ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü’nden görevden uzak kaldığı süreye ilişkin yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, 12.10.2021-11.04.2022 tarihleri arasında yürütmenin durdurulması kararıyla görevine döndüğünü, ancak bu süre zarfında faiz ödemesi yapılmadığını belirtmiştir. İdare, yasal faizin ödenmesine ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını savunarak talebi reddetmiştir.

Kararda, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay içtihatlarına atıfta bulunularak, kamu görevlilerinin mali haklarının zamanında ödenmemesi durumunda oluşan değer kaybının telafi edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Faiz, alacaklının zamanında ödenmeyen miktar üzerinden uğradığı kayıpların karşılanması için bir tazmin aracı olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın geçmişe yönelik mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/465-S.23.813

BAŞVURU NO : 2022/9794

KARAR TARİHİ : 13/01/2023

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ

Geçmişe yönelik faiz talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 13/07/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran ; 02/07/2021 tarihinde İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğretim

Görevlisi kadrosundan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Araştırma Görevlisi kadrosuna nakli gerçekleşerek Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Biyokimya Bölümünde Doçent Doktor ünvanı ile göreve başladığı, ancak, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü tarafından 12/10/2021 tarih ve sayılı ilişik kesme kararı ile 15/10/2021 tarihinde görevine son verilerek ilişiği kesildiği,

1.1. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü aleyhine, İstanbul 5. İdare Mahkemesinde /

Esas sayısıyla “İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Rektörlüğünün 12.10.2021 tarih ve sayılı ilişik kesme kararının iptali” talebiyle başvuranın açmış olduğu davada; İstanbul 5.İdare Mahkemesinin

E: / sayılı ve 01.02.2022 günlü kararı ile “hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” hükmedildiği akabinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava

Dairesi’nce 09.03.2022 tarihinde mezkur karara karşı itirazın reddedildiği,

1.2. Söz konusu mahkeme kararları sonrası başvuranın 11.04.2022 tarihinde görevine başladığı, Maliye

Bakanlığı Bütçe Mali Kontrol Müdürlüğünce yürütmeyi durdurma kararı ile göreve dönen memurlara yapılacak ödemelere ilişkin verilen görüş yazısında; “Bütçe Mali Kontrol Genel Müdürlüğü, Danıştay

Birinci Dairesinin 21.6.1983 gün ve Esas No: 1983/116, Karar No: 1983/144 sayılı îstişari Kararına atıfta bulunarak, ilgili kararda yer alan ‘haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin yürütmenin durdurulması kararıyla durdurulması üzerine, görevine döndürülen memurlara fiilen görev yapmadıkları döneme ait aylık ve diğer özlük haklarının ödenmesi gerektiği’ yönündeki kararına göre yürütmeyi durdurma kararı alanlara görevden ayrı kaldıkları döneme ilişkin alamadıkları özlük ve mali haklarının ödenmesi gerektiğini” ifade edildiği,

1.3. 15/04/2022 tarihinde nolu dilekçe ile “12.10.2021 – 11.04.2022 tarihleri arasındaki dönemlere ait yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının” ödenmesini İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Rektörlüğü

Personel Daire Başkanlığı’ndan talep ettiği akabinde 10/06/2022 tarihinde nolu dilekçe ile başvurarak aynı talebi yinelediği, ancak, 30/06/2022 tarihinde sadece döner sermaye anapara ödemesi yapıldığı, 15/09/2022 tarihinde ise sadece maaş anapara ödemesi yapıldığı fakat yasal faiz ödemesi yapılmadığı,

1.4. 19/09/2022 tarihinde; “tüm özlük ve mali hakları ile geçen yaklaşık bir yıllık süreci kapsayacak şekilde tüm yasal faiz ödemelerinin tarafına yapılmasını” başvuranın İdareden talep ettiği, fakat, İstanbul

Üniversitesi Cerrahpaşa Rektörlüğü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanlığı’nın 22/11/2022 tarih ve sayılı yazısında “Bu kapsamda yürütmeyi durdurma kararında faiz ödenmesi gerektiği yönünde bir belirleme olmadığı ve konunun yargılamaya muhtaç olması nedeniyle faiz ödenmesi talebinin İdari

Yargılama Usulü Kanunu ve Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu uyarınca uygun olmadığına kanaatine varılmıştır.” gerekçeli kararı ile talebinin idare tarafından reddedildiği, 11/10/2022 tarihinde, İstanbul 5.İdare Mahkemesinin 11/10/2022 tarih ve E. / , K. / sayılı kararı ile ilgili davayı kazandığını,

ifade ederek, görevden uzak kaldığı 12.10.2021 – 11.04.2022 tarihleri arasındaki dönemlere ait yoksun kaldığı tüm özlük ve mali haklarının yasal faizlerinın tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Bilgi – belge isteme yazımıza istinaden gönderilen İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü’nün

’nün 03.01.2023 tarihli cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde; Başvuran tarafından İstanbul

Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü aleyhine, İstanbul 5.İdare Mahkemesinde / Esas sayısıyla

“İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Rektörlüğünün 12.10.2021 tarih ve sayılı ilişik kesme kararının iptali” talebiyle açmış olduğu davada, İstanbul 5.İdare Mahkemesinin E: / sayılı ve 01.02.2022 günlü kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu mahkeme kararı uyarınca

01.04.2022 tarihinde adı geçenin Üniversite Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Tıbbi

Biyokimya Anabilim Dalı 4. derece Araştırma Görevlisi kadrosuna açıktan ataması yapıldığı ve 11.04.2022 tarihinde görevine başladığı,

2.1. Başvuranın görevinden uzak kaldığı 12.10.2021-11.04.2022 tarihleri arasındaki döneme ait yoksun kaldığı tüm özlük ve mali haklarının ödendiği ancak, gerek mahkeme kararlarında gerekse Hukuk

Müşavirliğinden alınan mütalaa yazılarında yasal faizin de ödenmesine ilişkin herhangi bir ibarenin yer almaması nedeniyle kişiye yapılan ödemelerde yasal faize ait bir hesaplama ve tahakkuk işleminin tahsis edilmediği,

İfade edildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

hükümleri yer almaktadır.

IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 5. Başvuran; Görevden uzaklaştırılması akabinde İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü’ndeki görevine mahkeme kararı ile döndüğü, 12.10.2021-11.04.2022 tarihleri arasındaki döneme ait yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının tarafına ödendiği ancak faiz ödenmediğini ifade ederek, ilgili döneme ait mali hakların faizinin ödenmesini talep etmektedir.

6. Somut olayda; 12/10/2021 tarihli ve sayılı Rektörlük “Olur” u ile atamasının iptaline istinaden başvuranın İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü’ndeki görevinden ilişiğinin kesildiği, akabinde başvuranın ilgili işlemin iptaline yönelik olarak İstanbul 5. İdare Mahkemesi / E. sayılı dosyası üzerinden açtığı davada 01/02/2022 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, İdare tarafından

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesi’ne ilgili Yürütmeyi Durdurma Kararının iptaline yönelik yaptığı başvuruda 09.03.2022 tarihinde / sayısıyla iptal talebinin reddine hükmedildiği ve başvuranın 11.04.2022 tarihinde görevine başladığı, mezkur davada 11.10.2022 tarihinde / sayı ile ilgili işlemin iptaline hükmedildiği, ilgili kararda faize hükmedildiği, başvurana kamu görevinden ilişiği kesildiği dönem için mali haklarının ödendiği, başvuranın 19.09.2022 tarihli faiz ödenmesi talebinin

İdare’nin 04.11.2022 tarihli yazısı ile reddedildiği, dolayısıyla ilgili döneme yönelik faiz ödenmediği anlaşılmıştır.

7. “Faiz, borçlunun böyle bir süreden faydalanması, alacaklının tasarruf hakkının kısıtlanmış olması nedeniyle alacaklıya kanun veya sözleşme gereğince bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gerekli olan para miktarıdır. Başka bir ifadeyle konusu bir miktar paranın ödenmesinden ibaret olan borçlarda, borcun doğduğu veya muaccel olduğu tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar, kısa veya uzun bir süre geçmiş ise faiz, borçlunun böyle bir süreden faydalanması dolayısıyla alacaklıya, kanun veya sözleşme gereğince ve bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gerekli olan para miktarıdır. Faiz borcu hukuki mahiyeti itibariyle fer’i bir borç olup, borcun doğumu ve varlığı, asıl borcun doğumuna ve varlığına bağlıdır. Faiz, alacağın bir bölümü olmayıp, onun fer’i niteliğinde fakat ayrı bir alacaktır.

8. Alacağın geç ödenmesi durumunda arada geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın değerinde oluşan hissedilir aşınma ile mülkiyetin gerçek değeri azaldığı gibi bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak getirisinden yararlanma imkânı da bulunmamaktadır. Bu şekilde kişiler mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratılmaktadır (AYM, E.2008/58, K.2011/37, 10.2.2011). Anayasa Mahkemesi kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğü veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdur olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, alacakta veya hakka konu bedelde meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yük oluşturması hâlinde mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri; Akel Gıda San. ve Tic. A.Ş., B. No: 2013/28, 25/2/2015).

9. Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi kararlarında paranın enflasyon karşısında yitirilen değerini telafi eden araçlardan birinin de faiz olduğu bu sebeple alacağın geç ödenmesi sebebiyle parada oluşan değer kaybının, borçlu aleyhine faize hükmedilmek suretiyle kısmen veya tamamen giderilebileceğini kabul

etmektedir (AYM, E.2018/2994, 08.09.2021). Bu kararlarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin benzer konularda yapılmış değerlendirmelerine de yer vermektedir. Bu kapsamda AİHM’nin istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirdiği, mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtildiği (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39; Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54), böyle başvurularda

AİHM’nin, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate aldığı, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirdiği hususlarına yer verilmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).”

10. Konu hakkında ilgili mahkeme kararları incelenmiş olup;

10.1. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07.02.2017 tarih ve 2015/4812 sayılı

Kararında; “… açıkta iken görev iade edilen memura, mali haklarının faiziyle beraber ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu” şeklinde değerlendirmede bulunduğu,

10.2. Danıştay Birinci Dairesinin Esas No; 1 , Karar No: sayılı kararında ; “… haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali üzerine görevine döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” kararı üzerine

25.2.1983 tarihli Seri Numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; Danıştay Kararı

doğrultusunda düzenlemeye gidilerek gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci Dairesinin anılan kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği”nin ifade edildiği,

10.3. Benzer nitelikli bir yargı kararında; “Ekonomilerde bir değişim vasıtası olan para, çeşitli ticari, sınai, zirai vs. faaliyetlerde kullanılmakla, sahibine, kazanç, kira, nema vs. adları altında kimi yararlar sağlayan ekonomik bir değerdir. Paranın, sahibi dışındaki kişi ve kuruluşlarca kullanılması, sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu yaratması yanında, enflasyon etkisinde olan ekonomilerde, paranın değerini, yani alım gücünü enflasyon oranına bağlı olarak yitirmesine neden olur. Hukuk sistemlerinde paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının neden olduğu bu zarar, “faiz” adı altında yapılan ek ödemelerle karşılanmaktadır. Faiz, konusu para olan borçlarda alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılmamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığıdır. Bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması kural olarak gerekmez. Bu veriler ışığında; asıl alacağın varlığına ve doğumuna bağlı feri nitelikteki faiz alacağının, 697 sayılı KHK’da belirtilen mali ve sosyal haklar haklar kapsamında kaldığı açık olduğundan, davacıya görevden uzakta kaldığı süre için ödenen mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” tespitlerine yer verildiği, (Zonguldak İdare Mhk. 22.11.2018 tarihli Kararı)

Anlaşılmıştır.

11. “Sonuç olarak, tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; İdarece bir paranın zamanında ödenmemiş olması dolayısıyla bu paranın kullanılması sonucu oluşan yarar ile kişilerin parasal haklarına zamanında kavuşamamasının sonucu, bu

süreçte oluşan zararın tazmin aracı olarak başvurana geçmişe yönelik mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa)

dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

“Başvuranın görevden ilişiğinin kesildiği döneme ilişkin olarak faizin hesaplanarak başvurana ödenmesi” hususunda

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Bu kararın, BAŞVURANA ve İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ’NE tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; İSTANBUL

ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA REKTÖRLÜĞÜ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi