|
ÖZET: Bu karar, bir polis memurunun görev sırasında yaralanması nedeniyle nakdi tazminat talebinin reddine ilişkin hukuki uyuşmazlığı incelemektedir. Başvuran, 01/11/2018 tarihinde durdurduğu araçta bulunan şahısların mukavemeti sonucu yaralandığını belirterek, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında tazminat talep etmiştir. Ancak Nakdi Tazminat Komisyonu, yaralanmanın görev nedeniyle meydana geldiğine dair illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir.
Danıştay, 2330 sayılı Kanun’un, iç güvenlik ve asayişin korunması amacıyla görevli olanların yaralanmaları durumunda tazminat ödenmesini öngördüğünü, bu nedenle başvuranın yaralanmasının görev sırasında gerçekleştiğini ve kendi kastının bulunmadığını tespit etmiştir. Dolayısıyla, başvuranın tazminat talebinin reddinin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiş ve İçişleri Bakanlığı’na tazminat ödenmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, güvenlik görevlilerinin görevleri sırasında maruz kaldıkları yaralanmaların tazminat kapsamına alınması gerektiğini vurgulamaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/12227-S.22.18684
BAŞVURU NO : 2022/2977
KARAR TARİHİ : 22/09/2022
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarih ve / sayılı kararı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 24/02/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; polis memuru olarak görev yaptığını, Antalya ilinde, 01/11/2018 tarihinde, saat 16.20 sularında, durumundan şüphelenerek durdurdukları araçta bulunan şahısların mukavemeti neticesinde yaralandığını, bunun üzerine 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve alt mevzuatı kapsamında nakdi tazminat talebinde bulunduğunu, ancak; Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarihli ve / numaralı kararıyla tazminat talebinin reddine karar verildiğini, bu kararın ilgili mevzuata usul ve esas yönünden aykırılık teşkil ettiğini iddia ve ifade ederek Nakdi Tazminat
Komisyonunun 04/10/2021 tarihli ve / numaralı kararının iptalini ve mahrum kaldığı nakdi tazminatın yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İçişleri Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 15/04/2022 tarih ve Esayılı yazısı ve eklerinde özetle; başvuran, Antalya ilinde 01/11/2018 tarihinde durumundan şüphelenilerek durdurulan araç sürücüsünün mukavemeti neticesi yaralandığından bahisle nakdi tazminat talebinde bulunmuş ise de 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu kanuna dayalı olarak çıkartılan Yönetmelik gereğince, nakdi tazminat verilebilmesi için görevin iç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğinin sağlanmasına özgü bir nitelik taşıması, yaralanmanın görevin neden ve etkisinden kaynaklanması gerektiği, ancak; adı geçenin bahse konu olay hakkında Meydan Polis Merkezi Amirliğinde vermiş olduğu şikayetçi ifade tutanağında; “…beni ve yanımdaki arkadaşımı tehdit eden küfür ve hakaretlerde bulunan ve görevimizi yapmamızı
engelleyen…” şeklinde beyanda bulunduğu ve herhangi bir yaralanmasından bahsetmediği, ayrıca adı geçenin, bahse konu olay hakkında yargılama yapan Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/01/2021 tarih ve 9 sayılı kararındaki ifadesinde; “…çevredeki kalabalıktan cesaret alan sanık ile yanındaki iki kadın görevimizi engellemek amacıyla bizim üzerimize yürüdü, bu şekilde yaralandık…” hususlarını ifade ettiği, kendisine yönelik olarak herhangi bir fiziki müdahaleden bahsetmediği, sadece yaralanmadan bahsettiği, bir kişinin herhangi bir müdahale olmaksızın yaralanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun değerlendirildiği, bu kapsamda Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden almış olduğu 01/11/2018 tarih ve sayılı raporda belirtilen durumun bahse konu olaydan dolayı meydana geldiğine dair illiyet bağı kurulamadığından, adı geçenin nakdi tazminat talebinin Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarih ve / sayılı kararıyla reddedildiği, emniyet mensuplarının olağan görevlerinden kaynaklı yaralanmaların 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek bu Kanun’daki nakdi tazminata ilişkin hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, aksini kabulün, emniyet personelinin bütün yaralanmalarının, hangi vazifeden kaynaklandığına ve nasıl meydana geldiğine bakılmaksızın, 2330 sayılı
Kanun kapsamında değerlendirilmesi sonucunu doğurur ki bu durumun Kanun’un düzenleniş amacına aykırılık teşkil edeceğinin açık olduğu belirtilmiş, ayrıca olaya ilişkin Görev Listesi, Tutanak, Şikayetçi
İfade Tutanağı, Sağlık Kurulu Raporu, Mahkeme Kararı ve Nakdi Tazminat Komisyonu Kararı ile birlikte ilgili bütün belgeler Kurumumuza gönderilmiştir.
3. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 31/08/2022 tarih ve Eayılı yazısı ve eklerinde özetle;
3.1. Nakdi tazminat talep işlemlerinin, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu Kanun’a dayalı olarak çıkartılmış olan Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yürütüldüğü, EGM Nakdi Tazminat Komisyonunca nakdi tazminat talep başvurularının karar aşamasında, yaralanmaya ilişkin sanık olup olmadığı, sanık var ise yargılama sonunda ceza alıp almadığı hususlarının da dikkate alındığı, ancak; sanığın, ceza mahkemesindeki yargılama sonunda ceza almasının nakdi tazminat talebinin olumlu sonuçlanacağı anlamına gelmediği, öte yandan, ceza mahkemelerindeki yargılamalarda sanık ceza almasa ya da tespit edilen bir sanık olmasa da Nakdi Tazminat
Komisyonunca kabul şeklinde karar verilebildiği, yani ceza mahkemelerinin kararları, nakdi tazminat dosyasının incelenmesinde göz önünde bulundurulurken, her ceza alan sanığın olduğu dosya hakkında kabul veya ceza almayan sanığın olduğu talep dosyası hakkında ret kararı verme gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığı, her başvurunun; olay, ifade, trafik kazası tespit tutanakları, sağlık raporları, varsa bilirkişi raporları, kamera görüntüleri, telsiz çözüm kayıtları, son aşama olarak da var ise ceza mahkemelerinde yapılan yargılamanın da sonucu beklenerek kendi özelinde değerlendirildiği,
3.2. Başvuranın on altı adet nakdi tazminat başvurusunda bulunduğu ve taleplerinin yedi tanesinin kabul edildiği, dokuz tanesine ise ret kararı verildiği, başvuranın yaralanma derecesinin “Basit Tıbbı Müdahale ile Giderilebilir” olmasının Nakdi Tazminat Komisyonunca ret veya kabul kararı verilmesine genel gerekçe olmadığı, nakdi tazminat talepleri hakkında özel gerekçelerin yanında, genel olarak ifa edilen görevin tabiatı gereği zor kullanma yetkisinin icrası sırasında oluşabilecek yaralanma durumları sebebiyle ret kararı verildiği,
3.3. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile bu kanun uyarınca çıkartılan
Yönetmelik’te yaralanma derecelerinin; basit tıbbi müdahale ile giderilebilir (en hafif derece), basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığı hafif, kemik kırığı orta, kemik kırığı ağır ve hayati tehlike var şeklinde belirtildiği, nakdi tazminat taleplerine konu dosyalar üzerinde yapılan incelemelerde; talepte
bulunan personelin vücudunun herhangi bir yerinde bulunan ve ancak beyanla anlaşılacak olan “ağrı” gibi somut olmayan durumlara bile hastaneler veya ilgili kurumlar tarafından “Basit Tıbbi Müdahale İle
Giderilebilir.” şeklinde raporlar düzenlendiğinin müşahede edildiği, yani ilgili mevzuatta “Basit Tıbbi
Müdahale İle Giderilebilir” yaralanma derecesinin bir alt sınırının bulunmadığı, mezkûr mevzuatta hangi yaralanmaların “Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilir.” yaralanma derecesine girdiğine dair ayrıntılı bir hüküm bulunmadığı, ayrıca olaya müdahale eden personelde hayatın olağan akışında (herhangi bir fiziki müdahale olmadan) oluşabilecek “sıyrık, çizik, ağrı vs.” tespitlerin de yaralanmadan sayılıp nakdi tazminat müracaatına imkân verdiği, bu durumun personel tarafından nerdeyse “Her olayda bir nakdi tazminat talebi yapılabilir.” gibi bir izlenim doğurduğu, bunun ise ilgili mevzuatta bir özlük hakkı olarak tanımlanmış olan nakdi tazminatın oluşturulma amacı ile tam olarak örtüşmediği,
Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un;
6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik
Komutanlığı ve Emniyet Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir.”
6.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde: “Bu kanun; a) İçgüvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen: 1.
Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelini,…
kapsar.”
6.3. “Nakdi tazminat” başlıklı 3’üncü maddesinde: “Bu kanun kapsamına girenlerden; a) Ölenlerin kanuni mirasçılarına, en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarında, b)
Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malül olanlara 200 katı, diğer engelli hâle gelenlere (a) bendinde belirtilen tutarın
% 25’inden % 75’ine kadar, yaralananlara ise % 20’sini geçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesine göre, Nakdi tazminat ödenir…”
6.4. “Yönetmelik” başlıklı 10’uncu maddesinde: “Bu Kanuna göre verilecek nakdi tazminatların ödenme şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ve bu kanunla ilgili diğer hususlar Cumhurbaşkanınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir…”
7. 18/01/1993 tarih ve 21469 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması
Hakkında Yönetmelik’in;
7.1. “Yaralanma hali” başlıklı 7’nci maddesinde: “Yaralanma halinde, kurumlarınca sevk edildikleri
Devlet hastaneleri, askeri hastane, üniversite hastaneleri veya adli tıp birimleri tarafından verilen sağlık raporlarında belirtilen yaralanmaların en ağır olanı üzerinden (farklı teşhisler olması halinde) 5 inci maddedeki tutarın yaralanmanın; a) Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olması halinde %3’ü, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmaması halinde %5’i oranında, … ödeme yapılır.”
7.2. “Nakdi tazminat verecek makamlar” başlıklı 12’nci maddesinde: “2 nci maddede sayılanların bu
Yönetmelikte belirtilen durumlarda ölmeleri, yaralanmaları veya engelli hale gelmeleri halinde; a)
Güvenlik ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu görülen ve bu amaca yönelik görev verilen veya güvenlik kuvvetlerine kendiliklerinden yardımcı olan şahıslar ile bunların eş, füru, ana, baba ve kardeşlerinin tazminatları İçişleri Bakanlığınca, … Ödenir.”
7.3. “Nakti tazminat komisyonu” başlıklı 13’üncü maddesinde: “Bu Yönetmelikte belirtilen tazminatların ödenip ödenmemesi hususu ilgili bakanlık veya kurumca belirlenecek personel, maliye, hukuk ve sağlıkla görevli birim amirleriyle konu ile ilgili diğer yetkililerden oluşan bir komisyon tarafından incelenir.
Komisyon kararları ilgili bakanlık veya kurumun en üst amiri veya bunların yetkili kılacağı merci tarafından onaylanır…”
7.4. “Tazminat tahakkukuna esas belgeler” başlıklı 17’nci maddesinde: “Tazminat tahakkukuna esas belgeler aşağıda belirtilmiştir: a) Yaralanmalarda; 1- Olayın cereyan tarzını ve yaralanmaya konu teşkil eden durumu açıklayan ayrıntılı olay tutanağı. 2- Yaralanmanın derecesini, araz bırakıp bırakmadığını, kurumlarınca sevk edildikleri Devlet hastaneleri, askeri hastane, üniversite hastaneleri veya adli tıp birimleri tarafından verilen sağlık raporları. 3- Görev emri (görev sözlü verilmiş ise yazı ile tevsik edilecek, yazılı ise emir sureti eklenecektir)…”
7.5. “Tazminat ödenmeyecek haller” başlıklı 19’uncu maddesinde: “Bu Yönetmeliğin nakdi tazminat ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımları ile ilgili hükümleri; ölüm, engelli hale gelme ve yaralanmanın görevli kişinin kendi kastı sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmaz.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Polis memuru olarak görev yapan başvuran; durumundan şüphelenerek durdurdukları araçta bulunan şahısların mukavemeti neticesinde yaralanmasından kaynaklı, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun ve ilgili Yönetmelik kapsamındaki nakdi tazminat talebinin reddedilmesine ilişkin Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarihli ve / numaralı kararının iptalini ve mahrum kaldığı nakdi tazminatın yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesini talep etmektedir.
10. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un 1’inci maddesinde, barışta güven ve asayişi korumakla görevli olanların; bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesi Kanun’un amaçları arasında sayılmış, 2’nci maddesinde ise, bu Kanun’un iç güvenlik ve asayişin korunması konularında görevlendirilen Emniyet Genel Müdürlüğü personelini de kapsayacağı hüküm altına alınmıştır.
11. 2330 sayılı Kanun ve bu Kanun’a dayanılarak çıkarılmış olan Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması
Hakkında Yönetmelik hükümleri göz önünde bulundurulduğunda; iç güvenlik ve asayişin korunması ile görevlendirilen Emniyet Genel Müdürlüğü personeline görevleri sırasında ölüm, engelli hale gelme ve yaralanmaları durumunda nakdi tazminat ödenmesinin öngörüldüğü, bu ödeme için başka bir koşulun anılan düzenlemelerde yer almadığı; Yönetmelik’in 19’uncu maddesinde sadece, tazminat ödenmesini gerektiren durumun görevli kişinin kendi kastı sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde tazminat ödenmeyeceğinin belirtildiği, buradan hareketle bahse konu nakdi tazminatın ödenebilmesi için; iç güvenlik ve asayişin korunması konularında görevli olunması, ölüm, engelli hale gelme ve yaralanmanın belirtilen görevlerin yapılışı sırasında ve görev nedeniyle veya görev sona ermiş bulunsa bile bu görevden dolayı meydana gelmiş olması, ölüm, yaralanma veya sakatlanmanın oluşumunda görevli kişinin kendi kastının bulunmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
12. İlgili mevzuatta ayrıca, ölüm, engelli hale gelme ve yaralanma durumda ödenecek tazminat oranları ayrı ayrı belirlenmiş, yanı sıra yaralanma durumunda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olup olmamasına göre farklı oranlar öngörülmüştür. Bununla birlikte anılan
Yönetmelik’in 17’nci maddesinde tazminat tahakkukuna esas belgeler sayılmış ve yaralanmalarda; ayrıntılı olay tutanağı, sağlık raporu ile görev emrinin ibraz edilmesi gerektiği öngörülmüştür. Dolayısıyla belirtilen belgelerin ibrazıyla birlikte şartların oluştuğunun tespit edilmesi halinde yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olması durumunda bile nakdi tazminat ödemesinin yapılması gerekmektedir.
13. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuranın olay tarihinde, plakalı motosiklet sürücüsü olarak ekip numarasıyla, saat 13.00 ile 01.00 arasında, M. ve bölgesinde görevli olduğu görülmektedir.
14. 01/11/2018 tarihinde yaşanan olay üzerine saat 18.50’de düzenlenmiş olan Tutanakta; “01.08.2018 günü saat 16.20 sıralarında İdaremiz Yeşildere Mahallesi Gazi Bulvarı yan yol üzerinde kod nolu
tim olarak görevimizi ifa ettiğimiz esnada durumundan şüphelenilen…araç durdurulmuş… araç sürücüsü… şahsa araçtan inmesi istendiğinde … diyerek sinkaflı konuşmalarda bulunmuş, şahıs biz görevlilere tehdit ve hakarette bulunması üzerine Polis Merkezi Amirliğine davet edilmiş, şahıs biz görevlilere karşı Aktif Direnişte bulunması üzerine, kelepçelenmek istendiği esnada olaya müdahale eden kod nolu timde görevli Polis Memuru ve … isimli görevlileri yaralamış, aynı anda şüpheli… isimli şahsı yakalamaya çalışan Polis memurlarını ellerinden, kollarından çekerek engellemeye çalışan … isimli bayanlara gerekli uyarılarda bulunularak sakin olmaları istenmiş,… İşbu tutanak tarafımızdan tanzimle altı birlikte imza altına alınmıştır.” hususları belirtilmiştir.
15. Meydan Polis Merkezi Amirliği tarafından 01/11/2018 tarihi saat 20.19’da düzenlenmiş olan Şikayetçi
İfade Tutanağında başvuran tarafından olay anlatıldıktan sonra; “01/11/2018 günü saat 16.20 sıralarında
Asayiş Şube Müdürlüğü Yunus Motosikletli Polis Timi olarak görevli bulunduğum Yeşildere Mahallesi Gazi
Bulvarı yan yol üzerinde şüphe üzerine durdurduğumuz … plakalı araç sürücüsü … ve yanında bulunan …
şahıslar kontrol amacıyla araçtan aşağı davet edildiğinde … isimli şahıs … küfür ve tehditlerde bulundu.
Bunun üzerine şahsı gerekli işlemler için Polis Merkezine davet ettik. Bu sefer de … isimli şahıs bize karşı aktif direnişte bulundu. Biz de bize ve kendisine zarar vermesini önlemek amacıyla kelepçe takmak istedik.
Şahıs direnmeye devam etti. Bu direnme sonucu ben ve yanımda bulunan görev arkadaşım …
yaralandık…” ifadelerine yer verilmiştir.
16. Başvuranın nakdi tazminat talebine dayanak gösterdiği olay ile ilgili müşteki olduğu Antalya 12. Asliye
Ceza Mahkemesinin / esas numaralı dosyasında verilmiş olan 07/01/2021 tarih ve / sayılı kararda; “Yapılan yargılama ve toplanan deliller itibari ile olay tarihinde katılanlar ile
‘ın asayiş şube müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptıkları, olay günü söz konusu mahalde yapılan kontroller sırasında sanık kullanmış olduğu aracın katılanlar tarafından durdurulduğu, akabinde katılanların sanıktan kontrol amacıyla araçtan aşağı inmesini istediği, bu sırada sanığın katılanlara yönelik olarak … şeklinde tehdit ve hakaret içerikli söylemlerde bulunduğu, katılanların sanığın tutumu üzerine hakkında gerekli işlemleri yapmak üzere karakola götürülmek istendiği sırada diğer sanıklar ile birlikte katılanlara yönelik mukavemet eylemi gerçekleştirdiği, söz konusu mukavemet sırasında sanıkların katılanları alınan kat’i doktor raporuna göre BTM ile giderilebilir şekilde yaraladıkları, isnadına dair sanıklar hakkında açılan kamu davasında; yapılan yargılamada alınan taraf beyanları, dosyada mevcut kat’i doktor raporları, kolluk tutanakları ve sair delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi neticesinde sanıkların üzerlerine atılı suçları işledikleri kanaati ile…” tespitleri yapılmıştır.
17. Başvuruya konu Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarih ve / sayılı kararında ise; “2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve bu kanuna dayalı olarak çıkartılan
Yönetmelik gereğince, mensubumuza nakdi tazminat verilebilmesi için görevin iç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğinin sağlanmasına özgü bir nitelik taşıması ve yine yaralanmasının ise bu kapsamdaki bir görevin icrası, etkisi veya nedeniyle meydana gelmiş olması gerekmektedir. Ancak adı geçen bahse konu olay hakkında Meydan Polis Merkezi Amirliğinde vermiş olduğu şikayetçi ifade tutanağında; “…beni ve yanımdaki arkadaşımı tehdit eden küfür ve hakaretlerde bulunan ve görevimizi yapmamızı engelleyen…” şeklinde beyanda bulunmuş olup herhangi bir yaralanmasından bahsetmemiştir. Ayrıca adı geçen, bahse konu olay hakkında yargılama yapan
Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2021 tarih ve sayılı kararındaki ifadesinde; “…çevredeki
kalabalıktan cesaret alan sanık ile yanındaki iki kadın görevimizi engellemek amacıyla bizim üzerimize yürüdü, bu şekilde yaralandık…” hususlarını ifade etmiş olup kendisine yönelik olarak herhangi bir fiziki müdahaleden bahsetmemiş sadece yaralanmadan bahsetmiştir. Bir kişinin herhangi bir müdahale olmaksızın yaralanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun değerlendirilmektedir. Bu kapsamda
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden almış olduğu 01.11.2018 tarih ve sayılı raporda belirtilen durumun bahse konu olaydan dolayı meydana geldiğine dair illiyet bağı kurulamadığından” değerlendirmelerine yer verilerek başvuranın nakdi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
18. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve tüm dosya kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; başvuranın 01/11/2018 tarihinde motosiklet sürücüsü olarak numaralı ekipte görevli olduğu, durumundan şüphelenerek durdurdukları araçta bulunan şahısların mukavemeti neticesinde yaralandığını belirttiği, bahse konu olayın saat 16.20 sıralarında yaşandığı, olaya ilişkin saat 18.50’de düzenlenmiş olan tutanakta, şüpheli şahsın aktif direnişte bulunması üzerine, kelepçelenmek istendiği esnada olaya müdahale eden görevlileri yaraladığının belirtildiği, başvuran adına saat 19.37’de Antalya Eğitim ve Araştırma
Hastanesinde düzenlenmiş olan Adli Olay Bildirim Formunda da “sol elin bilek kısmında 10 cm ekimotik sıyrık alanı vardır. BTM ile giderilebilir.” ifadelerinin yer aldığı, akabinde başvuranın saat 20.19’da şikayetçi olarak verdiği ifadesinde, “şahıs bize karşı aktif direnişte bulundu. Biz de bize ve kendisine zarar vermesini önlemek amacıyla kelepçe takmak istedik. Şahıs direnmeye devam etti. Bu direnme sonucu ben ve yanımda bulunan görev arkadaşım … yaralandık…” hususlarını belirttiği, yanı sıra yaşanan olaya ilişkin
Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada başvuranın alınan kat’i doktor raporuna göre BTM ile giderilebilir şekilde yaralandığı tespitinin yapıldığı, gerek olaya ilişkin tutanak, gerek başvuranın ifade tutanağı ve gerekse Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan tespitler ile olaya ilişkin tutanağın tanzim edilmesinden hemen sonra başvuranın yaralandığına dair rapor düzenlendiği hususu bir arada göz önünde bulundurulduğunda başvuranın görevini ifa etmekteyken yaralandığının açık olduğu ve yaralanması olayında kendi kastının bulunduğu yönünde herhangi bir tespitin yapılamadığı, dolayısıyla
Nakdi Tazminat Komisyonunun başvuranın yaralanmasının bahse konu olaydan dolayı meydana geldiğine dair illiyet bağı kurulamadığı yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı, yanı sıra asayişin: hukuka uygun ve gerekli önlemlerin alınması sonucu, Devlete, topluma, kişilere, mal ve eşyalara yönelik tehlike, kaza ve sabotajların söz konusu olmadığı bir ortamı, düzensizlik ve karışıklıkların önlendiği, hayatın normal akışının sağlandığı hali, dirlik ve düzenin varlığı konusunda kamuda oluşan yerleşik ve yaygın inancı ifade ettiği göz önünde bulundurulduğunda, şüpheli aracın durdurulmasının güvenlik ve asayişin korunması kapsamında kaldığına şüphe bulunmadığı, tüm bu sebeplerle 2330 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik’te nakdi tazminat ödenmesi için aranan koşulların bir arada gerçekleştiği anlaşılmış olup başvurana yaralanma derecesi dikkate alınarak ilgili mevzuatta öngörülen şekilde nakdi tazminat miktarının hesaplanıp ödenmesi gerekirken bu yöndeki talebinin Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarihli ve / numaralı kararıyla reddedilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi
içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.
20. Bununla birlikte, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile bu kanun uyarınca çıkartılan Yönetmelik’te “Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilir” yaralanma derecesinin bir alt sınırının bulunmadığı, hangi yaralanmaların “Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilir.” yaralanma derecesine girdiğine dair ayrıntılı bir hüküm de öngörülmediği, ayrıca nakdi tazminat talebinde bulunan personelin vücudunun herhangi bir yerinde bulunan ve ancak beyanla anlaşılacak olan “ağrı” gibi somut olmayan durumlara bile hastaneler veya ilgili kurumlar tarafından “Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilir.” şeklinde raporlar düzenlendiğinin müşahede edildiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, hangi yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu konusundaki kriterlerin netleştirilmesi ve bu durumlarda kademeli ödeme yapılabilmesini teminen yaralanma derecelerinin belirlenmesi konusunda ilgili Yönetmelikte çalışma yapılması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanun’un “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 23/08/2022 tarih ve S. sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuruya konu Nakdi Tazminat Komisyonunun 04/10/2021 tarih ve / sayılı kararının iptali ve başvurana nakdi tazminat ödenmesi yönünde işlem tesis edilmesi hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
İçişleri Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın; Başvurana ve İçişleri Bakanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi