ÖZET: Başvuru, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapan bir bireyin, görevden uzak geçirdiği sürenin ikinci bölge hizmet süresinden sayılması ve göreve iadesi nedeniyle harcırah ödenmesi taleplerini içermektedir. Başvuran, 2013 yılında Elazığ’a atanmış, 2016’da açığa alındıktan sonra 679 sayılı KHK ile ihraç edilmiş, yargı kararı ile görevine geri dönmüştür. Ancak, bu süreçte eşi ile aynı ilde görev yapamadığı ve harcırahının ödenmediği gerekçesiyle idareye başvuruda bulunmuştur.

Emniyet Genel Müdürlüğü, başvuranın taleplerini reddetmiş, ihraç süresinin ikinci bölge hizmet süresinden sayılmayacağını belirtmiştir. İlgili mevzuat gereği, görevden uzaklaştırma ve ihraç gibi durumların hizmet süresinden sayılmadığı ifade edilmiştir. Başvuranın harcırah talebinin de yargı kararları ve mevzuat çerçevesinde hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin kısmen kabulü ve kısmen reddine karar vermiştir. Harcırah ödemesi talebi reddedilirken, ihraç dönemine ilişkin sürelerin ikinci bölge hizmet süresinden sayılması hususunda Emniyet Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin, başvuru yollarını açıkça belirtmemesi nedeniyle iyi yönetim ilkelerine uygun davranması gerektiği vurgulanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/2798-S.24.4455

BAŞVURU NO : 2023/17956

KARAR TARİHİ : 12.03.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Başvuranın görevden uzakta geçirdiği sürenin tamamının ikinci bölge

BAŞVURUNUN KONUSU :

hizmet süresinden sayılması ve göreve iadesi nedeniyle harcırah ödenmesi talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11.11.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken

28.07.2013 tarihinde 2. Bölge illerinden olan Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne hizmetini tamamlaması

amacıyla atamasının yapıldığını, 18.07.2016 tarihinde açığa alındıktan sonra 679 sayılı KHK ile ihraç olduğunu, yargı kararı gereğince görevine iade edildiğini, bu süreçte şark hizmetini yerine getirmediği gerekçesiyle eşi ile aynı ilde görev yapması gerekirken söz konusu süreç nedeniyle farklı illerde görev yapmak durumunda kaldığını ve ilgili idarenin kusurundan kaynaklı olarak ikinci bölge hizmetini halihazırda tamamlamak durumunda bırakıldığını, bunun yanında göreve başladığında hak kazandığı harcırahın tarafına ödenmediğini belirterek görevden uzakta geçirdiği sürenin tamamının ikinci bölge hizmet süresinden sayılarak aile birliğinin sağlanmasını ve görevine iade edilmesi nedeniyle hak kazandığı harcırahın tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında Kurumumuz tarafından verilen Gönderme Kararına istinaden Emniyet Genel Müdürlüğünün 07.11.2023 tarih ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. 6245 sayılı Harcırah Kanununun 10 uncu maddesine istinaden; ilk defa ve memuriyete yeniden atanma durumunda harcırah ödenmesinin yapılamadığı,

2.2. Başvuranın 2.Bölge 1.Görev sırası geldiğinden 03.05.2013 tarihli onay ile Elazığ Emniyet

Müdürlüğü kadrosuna atamasının yapıldığı, bu kadroda görev yapmaktayken 06.01.2017 tarihli onay ile

“Kamu Görevinden Çıkarıldığı”, 28.07.2023 tarihli onay ile “Yargı Kararı (İdare Mahkemesi)” gereği

“Memuriyete Yeniden Atanma” ile Elazığ Emniyet Müdürlüğüne atamasının yapıldığı, 2.3. Başvuranın meslekten çıkarıldığı sürenin 2. Bölge hizmet süresinden sayılması talebi ile ilgili olarak; Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “İkinci Hizmet

Süresinden Sayılmayacak Süreler” başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde ihraç sebebiyle Emniyet Teşkilatından ayrı kalınan sürelerin bölgelerdeki hizmet süresinden sayılmayacağının açık bir şekilde hüküm altına alındığı, başvuranın 06.01.2017 tarihli onay ile meslekten ihraç edilmiş olduğu dikkate alındığında, ihraçta geçirmiş olduğu sürenin Yönetmeliğin anılan hükmü gereğince 2. Bölge hizmet süresinden sayılmasına imkan bulunmadığı, 2.4. Başvuranın Elazığ iline atanması sebebiyle eşi ile ayrı illerde görev yapmak durumunda kaldığı iddiaları ile ilgili olarak; başvuranın eşinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Polis Memuru olarak görev yapmakta olduğu, idareye Elazığ iline atanma talebiyle başvuruda bulunması durumunda başvurunun değerlendirileceği, açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18.10.1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 3.2. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinde; “Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesi birinci fıkrasında; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye

veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak disiplin hükümleri saklıdır.” 6. 6245 sayılı Harcırah Kanununun “Yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafının birlikte verilmesini icabettiren haller” başlıklı 10 uncu maddesinde, “Yol masrafı, yevmiye,

aile masrafı ve yer değiştirme masrafı aşağıdaki hallerde verilir:

1. Yurt içinde veya yurt dışında görev yapmakta iken yurt içinde veya yurt dışındaki sürekli bir göreve naklen atanan ya da yabancı ülkelerdeki memuriyet merkezi değiştirilen memur ve hizmetlilere yeni görev yerlerine kadar; …

5. Kadro dolayısiyle açıkta kalan veya vekâlet emrine alınan memurlara açık aylıklarını Türkiye dâhilinde tesviye ettirecekleri yere kadar; 6. Asilin vüruduna kadar muvakkaten gönderilmiş olmayıp da vekâlet namı altında asaleten gönderilen ve vekâlet müddeti belli olmıyan kumandan ve memurlara vazife mahallerine kadar.”, 7. 06.08.1992 tarih ve 92/3393 sayılı Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer

Değiştirme Yönetmeliğinin; 7.1. “Bölgelerde Hizmet Zorunluluğu” başlıklı 5 inci maddesinde; “Personelin; atandığı bölgede, bu

Yönetmelik ile öngörülen süreden önce alınmasını gerektiren bir sebep olmadıkça ek (1) sayılı cetvelde belirlenmiş süre kadar görev yapması zorunludur.”, 7.2. “Bölgeler ve Hizmet Süreleri” başlıklı 23 üncü maddesinde; “… Personelin hizmet süresinin hesaplanmasında; a) Süre başlangıç tarihi, atandığı yerde göreve başlama tarihidir. Hizmet süresinin hesaplanmasında aynı il sınırları içinde bulunan farklı birimlerde geçirilen süreler birleştirilir.

…

Personelin, en az bir defa bu Yönetmelikte belirtilen süre kadar ikinci bölgede hizmet görmesi zorunludur.

Bu Yönetmelikte öngörülen mazeretler dahil, ikinci bölge hizmetinden sarfınazar edilemez. Ancak eş durumu sebebiyle ikinci bölgeye gidemeyeceği belgelenenler hakkında 39 uncu madde hükümleri uygulanır.” , 7.3. “Eksik İkinci Bölge Hizmetinin Tamamlatılması” başlıklı 26 ncı maddesinde, “Personelden ikinci bölge hizmet süresini tamamlamadan diğer bölgeye atanmış olanlar, sebebin ortadan kalkmasını müteakip eksik kalan süresini tamamlamak üzere ikinci bölgeye tekrar atanır.”, 7.4. “Hizmet sürelerinin Hesaplanması” başlıklı 28 inci maddesinde, “Aynı bölge veya il içinde yapılan yer değiştirmeler nedeniyle hizmet süreleri değişik birimlerde geçen personelin hizmet süresinin hesaplanmasında; fiili olarak çalışılan yerlerde geçen süreler, o yer için belirlenen zorunlu hizmet süresine yüzdelik olarak oranlanır. Bu oranların toplamı %100’e ulaştığında personel hizmet süresini bitirmiş sayılır.” ,

7.5. “Bölgelerdeki Hizmet Süresinden Sayılmayacak Süreler” başlıklı 43 üncü maddesinde,

“Aşağıda belirtilen hallere ait süreler, bölgelerdeki hizmet sürelerinden sayılmaz:

…

c) Görevden uzaklaştırılan, tutuklanan veya hüküm giyenlerin 3 ayı aşan süreleri.

…

e) Ayrılma, ihraç ve benzeri sebeplerle Emniyet Teşkilatından ayrı kalınan süreler.

…” hükümleri yer almıştır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, polis memuru olarak görev yapmakta iken açığa alınarak 679 sayılı KHK ile memurluktan çıkarıldığını, yargı kararı ile tekrar görevine iade edildiğini belirterek görevden uzakta geçirdiği sürenin tamamının ikinci bölge hizmet süresinden sayılarak aile birliğinin sağlanmasını ve görevine iade edilmesi nedeniyle hak kazandığı harcırahın tarafına ödenmesini talep etmektedir.

10. Başvuru dosyasının incelenmesinden ve İdarenin cevaplarından, başvuranın, Elazığ İl Emniyet

Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta iken 18.07.2016 tarihinde açığa alındıktan sonra 679 sayılı KHK ile ihraç olduğu, yargı kararı gereğince görevine iade edildiği, bu süreçte ikinci bölge hizmet süresinin tamamlanmamış olması nedeniyle 28.07.2013 tarihinde yeniden ikinci bölge olan Elazığ

İl Emniyet Müdürlüğüne atamasının yapıldığı, eşi ile aynı ilde görev yapması gerekirken söz konusu süreç nedeniyle farklı illerde görev yapmak durumunda kaldığı ve ilgili idarenin kusurundan kaynaklı olarak söz konusu hizmetini halihazırda tamamlamak durumunda bırakıldığı, bunun yanında göreve başladığında hak kazandığı harcırahın tarafına ödenmediği ve bu yöndeki taleplerinin de ilgili idare tarafından reddedildiği ancak başvuranın eşinin aile birliği mazereti nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunması halinde durumunun değerlendirileceği anlaşılmaktadır.

11. Başvuruya esas mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; 11.1. Yargı kararı ile ya da OHAL İnceleme Komisyonu kararı ile göreve iade edilenlerin kamu görevinden çıkarılmalarına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı ve bu şekilde göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği düzenlendiği, 11.2. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensuplarının en az bir defa belirlenen süre kadar ikinci bölgede hizmet etmesinin zorunlu olduğu, ikinci bölge hizmet süresini tamamlamadan diğer bölgeye atanmış olanların,

sebebin ortadan kalkmasını müteakip eksik kalan süresini tamamlamak üzere ikinci bölgeye tekrar atanacağı, görevden uzaklaştırma, ayrılma, ihraç ve benzeri sebeplerle Emniyet Teşkilatından ayrı kalınan sürelerin bölgelerdeki hizmet sürelerinden sayılamayacağının, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları

Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 43 üncü maddesinde düzenlendiği, 11.3. 12.08.2003 tarihli ve 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanunun 1 inci maddesiyle 6245 sayılı Harcırah Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “yeniden veya” ibaresi madde metninden çıkarılmış olduğu, bunun dışında 6245 sayılı Kanun gereğince harcırahın ödenmesi gereken haller arasında “yeniden atanma” ya ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.

12. Başvuranın yargı kararı gereğince göreve iadesi nedeniyle hak kazandığı harcırah talebine ilişkin olarak; göreve iadesinin yeniden atama niteliğinde sayılacağı ve ilgili mevzuat ile kamu görevinden çıkarılma işlemi yargı kararı ile iptal edilen davacıya, Harcırah Kanunu hükümlerine göre yolluk ödenmesinin gerekmediğine ilişkin yargı kararları da dikkate alınarak başvuranın göreve iadesi sebebiyle harcırah ödenmemesi yönünde tesis edilen işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

(Danıştay 5. Dairesi, 6/4/2007 tarihli ve, E:2004/2762, K:2007/1615sayılı karar) Bu kapsamda benzer taleplere ilişkin olarak Kurumumuz emsal kararlarında da başvuran gibi ihraç olmadan önceki aynı ile atanan başvuranlar hakkında ret kararı verildiği görülmektedir.

13. Başvuranın 2013 yılında Elazığ ilinde göreve başladığı ve sonrasında ihraç olunan süre içerisinde zorunlu hizmet süresini tamamladığından bahisle açıkta geçen sürelerin görev süresinden sayılarak zorunlu hizmet süresini tamamladığının kabul edilmesi yönündeki talebine ilişkin olarak; 13.1. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 43 üncü maddesinde Bölgelerdeki Hizmet Süresinden Sayılmayacak Süreler içerisinde; görevden uzaklaştırılan, tutuklanan veya hüküm giyenlerin 3 ayı aşan süreleri ve ayrılma, ihraç ve benzeri sebeplerle Emniyet

Teşkilatından ayrı kalınan süreler sayılmıştır.

13.2. Somut olaya baktığımızda başvuranın ihraç kararını OHAL İnceleme Komisyonuna götürdüğü, Komisyon tarafından başvurusunun reddedildiği, sonrasında ise sürecin yargıya taşındığı ve Ankara Bölge

İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesi tarafından talebi kabul edilerek Komisyon kararı kaldırıldığı ve sonrasın Bakanlık Olur’u ile Ağustos 2023 tarihinde görevine başladığı anlaşılmaktadır.

13.3. Bu kapsamda İdare Mahkemesince verilen iptal kararlarının mahiyetine değinmenin konu açısından önemli olduğu değerlendirilmektedir.

14. İptal davalarında kural olarak dava konusu işlemin yapılış tarihindeki hukuki durum yargılanmaktadır ve bu nedenle iptal kararları ile İdarece tesis edilen işlemin hukuka aykırılığı bu işlemin tesis edildiği andan itibaren tespit edilmiş olmaktadır. Bu kapsamda iptal kararlarının geriye yürümesi ve iptal işlemi yapıldığı andan itibaren hükümsüz hale getirmesi söz konusudur. Bununla birlikte iptal davasının kabulüyle birlikte idare açısından iptal kararını yerine getirme yükümlülüğü doğmaktadır. Bu durum hem Anayasa’nın 138 inci maddesi hem de İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddesinde düzenleme alanı bulmuştur (Metin GÜNDAY, İdari Yargılama Hukuku, Turhan Kitabevi, Ankara 2022, sf. 443-448).

15. Hukuk devletinde idare, hukuka aykırı olarak tesis ettiği işlemlerin sebep olduğu ihlalleri giderme yükümlülüğü altındadır. İdare, eski hâle getirme (restitutio in integrum) ilkesi gereğince kişiyi, hukuka aykırı işlem tesis edilmemiş olsaydı kişi hangi durumda olacaksa ona mümkün olduğunca en yakın konuma getirmekle yükümlüdür. Bu açıdan, idarenin başvurucuyu yeniden görevlendirmekle ihlali giderme hususundaki yükümlülüklerini bütünüyle ifa ettiği söylenemeyecektir. (Demet Demirel ve diğerleri, [GK], B. No: 2019/12998, 1/12/2022, §. 45; Narin Nihal Parlak, B. No: 2019/16487, 3/3/2022, § 39).

16. Yargı kararlarına uyma ve uygulama zorunluluğu; şekli uygulama ve uymayı ifade etmemekte; içeriğe uygunluk sağlayıcı, bir başka deyişle öze yönelik uygulama ve uymayı içermektedir. Hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararları; varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırır. Dolayısıyla, dava konusu edilen idari işleme bağlı olan diğer işlemler de ortadan kalkar. İptal kararlarının bu özelliği, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmaktadır. Bir başka ifadeyle, iptal kararları; iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirmektedir. (Danıştay 2. Dairesi, E. 2017/1586, K. 2018/5906 T.30.10.2018)

17. Gelinen noktada İdarece iptal kararı yerine getirilirken hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlemin bütün hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kaldırılması gerekmektedir. Başvuranın durumunda 2017 yılında eğer görevine son verilmeseydi başvuran hangi durumda olacaksa o duruma getirilmesi İdarenin yükümlülüğündedir. Bu durumda başvuran Elazığ ilinde 2013 yılında göreve başlamış olduğundan eğer görevine son verilmeseydi; göreve iadesi yapılan tarihe kadar orada çalışmaya devam edecek ve bu kapsamda 6 yıllık zorunlu hizmet süresini tamamlamış olacaktır. Ancak somut durumda İdarenin getirilen yönetmelik hükmü ile açıkta veya ihraç halinde geçen sürelerin zorunlu hizmet süresinden sayılmayacağı yönündeki düzenlemesi bu haliyle iptal kararlarının uygulanmasında kararın gereğinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesinin önüne geçmektedir. Bu nedenle İdare’nin mahkemece işlemin hukuka aykırılığının tespiti gereği işlemin tesis edildiği andan itibaren geçersiz olduğu yönündeki genel ilke kapsamında hareket etmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

18. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın harcırah talebinin reddedilmesi işlemlerinde hem Kurumumuz emsal kararları hem de yargı kararları çerçevesinde yapılan değerlendirme kapsamında mevzuata aykırılık bulunmadığı; diğer yandan, başvuranın görevden uzakta geçirdiği sürenin tamamının ikinci bölge hizmet süresinden sayılarak aile birliğinin sağlanması talebinin

Yönetmelik hükmü nedeniyle reddedilmesi işleminde idari yargıda verilmiş olan iptal kararının tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesine imkan vermemesi nedeniyle hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Elazığ İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Başvuranın tarafına harcırah ödenmesi talebinin REDDİNE, İhraç olduğu döneme ilişkin olarak göreve başladığı tarihe kadar geçen sürenin ikinci bölge hizmet süresinden sayılması hususunda EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca

İdarece bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın, BAŞVURANA ve EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi