ÖZET: Bu karar, Kırklareli Üniversitesi’nde görevine iade edilen bir araştırma görevlisinin, görevden uzaklaştırıldığı süre boyunca yoksun kaldığı mali haklarının iadesi talebine ilişkindir. Başvuran, 689 sayılı KHK ile görevden çıkarıldıktan sonra, mahkeme kararıyla göreve geri dönmesine rağmen, asgari geçim indirimi, geliştirme ödeneği ve akademik teşvik ödeneği gibi haklarını alamadığını belirtmiştir. Danıştay, başvuranın görevden çıkarılma sürecinin hukuken geçersiz olduğunu ve bu nedenle, görevine geri dönmesiyle birlikte tüm mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğine karar vermiştir.

Danıştay, başvuranın mali haklarının ödenmesi konusunda, ilgili mevzuat ve içtihatları dikkate alarak, geçmişe dönük ödemelerin her bir vergilendirme dönemine göre hesaplanması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, başvuranın görevde bulunmadığı dönemdeki akademik teşvik ödeneğinden yararlanma hakkının da göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilmiş ve gerekli işlemlerin yapılması için tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/89319-S.20.97756

BAŞVURU NO : 2020/77363

KARAR TARİHİ : 09/12/2020

TAVSİYE KARARI

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın; göreve iadesi sonrasında, yoksun kalınan geriye dönük tüm mali haklarının iadesi ile mezkur mali haklar nedeniyle oluşan faizin ödenmesi taleplerine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 25/06/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran (TCKN: ); Terör örgütü ilişkili olmak iddiasına binaen 27.01.2017 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı akabinde 29.04.2017 tarihinde 689 sayılı KHK ile Kırklareli Üniversitesi Araştırma Görevliliği kadrosundan çıkarıldığını, Ankara 21. İdare Mahkemesi 01.10.2019 tarih E:2019/ ; K:2019/ sayılı kararı ile “OHAL

İşlemleri Komisyonun 05.09.2018 tarihli 2018/ sayılı RET kararı”nın iptal edilerek

Kırklareli Üniversitesinin 18.12.2019 tarihli atama kararıyla görevine başladığı, görevden ayrı bulunduğu Ocak 2017 – Aralık 2019 tarihleri arasında ödenmeyen maaşlarının, 7075 sayılı

Kanun 10 uncu madde kapsamında 28.02.2020 tarihinde ödemesinin yapıldığı, ancak tüm sosyal ve mali haklarını alamadığı,

1.1. Mezkur sosyal ve mali hakların; 1- Asgari Geçim İndirimi 2- Geliştirme Ödeneği; “İdare fiilen çalışması gerektiğini ileri sürdüğü” 3- Akademik Teşvik Ödeneği; “İdare görevden çıkarıldığı döneme ait Akademik Teşvik Ödeneği talebine “başvurunun ilgili dönemde yapılmamasını ve YÖKSİS üzerinden yapılmamasını ilerek sürerek reddettiği”, 4- Gelir

Vergisi Dilimi; “Geçmiş dönem maaş ödemelerinin 28/02/2020 tarihinde gerçekleştiği, bu bağlamda 2020 yılında yüksek vergi dilimi üzerinden gelirlerinin vergilendirildiğini”, 5- Yasal

Faiz, olduğu,

1.2. Ancak bu taleplerine binaen yaptığı 02.03.2020 tarihli başvurunun İdare tarafından reddedildiğini ifade ederek; Göreve iadesine istinaden asgari geçim indirimi (agi), geliştirme ödeneği, akademik teşvik ödeneği sebebiyle yaşadığı mağduriyetin giderilmesini, mezkur göreve geri dönüşü sebebiyle yapılan ödemenin tabi olduğu vergi dönemlerinin düzenlenmesi ile yasal faiz’in idarece ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi – belge isteme yazısına istinaden Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğü’nün

20.07.2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında;

2.1. “Asgari Geçim İndirimi’nin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32 inci maddesinde tanımlandığı, 166 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin “Asgari Geçim İndirimi(AGİ)

Tutarının Hesaplanması” başlıklı 5 inci bölümünde AGİ ile ilgili açıklamalara yer verildiği, ilgili mevzuata binaen, geçmiş döneme ilişkin olarak yapılan ücret ödemeleri hangi dönemde ödenip tahakkuk ettirildiyse o dönemin ücreti kabul edilmesi gerektiği, geçmiş dönemler için asgari geçim indirimi uygulanmaması gerektiği, kaldı ki, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın

30.11.2016 tarih ve sayılı özelgesi ile Aksaray Defterdarlığı’nın 31.01.2020 tarihli

özelgelerinde geçmişe yönelik asgari geçim indirimi ödemesi yapılamayacağı” yönünde görüş verildiği,

2.2. Geliştirme Ödeneği’nin 2914 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde açıklandığı, 04.04.2005 tarih ve 2005/8681 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ise geliştirme ödeneği ödenme şartlarının belirtildiği, ilgili Kararda mezkur ödenekten yararlanma şartı olarak yüksek öğretim kurumlarında fiili görev yapma getirilmesine binaen bu husustaki talebin kabul edilemeyeceği,

2.3. Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin Akademik Teşvik Düzenleme, Denetleme ve

İtiraz Komisyonu başlıklı 4’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında “mezkur Komisyon’un, faaliyetlerin belgelendirilmesinde ve faaliyet türleri içerisinde sınıflandırılmasında oluşan tereddütlerin giderilmesinde nihai karar mercii olduğu” belirtildiği ve yine mezkur

Yönetmelik’in Akademik Teşvik Başvuru ve Değerlendirme Süreci başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında “öğretim elemanlarının akademik teşvik başvurularını yayımlanan başvuru takvimi kapsamında kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumunun ilgili birim akademik teşvik başvuru ve inceleme komisyonuna YÖKSİS’ten alınan çıktı ile birlikte akademik faaliyetlere ilişkin örnek, kanıt ve belgeleri ilan edilen usule uygun olarak” sunacağının hüküm altına alındığı,

2.4. Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığının 21/10/2010 tarihli ve sayılı özelgesinde

“mahkeme kararı ile görevine dönen şahsa yapılacak olan maaş ödemelerinin geçmişe yönelik olarak yapılsa dahi tahakkuk ve ödemesi hangi yılda yapıldı ise o yılın ücreti olarak kabul edilerek Gelir Vergisi Kanunu’nun 103’üncü maddesine göre o yıl için belirlenen gelir dilimleri üzerinden gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerektiği” yönünde görüş bildirildiği,

2.5. Geçmiş dönemde alacağın doğmadığı, bu bağlamda, başvurana yapılan ödemeye binaen faiz ödenme imkanının bulunmadığı kaldı ki “OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararı ile de başvurusu kabul edilerek görevine dönenlere 7075 sayılı Kanun’un Kararların Uygulanması başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında mali ve sosyal haklarının ödeneceği, herhangi bir tazminat talebinde bulunulamayacağı” hüküm altına alınmış olup faiz ödemesine ilişkin hüküm bulunmadığı”

İfade edilmiştir.

2.6. İdare’nin cevabi yazısı ekinde yer alan özelgelerin;

2.6.1. Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı’nın “önce açığa alınan akabinde mahkeme kararı ile memuriyetten çıkarılan sonrasında yine mahkeme kararı ile 2010 yılında göreve dönen şahsa

uygulanacak gelir vergisi dilimine ilişkin” 21.10.2010 tarih ve 32 sayılı özelgesinde:

“Mahkeme kararı ile görevine dönen şahsa yapılan ödemelerin geçmişe yönelik yapılsa dahi tahakkuk ve ödemenin 2010 yılında yapılmasına binaen 2010 yılı gelir vergisi oranlarına göre vergilendirilmesi” yönünde görüş bildirilmiştir.

2.6.2. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın “Dava sonuca göreve dönen personele geçmiş dönemler için yapılan ücret ödemelerinde asgari geçim indirimi uygulanıp uygulanmayacağı” konulu 30.11.2016 tarih ve sayılı özelgede: “Bir ay içinde yararlanacak asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12’sini geçmemesi gerektiği, dolayısıyla anılan personelin “aile durumu bildirimi”ni Kuruma zamanında vermiş olması halinde mahkeme kararına istinaden geçmiş döneme ilişkin ödenen ücretin tahakkuk ve ödenmesi hangi dönemde yapılmış ise yapılan ödemenin o dönemin ücreti kabul edilerek ödemenin yapıldığı aya ait asgari geçim indiriminin de sadece o dönemdeki tahakkuk eden vergiden mahsup edilerek uygulanması, geçmiş dönemler için asgari geçim indirimi uygulanmaması gerekmekte olduğu” yönünde görüş bildirilmiştir.

2.6.3. “Geriye dönük ödenen ücretlerde gelir vergisi matrahının hesaplanması” konulu Aksaray

Defterdarlık Gelir Müdürlüğü’nün 31.01.2020 tarih ve 1904 sayılı özelgesinde; “Başvuranın

672 sayılı KHK’ya binaen 2016 yılında görevine son verildiği, 2019 yılında ise görevine iade

edildiği, 2016 – 2017 ve 2018 yıllarına dair 2019 yılında gerçekleştirilecek olan ödemenin, tahakkuk ve ödemenin yapıldığı yılın yani 2019 yılının geliri sayılarak vergilendirilmesi gerekmekte olduğu” ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergiyi doğuran olay” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder” ,

5.1. Anılan Kanunun “Tarh” başlıklı 20 nci maddesinde ise, “Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tesbit eden idari muameledir”,

6. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinde, “Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır”,

6.1. Bahse konu Kanunun “Asgari geçim indirimi” başlıklı 32 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “…Asgarî geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle uygulanır…”,

6.2. Aynı Kanunun “Vergi tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar”,

7. 11.10.1983 tarih ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun “Geliştirme

Ödeneği” başlıklı 14 üncü Maddesinde: “ Diğer yükseköğretim kurumlarına göre sosyoekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumları ile bunların bölümlerinde görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebilir. Geliştirme ödeneği verilecek yükseköğretim kurumları, ödeneğin verilmesine ilişkin usul ve esaslar ile oran veya miktarları, bu ödenekten yararlanma süresi ile yararlanamayacak olanlar ve diğer hususlar Cumhurbaşkanı Kararı ile tespit edilir. Bu ödenek damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz”

8. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin;

8.1. “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde, “… İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.”

8.2. “Yargı denetimi” başlıklı 11 inci Maddesinde: “(1) Komisyon kararlarına karşı

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde ilgilinin en son görev yaptığı kurum veya kuruluş aleyhine iptal davası açılabilir. (Ek cümle: 17/4/2017KHK-690/54 md.) Bu davalarda ayrıca Başbakanlığa ve Komisyona husumet yöneltilemez.”

9. 11.10.1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunun Ek-4 üncü maddesine dayanılarak hazırlanan Akademik Teşvik Ödeneği Yönetmeliği’nin; .

9.1. “Akademik teşvik düzenleme, denetleme ve itiraz komisyonu” başlıklı 4 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Komisyon başvurular başlamadan önce uygulama usul ve ilkelerinin belirlenerek duyurulmasından, akademik teşvik başvuru takviminin hazırlanmasından, yürütülmesinden ve ödeme yapılacak yılın 15 Şubat tarihine kadar sürecin tamamlanmasından sorumludur.”,

9.2. “Akademik teşvik başvuru ve değerlendirme süreci” başlıklı 6 ncı maddesinin 1 inci ve 3 üncü fıkrasında; “Öğretim elemanları, akademik teşvik başvurularını yayımlanan başvuru takvimi kapsamında kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumunun ilgili birim akademik teşvik başvuru ve inceleme komisyonuna YÖKSİS’ten alınan çıktı ile birlikte akademik faaliyetlere ilişkin örnek, kanıt ve belgeleri ilan edilen usule uygun olarak sunar. Birim akademik teşvik başvuru ve inceleme komisyonu, değerlendirmelerin tüm aşamalarında gerekli gördüğü hallerde başvuru sahiplerinden akademik faaliyetlerine ilişkin ek açıklama, bilgi ve belgeler talep edebilir. Başvuru sahipleri, söz konusu talepleri yerine getirmekle yükümlüdür.

Öğretim elemanlarınca yapılan başvurular birim akademik teşvik başvuru ve inceleme komisyonu tarafından incelenir.” “Başvuru sahipleri alanları ile ilgili yapmış oldukları faaliyetlerine uygun birim akademik teşvik başvuru ve inceleme komisyonuna başvuru yapmakla yükümlüdür.”

9.3. “Diğer hükümler” başlıklı 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının a ve b bendinde; “Akademik teşvik ödeneği, öğretim elemanlarına 2914 sayılı Kanun ve 2777/1967 tarihli ve

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu uyarınca aylık ödendiği sürece yapılır.”

“Her bir takvim yılı için bir önceki yılda gerçekleştirilen faaliyetler esas alınmak suretiyle hesaplanan akademik teşvik puanı üzerinden Şubat ayının onbeşinden itibaren on iki ay süreyle her ayın onbeşinde ödenir.”

10. 04.04.005 tarih ve 2005 / 8681 sayılı Geliştirme Ödeneğine Dair Bakanlar Kurulu

Kararında: “1 inci Maddesinde: “Diğer yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya yeterli sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının memur aylık katsayısı ile çarpımı suretiyle hesaplanacak tutara, ekli cetvelde yükseköğretim kurumlarının bulunduğu yerleşim yerlerine göre belirlenen oranların uygulanması sonucu bulunacak miktarda geliştirme ödeneği ödenir.”

10.1. 2 nci Maddesinde: “Geliştirme ödeneği; a) Bu ödeneğin verilmesi öngörülen yerlerdeki yükseköğretim kurumlarına ait öğretim elemanı kadrosuna atanarak, atandığı yükseköğretim kurumunda fiilen çalışanlara,…”

10.2. 3 üncü Maddesinde: “Geliştirme ödeneği, çalışmayı izleyen aybaşında ödenir. Bu ödeneğe, ödeneğin verilmesi gereken yükseköğretim kurumlarında fiilen göreve başlanıldığı tarihten itibaren hak kazanılır. Görevden ayrılma halinde, o ay içinde çalışılan günler itibarıyla hesap edilerek ödenir. Daha yüksek veya daha düşük geliştirme ödeneğine hak kazanacak şekilde görev yerleri değişenler hakkında da aynı usule göre işlem yapılır.”

10.3. 6 ıncı Maddesinde: “Geliştirme ödeneğinden yararlanabilmek için görevin ilgili yükseköğretim kurumlarında fiilen yapılması şarttır.

Ancak; a) Yıllık izin süresince, b) Bir takvim yılında toplam 15 günü aşmayan mazeret izni süresince, ….

fiilen çalışma şartı aranmaz.”

11. 10.03.1991 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 166 sayılı Gelir Vergisi Genel

Tebliği’nin 5 inci Maddesinde“…Öte yandan, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin ücretlerinin ödeme zamanının anılan Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmesinin, Gelir Vergisi Kanununun uygulanması açısından bir önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 19 uncu maddesinde, “Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu hukukî durumun tekemmülü ile doğar. Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.” hükmü yer almıştır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 96 ncı maddesinde, vergi tevkifatının, 94 üncü madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı belirtilmiş, hesaben ödeme ise, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemler olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ve bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar…” hükmü yer almıştır Bu hükümlere göre, 15 Aralık-14 Ocak dönemi için 15 Aralık 1990 tarihinde peşin olarak ödenen kamu personeli memur aylıklarının 1990 yılı geliri sayılması ve 1990 yılındaki esaslara göre,

15 Aralık-14 Ocak dönemi için işlenmiş olarak 14 Ocak 1991 tarihinde ödenen işçi ücretlerinin

ise 1991 yılı geliri sayılarak, 1.1.1991 tarihinden geçerli olan vergi tarifesinin ve özel indirim tutarlarının uygulanarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, memurlara 1-14 Ocak

1991 dönemi için ödenen maaş farklarının tahakkuk ve ödemesi, 1 Ocak 1991 tarihinden sonra

yapıldığı için, fark ödemelerine yeni vergi tarifesinin uygulanması gerekir.”

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13. Başvuran; Kırklareli Üniversitesi Araştırma Görevliliği kadrosunda görev yapmakta iken

27.01.2017 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı akabinde 29.04.2017 tarihinde 689 sayılı KHK

ile kamu görevinden çıkarıldığını, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun reddedildiği, Ankara 21. İdare Mahkemesi’nin 01/10/2019 tarih E:2019/ ; K:2019/ sayılı kararı ile “OHAL İşlemleri Komisyonun 05/09/2018 tarihli 2018/ sayılı RET kararı”nın iptal edilerek Kırklareli Üniversitesinin 18/12/2019 tarihli atama kararıyla görevine başladığı anlaşılmış olup, “göreve iadesine istinaden asgari geçim indirimi, geliştirme ödeneği, akademik teşvik ödeneği” hususlarında yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ayrıca mezkur göreve geri dönüşü sebebiyle yapılan ödemenin tabi olduğu vergi dönemlerinin düzenlenmesi ile yasal faiz’in idarece ödenmesini talep etmektedir.

14. Başvuran her ne kadar mahkeme kararına istinaden geri dönmüş olsa da, mezkur kararın ilgili OHAL Komisyon kararını iptal ettiği, dolayısıyla aslında göreve geri dönüş işleminin

OHAL Komisyon kararının doğurduğu hukuki sonuçlar açısından geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

15. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETO/PDY terör örgütü ile irtibatı/iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

16. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

17. Diğer yandan, 23.01.2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın

120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla

onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca

Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur ” hükmü ile Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme

Komisyonu kurulmuştur.

18. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25.07.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

Başvuranın talepleri aşağıda başlıklar halinde incelenecektir:

a-Yasal Faiz

19. Danıştay Birinci Dairesinin Esas No; 1982/112, Karar No: 1982/130 sayılı kararında belirtilen; “… haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali üzerine görevine döndürülenlerin, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” kararı üzerine 25/2/1983 tarihli

81 Seri Numaralı Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; Danıştay Kararı

doğrultusunda düzenlemeye gidilerek gerek ihtilafların kısa zamanda çözümlenmesi gerekse kurumların boş yere yargı giderlerini ödememeleri bakımından uygulamanın Danıştay Birinci

Dairesinin anılan kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir.

20. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu, 07/02/2017 tarih ve 2015/4812 sayılı kararında belirtmiş olduğu; … açıkta iken görev iade edilen memura, mali haklarının faiziyle beraber ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu yönündeki değerlendirmesi, gerekse yukarıda değinilen Danıştay Birinci Dairesinin Kararında belirtilen

“… dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın, işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi hakların ödenmesi gerektiği” şeklindeki hüküm uyarınca geçmişe yönelik mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

b- Göreve Dönüş Sonrası Ödenen Mali Hakların Vergi Dönemi Değişikliği Talebi

21. 166 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde “bir ücret ödemesi hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevfikatı yapılacağı”nın hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan;

213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergiyi Doğuran Olay” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Vergi

alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar. Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, vergi alacağı, vergi yasalarının vergiyi bağladıkları olayın oluşması sonucu veya hukuki durumun tamamlanmasıyla doğacağı anlaşılmaktadır.

22. Diğer taraftan; yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri “görevine iade edilmesine karar verilenler açısından, çıkarılmaya ilişkin, Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı” hükmü ile birlikte değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, aksine bir uygulamanın “ihraca ilişkin hükümlerin tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkacağı ve kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği” yönündeki düzenlemelere uygun düşmeyeceği, bu bağlamda, her bir vergilendirme dönemi için ayrı vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın yasal faizi ile başvurana iade edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

c- Asgari Geçim İndirimi:

23. 7075 sayılı Kanunun anılan düzenlemesinin başvuruyu ilgilendiren en önemli yönü, yukarıda izah edildiği gibi Komisyon kararının geçmişe yönelik suretteki etkisidir. Zira

Komisyon kararıyla birlikte, başvuranın görevden ihracı sonucunu doğuran KHK hükümleri tesis edildiği andan itibaren etkisini kaybederek başvuranın görevden ayrı kaldığı sürede aslında vazifesini sürdürdüğü kabulü gündeme gelmektedir. Bu durum ise, başvuruya konu taleplerin karşılanmasında idareyi yakından ilgilendirmektedir. Özellikle asgari geçim indiriminin her ay için ayrı ayrı mı yoksa sadece ödemenin yapıldığı ay için mi uygulanacağı hususu, Komisyon kararının hukuki niteliğiyle doğrudan irtibatlı konumdadır.

23.1. Asgari geçim indirimi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 32 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, belli bir yöntemle bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesiyle uygulanmakta ve bu işlem, vergi tarhı sırasında gerçekleştirilmektedir. Komisyon kararının geçmişe dönük etkisi dikkate alındığında, başvuranın hiç görevden ayrılmadığı ve kamu görevinden kaynaklı mali haklarını aydan aya aldığı tespit edilebilecektir. Yani bu şekilde yapılan bir hesaplamayla, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu bağlamında vergiyi doğuran olay, her bir ay için vuku bulmakta, bu durum tarhiyatı gerektirmekte ve ilgili idare tarafından asgari geçim indiriminin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla ilgili idarenin asgari geçim indirimini toplu ödemenin yapıldığı anda değil, ihraç sürecinde başvuran bakımından gelirin doğduğu her ay için ayrı ayrı uygulaması gerekmektedir.

d – Akademik Teşvik Ödeneği:

24. Bilindiği gibi hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede ülkemizde 15

Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü

Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş ve birtakım tedbirler alınmıştır. Devam eden süreçte ise alınan tedbirler nedeniyle idari işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun

Hükmünde Kararname Hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

25. Bu doğrultuda, kamu görevinden çıkarılan ancak daha sonra OHAL İnceleme

Komisyonunun Kararı ile göreve iade edilen başvuranın kamu görevinden çıkarılmamış olsaydı mevzuatta belirtildiği şekilde akademik teşvik ödeneği başvurusu yapabileceği, anılan başvuruyu yapmamış olmasının kendi kusurundan kaynaklanmadığı, bir başka deyişle kamu görevinde bulunmadığı süreçte başvurandan söz konusu başvuruyu yapmasını beklemenin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bir diğer ifadeyle kendi keyfiyeti dışında bu imkândan mahrum kaldığı, bu bağlamda, “başvuranın görevde bulunmadığı döneme ilişkin akademik faaliyetlere ilişkin örnek, kanıt ve belgeleri sunması ayrıca mezkur akademik faaliyetlerin mevzuatta belirtilen şartları sağlaması” koşuluyla akademik teşvik ödeneğinden yararlandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

e – Geliştirme Ödeneği:

26. İlgili mevzuatın incelenmesi neticesinde; “Akademik personele ilgili Bakanlar Kurulu

Kararına ekli cetvelde yükseköğretim kurumlarının bulunduğu yerleşim yerlerine göre belirlenen oranların uygulanması sonucu bulunacak miktarda geliştirme ödeneği ödendiği” anlaşılmaktadır. Her ne kadar, geliştirme ödeneği fiili olarak görev yapmış olma şartına bağlanmış olsa da, başvuran kamu görevinden çıkarılmamış olsaydı mevzuatta belirtildiği şekilde geliştirme ödeneğinden yararlanabileceği, fiili olarak görev yapmamasının başvurana atfedilecek bir kusurdan kaynaklanmadığı anlaşılmış olup, başvuranın geliştirme ödeneğinden faydalandırılması gerektiği kanatine varılmıştır.

27. Diğer taraftan;

27.1. “Başvuranın ihraç sonrasında görevine dönüşü akabinde ödenen ücretin vergilendirme döneminin tespiti”ne ilişkin olarak, 27.03.2020 tarih ve 2020/7799 sayı ile Kurumumuz tarafından Tavsiye Kararı verildiği ,

27.2. “Kamu görevinden çıkarıldığı tarihten göreve başladığı tarihe kadar olan sürece ilişkin olarak mahrum kaldığı asgari geçim indiriminin ödenmesi yani asgari geçim indiriminin geriye dönük olarak ödenmesi yönünde yeni bir işlem tesisi” hususunda 03.04.2020 tarih ve 2020 /

8532 sayı ile Tavsiye Kararı verildiği,

27.3. Başvuranın ihraç sonrasında görevine dönüşü akabinde geçmişe dönük olarak Akademik

Teşvik Ödeneği ödenmesi talebine ilişkin olarak 09.03.2020 tarih ve 2020 / 18727 sayılı

Kararda: “ Başvuranın 2019 yılında göreve dönüş sonrası 2017 ile 2018 yıllarına ait akademik çalışmalarına Tübitak’a sunmasına ve bu ödeneğin TÜBİTAK tarafından ödenip Üniversite tarafından ödenmemesine binaen geriye dönük olarak akademik teşvik ödeneği ödenmesi ayrıca aynı başvuruda geçmişe yönelik mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği” ifade edildiği,

Anlaşılmıştır.

28. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; Başvuranın yukarıda maddeler halinde belirtilen taleplerinin İdare tarafından reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

29. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

30. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

“Başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın yasal faizi ile iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için”

“Başvuranın, ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması kaydıyla, geçmişe dönük akademik teşvik ödeneğinden faizi ile birlikte yararlanmasının sağlanması hususunda gerekli işlemlerin yapılması için”

“Başvurana, göreve geri dönüşü nedeniyle yapılan ödemeler için faiz hesaplanarak ödeme yapılması”

“Kamu görevinden çıkarıldığı tarihten göreve başladığı tarihe kadar olan sürece ilişkin olarak mahrum kaldığı asgari geçim indirimi tutarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönünde”

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA, KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, KIRKLARELİ

ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi