı ayrıntıları ile ilgili Kanun ve Yönetmeliklerde düzenlenmiştir.
Bir bölgede önceki plan kararları ile belli bir amaca yönelik tanımlama yapılmış olması o bölgenin tamamının amacı, kapsamı, niteliği ve esasları ilgili mevzuatta belirlenmiş olan çevre düzeni planında aynı amaca tahsis edileceği sonucunu doğurmaz.
Dava konusu planda, ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olamayacağı, bölge ve havza bazında mevzuata uygun olarak planlama yapıldığı, koruma kullanma dengesinin gözetilmesi gerektiği alanlarda yapılaşmalarda keyfiliğin önlenmesi ve azami ölçüde korumanın sağlanması için alt ölçekli plan kararlarına esas olacak yapılaşma şartlarını ortaya koyan genel arazi kullanım kararlarının üretildiği görüldüğünden bu kapsamda uyuşmazlığa konu leke planda davaya konu taşınmazın kentsel yerleşik alan sınırları içerisinde gösterilmesinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır.
Kaldı ki, plan notlarında belirtildiği gibi bu planın onayından önce mevzuata uygun olarak onaylanmış imar planları ve mevzi imar planlarının geçerli olduğu, bu planlarda yapılacak değişikliklerin koşula bağlandığı ve bu planlar uyarınca yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı ve bu ruhsatlara uygun olarak faaliyetlerin sürdürüldüğü yapıların bulunduğu alanlarda bu kullanımların devamına da olanak sağlandığı gibi var olan sanayi tesislerinin ekonomik ömürlerini doldurana kadar faaliyette bulunacakları, ekonomik ömürleri dolduğunda sanayi alanlarına taşınacağı da açıktır.” belirtilmektedir.
34.Başvuran tarafından İzmir İli, Bornova İlçesinde yer alan fabrikaların bulunduğu alanda, sanayi alan ihtiyacının bulunduğuna dair, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Bornova Belediye Başkanlığı olmak üzere ilgili kurum kuruluş görüşlerinin, plan değişikliği gerekçe raporu ile birlikle sunulması gerektiği tespit edilmiştir.
35.Başvuran tarafından tespitte yapılan çalışmasının tamamlanmasından sonra Çevre ve
Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından İzmir-Manisa planlama bölgesi ölçekli çevre düzeni planı kapsamında değerlendirmenin ivedilikle yapılıp sonuçlandırılmasının gerektiği tespit edilmiştir.
36.Yukarıda bahsedilen çerçevede; mevzuat hükümleri, idarenin cevabı ve başvuranın talepleri doğrultusunda, kamu hizmetinin verilirken “saydamlık”, “hesap verilebilirlik”, “öngörülebilirlik”, “belirlilik” gibi ilkeleri de göz önünde bulundurarak, başvuran tarafından İzmir İli, Bornova İlçesinde yer alan fabrikaların bulunduğu alanda, sanayi alan ihtiyacının bulunduğuna dair, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İzmir
Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Bornova Belediye Başkanlığı olmak üzere ilgili kurum kuruluş görüşlerinin, plan değişikliği gerekçe raporu ile birlikle sunulması halinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından “İzmir-Manisa
Planlama Bölgesi Ölçekli Çevre Düzeni Planı” kapsamında değerlendirmenin ivedilikle yapılıp sonuçlandırılması için gerekli işlemlerin ivedilikle tesis edilmesi gerekir.
B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
37.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
38.14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara
İdare Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.
VII.KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuran tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, İzmir Büyükşehir Belediye
Başkanlığına ve Bornova Belediye Başkanlığına başvuru konusu hakkında görüş, plan değişikliği ve gerekçe raporu ile ilgili olarak başvurmasından sonra rapor hazırlaması için gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda SANAYİ ve TEKNOLOJİ
BAKANLIĞINA, İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve BORNOVA
BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
İlgili idarelerce hazırlanan bu raporların kamu hizmetinin verilirken “saydamlık”, “hesap verilebilirlik”, “öngörülebilirlik”, “belirlilik” gibi ilkeleri de göz önünde bulundurarak, “İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Ölçekli Çevre Düzeni Planı” kapsamında değerlendirmenin ivedilikle yapılması ve sonuçlandırılması için gerekli işlemlerin tesis edilmesi hususunda ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI MEKANSAL
PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından
bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA, ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI MEKANSAL
PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE, SANAYİ ve TEKNOLOJİ BAKANLIĞINA, İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve BORNOVA BELEDİYE
BAŞKANLIĞINA TEBLİĞİNE,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi