TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 11934-11934 |sayi|18745356-101.07.04-E.18745356-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2018/2263 2018/ 2263
KARAR TARİHİ : 04/07/2018 |tarih|
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : Milli Eğitim Bakanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın görev yeri değişikliği işleminin iptal edilmesi talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 23/02/2018 23.2.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen 25/ 12/ 2017 tarihli ve sayılı Soruşturma Raporunda okul değişikliğinin uygun olduğunun belirtilmesi neticesinde Anadolu İmam Hatip Lisesinden Anadolu Lisesine atandığını, Soruşturma Raporunda bu atamanın 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 8 inci maddesinin (C) fıkrası hükmü kapsamında gerçekleştirilmesine yer verilmesine karşın atamanın kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde gerçekleştirilmediğini belirtmektedir . Tarafına tebliğ edilen atama kararnamesinde anılan soruşturmanın gerekçe gösterildiğini belirten başvuran, soruşturmanın kendisi hakkında yürütülmediğini, soruşturmada yalnızca tanık olarak ifadesine başvurulduğunu, kendisi gibi tanık olarak ifade veren veya şikayetçi olan diğer öğretmenlerin ise görev yerlerinin değiştirilmediğini iddia etmektedir . Bu çerçevede başvuran Kurumumuzdan mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Milli Eğitim Bakanlığının 21/ 05/ 2018 tarihli ve sayılı yazısında; 2.1. Başvuranın atamasının Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Hizmet gereği olarak yapılabilecek yer değiştirmeler” başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrası ile Devlet
1 / 7Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in “Hizmet gereği olarak
yapılabilecek yer değiştirmeler” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleri kapsamında yapıldığı açıklamalarına yer verilmektedir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir . Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir . Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür . Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz… .” “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, 5. 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinde;
“Yetiştirme ve ikmal kaynakları Bakanlıklar veya tüzel kişiliği haiz genel müdürlüklere bağlı olup il genel teşkilatı içinde birden fazla istihdam yerleri bulunan meslek, fen ve uzmanlık kadrolarına dahil görevlerden : Yukardaki fıkralarda yazılı bütün memurların lüzumu halinde il içinde nakil ve tahvilleri mensup olduğu il idare şube başkanlarının inhası üzerine valiler tarafından icra edilmekle beraber mensup oldukları Bakanlıklar veya genel müdürlüklere sebepleriyle bildirilir .”, 6. 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname’nin “Teftiş Kurulu Başkanlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde; “a) Bakanlığın görev alanına giren konularda Bakanlık personeline, Bakanlık okul ve kurumlarına, özel öğretim kurumlarına ve gerçek ve tüzel kişilere rehberlik etmek”, 7. 17/ 04/ 2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Öğretmen Atama ve Yer
Değiştirme Yönetmeliği’nin “Hizmet gereği olarak yapılabilecek yer değiştirmeler” başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Haklarında yapılan adli veya idari soruşturma sonucunda o yerde kalmasında sakınca görülen öğretmenlerden görev yeri il içinde değiştirileceklerin atamaları, görevli oldukları yere göre sırasıyla alt hizmet alanlarındaki eğitim kurumlarına; görev yeri il dışına değiştirileceklerin atamaları ise, zorunlu çalışma yükümlülükleri de dikkate alınarak alanlarında öğretmen ihtiyacı olan eğitim kurumlarından birine yapılır .”, 8. 25/ 06/ 1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarının Yer
Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik’in “Hizmet gereği olarak yapılabilecek yer değiştirmeler” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Haklarında adli veya idari bir soruşturma yapılmış ve bu soruşturma sonucunda o yerde kalmasında sakınca görülmüş olan memurun hizmet bölgelerindeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma sürelerini
2 / 7tamamlamadan ve yer değiştirme suretiyle atanma dönemi beklenmeksizin hizmetin gereği olarak yer
değiştirme suretiyle ataması yapılabilir .”, 9. 20/ 08/ 2017 tarihli ve 30160 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş
Kurulu Yönetmeliği’nin “Görevlendirme emirleri” başlıklı 42 nci maddesinde; “Müfettiş ve müfettiş yardımcılarına denetim, rehberlik, araştırma, inceleme, soruşturma ve ön inceleme çalışmalarına ilişkin görevlendirme emirleri Başkan tarafından verilir .”, “Düzenlenecek raporun çeşidi ve kapsamı” başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; “Soruşturma raporu; yürürlükteki ceza mevzuatına göre suç ya da personel mevzuatına göre disiplin suçu oluşturan eylem ve işlemlerden dolayı yapılan soruşturmaların sonucunda düzenlenen rapordur. Bu raporda, soruşturma konuları ve işlenen suçlar ile suçlular hakkında hangi kanun hükümlerinin tatbik edileceği ve suçlu veya kusurlu olanların fiillerinin hangi disiplin suçunu oluşturduğu belirtilir… .”, düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İdarenin başvuru konusuna ilişkin işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu değerlendirildiğinden başvuru talebinin kabulü yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından tanzim edilen Soruşturma Raporunda görev yeri değişikliğinin uygun görülmesi sebebiyle 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 8 inci maddesinin (C)
fıkrası hükmü kapsamında başka bir okula atanan başvuran, tanık olarak ifade verdiği soruşturma sonucunda yapılan atamasının kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde gerçekleşmediğini, kendisi gibi tanıklık edenlerin görev yerinin değiştirilmediğini belirtmekte ve Kurumumuzdan mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir .
12. İdarenin Kurumumuza sunduğu bilgi ve belgelerden, başvuranın görev yapmakta olduğu okuldaki üç öğretmen tarafından okul müdürü hakkında BİMER’e yapılan başvuru ve okul müdürünün İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazdığı dilekçesi üzerine Valilik Makamının 28/ 10/ 2017 tarihli Oluru ile iki öğretmen ile okul müdürü hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, bu Olurda başvuranın isminin bulunmadığı anlaşılmaktadır .
13. Yürütülen soruşturma sonucunda ise okul müdürünün BİMER’e başvuran iki öğretmen hakkında yaptığı bazı işlemlerde kusurlu davrandığı, kendisine öğretmenler tarafından yazılan dilekçelerde belirtilen konulara zamanında müdahale etmediği, yöneticilik görevine devam etmesi halinde telafisi mümkün olmayan zararların oluşumunun ihtimal dahilinde olmasından bahisle kadrosuna uygun olarak 5442 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin (C) fıkrası gereği il içerisinde görevlendirildiği ve uyarma cezasıyla tecziye edildiği; 14. BİMER’e şikâyet başvurusunda bulunan iki öğretmenin verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, kurumlarınca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde düzensiz davranmak fiili sebebiyle 657 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi gereği uyarı cezası ile tecziye
3 / 7edildikleri ve 5442 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin (C) fıkrası gereği il içerisinde
görevlendirildikleri, 15. BİMER’e başvuru yapan ve okul müdürüyle başvuranınkine benzer problemler yaşadığına diğer tanık ifadelerinde de yer verilen üçüncü öğretmen için herhangi bir işlem yapılmadığı, 16. Başvuranın ise disiplin cezasıyla tecziye edilmesini gerektirecek bir fiil işlediğinin tespit edilmemesi neticesinde cezayla tecziye edilmediği, ancak 5442 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin (C) fıkrası gereği il içerisinde durumuna uygun bir okula atamasının yapıldığı görülmektedir .
17. Yapılan ihbarlar hakkında yürütülen bir soruşturmada ihbarlarda ve dolayısıyla Soruşturma
Olurunda adı bulunmamasına karşın soruşturma raporunun sonuç kısmında disiplin cezasıyla tecziye edilen davacının, idari işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açtığı dava için Danıştay 12 nci
Dairesinin 26/ 05/ 2016 tarihli ve E :2013 / 1032, K:2016 / 3326 sayılı kararında; “Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler . Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır… Disiplin cezası verilebilmesi için; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılmasının zorunlu olduğu gibi soruşturma yapılmasının ve disiplin cezası verilmesinin belirli usuller çerçevesinde yapılması da zorunludur . İddia olunan fiillerle ilgili yetkili şahıslar tarafından bağımsız bir soruşturmacı atanması, soruşturma konularını içerir soruşturma emri verilmesi, olayla ilgili kişilerin ve olayın taraflarının ifadelerinin alınması, isnat olunan fiil ile ilgili olarak lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda elde edilen bilgi, belge, ifade vb. delillerin rapora bağlanarak teklif getirilmek suretiyle disiplin cezası vermeye yetkili amire veya kurula verilmesi gerektiği, ayrıca yasal süre içerisinde sanığın savunmasının alınmasının gerekli olduğu disiplin hukukunun temel ilkelerindendir .
Bu duruma göre; soruşturma olurunda bulunmayan ve soruşturma esnasında disipline aykırı olduğu tespit edilen fiille ilgili olarak disiplin amirinin bilgilendirilmesi, disiplin amiri tarafından verilecek soruşturma oluru üzerine soruşturmanın davacının bu fiilini kapsar şekilde yürütülmesi ve soruşturma sonucunda ulaşılan kanaate göre öneride bulunulması gerekirken, soruşturma sırasında tespit edilen fiil nedeniyle ek disiplin soruşturma oluru alınmaksızın konunun incelenerek ceza teklifinde bulunulmasında ve davacının …disiplin suçunu işlediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır .” şeklindedir .
18. Danıştay 12 nci Dairesinin 23/ 05/ 2017 tarihli ve E :2016 / 11288, K:2017 / 2667 sayılı kararında; “soruşturma olurunda bulunmayan ve soruşturma esnasında disipline aykırı olduğu tespit edilen fiile ilgili olarak disiplin amirinin bilgilendirilmesi, disiplin amiri tarafından verilecek soruşturma oluru üzerine soruşturmanın davacının bu fiilini kapsar şekilde yürütülmesi ve soruşturma sonucunda ulaşılan kanaate göre öneride bulunulması gerekirken, soruşturma sırasında tespit edilen
4 / 7fiil nedeniyle ek disiplin soruşturma oluru alınmaksızın konunun incelenerek ceza teklifinde
bulunulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı” yönündeki ilk derece mahkemesi kararını onamıştır .
19. “İdari kurallar, herhangi bir organ, makam veya kamu görevlisi tarafından değil, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmalıdır . İdari kararların yetki unsuru olarak adlandırılan karar alma yetkisi, Anayasa ve kanunların bazı idari makam ve organlarına karar alabilme, işlem yapabilme güç ve yeteneğini ifade etmektedir .” (Günday, M. İdare
Hukuku, İmaj Yayınevi, Ankara, 2011,s.134) . Bir başka anlatımla, yetki idari kararların veya yapılacak işlemlerin hangi idare makam ve organlarınca yapılabileceğini ifade etmektedir . Başvuru konusu olayda ise başvuranın adının disiplin soruşturması yürütülmesi için verilen Valilik Makamı
Olurunda belirtilmediği, soruşturma yürütülmekte iken başvuran hakkında yapılan tespitleri incelemek üzere ek bir Olur da alınmadığı görülmektedir . Her ne kadar başvuranın disiplin cezasıyla tecziye edilmesi öngörülmemiş olsa da, hakkında inceleme yapılmasına ilişkin disiplin amirinin onayı olmaksızın yapılan tespitler üzerine başvuranın görev yerinin değiştirilmesi önerisinde bulunulmasının Mahkeme kararlarında yer verildiği şekilde hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir .
20. Ayrıca, “Benzer nitelik ve durumda olanlar arasında farklı uygulamayı engelleyen, ayrı nitelik ve durumda olanların aynı kurallara bağlı tutulmasını zorunlu kılmayan eşitlik ilkesi, hukukun üstünlüğü temeli üzerine oturan hukuk devletinde her türlü ayrıcalığı reddeden önemli bir öğedir .” (Anayasa Mahkemesinin 19/ 04/ 1988 tarihli ve E :1987 / 16, K:1988 / 8 sayılı Kararı) “Anayasa
Mahkemesi’nin kararlarının anlam ve öneminin tüm ağırlığını taşıyan “haklı neden” ve “kamu yararı” kavramlarına, öğretide, eşitliği bozduğu ileri sürülen sınıflandırma ya da ayrımın, a)
anlaşılabilir, b) amaçla ilgili, c) makul ve âdil olması ölçütleriyle hukuksal biçim ve içerik kazandırılmaktadır . Getirilen düzenleme herhangi bir biçimde, birbirini tamamlayan, birbirini doğrulayan ve birbirini güçlendiren bu üç ölçütten birine uymuyorsa, eşitlik ilkesine aykırı bir yön vardır, denebilir . Çünkü, eşitliği bozduğu ileri sürülen kural, haklı bir nedene dayanmamakta ya da kamu yararı amacıyla yürürlüğe konulmamış olmaktadır . Başlangıçta varolan uyum içindeki bu koşullar, zamanla aralarındaki bağın çözülmesi halinde de Anayasa kurallarına aykırı hale gelebilirler .” (Anayasa Mahkemesinin 31/ 10/ 1991 tarihli ve E :1991 / 24, K:1988 / 8 sayılı Kararı) .
Kanun önünde eşitlik ilkesi, takdir yetkisinin kullanılmasına dair 11 Mart 1980 tarihli R( 80) 2 Sayılı
Avrupa Konseyi Tavsiye Kararı’nda 3 üncü ilkedir . Buna göre, takdir yetkisini kullanan bir idari makam, hakkaniyete uymayan ayrımcılıktan kaçınmalı ve kanun önünde eşitlik ilkesini gözetmelidir .
Aynı Tavsiye Karar ’ında ilkenin amacının fiilen ve hukuken aynı konumda olan kişilerin benzer muamele görmesini sağlayarak haksız ayrımcılığın engellenmesi olarak açıklanmıştır . Haksız ayrımcılık sadece farklı davranılmasının makul temellere dayandırılamadığı, objektif bir şekilde haklı kılınamayan durumlarda söz konusu olacaktır . Başvuru konusu olayda ise, başvuran gibi okul müdürüyle birtakım anlaşmazlıklar yaşayan, tanık olarak ifade veren ve Valilik Olurunda ismi bulunmayan bir öğretmenin görev yerinin değiştirilmediği, bu durumun Mahkeme kararında ve
Avrupa Konseyi Tavsiye Kararında ifade edildiği şekilde anlaşılabilir, objektif, çalışma ortamında huzurun sağlanması amacına yönelik, makul ve adil olmadığı, aynı hukuki durumdakilere aynı şekilde davranılmasını öngören eşitlik ilkesine de aykırı olduğu belirlenmiştir .
21. Diğer yandan, bilindiği üzere, atama işlemi, ilke olarak, kamu hizmetinin iyi işlemesini ve kamu yararını ve hizmetini sağlamak amacıyla tesis edilen yönetsel bir işlemdir . Kamu personelinin aynı hizmet örgütü içindeki başka bir göreve atanmasında göz önüne alınacak temel amaç, “kamu
5 / 7hizmeti”dir . Kamu personelinin temel işlevi; kamu hizmetini yürütmek olduğuna göre, atanmasında
da göz önünde bulundurulacak temel ilke kamu hizmetinin daha iyi yürütülmesi amacı olmalıdır .
Başvuru konusu olayda, her ne kadar başvuran ve diğer öğretmenler okul müdürüyle birtakım anlaşmazlıklar yaşamış olsalar da, bu durumun başvuranın görevini yerine getirmesi önünde engel teşkil etmediği görülmektedir . Ayrıca, okul müdürünün; makamına yazılan dilekçelerde belirtilen konulara zamanında müdahale etmeyerek sahip olduğu yetkileri kullanırken kamu yararı ve hizmet gerekleri ile kamu hizmetinin en etkili ve verimli şekilde sunulması ilkeleri hilafına objektif ve tarafsız hareket etmediği, bu sebeple azımsanmayacak sayıda öğretmenin kendisinden şikâyetçi olduğu, yöneticilik görevine devam etmesi halinde telafisi mümkün olmayan zararların oluşumunun ihtimal dâhilinde olduğu tespitinin işaret ettiği üzere kamu hizmetinin en iyi şekilde görülmesine mani olacak şekilde yönetim zaafı oluşturduğu, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne sunduğu dilekçesinde ilgili öğretmenlerle beraber çalışma ortamının kalmadığına yer verdiği görülmektedir . Bu kapsamda, soruşturma raporu doğrultusunda, okul müdürünün görev yerinin değiştirilmesiyle problemin çözüme kavuşturulmuş olacağı değerlendirilmektedir . Buraya kadarki açıklamalardan, görevini yerine getirmede herhangi bir kusur veya ihmali de bulunmayan başvuranın hizmet gereği görev yerinin değiştirilmesi işleminin ‘somut olay adaleti’ olarak tanımlanabilecek hakkaniyete de uygun olmadığı, okul müdürünün görev yerinin değiştirilmesiyle başvuranın yaşadığı sorunların çözüme kavuşturulmuş olacağı değerlendirilmektedir .
22. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; İdarenin, başvuru konusu talebe ilişkin işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kayseri İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın görev yerinin değiştirilmesine ilişkin işlemin iptal edilmesi için MİLLİ EĞİTİM
BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın Başvurana ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Milli Eğitim Bakanlığınca bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu
6 / 7olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi